Roma İmparatorluğunun Gerileme ve Çöküş Tarihi 10 Cilt Takım — Edward Gibbon

Roma İmparatorluğunun Gerileme ve Çöküş Tarihi 10 Cilt Takım
Edward GibbonArkeoloji ve Sanat Yayınları
Roma İmparatorluğunun Gerileme ve Çöküş Tarihi 10 Cilt Takım
Edward GibbonRoma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi ünlü İngiliz tarihçisi Edward Gibbon un 1713 1794 başyapıtıdır Özellikle tarihsel olaylar arasındaki neden sonuç ilişkilerini değerlendirmede yeni boyutlar getirmiş olan Gibbon anlatım biçimi yönünden de XX yüzyıl tarihçiliğinin öncülerindendir Bu kitap daha önce Asım Baltacıgil tarafından uzun ve titiz bir çalışma sonucu çevrilerek BFS Yayınları nca 1987 1988 yıllarında yayınlanan Gibbon un Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin devamı olan iki kitabıdır Bu kitapta çeşitli savaşlar antlaşmalar nedenleri ve sonuçları ile etraflıca anlatılırken hukuksal alanda yapılan yeniliklere de değinilmiş Bizans ın siyasi profilinin yanısıra gündelik yaşama da ışık tutulmuştur

Arkeoloji ve Sanat Yayınları
Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi ünlü İngiliz tarihçisi Edward Gibbon un 1713 1794 başyapıtıdır Özellikle tarihsel olaylar arasındaki neden sonuç ilişkilerini değerlendirmede yeni boyutlar getirmiş olan Gibbon anlatım biçimi yönünden de XX yüzyıl tarihçiliğinin öncülerindendir Bu kitap daha önce Asım Baltacıgil tarafından uzun ve titiz bir çalışma sonucu çevrilerek BFS Yayınları nca 1987 1988 yıllarında yayınlanan Gibbon un Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin devamı olan iki kitabıdır Bu kitapta çeşitli savaşlar antlaşmalar nedenleri ve sonuçları ile etraflıca anlatılırken hukuksal alanda yapılan yeniliklere de değinilmiş Bizans ın siyasi profilinin yanısıra gündelik yaşama da ışık tutulmuştur

İndie
İki yüzyıl sonra neden Gibbon okuyoruz Nükteler ve yüksek ahlaki amacın birleşimi cevabın bir parçasıdır ancak çok az tarihçi entelektüel paradigma değişimlerinden kurtulur Gerileyiş ve Çöküş İngilizcedeki en büyük anlatılardan birisidir çünkü tarihe dair pek çok şeyi tek bir devasa hikâye ve engin bir kadroda birleştirmeyi başarmıştır Yetkinliği büyük ölçüde tarihten ders çıkarma arzusundan gelir o özgür bir bireydir ve bu anlamda güvendedir başkalarının özgürlüklerini ve vatandaşların görevlerini üstlenmelerini sağlamak ister Öğrettiği tarih her şeyden önce sivil sorumlulukla ilgilidir Hristiyanlar ve barbarlar imparatorluğu yıktı çünkü iyi vatandaşlar olmadılar ruhlarını ya da hırslarını halkın kaygılarının önüne çıkardılar Tertullian dan Elagabalus a kadar bir dizi tarihsel kişiliğe karşı sabırsızlığı tarihsel rollerini ciddiyet ile yerine getiremedikleri içindir Tanıtım Bülteninden

İndie Yayınları
İki yüzyıl sonra neden Gibbon okuyoruz Nükteler ve yüksek ahlaki amacın birleşimi cevabın bir parçasıdır ancak çok az tarihçi entelektüel paradigma değişimlerinden kurtulur Gerileyiş ve Çöküş İngilizcedeki en büyük anlatılardan birisidir çünkü tarihe dair pek çok şeyi tek bir devasa hikâye ve engin bir kadroda birleştirmeyi başarmıştır Yetkinliği büyük ölçüde tarihten ders çıkarma arzusundan gelir o özgür bir bireydir ve bu anlamda güvendedir başkalarının özgürlüklerini ve vatandaşların görevlerini üstlenmelerini sağlamak ister Öğrettiği tarih her şeyden önce sivil sorumlulukla ilgilidir Hristiyanlar ve barbarlar imparatorluğu yıktı çünkü iyi vatandaşlar olmadılar ruhlarını ya da hırslarını halkın kaygılarının önüne çıkardılar Tertullian dan Elagabalus a kadar bir dizi tarih

İndie Yayınları
İki yüzyıl sonra neden Gibbon okuyoruz Nükteler ve yüksek ahlaki amacın birleşimi cevabın bir parçasıdır ancak çok az tarihçi entelektüel paradigma değişimlerinden kurtulur Gerileyiş ve Çöküş İngilizcedeki en büyük anlatılardan birisidir çünkü tarihe dair pek çok şeyi tek bir devasa hikâye ve engin bir kadroda birleştirmeyi başarmıştır Yetkinliği büyük ölçüde tarihten ders çıkarma arzusundan gelir o özgür bir bireydir ve bu anlamda güvendedir başkalarının özgürlüklerini ve vatandaşların görevlerini üstlenmelerini sağlamak ister Öğrettiği tarih her şeyden önce sivil sorumlulukla ilgilidir Hristiyanlar ve barbarlar imparatorluğu yıktı çünkü iyi vatandaşlar olmadılar ruhlarını ya da hırslarını halkın kaygılarının önüne çıkardılar Tertullian dan Elagabalus a kadar bir dizi tarihsel kişiliğe karşı sabırsızlığı tarihsel rollerini ciddiyet ile yerine getiremedikleri içindir

İndie
Edward Gibbon ın tarihyazımına en önemli katkılarından biri gerileyiş ve çöküş kavramını oturtması bunu tanımlayış ve aktarış seklidir Gibbon Roma nın gerileyiş ve çöküşünü bir problematik olarak ortaya koyup açıklamasıyla birlikte sonraki kuşakların farklı disiplinlerinde çalışan Roma yı inceleyen bilim insanlarını da bu anlamda oldukça etkilemiştir Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin 5 cildinde Gibbon Hristiyanlığın etkisini irdelemeye devam ediyor İmparatorluk bünyesinde ağırlığını giderek artıran Hristiyanlığın farklı mezheplerini detaylı olarak inceliyor ve Doğu ve Batı olarak ayrışmasını ortaya koyuyor Gibbon 5 cildin son bölümünde ise İslamiyet in detaylı bir analizine girişiyor Arap coğrafyasının siyasi ve toplumsal durumu ile Hz Muhammed in ailesinin geçmişinden başlayan bu bölümde peygamberliğin ilanı İslam dininin gelişimi ve oluşturulan siyasi hukuki ekonomik ve sosyal yapıyı inceliyor Tanıtım Bülteninden

İndie Yayınları
Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin sekizinci ve son cildi ile insanlık tarihinin en önemli dönemeçlerinden birini almış oluyoruz Edward Gibbon bu son cildin ilk üç bölümünde İstanbul un fethine giden meşakkatli yolu anlatıyor Bizans ın içinde bulunduğu toplumsal siyasal ve ekonomik karmaşayı Batı dan beklediği ama bir türlü gelmeyen yardımları Batı daki cumhuriyet ve krallıkların Bizans a karşı umursamazlığını ortaya seriyor Bu bölümlerde ayrıca Osmanlı nın artık bir imparatorluk olarak anılmasına giden sürece gerçekleştirilen siyasal askerî ve ekonomik düzenlemelere ve nihayetinde İstanbul un kuşatılmasına değiniyor İstanbul un fethiyle birlikte Gibbon dikkatini Batı Hristiyan dünyasına veriyor ve son üç bölümü papalık mücadelelerine Roma da yöneticiler soylular din adamları arasında yaşanan kargaşalara gerçekleştirilen konsillere vb ayırıyor Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin son noktasını ise şu sözlerle koyuyor Hayatımın yirmi yılını meşgul eden ancak kendi arzularıma göre yetersiz kalan bu çalışmayı ilk olarak Capitolinus un kalıntıları arasında düşündüm ve nihayet halkın merakına sundum

İndie Yayınları
Edward Gibbon ın tarihyazımına en önemli katkılarından biri gerileyiş ve çöküş kavramını oturtması bunu tanımlayış ve aktarış seklidir Gibbon Roma nın gerileyiş ve çöküşünü bir problematik olarak ortaya koyup açıklamasıyla birlikte sonraki kuşakların farklı disiplinlerinde çalışan Roma yı inceleyen bilim insanlarını da bu anlamda oldukça etkilemiştir Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin 5 cildinde Gibbon Hristiyanlığın etkisini irdelemeye devam ediyor İmparatorluk bünyesinde ağırlığını giderek artıran Hristiyanlığın farklı mezheplerini detaylı olarak inceliyor ve Doğu ve Batı olarak ayrışmasını ortaya koyuyor Gibbon 5 cildin son bölümünde ise İslamiyet in detaylı bir analizine girişiyor Arap coğrafyasının siyasi ve toplumsal durumu ile Hz Muhammed in ailesinin geçmişinden başlayan bu bölümde peygamberliğin ilanı İslam dininin gelişimi ve oluşturulan siyasi hukuki ekonomik ve sosyal yapıyı inceliyor

İndie Yayınları
Edward Gibbon ın tarihyazımına en önemli katkılarından biri gerileyiş ve çöküş kavramını oturtması bunu tanımlayış ve aktarış seklidir Gibbon Roma nın gerileyiş ve çöküşünü bir problematik olarak ortaya koyup açıklamasıyla birlikte sonraki kuşakların farklı disiplinlerinde çalışan Roma yı inceleyen bilim insanlarını da bu anlamda oldukça etkilemiştir Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin 5 cildinde Gibbon Hristiyanlığın etkisini irdelemeye devam ediyor İmparatorluk bünyesinde ağırlığını giderek artıran Hristiyanlığın farklı mezheplerini detaylı olarak inceliyor ve Doğu ve Batı olarak ayrışmasını ortaya koyuyor Gibbon 5 cildin son bölümünde ise İslamiyet in detaylı bir analizine girişiyor Arap coğrafyasının siyasi ve toplumsal durumu ile Hz Muhammed in ailesinin geçmişinden başlayan bu bölümde peygamberliğin ilanı İslam dininin gelişimi ve oluşturulan siyasi hukuki ekonomik ve sosyal yapıyı inceliyor

İndie Yayınları
İki yüzyıl sonra neden Gibbon okuyoruz Nükteler ve yüksek ahlaki amacın birleşimi cevabın bir parçasıdır ancak çok az tarihçi entelektüel paradigma değişimlerinden kurtulur Gerileyiş ve Çöküş İngilizcedeki en büyük anlatılardan birisidir çünkü tarihe dair pek çok şeyi tek bir devasa hikâye ve engin bir kadroda birleştirmeyi başarmıştır Yetkinliği büyük ölçüde tarihten ders çıkarma arzusundan gelir o özgür bir bireydir ve bu anlamda güvendedir başkalarının özgürlüklerini ve vatandaşların görevlerini üstlenmelerini sağlamak ister Öğrettiği tarih her şeyden önce sivil sorumlulukla ilgilidir Hristiyanlar ve barbarlar imparatorluğu yıktı çünkü iyi vatandaşlar olmadılar ruhlarını ya da hırslarını halkın kaygılarının önüne çıkardılar Tertullian dan Elagabalus a kadar bir dizi tarih

İndie Yayınları
İki yüzyıl sonra neden Gibbon okuyoruz Nükteler ve yüksek ahlaki amacın birleşimi cevabın bir parçasıdır ancak çok az tarihçi entelektüel paradigma değişimlerinden kurtulur Gerileyiş ve Çöküş İngilizcedeki en büyük anlatılardan birisidir çünkü tarihe dair pek çok şeyi tek bir devasa hikâye ve engin bir kadroda birleştirmeyi başarmıştır Yetkinliği büyük ölçüde tarihten ders çıkarma arzusundan gelir o özgür bir bireydir ve bu anlamda güvendedir başkalarının özgürlüklerini ve vatandaşların görevlerini üstlenmelerini sağlamak ister Öğrettiği tarih her şeyden önce sivil sorumlulukla ilgilidir Hristiyanlar ve barbarlar imparatorluğu yıktı çünkü iyi vatandaşlar olmadılar ruhlarını ya da hırslarını halkın kaygılarının önüne çıkardılar Tertullian dan Elagabalus a kadar bir dizi tarihsel kişiliğe karşı sabırsızlığı tarihsel rollerini ciddiyet ile yerine getiremedikleri içindir

İndie Yayınları
Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin 7 cildinde Edward Gibbon ın odak noktası Anadolu ve Ortadoğu Haçlı seferlerini oluşturan saikler üzerinden ilerleyen Gibbon Avrupalıların Anadolu ve Ortadoğu da yaptıkları savaşların detaylarını aktarıyor bizlere İstanbul u Kudüs ü Suriye yi Antakya yı vs ele geçiren haçlıların buralarda kurdukları krallıklarda neler yaptıklarını ve sonunda buraları nasıl kaybettiklerini irdeliyor Gibbon bu noktada ayrıca Katolik ve Ortodoks bölünmesine kısaca değiniyor ve yıkımın eşiğine iyice yaklaşan Bizans İmparatorluğu nun içinde bulunduğu karmakarışık durumu taht kavgalarını iç savaşları vb de masaya yatırıyor Gibbon son iki bölümü Osmanlı ve Moğol imparatorlarına ayırıyor Cengiz Han ile başladığı bu yolculuğa Timur ve Osmanlılar ile devam ediyor Hem Cengiz in hem de Timur un Uzak Asya dan Avrupa nın içlerine kadar uzayan muazzam imparatorluklarını bu imparatorların sosyal askerî ve idari yaklaşımlarını da irdeleyerek gözler önüne seriyor Osmanlıların kuruluşu ve ilerleyişini ilk dört sultan üzerinden anlatmaya başlayan Gibbon Timur ile Bayezid i savaşa sürükleyen süreç ve Osmanlıları Fetret Devri ne sokan savaşları hakkında detaylıca bilgi verdikten sonra Bayezid in oğullarının iç savaşlarını farklı kaynaklar ışığında inceliyor 7 cildin son noktasını ise II Murat ın İstanbul u kuşatmasıyla koyuyor Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin 7 cildinde Edward Gibbon ın odak noktası Anadolu ve Ortadoğu Haçlı seferlerini oluşturan saikler üzerinden ilerleyen Gibbon Avrupalıların Anadolu ve Ortadoğu da yaptıkları savaşların detaylarını aktarıyor bizlere İstanbul u Kudüs ü Suriye yi Antakya yı vs ele geçiren haçlıların buralarda kurdukları krallıklarda neler yaptıklarını ve sonunda buraları nasıl kaybettiklerini irdeliyor Gibbon bu noktada ayrıca Katolik ve Ortodoks bölünmesine kısaca değiniyor ve yıkımın eşiğine iyice yaklaşan Bizans İmparatorluğu nun içinde bulunduğu karmakarışık durumu taht kavgalarını iç savaşları vb de masaya yatırıyor Gibbon son iki bölümü Osmanlı ve Moğol imparatorlarına ayırıyor Cengiz Han ile başladığı bu yolculuğa Timur ve Osmanlılar ile devam ediyor Hem Cengiz in hem de Timur un Uzak Asya dan Avrupa nın içlerine kadar uzayan muazzam imparatorluklarını bu imparatorların sosyal askerî ve idari yaklaşımlarını da irdeleyerek gözler önüne seriyor Osmanlıların kuruluşu ve ilerleyişini ilk dört sultan üzerinden anlatmaya başlayan Gibbon Timur ile Bayezid i savaşa sürükleyen süreç ve Osmanlıları Fetret Devri ne sokan savaşları hakkında detaylıca bilgi verdikten sonra Bayezid in oğullarının iç savaşlarını farklı kaynaklar ışığında inceliyor 7 cildin son noktasını ise II Murat ın İstanbul u kuşatmasıyla koyuyor

İNDİE KİTAP
çev. Asım Baltacıgil
Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi kelimelerin ve düşüncelerin tapınağıdır Derinlikli ve müphem garip ve beklenmedik köselerde zekâ ve ironinin görüldüğü iyi değerlendirilmiş dipnotlarla bezenmiş hayranlık uyandıran bir eser Gibbon ın yedi yıllık emeğini çöpe atmayı göze alıp çok defa yeniden yazma girişiminin ardından ilk cilt basit bir rastlantının ötesinde devrimler için uygun bir iklimde ABD Bağımsızlık Deklarasyonu ndan altı ay önce 17 Şubat 1776 da yayınlandı İlk cildin yayınlanmasından iki ay sonra Gibbon üvey annesine söyle kendini övmüştür Eserim oldukça iyi karşılandı yazarlar dünyaca ünlü kişiler ve hatta üst düzey kadınlar tarafından Bir başka deyişle bu eser dünya çapında ilgiye mazhar olmuş zamanını asan bir tesir bırakmış ve edebiyatımızın yeri sorgulanamaz görkemli bir klasiği olmuştur The Guardian

İndie Yayınları
Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin sekizinci ve son cildi ile insanlık tarihinin en önemli dönemeçlerinden birini almış oluyoruz Edward Gibbon bu son cildin ilk üç bölümünde İstanbul un fethine giden meşakkatli yolu anlatıyor Bizans ın içinde bulunduğu toplumsal siyasal ve ekonomik karmaşayı Batı dan beklediği ama bir türlü gelmeyen yardımları Batı daki cumhuriyet ve krallıkların Bizans a karşı umursamazlığını ortaya seriyor Bu bölümlerde ayrıca Osmanlı nın artık bir imparatorluk olarak anılmasına giden sürece gerçekleştirilen siyasal askerî ve ekonomik düzenlemelere ve nihayetinde İstanbul un kuşatılmasına değiniyor İstanbul un fethiyle birlikte Gibbon dikkatini Batı Hristiyan dünyasına veriyor ve son üç bölümü papalık mücadelelerine Roma da yöneticiler soylular din adamları arasında yaşanan kargaşalara gerçekleştirilen konsillere vb ayırıyor Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin son noktasını ise şu sözlerle koyuyor Hayatımın yirmi yılını meşgul eden ancak kendi arzularıma göre yetersiz kalan bu çalışmayı ilk olarak Capitolinus un kalıntıları arasında düşündüm ve nihayet halkın merakına sundum

İndie Yayınları
Değerli bayım tarih kitabınızı heyecanla ve yutarcasına okurken bu heyecanımı zarif armağanınızdan dolayı teşekkür etmek ve eserinizin bende uyandırdığı memnuniyeti size iletmek için kesintiye uğratma gereksinimine karşı koyamadım Üslubunuzun değeri konunuzun derinliği bilginizin genişliği bakımlarından kitabınız takdire değer itiraf ederim ki sizi tanımak onuruna erişmemiş olsaydım böyle bir eserin zamanımızda bir İngiliz tarafından yazılmış olmasını yadırgardım Buna gülebilirsiniz ama bana öyle geliyor ki zamanımızdaki yurttaşlarımız akıl almaz ve saçma bir barbarlık içerisine dalmışlar güzel sanatları tümüyle ihmal etmişlerdir Onlardan hiçbir değerli ürün beklememekteyim Bu kentteki bütün aydınların eserinize hayran olmakta ve devamını özlemle beklemekte birleştiklerini öğrenmekle benim gibi sizin de memnun olacağınızdan eminim David Hume

İndie Yayınları
Edward Gibbon ın tarihyazımına en önemli katkılarından biri gerileyiş ve çöküş kavramını oturtması bunu tanımlayış ve aktarış seklidir Gibbon Roma nın gerileyiş ve çöküşünü bir problematik olarak ortaya koyup açıklamasıyla birlikte sonraki kuşakların farklı disiplinlerinde çalışan Roma yı inceleyen bilim insanlarını da bu anlamda oldukça etkilemiştir Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin 5 cildinde Gibbon Hristiyanlığın etkisini irdelemeye devam ediyor İmparatorluk bünyesinde ağırlığını giderek artıran Hristiyanlığın farklı mezheplerini detaylı olarak inceliyor ve Doğu ve Batı olarak ayrışmasını ortaya koyuyor Gibbon 5 cildin son bölümünde ise İslamiyet in detaylı bir analizine girişiyor Arap coğrafyasının siyasi ve toplumsal durumu ile Hz Muhammed in ailesinin geçmişinden başlayan bu bölümde peygamberliğin ilanı İslam dininin gelişimi ve oluşturulan siyasi hukuki ekonomik ve sosyal yapıyı inceliyor

İndie Yayınları
Edward Gibbon ın tarihyazımına en önemli katkılarından biri gerileyiş ve çöküş kavramını oturtması bunu tanımlayış ve aktarış seklidir Gibbon Roma nın gerileyiş ve çöküşünü bir problematik olarak ortaya koyup açıklamasıyla birlikte sonraki kuşakların farklı disiplinlerinde çalışan Roma yı inceleyen bilim insanlarını da bu anlamda oldukça etkilemiştir Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin 5 cildinde Gibbon Hristiyanlığın etkisini irdelemeye devam ediyor İmparatorluk bünyesinde ağırlığını giderek artıran Hristiyanlığın farklı mezheplerini detaylı olarak inceliyor ve Doğu ve Batı olarak ayrışmasını ortaya koyuyor Gibbon 5 cildin son bölümünde ise İslamiyet in detaylı bir analizine girişiyor Arap coğrafyasının siyasi ve toplumsal durumu ile Hz Muhammed in ailesinin geçmişinden başlayan bu bölümde peygamberliğin ilanı İslam dininin gelişimi ve oluşturulan siyasi hukuki ekonomik ve sosyal yapıyı inceliyor

İndie Yayınları
Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin 6 cildinde Gibbon bir önceki ciltte giriş yaptığı İslamiyet analizini genişletiyor Hz Muhammed in ölümünün ardından Müslümanların başına geçen halifelere odaklanıyor bu defa Emevi Abbasi Fatımi vb halifelik hanedanlarını ve İslam ın bir imparatorluk haline gelişini gerçekleştirilen fetihler üzerinden inceliyor Suriye ve Mısır ile başlayan bu büyük fetih hareketinin giderek Kuzey Afrika ya oradan İspanya ya ve İtalya ya nasıl ulaştığını anlatıyor Gibbon İstanbul un Araplarca iki kez Ruslarca 4 kez kuşatılmasına da değiniyor Bunların yanında bugünkü Balkan ve Doğu Avrupa ülkelerinin kökenlerini ve Bizans ile ilişkilerini irdeliyor 6 cildin son bölümünün büyük bir kısmını ise Türklere ayırıyor özellikle de Selçuklulara Gaznelilere başkaldırıp halifenin övgülerini kazanan Selçuklu Türklerinin İslam imparatorluğu içinde gittikçe nasıl yükseldiğini Romanus Diogenes in önceki üç savaşı kazandığı halde Malazgirt te nasıl bir bozguna uğradığını detaylandırıyor

İndie Yayınları
Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin 6 cildinde Gibbon bir önceki ciltte giriş yaptığı İslamiyet analizini genişletiyor Hz Muhammed in ölümünün ardından Müslümanların başına geçen halifelere odaklanıyor bu defa Emevi Abbasi Fatımi vb halifelik hanedanlarını ve İslam ın bir imparatorluk haline gelişini gerçekleştirilen fetihler üzerinden inceliyor Suriye ve Mısır ile başlayan bu büyük fetih hareketinin giderek Kuzey Afrika ya oradan İspanya ya ve İtalya ya nasıl ulaştığını anlatıyor Gibbon İstanbul un Araplarca iki kez Ruslarca 4 kez kuşatılmasına da değiniyor Bunların yanında bugünkü Balkan ve Doğu Avrupa ülkelerinin kökenlerini ve Bizans ile ilişkilerini irdeliyor 6 cildin son bölümünün büyük bir kısmını ise Türklere ayırıyor özellikle de Selçuklulara Gaznelilere başkaldırıp halifenin övgülerini kazanan Selçuklu Türklerinin İslam imparatorluğu içinde gittikçe nasıl yükseldiğini Romanus Diogenes in önceki üç savaşı kazandığı halde Malazgirt te nasıl bir bozguna uğradığını detaylandırıyor

İNDİE KİTAP
çev. Asım Baltacıgil
Dünyanın en ünlü tarih kitabı kendi efsanevi kurucu mitine sahiptir 15 Ekim 1764 te başkent kalıntıları arasında müzik dinlerken Roma daydım yalınayak rahipler Jüpiter tapınağında Vespers a şarkı söylerken Roma nın Gerileme ve Çöküşü nü yazma fikri aklıma düştü Edward Gibbon neredeyse bu harikulade rivayete kesinlikle karşı çıksa da onun Gerileyiş ve Çöküş e giden çalışması zamanı aşan bir Roma harabesi gibi görkemli zarif ve hatta yüce bir anıt gibi karşımızdadır Gibbon bu çalışmasıyla antik dünyanın kendi modern zamanıyla olan derin ve özel ilişkisinin izlerini takip etmiş ve Roma dönemi ile Aydınlanma arasında bağ kurmuştur

İndie Yayınları
Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi kelimelerin ve düşüncelerin tapınağıdır Derinlikli ve müphem garip ve beklenmedik köselerde zekâ ve ironinin görüldüğü iyi değerlendirilmiş dipnotlarla bezenmiş hayranlık uyandıran bir eser Gibbon ın yedi yıllık emeğini çöpe atmayı göze alıp çok defa yeniden yazma girişiminin ardından ilk cilt basit bir rastlantının ötesinde devrimler için uygun bir iklimde ABD Bağımsızlık Deklarasyonu ndan altı ay önce 17 Şubat 1776 da yayınlandı İlk cildin yayınlanmasından iki ay sonra Gibbon üvey annesine söyle kendini övmüştür Eserim oldukça iyi karşılandı yazarlar dünyaca ünlü kişiler ve hatta üst düzey kadınlar tarafından Bir başka deyişle bu eser dünya çapında ilgiye mazhar olmuş zamanını asan bir tesir bırakmış ve edebiyatımızın yeri sorgulanamaz görkemli bir klasiği olmuştur The Guardian

İndie Yayınları
çev. Asım Baltacıgil
Dünyanın en ünlü tarih kitabı kendi efsanevi kurucu mitine sahiptir 15 Ekim 1764 te başkent kalıntıları arasında müzik dinlerken Roma daydım yalınayak rahipler Jüpiter tapınağında Vespers a şarkı söylerken Roma nın Gerileme ve Çöküşü nü yazma fikri aklıma düştü Edward Gibbon neredeyse bu harikulade rivayete kesinlikle karşı çıksa da onun Gerileyiş ve Çöküş e giden çalışması zamanı aşan bir Roma harabesi gibi görkemli zarif ve hatta yüce bir anıt gibi karşımızdadır Gibbon bu çalışmasıyla antik dünyanın kendi modern zamanıyla olan derin ve özel ilişkisinin izlerini takip etmiş ve Roma dönemi ile Aydınlanma arasında bağ kurmuştur

İndie
Dünyanın en ünlü tarih kitabı kendi efsanevi kurucu mitine sahiptir 15 Ekim 1764 te başkent kalıntıları arasında müzik dinlerken Roma daydım yalınayak rahipler Jüpiter tapınağında Vespers a şarkı söylerken Roma nın Gerileme ve Çöküşü nü yazma fikri aklıma düştü Edward Gibbon neredeyse bu harikulade rivayete kesinlikle karşı çıksa da onun Gerileyiş ve Çöküş e giden çalışması zamanı aşan bir Roma harabesi gibi görkemli zarif ve hatta yüce bir anıt gibi karşımızdadır Gibbon bu çalışmasıyla antik dünyanın kendi modern zamanıyla olan derin ve özel ilişkisinin izlerini takip etmiş ve Roma dönemi ile Aydınlanma arasında bağ kurmuştur Tanıtım Bülteninden

İndie Yayınları
Dünyanın en ünlü tarih kitabı kendi efsanevi kurucu mitine sahiptir 15 Ekim 1764 te başkent kalıntıları arasında müzik dinlerken Roma daydım yalınayak rahipler Jüpiter tapınağında Vespers a şarkı söylerken Roma nın Gerileme ve Çöküşü nü yazma fikri aklıma düştü Edward Gibbon neredeyse bu harikulade rivayete kesinlikle karşı çıksa da onun Gerileyiş ve Çöküş e giden çalışması zamanı aşan bir Roma harabesi gibi görkemli zarif ve hatta yüce bir anıt gibi karşımızdadır Gibbon bu çalışmasıyla antik dünyanın kendi modern zamanıyla olan derin ve özel ilişkisinin izlerini takip etmiş ve Roma dönemi ile Aydınlanma arasında bağ kurmuştur

İndie Yayınları
Dünyanın en ünlü tarih kitabı kendi efsanevi kurucu mitine sahiptir 15 Ekim 1764 te başkent kalıntıları arasında müzik dinlerken Roma daydım yalınayak rahipler Jüpiter tapınağında Vespers a şarkı söylerken Roma nın Gerileme ve Çöküşü nü yazma fikri aklıma düştü Edward Gibbon neredeyse bu harikulade rivayete kesinlikle karşı çıksa da onun Gerileyiş ve Çöküş e giden çalışması zamanı aşan bir Roma harabesi gibi görkemli zarif ve hatta yüce bir anıt gibi karşımızdadır Gibbon bu çalışmasıyla antik dünyanın kendi modern zamanıyla olan derin ve özel ilişkisinin izlerini takip etmiş ve Roma dönemi ile Aydınlanma arasında bağ kurmuştur

İndie Yayınları
Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin 7 cildinde Edward Gibbon ın odak noktası Anadolu ve Ortadoğu Haçlı seferlerini oluşturan saikler üzerinden ilerleyen Gibbon Avrupalıların Anadolu ve Ortadoğu da yaptıkları savaşların detaylarını aktarıyor bizlere İstanbul u Kudüs ü Suriye yi Antakya yı vs ele geçiren haçlıların buralarda kurdukları krallıklarda neler yaptıklarını ve sonunda buraları nasıl kaybettiklerini irdeliyor Gibbon bu noktada ayrıca Katolik ve Ortodoks bölünmesine kısaca değiniyor ve yıkımın eşiğine iyice yaklaşan Bizans İmparatorluğu nun içinde bulunduğu karmakarışık durumu taht kavgalarını iç savaşları vb de masaya yatırıyor Gibbon son iki bölümü Osmanlı ve Moğol imparatorlarına ayırıyor Cengiz Han ile başladığı bu yolculuğa Timur ve Osmanlılar ile devam ediyor Hem Cengiz in hem de Timur un Uzak Asya dan Avrupa nın içlerine kadar uzayan muazzam imparatorluklarını bu imparatorların sosyal askerî ve idari yaklaşımlarını da irdeleyerek gözler önüne seriyor Osmanlıların kuruluşu ve ilerleyişini ilk dört sultan üzerinden anlatmaya başlayan Gibbon Timur ile Bayezid i savaşa sürükleyen süreç ve Osmanlıları Fetret Devri ne sokan savaşları hakkında detaylıca bilgi verdikten sonra Bayezid in oğullarının iç savaşlarını farklı kaynaklar ışığında inceliyor 7 cildin son noktasını ise II Murat ın İstanbul u kuşatmasıyla koyuyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İndie Yayınları
Edward Gibbon tarafından kaleme alınan Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi 6 Cilt İndie Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi 6 Cilt Edward Gibbon Kitap Özeti Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin 6 cildinde Gibbon bir önceki ciltte giriş yaptığı İslamiyet analizini genişletiyor Hz Muhammed in ölümünün ardından Müslümanların başına geçen halifelere odaklanıyor bu defa Emevi Abbasi Fatımi vb halifelik hanedanlarını ve İslam ın bir imparatorluk haline gelişini gerçekleştirilen fetihler üzerinden inceliyor Suriye ve Mısır ile başlayan bu büyük fetih hareketinin giderek Kuzey Afrika ya oradan İspanya ya ve İtalya ya nasıl ulaştığını anlatıyor Gibbon İstanbul un Araplarca iki kez Ruslarca 4 kez kuşatılmasına da değiniyor Bunların yanında bugünkü Balkan ve Doğu Avrupa ülkelerinin kökenlerini ve Bizans ile ilişkilerini irdeliyor 6 cildin son bölümünün büyük bir kısmını ise Türklere ayırıyor özellikle de Selçuklulara Gaznelilere başkaldırıp halifenin övgülerini kazanan Selçuklu Türklerinin İslam imparatorluğu içinde gittikçe nasıl yükseldiğini Romanus Diogenes in önceki üç savaşı kazandığı halde Malazgirt te nasıl bir bozguna uğradığını detaylandırıyor Yayınevi İndie Yayınları Yazar Edward Gibbon Sayfa 464 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 00 cm Basım Yılı Nisan 2021 Barkod 9786050695977 Kategori Dünya Tarihi

