Rekabet Hukukunda Taahhüt Uygulamaları — Sevda Yaşar Coşkun

Rekabet Hukukunda Taahhüt Uygulamaları
Sevda Yaşar CoşkunPlaton Hukuk
Rekabet Hukukunda Taahhüt Uygulamaları
Sevda Yaşar CoşkunRekabet Hukukunda Taahhüt Uygulamaları

Platon Hukuk
Rekabet Hukukunda Taahhüt Uygulamaları

PLATON HUKUK
Bu kitap Rekabet Hukuku bağlamında taahhüt uygulamalarına odaklanmaktadır Taahhüt uygulaması yüz yılı aşkın bir süre önce ilk olarak ABD de günümüzde ise başta AB olmak üzere dünya genelinde giderek hem kapsam olarak genişlemekte hem de yaygınlaşmaktadır Aynı durum Türkiye için de geçerlidir Taahhüt uygulamasının mantığında hakkında rekabet ihlali ile ilgili önaraştırma ya da soruşturma başlatılan teşebbüs yahut teşebbüs birliklerinin kendilerine bu durum hakkında bilgi iletilmesinden sonra gönüllü olarak ilgili rekabet otoritesine başvurarak soruşturmaya konu rekabet ihlallerini veya sonuçlarını ortadan kaldırıcı öneriler sunması bulunmaktadır Burada teşebbüsün bu önerileri gönüllü olarak sunduğunun rekabet otoritesinin teşebbüsten bu yönde herhangi bir talepte bulunamayacağının altını özellikle çizmek gerekir Eğer rekabet otoritesi ve varsa diğer ilgili taraflar teşebbüsçe sunulan taahhütleri makul ve ihlali sonlandırıcı mahiyette bulurlarsa taahhüt metni üzerinde uzlaşırlar ve bu metin imzalandıktan sonra taahhütler teşebbüs için bağlayıcı hale gelir Bu durumda da rekabet otoritesi önaraştırma ya da soruşturma dosyasını kapatır ve taahhütlerin uygulanışını izlemeye alır Bu yolla hem zaman hem de kaynak tasarrufu sağlandığı gibi teşebbüsler hakkında kamuoyunda oluşabilecek olumsuz algının da önüne geçilebilmektedir Taahhüt uygulamasının sağladığı bu muhtemel yararlar nedeniyle akademik çevrelerin ve uygulayıcıların giderek daha ilgisini çektiği anlaşılmaktadır Bu kitabın ülkemizde henüz yeni yeni sonuçlar vermeye başlayan bu sistemin tanınmasına akademik çevrelerce daha çok tartışılmasına katkı sunması ve bizzat uygulayıcılar için yol göstermesi umulmaktadır

Platon Hukuk Yayınevi
Bu kitap Rekabet Hukuku bağlamında taahhüt uygulamalarına odaklanmaktadır Taahhüt uygulaması yüz yılı aşkın bir süre önce ilk olarak ABD de günümüzde ise başta AB olmak üzere dünya genelinde giderek hem kapsam olarak genişlemekte hem de yaygınlaşmaktadır Aynı durum Türkiye için de geçerlidir Taahhüt uygulamasının mantığında hakkında rekabet ihlali ile ilgili önaraştırma ya da soruşturma başlatılan teşebbüs yahut teşebbüs birliklerinin kendilerine bu durum hakkında bilgi iletilmesinden sonra gönüllü olarak ilgili rekabet otoritesine başvurarak soruşturmaya konu rekabet ihlallerini veya sonuçlarını ortadan kaldırıcı öneriler sunması bulunmaktadır Burada teşebbüsün bu önerileri gönüllü olarak sunduğunun rekabet otoritesinin teşebbüsten bu yönde herhangi bir talepte bulunamayacağının altını özellikle çizmek gerekir Eğer rekabet otoritesi ve varsa diğer ilgili taraflar teşebbüsçe sunulan taahhütleri makul ve ihlali sonlandırıcı mahiyette bulurlarsa taahhüt metni üzerinde uzlaşırlar ve bu metin imzalandıktan sonra taahhütler teşebbüs için bağlayıcı hale gelir Bu durumda da rekabet otoritesi önaraştırma ya da soruşturma dosyasını kapatır ve taahhütlerin uygulanışını izlemeye alır Bu yolla hem zaman hem de kaynak tasarrufu sağlandığı gibi teşebbüsler hakkında kamuoyunda oluşabilecek olumsuz algının da önüne geçilebilmektedir Taahhüt uygulamasının sağladığı bu muhtemel yararlar nedeniyle akademik çevrelerin ve uygulayıcıların giderek daha ilgisini çektiği anlaşılmaktadır Bu kitabın ülkemizde henüz yeni yeni sonuçlar vermeye başlayan bu sistemin tanınmasına akademik çevrelerce daha çok tartışılmasına katkı sunması ve bizzat uygulayıcılar için yol göstermesi umulmaktadır