Ritüellerin Yok Oluşuna Dair Günümüzün Bir Topolojisi — Byung Chul Han

Ritüellerin Yok Oluşuna Dair Günümüzün Bir Topolojisi
Byung Chul HanİNKA KİTAP
Ritüellerin Yok Oluşuna Dair Günümüzün Bir Topolojisi
Byung Chul HanByung Chul Han Ritüellerin Yok Oluşuna Dair de hem bireysel hem de toplumsal yaşamı yoğun istikrarlı ve düzenli kılan ritüelleri mercek altına alıyor Bir yandan yaygınlaşan kolektif narsisizmin ve otantikliğin topluluk aidiyetlerini diğer yandan da dijitalleşmenin üretim mantığının ve neoliberal kapitalist küreselleşmenin ritüelleri adım adım ortadan kaldırdığını ve bu durumun hem zaman hem de mekân algımızı tahrip ettiğini öne sürüyor Her iki dinamiğin de hem insan doğasını hem de bizzat toplumsallığı radikal bir biçimde dönüştürdüğünü gözler önüne sererek tarihsel bir dönemeçte olduğumuza dikkat çekiyor Geçiş ritüelleri hayatı mevsimler gibi yapılandırır Bir eşikten atlayan kişi hayatın bir evresini kapatmış sayılır ve yeni bir evreye adım atmış olur Geçiş ola rak eşikler mekân ve zamana ritim ve ifade katar hatta on ları anlatırlar Derin bir düzen deneyimini mümkün kılar lar Eşikler zaman yoğun geçişlerdir Günümüzde gittikçe hızlanan geçişler kesintisiz iletişim ve üretim lehine yırtılmaya maruz kalıyorlar Dolayısıyla mekân ve zamandan yana yoksullaşıyoruz Daha fazla mekân ve zaman üretme çabası içinde onları yitiriyoruz Zaman ve mekân dilini yi tiriyor suskunlaşıyor Eşikler konuşur Eşikler dönüştürür Eşiğin ötesinde öteki vardır yabancı vardır Eşik fantezisi yoksa eşik büyüsü yoksa geride bir tek aynılığın cehenne mi kalır

İnka Kitap
Byung Chul Han Ritüellerin Yok Oluşuna Dair de hem bireysel hem de toplumsal yaşamı yoğun istikrarlı ve düzenli kılan ritüelleri mercek altına alıyor Bir yandan yaygınlaşan kolektif narsisizmin ve otantikliğin topluluk aidiyetlerini diğer yandan da dijitalleşmenin üretim mantığının ve neoliberal kapitalist küreselleşmenin ritüelleri adım adım ortadan kaldırdığını ve bu durumun hem zaman hem de mekân algımızı tahrip ettiğini öne sürüyor Her iki dinamiğin de hem insan doğasını hem de bizzat toplumsallığı radikal bir biçimde dönüştürdüğünü gözler önüne sererek tarihsel bir dönemeçte olduğumuza dikkat çekiyor Geçiş ritüelleri hayatı mevsimler gibi yapılandırır Bir eşikten atlayan kişi hayatın bir evresini kapatmış sayılır ve yeni bir evreye adım atmış olur Geçiş ola rak eşikler mekân ve zamana ritim ve ifade katar hatta on ları anlatırlar Derin bir düzen deneyimini mümkün kılar lar Eşikler zaman yoğun geçişlerdir Günümüzde gittikçe hızlanan geçişler kesintisiz iletişim ve üretim lehine yırtılmaya maruz kalıyorlar Dolayısıyla mekân ve zamandan yana yoksullaşıyoruz Daha fazla mekân ve zaman üretme çabası içinde onları yitiriyoruz Zaman ve mekân dilini yi tiriyor suskunlaşıyor Eşikler konuşur Eşikler dönüştürür Eşiğin ötesinde öteki vardır yabancı vardır Eşik fantezisi yoksa eşik büyüsü yoksa geride bir tek aynılığın cehenne mi kalır