İndie Yayınları
Dünyanın en ünlü tarih kitabı kendi efsanevi kurucu mitine sahiptir 15 Ekim 1764 te başkent kalıntıları arasında müzik dinlerken Roma daydım yalınayak rahipler Jüpiter tapınağında Vespers a şarkı söylerken Roma nın Gerileme ve Çöküşü nü yazma fikri aklıma düştü Edward Gibbon neredeyse bu harikulade rivayete kesinlikle karşı çıksa da onun Gerileyiş ve Çöküş e giden çalışması zamanı aşan bir Roma harabesi gibi görkemli zarif ve hatta yüce bir anıt gibi karşımızdadır Gibbon bu çalışmasıyla antik dünyanın kendi modern zamanıyla olan derin ve özel ilişkisinin izlerini takip etmiş ve Roma dönemi ile Aydınlanma arasında bağ kurmuştur

İndie Yayınları
Dünyanın en ünlü tarih kitabı kendi efsanevi kurucu mitine sahiptir 15 Ekim 1764 te başkent kalıntıları arasında müzik dinlerken Roma daydım yalınayak rahipler Jüpiter tapınağında Vespers a şarkı söylerken Roma nın Gerileme ve Çöküşü nü yazma fikri aklıma düştü Edward Gibbon neredeyse bu harikulade rivayete kesinlikle karşı çıksa da onun Gerileyiş ve Çöküş e giden çalışması zamanı aşan bir Roma harabesi gibi görkemli zarif ve hatta yüce bir anıt gibi karşımızdadır Gibbon bu çalışmasıyla antik dünyanın kendi modern zamanıyla olan derin ve özel ilişkisinin izlerini takip etmiş ve Roma dönemi ile Aydınlanma arasında bağ kurmuştur

İndie Yayınları
çev. Asım Baltacıgil
Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi kelimelerin ve düşüncelerin tapınağıdır Derinlikli ve müphem garip ve beklenmedik köselerde zekâ ve ironinin görüldüğü iyi değerlendirilmiş dipnotlarla bezenmiş hayranlık uyandıran bir eser Gibbon ın yedi yıllık emeğini çöpe atmayı göze alıp çok defa yeniden yazma girişiminin ardından ilk cilt basit bir rastlantının ötesinde devrimler için uygun bir iklimde ABD Bağımsızlık Deklarasyonu ndan altı ay önce 17 Şubat 1776 da yayınlandı İlk cildin yayınlanmasından iki ay sonra Gibbon üvey annesine söyle kendini övmüştür Eserim oldukça iyi karşılandı yazarlar dünyaca ünlü kişiler ve hatta üst düzey kadınlar tarafından Bir başka deyişle bu eser dünya çapında ilgiye mazhar olmuş zamanını asan bir tesir bırakmış ve edebiyatımızın yeri sorgulanamaz görkemli bir klasiği olmuştur The Guardian img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İndie Yayınları
çev. Asım Baltacıgil & Meral Harzem
Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin 6 cildinde Gibbon bir önceki ciltte giriş yaptığı İslamiyet analizini genişletiyor Hz Muhammed in ölümünün ardından Müslümanların başına geçen halifelere odaklanıyor bu defa Emevi Abbasi Fatımi vb halifelik hanedanlarını ve İslam ın bir imparatorluk haline gelişini gerçekleştirilen fetihler üzerinden inceliyor Suriye ve Mısır ile başlayan bu büyük fetih hareketinin giderek Kuzey Afrika ya oradan İspanya ya ve İtalya ya nasıl ulaştığını anlatıyor Gibbon İstanbul un Araplarca iki kez Ruslarca 4 kez kuşatılmasına da değiniyor Bunların yanında bugünkü Balkan ve Doğu Avrupa ülkelerinin kökenlerini ve Bizans ile ilişkilerini irdeliyor 6 cildin son bölümünün büyük bir kısmını ise Türklere ayırıyor özellikle de Selçuklulara Gaznelilere başkaldırıp halifenin övgülerini kazanan Selçuklu Türklerinin İslam imparatorluğu içinde gittikçe nasıl yükseldiğini Romanus Diogenes in önceki üç savaşı kazandığı halde Malazgirt te nasıl bir bozguna uğradığını detaylandırıyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İndie Yayınları
çev. Asım Baltacıgil
Değerli bayım tarih kitabınızı heyecanla ve yutarcasına okurken bu heyecanımı zarif armağanınızdan dolayı teşekkür etmek ve eserinizin bende uyandırdığı memnuniyeti size iletmek için kesintiye uğratma gereksinimine karşı koyamadım Üslubunuzun değeri konunuzun derinliği bilginizin genişliği bakımlarından kitabınız takdire değer itiraf ederim ki sizi tanımak onuruna erişmemiş olsaydım böyle bir eserin zamanımızda bir İngiliz tarafından yazılmış olmasını yadırgardım Buna gülebilirsiniz ama bana öyle geliyor ki zamanımızdaki yurttaşlarımız akıl almaz ve saçma bir barbarlık içerisine dalmışlar güzel sanatları tümüyle ihmal etmişlerdir Onlardan hiçbir değerli ürün beklememekteyim Bu kentteki bütün aydınların eserinize hayran olmakta ve devamını özlemle beklemekte birleştiklerini öğrenmekle benim gibi sizin de memnun olacağınızdan eminim David Hume img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Arkeoloji ve Sanat Yayınları
Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi ünlü İngiliz tarihçisi Edward Gibbon un 1713 1794 başyapıtıdır Özellikle tarihsel olaylar arasındaki neden sonuç ilişkilerini değerlendirmede yeni boyutlar getirmiş olan Gibbon anlatım biçimi yönünden de XX yüzyıl tarihçiliğinin öncülerindendir Bu kitap daha önce Asım Baltacıgil tarafından uzun ve titiz bir çalışma sonucu çevrilerek BFS Yayınları nca 1987 1988 yıllarında yayınlanan Gibbon un Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin devamı olan iki kitabıdır Bu kitapta çeşitli savaşlar antlaşmalar nedenleri ve sonuçları ile etraflıca anlatılırken hukuksal alanda yapılan yeniliklere de değinilmiş Bizans ın siyasi profilinin yanısıra gündelik yaşama da ışık tutulmuştur

Arkeoloji ve Sanat Yayınları

Arkeoloji ve Sanat Yayınları
Roma İmparatorluğunun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi ünlü İngiliz tarihçisi Edward Gibbonun 1713 1794 başyapıtıdır Özellikle tarihsel olaylar arasındaki neden sonuç ilişkilerini değerlendirmede yeni boyutlar getirmiş olan Gibbon anlatım biçimi yönünden de XX yüzyıl tarihçiliğinin öncülerindendir Bu kitap daha önce Asım Baltacıgil tarafından uzun ve titiz bir çalışma sonucu çevrilerek BFS Yayınlarınca 1987 1988 yıllarında yayınlanan Gibbonun Roma İmparatorluğunun Gerileyiş ve Çöküş Tarihinin devamı olan iki kitabıdır Bu kitapta çeşitli savaşlar antlaşmalar nedenleri ve sonuçları ile etraflıca anlatılırken hukuksal alanda yapılan yeniliklere de değinilmiş Bizansın siyasi profilinin yanısıra gündelik yaşama da ışık tutulmuştur

Serüven Yayınevi
29 Mayıs 1453 Salı şafağı Konstantinopolis in Theodosius surlarında son Roma imparatoru bir Augustus un bir Konstantin in bir Justinianus un meşru halefi XI Konstantin Dragazes erguvani pelerinini çıkarır kılıcını çeker ve kalabalığın içine atılır Bir daha asla bulunamaz Yedi tepe üzerinde Romulus un kasabasını kurmasından iki bin iki yüz altı yıl sonra Roma fikri o sabah son nefesini Boğaz a verir aynı sabah surlarınn aşan yirmi bir yaşındaki Sultan II Mehmed dünya tarihinde bir başka çağı açar Edward Gibbon ın Decline and Fall unun bu son cildi beş cildin biriktirdiği tüm dramatik enerjiyi tek bir final sahnesine boşaltır Hristiyan Haçlıların 1204 te Konstantinopolis i kendi kardeşlerinden çalmasıyla başlayan o utanç verici Latin İstilası İznik in sürgün imparatorlarının altmış yıllık inatla şehri geri alışı Selçukluların 1071 de Malazgirt te açtığı kapıdan Türklerin Anadolu yu yurt edinişi Söğüt te küçük bir uç beyliğinin Bursa Edirne ve nihayet Konstantinopolis i fetheden bir imparatorluğa dönüşümü Timur un 1402 de Ankara da Bayezid i tutsak etmesiyle tüm hesapların altüst oluşu ve son olarak bin beş yüz yıllık destanın perdesini kapatan o efsanevî yirmi sekiz Mayıs gecesi yarı yıkık surların önünde mum ışığında toplanmış son Romalılar dolu Ayasofya dışarıda Sultan ın muazzam topları Gibbon bu son cildi başladığı yere dönerek kapatır yine Roma Capitolium unun harabelerinde yine aynı keşişlerin akşam duasında Yirmi yıl Sekiz cilt On iki yüzyıl Tek bir adamın kalemi Edebiyatın tarihin ve insan zekâsının zirvelerinden biri burada sona eriyor ve okuyucu Gibbon la birlikte o akşam yıkıntıların ne olduğunu artık biliyor bir uygarlığın değil bir fikrin kalıntıları Klasiklerin klasiği kütüphanenizin olmazsa olmazı ömrünüzün eserlerinden biri Tanıtım Bülteninden

Serüven Yayınevi
29 Mayıs 1453 Salı şafağı Konstantinopolis in Theodosius surlarında son Roma imparatoru bir Augustus un bir Konstantin in bir Justinianus un meşru halefi XI Konstantin Dragazes erguvani pelerinini çıkarır kılıcını çeker ve kalabalığın içine atılır Bir daha asla bulunamaz Yedi tepe üzerinde Romulus un kasabasını kurmasından iki bin iki yüz altı yıl sonra Roma fikri o sabah son nefesini Boğaz a verir aynı sabah surlarınn aşan yirmi bir yaşındaki Sultan II Mehmed dünya tarihinde bir başka çağı açar Edward Gibbon ın Decline and Fall unun bu son cildi beş cildin biriktirdiği tüm dramatik enerjiyi tek bir final sahnesine boşaltır Hristiyan Haçlıların 1204 te Konstantinopolis i kendi kardeşlerinden çalmasıyla başlayan o utanç verici Latin İstilası İznik in sürgün imparatorlarının altmış yıllık inatla şehri geri alışı Selçukluların 1071 de Malazgirt te açtığı kapıdan Türklerin Anadolu yu yurt edinişi Söğüt te küçük bir uç beyliğinin Bursa Edirne ve nihayet Konstantinopolis i fetheden bir imparatorluğa dönüşümü Timur un 1402 de Ankara da Bayezid i tutsak etmesiyle tüm hesapların altüst oluşu ve son olarak bin beş yüz yıllık destanın perdesini kapatan o efsanevî yirmi sekiz Mayıs gecesi yarı yıkık surların önünde mum ışığında toplanmış son Romalılar dolu Ayasofya dışarıda Sultan ın muazzam topları Gibbon bu son cildi başladığı yere dönerek kapatır yine Roma Capitolium unun harabelerinde yine aynı keşişlerin akşam duasında Yirmi yıl Sekiz cilt On iki yüzyıl Tek bir adamın kalemi Edebiyatın tarihin ve insan zekâsının zirvelerinden biri burada sona eriyor ve okuyucu Gibbon la birlikte o akşam yıkıntıların ne olduğunu artık biliyor bir uygarlığın değil bir fikrin kalıntıları Klasiklerin klasiği kütüphanenizin olmazsa olmazı ömrünüzün eserlerinden biri

Serüven Yayınevi
15 Ekim 1764 Genç bir İngiliz Roma Capitolium unun harabeleri arasında oturmuş yıkık tapınakların gölgesinde çıplak ayaklı keşişlerin akşam duasını dinliyor O an aklına bir fikir düşüyor sonraki yirmi yılını adayacağı Batı düşüncesini sarsacak bir fikir İnsanlığın bilinen en görkemli imparatorluğu nasıl yıkıldı Edward Gibbon ın 1776 da yayımlandığında okuyucularını şaşkına çeviren bu başyapıtı basit bir tarih kitabı değildir bir uygarlığın iç çürümesinin anatomisidir Gibbon üstün bir üslupla Voltaire in keskinliği Tacitus un soğukkanlılığı ve Hume un şüpheciliğiyle Antoninler çağının altın yıllarından üçüncü yüzyıl kaosuna uzanan büyük çöküşü adım adım anlatır Commodus un çılgınlıklarını Caracalla nın zalimliğini Praetoryen muhafızların imparatorluğu açık artırmaya çıkarmasını ordunun disiplinden çıkışını Eserin yayımlandığı gün skandal koptu Gibbon Roma nın çöküşünden Hristiyanlığı ve barbarları sorumlu tutarken Aydınlanma nın bütün cesaretini sayfalarına döktü İki buçuk asır sonra hâlâ tartışılıyor çünkü Gibbon yalnızca Roma yı değil her güçlü uygarlığın ölümlülüğünü anlatıyor Bu Cilt I modern tarih yazıcılığının kurucu metni İngiliz nesrinin başyapıtı Batı kanonunun olmazsa olmazı ve dürüstçe söylemek gerekirse eline alanın bir daha bırakamayacağı türden bir kitap Kütüphanenizde bir tek kitap olacaksa bu olmalı Tanıtım Bülteninden

SERÜVEN KİTAP
29 Mayıs 1453 Salı şafağı Konstantinopolis in Theodosius surlarında son Roma imparatoru bir Augustus un bir Konstantin in bir Justinianus un meşru halefi XI Konstantin Dragazes erguvani pelerinini çıkarır kılıcını çeker ve kalabalığın içine atılır Bir daha asla bulunamaz Yedi tepe üzerinde Romulus un kasabasını kurmasından iki bin iki yüz altı yıl sonra Roma fikri o sabah son nefesini Boğaz a verir aynı sabah surlarınn aşan yirmi bir yaşındaki Sultan II Mehmed dünya tarihinde bir başka çağı açar Edward Gibbon ın Decline and Fall unun bu son cildi beş cildin biriktirdiği tüm dramatik enerjiyi tek bir final sahnesine boşaltır Hristiyan Haçlıların 1204 te Konstantinopolis i kendi kardeşlerinden çalmasıyla başlayan o utanç verici Latin İstilası İznik in sürgün imparatorlarının altmış yıllık inatla şehri geri alışı Selçukluların 1071 de Malazgirt te açtığı kapıdan Türklerin Anadolu yu yurt edinişi Söğüt te küçük bir uç beyliğinin Bursa Edirne ve nihayet Konstantinopolis i fetheden bir imparatorluğa dönüşümü Timur un 1402 de Ankara da Bayezid i tutsak etmesiyle tüm hesapların altüst oluşu ve son olarak bin beş yüz yıllık destanın perdesini kapatan o efsanevî yirmi sekiz Mayıs gecesi yarı yıkık surların önünde mum ışığında toplanmış son Romalılar dolu Ayasofya dışarıda Sultan ın muazzam topları Gibbon bu son cildi başladığı yere dönerek kapatır yine Roma Capitolium unun harabelerinde yine aynı keşişlerin akşam duasında Yirmi yıl Sekiz cilt On iki yüzyıl Tek bir adamın kalemi Edebiyatın tarihin ve insan zekâsının zirvelerinden biri burada sona eriyor ve okuyucu Gibbon la birlikte o akşam yıkıntıların ne olduğunu artık biliyor bir uygarlığın değil bir fikrin kalıntıları Klasiklerin klasiği kütüphanenizin olmazsa olmazı ömrünüzün eserlerinden biri

Serüven Yayınevi
15 Ekim 1764 Genç bir İngiliz Roma Capitolium unun harabeleri arasında oturmuş yıkık tapınakların gölgesinde çıplak ayaklı keşişlerin akşam duasını dinliyor O an aklına bir fikir düşüyor sonraki yirmi yılını adayacağı Batı düşüncesini sarsacak bir fikir İnsanlığın bilinen en görkemli imparatorluğu nasıl yıkıldı Edward Gibbon ın 1776 da yayımlandığında okuyucularını şaşkına çeviren bu başyapıtı basit bir tarih kitabı değildir bir uygarlığın iç çürümesinin anatomisidir Gibbon üstün bir üslupla Voltaire in keskinliği Tacitus un soğukkanlılığı ve Hume un şüpheciliğiyle Antoninler çağının altın yıllarından üçüncü yüzyıl kaosuna uzanan büyük çöküşü adım adım anlatır Commodus un çılgınlıklarını Caracalla nın zalimliğini Praetoryen muhafızların imparatorluğu açık artırmaya çıkarmasını ordunun disiplinden çıkışını Eserin yayımlandığı gün skandal koptu Gibbon Roma nın çöküşünden Hristiyanlığı ve barbarları sorumlu tutarken Aydınlanma nın bütün cesaretini sayfalarına döktü İki buçuk asır sonra hâlâ tartışılıyor çünkü Gibbon yalnızca Roma yı değil her güçlü uygarlığın ölümlülüğünü anlatıyor Bu Cilt I modern tarih yazıcılığının kurucu metni İngiliz nesrinin başyapıtı Batı kanonunun olmazsa olmazı ve dürüstçe söylemek gerekirse eline alanın bir daha bırakamayacağı türden bir kitap Kütüphanenizde bir tek kitap olacaksa bu olmalı

Serüven Yayınevi
29 Mayıs 1453 Salı şafağı Konstantinopolis in Theodosius surlarında son Roma imparatoru bir Augustus un bir Konstantin in bir Justinianus un meşru halefi XI Konstantin Dragazes erguvani pelerinini çıkarır kılıcını çeker ve kalabalığın içine atılır Bir daha asla bulunamaz Yedi tepe üzerinde Romulus un kasabasını kurmasından iki bin iki yüz altı yıl sonra Roma fikri o sabah son nefesini Boğaz a verir aynı sabah surlarınn aşan yirmi bir yaşındaki Sultan II Mehmed dünya tarihinde bir başka çağı açar Edward Gibbon ın Decline and Fall unun bu son cildi beş cildin biriktirdiği tüm dramatik enerjiyi tek bir final sahnesine boşaltır Hristiyan Haçlıların 1204 te Konstantinopolis i kendi kardeşlerinden çalmasıyla başlayan o utanç verici Latin İstilası İznik in sürgün imparatorlarının altmış yıllık inatla şehri geri alışı Selçukluların 1071 de Malazgirt te açtığı kapıdan Türklerin Anadolu yu yurt edinişi Söğüt te küçük bir uç beyliğinin Bursa Edirne ve nihayet Konstantinopolis i fetheden bir imparatorluğa dönüşümü Timur un 1402 de Ankara da Bayezid i tutsak etmesiyle tüm hesapların altüst oluşu ve son olarak bin beş yüz yıllık destanın perdesini kapatan o efsanevî yirmi sekiz Mayıs gecesi yarı yıkık surların önünde mum ışığında toplanmış son Romalılar dolu Ayasofya dışarıda Sultan ın muazzam topları Gibbon bu son cildi başladığı yere dönerek kapatır yine Roma Capitolium unun harabelerinde yine aynı keşişlerin akşam duasında Yirmi yıl Sekiz cilt On iki yüzyıl Tek bir adamın kalemi Edebiyatın tarihin ve insan zekâsının zirvelerinden biri burada sona eriyor ve okuyucu Gibbon la birlikte o akşam yıkıntıların ne olduğunu artık biliyor bir uygarlığın değil bir fikrin kalıntıları Klasiklerin klasiği kütüphanenizin olmazsa olmazı ömrünüzün eserlerinden biri

Serüven Yayınevi
Elli yıl Yirmi altı imparator Yirmi altısının yirmi beşi şiddetle ölüyor Tarihçilerin Üçüncü Yüzyıl Krizi dediği bu büyük kaos çağında Roma İmparatorluğu yedi yüzyıllık görkeminin ardından kendi içinden çatlıyor Doğuda yeni doğan Sasani Persleri Roma ordularını ezip imparator Valerianus u esir alıyor bir Roma imparatorunun başına gelmiş en ağır aşağılanma Kuzeyde Got Frank ve Alaman akınları sınırları paramparça ediyor Galya da Suriye de Mısır da ayrı imparatorlar taç giyiyor Otuz Tiran diye anılan o tuhaf kanlı ve unutulmaz galeri Para çöküyor salgın yayılıyor şehirler boşalıyor Ama imparatorluk uçurumun kıyısındayken askerî dehâ Aurelianus tek başına bütün cepheleri toparlıyor Diocletianus reformlarıyla devleti yeniden inşa ediyor Roma yıkılmıyor dönüşüyor Edward Gibbon Decline and Fall un bu olağanüstü ikinci cildinde yıkım eşiğindeki bir uygarlığın kendini nasıl yeniden yarattığını eşsiz üslubuyla anlatır Klasik Roma nın sona erip Geç Antikçağ ın doğduğu o büyük dönüşümün hikâyesi ve modern okuyucunun tek bir cümlede özetleyebileceği derslerin kiastinin öneceği derslerin kitabı Çöküş kaçınılmaz değildir ama ucuz da değildir Tarih yazıcılığının zirvesi edebiyatın başyapıtı kütüphanelerin vazgeçilmezi Tanıtım Bülteninden

Serüven Yayınevi
9 Ağustos 378 Adrianopolis ovasında imparator Valens ordusunun büyük bölümüyle birlikte Gotların kılıcından geçer Bir günde Roma dört yüz yıllık askerî üstünlüğünü yitirir o günden sonra Batı bir daha asla aynı olmaz Edward Gibbon ın Decline and Fall unun bu dördüncü cildi başlığında vaat ettiği büyüm ettiği büyüt yıkımın gerçekten başladığı cilttir Theodosius un kanlı zaferleri kadim tapınakların kapanması Olimpos tanrılarının binlerce yıllık sessizliğinin başlangıcı Hristiyan ortodoksisinin sapkınları yargıladığı ilk konsiller imparatorluğun Doğu ve Batı diye ikiye bölünmesi Alarik in Gotlarının bin yılda hiç düşmemiş Roma şehrinin kapılarına dayanışı Gibbon antik dünyanın yavaş yavaş eriyişini eşsiz bir soğukkanlılıkla anlatır bir taraftan Stilicho gibi yarı barbar generallerin imparatorluğu son anda kurtarma çabaları diğer diğer taraftan saraylarda dönen entrikalar ordularda Got askerlerinin çoğunluğa ulaşması ve Romalı olmanın artık ne anlama geldiği sorusu Bu sadece bir çöküşün değil bir uygarlığın kendi kimliğini kaybedişinin uyarımılcesinin hikâyesidir sınırların içeriden iğerler eridiği kurumların adlarıyla yaşadığı ama ruhunu çoktan yitirdiği o garip ara dönem Gibbon ın kalemi keskin ironisi acımasız kavrayışı modern yirmi birinci yüzyıl okuyucusu bu sayfaları okurk sık sık başını kaldıracak Tarih tekerrür etmez ama kafiyelidir Klasiklerin klasiği kütüphanenizin olmazsa olmazı Tanıtım Bülteninden

Serüven Yayınevi
Edward Gibbon bizi Roma dünyasının en görkemli ve aynı zamanda en trajik dönüşümüne tanık olmaya davet ediyor Justinianus un imparatorluk rüyası Renovatio Imperii Akdeniz i bir kez daha Roma gölü yapma çabası ancak bir veba salgını ve Pers istilalarıyla sarsılan bir çaba Gibbon Justinianus un kanun derlemelerinden Nika isyanlarına Ayasofya nın inşasından Got Savaşı nın felaketlerine kadar bu ikinci hayatın destanını titiz bir eleştiri ve eşsiz bir ironiyle anlatıyor İmparatorluğun kalbi artık Roma da değil Konstantinopolis te atmaktadır ve kadim Roma yerini yeni bir Hristiyan Grek Romalı sentezine bırakmaktadır Bu bir son değil bir başlangıcın ve bir uygarlığın hayatta kalma mücadelesinin hikâyesidir Gibbon ın son sözü başladıktan yirmi yıl sonra yine harabelerin ortasında noktalanır Klasiklerin klasiği her kütüphanenin olmazsa olmazı tarihin ve insan zekâsının zirvelerinden biri Tanıtım Bülteninden

Serüven Yayınevi
9 Ağustos 378 Adrianopolis ovasında imparator Valens ordusunun büyük bölümüyle birlikte Gotların kılıcından geçer Bir günde Roma dört yüz yıllık askerî üstünlüğünü yitirir o günden sonra Batı bir daha asla aynı olmaz Edward Gibbon ın Decline and Fall unun bu dördüncü cildi başlığında vaat ettiği büyüm ettiği büyüt yıkımın gerçekten başladığı cilttir Theodosius un kanlı zaferleri kadim tapınakların kapanması Olimpos tanrılarının binlerce yıllık sessizliğinin başlangıcı Hristiyan ortodoksisinin sapkınları yargıladığı ilk konsiller imparatorluğun Doğu ve Batı diye ikiye bölünmesi Alarik in Gotlarının bin yılda hiç düşmemiş Roma şehrinin kapılarına dayanışı Gibbon antik dünyanın yavaş yavaş eriyişini eşsiz bir soğukkanlılıkla anlatır bir taraftan Stilicho gibi yarı barbar generallerin imparatorluğu son anda kurtarma çabaları diğer diğer taraftan saraylarda dönen entrikalar ordularda Got askerlerinin çoğunluğa ulaşması ve Romalı olmanın artık ne anlama geldiği sorusu Bu sadece bir çöküşün değil bir uygarlığın kendi kimliğini kaybedişinin uyarımılcesinin hikâyesidir sınırların içeriden iğerler eridiği kurumların adlarıyla yaşadığı ama ruhunu çoktan yitirdiği o garip ara dönem Gibbon ın kalemi keskin ironisi acımasız kavrayışı modern yirmi birinci yüzyıl okuyucusu bu sayfaları okurk sık sık başını kaldıracak Tarih tekerrür etmez ama kafiyelidir Klasiklerin klasiği kütüphanenizin olmazsa olmazı Tanıtım Bülteninden

Serüven Yayınevi
Şubat 1776 Londra Edward Gibbon ın Decline and Fall unun ilk cildi yayımlanır yayımlanmaz baş yapıt ilan edilir ama kitabın son iki bölümü Avrupa yı ikiye böler Gibbon kibar İngiliz nesrinin altına gizlediği iğneli ironisiyle olağanüstü cesur bir soru sormuştur Roma yı çürüten içeriden bir hastalık mıydı ve o hastalığın adı Hristiyanlık olabilir miydi Piskoposlar minberlerden lanet okurlar Voltaire alkışlar kitap haftalar içinde altı baskı yapar ve modern tarih yazıcılığı doğar Bu üçüncü cilt fırtına kopartan o ünlü on beşinci ve on altıncı bölümleri içerir yeni bir dinin Roma topraklarında nasıl yayıldığının on iki resulden Konstantinus a uzanan üç yüz yıllık sessiz devrimin Diocletianus un son zulümlerinden Milvius Köprüsü ndeki o kader anına bu işaretle galip uzanan büyük dönüşümün anatomisidir Konstantinus tahta çıkar Hristiyanlığı imparatorluğun resmî dini yapar başkenti Bizans a taşır ve antik dünya artık eskisi gibi olmaz Gibbon bu sahneleri filozofun soğukkanlılığı ve şüphecinin keskinliğiyle anlatır ne din savunucusu ne de din düşmanıdır sadece gerçekçi arar Tam da bu yüzden iki buçuk yüzyıldır kimse onu susturamadı Batı düşüncesinin en cesur sayfaları modern tarih biliminin doğum belgesi kütüphanenizin olmazsa olmazı Tanıtım Bülteninden

SERÜVEN KİTAP
15 Ekim 1764 Genç bir İngiliz Roma Capitolium unun harabeleri arasında oturmuş yıkık tapınakların gölgesinde çıplak ayaklı keşişlerin akşam duasını dinliyor O an aklına bir fikir düşüyor sonraki yirmi yılını adayacağı Batı düşüncesini sarsacak bir fikir İnsanlığın bilinen en görkemli imparatorluğu nasıl yıkıldı Edward Gibbon ın 1776 da yayımlandığında okuyucularını şaşkına çeviren bu başyapıtı basit bir tarih kitabı değildir bir uygarlığın iç çürümesinin anatomisidir Gibbon üstün bir üslupla Voltaire in keskinliği Tacitus un soğukkanlılığı ve Hume un şüpheciliğiyle Antoninler çağının altın yıllarından üçüncü yüzyıl kaosuna uzanan büyük çöküşü adım adım anlatır Commodus un çılgınlıklarını Caracalla nın zalimliğini Praetoryen muhafızların imparatorluğu açık artırmaya çıkarmasını ordunun disiplinden çıkışını Eserin yayımlandığı gün skandal koptu Gibbon Roma nın çöküşünden Hristiyanlığı ve barbarları sorumlu tutarken Aydınlanma nın bütün cesaretini sayfalarına döktü İki buçuk asır sonra hâlâ tartışılıyor çünkü Gibbon yalnızca Roma yı değil her güçlü uygarlığın ölümlülüğünü anlatıyor Bu Cilt I modern tarih yazıcılığının kurucu metni İngiliz nesrinin başyapıtı Batı kanonunun olmazsa olmazı ve dürüstçe söylemek gerekirse eline alanın bir daha bırakamayacağı türden bir kitap Kütüphanenizde bir tek kitap olacaksa bu olmalı

Serüven Yayınevi
Elli yıl Yirmi altı imparator Yirmi altısının yirmi beşi şiddetle ölüyor Tarihçilerin Üçüncü Yüzyıl Krizi dediği bu büyük kaos çağında Roma İmparatorluğu yedi yüzyıllık görkeminin ardından kendi içinden çatlıyor Doğuda yeni doğan Sasani Persleri Roma ordularını ezip imparator Valerianus u esir alıyor bir Roma imparatorunun başına gelmiş en ağır aşağılanma Kuzeyde Got Frank ve Alaman akınları sınırları paramparça ediyor Galya da Suriye de Mısır da ayrı imparatorlar taç giyiyor Otuz Tiran diye anılan o tuhaf kanlı ve unutulmaz galeri Para çöküyor salgın yayılıyor şehirler boşalıyor Ama imparatorluk uçurumun kıyısındayken askerî dehâ Aurelianus tek başına bütün cepheleri toparlıyor Diocletianus reformlarıyla devleti yeniden inşa ediyor Roma yıkılmıyor dönüşüyor Edward Gibbon Decline and Fall un bu olağanüstü ikinci cildinde yıkım eşiğindeki bir uygarlığın kendini nasıl yeniden yarattığını eşsiz üslubuyla anlatır Klasik Roma nın sona erip Geç Antikçağ ın doğduğu o büyük dönüşümün hikâyesi ve modern okuyucunun tek bir cümlede özetleyebileceği derslerin kiastinin öneceği derslerin kitabı Çöküş kaçınılmaz değildir ama ucuz da değildir Tarih yazıcılığının zirvesi edebiyatın başyapıtı kütüphanelerin vazgeçilmezi

Serüven Yayınevi
27 Kasım 1095 Fransa nın Clermont kasabasında Papa II Urbanus açık havadaki kalabalığa el kaldırıp tarihin akışını değiştirecek üç kelime söyler Deus vult Tanrı böyle istiyor Bir yıl sonra Avrupa dan kalkan yüz binlerce Hristiyan Kudüs e doğru yürürken Ortaçağ ın belki de en şaşırtıcı sahnesi başlamış olur Edward Gibbon ın Decline and Fall unun yedinci cildi beş yüzyıllık devasa bir dönüşümü kucaklar Cilt VI nın Justinianus rüyası dağıldıktan sonra Doğu Roma nın hayatta kalmak için verdiği muhteşem mücadeleyi Cilt yedinci yüzyılda Arabistan çöllerinden yükselen Hz Muhammed in çağrısıyla açılır Halid bin Velid in dolu dizgin atlarıyla Suriye Mısır İran Afrika ve İspanya bir nesilde fethedilir Halifelik İskenderiye den Endülüs e uzanan dünya tarihinin en hızlı genişlemelerinden birini gerçekleştirir Bu arada Konstantinopolis iki büyük Arap kuşatmasında 674 te ve 717 de Greek ateşinin ve III Leo nun olağanüstü direnişiyle kalır ikonoklazma kavgası imparatorluğu yüz yıl bölünmüş tutar papalık Frank krallarına dayanıp Batı da kendi dünyasını kurar Bağdat Halife el Memun un sarayında Antik Yunan felsefesi Arapçaya çevrilirken Avrupa hâlâ karanlığa gömülüdür Sonra X yüzyılda Bizans Makedon hanedanıyla şaşırtıcı bir Rönesans yaşar ve bu olağanüstü iki yüz yılın ardından Urbanus un 1095 teki çağrısı Doğu ile Batı yı ilk kez aynı ateşin etrafında karşı karşıya getirir Gibbon bu cildi yine paradokslar ve ironilerle anlatır bir dinin nasıl bir dünya gücüne dönüştüğünü bir başka imparatorluğun yıkılması beklenirken nasıl bin yıl daha yaşadığını ve uygarlıkların nasıl birbirinden korkarken birbirini var ettiğini gösterir Bu cilt sadece Roma nın değil modern Akdeniz dünyasının doğum hikâyesidir Tanıtım Bülteninden

