Rauf Yektâ Bey — Süleyman Erguner

Rauf Yektâ Bey
Süleyman ErgunerKitabevi Yayınları
Rauf Yektâ Bey
Süleyman Ergunerİslamiyetin Türkler tarafından kabulünden sonra 350 950 yıllarında Arapça yazı dili oldu Türk alimleri ve bilginleri Arapçanın yanında Farsçayı da öğreniyorlar eserlerini bu dillerle yazıyorlardı Hicretin ilk yıllarında İslamiyeti kabul etmiş olan kavimlerde ırkçılık fikri yoktu İslamiyet Türkleri İranlılar Arapları bir araya getirmişti Rauf Yekta Bey devirlerinin yazı dillerini kullanarak Arapça ve Farsça eserler veren Türk alimlerini Arap veya İranlı olarak gören Batı araştırmacılarının büyük bir yanlışlık yaptıklarını belirtmiştir

Kitabevi Yayınları
İslamiyetin Türkler tarafından kabulünden sonra 350 950 yıllarında Arapça yazı dili oldu Türk alimleri ve bilginleri Arapçanın yanında Farsçayı da öğreniyorlar eserlerini bu dillerle yazıyorlardı Hicretin ilk yıllarında İslamiyeti kabul etmiş olan kavimlerde ırkçılık fikri yoktu İslamiyet Türkleri İranlılar Arapları bir araya getirmişti Rauf Yekta Bey devirlerinin yazı dillerini kullanarak Arapça ve Farsça eserler veren Türk alimlerini Arap veya İranlı olarak gören Batı araştırmacılarının büyük bir yanlışlık yaptıklarını belirtmiştir

Kitabevi Yayınları
İslamiyetin Türkler tarafından kabulünden sonra 350 950 yıllarında Arapça yazı dili oldu Türk alimleri ve bilginleri Arapçanın yanında Farsçayı da öğreniyorlar eserlerini bu dillerle yazıyorlardı Hicretin ilk yıllarında İslamiyeti kabul etmiş olan kavimlerde ırkçılık fikri yoktu İslamiyet Türkleri İranlılar Arapları bir araya getirmişti Rauf Yekta Bey devirlerinin yazı dillerini kullanarak Arapça ve Farsça eserler veren Türk alimlerini Arap veya İranlı olarak gören Batı araştırmacılarının büyük bir yanlışlık yaptıklarını belirtmiştir

Kitabevi Yayınları
İslamiyetin Türkler tarafından kabulünden sonra 350 950 yıllarında Arapça yazı dili oldu Türk alimleri ve bilginleri Arapçanın yanında Farsçayı da öğreniyorlar eserlerini bu dillerle yazıyorlardı Hicretin ilk yıllarında İslamiyeti kabul etmiş olan kavimlerde ırkçılık fikri yoktu İslamiyet Türkleri İranlılar Arapları bir araya getirmişti Rauf Yekta Bey devirlerinin yazı dillerini kullanarak Arapça ve Farsça eserler veren Türk alimlerini Arap veya İranlı olarak gören Batı araştırmacılarının büyük bir yanlışlık yaptıklarını belirtmiştir

Kitabevi Yayınları
İslamiyetin Türkler tarafından kabulünden sonra 350 950 yıllarında Arapça yazı dili oldu Türk alimleri ve bilginleri Arapçanın yanında Farsçayı da öğreniyorlar eserlerini bu dillerle yazıyorlardı Hicretin ilk yıllarında İslamiyeti kabul etmiş olan kavimlerde ırkçılık fikri yoktu İslamiyet Türkleri İranlılar Arapları bir araya getirmişti Rauf Yekta Bey devirlerinin yazı dillerini kullanarak Arapça ve Farsça eserler veren Türk alimlerini Arap veya İranlı olarak gören Batı araştırmacılarının büyük bir yanlışlık yaptıklarını belirtmiştir

Pan Kitap
Çalışmalarıma Rauf Yekta nın dağınık bir şekilde bulunan çeşitli türdeki yazılarını bulabildiğim kadar tespit ederek ve toplayarak başladım Rauf Yekta Bey Kütüphanesi diye adlandırılan külliyatta bulabildiklerimi inceledim Ancak Rauf Yekta nın yazılarının ve kitaplarının tam olarak tespitinin son derece güç olduğu herkesçe bilinmektedir Bu bakımdan Rauf Yekta Bey e ait eserleri ellerinde bulunduran kişilerin meselenin bilinci içinde fedakarlık göstererek kaynakları istifadeye sunmaları araştırmacılara destek vermeleri veya bu çalışmaları kendilerinin yapmaları gerekmektedir Ulaşabildiğim kaynaklarla Rauf Yekta Bey in hayatı musiki çalışmaları kütüphanesi telifleri musiki nazariyatı sahasındaki çalışmalarını bir araya getirmeye çalıştım Önsözden

Kitabevi
İslamiyetin Türkler tarafından kabulünden sonra 350 950 yıllarında Arapça yazı dili oldu Türk alimleri ve bilginleri Arapçanın yanında Farsçayı da öğreniyorlar eserlerini bu dillerle yazıyorlardı Hicretin ilk yıllarında İslamiyeti kabul etmiş olan kavimlerde ırkçılık fikri yoktu İslamiyet Türkleri İranlılar Arapları bir araya getirmişti Rauf Yekta Bey devirlerinin yazı dillerini kullanarak Arapça ve Farsça eserler veren Türk alimlerini Arap veya İranlı olarak gören Batı araştırmacılarının büyük bir yanlışlık yaptıklarını belirtmiştir