İnka
Byung Chul Han Ritüellerin Yok Oluşuna Dair de hem bireysel hem de toplumsal yaşamı yoğun istikrarlı ve düzenli kılan ritüelleri mercek altına alıyor Bir yandan yaygınlaşan kolektif narsisizmin ve otantikliğin topluluk aidiyetlerini diğer yandan da dijitalleşmenin üretim mantığının ve neoliberal kapitalist küreselleşmenin ritüelleri adım adım ortadan kaldırdığını ve bu durumun hem zaman hem de mekân algımızı tahrip ettiğini öne sürüyor Her iki dinamiğin de hem insan doğasını hem de bizzat toplumsallığı radikal bir biçimde dönüştürdüğünü gözler önüne sererek tarihsel bir dönemeçte olduğumuza dikkat çekiyor Geçiş ritüelleri hayatı mevsimler gibi yapılandırır Bir eşikten atlayan kişi hayatın bir evresini kapatmış sayılır ve yeni bir evreye adım atmış olur Geçiş ola rak eşikler mekân ve zamana ritim ve ifade katar hatta on ları anlatırlar Derin bir düzen deneyimini mümkün kılar lar Eşikler zaman yoğun geçişlerdir Günümüzde gittikçe hızlanan geçişler kesintisiz iletişim ve üretim lehine yırtılmaya maruz kalıyorlar Dolayısıyla mekân ve zamandan yana yoksullaşıyoruz Daha fazla mekân ve zaman üretme çabası içinde onları yitiriyoruz Zaman ve mekân dilini yi tiriyor suskunlaşıyor Eşikler konuşur Eşikler dönüştürür Eşiğin ötesinde öteki vardır yabancı vardır Eşik fantezisi yoksa eşik büyüsü yoksa geride bir tek aynılığın cehenne mi kalır Tanıtım Bülteninden

İnka
Byung Chul Han Ritüellerin Yok Oluşuna Dair de hem bireysel hem de toplumsal yaşamı yoğun istikrarlı ve düzenli kılan ritüelleri mercek altına alıyor Bir yandan yaygınlaşan kolektif narsisizmin ve otantikliğin topluluk aidiyetlerini diğer yandan da dijitalleşmenin üretim mantığının ve neoliberal kapitalist küreselleşmenin ritüelleri adım adım ortadan kaldırdığını ve bu durumun hem zaman hem de mekân algımızı tahrip ettiğini öne sürüyor Her iki dinamiğin de hem insan doğasını hem de bizzat toplumsallığı radikal bir biçimde dönüştürdüğünü gözler önüne sererek tarihsel bir dönemeçte olduğumuza dikkat çekiyor Geçiş ritüelleri hayatı mevsimler gibi yapılandırır Bir eşikten atlayan kişi hayatın bir evresini kapatmış sayılır ve yeni bir evreye adım atmış olur Geçiş olarak eşikler mekân ve zamana ritim ve ifade katar hatta onları anlatırlar Derin bir düzen deneyimini mümkün kılarlar Eşikler zaman yoğun geçişlerdir Günümüzde gittikçe hızlanan geçişler kesintisiz iletişim ve üretim lehine yırtılmaya maruz kalıyorlar Dolayısıyla mekân ve zamandan yana yoksullaşıyoruz Daha fazla mekân ve zaman üretme çabası içinde onları yitiriyoruz Zaman ve mekân dilini yitiriyor suskunlaşıyor Eşikler konuşur Eşikler dönüştürür Eşiğin ötesinde öteki vardır yabancı vardır Eşik fantezisi yoksa eşik büyüsü yoksa geride bir tek aynılığın cehennemi kalır