Serüven Yayınevi
29 Mayıs 1453 Salı şafağı Konstantiniyye nin Theodosius surlarında son Roma imparatoru bir Augustus un bir Konstantinus un Justinianus un meşru halefi Konstantinus Dragazes erguvani pplerrinini çıkarır kılıcını çeker ve kalabalığın içine atılır Bir daha asla bulunamaz Bin beş yüz iki yüz yıl önce Romulus unn yedi tepe üzerinde kurduğu kasaba o sabah son nefesini Boğaz a verir Edward Gibbon ın muazzam başyapıtının altıncı ve son cildi Batı nın 476 da çöktüğü yerden başlayıp on dokuz uzun yüzyılı aşan bu ikinci hayatın Doğu Roma nın yani Bizans ın sonuna kadarki destanını anlatır Justinianus un Akdeniz i yeniden Roma gölü yapma rüyası ve Ayasofya nın inşası Heraklios un Persler karşısındaki son antik zaferi çölden yükselen yeni bir dinin yedienj İmparatorluğu nun Şarlman la birlikte Batı da yeni bir Roma denemesi Haçlıların 1204 te Konstantiniyye yi kendi Hristiyan kardeşlerinden çalması Türklerin Anadolu ya inişi Komnenos hanedanının uzun direnişi Selçukluların ve Osmanlıların yükselişi ve son olarak bin beş yüz yıllık bu büyük hikâyenin perdesini kapatan o efsanevi yirmi sekiz Mayıs gecesi yarı yıkık surların önünde toplanmış son Romalılar dolu Ayasofya ışıtlas dolu Ayasofya ışıkta titreyen mumlar dışarıda Sultan ın topları Gibbon bu son cildi kendi kalemiyle yine aynı yerde Roma Capitolium unun harabelerinde noktalar başladığı yere döner Yirmi yıl Altı cilt On iki yüzyıl Tek bir adamın eseri Edebiyatın tarihin ve insan zekâsının zirvelerinden biri burada sona eriyor ve okuyucu Gibbon la birlikte o akşam Capitolium harabelerinde otururken yıkıntıların gerçekten ne olduğunu artık biliyor bir uygarlığın değil bir fikrin kalıntıları Klasiklerin klasiği kütüphanenizin olmazsa olmazı ömrünüzün eserlerinden biri Tanıtım Bülteninden

Serüven Yayınevi
Edward Gibbon bizi Roma dünyasının en görkemli ve aynı zamanda en trajik dönüşümüne tanık olmaya davet ediyor Justinianus un imparatorluk rüyası Renovatio Imperii Akdeniz i bir kez daha Roma gölü yapma çabası ancak bir veba salgını ve Pers istilalarıyla sarsılan bir çaba Gibbon Justinianus un kanun derlemelerinden Nika isyanlarına Ayasofya nın inşasından Got Savaşı nın felaketlerine kadar bu ikinci hayatın destanını titiz bir eleştiri ve eşsiz bir ironiyle anlatıyor İmparatorluğun kalbi artık Roma da değil Konstantinopolis te atmaktadır ve kadim Roma yerini yeni bir Hristiyan Grek Romalı sentezine bırakmaktadır Bu bir son değil bir başlangıcın ve bir uygarlığın hayatta kalma mücadelesinin hikâyesidir Gibbon ın son sözü başladıktan yirmi yıl sonra yine harabelerin ortasında noktalanır Klasiklerin klasiği her kütüphanenin olmazsa olmazı tarihin ve insan zekâsının zirvelerinden biri

Serüven Yayınevi
9 Ağustos 378 Adrianopolis ovasında imparator Valens ordusunun büyük bölümüyle birlikte Gotların kılıcından geçer Bir günde Roma dört yüz yıllık askerî üstünlüğünü yitirir o günden sonra Batı bir daha asla aynı olmaz Edward Gibbon ın Decline and Fall unun bu dördüncü cildi başlığında vaat ettiği büyüm ettiği büyüt yıkımın gerçekten başladığı cilttir Theodosius un kanlı zaferleri kadim tapınakların kapanması Olimpos tanrılarının binlerce yıllık sessizliğinin başlangıcı Hristiyan ortodoksisinin sapkınları yargıladığı ilk konsiller imparatorluğun Doğu ve Batı diye ikiye bölünmesi Alarik in Gotlarının bin yılda hiç düşmemiş Roma şehrinin kapılarına dayanışı Gibbon antik dünyanın yavaş yavaş eriyişini eşsiz bir soğukkanlılıkla anlatır bir taraftan Stilicho gibi yarı barbar generallerin imparatorluğu son anda kurtarma çabaları diğer diğer taraftan saraylarda dönen entrikalar ordularda Got askerlerinin çoğunluğa ulaşması ve Romalı olmanın artık ne anlama geldiği sorusu Bu sadece bir çöküşün değil bir uygarlığın kendi kimliğini kaybedişinin uyarımılcesinin hikâyesidir sınırların içeriden iğerler eridiği kurumların adlarıyla yaşadığı ama ruhunu çoktan yitirdiği o garip ara dönem Gibbon ın kalemi keskin ironisi acımasız kavrayışı modern yirmi birinci yüzyıl okuyucusu bu sayfaları okurk sık sık başını kaldıracak Tarih tekerrür etmez ama kafiyelidir Klasiklerin klasiği kütüphanenizin olmazsa olmazı

Serüven Yayınevi
Şubat 1776 Londra Edward Gibbon ın Decline and Fall unun ilk cildi yayımlanır yayımlanmaz baş yapıt ilan edilir ama kitabın son iki bölümü Avrupa yı ikiye böler Gibbon kibar İngiliz nesrinin altına gizlediği iğneli ironisiyle olağanüstü cesur bir soru sormuştur Roma yı çürüten içeriden bir hastalık mıydı ve o hastalığın adı Hristiyanlık olabilir miydi Piskoposlar minberlerden lanet okurlar Voltaire alkışlar kitap haftalar içinde altı baskı yapar ve modern tarih yazıcılığı doğar Bu üçüncü cilt fırtına kopartan o ünlü on beşinci ve on altıncı bölümleri içerir yeni bir dinin Roma topraklarında nasıl yayıldığının on iki resulden Konstantinus a uzanan üç yüz yıllık sessiz devrimin Diocletianus un son zulümlerinden Milvius Köprüsü ndeki o kader anına bu işaretle galip uzanan büyük dönüşümün anatomisidir Konstantinus tahta çıkar Hristiyanlığı imparatorluğun resmî dini yapar başkenti Bizans a taşır ve antik dünya artık eskisi gibi olmaz Gibbon bu sahneleri filozofun soğukkanlılığı ve şüphecinin keskinliğiyle anlatır ne din savunucusu ne de din düşmanıdır sadece gerçekçi arar Tam da bu yüzden iki buçuk yüzyıldır kimse onu susturamadı Batı düşüncesinin en cesur sayfaları modern tarih biliminin doğum belgesi kütüphanenizin olmazsa olmazı

Serüven Yayınevi
15 Ekim 1764 Genç bir İngiliz Roma Capitolium unun harabeleri arasında oturmuş yıkık tapınakların gölgesinde çıplak ayaklı keşişlerin akşam duasını dinliyor O an aklına bir fikir düşüyor sonraki yirmi yılını adayacağı Batı düşüncesini sarsacak bir fikir İnsanlığın bilinen en görkemli imparatorluğu nasıl yıkıldı Edward Gibbon ın 1776 da yayımlandığında okuyucularını şaşkına çeviren bu başyapıtı basit bir tarih kitabı değildir bir uygarlığın iç çürümesinin anatomisidir Gibbon üstün bir üslupla Voltaire in keskinliği Tacitus un soğukkanlılığı ve Hume un şüpheciliğiyle Antoninler çağının altın yıllarından üçüncü yüzyıl kaosuna uzanan büyük çöküşü adım adım anlatır Commodus un çılgınlıklarını Caracalla nın zalimliğini Praetoryen muhafızların imparatorluğu açık artırmaya çıkarmasını ordunun disiplinden çıkışını Eserin yayımlandığı gün skandal koptu Gibbon Roma nın çöküşünden Hristiyanlığı ve barbarları sorumlu tutarken Aydınlanma nın bütün cesaretini sayfalarına döktü İki buçuk asır sonra hâlâ tartışılıyor çünkü Gibbon yalnızca Roma yı değil her güçlü uygarlığın ölümlülüğünü anlatıyor Bu Cilt I modern tarih yazıcılığının kurucu metni İngiliz nesrinin başyapıtı Batı kanonunun olmazsa olmazı ve dürüstçe söylemek gerekirse eline alanın bir daha bırakamayacağı türden bir kitap Kütüphanenizde bir tek kitap olacaksa bu olmalı

Serüven Yayınevi
29 Mayıs 1453 Salı şafağı Konstantinopolis in Theodosius surlarında son Roma imparatoru bir Augustus un bir Konstantin in bir Justinianus un meşru halefi XI Konstantin Dragazes erguvani pelerinini çıkarır kılıcını çeker ve kalabalığın içine atılır Bir daha asla bulunamaz Yedi tepe üzerinde Romulus un kasabasını kurmasından iki bin iki yüz altı yıl sonra Roma fikri o sabah son nefesini Boğaz a verir aynı sabah surlarınn aşan yirmi bir yaşındaki Sultan II Mehmed dünya tarihinde bir başka çağı açar Edward Gibbon ın Decline and Fall unun bu son cildi beş cildin biriktirdiği tüm dramatik enerjiyi tek bir final sahnesine boşaltır Hristiyan Haçlıların 1204 te Konstantinopolis i kendi kardeşlerinden çalmasıyla başlayan o utanç verici Latin İstilası İznik in sürgün imparatorlarının altmış yıllık inatla şehri geri alışı Selçukluların 1071 de Malazgirt te açtığı kapıdan Türklerin Anadolu yu yurt edinişi Söğüt te küçük bir uç beyliğinin Bursa Edirne ve nihayet Konstantinopolis i fetheden bir imparatorluğa dönüşümü Timur un 1402 de Ankara da Bayezid i tutsak etmesiyle tüm hesapların altüst oluşu ve son olarak bin beş yüz yıllık destanın perdesini kapatan o efsanevî yirmi sekiz Mayıs gecesi yarı yıkık surların önünde mum ışığında toplanmış son Romalılar dolu Ayasofya dışarıda Sultan ın muazzam topları Gibbon bu son cildi başladığı yere dönerek kapatır yine Roma Capitolium unun harabelerinde yine aynı keşişlerin akşam duasında Yirmi yıl Sekiz cilt On iki yüzyıl Tek bir adamın kalemi Edebiyatın tarihin ve insan zekâsının zirvelerinden biri burada sona eriyor ve okuyucu Gibbon la birlikte o akşam yıkıntıların ne olduğunu artık biliyor bir uygarlığın değil bir fikrin kalıntıları Klasiklerin klasiği kütüphanenizin olmazsa olmazı ömrünüzün eserlerinden biri

Serüven Yayınevi
29 Mayıs 1453 Salı şafağı Konstantiniyye nin Theodosius surlarında son Roma imparatoru bir Augustus un bir Konstantinus un Justinianus un meşru halefi Konstantinus Dragazes erguvani pplerrinini çıkarır kılıcını çeker ve kalabalığın içine atılır Bir daha asla bulunamaz Bin beş yüz iki yüz yıl önce Romulus unn yedi tepe üzerinde kurduğu kasaba o sabah son nefesini Boğaz a verir Edward Gibbon ın muazzam başyapıtının altıncı ve son cildi Batı nın 476 da çöktüğü yerden başlayıp on dokuz uzun yüzyılı aşan bu ikinci hayatın Doğu Roma nın yani Bizans ın sonuna kadarki destanını anlatır Justinianus un Akdeniz i yeniden Roma gölü yapma rüyası ve Ayasofya nın inşası Heraklios un Persler karşısındaki son antik zaferi çölden yükselen yeni bir dinin yedienj İmparatorluğu nun Şarlman la birlikte Batı da yeni bir Roma denemesi Haçlıların 1204 te Konstantiniyye yi kendi Hristiyan kardeşlerinden çalması Türklerin Anadolu ya inişi Komnenos hanedanının uzun direnişi Selçukluların ve Osmanlıların yükselişi ve son olarak bin beş yüz yıllık bu büyük hikâyenin perdesini kapatan o efsanevi yirmi sekiz Mayıs gecesi yarı yıkık surların önünde toplanmış son Romalılar dolu Ayasofya ışıtlas dolu Ayasofya ışıkta titreyen mumlar dışarıda Sultan ın topları Gibbon bu son cildi kendi kalemiyle yine aynı yerde Roma Capitolium unun harabelerinde noktalar başladığı yere döner Yirmi yıl Altı cilt On iki yüzyıl Tek bir adamın eseri Edebiyatın tarihin ve insan zekâsının zirvelerinden biri burada sona eriyor ve okuyucu Gibbon la birlikte o akşam Capitolium harabelerinde otururken yıkıntıların gerçekten ne olduğunu artık biliyor bir uygarlığın değil bir fikrin kalıntıları Klasiklerin klasiği kütüphanenizin olmazsa olmazı ömrünüzün eserlerinden biri

SERÜVEN KİTAP
Elli yıl Yirmi altı imparator Yirmi altısının yirmi beşi şiddetle ölüyor Tarihçilerin Üçüncü Yüzyıl Krizi dediği bu büyük kaos çağında Roma İmparatorluğu yedi yüzyıllık görkeminin ardından kendi içinden çatlıyor Doğuda yeni doğan Sasani Persleri Roma ordularını ezip imparator Valerianus u esir alıyor bir Roma imparatorunun başına gelmiş en ağır aşağılanma Kuzeyde Got Frank ve Alaman akınları sınırları paramparça ediyor Galya da Suriye de Mısır da ayrı imparatorlar taç giyiyor Otuz Tiran diye anılan o tuhaf kanlı ve unutulmaz galeri Para çöküyor salgın yayılıyor şehirler boşalıyor Ama imparatorluk uçurumun kıyısındayken askerî dehâ Aurelianus tek başına bütün cepheleri toparlıyor Diocletianus reformlarıyla devleti yeniden inşa ediyor Roma yıkılmıyor dönüşüyor Edward Gibbon Decline and Fall un bu olağanüstü ikinci cildinde yıkım eşiğindeki bir uygarlığın kendini nasıl yeniden yarattığını eşsiz üslubuyla anlatır Klasik Roma nın sona erip Geç Antikçağ ın doğduğu o büyük dönüşümün hikâyesi ve modern okuyucunun tek bir cümlede özetleyebileceği derslerin kiastinin öneceği derslerin kitabı Çöküş kaçınılmaz değildir ama ucuz da değildir Tarih yazıcılığının zirvesi edebiyatın başyapıtı kütüphanelerin vazgeçilmezi

Serüven Yayınevi
15 Ekim 1764 Genç bir İngiliz Roma Capitolium unun harabeleri arasında oturmuş yıkık tapınakların gölgesinde çıplak ayaklı keşişlerin akşam duasını dinliyor O an aklına bir fikir düşüyor sonraki yirmi yılını adayacağı Batı düşüncesini sarsacak bir fikir İnsanlığın bilinen en görkemli imparatorluğu nasıl yıkıldı Edward Gibbon ın 1776 da yayımlandığında okuyucularını şaşkına çeviren bu başyapıtı basit bir tarih kitabı değildir bir uygarlığın iç çürümesinin anatomisidir Gibbon üstün bir üslupla Voltaire in keskinliği Tacitus un soğukkanlılığı ve Hume un şüpheciliğiyle Antoninler çağının altın yıllarından üçüncü yüzyıl kaosuna uzanan büyük çöküşü adım adım anlatır Commodus un çılgınlıklarını Caracalla nın zalimliğini Praetoryen muhafızların imparatorluğu açık artırmaya çıkarmasını ordunun disiplinden çıkışını Eserin yayımlandığı gün skandal koptu Gibbon Roma nın çöküşünden Hristiyanlığı ve barbarları sorumlu tutarken Aydınlanma nın bütün cesaretini sayfalarına döktü İki buçuk asır sonra hâlâ tartışılıyor çünkü Gibbon yalnızca Roma yı değil her güçlü uygarlığın ölümlülüğünü anlatıyor Bu Cilt I modern tarih yazıcılığının kurucu metni İngiliz nesrinin başyapıtı Batı kanonunun olmazsa olmazı ve dürüstçe söylemek gerekirse eline alanın bir daha bırakamayacağı türden bir kitap Kütüphanenizde bir tek kitap olacaksa bu olmalı Tanıtım Bülteninden

SERÜVEN KİTAP
Şubat 1776 Londra Edward Gibbon ın Decline and Fall unun ilk cildi yayımlanır yayımlanmaz baş yapıt ilan edilir ama kitabın son iki bölümü Avrupa yı ikiye böler Gibbon kibar İngiliz nesrinin altına gizlediği iğneli ironisiyle olağanüstü cesur bir soru sormuştur Roma yı çürüten içeriden bir hastalık mıydı ve o hastalığın adı Hristiyanlık olabilir miydi Piskoposlar minberlerden lanet okurlar Voltaire alkışlar kitap haftalar içinde altı baskı yapar ve modern tarih yazıcılığı doğar Bu üçüncü cilt fırtına kopartan o ünlü on beşinci ve on altıncı bölümleri içerir yeni bir dinin Roma topraklarında nasıl yayıldığının on iki resulden Konstantinus a uzanan üç yüz yıllık sessiz devrimin Diocletianus un son zulümlerinden Milvius Köprüsü ndeki o kader anına bu işaretle galip uzanan büyük dönüşümün anatomisidir Konstantinus tahta çıkar Hristiyanlığı imparatorluğun resmî dini yapar başkenti Bizans a taşır ve antik dünya artık eskisi gibi olmaz Gibbon bu sahneleri filozofun soğukkanlılığı ve şüphecinin keskinliğiyle anlatır ne din savunucusu ne de din düşmanıdır sadece gerçekçi arar Tam da bu yüzden iki buçuk yüzyıldır kimse onu susturamadı Batı düşüncesinin en cesur sayfaları modern tarih biliminin doğum belgesi kütüphanenizin olmazsa olmazı

Serüven Yayınevi
Elli yıl Yirmi altı imparator Yirmi altısının yirmi beşi şiddetle ölüyor Tarihçilerin Üçüncü Yüzyıl Krizi dediği bu büyük kaos çağında Roma İmparatorluğu yedi yüzyıllık görkeminin ardından kendi içinden çatlıyor Doğuda yeni doğan Sasani Persleri Roma ordularını ezip imparator Valerianus u esir alıyor bir Roma imparatorunun başına gelmiş en ağır aşağılanma Kuzeyde Got Frank ve Alaman akınları sınırları paramparça ediyor Galya da Suriye de Mısır da ayrı imparatorlar taç giyiyor Otuz Tiran diye anılan o tuhaf kanlı ve unutulmaz galeri Para çöküyor salgın yayılıyor şehirler boşalıyor Ama imparatorluk uçurumun kıyısındayken askerî dehâ Aurelianus tek başına bütün cepheleri toparlıyor Diocletianus reformlarıyla devleti yeniden inşa ediyor Roma yıkılmıyor dönüşüyor Edward Gibbon Decline and Fall un bu olağanüstü ikinci cildinde yıkım eşiğindeki bir uygarlığın kendini nasıl yeniden yarattığını eşsiz üslubuyla anlatır Klasik Roma nın sona erip Geç Antikçağ ın doğduğu o büyük dönüşümün hikâyesi ve modern okuyucunun tek bir cümlede özetleyebileceği derslerin kiastinin öneceği derslerin kitabı Çöküş kaçınılmaz değildir ama ucuz da değildir Tarih yazıcılığının zirvesi edebiyatın başyapıtı kütüphanelerin vazgeçilmezi

SERÜVEN KİTAP
29 Mayıs 1453 Salı şafağı Konstantiniyye nin Theodosius surlarında son Roma imparatoru bir Augustus un bir Konstantinus un Justinianus un meşru halefi Konstantinus Dragazes erguvani pplerrinini çıkarır kılıcını çeker ve kalabalığın içine atılır Bir daha asla bulunamaz Bin beş yüz iki yüz yıl önce Romulus unn yedi tepe üzerinde kurduğu kasaba o sabah son nefesini Boğaz a verir Edward Gibbon ın muazzam başyapıtının altıncı ve son cildi Batı nın 476 da çöktüğü yerden başlayıp on dokuz uzun yüzyılı aşan bu ikinci hayatın Doğu Roma nın yani Bizans ın sonuna kadarki destanını anlatır Justinianus un Akdeniz i yeniden Roma gölü yapma rüyası ve Ayasofya nın inşası Heraklios un Persler karşısındaki son antik zaferi çölden yükselen yeni bir dinin yedienj İmparatorluğu nun Şarlman la birlikte Batı da yeni bir Roma denemesi Haçlıların 1204 te Konstantiniyye yi kendi Hristiyan kardeşlerinden çalması Türklerin Anadolu ya inişi Komnenos hanedanının uzun direnişi Selçukluların ve Osmanlıların yükselişi ve son olarak bin beş yüz yıllık bu büyük hikâyenin perdesini kapatan o efsanevi yirmi sekiz Mayıs gecesi yarı yıkık surların önünde toplanmış son Romalılar dolu Ayasofya ışıtlas dolu Ayasofya ışıkta titreyen mumlar dışarıda Sultan ın topları Gibbon bu son cildi kendi kalemiyle yine aynı yerde Roma Capitolium unun harabelerinde noktalar başladığı yere döner Yirmi yıl Altı cilt On iki yüzyıl Tek bir adamın eseri Edebiyatın tarihin ve insan zekâsının zirvelerinden biri burada sona eriyor ve okuyucu Gibbon la birlikte o akşam Capitolium harabelerinde otururken yıkıntıların gerçekten ne olduğunu artık biliyor bir uygarlığın değil bir fikrin kalıntıları Klasiklerin klasiği kütüphanenizin olmazsa olmazı ömrünüzün eserlerinden biri

Serüven Yayınevi
15 Ekim 1764 Genç bir İngiliz Roma Capitolium unun harabeleri arasında oturmuş yıkık tapınakların gölgesinde çıplak ayaklı keşişlerin akşam duasını dinliyor O an aklına bir fikir düşüyor sonraki yirmi yılını adayacağı Batı düşüncesini sarsacak bir fikir İnsanlığın bilinen en görkemli imparatorluğu nasıl yıkıldı Edward Gibbon ın 1776 da yayımlandığında okuyucularını şaşkına çeviren bu başyapıtı basit bir tarih kitabı değildir bir uygarlığın iç çürümesinin anatomisidir Gibbon üstün bir üslupla Voltaire in keskinliği Tacitus un soğukkanlılığı ve Hume un şüpheciliğiyle Antoninler çağının altın yıllarından üçüncü yüzyıl kaosuna uzanan büyük çöküşü adım adım anlatır Commodus un çılgınlıklarını Caracalla nın zalimliğini Praetoryen muhafızların imparatorluğu açık artırmaya çıkarmasını ordunun disiplinden çıkışını Eserin yayımlandığı gün skandal koptu Gibbon Roma nın çöküşünden Hristiyanlığı ve barbarları sorumlu tutarken Aydınlanma nın bütün cesaretini sayfalarına döktü İki buçuk asır sonra hâlâ tartışılıyor çünkü Gibbon yalnızca Roma yı değil her güçlü uygarlığın ölümlülüğünü anlatıyor Bu Cilt I modern tarih yazıcılığının kurucu metni İngiliz nesrinin başyapıtı Batı kanonunun olmazsa olmazı ve dürüstçe söylemek gerekirse eline alanın bir daha bırakamayacağı türden bir kitap Kütüphanenizde bir tek kitap olacaksa bu olmalı

Serüven Yayınevi
Şubat 1776 Londra Edward Gibbon ın Decline and Fall unun ilk cildi yayımlanır yayımlanmaz baş yapıt ilan edilir ama kitabın son iki bölümü Avrupa yı ikiye böler Gibbon kibar İngiliz nesrinin altına gizlediği iğneli ironisiyle olağanüstü cesur bir soru sormuştur Roma yı çürüten içeriden bir hastalık mıydı ve o hastalığın adı Hristiyanlık olabilir miydi Piskoposlar minberlerden lanet okurlar Voltaire alkışlar kitap haftalar içinde altı baskı yapar ve modern tarih yazıcılığı doğar Bu üçüncü cilt fırtına kopartan o ünlü on beşinci ve on altıncı bölümleri içerir yeni bir dinin Roma topraklarında nasıl yayıldığının on iki resulden Konstantinus a uzanan üç yüz yıllık sessiz devrimin Diocletianus un son zulümlerinden Milvius Köprüsü ndeki o kader anına bu işaretle galip uzanan büyük dönüşümün anatomisidir Konstantinus tahta çıkar Hristiyanlığı imparatorluğun resmî dini yapar başkenti Bizans a taşır ve antik dünya artık eskisi gibi olmaz Gibbon bu sahneleri filozofun soğukkanlılığı ve şüphecinin keskinliğiyle anlatır ne din savunucusu ne de din düşmanıdır sadece gerçekçi arar Tam da bu yüzden iki buçuk yüzyıldır kimse onu susturamadı Batı düşüncesinin en cesur sayfaları modern tarih biliminin doğum belgesi kütüphanenizin olmazsa olmazı

Serüven Yayınevi
9 Ağustos 378 Adrianopolis ovasında imparator Valens ordusunun büyük bölümüyle birlikte Gotların kılıcından geçer Bir günde Roma dört yüz yıllık askerî üstünlüğünü yitirir o günden sonra Batı bir daha asla aynı olmaz Edward Gibbon ın Decline and Fall unun bu dördüncü cildi başlığında vaat ettiği büyüm ettiği büyüt yıkımın gerçekten başladığı cilttir Theodosius un kanlı zaferleri kadim tapınakların kapanması Olimpos tanrılarının binlerce yıllık sessizliğinin başlangıcı Hristiyan ortodoksisinin sapkınları yargıladığı ilk konsiller imparatorluğun Doğu ve Batı diye ikiye bölünmesi Alarik in Gotlarının bin yılda hiç düşmemiş Roma şehrinin kapılarına dayanışı Gibbon antik dünyanın yavaş yavaş eriyişini eşsiz bir soğukkanlılıkla anlatır bir taraftan Stilicho gibi yarı barbar generallerin imparatorluğu son anda kurtarma çabaları diğer diğer taraftan saraylarda dönen entrikalar ordularda Got askerlerinin çoğunluğa ulaşması ve Romalı olmanın artık ne anlama geldiği sorusu Bu sadece bir çöküşün değil bir uygarlığın kendi kimliğini kaybedişinin uyarımılcesinin hikâyesidir sınırların içeriden iğerler eridiği kurumların adlarıyla yaşadığı ama ruhunu çoktan yitirdiği o garip ara dönem Gibbon ın kalemi keskin ironisi acımasız kavrayışı modern yirmi birinci yüzyıl okuyucusu bu sayfaları okurk sık sık başını kaldıracak Tarih tekerrür etmez ama kafiyelidir Klasiklerin klasiği kütüphanenizin olmazsa olmazı

Serüven Yayınevi
Edward Gibbon bizi Roma dünyasının en görkemli ve aynı zamanda en trajik dönüşümüne tanık olmaya davet ediyor Justinianus un imparatorluk rüyası Renovatio Imperii Akdeniz i bir kez daha Roma gölü yapma çabası ancak bir veba salgını ve Pers istilalarıyla sarsılan bir çaba Gibbon Justinianus un kanun derlemelerinden Nika isyanlarına Ayasofya nın inşasından Got Savaşı nın felaketlerine kadar bu ikinci hayatın destanını titiz bir eleştiri ve eşsiz bir ironiyle anlatıyor İmparatorluğun kalbi artık Roma da değil Konstantinopolis te atmaktadır ve kadim Roma yerini yeni bir Hristiyan Grek Romalı sentezine bırakmaktadır Bu bir son değil bir başlangıcın ve bir uygarlığın hayatta kalma mücadelesinin hikâyesidir Gibbon ın son sözü başladıktan yirmi yıl sonra yine harabelerin ortasında noktalanır Klasiklerin klasiği her kütüphanenin olmazsa olmazı tarihin ve insan zekâsının zirvelerinden biri

Serüven Yayınevi
27 Kasım 1095 Fransa nın Clermont kasabasında Papa II Urbanus açık havadaki kalabalığa el kaldırıp tarihin akışını değiştirecek üç kelime söyler Deus vult Tanrı böyle istiyor Bir yıl sonra Avrupa dan kalkan yüz binlerce Hristiyan Kudüs e doğru yürürken Ortaçağ ın belki de en şaşırtıcı sahnesi başlamış olur Edward Gibbon ın Decline and Fall unun yedinci cildi beş yüzyıllık devasa bir dönüşümü kucaklar Cilt VI nın Justinianus rüyası dağıldıktan sonra Doğu Roma nın hayatta kalmak için verdiği muhteşem mücadeleyi Cilt yedinci yüzyılda Arabistan çöllerinden yükselen Hz Muhammed in çağrısıyla açılır Halid bin Velid in dolu dizgin atlarıyla Suriye Mısır İran Afrika ve İspanya bir nesilde fethedilir Halifelik İskenderiye den Endülüs e uzanan dünya tarihinin en hızlı genişlemelerinden birini gerçekleştirir Bu arada Konstantinopolis iki büyük Arap kuşatmasında 674 te ve 717 de Greek ateşinin ve III Leo nun olağanüstü direnişiyle kalır ikonoklazma kavgası imparatorluğu yüz yıl bölünmüş tutar papalık Frank krallarına dayanıp Batı da kendi dünyasını kurar Bağdat Halife el Memun un sarayında Antik Yunan felsefesi Arapçaya çevrilirken Avrupa hâlâ karanlığa gömülüdür Sonra X yüzyılda Bizans Makedon hanedanıyla şaşırtıcı bir Rönesans yaşar ve bu olağanüstü iki yüz yılın ardından Urbanus un 1095 teki çağrısı Doğu ile Batı yı ilk kez aynı ateşin etrafında karşı karşıya getirir Gibbon bu cildi yine paradokslar ve ironilerle anlatır bir dinin nasıl bir dünya gücüne dönüştüğünü bir başka imparatorluğun yıkılması beklenirken nasıl bin yıl daha yaşadığını ve uygarlıkların nasıl birbirinden korkarken birbirini var ettiğini gösterir Bu cilt sadece Roma nın değil modern Akdeniz dünyasının doğum hikâyesidir

Serüven Yayınevi
29 Mayıs 1453 Salı şafağı Konstantiniyye nin Theodosius surlarında son Roma imparatoru bir Augustus un bir Konstantinus un Justinianus un meşru halefi Konstantinus Dragazes erguvani pplerrinini çıkarır kılıcını çeker ve kalabalığın içine atılır Bir daha asla bulunamaz Bin beş yüz iki yüz yıl önce Romulus unn yedi tepe üzerinde kurduğu kasaba o sabah son nefesini Boğaz a verir Edward Gibbon ın muazzam başyapıtının altıncı ve son cildi Batı nın 476 da çöktüğü yerden başlayıp on dokuz uzun yüzyılı aşan bu ikinci hayatın Doğu Roma nın yani Bizans ın sonuna kadarki destanını anlatır Justinianus un Akdeniz i yeniden Roma gölü yapma rüyası ve Ayasofya nın inşası Heraklios un Persler karşısındaki son antik zaferi çölden yükselen yeni bir dinin yedienj İmparatorluğu nun Şarlman la birlikte Batı da yeni bir Roma denemesi Haçlıların 1204 te Konstantiniyye yi kendi Hristiyan kardeşlerinden çalması Türklerin Anadolu ya inişi Komnenos hanedanının uzun direnişi Selçukluların ve Osmanlıların yükselişi ve son olarak bin beş yüz yıllık bu büyük hikâyenin perdesini kapatan o efsanevi yirmi sekiz Mayıs gecesi yarı yıkık surların önünde toplanmış son Romalılar dolu Ayasofya ışıtlas dolu Ayasofya ışıkta titreyen mumlar dışarıda Sultan ın topları Gibbon bu son cildi kendi kalemiyle yine aynı yerde Roma Capitolium unun harabelerinde noktalar başladığı yere döner Yirmi yıl Altı cilt On iki yüzyıl Tek bir adamın eseri Edebiyatın tarihin ve insan zekâsının zirvelerinden biri burada sona eriyor ve okuyucu Gibbon la birlikte o akşam Capitolium harabelerinde otururken yıkıntıların gerçekten ne olduğunu artık biliyor bir uygarlığın değil bir fikrin kalıntıları Klasiklerin klasiği kütüphanenizin olmazsa olmazı ömrünüzün eserlerinden biri

