MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Robinson Crusoe Cuma 9

Robinson Crusoe Cuma 9
146,25

Robinson Crusoe Cuma 9

Everest Yayınları

Mart 201080 sf.
Ciltsiz
TamadresEn ucuz

Robinson Crusoe Cuma 9

Umuda Yolculuk Bana kendini anlatma Giderken Acın da sevincin kadar büyükse Büyüksündür Giderken geride bıraktığındır mirasın Seni sen değil arkanda kalan anlatır Küsüp barıştığın didiştiğin Aynı havayı paylaştığın anlatır Giderken sadece kumsalda bıraktığın izdir Senden kalan Arkandan akan bir damla yaş varsa İste odur hatıran Siz giderken boğazlar düğümlendi kuşların ağzını bıçak açmıyor Siz giderken deniz bile size küsmüş Çarşaf gibi kımıldamıyor Siz giderken bulutlar acılarını içine atmış ağlayamıyor Kimse bizi gömemez diye mi yelken açyınız umuda Siz giderken bu ada koca hatıranızı Gömecek yer arıyor

Tamadres
243,75

Everest Yayınları

Ekim 201680 sf.
Ciltsiz
Tamadres

KAPIŞMA Gücünün yettiğine efe kesilen yetmediğine efendi diyenlerin dünyası bu Güçsüzü sotada yakalayıp orasına burasına orantısızca vuranların dünyası bu Zalim saf değil ya mazlum maskesi takarak kandırır mazlumu Huzurunu kaçırdığı kıvranırken bulur huzuru Asıl erdem zalimi mazlumdan ayırt etmekte Suyu ısınan kurbağa tespiti yapmak kolay marifet içinde olduğun kendi suyunu ölçmekte Kim efendi kim köle olacak kapışması bu Şeytanın da inadı ve büyük iddiası bu değil mi zaten Ama Tanrı nın her yeni günü yeni bir sayfa ve bakarız önümüzdeki maçlara ve her maçın havası farklı Yorgun savaşçıların savaşı bu Mahşere kadar sürecek büyük bir kapışma bu G Yurt

Tamadres
243,75

Everest Yayınları

Şubat 200780 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Bu uçsuz bucaksız Bu kuş uçmaz kervan geçmez bu yarı açık Deryalar hapishanesi bu dönüş yolu Çıkmaz sokak olan Diyarlara düştüğünde Arkandan hiç tasalanan Oldu mu acaba Çocukluğunda koşuşturduğun sokaklarda Şimdi senin adını haykırıp Oyuna çağıran bir dost sesi Kaldı mı hiç Düşünürler mi ne yediğini ne içtiğini Adın geçe mi eski bir dost meclisinde bilinmez Özleyen var mı mıdır Yüzünü gözünü sohbetini Hayalin canlanır mı Birilerinin zihninde bilinmez Peki bilirler mi Nelere baş kaldırdığını Nasıl ayakta kaldığını Ne zaman yorulacağını

Tamadres
243,75

Everest Yayınları

Ekim 200280 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Şu sana el sallayanlar Parmakların mıydı Esaretle vedalaştığın mı sandın Ayakların prangadan Sıyrıldı diye mi mutlusun yoksa Kendini kandırma Ellerin kelepçeden kurtulması Değildir özgürlük Çırpınan kanatlar Alkış sesine dönüşüp ayaklarını yerden kesse Vuslata erdim sanma Başını her kaldırışında Gökyüzü göz kırpsa sana özgürüm diye bağırsan Kaç yazar Ayak parmakalrın Görünmez çamurdan Matarandaki son yudumu içersin Namlular soğuyup barut kokusunu Bahar yeli uçurduğunda zaferin şaşkınlığını ve savaşın tatlı yorgunluğunu ter içinde hissetmektir özgürlük

Tamadres
243,75

Everest Yayınları

Mart 201080 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Onlar iki yaramaz çocuk onlar iki yalnız hınzır onlar iki kankaydılar Issız bir adaya mahkum olmuş iki zavallıydı onlar Kuşların uçtuğu ama kervanların geçmediği bir yerde kendi dünyalarını kurdular onlar da kendilerince Britanya nın bağrından kopup gelen Robinson ve ıssız kumsalların şoparı Cuma palmiyelerin gölgesinde kendi destanlarını kendileri yazdılar Umut şarkılarını birlikte söylediler kumsalda ıslık çalarak Yalnızlığa karşı savaş açtılar ve kimsenin duymadığı hiç kimsenin hissetmediği o kara parçasında her şeye rağmen delikanlılığın hakkını da verdiler Kendi alemlerinin kralı ve soytarısı da yine kendileri oldular Onlar var ya onlar Onlar öyle böyle değiller Onları anlatmak mümkün mü Okumak lazım onları görmek lazım Manyak oğlum onlar manyak