İNKA KİTAP
Byung Chul Han Ritüellerin Yok Oluşuna Dair de hem bireysel hem de toplumsal yaşamı yoğun istikrarlı ve düzenli kılan ritüelleri mercek altına alıyor Bir yandan yaygınlaşan kolektif narsisizmin ve otantikliğin topluluk aidiyetlerini diğer yandan da dijitalleşmenin üretim mantığının ve neoliberal kapitalist küreselleşmenin ritüelleri adım adım ortadan kaldırdığını ve bu durumun hem zaman hem de mekân algımızı tahrip ettiğini öne sürüyor Her iki dinamiğin de hem insan doğasını hem de bizzat toplumsallığı radikal bir biçimde dönüştürdüğünü gözler önüne sererek tarihsel bir dönemeçte olduğumuza dikkat çekiyor Geçiş ritüelleri hayatı mevsimler gibi yapılandırır Bir eşikten atlayan kişi hayatın bir evresini kapatmış sayılır ve yeni bir evreye adım atmış olur Geçiş ola rak eşikler mekân ve zamana ritim ve ifade katar hatta on ları anlatırlar Derin bir düzen deneyimini mümkün kılar lar Eşikler zaman yoğun geçişlerdir Günümüzde gittikçe hızlanan geçişler kesintisiz iletişim ve üretim lehine yırtılmaya maruz kalıyorlar Dolayısıyla mekân ve zamandan yana yoksullaşıyoruz Daha fazla mekân ve zaman üretme çabası içinde onları yitiriyoruz Zaman ve mekân dilini yi tiriyor suskunlaşıyor Eşikler konuşur Eşikler dönüştürür Eşiğin ötesinde öteki vardır yabancı vardır Eşik fantezisi yoksa eşik büyüsü yoksa geride bir tek aynılığın cehenne mi kalır Yayınevi İNKA KİTAP Yazar BYUNG CHULHAN Sayfa Sayısı 109 SAYFA Yıl 2022

İnka Yayınları
Byung Chul Han Ritüellerin Yok Oluşuna Dair de hem bireysel hem de toplumsal yaşamı yoğun istikrarlı ve düzenli kılan ritüelleri mercek altına alıyor Bir yandan yaygınlaşan kolektif narsisizmin ve otantikliğin topluluk aidiyetlerini diğer yandan da dijitalleşmenin üretim mantığının ve neoliberal kapitalist küreselleşmenin ritüelleri adım adım ortadan kaldırdığını ve bu durumun hem zaman hem de mekân algımızı tahrip ettiğini öne sürüyor Her iki dinamiğin de hem insan doğasını hem de bizzat toplumsallığı radikal bir biçimde dönüştürdüğünü gözler önüne sererek tarihsel bir dönemeçte olduğumuza dikkat çekiyor Geçiş ritüelleri hayatı mevsimler gibi yapılandırır Bir eşikten atlayan kişi hayatın bir evresini kapatmış sayılır ve yeni bir evreye adım atmış olur Geçiş ola rak eşikler mekân ve zamana ritim ve ifade katar hatta on ları anlatırlar Derin bir düzen deneyimini mümkün kılar lar Eşikler zaman yoğun geçişlerdir Günümüzde gittikçe hızlanan geçişler kesintisiz iletişim ve üretim lehine yırtılmaya maruz kalıyorlar Dolayısıyla mekân ve zamandan yana yoksullaşıyoruz Daha fazla mekân ve zaman üretme çabası içinde onları yitiriyoruz Zaman ve mekân dilini yi tiriyor suskunlaşıyor Eşikler konuşur Eşikler dönüştürür Eşiğin ötesinde öteki vardır yabancı vardır Eşik fantezisi yoksa eşik büyüsü yoksa geride bir tek aynılığın cehenne mi kalır

İnka Yayınları
Byung Chul Han Ritüellerin Yok Oluşuna Dair de hem bireysel hem de toplumsal yaşamı yoğun istikrarlı ve düzenli kılan ritüelleri mercek altına alıyor Bir yandan yaygınlaşan kolektif narsisizmin ve otantikliğin topluluk aidiyetlerini diğer yandan da dijitalleşmenin üretim mantığının ve neoliberal kapitalist küreselleşmenin ritüelleri adım adım ortadan kaldırdığını ve bu durumun hem zaman hem de mekân algımızı tahrip ettiğini öne sürüyor Her iki dinamiğin de hem insan doğasını hem de bizzat toplumsallığı radikal bir biçimde dönüştürdüğünü gözler önüne sererek tarihsel bir dönemeçte olduğumuza dikkat çekiyor Geçiş ritüelleri hayatı mevsimler gibi yapılandırır Bir eşikten atlayan kişi hayatın bir evresini kapatmış sayılır ve yeni bir evreye adım atmış olur Geçiş ola rak eşikler mekân ve zamana ritim ve ifade katar hatta on ları anlatırlar Derin bir düzen deneyimini mümkün kılar lar Eşikler zaman yoğun geçişlerdir Günümüzde gittikçe hızlanan geçişler kesintisiz iletişim ve üretim lehine yırtılmaya maruz kalıyorlar Dolayısıyla mekân ve zamandan yana yoksullaşıyoruz Daha fazla mekân ve zaman üretme çabası içinde onları yitiriyoruz Zaman ve mekân dilini yi tiriyor suskunlaşıyor Eşikler konuşur Eşikler dönüştürür Eşiğin ötesinde öteki vardır yabancı vardır Eşik fantezisi yoksa eşik büyüsü yoksa geride bir tek aynılığın cehenne mi kalır