Serüven Yayınevi
Elli yıl Yirmi altı imparator Yirmi altısının yirmi beşi şiddetle ölüyor Tarihçilerin Üçüncü Yüzyıl Krizi dediği bu büyük kaos çağında Roma İmparatorluğu yedi yüzyıllık görkeminin ardından kendi içinden çatlıyor Doğuda yeni doğan Sasani Persleri Roma ordularını ezip imparator Valerianus u esir alıyor bir Roma imparatorunun başına gelmiş en ağır aşağılanma Kuzeyde Got Frank ve Alaman akınları sınırları paramparça ediyor Galya da Suriye de Mısır da ayrı imparatorlar taç giyiyor Otuz Tiran diye anılan o tuhaf kanlı ve unutulmaz galeri Para çöküyor salgın yayılıyor şehirler boşalıyor Ama imparatorluk uçurumun kıyısındayken askerî dehâ Aurelianus tek başına bütün cepheleri toparlıyor Diocletianus reformlarıyla devleti yeniden inşa ediyor Roma yıkılmıyor dönüşüyor Edward Gibbon Decline and Fall un bu olağanüstü ikinci cildinde yıkım eşiğindeki bir uygarlığın kendini nasıl yeniden yarattığını eşsiz üslubuyla anlatır Klasik Roma nın sona erip Geç Antikçağ ın doğduğu o büyük dönüşümün hikâyesi ve modern okuyucunun tek bir cümlede özetleyebileceği derslerin kiastinin öneceği derslerin kitabı Çöküş kaçınılmaz değildir ama ucuz da değildir Tarih yazıcılığının zirvesi edebiyatın başyapıtı kütüphanelerin vazgeçilmezi Tanıtım Bülteninden

Serüven Yayınevi
Şubat 1776 Londra Edward Gibbon ın Decline and Fall unun ilk cildi yayımlanır yayımlanmaz baş yapıt ilan edilir ama kitabın son iki bölümü Avrupa yı ikiye böler Gibbon kibar İngiliz nesrinin altına gizlediği iğneli ironisiyle olağanüstü cesur bir soru sormuştur Roma yı çürüten içeriden bir hastalık mıydı ve o hastalığın adı Hristiyanlık olabilir miydi Piskoposlar minberlerden lanet okurlar Voltaire alkışlar kitap haftalar içinde altı baskı yapar ve modern tarih yazıcılığı doğar Bu üçüncü cilt fırtına kopartan o ünlü on beşinci ve on altıncı bölümleri içerir yeni bir dinin Roma topraklarında nasıl yayıldığının on iki resulden Konstantinus a uzanan üç yüz yıllık sessiz devrimin Diocletianus un son zulümlerinden Milvius Köprüsü ndeki o kader anına bu işaretle galip uzanan büyük dönüşümün anatomisidir Konstantinus tahta çıkar Hristiyanlığı imparatorluğun resmî dini yapar başkenti Bizans a taşır ve antik dünya artık eskisi gibi olmaz Gibbon bu sahneleri filozofun soğukkanlılığı ve şüphecinin keskinliğiyle anlatır ne din savunucusu ne de din düşmanıdır sadece gerçekçi arar Tam da bu yüzden iki buçuk yüzyıldır kimse onu susturamadı Batı düşüncesinin en cesur sayfaları modern tarih biliminin doğum belgesi kütüphanenizin olmazsa olmazı Tanıtım Bülteninden

Serüven Yayınevi
Elli yıl Yirmi altı imparator Yirmi altısının yirmi beşi şiddetle ölüyor Tarihçilerin Üçüncü Yüzyıl Krizi dediği bu büyük kaos çağında Roma İmparatorluğu yedi yüzyıllık görkeminin ardından kendi içinden çatlıyor Doğuda yeni doğan Sasani Persleri Roma ordularını ezip imparator Valerianus u esir alıyor bir Roma imparatorunun başına gelmiş en ağır aşağılanma Kuzeyde Got Frank ve Alaman akınları sınırları paramparça ediyor Galya da Suriye de Mısır da ayrı imparatorlar taç giyiyor Otuz Tiran diye anılan o tuhaf kanlı ve unutulmaz galeri Para çöküyor salgın yayılıyor şehirler boşalıyor Ama imparatorluk uçurumun kıyısındayken askerî dehâ Aurelianus tek başına bütün cepheleri toparlıyor Diocletianus reformlarıyla devleti yeniden inşa ediyor Roma yıkılmıyor dönüşüyor Edward Gibbon Decline and Fall un bu olağanüstü ikinci cildinde yıkım eşiğindeki bir uygarlığın kendini nasıl yeniden yarattığını eşsiz üslubuyla anlatır Klasik Roma nın sona erip Geç Antikçağ ın doğduğu o büyük dönüşümün hikâyesi ve modern okuyucunun tek bir cümlede özetleyebileceği derslerin kiastinin öneceği derslerin kitabı Çöküş kaçınılmaz değildir ama ucuz da değildir Tarih yazıcılığının zirvesi edebiyatın başyapıtı kütüphanelerin vazgeçilmezi

Serüven Yayınevi
27 Kasım 1095 Fransa nın Clermont kasabasında Papa II Urbanus açık havadaki kalabalığa el kaldırıp tarihin akışını değiştirecek üç kelime söyler Deus vult Tanrı böyle istiyor Bir yıl sonra Avrupa dan kalkan yüz binlerce Hristiyan Kudüs e doğru yürürken Ortaçağ ın belki de en şaşırtıcı sahnesi başlamış olur Edward Gibbon ın Decline and Fall unun yedinci cildi beş yüzyıllık devasa bir dönüşümü kucaklar Cilt VI nın Justinianus rüyası dağıldıktan sonra Doğu Roma nın hayatta kalmak için verdiği muhteşem mücadeleyi Cilt yedinci yüzyılda Arabistan çöllerinden yükselen Hz Muhammed in çağrısıyla açılır Halid bin Velid in dolu dizgin atlarıyla Suriye Mısır İran Afrika ve İspanya bir nesilde fethedilir Halifelik İskenderiye den Endülüs e uzanan dünya tarihinin en hızlı genişlemelerinden birini gerçekleştirir Bu arada Konstantinopolis iki büyük Arap kuşatmasında 674 te ve 717 de Greek ateşinin ve III Leo nun olağanüstü direnişiyle kalır ikonoklazma kavgası imparatorluğu yüz yıl bölünmüş tutar papalık Frank krallarına dayanıp Batı da kendi dünyasını kurar Bağdat Halife el Memun un sarayında Antik Yunan felsefesi Arapçaya çevrilirken Avrupa hâlâ karanlığa gömülüdür Sonra X yüzyılda Bizans Makedon hanedanıyla şaşırtıcı bir Rönesans yaşar ve bu olağanüstü iki yüz yılın ardından Urbanus un 1095 teki çağrısı Doğu ile Batı yı ilk kez aynı ateşin etrafında karşı karşıya getirir Gibbon bu cildi yine paradokslar ve ironilerle anlatır bir dinin nasıl bir dünya gücüne dönüştüğünü bir başka imparatorluğun yıkılması beklenirken nasıl bin yıl daha yaşadığını ve uygarlıkların nasıl birbirinden korkarken birbirini var ettiğini gösterir Bu cilt sadece Roma nın değil modern Akdeniz dünyasının doğum hikâyesidir Tanıtım Bülteninden

Serüven Yayınevi
29 Mayıs 1453 Salı şafağı Konstantiniyye nin Theodosius surlarında son Roma imparatoru bir Augustus un bir Konstantinus un Justinianus un meşru halefi Konstantinus Dragazes erguvani pplerrinini çıkarır kılıcını çeker ve kalabalığın içine atılır Bir daha asla bulunamaz Bin beş yüz iki yüz yıl önce Romulus unn yedi tepe üzerinde kurduğu kasaba o sabah son nefesini Boğaz a verir Edward Gibbon ın muazzam başyapıtının altıncı ve son cildi Batı nın 476 da çöktüğü yerden başlayıp on dokuz uzun yüzyılı aşan bu ikinci hayatın Doğu Roma nın yani Bizans ın sonuna kadarki destanını anlatır Justinianus un Akdeniz i yeniden Roma gölü yapma rüyası ve Ayasofya nın inşası Heraklios un Persler karşısındaki son antik zaferi çölden yükselen yeni bir dinin yedienj İmparatorluğu nun Şarlman la birlikte Batı da yeni bir Roma denemesi Haçlıların 1204 te Konstantiniyye yi kendi Hristiyan kardeşlerinden çalması Türklerin Anadolu ya inişi Komnenos hanedanının uzun direnişi Selçukluların ve Osmanlıların yükselişi ve son olarak bin beş yüz yıllık bu büyük hikâyenin perdesini kapatan o efsanevi yirmi sekiz Mayıs gecesi yarı yıkık surların önünde toplanmış son Romalılar dolu Ayasofya ışıtlas dolu Ayasofya ışıkta titreyen mumlar dışarıda Sultan ın topları Gibbon bu son cildi kendi kalemiyle yine aynı yerde Roma Capitolium unun harabelerinde noktalar başladığı yere döner Yirmi yıl Altı cilt On iki yüzyıl Tek bir adamın eseri Edebiyatın tarihin ve insan zekâsının zirvelerinden biri burada sona eriyor ve okuyucu Gibbon la birlikte o akşam Capitolium harabelerinde otururken yıkıntıların gerçekten ne olduğunu artık biliyor bir uygarlığın değil bir fikrin kalıntıları Klasiklerin klasiği kütüphanenizin olmazsa olmazı ömrünüzün eserlerinden biri Tanıtım Bülteninden

Serüven Yayınevi
9 Ağustos 378 Adrianopolis ovasında imparator Valens ordusunun büyük bölümüyle birlikte Gotların kılıcından geçer Bir günde Roma dört yüz yıllık askerî üstünlüğünü yitirir o günden sonra Batı bir daha asla aynı olmaz Edward Gibbon ın Decline and Fall unun bu dördüncü cildi başlığında vaat ettiği büyüm ettiği büyüt yıkımın gerçekten başladığı cilttir Theodosius un kanlı zaferleri kadim tapınakların kapanması Olimpos tanrılarının binlerce yıllık sessizliğinin başlangıcı Hristiyan ortodoksisinin sapkınları yargıladığı ilk konsiller imparatorluğun Doğu ve Batı diye ikiye bölünmesi Alarik in Gotlarının bin yılda hiç düşmemiş Roma şehrinin kapılarına dayanışı Gibbon antik dünyanın yavaş yavaş eriyişini eşsiz bir soğukkanlılıkla anlatır bir taraftan Stilicho gibi yarı barbar generallerin imparatorluğu son anda kurtarma çabaları diğer diğer taraftan saraylarda dönen entrikalar ordularda Got askerlerinin çoğunluğa ulaşması ve Romalı olmanın artık ne anlama geldiği sorusu Bu sadece bir çöküşün değil bir uygarlığın kendi kimliğini kaybedişinin uyarımılcesinin hikâyesidir sınırların içeriden iğerler eridiği kurumların adlarıyla yaşadığı ama ruhunu çoktan yitirdiği o garip ara dönem Gibbon ın kalemi keskin ironisi acımasız kavrayışı modern yirmi birinci yüzyıl okuyucusu bu sayfaları okurk sık sık başını kaldıracak Tarih tekerrür etmez ama kafiyelidir Klasiklerin klasiği kütüphanenizin olmazsa olmazı

Serüven Yayınevi
Edward Gibbon bizi Roma dünyasının en görkemli ve aynı zamanda en trajik dönüşümüne tanık olmaya davet ediyor Justinianus un imparatorluk rüyası Renovatio Imperii Akdeniz i bir kez daha Roma gölü yapma çabası ancak bir veba salgını ve Pers istilalarıyla sarsılan bir çaba Gibbon Justinianus un kanun derlemelerinden Nika isyanlarına Ayasofya nın inşasından Got Savaşı nın felaketlerine kadar bu ikinci hayatın destanını titiz bir eleştiri ve eşsiz bir ironiyle anlatıyor İmparatorluğun kalbi artık Roma da değil Konstantinopolis te atmaktadır ve kadim Roma yerini yeni bir Hristiyan Grek Romalı sentezine bırakmaktadır Bu bir son değil bir başlangıcın ve bir uygarlığın hayatta kalma mücadelesinin hikâyesidir Gibbon ın son sözü başladıktan yirmi yıl sonra yine harabelerin ortasında noktalanır Klasiklerin klasiği her kütüphanenin olmazsa olmazı tarihin ve insan zekâsının zirvelerinden biri

Serüven Yayınevi
Şubat 1776 Londra Edward Gibbon ın Decline and Fall unun ilk cildi yayımlanır yayımlanmaz baş yapıt ilan edilir ama kitabın son iki bölümü Avrupa yı ikiye böler Gibbon kibar İngiliz nesrinin altına gizlediği iğneli ironisiyle olağanüstü cesur bir soru sormuştur Roma yı çürüten içeriden bir hastalık mıydı ve o hastalığın adı Hristiyanlık olabilir miydi Piskoposlar minberlerden lanet okurlar Voltaire alkışlar kitap haftalar içinde altı baskı yapar ve modern tarih yazıcılığı doğar Bu üçüncü cilt fırtına kopartan o ünlü on beşinci ve on altıncı bölümleri içerir yeni bir dinin Roma topraklarında nasıl yayıldığının on iki resulden Konstantinus a uzanan üç yüz yıllık sessiz devrimin Diocletianus un son zulümlerinden Milvius Köprüsü ndeki o kader anına bu işaretle galip uzanan büyük dönüşümün anatomisidir Konstantinus tahta çıkar Hristiyanlığı imparatorluğun resmî dini yapar başkenti Bizans a taşır ve antik dünya artık eskisi gibi olmaz Gibbon bu sahneleri filozofun soğukkanlılığı ve şüphecinin keskinliğiyle anlatır ne din savunucusu ne de din düşmanıdır sadece gerçekçi arar Tam da bu yüzden iki buçuk yüzyıldır kimse onu susturamadı Batı düşüncesinin en cesur sayfaları modern tarih biliminin doğum belgesi kütüphanenizin olmazsa olmazı

Serüven Yayınevi
29 Mayıs 1453 Salı şafağı Konstantiniyye nin Theodosius surlarında son Roma imparatoru bir Augustus un bir Konstantinus un Justinianus un meşru halefi Konstantinus Dragazes erguvani pplerrinini çıkarır kılıcını çeker ve kalabalığın içine atılır Bir daha asla bulunamaz Bin beş yüz iki yüz yıl önce Romulus unn yedi tepe üzerinde kurduğu kasaba o sabah son nefesini Boğaz a verir Edward Gibbon ın muazzam başyapıtının altıncı ve son cildi Batı nın 476 da çöktüğü yerden başlayıp on dokuz uzun yüzyılı aşan bu ikinci hayatın Doğu Roma nın yani Bizans ın sonuna kadarki destanını anlatır Justinianus un Akdeniz i yeniden Roma gölü yapma rüyası ve Ayasofya nın inşası Heraklios un Persler karşısındaki son antik zaferi çölden yükselen yeni bir dinin yedienj İmparatorluğu nun Şarlman la birlikte Batı da yeni bir Roma denemesi Haçlıların 1204 te Konstantiniyye yi kendi Hristiyan kardeşlerinden çalması Türklerin Anadolu ya inişi Komnenos hanedanının uzun direnişi Selçukluların ve Osmanlıların yükselişi ve son olarak bin beş yüz yıllık bu büyük hikâyenin perdesini kapatan o efsanevi yirmi sekiz Mayıs gecesi yarı yıkık surların önünde toplanmış son Romalılar dolu Ayasofya ışıtlas dolu Ayasofya ışıkta titreyen mumlar dışarıda Sultan ın topları Gibbon bu son cildi kendi kalemiyle yine aynı yerde Roma Capitolium unun harabelerinde noktalar başladığı yere döner Yirmi yıl Altı cilt On iki yüzyıl Tek bir adamın eseri Edebiyatın tarihin ve insan zekâsının zirvelerinden biri burada sona eriyor ve okuyucu Gibbon la birlikte o akşam Capitolium harabelerinde otururken yıkıntıların gerçekten ne olduğunu artık biliyor bir uygarlığın değil bir fikrin kalıntıları Klasiklerin klasiği kütüphanenizin olmazsa olmazı ömrünüzün eserlerinden biri

Serüven Yayınevi
27 Kasım 1095 Fransa nın Clermont kasabasında Papa II Urbanus açık havadaki kalabalığa el kaldırıp tarihin akışını değiştirecek üç kelime söyler Deus vult Tanrı böyle istiyor Bir yıl sonra Avrupa dan kalkan yüz binlerce Hristiyan Kudüs e doğru yürürken Ortaçağ ın belki de en şaşırtıcı sahnesi başlamış olur Edward Gibbon ın Decline and Fall unun yedinci cildi beş yüzyıllık devasa bir dönüşümü kucaklar Cilt VI nın Justinianus rüyası dağıldıktan sonra Doğu Roma nın hayatta kalmak için verdiği muhteşem mücadeleyi Cilt yedinci yüzyılda Arabistan çöllerinden yükselen Hz Muhammed in çağrısıyla açılır Halid bin Velid in dolu dizgin atlarıyla Suriye Mısır İran Afrika ve İspanya bir nesilde fethedilir Halifelik İskenderiye den Endülüs e uzanan dünya tarihinin en hızlı genişlemelerinden birini gerçekleştirir Bu arada Konstantinopolis iki büyük Arap kuşatmasında 674 te ve 717 de Greek ateşinin ve III Leo nun olağanüstü direnişiyle kalır ikonoklazma kavgası imparatorluğu yüz yıl bölünmüş tutar papalık Frank krallarına dayanıp Batı da kendi dünyasını kurar Bağdat Halife el Memun un sarayında Antik Yunan felsefesi Arapçaya çevrilirken Avrupa hâlâ karanlığa gömülüdür Sonra X yüzyılda Bizans Makedon hanedanıyla şaşırtıcı bir Rönesans yaşar ve bu olağanüstü iki yüz yılın ardından Urbanus un 1095 teki çağrısı Doğu ile Batı yı ilk kez aynı ateşin etrafında karşı karşıya getirir Gibbon bu cildi yine paradokslar ve ironilerle anlatır bir dinin nasıl bir dünya gücüne dönüştüğünü bir başka imparatorluğun yıkılması beklenirken nasıl bin yıl daha yaşadığını ve uygarlıkların nasıl birbirinden korkarken birbirini var ettiğini gösterir Bu cilt sadece Roma nın değil modern Akdeniz dünyasının doğum hikâyesidir

Serüven Yayınevi
29 Mayıs 1453 Salı şafağı Konstantinopolis in Theodosius surlarında son Roma imparatoru bir Augustus un bir Konstantin in bir Justinianus un meşru halefi XI Konstantin Dragazes erguvani pelerinini çıkarır kılıcını çeker ve kalabalığın içine atılır Bir daha asla bulunamaz Yedi tepe üzerinde Romulus un kasabasını kurmasından iki bin iki yüz altı yıl sonra Roma fikri o sabah son nefesini Boğaz a verir aynı sabah surlarınn aşan yirmi bir yaşındaki Sultan II Mehmed dünya tarihinde bir başka çağı açar Edward Gibbon ın Decline and Fall unun bu son cildi beş cildin biriktirdiği tüm dramatik enerjiyi tek bir final sahnesine boşaltır Hristiyan Haçlıların 1204 te Konstantinopolis i kendi kardeşlerinden çalmasıyla başlayan o utanç verici Latin İstilası İznik in sürgün imparatorlarının altmış yıllık inatla şehri geri alışı Selçukluların 1071 de Malazgirt te açtığı kapıdan Türklerin Anadolu yu yurt edinişi Söğüt te küçük bir uç beyliğinin Bursa Edirne ve nihayet Konstantinopolis i fetheden bir imparatorluğa dönüşümü Timur un 1402 de Ankara da Bayezid i tutsak etmesiyle tüm hesapların altüst oluşu ve son olarak bin beş yüz yıllık destanın perdesini kapatan o efsanevî yirmi sekiz Mayıs gecesi yarı yıkık surların önünde mum ışığında toplanmış son Romalılar dolu Ayasofya dışarıda Sultan ın muazzam topları Gibbon bu son cildi başladığı yere dönerek kapatır yine Roma Capitolium unun harabelerinde yine aynı keşişlerin akşam duasında Yirmi yıl Sekiz cilt On iki yüzyıl Tek bir adamın kalemi Edebiyatın tarihin ve insan zekâsının zirvelerinden biri burada sona eriyor ve okuyucu Gibbon la birlikte o akşam yıkıntıların ne olduğunu artık biliyor bir uygarlığın değil bir fikrin kalıntıları Klasiklerin klasiği kütüphanenizin olmazsa olmazı ömrünüzün eserlerinden biri

Serüven Yayınevi
15 Ekim 1764 Genç bir İngiliz Roma Capitolium unun harabeleri arasında oturmuş yıkık tapınakların gölgesinde çıplak ayaklı keşişlerin akşam duasını dinliyor O an aklına bir fikir düşüyor sonraki yirmi yılını adayacağı Batı düşüncesini sarsacak bir fikir İnsanlığın bilinen en görkemli imparatorluğu nasıl yıkıldı Edward Gibbon ın 1776 da yayımlandığında okuyucularını şaşkına çeviren bu başyapıtı basit bir tarih kitabı değildir bir uygarlığın iç çürümesinin anatomisidir Gibbon üstün bir üslupla Voltaire in keskinliği Tacitus un soğukkanlılığı ve Hume un şüpheciliğiyle Antoninler çağının altın yıllarından üçüncü yüzyıl kaosuna uzanan büyük çöküşü adım adım anlatır Commodus un çılgınlıklarını Caracalla nın zalimliğini Praetoryen muhafızların imparatorluğu açık artırmaya çıkarmasını ordunun disiplinden çıkışını Eserin yayımlandığı gün skandal koptu Gibbon Roma nın çöküşünden Hristiyanlığı ve barbarları sorumlu tutarken Aydınlanma nın bütün cesaretini sayfalarına döktü İki buçuk asır sonra hâlâ tartışılıyor çünkü Gibbon yalnızca Roma yı değil her güçlü uygarlığın ölümlülüğünü anlatıyor Bu Cilt I modern tarih yazıcılığının kurucu metni İngiliz nesrinin başyapıtı Batı kanonunun olmazsa olmazı ve dürüstçe söylemek gerekirse eline alanın bir daha bırakamayacağı türden bir kitap Kütüphanenizde bir tek kitap olacaksa bu olmalı

Serüven Yayınevi
Elli yıl Yirmi altı imparator Yirmi altısının yirmi beşi şiddetle ölüyor Tarihçilerin Üçüncü Yüzyıl Krizi dediği bu büyük kaos çağında Roma İmparatorluğu yedi yüzyıllık görkeminin ardından kendi içinden çatlıyor Doğuda yeni doğan Sasani Persleri Roma ordularını ezip imparator Valerianus u esir alıyor bir Roma imparatorunun başına gelmiş en ağır aşağılanma Kuzeyde Got Frank ve Alaman akınları sınırları paramparça ediyor Galya da Suriye de Mısır da ayrı imparatorlar taç giyiyor Otuz Tiran diye anılan o tuhaf kanlı ve unutulmaz galeri Para çöküyor salgın yayılıyor şehirler boşalıyor Ama imparatorluk uçurumun kıyısındayken askerî dehâ Aurelianus tek başına bütün cepheleri toparlıyor Diocletianus reformlarıyla devleti yeniden inşa ediyor Roma yıkılmıyor dönüşüyor Edward Gibbon Decline and Fall un bu olağanüstü ikinci cildinde yıkım eşiğindeki bir uygarlığın kendini nasıl yeniden yarattığını eşsiz üslubuyla anlatır Klasik Roma nın sona erip Geç Antikçağ ın doğduğu o büyük dönüşümün hikâyesi ve modern okuyucunun tek bir cümlede özetleyebileceği derslerin kiastinin öneceği derslerin kitabı Çöküş kaçınılmaz değildir ama ucuz da değildir Tarih yazıcılığının zirvesi edebiyatın başyapıtı kütüphanelerin vazgeçilmezi

Serüven Yayınevi
9 Ağustos 378 Adrianopolis ovasında imparator Valens ordusunun büyük bölümüyle birlikte Gotların kılıcından geçer Bir günde Roma dört yüz yıllık askerî üstünlüğünü yitirir o günden sonra Batı bir daha asla aynı olmaz Edward Gibbon ın Decline and Fall unun bu dördüncü cildi başlığında vaat ettiği büyüm ettiği büyüt yıkımın gerçekten başladığı cilttir Theodosius un kanlı zaferleri kadim tapınakların kapanması Olimpos tanrılarının binlerce yıllık sessizliğinin başlangıcı Hristiyan ortodoksisinin sapkınları yargıladığı ilk konsiller imparatorluğun Doğu ve Batı diye ikiye bölünmesi Alarik in Gotlarının bin yılda hiç düşmemiş Roma şehrinin kapılarına dayanışı Gibbon antik dünyanın yavaş yavaş eriyişini eşsiz bir soğukkanlılıkla anlatır bir taraftan Stilicho gibi yarı barbar generallerin imparatorluğu son anda kurtarma çabaları diğer diğer taraftan saraylarda dönen entrikalar ordularda Got askerlerinin çoğunluğa ulaşması ve Romalı olmanın artık ne anlama geldiği sorusu Bu sadece bir çöküşün değil bir uygarlığın kendi kimliğini kaybedişinin uyarımılcesinin hikâyesidir sınırların içeriden iğerler eridiği kurumların adlarıyla yaşadığı ama ruhunu çoktan yitirdiği o garip ara dönem Gibbon ın kalemi keskin ironisi acımasız kavrayışı modern yirmi birinci yüzyıl okuyucusu bu sayfaları okurk sık sık başını kaldıracak Tarih tekerrür etmez ama kafiyelidir Klasiklerin klasiği kütüphanenizin olmazsa olmazı

Serüven Yayınevi
Edward Gibbon bizi Roma dünyasının en görkemli ve aynı zamanda en trajik dönüşümüne tanık olmaya davet ediyor Justinianus un imparatorluk rüyası Renovatio Imperii Akdeniz i bir kez daha Roma gölü yapma çabası ancak bir veba salgını ve Pers istilalarıyla sarsılan bir çaba Gibbon Justinianus un kanun derlemelerinden Nika isyanlarına Ayasofya nın inşasından Got Savaşı nın felaketlerine kadar bu ikinci hayatın destanını titiz bir eleştiri ve eşsiz bir ironiyle anlatıyor İmparatorluğun kalbi artık Roma da değil Konstantinopolis te atmaktadır ve kadim Roma yerini yeni bir Hristiyan Grek Romalı sentezine bırakmaktadır Bu bir son değil bir başlangıcın ve bir uygarlığın hayatta kalma mücadelesinin hikâyesidir Gibbon ın son sözü başladıktan yirmi yıl sonra yine harabelerin ortasında noktalanır Klasiklerin klasiği her kütüphanenin olmazsa olmazı tarihin ve insan zekâsının zirvelerinden biri

Serüven Yayınevi
Şubat 1776 Londra Edward Gibbon ın Decline and Fall unun ilk cildi yayımlanır yayımlanmaz baş yapıt ilan edilir ama kitabın son iki bölümü Avrupa yı ikiye böler Gibbon kibar İngiliz nesrinin altına gizlediği iğneli ironisiyle olağanüstü cesur bir soru sormuştur Roma yı çürüten içeriden bir hastalık mıydı ve o hastalığın adı Hristiyanlık olabilir miydi Piskoposlar minberlerden lanet okurlar Voltaire alkışlar kitap haftalar içinde altı baskı yapar ve modern tarih yazıcılığı doğar Bu üçüncü cilt fırtına kopartan o ünlü on beşinci ve on altıncı bölümleri içerir yeni bir dinin Roma topraklarında nasıl yayıldığının on iki resulden Konstantinus a uzanan üç yüz yıllık sessiz devrimin Diocletianus un son zulümlerinden Milvius Köprüsü ndeki o kader anına bu işaretle galip uzanan büyük dönüşümün anatomisidir Konstantinus tahta çıkar Hristiyanlığı imparatorluğun resmî dini yapar başkenti Bizans a taşır ve antik dünya artık eskisi gibi olmaz Gibbon bu sahneleri filozofun soğukkanlılığı ve şüphecinin keskinliğiyle anlatır ne din savunucusu ne de din düşmanıdır sadece gerçekçi arar Tam da bu yüzden iki buçuk yüzyıldır kimse onu susturamadı Batı düşüncesinin en cesur sayfaları modern tarih biliminin doğum belgesi kütüphanenizin olmazsa olmazı

Serüven Yayınevi
27 Kasım 1095 Fransa nın Clermont kasabasında Papa II Urbanus açık havadaki kalabalığa el kaldırıp tarihin akışını değiştirecek üç kelime söyler Deus vult Tanrı böyle istiyor Bir yıl sonra Avrupa dan kalkan yüz binlerce Hristiyan Kudüs e doğru yürürken Ortaçağ ın belki de en şaşırtıcı sahnesi başlamış olur Edward Gibbon ın Decline and Fall unun yedinci cildi beş yüzyıllık devasa bir dönüşümü kucaklar Cilt VI nın Justinianus rüyası dağıldıktan sonra Doğu Roma nın hayatta kalmak için verdiği muhteşem mücadeleyi Cilt yedinci yüzyılda Arabistan çöllerinden yükselen Hz Muhammed in çağrısıyla açılır Halid bin Velid in dolu dizgin atlarıyla Suriye Mısır İran Afrika ve İspanya bir nesilde fethedilir Halifelik İskenderiye den Endülüs e uzanan dünya tarihinin en hızlı genişlemelerinden birini gerçekleştirir Bu arada Konstantinopolis iki büyük Arap kuşatmasında 674 te ve 717 de Greek ateşinin ve III Leo nun olağanüstü direnişiyle kalır ikonoklazma kavgası imparatorluğu yüz yıl bölünmüş tutar papalık Frank krallarına dayanıp Batı da kendi dünyasını kurar Bağdat Halife el Memun un sarayında Antik Yunan felsefesi Arapçaya çevrilirken Avrupa hâlâ karanlığa gömülüdür Sonra X yüzyılda Bizans Makedon hanedanıyla şaşırtıcı bir Rönesans yaşar ve bu olağanüstü iki yüz yılın ardından Urbanus un 1095 teki çağrısı Doğu ile Batı yı ilk kez aynı ateşin etrafında karşı karşıya getirir Gibbon bu cildi yine paradokslar ve ironilerle anlatır bir dinin nasıl bir dünya gücüne dönüştüğünü bir başka imparatorluğun yıkılması beklenirken nasıl bin yıl daha yaşadığını ve uygarlıkların nasıl birbirinden korkarken birbirini var ettiğini gösterir Bu cilt sadece Roma nın değil modern Akdeniz dünyasının doğum hikâyesidir

Serüven Yayınevi
29 Mayıs 1453 Salı şafağı Konstantiniyye nin Theodosius surlarında son Roma imparatoru bir Augustus un bir Konstantinus un Justinianus un meşru halefi Konstantinus Dragazes erguvani pplerrinini çıkarır kılıcını çeker ve kalabalığın içine atılır Bir daha asla bulunamaz Bin beş yüz iki yüz yıl önce Romulus unn yedi tepe üzerinde kurduğu kasaba o sabah son nefesini Boğaz a verir Edward Gibbon ın muazzam başyapıtının altıncı ve son cildi Batı nın 476 da çöktüğü yerden başlayıp on dokuz uzun yüzyılı aşan bu ikinci hayatın Doğu Roma nın yani Bizans ın sonuna kadarki destanını anlatır Justinianus un Akdeniz i yeniden Roma gölü yapma rüyası ve Ayasofya nın inşası Heraklios un Persler karşısındaki son antik zaferi çölden yükselen yeni bir dinin yedienj İmparatorluğu nun Şarlman la birlikte Batı da yeni bir Roma denemesi Haçlıların 1204 te Konstantiniyye yi kendi Hristiyan kardeşlerinden çalması Türklerin Anadolu ya inişi Komnenos hanedanının uzun direnişi Selçukluların ve Osmanlıların yükselişi ve son olarak bin beş yüz yıllık bu büyük hikâyenin perdesini kapatan o efsanevi yirmi sekiz Mayıs gecesi yarı yıkık surların önünde toplanmış son Romalılar dolu Ayasofya ışıtlas dolu Ayasofya ışıkta titreyen mumlar dışarıda Sultan ın topları Gibbon bu son cildi kendi kalemiyle yine aynı yerde Roma Capitolium unun harabelerinde noktalar başladığı yere döner Yirmi yıl Altı cilt On iki yüzyıl Tek bir adamın eseri Edebiyatın tarihin ve insan zekâsının zirvelerinden biri burada sona eriyor ve okuyucu Gibbon la birlikte o akşam Capitolium harabelerinde otururken yıkıntıların gerçekten ne olduğunu artık biliyor bir uygarlığın değil bir fikrin kalıntıları Klasiklerin klasiği kütüphanenizin olmazsa olmazı ömrünüzün eserlerinden biri