Tamadres
243,75

Everest Yayınları

Mart 201080 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Üç sıra halatlarla çevrili üç boyutlu bir dünyada Seve seve kaybedilen şike şike kazılan Ağır siklet bir oyundur hayat Tüyü bitmemiş sikletlerin kaderi İlk raunttan nakavt diye yazılır daha doğmadan Aparkatları vururlar apar topar Daha ne olduğunu anlamadan Hepimizi kandırırlar ve Gözün üstündeki kaş dururken Ar damarını yararlar mızıkçılık yaparlar Üç sıra dalgalarla çevrili iki boyutlu bir dünyada İki kafadar bu oyunu ağızlarının tadıyla oynadılar Koca bir ringin ortasında bu iki yaramaz Kendi kurallarını kendileri koydular Ve bile bile nakavt olmadılar Onları kimse kandıramadı Onları hiç kimse yıldıramadı Onlar kimseler zaten hiç olmadı Onlar sadece onlar olarak kaldılar

Tamadres
243,75

Everest Yayınları

Ocak 201080 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Her şeye dair hasret çekmek Onlar için Nefes alıp vermek kadar sıradan Ve kaderlerinin en kabullenilmiş En alışılmış parçası idi Geçmişe dair özledikleri ne varsa Onlarda olmayan Oralarda olamayan Ulaşamadıklarına Of çeke çeke Hasret çekmekti onlarınki Hele ki bir kadın teni Ulaşılmazların en büyüğü Hayallerin ve rüyaların en tatlısı idi Bir gün En olmayacak şey olup da Huyu huyuna suyu suyuna İki dilber beliriverince yanlarında Akıllar da uçuvermişti bastan Daha en başından Hele bir de Yasak aşkın engelleri asılıp da Tenleri tenlerine deyebilseydi Hadi ıslatalım bunu diyerek Neşeyle Kadeh tokuşturmak isterlerdi Zaferlerini kutlayan İki komutan gibi Ama ıslatmak için Islanmak da gerekiyordu bazen Varlık içinde yokluk çekercesine Burunlarının dibindeki vuslata Yine erememenin hasretiyle G Yurt

Tamadres
243,75

Everest Yayınları

Ocak 201080 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Bir baba ağlıyor zindanda Elleri parmaklıklar Çaresizce ve zavallılık içinde Onun yaşadığından bile bihaber Artık öldüğünü kabullenircesine Kızları da ağlıyor Dışarılarda bir yerlerde Babalarının kederiyle Bir baba ağlıyor zindanda Hem de Uçsuz bucaksız bir denizin En uç noktasındaki bir adada Uçsuz bucaksız bir tepenin En dibindeki zindanda Onu oraya hapseden Kanadını kırıp özgürlüğünü elinden alan İki zibidi de Günlerini gün ediyorlar dışarıda Sırf adamın kızları Onlara bir kerecik de olsa Verirler mi acaba umuduyla Bir baba ağlıyor zindanda Zindanda Zindanda

Tamadres
243,75

Everest Yayınları

Ocak 201080 sf.
Ciltsiz
Tamadres

En fazla ölürsün sadece Altı üstü bir ömür işte Bir gün elbet bitecek Yuvarlanan bir taş bile İz bırakıyor geçtiği yerden Belki sana da sorarlar Sen ne izi bıraktın Şu yaşayıp geçtiğin Kısacık hayatta diye Belki sorarlarsa diye Bir gün Bir mavi bırak kenara bir yere Sarının yanında parlasın diye Belki bir kırmızı olur yeşilin yanında can olsun Canlılık olsun diye Bir turuncuyla Bir kahverengiyi Yan yana koy ki Aradaki farkı çözebilmek Çok da kolay olmayıversin Yakın gibiler ama Farklı gibi de olsunlar ki Pek de sıkıcı olmasın her şey Belki eflatunun yanında beyaz Siyahın yanında da pembe Alakasız durabilirler ama Sen bunları dert etme Altı üstü bir ömür Bir gün bitecek zaten Sorarlarsa Ne iz bıraktın diye Dönüp en azından Yürüdüğün yolu gösterirsin Dersin ki İşte burada Bir taş gibi yuvarlanıp Sonunda durulduğum nokta Belki eyvallah derler Sağ olasın Renk katmışsın hayata G Yurt