İnka Yayınları
Byung Chul Han Ritüellerin Yok Oluşuna Dair de hem bireysel hem de toplumsal yaşamı yoğun istikrarlı ve düzenli kılan ritüelleri mercek altına alıyor Bir yandan yaygınlaşan kolektif narsisizmin ve otantikliğin topluluk aidiyetlerini diğer yandan da dijitalleşmenin üretim mantığının ve neoliberal kapitalist küreselleşmenin ritüelleri adım adım ortadan kaldırdığını ve bu durumun hem zaman hem de mekân algımızı tahrip ettiğini öne sürüyor Her iki dinamiğin de hem insan doğasını hem de bizzat toplumsallığı radikal bir biçimde dönüştürdüğünü gözler önüne sererek tarihsel bir dönemeçte olduğumuza dikkat çekiyor Geçiş ritüelleri hayatı mevsimler gibi yapılandırır Bir eşikten atlayan kişi hayatın bir evresini kapatmış sayılır ve yeni bir evreye adım atmış olur Geçiş ola rak eşikler mekân ve zamana ritim ve ifade katar hatta on ları anlatırlar Derin bir düzen deneyimini mümkün kılar lar Eşikler zaman yoğun geçişlerdir Günümüzde gittikçe hızlanan geçişler kesintisiz iletişim ve üretim lehine yırtılmaya maruz kalıyorlar Dolayısıyla mekân ve zamandan yana yoksullaşıyoruz Daha fazla mekân ve zaman üretme çabası içinde onları yitiriyoruz Zaman ve mekân dilini yi tiriyor suskunlaşıyor Eşikler konuşur Eşikler dönüştürür Eşiğin ötesinde öteki vardır yabancı vardır Eşik fantezisi yoksa eşik büyüsü yoksa geride bir tek aynılığın cehenne mi kalır

İnka Yayınları
Byung Chul Han Ritüellerin Yok Oluşuna Dair de hem bireysel hem de toplumsal yaşamı yoğun istikrarlı ve düzenli kılan ritüelleri mercek altına alıyor Bir yandan yaygınlaşan kolektif narsisizmin ve otantikliğin topluluk aidiyetlerini diğer yandan da dijitalleşmenin üretim mantığının ve neoliberal kapitalist küreselleşmenin ritüelleri adım adım ortadan kaldırdığını ve bu durumun hem zaman hem de mekân algımızı tahrip ettiğini öne sürüyor Her iki dinamiğin de hem insan doğasını hem de bizzat toplumsallığı radikal bir biçimde dönüştürdüğünü gözler önüne sererek tarihsel bir dönemeçte olduğumuza dikkat çekiyor Geçiş ritüelleri hayatı mevsimler gibi yapılandırır Bir eşikten atlayan kişi hayatın bir evresini kapatmış sayılır ve yeni bir evreye adım atmış olur Geçiş ola rak eşikler mekân ve zamana ritim ve ifade katar hatta on ları anlatırlar Derin bir düzen deneyimini mümkün kılar lar Eşikler zaman yoğun geçişlerdir Günümüzde gittikçe hızlanan geçişler kesintisiz iletişim ve üretim lehine yırtılmaya maruz kalıyorlar Dolayısıyla mekân ve zamandan yana yoksullaşıyoruz Daha fazla mekân ve zaman üretme çabası içinde onları yitiriyoruz Zaman ve mekân dilini yi tiriyor suskunlaşıyor Eşikler konuşur Eşikler dönüştürür Eşiğin ötesinde öteki vardır yabancı vardır Eşik fantezisi yoksa eşik büyüsü yoksa geride bir tek aynılığın cehenne mi kalır