Serüven Yayınevi
27 Kasım 1095 Fransa nın Clermont kasabasında Papa II Urbanus açık havadaki kalabalığa el kaldırıp tarihin akışını değiştirecek üç kelime söyler Deus vult Tanrı böyle istiyor Bir yıl sonra Avrupa dan kalkan yüz binlerce Hristiyan Kudüs e doğru yürürken Ortaçağ ın belki de en şaşırtıcı sahnesi başlamış olur Edward Gibbon ın Decline and Fall unun yedinci cildi beş yüzyıllık devasa bir dönüşümü kucaklar Cilt VI nın Justinianus rüyası dağıldıktan sonra Doğu Roma nın hayatta kalmak için verdiği muhteşem mücadeleyi Cilt yedinci yüzyılda Arabistan çöllerinden yükselen Hz Muhammed in çağrısıyla açılır Halid bin Velid in dolu dizgin atlarıyla Suriye Mısır İran Afrika ve İspanya bir nesilde fethedilir Halifelik İskenderiye den Endülüs e uzanan dünya tarihinin en hızlı genişlemelerinden birini gerçekleştirir Bu arada Konstantinopolis iki büyük Arap kuşatmasında 674 te ve 717 de Greek ateşinin ve III Leo nun olağanüstü direnişiyle kalır ikonoklazma kavgası imparatorluğu yüz yıl bölünmüş tutar papalık Frank krallarına dayanıp Batı da kendi dünyasını kurar Bağdat Halife el Memun un sarayında Antik Yunan felsefesi Arapçaya çevrilirken Avrupa hâlâ karanlığa gömülüdür Sonra X yüzyılda Bizans Makedon hanedanıyla şaşırtıcı bir Rönesans yaşar ve bu olağanüstü iki yüz yılın ardından Urbanus un 1095 teki çağrısı Doğu ile Batı yı ilk kez aynı ateşin etrafında karşı karşıya getirir Gibbon bu cildi yine paradokslar ve ironilerle anlatır bir dinin nasıl bir dünya gücüne dönüştüğünü bir başka imparatorluğun yıkılması beklenirken nasıl bin yıl daha yaşadığını ve uygarlıkların nasıl birbirinden korkarken birbirini var ettiğini gösterir Bu cilt sadece Roma nın değil modern Akdeniz dünyasının doğum hikâyesidir

LİBERUS
çev. Burcu Okay
Gibbon ın eseri İngiliz nesrinin siperlerinden biri olmuş kendisinden sonra gelen tarih yazarlarına özellikle de onu ve üslubunu örnek alan Winston Churchill e örnek teşkil etmiştir Trevor Roper a göre Gibbon ın bilgi birikiminin çok geniş olması ve orijinal kaynaklardan faydalanarak titizlikle yaklaşması gibi nedenlerden ötürü eseri çok sağlam bir şekilde ayakta durmaktadır ki olayları aktarışına ve yorumlarının çoğuna geniş araştırma yetenekleriyle donanmış modern tarihçiler tarafından bile itiraz edilemez 18 yüzyılın Will ve Ariel Durant ını âdeta kendi bünyesinde barındıran Gibbon Roma kurumları çeşitli barbar halkların gelenekleri ve ilk Hristiyanlar arasındaki felsefi tartışmalar da dâhil olmak üzere pek çok konuda yazmış böylece okuyuculara üçüncü dördüncü ve beşinci yüzyıllarda Atlantik ile İndus Nehri arasındaki sosyal hareketlerin geniş bir tarihini sunmuştur Karakter kadrosu muazzamdır yozlaşmış Commodus ve kahraman Zenobia dan açgözlü Attila ya kadar Ayrıca Trevor Roper a göre Gibbon Aydınlanma ya uygun olarak geçmiş tarih yazımından kopmuş kanıtlara dayalı tarih ekolünü ve tarihin anlaşılması ya da yorumlanması için fazla karmaşık olduğunu öne süren ekolü reddetmiştir Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu ikinci ciltte yirmi bir ila otuz sekizinci bölümler yer almaktadır

Liberus
Edward Gibbon un tarihyazımına en önemli katkılarından biri gerileyiş ve çöküş kavramını oturtması bunu tanımlayış ve aktarış şeklidir Roma nın gerileyiş ve çöküşünü bir problematik olarak ortaya koyup açıklayarak sonraki kuşakların farklı disiplinlerinde çalışan bilim insanlarını da bu anlamda oldukça etkilemiştir Gerileyiş ve Çöküş İngilizce yazılmış en büyük anlatılardan birisidir çünkü tarihe dair pek çok şeyi tek bir devasa hikâye ve engin bir kadroda birleştirmeyi başarmıştır Öğrettiği tarih her şeyden önce sivil sorumlulukla ilgilidir Gibbon kitabın son noktasını şu sözlerle koyar Hayatımın yirmi yılını meşgul eden ancak kendi arzularıma göre yetersiz kalan bu çalışmayı ilk olarak Capitolinus un kalıntıları arasında düşündüm ve nihayet halkın merakına sundum Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Son ciltte elli iki ila yetmiş birinci bölümler yer almaktadır Tanıtım Bülteninden

Liberus
Gibbon eğitimli kişiler için yazmıştır denilebilir okuyucularının bu antik dilleri kolayca anladığını varsayarak dipnotlarının birçoğunda hiçbir ironi ya da özür dilemeye gerek duymadan Latince ve Yunanca orijinal kaynaklardan alıntı yapmıştır Eserin yaklaşık altıda birini oluşturan dipnotlar Gibbon un meşhur ironi iğneleme nükte ve müstehcen materyallerinin çoğunu içeren başlı başına kötü bir şöhrete sahiptir Örneğin Gibbon metnin bir noktasında Proculus un Venüs ün savaşlarındaki enerjisini not eder ve dipnotta Proculus un cesareti hakkında çok şaşırtıcı bir örnek kaydedilmiştir Yüz Sarmatyalı bakireyi kaçırmıştı Hikâyenin geri kalanını kendi dilinde anlatmalıyız dedikten sonra Gibbon tarihçi Vopiscus un Latince metnini sunar Gibbon u eleştirenler yok değildi bunlar çok sayıdaydı ve eleştirileri şiddetliydi Bunun başlıca nedeni Gibbon un her ikisi de yeni ortaya çıkan Hristiyanlığın yükselişini ve imparatorluk üzerindeki etkisini ele alan meşhur 15 ve 16 bölümleriydi Deizmin moda olduğu bir çağda deist olan Gibbon Hristiyanlığın imparatorluğun altını oymaya yardımcı olduğunu ileri sürmektedir Gibbon üçüncü yüzyıldan beşinci yüzyıla kadar Hristiyanların dünyevi krallıktan ziyade manevi krallığı önemsediklerini ve cumhuriyet ile erken imparatorluğu kuran toplumsal erdeme olan bağlılıklarını çürüttüklerini öne sürmüştür Daha sonra başkaları da Hristiyanlığın imparatorluğun ömrünü kısaltmak yerine uzattığını savunmuştur Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu üçüncü ciltte otuz dokuz ila elli birinci bölümler yer almaktadır Tanıtım Bülteninden

Liberus
Gibbon ın eseri İngiliz nesrinin siperlerinden biri olmuş kendisinden sonra gelen tarih yazarlarına özellikle de onu ve üslubunu örnek alan Winston Churchill e örnek teşkil etmiştir Trevor Roper a göre Gibbon ın bilgi birikiminin çok geniş olması ve orijinal kaynaklardan faydalanarak titizlikle yaklaşması gibi nedenlerden ötürü eseri çok sağlam bir şekilde ayakta durmaktadır ki olayları aktarışına ve yorumlarının çoğuna geniş araştırma yetenekleriyle donanmış modern tarihçiler tarafından bile itiraz edilemez 18 yüzyılın Will ve Ariel Durant ını âdeta kendi bünyesinde barındıran Gibbon Roma kurumları çeşitli barbar halkların gelenekleri ve ilk Hristiyanlar arasındaki felsefi tartışmalar da dâhil olmak üzere pek çok konuda yazmış böylece okuyuculara üçüncü dördüncü ve beşinci yüzyıllarda Atlantik ile İndus Nehri arasındaki sosyal hareketlerin geniş bir tarihini sunmuştur Karakter kadrosu muazzamdır yozlaşmış Commodus ve kahraman Zenobia dan açgözlü Attila ya kadar Ayrıca Trevor Roper a göre Gibbon Aydınlanma ya uygun olarak geçmiş tarih yazımından kopmuş kanıtlara dayalı tarih ekolünü ve tarihin anlaşılması ya da yorumlanması için fazla karmaşık olduğunu öne süren ekolü reddetmiştir Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu ikinci ciltte yirmi bir ila otuz sekizinci bölümler yer almaktadır Tanıtım Bülteninden

Liberus
Gibbon 1764 te bir Avrupa turundaydı ve o yılın 15 Ekim inde Roma da şunları kaydetti Capitolinus un yıkıntıları arasında oturup derin derin düşünürken Aklıma ilk olarak şehrin gerileyişini ve çöküşünü yazmak geldi Konuyla ilgili önemli çalışmalara 1770 te başladı ve 1776 Şubat ında çalışmasının ilk cildi yayımlandı ve anında takdir ile karşılandı Altıncı ve son cildin son sayfasının son satırlarını 27 Haziran 1787 gecesi on bir ile on iki saatleri arasında yazdı Gibbon Roma İmparatorluğu nun çöküşü için kapsamlı yazılı kaynak eksikliği nedeniyle yapılması zor olan bir açıklama sunar ancak bunu deneyen tek tarihçi o değildir Gibbon a göre Roma İmparatorluğu nun barbar istilalarına yenik düşmesinin en büyük nedeni vatandaşları arasında medeni erdemlerin giderek kaybolmasıdır Hristiyanlığın rolü hakkında süregelen bir tartışma başlatan Gibbon iç gerilemenin diğer nedenlerine ve imparatorluk dışından gelen saldırılara büyük ağırlık vermiştir Yıkılış öyküsü basit ve açıktır Roma İmparatorluğu nun neden yıkıldığını sorgulamak yerine bu kadar uzun süre ayakta kalmasına şaşırmalıyız Uzak savaşlarda yabancıların ve paralı askerlerin ahlaksızlıklarını edinen muzaffer lejyonlar önce cumhuriyetin özgürlüğünü ezdiler daha sonra morun ihtişamını çiğnediler Kişisel güvenlikleri ve toplumsal huzur için endişelenen imparatorlar onları hem hükümdarları hem de düşman için aynı derecede zorlu kılan disiplinlerini bozmak gibi alçakça bir yola başvurdular askerî yönetimin gücü zayıfladı ve sonunda Constantinus un kurumları tarafından feshedildi ve Roma dünyası bir barbar tufanında boğuldu Diğer Aydınlanma düşünürleri ve kurumsal Katolik karşıtlığıyla yoğrulmuş çağın İngiliz vatandaşları gibi Gibbon da Ortaçağ ı rahiplerle dolu batıl inançlara dayalı bir karanlık çağ olarak hor görüyordu İnsanlık tarihinin rasyonel düşünceye vurgu yapan kendi dönemi olan Akıl Çağı na kadar ilerlemesini sürdüremeyeceğine inanıyordu Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu ciltte ilk yirmi bölüm yer almaktadır Tanıtım Bülteninden

Liberus Yayınları
Gibbon ın eseri İngiliz nesrinin siperlerinden biri olmuş kendisinden sonra gelen tarih yazarlarına özellikle de onu ve üslubunu örnek alan Winston Churchill e örnek teşkil etmiştir Trevor Roper a göre Gibbon ın bilgi birikiminin çok geniş olması ve orijinal kaynaklardan faydalanarak titizlikle yaklaşması gibi nedenlerden ötürü eseri çok sağlam bir şekilde ayakta durmaktadır ki olayları aktarışına ve yorumlarının çoğuna geniş araştırma yetenekleriyle donanmış modern tarihçiler tarafından bile itiraz edilemez 18 yüzyılın Will ve Ariel Durant ını âdeta kendi bünyesinde barındıran Gibbon Roma kurumları çeşitli barbar halkların gelenekleri ve ilk Hristiyanlar arasındaki felsefi tartışmalar da dâhil olmak üzere pek çok konuda yazmış böylece okuyuculara üçüncü dördüncü ve beşinci yüzyıllarda Atlantik ile İndus Nehri arasındaki sosyal hareketlerin geniş bir tarihini sunmuştur Karakter kadrosu muazzamdır yozlaşmış Commodus ve kahraman Zenobia dan açgözlü Attila ya kadar Ayrıca Trevor Roper a göre Gibbon Aydınlanma ya uygun olarak geçmiş tarih yazımından kopmuş kanıtlara dayalı tarih ekolünü ve tarihin anlaşılması ya da yorumlanması için fazla karmaşık olduğunu öne süren ekolü reddetmiştir Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu ikinci ciltte yirmi bir ila otuz sekizinci bölümler yer almaktadır

Liberus Yayınları
Gibbon eğitimli kişiler için yazmıştır denilebilir okuyucularının bu antik dilleri kolayca anladığını varsayarak dipnotlarının birçoğunda hiçbir ironi ya da özür dilemeye gerek duymadan Latince ve Yunanca orijinal kaynaklardan alıntı yapmıştır Eserin yaklaşık altıda birini oluşturan dipnotlar Gibbon un meşhur ironi iğneleme nükte ve müstehcen materyallerinin çoğunu içeren başlı başına kötü bir şöhrete sahiptir Örneğin Gibbon metnin bir noktasında Proculus un Venüs ün savaşlarındaki enerjisini not eder ve dipnotta Proculus un cesareti hakkında çok şaşırtıcı bir örnek kaydedilmiştir Yüz Sarmatyalı bakireyi kaçırmıştı Hikâyenin geri kalanını kendi dilinde anlatmalıyız dedikten sonra Gibbon tarihçi Vopiscus un Latince metnini sunar Gibbon u eleştirenler yok değildi bunlar çok sayıdaydı ve eleştirileri şiddetliydi Bunun başlıca nedeni Gibbon un her ikisi de yeni ortaya çıkan Hristiyanlığın yükselişini ve imparatorluk üzerindeki etkisini ele alan meşhur 15 ve 16 bölümleriydi Deizmin moda olduğu bir çağda deist olan Gibbon Hristiyanlığın imparatorluğun altını oymaya yardımcı olduğunu ileri sürmektedir Gibbon üçüncü yüzyıldan beşinci yüzyıla kadar Hristiyanların dünyevi krallıktan ziyade manevi krallığı önemsediklerini ve cumhuriyet ile erken imparatorluğu kuran toplumsal erdeme olan bağlılıklarını çürüttüklerini öne sürmüştür Daha sonra başkaları da Hristiyanlığın imparatorluğun ömrünü kısaltmak yerine uzattığını savunmuştur Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu üçüncü ciltte otuz dokuz ila elli birinci bölümler yer almaktadır

LİBERUS
çev. Burcu Okay
Gibbon 1764 te bir Avrupa turundaydı ve o yılın 15 Ekim inde Roma da şunları kaydetti Capitolinus un yıkıntıları arasında oturup derin derin düşünürken Aklıma ilk olarak şehrin gerileyişini ve çöküşünü yazmak geldi Konuyla ilgili önemli çalışmalara 1770 te başladı ve 1776 Şubat ında çalışmasının ilk cildi yayımlandı ve anında takdir ile karşılandı Altıncı ve son cildin son sayfasının son satırlarını 27 Haziran 1787 gecesi on bir ile on iki saatleri arasında yazdı Gibbon Roma İmparatorluğu nun çöküşü için kapsamlı yazılı kaynak eksikliği nedeniyle yapılması zor olan bir açıklama sunar ancak bunu deneyen tek tarihçi o değildir Gibbon a göre Roma İmparatorluğu nun barbar istilalarına yenik düşmesinin en büyük nedeni vatandaşları arasında medeni erdemlerin giderek kaybolmasıdır Hristiyanlığın rolü hakkında süregelen bir tartışma başlatan Gibbon iç gerilemenin diğer nedenlerine ve imparatorluk dışından gelen saldırılara büyük ağırlık vermiştir Yıkılış öyküsü basit ve açıktır Roma İmparatorluğu nun neden yıkıldığını sorgulamak yerine bu kadar uzun süre ayakta kalmasına şaşırmalıyız Uzak savaşlarda yabancıların ve paralı askerlerin ahlaksızlıklarını edinen muzaffer lejyonlar önce cumhuriyetin özgürlüğünü ezdiler daha sonra morun ihtişamını çiğnediler Kişisel güvenlikleri ve toplumsal huzur için endişelenen imparatorlar onları hem hükümdarları hem de düşman için aynı derecede zorlu kılan disiplinlerini bozmak gibi alçakça bir yola başvurdular askerî yönetimin gücü zayıfladı ve sonunda Constantinus un kurumları tarafından feshedildi ve Roma dünyası bir barbar tufanında boğuldu Diğer Aydınlanma düşünürleri ve kurumsal Katolik karşıtlığıyla yoğrulmuş çağın İngiliz vatandaşları gibi Gibbon da Ortaçağ ı rahiplerle dolu batıl inançlara dayalı bir karanlık çağ olarak hor görüyordu İnsanlık tarihinin rasyonel düşünceye vurgu yapan kendi dönemi olan Akıl Çağı na kadar ilerlemesini sürdüremeyeceğine inanıyordu Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu ciltte ilk yirmi bölüm yer almaktadır

LİBERUS
çev. Burcu Okay
Gibbon eğitimli kişiler için yazmıştır denilebilir okuyucularının bu antik dilleri kolayca anladığını varsayarak dipnotlarının birçoğunda hiçbir ironi ya da özür dilemeye gerek duymadan Latince ve Yunanca orijinal kaynaklardan alıntı yapmıştır Eserin yaklaşık altıda birini oluşturan dipnotlar Gibbon un meşhur ironi iğneleme nükte ve müstehcen materyallerinin çoğunu içeren başlı başına kötü bir şöhrete sahiptir Örneğin Gibbon metnin bir noktasında Proculus un Venüs ün savaşlarındaki enerjisini not eder ve dipnotta Proculus un cesareti hakkında çok şaşırtıcı bir örnek kaydedilmiştir Yüz Sarmatyalı bakireyi kaçırmıştı Hikâyenin geri kalanını kendi dilinde anlatmalıyız dedikten sonra Gibbon tarihçi Vopiscus un Latince metnini sunar Gibbon u eleştirenler yok değildi bunlar çok sayıdaydı ve eleştirileri şiddetliydi Bunun başlıca nedeni Gibbon un her ikisi de yeni ortaya çıkan Hristiyanlığın yükselişini ve imparatorluk üzerindeki etkisini ele alan meşhur 15 ve 16 bölümleriydi Deizmin moda olduğu bir çağda deist olan Gibbon Hristiyanlığın imparatorluğun altını oymaya yardımcı olduğunu ileri sürmektedir Gibbon üçüncü yüzyıldan beşinci yüzyıla kadar Hristiyanların dünyevi krallıktan ziyade manevi krallığı önemsediklerini ve cumhuriyet ile erken imparatorluğu kuran toplumsal erdeme olan bağlılıklarını çürüttüklerini öne sürmüştür Daha sonra başkaları da Hristiyanlığın imparatorluğun ömrünü kısaltmak yerine uzattığını savunmuştur Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu üçüncü ciltte otuz dokuz ila elli birinci bölümler yer almaktadır

Liberus Yayınları
Gibbon eğitimli kişiler için yazmıştır denilebilir okuyucularının bu antik dilleri kolayca anladığını varsayarak dipnotlarının birçoğunda hiçbir ironi ya da özür dilemeye gerek duymadan Latince ve Yunanca orijinal kaynaklardan alıntı yapmıştır Eserin yaklaşık altıda birini oluşturan dipnotlar Gibbon un meşhur ironi iğneleme nükte ve müstehcen materyallerinin çoğunu içeren başlı başına kötü bir şöhrete sahiptir Örneğin Gibbon metnin bir noktasında Proculus un Venüs ün savaşlarındaki enerjisini not eder ve dipnotta Proculus un cesareti hakkında çok şaşırtıcı bir örnek kaydedilmiştir Yüz Sarmatyalı bakireyi kaçırmıştı Hikâyenin geri kalanını kendi dilinde anlatmalıyız dedikten sonra Gibbon tarihçi Vopiscus un Latince metnini sunar Gibbon u eleştirenler yok değildi bunlar çok sayıdaydı ve eleştirileri şiddetliydi Bunun başlıca nedeni Gibbon un her ikisi de yeni ortaya çıkan Hristiyanlığın yükselişini ve imparatorluk üzerindeki etkisini ele alan meşhur 15 ve 16 bölümleriydi Deizmin moda olduğu bir çağda deist olan Gibbon Hristiyanlığın imparatorluğun altını oymaya yardımcı olduğunu ileri sürmektedir Gibbon üçüncü yüzyıldan beşinci yüzyıla kadar Hristiyanların dünyevi krallıktan ziyade manevi krallığı önemsediklerini ve cumhuriyet ile erken imparatorluğu kuran toplumsal erdeme olan bağlılıklarını çürüttüklerini öne sürmüştür Daha sonra başkaları da Hristiyanlığın imparatorluğun ömrünü kısaltmak yerine uzattığını savunmuştur Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu üçüncü ciltte otuz dokuz ila elli birinci bölümler yer almaktadır

Liberus Yayınları
Gibbon ın eseri İngiliz nesrinin siperlerinden biri olmuş kendisinden sonra gelen tarih yazarlarına özellikle de onu ve üslubunu örnek alan Winston Churchill e örnek teşkil etmiştir Trevor Roper a göre Gibbon ın bilgi birikiminin çok geniş olması ve orijinal kaynaklardan faydalanarak titizlikle yaklaşması gibi nedenlerden ötürü eseri çok sağlam bir şekilde ayakta durmaktadır ki olayları aktarışına ve yorumlarının çoğuna geniş araştırma yetenekleriyle donanmış modern tarihçiler tarafından bile itiraz edilemez 18 yüzyılın Will ve Ariel Durant ını âdeta kendi bünyesinde barındıran Gibbon Roma kurumları çeşitli barbar halkların gelenekleri ve ilk Hristiyanlar arasındaki felsefi tartışmalar da dâhil olmak üzere pek çok konuda yazmış böylece okuyuculara üçüncü dördüncü ve beşinci yüzyıllarda Atlantik ile İndus Nehri arasındaki sosyal hareketlerin geniş bir tarihini sunmuştur Karakter kadrosu muazzamdır yozlaşmış Commodus ve kahraman Zenobia dan açgözlü Attila ya kadar Ayrıca Trevor Roper a göre Gibbon Aydınlanma ya uygun olarak geçmiş tarih yazımından kopmuş kanıtlara dayalı tarih ekolünü ve tarihin anlaşılması ya da yorumlanması için fazla karmaşık olduğunu öne süren ekolü reddetmiştir Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu ikinci ciltte yirmi bir ila otuz sekizinci bölümler yer almaktadır

Liberus Yayınları
Edward Gibbon un tarihyazımına en önemli katkılarından biri gerileyiş ve çöküş kavramını oturtması bunu tanımlayış ve aktarış şeklidir Roma nın gerileyiş ve çöküşünü bir problematik olarak ortaya koyup açıklayarak sonraki kuşakların farklı disiplinlerinde çalışan bilim insanlarını da bu anlamda oldukça etkilemiştir Gerileyiş ve Çöküş İngilizce yazılmış en büyük anlatılardan birisidir çünkü tarihe dair pek çok şeyi tek bir devasa hikâye ve engin bir kadroda birleştirmeyi başarmıştır Öğrettiği tarih her şeyden önce sivil sorumlulukla ilgilidir Gibbon kitabın son noktasını şu sözlerle koyar Hayatımın yirmi yılını meşgul eden ancak kendi arzularıma göre yetersiz kalan bu çalışmayı ilk olarak Capitolinus un kalıntıları arasında düşündüm ve nihayet halkın merakına sundum Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Son ciltte elli iki ila yetmiş birinci bölümler yer almaktadır

Liberus Yayınları
Gibbon 1764 te bir Avrupa turundaydı ve o yılın 15 Ekim inde Roma da şunları kaydetti Capitolinus un yıkıntıları arasında oturup derin derin düşünürken Aklıma ilk olarak şehrin gerileyişini ve çöküşünü yazmak geldi Konuyla ilgili önemli çalışmalara 1770 te başladı ve 1776 Şubat ında çalışmasının ilk cildi yayımlandı ve anında takdir ile karşılandı Altıncı ve son cildin son sayfasının son satırlarını 27 Haziran 1787 gecesi on bir ile on iki saatleri arasında yazdı Gibbon Roma İmparatorluğu nun çöküşü için kapsamlı yazılı kaynak eksikliği nedeniyle yapılması zor olan bir açıklama sunar ancak bunu deneyen tek tarihçi o değildir Gibbon a göre Roma İmparatorluğu nun barbar istilalarına yenik düşmesinin en büyük nedeni vatandaşları arasında medeni erdemlerin giderek kaybolmasıdır Hristiyanlığın rolü hakkında süregelen bir tartışma başlatan Gibbon iç gerilemenin diğer nedenlerine ve imparatorluk dışından gelen saldırılara büyük ağırlık vermiştir Yıkılış öyküsü basit ve açıktır Roma İmparatorluğu nun neden yıkıldığını sorgulamak yerine bu kadar uzun süre ayakta kalmasına şaşırmalıyız Uzak savaşlarda yabancıların ve paralı askerlerin ahlaksızlıklarını edinen muzaffer lejyonlar önce cumhuriyetin özgürlüğünü ezdiler daha sonra morun ihtişamını çiğnediler Kişisel güvenlikleri ve toplumsal huzur için endişelenen imparatorlar onları hem hükümdarları hem de düşman için aynı derecede zorlu kılan disiplinlerini bozmak gibi alçakça bir yola başvurdular askerî yönetimin gücü zayıfladı ve sonunda Constantinus un kurumları tarafından feshedildi ve Roma dünyası bir barbar tufanında boğuldu Diğer Aydınlanma düşünürleri ve kurumsal Katolik karşıtlığıyla yoğrulmuş çağın İngiliz vatandaşları gibi Gibbon da Ortaçağ ı rahiplerle dolu batıl inançlara dayalı bir karanlık çağ olarak hor görüyordu İnsanlık tarihinin rasyonel düşünceye vurgu yapan kendi dönemi olan Akıl Çağı na kadar ilerlemesini sürdüremeyeceğine inanıyordu Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu ciltte ilk yirmi bölüm yer almaktadır

Liberus Yayınları
Gibbon eğitimli kişiler için yazmıştır denilebilir okuyucularının bu antik dilleri kolayca anladığını varsayarak dipnotlarının birçoğunda hiçbir ironi ya da özür dilemeye gerek duymadan Latince ve Yunanca orijinal kaynaklardan alıntı yapmıştır Eserin yaklaşık altıda birini oluşturan dipnotlar Gibbon un meşhur ironi iğneleme nükte ve müstehcen materyallerinin çoğunu içeren başlı başına kötü bir şöhrete sahiptir Örneğin Gibbon metnin bir noktasında Proculus un Venüs ün savaşlarındaki enerjisini not eder ve dipnotta Proculus un cesareti hakkında çok şaşırtıcı bir örnek kaydedilmiştir Yüz Sarmatyalı bakireyi kaçırmıştı Hikâyenin geri kalanını kendi dilinde anlatmalıyız dedikten sonra Gibbon tarihçi Vopiscus un Latince metnini sunar Gibbon u eleştirenler yok değildi bunlar çok sayıdaydı ve eleştirileri şiddetliydi Bunun başlıca nedeni Gibbon un her ikisi de yeni ortaya çıkan Hristiyanlığın yükselişini ve imparatorluk üzerindeki etkisini ele alan meşhur 15 ve 16 bölümleriydi Deizmin moda olduğu bir çağda deist olan Gibbon Hristiyanlığın imparatorluğun altını oymaya yardımcı olduğunu ileri sürmektedir Gibbon üçüncü yüzyıldan beşinci yüzyıla kadar Hristiyanların dünyevi krallıktan ziyade manevi krallığı önemsediklerini ve cumhuriyet ile erken imparatorluğu kuran toplumsal erdeme olan bağlılıklarını çürüttüklerini öne sürmüştür Daha sonra başkaları da Hristiyanlığın imparatorluğun ömrünü kısaltmak yerine uzattığını savunmuştur Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu üçüncü ciltte otuz dokuz ila elli birinci bölümler yer almaktadır

Liberus Yayınları
Gibbon ın eseri İngiliz nesrinin siperlerinden biri olmuş kendisinden sonra gelen tarih yazarlarına özellikle de onu ve üslubunu örnek alan Winston Churchill e örnek teşkil etmiştir Trevor Roper a göre Gibbon ın bilgi birikiminin çok geniş olması ve orijinal kaynaklardan faydalanarak titizlikle yaklaşması gibi nedenlerden ötürü eseri çok sağlam bir şekilde ayakta durmaktadır ki olayları aktarışına ve yorumlarının çoğuna geniş araştırma yetenekleriyle donanmış modern tarihçiler tarafından bile itiraz edilemez 18 yüzyılın Will ve Ariel Durant ını âdeta kendi bünyesinde barındıran Gibbon Roma kurumları çeşitli barbar halkların gelenekleri ve ilk Hristiyanlar arasındaki felsefi tartışmalar da dâhil olmak üzere pek çok konuda yazmış böylece okuyuculara üçüncü dördüncü ve beşinci yüzyıllarda Atlantik ile İndus Nehri arasındaki sosyal hareketlerin geniş bir tarihini sunmuştur Karakter kadrosu muazzamdır yozlaşmış Commodus ve kahraman Zenobia dan açgözlü Attila ya kadar Ayrıca Trevor Roper a göre Gibbon Aydınlanma ya uygun olarak geçmiş tarih yazımından kopmuş kanıtlara dayalı tarih ekolünü ve tarihin anlaşılması ya da yorumlanması için fazla karmaşık olduğunu öne süren ekolü reddetmiştir Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu ikinci ciltte yirmi bir ila otuz sekizinci bölümler yer almaktadır

Liberus Yayınları
Edward Gibbon un tarihyazımına en önemli katkılarından biri gerileyiş ve çöküş kavramını oturtması bunu tanımlayış ve aktarış şeklidir Roma nın gerileyiş ve çöküşünü bir problematik olarak ortaya koyup açıklayarak sonraki kuşakların farklı disiplinlerinde çalışan bilim insanlarını da bu anlamda oldukça etkilemiştir Gerileyiş ve Çöküş İngilizce yazılmış en büyük anlatılardan birisidir çünkü tarihe dair pek çok şeyi tek bir devasa hikâye ve engin bir kadroda birleştirmeyi başarmıştır Öğrettiği tarih her şeyden önce sivil sorumlulukla ilgilidir Gibbon kitabın son noktasını şu sözlerle koyar Hayatımın yirmi yılını meşgul eden ancak kendi arzularıma göre yetersiz kalan bu çalışmayı ilk olarak Capitolinus un kalıntıları arasında düşündüm ve nihayet halkın merakına sundum Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Son ciltte elli iki ila yetmiş birinci bölümler yer almaktadır

Liberus Yayınları
Gibbon eğitimli kişiler için yazmıştır denilebilir okuyucularının bu antik dilleri kolayca anladığını varsayarak dipnotlarının birçoğunda hiçbir ironi ya da özür dilemeye gerek duymadan Latince ve Yunanca orijinal kaynaklardan alıntı yapmıştır Eserin yaklaşık altıda birini oluşturan dipnotlar Gibbon un meşhur ironi iğneleme nükte ve müstehcen materyallerinin çoğunu içeren başlı başına kötü bir şöhrete sahiptir Örneğin Gibbon metnin bir noktasında Proculus un Venüs ün savaşlarındaki enerjisini not eder ve dipnotta Proculus un cesareti hakkında çok şaşırtıcı bir örnek kaydedilmiştir Yüz Sarmatyalı bakireyi kaçırmıştı Hikâyenin geri kalanını kendi dilinde anlatmalıyız dedikten sonra Gibbon tarihçi Vopiscus un Latince metnini sunar Gibbon u eleştirenler yok değildi bunlar çok sayıdaydı ve eleştirileri şiddetliydi Bunun başlıca nedeni Gibbon un her ikisi de yeni ortaya çıkan Hristiyanlığın yükselişini ve imparatorluk üzerindeki etkisini ele alan meşhur 15 ve 16 bölümleriydi Deizmin moda olduğu bir çağda deist olan Gibbon Hristiyanlığın imparatorluğun altını oymaya yardımcı olduğunu ileri sürmektedir Gibbon üçüncü yüzyıldan beşinci yüzyıla kadar Hristiyanların dünyevi krallıktan ziyade manevi krallığı önemsediklerini ve cumhuriyet ile erken imparatorluğu kuran toplumsal erdeme olan bağlılıklarını çürüttüklerini öne sürmüştür Daha sonra başkaları da Hristiyanlığın imparatorluğun ömrünü kısaltmak yerine uzattığını savunmuştur Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu üçüncü ciltte otuz dokuz ila elli birinci bölümler yer almaktadır

