MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Rasulullah ın Diplomatik Münasebetleri ve Barış Andlaşmaları — Abidin Sönmez

Rasulullah ın Diplomatik Münasebetleri ve Barış Andlaşmaları
224,00
MüslümanlıkHz Muhammed s a v Siyer

Rasulullah ın Diplomatik Münasebetleri ve Barış Andlaşmaları

Abidin Sönmez

İnkılab Yayınları

2007208 sf.
Ekin KitapEn ucuz

Rasulullah ın Diplomatik Münasebetleri ve Barış Andlaşmaları

Abidin Sönmez

Hz Peygamber risâletinin başlangıcından hicretine kadar geçen ve Mekke Devri olarak bilinen devre içinde bütün girişimlerini nâzil olan âyetlere mutabık olarak sadece îman ibâdet ve ahlâk esasları dahilinde yapmıştır Fakat hicret i Nebevi ile şartlar değişmiş İslam cihad ve kıtal ayetlerinin de inzali ile bölgede üstünlüğü kabul ettirmiş ve Hz Muhammed muhalifleri tarafından bile üstün otorite olarak benimsemiştir Onun M 622 632 yılları arasındaki on senelik Medine Devri İslam Devleti nin bütün müesseselerinin oluştuğu bir devirdir ve bu devre içinde İslam ın komşu devletler ve hükmi şahsiyeti haiz kabilelerle gerçekleşen münasebetleri hem hadis hem siyer ve hem de devletler hukuku bakımından büyük bir ehemmiyete sahiptir Geçmişin günümüze ışık tuttuğu ve barışın her devrinde aynı derecede önem taşıdığı hakikatı başkalarına anlatabilme ve kabul ettirebilmenin bir vecibe olduğu ve çağımızın genellikle bunalım geçiren insalığı için gerek barış ve gerekse Hakk a davetin aynı ölçüler içinde ehemmiyet arzettiği dikkate alınacak olursa Rasülah ın sulh ve davet noktasındaki tutumlarını bilmek ve ona göre hareket etmek başarıya ulaşmada en müessir yol olsa gerektir Üzülerek belirtmek gerekir asrımızın halkı müslüman devletleri Rasüllah ın her sahada olduğu gibi bu sahadaki tatbikatın bilmedikleri veya bildikleri halde onu sadakatla uygulamadıkları için daima gayri müslim güçlerin tasallatundan kendilerini kurtaramamaktadır

Şehadet Kitap
227,20

İnkılâb Yayınları

2007315 sf.
Şehadet Kitap

Hz Peygamber risâletinin başlangıcından hicretine kadar geçen ve Mekke Devri olarak bilinen devre içinde bütün girişimlerini nâzil olan âyetlere mutabık olarak sadece îman ibâdet ve ahlâk esasları dâhilinde yapmıştır Fakat hicret i Nebevî ile şartlar değişmiş İslâm cihad ve kıtâl âyetlerinin de inzâli ile bölgede üstünlüğünü kabul ettirmiş ve Hz Muhammed muhâlifleri tarafından bile üstün otorite olarak benimsenmiştir Hz Peygamber risâletinin başlangıcından hicretine kadar geçen ve Mekke Devri olarak bilinen devre içinde bütün girişimlerini nâzil olan âyetlere mutabık olarak sadece îman ibâdet ve ahlâk esasları dâhilinde yapmıştır Fakat hicret i Nebevî ile şartlar değişmiş İslâm cihad ve kıtâl âyetlerinin de inzâli ile bölgede üstünlüğünü kabul ettirmiş ve Hz Muhammed muhâlifleri tarafından bile üstün otorite olarak benimsenmiştir Geçmişin günümüze ışık tuttuğu ve barışın her devirde aynı derecede önem taşıdığı hakikatı başkalarına anlatabilme ve kabul ettirebilmenin bir vecîbe olduğu ve çağımızın genellikle bunalım geçiren insanlığı için gerek barış ve gerekse Hakk a dâvetin aynı ölçüler içinde ehemmiyet arzettiği dikkate alınacak olursa Rasûlullah ın sulh ve dâvet noktasındaki tutumlarını bilmek ve ona göre hareket etmek başarıya ulaşmada en müessir yol olsa gerektir Üzülerek belirtmek gerekir ki asrımızın halkı Müslüman devletleri Rasûlullah ın her sahada olduğu gibi bu sahadaki tatbikatını bilmedikleri veya bildikleri halde onu sadâkatla uygulamadıkları için daima gayri müslim güçlerin tasallutundan kendilerini kurtaramamaktadırlar

Nobel Kitap
262,40

İnkılab Yayınları

2007208 sf.
Nobel Kitap

Hz Peygamber risâletinin başlangıcından hicretine kadar geçen ve Mekke Devri olarak bilinen devre içinde bütün girişimlerini nâzil olan âyetlere mutabık olarak sadece îman ibâdet ve ahlâk esasları dahilinde yapmıştır Fakat hicret i Nebevi ile şartlar değişmiş İslam cihad ve kıtal ayetlerinin de inzali ile bölgede üstünlüğü kabul ettirmiş ve Hz Muhammed muhalifleri tarafından bile üstün otorite olarak benimsemiştir Onun M 622 632 yılları arasındaki on senelik Medine Devri İslam Devleti nin bütün müesseselerinin oluştuğu bir devirdir ve bu devre içinde İslam ın komşu devletler ve hükmi şahsiyeti haiz kabilelerle gerçekleşen münasebetleri hem hadis hem siyer ve hem de devletler hukuku bakımından büyük bir ehemmiyete sahiptir Geçmişin günümüze ışık tuttuğu ve barışın her devrinde aynı derecede önem taşıdığı hakikatı başkalarına anlatabilme ve kabul ettirebilmenin bir vecibe olduğu ve çağımızın genellikle bunalım geçiren insalığı için gerek barış ve gerekse Hakk a davetin aynı ölçüler içinde ehemmiyet arzettiği dikkate alınacak olursa Rasülah ın sulh ve davet noktasındaki tutumlarını bilmek ve ona göre hareket etmek başarıya ulaşmada en müessir yol olsa gerektir Üzülerek belirtmek gerekir asrımızın halkı müslüman devletleri Rasüllah ın her sahada olduğu gibi bu sahadaki tatbikatın bilmedikleri veya bildikleri halde onu sadakatla uygulamadıkları için daima gayri müslim güçlerin tasallatundan kendilerini kurtaramamaktadır