Risale i Kudsiyye — Yanyalı İsmet Garibullah Efendi

Risale i Kudsiyye
Yanyalı İsmet Garibullah EfendiŞamil Yayınevi
Risale i Kudsiyye
Yanyalı İsmet Garibullah EfendiYanyalı Mustafa İsmet Garîbullah Efendi nin 19 yüzyılın ikinci yarısında Edirne de kaleme aldığı Risâle i Kudsiyye Nakşibendî tasavvuf yolunun seyr ü sülûk anlayışını mi râc sırr ı ekber ve nüzûl kavramları etrafında bütünlüklü bir model içinde ele alan manzum bir tarîkatnâmedir Eser sâlikin gönlünü mir ât ı Mevlâ olan Hz Peygamber e yönelmiş mürşidlerin gönül aynasına tevcih eder gönül aynaları arasındaki yansımalardan in ikâs doğan bu bağ rabıta sâlikin Cemâl i bâ kemâl e doğru çıktığı yolculuğun mi râc ı rûhânî en önemli vesilesi hâline gelir Eserde sırr ı ekber ifadesiyle mi râc ı rûhânînin şeriatla olan hususî ilişkisine dikkat çekilir ve bu ilişkinin yol emniyeti açısından taşıdığı önem ortaya konur Bu yolda ulaşılan fenâ ve bekā mertebelerinin ardından sâlikin nüzûl ederek seyr i anillâh ve seyr i fi l eşyâ mertebeleriyle halka dönüşünden de söz edilir Bu dönüşün peygamberî verasete dayalı daha yüksek bir kemâl ufku olduğu vurgulanır Böylece seyr ü sülûk yükseliş ve dönüş hareketiyle tamamlanan dairevî bir yapı arz eder Risâle i Kudsiyye nin yapısı da muhtevasıyla uyum içindedir Bâb tertibi bend düzeni ve müseddesler hâlindeki nazım şekli metnin irşad içeriğinin düzenli ve kademeli biçimde aktarılmasını sağlar Özellikle müseddes bendlerindeki iki kademeli redif yapısı esere ahenk ritim ve akılda kalıcılık kazandırır Böylece eserin didaktik ağırlığı şekil ile muhteva arasındaki uyum ve ritim tekrarın sağladığı ahenkle dengelenmiş olur

Şamil Yayınevi
Yanyalı Mustafa İsmet Garîbullah Efendi nin 19 yüzyılın ikinci yarısında Edirne de kaleme aldığı Risâle i Kudsiyye Nakşibendî tasavvuf yolunun seyr ü sülûk anlayışını mi râc sırr ı ekber ve nüzûl kavramları etrafında bütünlüklü bir model içinde ele alan manzum bir tarîkatnâmedir Eser sâlikin gönlünü mir ât ı Mevlâ olan Hz Peygamber e yönelmiş mürşidlerin gönül aynasına tevcih eder gönül aynaları arasındaki yansımalardan in ikâs doğan bu bağ rabıta sâlikin Cemâl i bâ kemâl e doğru çıktığı yolculuğun mi râc ı rûhânî en önemli vesilesi hâline gelir Eserde sırr ı ekber ifadesiyle mi râc ı rûhânînin şeriatla olan hususî ilişkisine dikkat çekilir ve bu ilişkinin yol emniyeti açısından taşıdığı önem ortaya konur Bu yolda ulaşılan fenâ ve bekā mertebelerinin ardından sâlikin nüzûl ederek seyr i anillâh ve seyr i fi l eşyâ mertebeleriyle halka dönüşünden de söz edilir Bu dönüşün peygamberî verasete dayalı daha yüksek bir kemâl ufku olduğu vurgulanır Böylece seyr ü sülûk yükseliş ve dönüş hareketiyle tamamlanan dairevî bir yapı arz eder Risâle i Kudsiyye nin yapısı da muhtevasıyla uyum içindedir Bâb tertibi bend düzeni ve müseddesler hâlindeki nazım şekli metnin irşad içeriğinin düzenli ve kademeli biçimde aktarılmasını sağlar Özellikle müseddes bendlerindeki iki kademeli redif yapısı esere ahenk ritim ve akılda kalıcılık kazandırır Böylece eserin didaktik ağırlığı şekil ile muhteva arasındaki uyum ve ritim tekrarın sağladığı ahenkle dengelenmiş olur