Liberus Yayınları
Gibbon ın eseri İngiliz nesrinin siperlerinden biri olmuş kendisinden sonra gelen tarih yazarlarına özellikle de onu ve üslubunu örnek alan Winston Churchill e örnek teşkil etmiştir Trevor Roper a göre Gibbon ın bilgi birikiminin çok geniş olması ve orijinal kaynaklardan faydalanarak titizlikle yaklaşması gibi nedenlerden ötürü eseri çok sağlam bir şekilde ayakta durmaktadır ki olayları aktarışına ve yorumlarının çoğuna geniş araştırma yetenekleriyle donanmış modern tarihçiler tarafından bile itiraz edilemez 18 yüzyılın Will ve Ariel Durant ını âdeta kendi bünyesinde barındıran Gibbon Roma kurumları çeşitli barbar halkların gelenekleri ve ilk Hristiyanlar arasındaki felsefi tartışmalar da dâhil olmak üzere pek çok konuda yazmış böylece okuyuculara üçüncü dördüncü ve beşinci yüzyıllarda Atlantik ile İndus Nehri arasındaki sosyal hareketlerin geniş bir tarihini sunmuştur Karakter kadrosu muazzamdır yozlaşmış Commodus ve kahraman Zenobia dan açgözlü Attila ya kadar Ayrıca Trevor Roper a göre Gibbon Aydınlanma ya uygun olarak geçmiş tarih yazımından kopmuş kanıtlara dayalı tarih ekolünü ve tarihin anlaşılması ya da yorumlanması için fazla karmaşık olduğunu öne süren ekolü reddetmiştir Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu ikinci ciltte yirmi bir ila otuz sekizinci bölümler yer almaktadır

Liberus Yayınları
Gibbon 1764 te bir Avrupa turundaydı ve o yılın 15 Ekim inde Roma da şunları kaydetti Capitolinus un yıkıntıları arasında oturup derin derin düşünürken Aklıma ilk olarak şehrin gerileyişini ve çöküşünü yazmak geldi Konuyla ilgili önemli çalışmalara 1770 te başladı ve 1776 Şubat ında çalışmasının ilk cildi yayımlandı ve anında takdir ile karşılandı Altıncı ve son cildin son sayfasının son satırlarını 27 Haziran 1787 gecesi on bir ile on iki saatleri arasında yazdı Gibbon Roma İmparatorluğu nun çöküşü için kapsamlı yazılı kaynak eksikliği nedeniyle yapılması zor olan bir açıklama sunar ancak bunu deneyen tek tarihçi o değildir Gibbon a göre Roma İmparatorluğu nun barbar istilalarına yenik düşmesinin en büyük nedeni vatandaşları arasında medeni erdemlerin giderek kaybolmasıdır Hristiyanlığın rolü hakkında süregelen bir tartışma başlatan Gibbon iç gerilemenin diğer nedenlerine ve imparatorluk dışından gelen saldırılara büyük ağırlık vermiştir Yıkılış öyküsü basit ve açıktır Roma İmparatorluğu nun neden yıkıldığını sorgulamak yerine bu kadar uzun süre ayakta kalmasına şaşırmalıyız Uzak savaşlarda yabancıların ve paralı askerlerin ahlaksızlıklarını edinen muzaffer lejyonlar önce cumhuriyetin özgürlüğünü ezdiler daha sonra morun ihtişamını çiğnediler Kişisel güvenlikleri ve toplumsal huzur için endişelenen imparatorlar onları hem hükümdarları hem de düşman için aynı derecede zorlu kılan disiplinlerini bozmak gibi alçakça bir yola başvurdular askerî yönetimin gücü zayıfladı ve sonunda Constantinus un kurumları tarafından feshedildi ve Roma dünyası bir barbar tufanında boğuldu Diğer Aydınlanma düşünürleri ve kurumsal Katolik karşıtlığıyla yoğrulmuş çağın İngiliz vatandaşları gibi Gibbon da Ortaçağ ı rahiplerle dolu batıl inançlara dayalı bir karanlık çağ olarak hor görüyordu İnsanlık tarihinin rasyonel düşünceye vurgu yapan kendi dönemi olan Akıl Çağı na kadar ilerlemesini sürdüremeyeceğine inanıyordu Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu ciltte ilk yirmi bölüm yer almaktadır

Liberus Yayınları
Edward Gibbon tarafından kaleme alınan Roma İmparatorluğunun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi Cilt 1 Liberus Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Roma İmparatorluğunun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi Cilt 1 Edward Gibbon Kitap Özeti Gibbon 1764 te bir Avrupa turundaydı ve o yılın 15 Ekim inde Roma da şunları kaydetti Capitolinus un yıkıntıları arasında oturup derin derin düşünürken Aklıma ilk olarak şehrin gerileyişini ve çöküşünü yazmak geldi Konuyla ilgili önemli çalışmalara 1770 te başladı ve 1776 Şubat ında çalışmasının ilk cildi yayımlandı ve anında takdir ile karşılandı Altıncı ve son cildin son sayfasının son satırlarını 27 Haziran 1787 gecesi on bir ile on iki saatleri arasında yazdı Gibbon Roma İmparatorluğunun çöküşü için kapsamlı yazılı kaynak eksikliği nedeniyle yapılması zor olan bir açıklama sunar ancak bunu deneyen tek tarihçi o değildir Gibbona göre Roma İmparatorluğunun barbar istilalarına yenik düşmesinin en büyük nedeni vatandaşları arasında medeni erdemlerin giderek kaybolmasıdır Hristiyanlığın rolü hakkında süregelen bir tartışma başlatan Gibbon iç gerilemenin diğer nedenlerine ve imparatorluk dışından gelen saldırılara büyük ağırlık vermiştir Yıkılış öyküsü basit ve açıktır Roma İmparatorluğunun neden yıkıldığını sorgulamak yerine bu kadar uzun süre ayakta kalmasına şaşırmalıyız Uzak savaşlarda yabancıların ve paralı askerlerin ahlaksızlıklarını edinen muzaffer lejyonlar önce cumhuriyetin özgürlüğünü ezdiler daha sonra morun ihtişamını çiğnediler Kişisel güvenlikleri ve toplumsal huzur için endişelenen imparatorlar onları hem hükümdarları hem de düşman için aynı derecede zorlu kılan disiplinlerini bozmak gibi alçakça bir yola başvurdular askerî yönetimin gücü zayıfladı ve sonunda Constantinusun kurumları tarafından feshedildi ve Roma dünyası bir barbar tufanında boğuldu Diğer Aydınlanma düşünürleri ve kurumsal Katolik karşıtlığıyla yoğrulmuş çağın İngiliz vatandaşları gibi Gibbon da Ortaçağı rahiplerle dolu batıl inançlara dayalı bir karanlık çağ olarak hor görüyordu İnsanlık tarihinin rasyonel düşünceye vurgu yapan kendi dönemi olan Akıl Çağına kadar ilerlemesini sürdüremeyeceğine inanıyordu Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu ciltte ilk yirmi bölüm yer almaktadır Yayınevi Liberus Yayınları Yazar Edward Gibbon Sayfa 624 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Eylül 2025 Barkod 9786057151551 Kategori Araştırma İnceleme Diğer Tarih Kitapları

Liberus
çev. Baltacıgil, Asım, Okay, Burcu
Gibbon ın eseri İngiliz nesrinin siperlerinden biri olmuş kendisinden sonra gelen tarih yazarlarına özellikle de onu ve üslubunu örnek alan Winston Churchill e örnek teşkil etmiştir Trevor Roper a göre Gibbon ın bilgi birikiminin çok geniş olması ve orijinal kaynaklardan faydalanarak titizlikle yaklaşması gibi nedenlerden ötürü eseri çok sağlam bir şekilde ayakta durmaktadır ki olayları aktarışına ve yorumlarının çoğuna geniş araştırma yetenekleriyle donanmış modern tarihçiler tarafından bile itiraz edilemez 18 yüzyılın Will ve Ariel Durant ını âdeta kendi bünyesinde barındıran Gibbon Roma kurumları çeşitli barbar halkların gelenekleri ve ilk Hristiyanlar arasındaki felsefi tartışmalar da dâhil olmak üzere pek çok konuda yazmış böylece okuyuculara üçüncü dördüncü ve beşinci yüzyıllarda Atlantik ile İndus Nehri arasındaki sosyal hareketlerin geniş bir tarihini sunmuştur Karakter kadrosu muazzamdır yozlaşmış Commodus ve kahraman Zenobia dan açgözlü Attila ya kadar Ayrıca Trevor Roper a göre Gibbon Aydınlanma ya uygun olarak geçmiş tarih yazımından kopmuş kanıtlara dayalı tarih ekolünü ve tarihin anlaşılması ya da yorumlanması için fazla karmaşık olduğunu öne süren ekolü reddetmiştir Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu ikinci ciltte yirmi bir ila otuz sekizinci bölümler yer almaktadır

Liberus
çev. Baltacıgil, Asım, Okay, Burcu
Gibbon eğitimli kişiler için yazmıştır denilebilir okuyucularının bu antik dilleri kolayca anladığını varsayarak dipnotlarının birçoğunda hiçbir ironi ya da özür dilemeye gerek duymadan Latince ve Yunanca orijinal kaynaklardan alıntı yapmıştır Eserin yaklaşık altıda birini oluşturan dipnotlar Gibbon un meşhur ironi iğneleme nükte ve müstehcen materyallerinin çoğunu içeren başlı başına kötü bir şöhrete sahiptir Örneğin Gibbon metnin bir noktasında Proculus un Venüs ün savaşlarındaki enerjisini not eder ve dipnotta Proculus un cesareti hakkında çok şaşırtıcı bir örnek kaydedilmiştir Yüz Sarmatyalı bakireyi kaçırmıştı Hikâyenin geri kalanını kendi dilinde anlatmalıyız dedikten sonra Gibbon tarihçi Vopiscus un Latince metnini sunar Gibbon u eleştirenler yok değildi bunlar çok sayıdaydı ve eleştirileri şiddetliydi Bunun başlıca nedeni Gibbon un her ikisi de yeni ortaya çıkan Hristiyanlığın yükselişini ve imparatorluk üzerindeki etkisini ele alan meşhur 15 ve 16 bölümleriydi Deizmin moda olduğu bir çağda deist olan Gibbon Hristiyanlığın imparatorluğun altını oymaya yardımcı olduğunu ileri sürmektedir Gibbon üçüncü yüzyıldan beşinci yüzyıla kadar Hristiyanların dünyevi krallıktan ziyade manevi krallığı önemsediklerini ve cumhuriyet ile erken imparatorluğu kuran toplumsal erdeme olan bağlılıklarını çürüttüklerini öne sürmüştür Daha sonra başkaları da Hristiyanlığın imparatorluğun ömrünü kısaltmak yerine uzattığını savunmuştur Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu üçüncü ciltte otuz dokuz ila elli birinci bölümler yer almaktadır

Liberus Yayınları
Edward Gibbon un tarihyazımına en önemli katkılarından biri gerileyiş ve çöküş kavramını oturtması bunu tanımlayış ve aktarış şeklidir Roma nın gerileyiş ve çöküşünü bir problematik olarak ortaya koyup açıklayarak sonraki kuşakların farklı disiplinlerinde çalışan bilim insanlarını da bu anlamda oldukça etkilemiştir Gerileyiş ve Çöküş İngilizce yazılmış en büyük anlatılardan birisidir çünkü tarihe dair pek çok şeyi tek bir devasa hikâye ve engin bir kadroda birleştirmeyi başarmıştır Öğrettiği tarih her şeyden önce sivil sorumlulukla ilgilidir Gibbon kitabın son noktasını şu sözlerle koyar Hayatımın yirmi yılını meşgul eden ancak kendi arzularıma göre yetersiz kalan bu çalışmayı ilk olarak Capitolinus un kalıntıları arasında düşündüm ve nihayet halkın merakına sundum Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Son ciltte elli iki ila yetmiş birinci bölümler yer almaktadır

Liberus Yayınları
Gibbon 1764 te bir Avrupa turundaydı ve o yılın 15 Ekim inde Roma da şunları kaydetti Capitolinus un yıkıntıları arasında oturup derin derin düşünürken Aklıma ilk olarak şehrin gerileyişini ve çöküşünü yazmak geldi Konuyla ilgili önemli çalışmalara 1770 te başladı ve 1776 Şubat ında çalışmasının ilk cildi yayımlandı ve anında takdir ile karşılandı Altıncı ve son cildin son sayfasının son satırlarını 27 Haziran 1787 gecesi on bir ile on iki saatleri arasında yazdı Gibbon Roma İmparatorluğu nun çöküşü için kapsamlı yazılı kaynak eksikliği nedeniyle yapılması zor olan bir açıklama sunar ancak bunu deneyen tek tarihçi o değildir Gibbon a göre Roma İmparatorluğu nun barbar istilalarına yenik düşmesinin en büyük nedeni vatandaşları arasında medeni erdemlerin giderek kaybolmasıdır Hristiyanlığın rolü hakkında süregelen bir tartışma başlatan Gibbon iç gerilemenin diğer nedenlerine ve imparatorluk dışından gelen saldırılara büyük ağırlık vermiştir Yıkılış öyküsü basit ve açıktır Roma İmparatorluğu nun neden yıkıldığını sorgulamak yerine bu kadar uzun süre ayakta kalmasına şaşırmalıyız Uzak savaşlarda yabancıların ve paralı askerlerin ahlaksızlıklarını edinen muzaffer lejyonlar önce cumhuriyetin özgürlüğünü ezdiler daha sonra morun ihtişamını çiğnediler Kişisel güvenlikleri ve toplumsal huzur için endişelenen imparatorlar onları hem hükümdarları hem de düşman için aynı derecede zorlu kılan disiplinlerini bozmak gibi alçakça bir yola başvurdular askerî yönetimin gücü zayıfladı ve sonunda Constantinus un kurumları tarafından feshedildi ve Roma dünyası bir barbar tufanında boğuldu Diğer Aydınlanma düşünürleri ve kurumsal Katolik karşıtlığıyla yoğrulmuş çağın İngiliz vatandaşları gibi Gibbon da Ortaçağ ı rahiplerle dolu batıl inançlara dayalı bir karanlık çağ olarak hor görüyordu İnsanlık tarihinin rasyonel düşünceye vurgu yapan kendi dönemi olan Akıl Çağı na kadar ilerlemesini sürdüremeyeceğine inanıyordu Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu ciltte ilk yirmi bölüm yer almaktadır

Liberus Yayınları
Gibbon ın eseri İngiliz nesrinin siperlerinden biri olmuş kendisinden sonra gelen tarih yazarlarına özellikle de onu ve üslubunu örnek alan Winston Churchill e örnek teşkil etmiştir Trevor Roper a göre Gibbon ın bilgi birikiminin çok geniş olması ve orijinal kaynaklardan faydalanarak titizlikle yaklaşması gibi nedenlerden ötürü eseri çok sağlam bir şekilde ayakta durmaktadır ki olayları aktarışına ve yorumlarının çoğuna geniş araştırma yetenekleriyle donanmış modern tarihçiler tarafından bile itiraz edilemez 18 yüzyılın Will ve Ariel Durant ını âdeta kendi bünyesinde barındıran Gibbon Roma kurumları çeşitli barbar halkların gelenekleri ve ilk Hristiyanlar arasındaki felsefi tartışmalar da dâhil olmak üzere pek çok konuda yazmış böylece okuyuculara üçüncü dördüncü ve beşinci yüzyıllarda Atlantik ile İndus Nehri arasındaki sosyal hareketlerin geniş bir tarihini sunmuştur Karakter kadrosu muazzamdır yozlaşmış Commodus ve kahraman Zenobia dan açgözlü Attila ya kadar Ayrıca Trevor Roper a göre Gibbon Aydınlanma ya uygun olarak geçmiş tarih yazımından kopmuş kanıtlara dayalı tarih ekolünü ve tarihin anlaşılması ya da yorumlanması için fazla karmaşık olduğunu öne süren ekolü reddetmiştir Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu ikinci ciltte yirmi bir ila otuz sekizinci bölümler yer almaktadır

Liberus Yayınları
Gibbon eğitimli kişiler için yazmıştır denilebilir okuyucularının bu antik dilleri kolayca anladığını varsayarak dipnotlarının birçoğunda hiçbir ironi ya da özür dilemeye gerek duymadan Latince ve Yunanca orijinal kaynaklardan alıntı yapmıştır Eserin yaklaşık altıda birini oluşturan dipnotlar Gibbon un meşhur ironi iğneleme nükte ve müstehcen materyallerinin çoğunu içeren başlı başına kötü bir şöhrete sahiptir Örneğin Gibbon metnin bir noktasında Proculus un Venüs ün savaşlarındaki enerjisini not eder ve dipnotta Proculus un cesareti hakkında çok şaşırtıcı bir örnek kaydedilmiştir Yüz Sarmatyalı bakireyi kaçırmıştı Hikâyenin geri kalanını kendi dilinde anlatmalıyız dedikten sonra Gibbon tarihçi Vopiscus un Latince metnini sunar Gibbon u eleştirenler yok değildi bunlar çok sayıdaydı ve eleştirileri şiddetliydi Bunun başlıca nedeni Gibbon un her ikisi de yeni ortaya çıkan Hristiyanlığın yükselişini ve imparatorluk üzerindeki etkisini ele alan meşhur 15 ve 16 bölümleriydi Deizmin moda olduğu bir çağda deist olan Gibbon Hristiyanlığın imparatorluğun altını oymaya yardımcı olduğunu ileri sürmektedir Gibbon üçüncü yüzyıldan beşinci yüzyıla kadar Hristiyanların dünyevi krallıktan ziyade manevi krallığı önemsediklerini ve cumhuriyet ile erken imparatorluğu kuran toplumsal erdeme olan bağlılıklarını çürüttüklerini öne sürmüştür Daha sonra başkaları da Hristiyanlığın imparatorluğun ömrünü kısaltmak yerine uzattığını savunmuştur Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu üçüncü ciltte otuz dokuz ila elli birinci bölümler yer almaktadır

Liberus Yayınları
Gibbon ın eseri İngiliz nesrinin siperlerinden biri olmuş kendisinden sonra gelen tarih yazarlarına özellikle de onu ve üslubunu örnek alan Winston Churchill e örnek teşkil etmiştir Trevor Roper a göre Gibbon ın bilgi birikiminin çok geniş olması ve orijinal kaynaklardan faydalanarak titizlikle yaklaşması gibi nedenlerden ötürü eseri çok sağlam bir şekilde ayakta durmaktadır ki olayları aktarışına ve yorumlarının çoğuna geniş araştırma yetenekleriyle donanmış modern tarihçiler tarafından bile itiraz edilemez 18 yüzyılın Will ve Ariel Durant ını âdeta kendi bünyesinde barındıran Gibbon Roma kurumları çeşitli barbar halkların gelenekleri ve ilk Hristiyanlar arasındaki felsefi tartışmalar da dâhil olmak üzere pek çok konuda yazmış böylece okuyuculara üçüncü dördüncü ve beşinci yüzyıllarda Atlantik ile İndus Nehri arasındaki sosyal hareketlerin geniş bir tarihini sunmuştur Karakter kadrosu muazzamdır yozlaşmış Commodus ve kahraman Zenobia dan açgözlü Attila ya kadar Ayrıca Trevor Roper a göre Gibbon Aydınlanma ya uygun olarak geçmiş tarih yazımından kopmuş kanıtlara dayalı tarih ekolünü ve tarihin anlaşılması ya da yorumlanması için fazla karmaşık olduğunu öne süren ekolü reddetmiştir Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu ikinci ciltte yirmi bir ila otuz sekizinci bölümler yer almaktadır

Liberus Yayınları
Gibbon eğitimli kişiler için yazmıştır denilebilir okuyucularının bu antik dilleri kolayca anladığını varsayarak dipnotlarının birçoğunda hiçbir ironi ya da özür dilemeye gerek duymadan Latince ve Yunanca orijinal kaynaklardan alıntı yapmıştır Eserin yaklaşık altıda birini oluşturan dipnotlar Gibbon un meşhur ironi iğneleme nükte ve müstehcen materyallerinin çoğunu içeren başlı başına kötü bir şöhrete sahiptir Örneğin Gibbon metnin bir noktasında Proculus un Venüs ün savaşlarındaki enerjisini not eder ve dipnotta Proculus un cesareti hakkında çok şaşırtıcı bir örnek kaydedilmiştir Yüz Sarmatyalı bakireyi kaçırmıştı Hikâyenin geri kalanını kendi dilinde anlatmalıyız dedikten sonra Gibbon tarihçi Vopiscus un Latince metnini sunar Gibbon u eleştirenler yok değildi bunlar çok sayıdaydı ve eleştirileri şiddetliydi Bunun başlıca nedeni Gibbon un her ikisi de yeni ortaya çıkan Hristiyanlığın yükselişini ve imparatorluk üzerindeki etkisini ele alan meşhur 15 ve 16 bölümleriydi Deizmin moda olduğu bir çağda deist olan Gibbon Hristiyanlığın imparatorluğun altını oymaya yardımcı olduğunu ileri sürmektedir Gibbon üçüncü yüzyıldan beşinci yüzyıla kadar Hristiyanların dünyevi krallıktan ziyade manevi krallığı önemsediklerini ve cumhuriyet ile erken imparatorluğu kuran toplumsal erdeme olan bağlılıklarını çürüttüklerini öne sürmüştür Daha sonra başkaları da Hristiyanlığın imparatorluğun ömrünü kısaltmak yerine uzattığını savunmuştur Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu üçüncü ciltte otuz dokuz ila elli birinci bölümler yer almaktadır

Liberus
Edward Gibbon un tarihyazımına en önemli katkılarından biri gerileyiş ve çöküş kavramını oturtması bunu tanımlayış ve aktarış şeklidir Roma nın gerileyiş ve çöküşünü bir problematik olarak ortaya koyup açıklayarak sonraki kuşakların farklı disiplinlerinde çalışan bilim insanlarını da bu anlamda oldukça etkilemiştir Gerileyiş ve Çöküş İngilizce yazılmış en büyük anlatılardan birisidir çünkü tarihe dair pek çok şeyi tek bir devasa hikâye ve engin bir kadroda birleştirmeyi başarmıştır Öğrettiği tarih her şeyden önce sivil sorumlulukla ilgilidir Gibbon kitabın son noktasını şu sözlerle koyar Hayatımın yirmi yılını meşgul eden ancak kendi arzularıma göre yetersiz kalan bu çalışmayı ilk olarak Capitolinus un kalıntıları arasında düşündüm ve nihayet halkın merakına sundum Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Son ciltte elli iki ila yetmiş birinci bölümler yer almaktadır Tanıtım Bülteninden

Liberus
Gibbon eğitimli kişiler için yazmıştır denilebilir okuyucularının bu antik dilleri kolayca anladığını varsayarak dipnotlarının birçoğunda hiçbir ironi ya da özür dilemeye gerek duymadan Latince ve Yunanca orijinal kaynaklardan alıntı yapmıştır Eserin yaklaşık altıda birini oluşturan dipnotlar Gibbon un meşhur ironi iğneleme nükte ve müstehcen materyallerinin çoğunu içeren başlı başına kötü bir şöhrete sahiptir Örneğin Gibbon metnin bir noktasında Proculus un Venüs ün savaşlarındaki enerjisini not eder ve dipnotta Proculus un cesareti hakkında çok şaşırtıcı bir örnek kaydedilmiştir Yüz Sarmatyalı bakireyi kaçırmıştı Hikâyenin geri kalanını kendi dilinde anlatmalıyız dedikten sonra Gibbon tarihçi Vopiscus un Latince metnini sunar Gibbon u eleştirenler yok değildi bunlar çok sayıdaydı ve eleştirileri şiddetliydi Bunun başlıca nedeni Gibbon un her ikisi de yeni ortaya çıkan Hristiyanlığın yükselişini ve imparatorluk üzerindeki etkisini ele alan meşhur 15 ve 16 bölümleriydi Deizmin moda olduğu bir çağda deist olan Gibbon Hristiyanlığın imparatorluğun altını oymaya yardımcı olduğunu ileri sürmektedir Gibbon üçüncü yüzyıldan beşinci yüzyıla kadar Hristiyanların dünyevi krallıktan ziyade manevi krallığı önemsediklerini ve cumhuriyet ile erken imparatorluğu kuran toplumsal erdeme olan bağlılıklarını çürüttüklerini öne sürmüştür Daha sonra başkaları da Hristiyanlığın imparatorluğun ömrünü kısaltmak yerine uzattığını savunmuştur Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu üçüncü ciltte otuz dokuz ila elli birinci bölümler yer almaktadır Tanıtım Bülteninden

Liberus
Gibbon 1764 te bir Avrupa turundaydı ve o yılın 15 Ekim inde Roma da şunları kaydetti Capitolinus un yıkıntıları arasında oturup derin derin düşünürken Aklıma ilk olarak şehrin gerileyişini ve çöküşünü yazmak geldi Konuyla ilgili önemli çalışmalara 1770 te başladı ve 1776 Şubat ında çalışmasının ilk cildi yayımlandı ve anında takdir ile karşılandı Altıncı ve son cildin son sayfasının son satırlarını 27 Haziran 1787 gecesi on bir ile on iki saatleri arasında yazdı Gibbon Roma İmparatorluğu nun çöküşü için kapsamlı yazılı kaynak eksikliği nedeniyle yapılması zor olan bir açıklama sunar ancak bunu deneyen tek tarihçi o değildir Gibbon a göre Roma İmparatorluğu nun barbar istilalarına yenik düşmesinin en büyük nedeni vatandaşları arasında medeni erdemlerin giderek kaybolmasıdır Hristiyanlığın rolü hakkında süregelen bir tartışma başlatan Gibbon iç gerilemenin diğer nedenlerine ve imparatorluk dışından gelen saldırılara büyük ağırlık vermiştir Yıkılış öyküsü basit ve açıktır Roma İmparatorluğu nun neden yıkıldığını sorgulamak yerine bu kadar uzun süre ayakta kalmasına şaşırmalıyız Uzak savaşlarda yabancıların ve paralı askerlerin ahlaksızlıklarını edinen muzaffer lejyonlar önce cumhuriyetin özgürlüğünü ezdiler daha sonra morun ihtişamını çiğnediler Kişisel güvenlikleri ve toplumsal huzur için endişelenen imparatorlar onları hem hükümdarları hem de düşman için aynı derecede zorlu kılan disiplinlerini bozmak gibi alçakça bir yola başvurdular askerî yönetimin gücü zayıfladı ve sonunda Constantinus un kurumları tarafından feshedildi ve Roma dünyası bir barbar tufanında boğuldu Diğer Aydınlanma düşünürleri ve kurumsal Katolik karşıtlığıyla yoğrulmuş çağın İngiliz vatandaşları gibi Gibbon da Ortaçağ ı rahiplerle dolu batıl inançlara dayalı bir karanlık çağ olarak hor görüyordu İnsanlık tarihinin rasyonel düşünceye vurgu yapan kendi dönemi olan Akıl Çağı na kadar ilerlemesini sürdüremeyeceğine inanıyordu Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu ciltte ilk yirmi bölüm yer almaktadır Tanıtım Bülteninden

Liberus
Gibbon ın eseri İngiliz nesrinin siperlerinden biri olmuş kendisinden sonra gelen tarih yazarlarına özellikle de onu ve üslubunu örnek alan Winston Churchill e örnek teşkil etmiştir Trevor Roper a göre Gibbon ın bilgi birikiminin çok geniş olması ve orijinal kaynaklardan faydalanarak titizlikle yaklaşması gibi nedenlerden ötürü eseri çok sağlam bir şekilde ayakta durmaktadır ki olayları aktarışına ve yorumlarının çoğuna geniş araştırma yetenekleriyle donanmış modern tarihçiler tarafından bile itiraz edilemez 18 yüzyılın Will ve Ariel Durant ını âdeta kendi bünyesinde barındıran Gibbon Roma kurumları çeşitli barbar halkların gelenekleri ve ilk Hristiyanlar arasındaki felsefi tartışmalar da dâhil olmak üzere pek çok konuda yazmış böylece okuyuculara üçüncü dördüncü ve beşinci yüzyıllarda Atlantik ile İndus Nehri arasındaki sosyal hareketlerin geniş bir tarihini sunmuştur Karakter kadrosu muazzamdır yozlaşmış Commodus ve kahraman Zenobia dan açgözlü Attila ya kadar Ayrıca Trevor Roper a göre Gibbon Aydınlanma ya uygun olarak geçmiş tarih yazımından kopmuş kanıtlara dayalı tarih ekolünü ve tarihin anlaşılması ya da yorumlanması için fazla karmaşık olduğunu öne süren ekolü reddetmiştir Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu ikinci ciltte yirmi bir ila otuz sekizinci bölümler yer almaktadır Tanıtım Bülteninden

Liberus Yayınları
Edward Gibbon un büyük eseri Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi gözden geçirilmiş çevirisi ile tam metin olarak 4 cilt halinde karton kapak olarak yayınlanmıştır Set içinde aşağıdaki dört cilt yer almaktadır Bölüm başlarında zaman çizelgesi ve kitap sonlarında dizin yer almaktadır

