Renklere Son Veda Tarlabaşı — Halil İbrahim Özcan

Renklere Son Veda Tarlabaşı
Halil İbrahim ÖzcanHeyamola Yayınları
Renklere Son Veda Tarlabaşı
Halil İbrahim ÖzcanTarlabaşına bugünlere yolunuzu düşürmenizi özellikle öneririm Çünkü renklere veda zamanı çoktan gelmiştir Eğer biraz cesaret gösterip sokaklarına adım atıp hırpani görünümüne karşilık hangi sırlara gebe olduğunu kendiniz keşfedin Korkmayın bir şey olmaz Keşfettikleriniz sizi hem şaşirtacak hem de heyecanlandıracaktır mutlaka Mesela bugün sayıları çok azalmış olan Keldanilerin ve Melkitlerin bu semtte birer kiliseleri olduğunu öğrenmiş olursunuz böylece Mezopotamya insanının yaşayan inançlarından kalanlarına rastlarsınız Tarlabaşında Katolik Mezhebine ait Keldani ve Melkit St Panteleimon kiliseleri azalan cemaatlerine ve zamanla hırpalanmış görüntülerine karşılık ayakta kalma mücadelesi vermeye devam ediyor Tarlabaşının diğer mezheplere ait iki kilisesiyse Rum Ortodoks Ayios Konstantinos Ayia Eleni Kilisesi ve Protestan Ermeni Aynalı Çesme kiliseleri Cemaati fazla kalabalık olmamakla beraber semtin kabul edilen önemli noktalarından biri

Heyamola Yayınları
Bir kentin tarihini coğrafyasını toplumsal hayatını geçirdiği değişimleri insan tiplerini atmosferini doğal güzelliklerini unutulan değerlerini yeme içme kültürünü gecesini gündüzünü yazını kışını folklorunu eğlence hayatını daha bin türlü özelliğini herkes kendince görür Tarihçi başka coğrafyacı başka turizmci başka asker başka öğretmen bambaşka bir gözle görür ve kendi bakış açısıyla yazmak ister Ama bir yazar edebiyatçı kendince bir duyarlılıkla yaklaşır kentine Çevresine gönül gözüyle bakar Kendisini değişik insanların yerine koyar onların yüreğiyle de hissetmeye çalışır öylece yazar Yazar yazdığı zaman birçok kimse o yazıda kendi duygularını düşünüp de söyleyemediklerini bulur Kendisinden önce yazılmış olanları da anımsamak ister Heyamola Yayınları bu düşünceden yola çıkarak İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Projesi kapsamında başlattığı İstanbulum Kitap Dizisi ni sürdürmektedir

Heyamola Yayınları
Bir kentin tarihini coğrafyasını toplumsal hayatını geçirdiği değişimleri insan tiplerini atmosferini doğal güzelliklerini unutulan değerlerini yeme içme kültürünü gecesini gündüzünü yazını kışını folklorunu eğlence hayatını daha bin türlü özelliğini herkes kendince görür Tarihçi başka coğrafyacı başka turizmci başka asker başka öğretmen bambaşka bir gözle görür ve kendi bakış açısıyla yazmak ister Ama bir yazar edebiyatçı kendince bir duyarlılıkla yaklaşır kentine Çevresine gönül gözüyle bakar Kendisini değişik insanların yerine koyar onların yüreğiyle de hissetmeye çalışır öylece yazar Yazar yazdığı zaman birçok kimse o yazıda kendi duygularını düşünüp de söyleyemediklerini bulur Kendisinden önce yazılmış olanları da anımsamak ister Heyamola Yayınları bu düşünceden yola çıkarak İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Projesi kapsamında başlattığı İstanbulum Kitap Dizisi ni sürdürmektedir

Heyamola Yayınları
Bir kentin tarihini coğrafyasını toplumsal hayatını geçirdiği değişimleri insan tiplerini atmosferini doğal güzelliklerini unutulan değerlerini yeme içme kültürünü gecesini gündüzünü yazını kışını folklorunu eğlence hayatını daha bin türlü özelliğini herkes kendince görür Tarihçi başka coğrafyacı başka turizmci başka asker başka öğretmen bambaşka bir gözle görür ve kendi bakış açısıyla yazmak ister Ama bir yazar edebiyatçı kendince bir duyarlılıkla yaklaşır kentine Çevresine gönül gözüyle bakar Kendisini değişik insanların yerine koyar onların yüreğiyle de hissetmeye çalışır öylece yazar Yazar yazdığı zaman birçok kimse o yazıda kendi duygularını düşünüp de söyleyemediklerini bulur Kendisinden önce yazılmış olanları da anımsamak ister Heyamola Yayınları bu düşünceden yola çıkarak İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Projesi kapsamında başlattığı İstanbulum Kitap Dizisi ni sürdürmektedir

Heyamola Yayınları
Bir kentin tarihini coğrafyasını toplumsal hayatını geçirdiği değişimleri insan tiplerini atmosferini doğal güzelliklerini unutulan değerlerini yeme içme kültürünü gecesini gündüzünü yazını kışını folklorunu eğlence hayatını daha bin türlü özelliğini herkes kendince görür Tarihçi başka coğrafyacı başka turizmci başka asker başka öğretmen bambaşka bir gözle görür ve kendi bakış açısıyla yazmak ister Ama bir yazar edebiyatçı kendince bir duyarlılıkla yaklaşır kentine Çevresine gönül gözüyle bakar Kendisini değişik insanların yerine koyar onların yüreğiyle de hissetmeye çalışır öylece yazar Yazar yazdığı zaman birçok kimse o yazıda kendi duygularını düşünüp de söyleyemediklerini bulur Kendisinden önce yazılmış olanları da anımsamak ister Heyamola Yayınları bu düşünceden yola çıkarak İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Projesi kapsamında başlattığı İstanbulum Kitap Dizisi ni sürdürmektedir

Heyamola
Bir kentin tarihini coğrafyasını toplumsal hayatını geçirdiği değişimleri insan tiplerini atmosferini doğal güzelliklerini unutulan değerlerini yeme içme kültürünü gecesini gündüzünü yazını kışını folklorunu eğlence hayatını daha bin türlü özelliğini herkes kendince görür Tarihçi başka coğrafyacı başka turizmci başka asker başka öğretmen bambaşka bir gözle görür ve kendi bakış açısıyla yazmak ister Ama bir yazar edebiyatçı kendince bir duyarlıkla yaklaşır kentine Çevresine gönül gözüyle bakar Kendisini değişik insanların yerine koyar onların yüreğiyle de hissetmeye çalışır öylece yazar Yazar yazdığı zaman birçok kimse o yazıda kendi duygularını düşünüp de söyleyemediklerini bulur Kendisinden önce yazılmış olanları da anımsamak ister Bu düşünceden yola çıkarak İstanbul un kırk semti kırk farklı edebiyatçı yazar tarafından kaleme alındı Okurla aynı zamanda buluşan bu kırk kitaplık dizi hem bir ilk olması hem de İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti ne armağan olması açısından yüksek değer taşımaktadır