Şamil Yayınevi
Yanyalı Mustafa İsmet Garîbullah Efendi nin 19 yüzyılın ikinci yarısında Edirne de kaleme aldığı Risâle i Kudsiyye Nakşibendî tasavvuf yolunun seyr ü sülûk anlayışını mi râc sırr ı ekber ve nüzûl kavramları etrafında bütünlüklü bir model içinde ele alan manzum bir tarîkatnâmedir Eser sâlikin gönlünü mir ât ı Mevlâ olan Hz Peygamber e yönelmiş mürşidlerin gönül aynasına tevcih eder gönül aynaları arasındaki yansımalardan in ikâs doğan bu bağ rabıta sâlikin Cemâl i bâ kemâl e doğru çıktığı yolculuğun mi râc ı rûhânî en önemli vesilesi hâline gelir Eserde sırr ı ekber ifadesiyle mi râc ı rûhânînin şeriatla olan hususî ilişkisine dikkat çekilir ve bu ilişkinin yol emniyeti açısından taşıdığı önem ortaya konur Bu yolda ulaşılan fenâ ve bekā mertebelerinin ardından sâlikin nüzûl ederek seyr i anillâh ve seyr i fi l eşyâ mertebeleriyle halka dönüşünden de söz edilir Bu dönüşün peygamberî verasete dayalı daha yüksek bir kemâl ufku olduğu vurgulanır Böylece seyr ü sülûk yükseliş ve dönüş hareketiyle tamamlanan dairevî bir yapı arz eder Risâle i Kudsiyye nin yapısı da muhtevasıyla uyum içindedir Bâb tertibi bend düzeni ve müseddesler hâlindeki nazım şekli metnin irşad içeriğinin düzenli ve kademeli biçimde aktarılmasını sağlar Özellikle müseddes bendlerindeki iki kademeli redif yapısı esere ahenk ritim ve akılda kalıcılık kazandırır Böylece eserin didaktik ağırlığı şekil ile muhteva arasındaki uyum ve ritim tekrarın sağladığı ahenkle dengelenmiş olur

Şamil Yayınevi
Yanyalı Mustafa İsmet Garîbullah Efendi nin Tarikatnâmesi Yanyalı Mustafa İsmet Garîbullah Efendi nin 19 yüzyılın ikinci yarısında Edirne de kaleme aldığı Risâle i Kudsiyye Nakşibendî tasavvuf yolunun seyr ü sülûk anlayışını mi râc sırr ı ekber ve nüzûl kavramları etrafında bütünlüklü bir model içinde ele alan manzum bir tarîkatnâmedir Eser sâlikin gönlünü mir ât ı Mevlâ olan Hz Peygamber e yönelmiş mürşidlerin gönül aynasına tevcih eder gönül aynaları arasındaki yansımalardan in ikâs doğan bu bağ rabıta sâlikin Cemâl i bâ kemâl e doğru çıktığı yolculuğun mi râc ı rûhânî en önemli vesilesi hâline gelir Eserde sırr ı ekber ifadesiyle mi râc ı rûhânînin şeriatla olan hususî ilişkisine dikkat çekilir ve bu ilişkinin yol emniyeti açısından taşıdığı önem ortaya konur Bu yolda ulaşılan fenâ ve bekā mertebelerinin ardından sâlikin nüzûl ederek seyr i anillâh ve seyr i fi l eşyâ mertebeleriyle halka dönüşünden de söz edilir Bu dönüşün peygamberî verasete dayalı daha yüksek bir kemâl ufku olduğu vurgulanır Böylece seyr ü sülûk yükseliş ve dönüş hareketiyle tamamlanan dairevî bir yapı arz eder Risâle i Kudsiyye nin yapısı da muhtevasıyla uyum içindedir Bâb tertibi bend düzeni ve müseddesler hâlindeki nazım şekli metnin irşad içeriğinin düzenli ve kademeli biçimde aktarılmasını sağlar Özellikle müseddes bendlerindeki iki kademeli redif yapısı esere ahenk ritim ve akılda kalıcılık kazandırır Böylece eserin didaktik ağırlığı şekil ile muhteva arasındaki uyum ve ritim tekrarın sağladığı ahenkle dengelenmiş olur