Liberus
çev. Asım Baltacıgil & Burcu Okay
Gibbon 1764 te bir Avrupa turundaydı ve o yılın 15 Ekim inde Roma da şunları kaydetti Capitolinus un yıkıntıları arasında oturup derin derin düşünürken Aklıma ilk olarak şehrin gerileyişini ve çöküşünü yazmak geldi Konuyla ilgili önemli çalışmalara 1770 te başladı ve 1776 Şubat ında çalışmasının ilk cildi yayımlandı ve anında takdir ile karşılandı Altıncı ve son cildin son sayfasının son satırlarını 27 Haziran 1787 gecesi on bir ile on iki saatleri arasında yazdı Gibbon Roma İmparatorluğu nun çöküşü için kapsamlı yazılı kaynak eksikliği nedeniyle yapılması zor olan bir açıklama sunar ancak bunu deneyen tek tarihçi o değildir Gibbon a göre Roma İmparatorluğu nun barbar istilalarına yenik düşmesinin en büyük nedeni vatandaşları arasında medeni erdemlerin giderek kaybolmasıdır Hristiyanlığın rolü hakkında süregelen bir tartışma başlatan Gibbon iç gerilemenin diğer nedenlerine ve imparatorluk dışından gelen saldırılara büyük ağırlık vermiştir Yıkılış öyküsü basit ve açıktır Roma İmparatorluğu nun neden yıkıldığını sorgulamak yerine bu kadar uzun süre ayakta kalmasına şaşırmalıyız Uzak savaşlarda yabancıların ve paralı askerlerin ahlaksızlıklarını edinen muzaffer lejyonlar önce cumhuriyetin özgürlüğünü ezdiler daha sonra morun ihtişamını çiğnediler Kişisel güvenlikleri ve toplumsal huzur için endişelenen imparatorlar onları hem hükümdarları hem de düşman için aynı derecede zorlu kılan disiplinlerini bozmak gibi alçakça bir yola başvurdular askerî yönetimin gücü zayıfladı ve sonunda Constantinus un kurumları tarafından feshedildi ve Roma dünyası bir barbar tufanında boğuldu Diğer Aydınlanma düşünürleri ve kurumsal Katolik karşıtlığıyla yoğrulmuş çağın İngiliz vatandaşları gibi Gibbon da Ortaçağ ı rahiplerle dolu batıl inançlara dayalı bir karanlık çağ olarak hor görüyordu İnsanlık tarihinin rasyonel düşünceye vurgu yapan kendi dönemi olan Akıl Çağı na kadar ilerlemesini sürdüremeyeceğine inanıyordu Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu ciltte ilk yirmi bölüm yer almaktadır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Liberus
çev. Asım Baltacıgil & Burcu Okay
Gibbon ın eseri İngiliz nesrinin siperlerinden biri olmuş kendisinden sonra gelen tarih yazarlarına özellikle de onu ve üslubunu örnek alan Winston Churchill e örnek teşkil etmiştir Trevor Roper a göre Gibbon ın bilgi birikiminin çok geniş olması ve orijinal kaynaklardan faydalanarak titizlikle yaklaşması gibi nedenlerden ötürü eseri çok sağlam bir şekilde ayakta durmaktadır ki olayları aktarışına ve yorumlarının çoğuna geniş araştırma yetenekleriyle donanmış modern tarihçiler tarafından bile itiraz edilemez 18 yüzyılın Will ve Ariel Durant ını âdeta kendi bünyesinde barındıran Gibbon Roma kurumları çeşitli barbar halkların gelenekleri ve ilk Hristiyanlar arasındaki felsefi tartışmalar da dâhil olmak üzere pek çok konuda yazmış böylece okuyuculara üçüncü dördüncü ve beşinci yüzyıllarda Atlantik ile İndus Nehri arasındaki sosyal hareketlerin geniş bir tarihini sunmuştur Karakter kadrosu muazzamdır yozlaşmış Commodus ve kahraman Zenobia dan açgözlü Attila ya kadar Ayrıca Trevor Roper a göre Gibbon Aydınlanma ya uygun olarak geçmiş tarih yazımından kopmuş kanıtlara dayalı tarih ekolünü ve tarihin anlaşılması ya da yorumlanması için fazla karmaşık olduğunu öne süren ekolü reddetmiştir Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu ikinci ciltte yirmi bir ila otuz sekizinci bölümler yer almaktadır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Liberus
çev. Asım Baltacıgil & Burcu Okay
Gibbon eğitimli kişiler için yazmıştır denilebilir okuyucularının bu antik dilleri kolayca anladığını varsayarak dipnotlarının birçoğunda hiçbir ironi ya da özür dilemeye gerek duymadan Latince ve Yunanca orijinal kaynaklardan alıntı yapmıştır Eserin yaklaşık altıda birini oluşturan dipnotlar Gibbon un meşhur ironi iğneleme nükte ve müstehcen materyallerinin çoğunu içeren başlı başına kötü bir şöhrete sahiptir Örneğin Gibbon metnin bir noktasında Proculus un Venüs ün savaşlarındaki enerjisini not eder ve dipnotta Proculus un cesareti hakkında çok şaşırtıcı bir örnek kaydedilmiştir Yüz Sarmatyalı bakireyi kaçırmıştı Hikâyenin geri kalanını kendi dilinde anlatmalıyız dedikten sonra Gibbon tarihçi Vopiscus un Latince metnini sunar Gibbon u eleştirenler yok değildi bunlar çok sayıdaydı ve eleştirileri şiddetliydi Bunun başlıca nedeni Gibbon un her ikisi de yeni ortaya çıkan Hristiyanlığın yükselişini ve imparatorluk üzerindeki etkisini ele alan meşhur 15 ve 16 bölümleriydi Deizmin moda olduğu bir çağda deist olan Gibbon Hristiyanlığın imparatorluğun altını oymaya yardımcı olduğunu ileri sürmektedir Gibbon üçüncü yüzyıldan beşinci yüzyıla kadar Hristiyanların dünyevi krallıktan ziyade manevi krallığı önemsediklerini ve cumhuriyet ile erken imparatorluğu kuran toplumsal erdeme olan bağlılıklarını çürüttüklerini öne sürmüştür Daha sonra başkaları da Hristiyanlığın imparatorluğun ömrünü kısaltmak yerine uzattığını savunmuştur Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Bu üçüncü ciltte otuz dokuz ila elli birinci bölümler yer almaktadır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Liberus
çev. Asım Baltacıgil & Burcu Okay
Edward Gibbon un tarihyazımına en önemli katkılarından biri gerileyiş ve çöküş kavramını oturtması bunu tanımlayış ve aktarış şeklidir Roma nın gerileyiş ve çöküşünü bir problematik olarak ortaya koyup açıklayarak sonraki kuşakların farklı disiplinlerinde çalışan bilim insanlarını da bu anlamda oldukça etkilemiştir Gerileyiş ve Çöküş İngilizce yazılmış en büyük anlatılardan birisidir çünkü tarihe dair pek çok şeyi tek bir devasa hikâye ve engin bir kadroda birleştirmeyi başarmıştır Öğrettiği tarih her şeyden önce sivil sorumlulukla ilgilidir Gibbon kitabın son noktasını şu sözlerle koyar Hayatımın yirmi yılını meşgul eden ancak kendi arzularıma göre yetersiz kalan bu çalışmayı ilk olarak Capitolinus un kalıntıları arasında düşündüm ve nihayet halkın merakına sundum Asım Baltacıgil çevirisinin Burcu Okay tarafından gözden geçirilip eksikliklerin giderilmesiyle hazırlanan bu edisyonda tam metin dört cilt olarak yayınlanmıştır Son ciltte elli iki ila yetmiş birinci bölümler yer almaktadır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Liberus
Edward Gibbon un büyük eseri Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi gözden geçirilmiş çevirisi ile tam metin olarak 4 cilt halinde karton kapak olarak yayınlanmıştır Set içinde aşağıdaki dört cilt yer almaktadır Bölüm başlarında zaman çizelgesi ve kitap sonlarında dizin yer almaktadır Cilt I Birinci ila yirminci bölümler Cilt II Yirmi birinci ila otuz sekizinci bölümler Cilt III Otuz dokuzuncu ila elli birinci bölümler Cilt IV Elli ikinci ila yetmiş birinci bölümler img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Liberus
Edward Gibbon un büyük eseri Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi Burcu Okay tarafından gözden geçirilmiş çevirisi ile tam metin olarak 4 cilt halinde sert kapak olarak yayınlanmıştır Set içinde aşağıdaki dört kitap bulunmaktadır Bölüm başlarında zaman çizelgesi ve kitap sonlarında dizin yer almaktadır Cilt I Birinci ila yirminci bölümler Cilt II Yirmi birinci ila otuz sekizinci bölümler Cilt III Otuz dokuzuncu ila elli birinci bölümler Cilt IV Elli ikinci ila yetmiş birinci bölümler Cilt 1 Edward Gibbon ın Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi yayımlandığı günden bu yana tarihyazımının anıt eseri kabul edilir Gibbon bu devasa anlatıya insanlık tarihinin belki de en mutlu dönemi sayılan Roma Barışı ve Antoninler Çağı nın ihtişamıyla başlar lejyonların disiplininden senatonun vakarına eyaletlerin zenginliğinden imparatorların erdemlerine uzanan bir tablo çizer Ancak bu ilk cilt sadece bir yükseliş hikâyesi değildir Okur Augustus un ılımlı yönetiminden yola çıkıp yüzyıllar içinde imparatorluğun genetiğini değiştiren o büyük kırılmaya Constantinus un vizyonuna ve Hristiyanlığın bir devlet dini olarak doğuşuna tanıklık eder Kilise ve paganizm arasındaki savaşa tanık olduğumuz bu süreç Batı medeniyetinin kaderinin çizildiği andır Cilt 2 Edward Gibbon ın devasa anlatısının ikinci cildi Batı Roma İmparatorluğu nun siyasi varlığının sona erişini ve harabeler üzerinde modern Avrupa nın tohumlarının atılmasını anlatan çarpıcı bir dönüşüm hikâyesidir Gibbon ın Batı da Roma İmparatorluğu nun Çöküşü Üzerine Genel Gözlemler i ile taçlanan eser bir devrin kapanışına şahitlik eder Cilt 3 Devasa külliyatının bu üçüncü cildinde Gibbon bakışlarını Doğu ya çevirir Bu cilt Bizans tahtındaki kanlı veraset savaşlarının ve teolojik tartışmaların gölgesinde dünya tarihini değiştirecek yeni bir gücün ayak seslerini duyurur İslamiyet Yazar Arabistan çöllerinden yükselen bu yeni inancı Muhammed in hayatını ve ilk halifelerin fetihlerini kendine has eleştirel ve kuşatıcı üslubuyla anlatır Cilt 4 Edward Gibbon ın kaleminden dökülen bu devasa tarih anlatısı en sarsıcı bölümleriyle son cildine ulaşıyor Bizans surlarında patlayan Grek Ateşi ile başlayan bu dönem tarihin en karmaşık ve hareketli yüzyıllarına tanıklık ediyor Yazar Haçlı Seferleri nin Doğu ile Batı arasında yarattığı derin yarığı Cengiz Han ve Timur un Asya bozkırlarından getirdiği yıkıcı fırtınayı ve Anadolu da filizlenen Osmanlı gücünü destansı bir dille anlatır Kaçınılmaz son Fatih Sultan Mehmed in ordularının Constantinopolis kapılarına dayanmasıyla gelir Roma İmparatorluğu nun son nefesini verdiği 1453 yılı Gibbon için sadece bir fetih değil antik dünyanın tabutuna çakılan son çividir Tanıtım Bülteninden

Liberus Yayınları
Edward Gibbon un büyük eseri Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi Burcu Okay tarafından gözden geçirilmiş çevirisi ile tam metin olarak 4 cilt halinde sert kapak olarak yayınlanmıştır Set içinde aşağıdaki dört kitap bulunmaktadır Bölüm başlarında zaman çizelgesi ve kitap sonlarında dizin yer almaktadır Cilt I Birinci ila yirminci bölümler Cilt II Yirmi birinci ila otuz sekizinci bölümler Cilt III Otuz dokuzuncu ila elli birinci bölümler Cilt IV Elli ikinci ila yetmiş birinci bölümler Cilt 1 Edward Gibbon ın Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi yayımlandığı günden bu yana tarihyazımının anıt eseri kabul edilir Gibbon bu devasa anlatıya insanlık tarihinin belki de en mutlu dönemi sayılan Roma Barışı ve Antoninler Çağı nın ihtişamıyla başlar lejyonların disiplininden senatonun vakarına eyaletlerin zenginliğinden imparatorların erdemlerine uzanan bir tablo çizer Ancak bu ilk cilt sadece bir yükseliş hikâyesi değildir Okur Augustus un ılımlı yönetiminden yola çıkıp yüzyıllar içinde imparatorluğun genetiğini değiştiren o büyük kırılmaya Constantinus un vizyonuna ve Hristiyanlığın bir devlet dini olarak doğuşuna tanıklık eder Kilise ve paganizm arasındaki savaşa tanık olduğumuz bu süreç Batı medeniyetinin kaderinin çizildiği andır Cilt 2 Edward Gibbon ın devasa anlatısının ikinci cildi Batı Roma İmparatorluğu nun siyasi varlığının sona erişini ve harabeler üzerinde modern Avrupa nın tohumlarının atılmasını anlatan çarpıcı bir dönüşüm hikâyesidir Gibbon ın Batı da Roma İmparatorluğu nun Çöküşü Üzerine Genel Gözlemler i ile taçlanan eser bir devrin kapanışına şahitlik eder Cilt 3 Devasa külliyatının bu üçüncü cildinde Gibbon bakışlarını Doğu ya çevirir Bu cilt Bizans tahtındaki kanlı veraset savaşlarının ve teolojik tartışmaların gölgesinde dünya tarihini değiştirecek yeni bir gücün ayak seslerini duyurur İslamiyet Yazar Arabistan çöllerinden yükselen bu yeni inancı Muhammed in hayatını ve ilk halifelerin fetihlerini kendine has eleştirel ve kuşatıcı üslubuyla anlatır Cilt 4 Edward Gibbon ın kaleminden dökülen bu devasa tarih anlatısı en sarsıcı bölümleriyle son cildine ulaşıyor Bizans surlarında patlayan Grek Ateşi ile başlayan bu dönem tarihin en karmaşık ve hareketli yüzyıllarına tanıklık ediyor Yazar Haçlı Seferleri nin Doğu ile Batı arasında yarattığı derin yarığı Cengiz Han ve Timur un Asya bozkırlarından getirdiği yıkıcı fırtınayı ve Anadolu da filizlenen Osmanlı gücünü destansı bir dille anlatır Kaçınılmaz son Fatih Sultan Mehmed in ordularının Constantinopolis kapılarına dayanmasıyla gelir Roma İmparatorluğu nun son nefesini verdiği 1453 yılı Gibbon için sadece bir fetih değil antik dünyanın tabutuna çakılan son çividir

Liberus Yayınları
Edward Gibbon un büyük eseri Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi Burcu Okay tarafından gözden geçirilmiş çevirisi ile tam metin olarak 4 cilt halinde sert kapak olarak yayınlanmıştır Set içinde aşağıdaki dört kitap bulunmaktadır Bölüm başlarında zaman çizelgesi ve kitap sonlarında dizin yer almaktadır Cilt I Birinci ila yirminci bölümler Cilt II Yirmi birinci ila otuz sekizinci bölümler Cilt III Otuz dokuzuncu ila elli birinci bölümler Cilt IV Elli ikinci ila yetmiş birinci bölümler Cilt 1 Edward Gibbon ın Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi yayımlandığı günden bu yana tarihyazımının anıt eseri kabul edilir Gibbon bu devasa anlatıya insanlık tarihinin belki de en mutlu dönemi sayılan Roma Barışı ve Antoninler Çağı nın ihtişamıyla başlar lejyonların disiplininden senatonun vakarına eyaletlerin zenginliğinden imparatorların erdemlerine uzanan bir tablo çizer Ancak bu ilk cilt sadece bir yükseliş hikâyesi değildir Okur Augustus un ılımlı yönetiminden yola çıkıp yüzyıllar içinde imparatorluğun genetiğini değiştiren o büyük kırılmaya Constantinus un vizyonuna ve Hristiyanlığın bir devlet dini olarak doğuşuna tanıklık eder Kilise ve paganizm arasındaki savaşa tanık olduğumuz bu süreç Batı medeniyetinin kaderinin çizildiği andır Cilt 2 Edward Gibbon ın devasa anlatısının ikinci cildi Batı Roma İmparatorluğu nun siyasi varlığının sona erişini ve harabeler üzerinde modern Avrupa nın tohumlarının atılmasını anlatan çarpıcı bir dönüşüm hikâyesidir Gibbon ın Batı da Roma İmparatorluğu nun Çöküşü Üzerine Genel Gözlemler i ile taçlanan eser bir devrin kapanışına şahitlik eder Cilt 3 Devasa külliyatının bu üçüncü cildinde Gibbon bakışlarını Doğu ya çevirir Bu cilt Bizans tahtındaki kanlı veraset savaşlarının ve teolojik tartışmaların gölgesinde dünya tarihini değiştirecek yeni bir gücün ayak seslerini duyurur İslamiyet Yazar Arabistan çöllerinden yükselen bu yeni inancı Muhammed in hayatını ve ilk halifelerin fetihlerini kendine has eleştirel ve kuşatıcı üslubuyla anlatır Cilt 4 Edward Gibbon ın kaleminden dökülen bu devasa tarih anlatısı en sarsıcı bölümleriyle son cildine ulaşıyor Bizans surlarında patlayan Grek Ateşi ile başlayan bu dönem tarihin en karmaşık ve hareketli yüzyıllarına tanıklık ediyor Yazar Haçlı Seferleri nin Doğu ile Batı arasında yarattığı derin yarığı Cengiz Han ve Timur un Asya bozkırlarından getirdiği yıkıcı fırtınayı ve Anadolu da filizlenen Osmanlı gücünü destansı bir dille anlatır Kaçınılmaz son Fatih Sultan Mehmed in ordularının Constantinopolis kapılarına dayanmasıyla gelir Roma İmparatorluğu nun son nefesini verdiği 1453 yılı Gibbon için sadece bir fetih değil antik dünyanın tabutuna çakılan son çividir

Liberus
çev. Asım Baltacıgil
Edward Gibbon un büyük eseri Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi Burcu Okay tarafından gözden geçirilmiş çevirisi ile tam metin olarak 4 cilt halinde sert kapak olarak yayınlanmıştır Set içinde aşağıdaki dört kitap bulunmaktadır Bölüm başlarında zaman çizelgesi ve kitap sonlarında dizin yer almaktadır Cilt I Birinci ila yirminci bölümler Cilt II Yirmi birinci ila otuz sekizinci bölümler Cilt III Otuz dokuzuncu ila elli birinci bölümler Cilt IV Elli ikinci ila yetmiş birinci bölümler Cilt 1 Edward Gibbon ın Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi yayımlandığı günden bu yana tarihyazımının anıt eseri kabul edilir Gibbon bu devasa anlatıya insanlık tarihinin belki de en mutlu dönemi sayılan Roma Barışı ve Antoninler Çağı nın ihtişamıyla başlar lejyonların disiplininden senatonun vakarına eyaletlerin zenginliğinden imparatorların erdemlerine uzanan bir tablo çizer Ancak bu ilk cilt sadece bir yükseliş hikâyesi değildir Okur Augustus un ılımlı yönetiminden yola çıkıp yüzyıllar içinde imparatorluğun genetiğini değiştiren o büyük kırılmaya Constantinus un vizyonuna ve Hristiyanlığın bir devlet dini olarak doğuşuna tanıklık eder Kilise ve paganizm arasındaki savaşa tanık olduğumuz bu süreç Batı medeniyetinin kaderinin çizildiği andır Cilt 2 Edward Gibbon ın devasa anlatısının ikinci cildi Batı Roma İmparatorluğu nun siyasi varlığının sona erişini ve harabeler üzerinde modern Avrupa nın tohumlarının atılmasını anlatan çarpıcı bir dönüşüm hikâyesidir Gibbon ın Batı da Roma İmparatorluğu nun Çöküşü Üzerine Genel Gözlemler i ile taçlanan eser bir devrin kapanışına şahitlik eder Cilt 3 Devasa külliyatının bu üçüncü cildinde Gibbon bakışlarını Doğu ya çevirir Bu cilt Bizans tahtındaki kanlı veraset savaşlarının ve teolojik tartışmaların gölgesinde dünya tarihini değiştirecek yeni bir gücün ayak seslerini duyurur İslamiyet Yazar Arabistan çöllerinden yükselen bu yeni inancı Muhammed in hayatını ve ilk halifelerin fetihlerini kendine has eleştirel ve kuşatıcı üslubuyla anlatır Cilt 4 Edward Gibbon ın kaleminden dökülen bu devasa tarih anlatısı en sarsıcı bölümleriyle son cildine ulaşıyor Bizans surlarında patlayan Grek Ateşi ile başlayan bu dönem tarihin en karmaşık ve hareketli yüzyıllarına tanıklık ediyor Yazar Haçlı Seferleri nin Doğu ile Batı arasında yarattığı derin yarığı Cengiz Han ve Timur un Asya bozkırlarından getirdiği yıkıcı fırtınayı ve Anadolu da filizlenen Osmanlı gücünü destansı bir dille anlatır Kaçınılmaz son Fatih Sultan Mehmed in ordularının Constantinopolis kapılarına dayanmasıyla gelir Roma İmparatorluğu nun son nefesini verdiği 1453 yılı Gibbon için sadece bir fetih değil antik dünyanın tabutuna çakılan son çividir Tanıtım Bülteninden

Liberus Yayınları
Edward Gibbon un büyük eseri Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi Burcu Okay tarafından gözden geçirilmiş çevirisi ile tam metin olarak 4 cilt halinde sert kapak olarak yayınlanmıştır Set içinde aşağıdaki dört kitap bulunmaktadır Bölüm başlarında zaman çizelgesi ve kitap sonlarında dizin yer almaktadır Cilt I Birinci ila yirminci bölümler Cilt II Yirmi birinci ila otuz sekizinci bölümler Cilt III Otuz dokuzuncu ila elli birinci bölümler Cilt IV Elli ikinci ila yetmiş birinci bölümler Cilt 1 Edward Gibbon ın Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi yayımlandığı günden bu yana tarihyazımının anıt eseri kabul edilir Gibbon bu devasa anlatıya insanlık tarihinin belki de en mutlu dönemi sayılan Roma Barışı ve Antoninler Çağı nın ihtişamıyla başlar lejyonların disiplininden senatonun vakarına eyaletlerin zenginliğinden imparatorların erdemlerine uzanan bir tablo çizer Ancak bu ilk cilt sadece bir yükseliş hikâyesi değildir Okur Augustus un ılımlı yönetiminden yola çıkıp yüzyıllar içinde imparatorluğun genetiğini değiştiren o büyük kırılmaya Constantinus un vizyonuna ve Hristiyanlığın bir devlet dini olarak doğuşuna tanıklık eder Kilise ve paganizm arasındaki savaşa tanık olduğumuz bu süreç Batı medeniyetinin kaderinin çizildiği andır Cilt 2 Edward Gibbon ın devasa anlatısının ikinci cildi Batı Roma İmparatorluğu nun siyasi varlığının sona erişini ve harabeler üzerinde modern Avrupa nın tohumlarının atılmasını anlatan çarpıcı bir dönüşüm hikâyesidir Gibbon ın Batı da Roma İmparatorluğu nun Çöküşü Üzerine Genel Gözlemler i ile taçlanan eser bir devrin kapanışına şahitlik eder Cilt 3 Devasa külliyatının bu üçüncü cildinde Gibbon bakışlarını Doğu ya çevirir Bu cilt Bizans tahtındaki kanlı veraset savaşlarının ve teolojik tartışmaların gölgesinde dünya tarihini değiştirecek yeni bir gücün ayak seslerini duyurur İslamiyet Yazar Arabistan çöllerinden yükselen bu yeni inancı Muhammed in hayatını ve ilk halifelerin fetihlerini kendine has eleştirel ve kuşatıcı üslubuyla anlatır Cilt 4 Edward Gibbon ın kaleminden dökülen bu devasa tarih anlatısı en sarsıcı bölümleriyle son cildine ulaşıyor Bizans surlarında patlayan Grek Ateşi ile başlayan bu dönem tarihin en karmaşık ve hareketli yüzyıllarına tanıklık ediyor Yazar Haçlı Seferleri nin Doğu ile Batı arasında yarattığı derin yarığı Cengiz Han ve Timur un Asya bozkırlarından getirdiği yıkıcı fırtınayı ve Anadolu da filizlenen Osmanlı gücünü destansı bir dille anlatır Kaçınılmaz son Fatih Sultan Mehmed in ordularının Constantinopolis kapılarına dayanmasıyla gelir Roma İmparatorluğu nun son nefesini verdiği 1453 yılı Gibbon için sadece bir fetih değil antik dünyanın tabutuna çakılan son çividir

Liberus Yayınları
Edward Gibbon un büyük eseri Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi Burcu Okay tarafından gözden geçirilmiş çevirisi ile tam metin olarak 4 cilt halinde sert kapak olarak yayınlanmıştır Set içinde aşağıdaki dört kitap bulunmaktadır Bölüm başlarında zaman çizelgesi ve kitap sonlarında dizin yer almaktadır Cilt I Birinci ila yirminci bölümler Cilt II Yirmi birinci ila otuz sekizinci bölümler Cilt III Otuz dokuzuncu ila elli birinci bölümler Cilt IV Elli ikinci ila yetmiş birinci bölümler Cilt 1 Edward Gibbon ın Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi yayımlandığı günden bu yana tarihyazımının anıt eseri kabul edilir Gibbon bu devasa anlatıya insanlık tarihinin belki de en mutlu dönemi sayılan Roma Barışı ve Antoninler Çağı nın ihtişamıyla başlar lejyonların disiplininden senatonun vakarına eyaletlerin zenginliğinden imparatorların erdemlerine uzanan bir tablo çizer Ancak bu ilk cilt sadece bir yükseliş hikâyesi değildir Okur Augustus un ılımlı yönetiminden yola çıkıp yüzyıllar içinde imparatorluğun genetiğini değiştiren o büyük kırılmaya Constantinus un vizyonuna ve Hristiyanlığın bir devlet dini olarak doğuşuna tanıklık eder Kilise ve paganizm arasındaki savaşa tanık olduğumuz bu süreç Batı medeniyetinin kaderinin çizildiği andır Cilt 2 Edward Gibbon ın devasa anlatısının ikinci cildi Batı Roma İmparatorluğu nun siyasi varlığının sona erişini ve harabeler üzerinde modern Avrupa nın tohumlarının atılmasını anlatan çarpıcı bir dönüşüm hikâyesidir Gibbon ın Batı da Roma İmparatorluğu nun Çöküşü Üzerine Genel Gözlemler i ile taçlanan eser bir devrin kapanışına şahitlik eder Cilt 3 Devasa külliyatının bu üçüncü cildinde Gibbon bakışlarını Doğu ya çevirir Bu cilt Bizans tahtındaki kanlı veraset savaşlarının ve teolojik tartışmaların gölgesinde dünya tarihini değiştirecek yeni bir gücün ayak seslerini duyurur İslamiyet Yazar Arabistan çöllerinden yükselen bu yeni inancı Muhammed in hayatını ve ilk halifelerin fetihlerini kendine has eleştirel ve kuşatıcı üslubuyla anlatır Cilt 4 Edward Gibbon ın kaleminden dökülen bu devasa tarih anlatısı en sarsıcı bölümleriyle son cildine ulaşıyor Bizans surlarında patlayan Grek Ateşi ile başlayan bu dönem tarihin en karmaşık ve hareketli yüzyıllarına tanıklık ediyor Yazar Haçlı Seferleri nin Doğu ile Batı arasında yarattığı derin yarığı Cengiz Han ve Timur un Asya bozkırlarından getirdiği yıkıcı fırtınayı ve Anadolu da filizlenen Osmanlı gücünü destansı bir dille anlatır Kaçınılmaz son Fatih Sultan Mehmed in ordularının Constantinopolis kapılarına dayanmasıyla gelir Roma İmparatorluğu nun son nefesini verdiği 1453 yılı Gibbon için sadece bir fetih değil antik dünyanın tabutuna çakılan son çividir

Liberus
çev. Baltacıgil, Asım, Okay, Burcu
Edward Gibbon un büyük eseri Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi Burcu Okay tarafından gözden geçirilmiş çevirisi ile tam metin olarak 4 cilt halinde sert kapak olarak yayınlanmıştır Set içinde aşağıdaki dört kitap bulunmaktadır Bölüm başlarında zaman çizelgesi ve kitap sonlarında dizin yer almaktadır Cilt I Birinci ila yirminci bölümler Cilt II Yirmi birinci ila otuz sekizinci bölümler Cilt III Otuz dokuzuncu ila elli birinci bölümler Cilt IV Elli ikinci ila yetmiş birinci bölümler Cilt 1 Edward Gibbon ın Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi yayımlandığı günden bu yana tarihyazımının anıt eseri kabul edilir Gibbon bu devasa anlatıya insanlık tarihinin belki de en mutlu dönemi sayılan Roma Barışı ve Antoninler Çağı nın ihtişamıyla başlar lejyonların disiplininden senatonun vakarına eyaletlerin zenginliğinden imparatorların erdemlerine uzanan bir tablo çizer Ancak bu ilk cilt sadece bir yükseliş hikâyesi değildir Okur Augustus un ılımlı yönetiminden yola çıkıp yüzyıllar içinde imparatorluğun genetiğini değiştiren o büyük kırılmaya Constantinus un vizyonuna ve Hristiyanlığın bir devlet dini olarak doğuşuna tanıklık eder Kilise ve paganizm arasındaki savaşa tanık olduğumuz bu süreç Batı medeniyetinin kaderinin çizildiği andır Cilt 2 Edward Gibbon ın devasa anlatısının ikinci cildi Batı Roma İmparatorluğu nun siyasi varlığının sona erişini ve harabeler üzerinde modern Avrupa nın tohumlarının atılmasını anlatan çarpıcı bir dönüşüm hikâyesidir Gibbon ın Batı da Roma İmparatorluğu nun Çöküşü Üzerine Genel Gözlemler i ile taçlanan eser bir devrin kapanışına şahitlik eder Cilt 3 Devasa külliyatının bu üçüncü cildinde Gibbon bakışlarını Doğu ya çevirir Bu cilt Bizans tahtındaki kanlı veraset savaşlarının ve teolojik tartışmaların gölgesinde dünya tarihini değiştirecek yeni bir gücün ayak seslerini duyurur İslamiyet Yazar Arabistan çöllerinden yükselen bu yeni inancı Muhammed in hayatını ve ilk halifelerin fetihlerini kendine has eleştirel ve kuşatıcı üslubuyla anlatır Cilt 4 Edward Gibbon ın kaleminden dökülen bu devasa tarih anlatısı en sarsıcı bölümleriyle son cildine ulaşıyor Bizans surlarında patlayan Grek Ateşi ile başlayan bu dönem tarihin en karmaşık ve hareketli yüzyıllarına tanıklık ediyor Yazar Haçlı Seferleri nin Doğu ile Batı arasında yarattığı derin yarığı Cengiz Han ve Timur un Asya bozkırlarından getirdiği yıkıcı fırtınayı ve Anadolu da filizlenen Osmanlı gücünü destansı bir dille anlatır Kaçınılmaz son Fatih Sultan Mehmed in ordularının Constantinopolis kapılarına dayanmasıyla gelir Roma İmparatorluğu nun son nefesini verdiği 1453 yılı Gibbon için sadece bir fetih değil antik dünyanın tabutuna çakılan son çividir

Liberus Yayınları
Edward Gibbon un büyük eseri Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi Burcu Okay tarafından gözden geçirilmiş çevirisi ile tam metin olarak 4 cilt halinde sert kapak olarak yayınlanmıştır Set içinde aşağıdaki dört kitap bulunmaktadır Bölüm başlarında zaman çizelgesi ve kitap sonlarında dizin yer almaktadır Cilt I Birinci ila yirminci bölümler Cilt II Yirmi birinci ila otuz sekizinci bölümler Cilt III Otuz dokuzuncu ila elli birinci bölümler Cilt IV Elli ikinci ila yetmiş birinci bölümler Cilt 1 Edward Gibbon ın Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi yayımlandığı günden bu yana tarihyazımının anıt eseri kabul edilir Gibbon bu devasa anlatıya insanlık tarihinin belki de en mutlu dönemi sayılan Roma Barışı ve Antoninler Çağı nın ihtişamıyla başlar lejyonların disiplininden senatonun vakarına eyaletlerin zenginliğinden imparatorların erdemlerine uzanan bir tablo çizer Ancak bu ilk cilt sadece bir yükseliş hikâyesi değildir Okur Augustus un ılımlı yönetiminden yola çıkıp yüzyıllar içinde imparatorluğun genetiğini değiştiren o büyük kırılmaya Constantinus un vizyonuna ve Hristiyanlığın bir devlet dini olarak doğuşuna tanıklık eder Kilise ve paganizm arasındaki savaşa tanık olduğumuz bu süreç Batı medeniyetinin kaderinin çizildiği andır Cilt 2 Edward Gibbon ın devasa anlatısının ikinci cildi Batı Roma İmparatorluğu nun siyasi varlığının sona erişini ve harabeler üzerinde modern Avrupa nın tohumlarının atılmasını anlatan çarpıcı bir dönüşüm hikâyesidir Gibbon ın Batı da Roma İmparatorluğu nun Çöküşü Üzerine Genel Gözlemleri ile taçlanan eser bir devrin kapanışına şahitlik eder Cilt 3 Devasa külliyatının bu üçüncü cildinde Gibbon bakışlarını Doğu ya çevirir Bu cilt Bizans tahtındaki kanlı veraset savaşlarının ve teolojik tartışmaların gölgesinde dünya tarihini değiştirecek yeni bir gücün ayak seslerini duyurur İslamiyet Yazar Arabistan çöllerinden yükselen bu yeni inancı Muhammed in hayatını ve ilk halifelerin fetihlerini kendine has eleştirel ve kuşatıcı üslubuyla anlatır Cilt 4 Edward Gibbon ın kaleminden dökülen bu devasa tarih anlatısı en sarsıcı bölümleriyle son cildine ulaşıyor Bizans surlarında patlayan Grek Ateşi ile başlayan bu dönem tarihin en karmaşık ve hareketli yüzyıllarına tanıklık ediyor Yazar Haçlı Seferleri nin Doğu ile Batı arasında yarattığı derin yarığı Cengiz Han ve Timur un Asya bozkırlarından getirdiği yıkıcı fırtınayı ve Anadolu da filizlenen Osmanlı gücünü destansı bir dille anlatır Kaçınılmaz son Fatih Sultan Mehmed in ordularının Constantinopolis kapılarına dayanmasıyla gelir Roma İmparatorluğu nun son nefesini verdiği 1453 yılı Gibbon için sadece bir fetih değil antik dünyanın tabutuna çakılan son çividir

Liberus Yayınları
Edward Gibbon un büyük eseri Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi Burcu Okay tarafından gözden geçirilmiş çevirisi ile tam metin olarak 4 cilt halinde sert kapak olarak yayınlanmıştır Set içinde aşağıdaki dört kitap bulunmaktadır Bölüm başlarında zaman çizelgesi ve kitap sonlarında dizin yer almaktadır Cilt I Birinci ila yirminci bölümler Cilt II Yirmi birinci ila otuz sekizinci bölümler Cilt III Otuz dokuzuncu ila elli birinci bölümler Cilt IV Elli ikinci ila yetmiş birinci bölümler Cilt 1 Edward Gibbon ın Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi yayımlandığı günden bu yana tarihyazımının anıt eseri kabul edilir Gibbon bu devasa anlatıya insanlık tarihinin belki de en mutlu dönemi sayılan Roma Barışı ve Antoninler Çağı nın ihtişamıyla başlar lejyonların disiplininden senatonun vakarına eyaletlerin zenginliğinden imparatorların erdemlerine uzanan bir tablo çizer Ancak bu ilk cilt sadece bir yükseliş hikâyesi değildir Okur Augustus un ılımlı yönetiminden yola çıkıp yüzyıllar içinde imparatorluğun genetiğini değiştiren o büyük kırılmaya Constantinus un vizyonuna ve Hristiyanlığın bir devlet dini olarak doğuşuna tanıklık eder Kilise ve paganizm arasındaki savaşa tanık olduğumuz bu süreç Batı medeniyetinin kaderinin çizildiği andır Cilt 2 Edward Gibbon ın devasa anlatısının ikinci cildi Batı Roma İmparatorluğu nun siyasi varlığının sona erişini ve harabeler üzerinde modern Avrupa nın tohumlarının atılmasını anlatan çarpıcı bir dönüşüm hikâyesidir Gibbon ın Batı da Roma İmparatorluğu nun Çöküşü Üzerine Genel Gözlemler i ile taçlanan eser bir devrin kapanışına şahitlik eder Cilt 3 Devasa külliyatının bu üçüncü cildinde Gibbon bakışlarını Doğu ya çevirir Bu cilt Bizans tahtındaki kanlı veraset savaşlarının ve teolojik tartışmaların gölgesinde dünya tarihini değiştirecek yeni bir gücün ayak seslerini duyurur İslamiyet Yazar Arabistan çöllerinden yükselen bu yeni inancı Muhammed in hayatını ve ilk halifelerin fetihlerini kendine has eleştirel ve kuşatıcı üslubuyla anlatır Cilt 4 Edward Gibbon ın kaleminden dökülen bu devasa tarih anlatısı en sarsıcı bölümleriyle son cildine ulaşıyor Bizans surlarında patlayan Grek Ateşi ile başlayan bu dönem tarihin en karmaşık ve hareketli yüzyıllarına tanıklık ediyor Yazar Haçlı Seferleri nin Doğu ile Batı arasında yarattığı derin yarığı Cengiz Han ve Timur un Asya bozkırlarından getirdiği yıkıcı fırtınayı ve Anadolu da filizlenen Osmanlı gücünü destansı bir dille anlatır Kaçınılmaz son Fatih Sultan Mehmed in ordularının Constantinopolis kapılarına dayanmasıyla gelir Roma İmparatorluğu nun son nefesini verdiği 1453 yılı Gibbon için sadece bir fetih değil antik dünyanın tabutuna çakılan son çividir

Katip Yayınları
Roma İmparatorluğu nun Gerileme ve Çöküş Tarihi Edward Gibbon tarafından kaleme alınmış dünya tarih yazımının en önemli başyapıtlarından biridir Bu 10 ciltlik dev eser M S 2 yüzyıldaki Antoninuslar döneminden başlar ve 1453 te İstanbul un Fethi ile sona eren yaklaşık 1300 yıllık bir süreci anlatır Ana Tema Roma nın askeri ahlaki ve ekonomik olarak nasıl zayıfladığı Kritik Tez Gibbon Roma nın çöküşünü büyük oranda barbar istilalarına ve Hristiyanlığın Roma nın geleneksel askeri ruhunu zayıflatmasına bağlar İçerik Sadece savaşları değil yasaları dinleri saray entrikalarını ve toplumsal değişimleri bir bütün olarak ele alır Neden Okunmalı Modern Tarihçiliğin Doğuşu Kaynak kullanımında eleştirel yöntemi başlatan ilk eserlerdendir Edebi Değer Akademik bir metin olmasının yanı sıra Aydınlanma döneminin zarif ve iğneleyici üslubuyla yazılmış bir edebiyat klasiğidir Kapsam Batı Roma nın çöküşünden Bizans ın sonuna İslamiyet in doğuşundan Haçlı Seferleri ne kadar devasa bir panorama sunar Kısaca Roma nın ihtişamından küllerine kadar geçen süreci Aydınlanma çağının rasyonel gözüyle inceleyen bir tarih anıtıdır

Katip Yayınevi
Roma İmparatorluğu nun Gerileme ve Çöküş Tarihi Edward Gibbon tarafından kaleme alınmış dünya tarih yazımının en önemli başyapıtlarından biridir Bu 10 ciltlik dev eser M S 2 yüzyıldaki Antoninuslar döneminden başlar ve 1453 te İstanbul un Fethi ile sona eren yaklaşık 1300 yıllık bir süreci anlatır Ana Tema Roma nın askeri ahlaki ve ekonomik olarak nasıl zayıfladığı Kritik Tez Gibbon Roma nın çöküşünü büyük oranda barbar istilalarına ve Hristiyanlığın Roma nın geleneksel askeri ruhunu zayıflatmasına bağlar İçerik Sadece savaşları değil yasaları dinleri saray entrikalarını ve toplumsal değişimleri bir bütün olarak ele alır Neden Okunmalı Modern Tarihçiliğin Doğuşu Kaynak kullanımında eleştirel yöntemi başlatan ilk eserlerdendir Edebi Değer Akademik bir metin olmasının yanı sıra Aydınlanma döneminin zarif ve iğneleyici üslubuyla yazılmış bir edebiyat klasiğidir Kapsam Batı Roma nın çöküşünden Bizans ın sonuna İslamiyet in doğuşundan Haçlı Seferleri ne kadar devasa bir panorama sunar Kısaca Roma nın ihtişamından küllerine kadar geçen süreci Aydınlanma çağının rasyonel gözüyle inceleyen bir tarih anıtıdır

Katip Yayınları
Roma İmparatorluğu nun Gerileme ve Çöküş Tarihi Edward Gibbon tarafından kaleme alınmış dünya tarih yazımının en önemli başyapıtlarından biridir Bu 10 ciltlik dev eser M S 2 yüzyıldaki Antoninuslar döneminden başlar ve 1453 te İstanbul un Fethi ile sona eren yaklaşık 1300 yıllık bir süreci anlatır Ana Tema Roma nın askeri ahlaki ve ekonomik olarak nasıl zayıfladığı Kritik Tez Gibbon Roma nın çöküşünü büyük oranda barbar istilalarına ve Hristiyanlığın Roma nın geleneksel askeri ruhunu zayıflatmasına bağlar İçerik Sadece savaşları değil yasaları dinleri saray entrikalarını ve toplumsal değişimleri bir bütün olarak ele alır Neden Okunmalı Modern Tarihçiliğin Doğuşu Kaynak kullanımında eleştirel yöntemi başlatan ilk eserlerdendir Edebi Değer Akademik bir metin olmasının yanı sıra Aydınlanma döneminin zarif ve iğneleyici üslubuyla yazılmış bir edebiyat klasiğidir Kapsam Batı Roma nın çöküşünden Bizans ın sonuna İslamiyet in doğuşundan Haçlı Seferlerine kadar devasa bir panorama sunar Kısaca Roma nın ihtişamından küllerine kadar geçen süreci Aydınlanma çağının rasyonel gözüyle inceleyen bir tarih anıtıdır

Katip Yayınları
Roma İmparatorluğu nun Gerileme ve Çöküş Tarihi Edward Gibbon tarafından kaleme alınmış dünya tarih yazımının en önemli başyapıtlarından biridir Bu 10 ciltlik dev eser M S 2 yüzyıldaki Antoninuslar döneminden başlar ve 1453 te İstanbul un Fethi ile sona eren yaklaşık 1300 yıllık bir süreci anlatır Ana Tema Roma nın askeri ahlaki ve ekonomik olarak nasıl zayıfladığı Kritik Tez Gibbon Roma nın çöküşünü büyük oranda barbar istilalarına ve Hristiyanlığın Roma nın geleneksel askeri ruhunu zayıflatmasına bağlar İçerik Sadece savaşları değil yasaları dinleri saray entrikalarını ve toplumsal değişimleri bir bütün olarak ele alır Neden Okunmalı Modern Tarihçiliğin Doğuşu Kaynak kullanımında eleştirel yöntemi başlatan ilk eserlerdendir Edebi Değer Akademik bir metin olmasının yanı sıra Aydınlanma döneminin zarif ve iğneleyici üslubuyla yazılmış bir edebiyat klasiğidir Kapsam Batı Roma nın çöküşünden Bizans ın sonuna İslamiyet in doğuşundan Haçlı Seferleri ne kadar devasa bir panorama sunar Kısaca Roma nın ihtişamından küllerine kadar geçen süreci Aydınlanma çağının rasyonel gözüyle inceleyen bir tarih anıtıdır

Katip Yayınları
Roma İmparatorluğu nun Gerileme ve Çöküş Tarihi Edward Gibbon tarafından kaleme alınmış dünya tarih yazımının en önemli başyapıtlarından biridir Bu 10 ciltlik dev eser M S 2 yüzyıldaki Antoninuslar döneminden başlar ve 1453 te İstanbul un Fethi ile sona eren yaklaşık 1300 yıllık bir süreci anlatır Ana Tema Roma nın askeri ahlaki ve ekonomik olarak nasıl zayıfladığı Kritik Tez Gibbon Roma nın çöküşünü büyük oranda barbar istilalarına ve Hristiyanlığın Roma nın geleneksel askeri ruhunu zayıflatmasına bağlar İçerik Sadece savaşları değil yasaları dinleri saray entrikalarını ve toplumsal değişimleri bir bütün olarak ele alır Neden Okunmalı Modern Tarihçiliğin Doğuşu Kaynak kullanımında eleştirel yöntemi başlatan ilk eserlerdendir Edebi Değer Akademik bir metin olmasının yanı sıra Aydınlanma döneminin zarif ve iğneleyici üslubuyla yazılmış bir edebiyat klasiğidir Kapsam Batı Roma nın çöküşünden Bizans ın sonuna İslamiyet in doğuşundan Haçlı Seferleri ne kadar devasa bir panorama sunar Kısaca Roma nın ihtişamından küllerine kadar geçen süreci Aydınlanma çağının rasyonel gözüyle inceleyen bir tarih anıtıdır

Katip Yayınları
Roma İmparatorluğu nun Gerileme ve Çöküş Tarihi Edward Gibbon tarafından kaleme alınmış dünya tarih yazımının en önemli başyapıtlarından biridir Bu 10 ciltlik dev eser M S 2 yüzyıldaki Antoninuslar döneminden başlar ve 1453 te İstanbul un Fethi ile sona eren yaklaşık 1300 yıllık bir süreci anlatır Ana Tema Roma nın askeri ahlaki ve ekonomik olarak nasıl zayıfladığı Kritik Tez Gibbon Roma nın çöküşünü büyük oranda barbar istilalarına ve Hristiyanlığın Roma nın geleneksel askeri ruhunu zayıflatmasına bağlar İçerik Sadece savaşları değil yasaları dinleri saray entrikalarını ve toplumsal değişimleri bir bütün olarak ele alır Neden Okunmalı Modern Tarihçiliğin Doğuşu Kaynak kullanımında eleştirel yöntemi başlatan ilk eserlerdendir Edebi Değer Akademik bir metin olmasının yanı sıra Aydınlanma döneminin zarif ve iğneleyici üslubuyla yazılmış bir edebiyat klasiğidir Kapsam Batı Roma nın çöküşünden Bizans ın sonuna İslamiyet in doğuşundan Haçlı Seferleri ne kadar devasa bir panorama sunar Kısaca Roma nın ihtişamından küllerine kadar geçen süreci Aydınlanma çağının rasyonel gözüyle inceleyen bir tarih anıtıdır

Katip Yayınevi
Roma İmparatorluğu nun Gerileme ve Çöküş Tarihi Edward Gibbon tarafından kaleme alınmış dünya tarih yazımının en önemli başyapıtlarından biridir Bu 10 ciltlik dev eser M S 2 yüzyıldaki Antoninuslar döneminden başlar ve 1453 te İstanbul un Fethi ile sona eren yaklaşık 1300 yıllık bir süreci anlatır Ana Tema Roma nın askeri ahlaki ve ekonomik olarak nasıl zayıfladığı Kritik Tez Gibbon Roma nın çöküşünü büyük oranda barbar istilalarına ve Hristiyanlığın Roma nın geleneksel askeri ruhunu zayıflatmasına bağlar İçerik Sadece savaşları değil yasaları dinleri saray entrikalarını ve toplumsal değişimleri bir bütün olarak ele alır Neden Okunmalı Modern Tarihçiliğin Doğuşu Kaynak kullanımında eleştirel yöntemi başlatan ilk eserlerdendir Edebi Değer Akademik bir metin olmasının yanı sıra Aydınlanma döneminin zarif ve iğneleyici üslubuyla yazılmış bir edebiyat klasiğidir Kapsam Batı Roma nın çöküşünden Bizans ın sonuna İslamiyet in doğuşundan Haçlı Seferleri ne kadar devasa bir panorama sunar Kısaca Roma nın ihtişamından küllerine kadar geçen süreci Aydınlanma çağının rasyonel gözüyle inceleyen bir tarih anıtıdır

ARKEOLOJİ VE SANAT YAYINLARI
çev. Asım Baltacıgil
Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi ünlü İngiliz tarihçisi Edward Gibbon un 1713 1794 başyapıtıdır Özellikle tarihsel olaylar arasındaki neden sonuç ilişkilerini değerlendirmede yeni boyutlar getirmiş olan Gibbon anlatım biçimi yönünden de XX yüzyıl tarihçiliğinin öncülerindendir Bu kitap daha önce Asım Baltacıgil tarafından uzun ve titiz bir çalışma sonucu çevrilerek BFS Yayınları nca 1987 1988 yıllarında yayınlanan Gibbon un Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin devamı olan iki kitabıdır Bu kitapta çeşitli savaşlar antlaşmalar nedenleri ve sonuçları ile etraflıca anlatılırken hukuksal alanda yapılan yeniliklere de değinilmiş Bizans ın siyasi profilinin yanısıra gündelik yaşama da ışık tutulmuştur

İNDİE KİTAP
çev. Asım Baltacıgil
Değerli bayım tarih kitabınızı heyecanla ve yutarcasına okurken bu heyecanımı zarif armağanınızdan dolayı teşekkür etmek ve eserinizin bende uyandırdığı memnuniyeti size iletmek için kesintiye uğratma gereksinimine karşı koyamadım Üslubunuzun değeri konunuzun derinliği bilginizin genişliği bakımlarından kitabınız takdire değer itiraf ederim ki sizi tanımak onuruna erişmemiş olsaydım böyle bir eserin zamanımızda bir İngiliz tarafından yazılmış olmasını yadırgardım Buna gülebilirsiniz ama bana öyle geliyor ki zamanımızdaki yurttaşlarımız akıl almaz ve saçma bir barbarlık içerisine dalmışlar güzel sanatları tümüyle ihmal etmişlerdir Onlardan hiçbir değerli ürün beklememekteyim Bu kentteki bütün aydınların eserinize hayran olmakta ve devamını özlemle beklemekte birleştiklerini öğrenmekle benim gibi sizin de memnun olacağınızdan eminim David Hume

İNDİE KİTAP
çev. Meral Harzem
Edward Gibbon ın tarihyazımına en önemli katkılarından biri gerileyiş ve çöküş kavramını oturtması bunu tanımlayış ve aktarış seklidir Gibbon Roma nın gerileyiş ve çöküşünü bir problematik olarak ortaya koyup açıklamasıyla birlikte sonraki kuşakların farklı disiplinlerinde çalışan Roma yı inceleyen bilim insanlarını da bu anlamda oldukça etkilemiştir Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin 5 cildinde Gibbon Hristiyanlığın etkisini irdelemeye devam ediyor İmparatorluk bünyesinde ağırlığını giderek artıran Hristiyanlığın farklı mezheplerini detaylı olarak inceliyor ve Doğu ve Batı olarak ayrışmasını ortaya koyuyor Gibbon 5 cildin son bölümünde ise İslamiyet in detaylı bir analizine girişiyor Arap coğrafyasının siyasi ve toplumsal durumu ile Hz Muhammed in ailesinin geçmişinden başlayan bu bölümde peygamberliğin ilanı İslam dininin gelişimi ve oluşturulan siyasi hukuki ekonomik ve sosyal yapıyı inceliyor

İNDİE KİTAP
çev. Asım Baltacıgil
İki yüzyıl sonra neden Gibbon okuyoruz Nükteler ve yüksek ahlaki amacın birleşimi cevabın bir parçasıdır ancak çok az tarihçi entelektüel paradigma değişimlerinden kurtulur Gerileyiş ve Çöküş İngilizcedeki en büyük anlatılardan birisidir çünkü tarihe dair pek çok şeyi tek bir devasa hikâye ve engin bir kadroda birleştirmeyi başarmıştır Yetkinliği büyük ölçüde tarihten ders çıkarma arzusundan gelir o özgür bir bireydir ve bu anlamda güvendedir başkalarının özgürlüklerini ve vatandaşların görevlerini üstlenmelerini sağlamak ister Öğrettiği tarih her şeyden önce sivil sorumlulukla ilgilidir Hristiyanlar ve barbarlar imparatorluğu yıktı çünkü iyi vatandaşlar olmadılar ruhlarını ya da hırslarını halkın kaygılarının önüne çıkardılar Tertullian dan Elagabalus a kadar bir dizi tarihsel kişiliğe karşı sabırsızlığı tarihsel rollerini ciddiyet ile yerine getiremedikleri içindir

İNDİE KİTAP
çev. Burcu Okay
Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi 8 cildiyle bir arada Edward Gibbon un ölümsüz eseri gözden geçirilmiş yeni baskısı ve takım indeksiyle okurlarını eşine az rastlanır bir yolculuğa çağırıyor Gibbon ın tarihyazımına en önemli katkılarından biri gerileyiş ve çöküş kavramını oturtması bunu tanımlayış ve aktarış seklidir Gibbon Roma nın gerileyiş ve çöküşünü bir problematik olarak ortaya koyup açıklamasıyla birlikte sonraki kuşakların farklı disiplinlerinde çalışan Roma yı inceleyen bilim insanlarını da bu anlamda oldukça etkilemiştir Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi kelimelerin ve düşüncelerin tapınağıdır Derinlikli ve müphem garip ve beklenmedik köselerde zekâ ve ironinin görüldüğü iyi değerlendirilmiş dipnotlarla bezenmiş hayranlık uyandıran bir eserdir Gibbon ın yedi yıllık emeğini çöpe atmayı göze alıp çok defa yeniden yazma girişiminin ardından ilk cilt basit bir rastlantının ötesinde devrimler için uygun bir iklimde ABD Bağımsızlık Deklarasyonu ndan altı ay önce 17 Şubat 1776 da yayınlandı İlk cildin yayınlanmasından iki ay sonra Gibbon üvey annesine kendini şöyle övmüştür Eserim oldukça iyi karşılandı yazarlar dünyaca ünlü kişiler ve hatta üst düzey kadınlar tarafından Bir başka deyişle bu eser dünya çapında ilgiye mazhar olmuş zamanını asan bir tesir bırakmış ve edebiyatımızın yeri sorgulanamaz görkemli bir klasiği haline gelmiştir

İNDİE KİTAP
çev. Burcu Okay
Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin sekizinci ve son cildi ile insanlık tarihinin en önemli dönemeçlerinden birini almış oluyoruz Edward Gibbon bu son cildin ilk üç bölümünde İstanbul un fethine giden meşakkatli yolu anlatıyor Bizans ın içinde bulunduğu toplumsal siyasal ve ekonomik karmaşayı Batı dan beklediği ama bir türlü gelmeyen yardımları Batı daki cumhuriyet ve krallıkların Bizans a karşı umursamazlığını ortaya seriyor Bu bölümlerde ayrıca Osmanlı nın artık bir imparatorluk olarak anılmasına giden sürece gerçekleştirilen siyasal askerî ve ekonomik düzenlemelere ve nihayetinde İstanbul un kuşatılmasına değiniyor İstanbul un fethiyle birlikte Gibbon dikkatini Batı Hristiyan dünyasına veriyor ve son üç bölümü papalık mücadelelerine Roma da yöneticiler soylular din adamları arasında yaşanan kargaşalara gerçekleştirilen konsillere vb ayırıyor Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin son noktasını ise şu sözlerle koyuyor Hayatımın yirmi yılını meşgul eden ancak kendi arzularıma göre yetersiz kalan bu çalışmayı ilk olarak Capitolinus un kalıntıları arasında düşündüm ve nihayet halkın merakına sundum

İNDİE KİTAP
çev. Asım Baltacıgil
Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin 7 cildinde Edward Gibbon ın odak noktası Anadolu ve Ortadoğu Haçlı seferlerini oluşturan saikler üzerinden ilerleyen Gibbon Avrupalıların Anadolu ve Ortadoğu da yaptıkları savaşların detaylarını aktarıyor bizlere İstanbul u Kudüs ü Suriye yi Antakya yı vs ele geçiren haçlıların buralarda kurdukları krallıklarda neler yaptıklarını ve sonunda buraları nasıl kaybettiklerini irdeliyor Gibbon bu noktada ayrıca Katolik ve Ortodoks bölünmesine kısaca değiniyor ve yıkımın eşiğine iyice yaklaşan Bizans İmparatorluğu nun içinde bulunduğu karmakarışık durumu taht kavgalarını iç savaşları vb de masaya yatırıyor Gibbon son iki bölümü Osmanlı ve Moğol imparatorlarına ayırıyor Cengiz Han ile başladığı bu yolculuğa Timur ve Osmanlılar ile devam ediyor Hem Cengiz in hem de Timur un Uzak Asya dan Avrupa nın içlerine kadar uzayan muazzam imparatorluklarını bu imparatorların sosyal askerî ve idari yaklaşımlarını da irdeleyerek gözler önüne seriyor Osmanlıların kuruluşu ve ilerleyişini ilk dört sultan üzerinden anlatmaya başlayan Gibbon Timur ile Bayezid i savaşa sürükleyen süreç ve Osmanlıları Fetret Devri ne sokan savaşları hakkında detaylıca bilgi verdikten sonra Bayezid in oğullarının iç savaşlarını farklı kaynaklar ışığında inceliyor 7 cildin son noktasını ise II Murat ın İstanbul u kuşatmasıyla koyuyor

Serüven Kitabevi
15 Ekim 1764 Genç bir İngiliz Roma Capitolium unun harabeleri arasında oturmuş yıkık tapınakların gölgesinde çıplak ayaklı keşişlerin akşam duasını dinliyor O an aklına bir fikir düşüyor sonraki yirmi yılını adayacağı Batı düşüncesini sarsacak bir fikir İnsanlığın bilinen en görkemli imparatorluğu nasıl yıkıldı Edward Gibbon ın 1776 da yayımlandığında okuyucularını şaşkına çeviren bu başyapıtı basit bir tarih kitabı değildir bir uygarlığın iç çürümesinin anatomisidir Gibbon üstün bir üslupla Voltaire in keskinliği Tacitus un soğukkanlılığı ve Hume un şüpheciliğiyle Antoninler çağının altın yıllarından üçüncü yüzyıl kaosuna uzanan büyük çöküşü adım adım anlatır Commodus un çılgınlıklarını Caracalla nın zalimliğini Praetoryen muhafızların imparatorluğu açık artırmaya çıkarmasını ordunun disiplinden çıkışını Eserin yayımlandığı gün skandal koptu Gibbon Roma nın çöküşünden Hristiyanlığı ve barbarları sorumlu tutarken Aydınlanma nın bütün cesaretini sayfalarına döktü İki buçuk asır sonra hâlâ tartışılıyor çünkü Gibbon yalnızca Roma yı değil her güçlü uygarlığın ölümlülüğünü anlatıyor Bu Cilt I modern tarih yazıcılığının kurucu metni İngiliz nesrinin başyapıtı Batı kanonunun olmazsa olmazı ve dürüstçe söylemek gerekirse eline alanın bir daha bırakamayacağı türden bir kitap Kütüphanenizde bir tek kitap olacaksa bu olmalı

Serüven Kitabevi
Elli yıl Yirmi altı imparator Yirmi altısının yirmi beşi şiddetle ölüyor Tarihçilerin Üçüncü Yüzyıl Krizi dediği bu büyük kaos çağında Roma İmparatorluğu yedi yüzyıllık görkeminin ardından kendi içinden çatlıyor Doğuda yeni doğan Sasani Persleri Roma ordularını ezip imparator Valerianus u esir alıyor bir Roma imparatorunun başına gelmiş en ağır aşağılanma Kuzeyde Got Frank ve Alaman akınları sınırları paramparça ediyor Galya da Suriye de Mısır da ayrı imparatorlar taç giyiyor Otuz Tiran diye anılan o tuhaf kanlı ve unutulmaz galeri Para çöküyor salgın yayılıyor şehirler boşalıyor Ama imparatorluk uçurumun kıyısındayken askerî dehâ Aurelianus tek başına bütün cepheleri toparlıyor Diocletianus reformlarıyla devleti yeniden inşa ediyor Roma yıkılmıyor dönüşüyor Edward Gibbon Decline and Fall un bu olağanüstü ikinci cildinde yıkım eşiğindeki bir uygarlığın kendini nasıl yeniden yarattığını eşsiz üslubuyla anlatır Klasik Roma nın sona erip Geç Antikçağ ın doğduğu o büyük dönüşümün hikâyesi ve modern okuyucunun tek bir cümlede özetleyebileceği derslerin kiastinin öneceği derslerin kitabı Çöküş kaçınılmaz değildir ama ucuz da değildir Tarih yazıcılığının zirvesi edebiyatın başyapıtı kütüphanelerin vazgeçilmezi

Serüven Kitabevi
9 Ağustos 378 Adrianopolis ovasında imparator Valens ordusunun büyük bölümüyle birlikte Gotların kılıcından geçer Bir günde Roma dört yüz yıllık askerî üstünlüğünü yitirir o günden sonra Batı bir daha asla aynı olmaz Edward Gibbon ın Decline and Fall unun bu dördüncü cildi başlığında vaat ettiği büyüm ettiği büyüt yıkımın gerçekten başladığı cilttir Theodosius un kanlı zaferleri kadim tapınakların kapanması Olimpos tanrılarının binlerce yıllık sessizliğinin başlangıcı Hristiyan ortodoksisinin sapkınları yargıladığı ilk konsiller imparatorluğun Doğu ve Batı diye ikiye bölünmesi Alarik in Gotlarının bin yılda hiç düşmemiş Roma şehrinin kapılarına dayanışı Gibbon antik dünyanın yavaş yavaş eriyişini eşsiz bir soğukkanlılıkla anlatır bir taraftan Stilicho gibi yarı barbar generallerin imparatorluğu son anda kurtarma çabaları diğer diğer taraftan saraylarda dönen entrikalar ordularda Got askerlerinin çoğunluğa ulaşması ve Romalı olmanın artık ne anlama geldiği sorusu Bu sadece bir çöküşün değil bir uygarlığın kendi kimliğini kaybedişinin uyarımılcesinin hikâyesidir sınırların içeriden iğerler eridiği kurumların adlarıyla yaşadığı ama ruhunu çoktan yitirdiği o garip ara dönem Gibbon ın kalemi keskin ironisi acımasız kavrayışı modern yirmi birinci yüzyıl okuyucusu bu sayfaları okurk sık sık başını kaldıracak Tarih tekerrür etmez ama kafiyelidir Klasiklerin klasiği kütüphanenizin olmazsa olmazı

Serüven Kitabevi
29 Mayıs 1453 Salı şafağı Konstantiniyye nin Theodosius surlarında son Roma imparatoru bir Augustus un bir Konstantinus un Justinianus un meşru halefi Konstantinus Dragazes erguvani pplerrinini çıkarır kılıcını çeker ve kalabalığın içine atılır Bir daha asla bulunamaz Bin beş yüz iki yüz yıl önce Romulus unn yedi tepe üzerinde kurduğu kasaba o sabah son nefesini Boğaz a verir Edward Gibbon ın muazzam başyapıtının altıncı ve son cildi Batı nın 476 da çöktüğü yerden başlayıp on dokuz uzun yüzyılı aşan bu ikinci hayatın Doğu Roma nın yani Bizans ın sonuna kadarki destanını anlatır Justinianus un Akdeniz i yeniden Roma gölü yapma rüyası ve Ayasofya nın inşası Heraklios un Persler karşısındaki son antik zaferi çölden yükselen yeni bir dinin yedienj İmparatorluğu nun Şarlman la birlikte Batı da yeni bir Roma denemesi Haçlıların 1204 te Konstantiniyye yi kendi Hristiyan kardeşlerinden çalması Türklerin Anadolu ya inişi Komnenos hanedanının uzun direnişi Selçukluların ve Osmanlıların yükselişi ve son olarak bin beş yüz yıllık bu büyük hikâyenin perdesini kapatan o efsanevi yirmi sekiz Mayıs gecesi yarı yıkık surların önünde toplanmış son Romalılar dolu Ayasofya ışıtlas dolu Ayasofya ışıkta titreyen mumlar dışarıda Sultan ın topları Gibbon bu son cildi kendi kalemiyle yine aynı yerde Roma Capitolium unun harabelerinde noktalar başladığı yere döner Yirmi yıl Altı cilt On iki yüzyıl Tek bir adamın eseri Edebiyatın tarihin ve insan zekâsının zirvelerinden biri burada sona eriyor ve okuyucu Gibbon la birlikte o akşam Capitolium harabelerinde otururken yıkıntıların gerçekten ne olduğunu artık biliyor bir uygarlığın değil bir fikrin kalıntıları

Serüven Kitabevi
Klasiklerin klasiği kütüphaneni Edward Gibbon bizi Roma dünyasının en görkemli ve aynı zamanda en trajik dönüşümüne tanık olmaya davet ediyor Justinianus un imparatorluk rüyası Renovatio Imperii Akdeniz i bir kez daha Roma gölü yapma çabası ancak bir veba salgını ve Pers istilalarıyla sarsılan bir çaba Gibbon Justinianus un kanun derlemelerinden Nika isyanlarına Ayasofya nın inşasından Got Savaşı nın felaketlerine kadar bu ikinci hayatın destanını titiz bir eleştiri ve eşsiz bir ironiyle anlatıyor İmparatorluğun kalbi artık Roma da değil Konstantinopolis te atmaktadır ve kadim Roma yerini yeni bir Hristiyan Grek Romalı sentezine bırakmaktadır Bu bir son değil bir başlangıcın ve bir uygarlığın hayatta kalma mücadelesinin hikâyesidir Gibbon ın son sözü başladıktan yirmi yıl sonra yine harabelerin ortasında noktalanır Klasiklerin klasiği her kütüphanenin olmazsa olmazı tarihin ve insan zekâsının zirvelerinden biri

Serüven Kitabevi
27 Kasım 1095 Fransa nın Clermont kasabasında Papa II Urbanus açık havadaki kalabalığa el kaldırıp tarihin akışını değiştirecek üç kelime söyler Deus vult Tanrı böyle istiyor Bir yıl sonra Avrupa dan kalkan yüz binlerce Hristiyan Kudüs e doğru yürürken Ortaçağ ın belki de en şaşırtıcı sahnesi başlamış olur Edward Gibbon ın Decline and Fall unun yedinci cildi beş yüzyıllık devasa bir dönüşümü kucaklar Cilt VI nın Justinianus rüyası dağıldıktan sonra Doğu Roma nın hayatta kalmak için verdiği muhteşem mücadeleyi Cilt yedinci yüzyılda Arabistan çöllerinden yükselen Hz Muhammed in çağrısıyla açılır Halid bin Velid in dolu dizgin atlarıyla Suriye Mısır İran Afrika ve İspanya bir nesilde fethedilir Halifelik İskenderiye den Endülüs e uzanan dünya tarihinin en hızlı genişlemelerinden birini gerçekleştirir Bu arada Konstantinopolis iki büyük Arap kuşatmasında 674 te ve 717 de Greek ateşinin ve III Leo nun olağanüstü direnişiyle kalır ikonoklazma kavgası imparatorluğu yüz yıl bölünmüş tutar papalık Frank krallarına dayanıp Batı da kendi dünyasını kurar Bağdat Halife el Memun un sarayında Antik Yunan felsefesi Arapçaya çevrilirken Avrupa hâlâ karanlığa gömülüdür Sonra X yüzyılda Bizans Makedon hanedanıyla şaşırtıcı bir Rönesans yaşar ve bu olağanüstü iki yüz yılın ardından Urbanus un 1095 teki çağrısı Doğu ile Batı yı ilk kez aynı ateşin etrafında karşı karşıya getirir Gibbon bu cildi yine paradokslar ve ironilerle anlatır bir dinin nasıl bir dünya gücüne dönüştüğünü bir başka imparatorluğun yıkılması beklenirken nasıl bin yıl daha yaşadığını ve uygarlıkların nasıl birbirinden korkarken birbirini var ettiğini gösterir Bu cilt sadece Roma nın değil modern Akdeniz dünyasının doğum hikâyesidir

Serüven Kitabevi
29 Mayıs 1453 Salı şafağı Konstantinopolis in Theodosius surlarında son Roma imparatoru bir Augustus un bir Konstantin in bir Justinianus un meşru halefi XI Konstantin Dragazes erguvani pelerinini çıkarır kılıcını çeker ve kalabalığın içine atılır Bir daha asla bulunamaz Yedi tepe üzerinde Romulus un kasabasını kurmasından iki bin iki yüz altı yıl sonra Roma fikri o sabah son nefesini Boğaz a verir aynı sabah surlarınn aşan yirmi bir yaşındaki Sultan II Mehmed dünya tarihinde bir başka çağı açar Edward Gibbon ın Decline and Fall unun bu son cildi beş cildin biriktirdiği tüm dramatik enerjiyi tek bir final sahnesine boşaltır Hristiyan Haçlıların 1204 te Konstantinopolis i kendi kardeşlerinden çalmasıyla başlayan o utanç verici Latin İstilası İznik in sürgün imparatorlarının altmış yıllık inatla şehri geri alışı Selçukluların 1071 de Malazgirt te açtığı kapıdan Türklerin Anadolu yu yurt edinişi Söğüt te küçük bir uç beyliğinin Bursa Edirne ve nihayet Konstantinopolis i fetheden bir imparatorluğa dönüşümü Timur un 1402 de Ankara da Bayezid i tutsak etmesiyle tüm hesapların altüst oluşu ve son olarak bin beş yüz yıllık destanın perdesini kapatan o efsanevî yirmi sekiz Mayıs gecesi yarı yıkık surların önünde mum ışığında toplanmış son Romalılar dolu Ayasofya dışarıda Sultan ın muazzam topları Gibbon bu son cildi başladığı yere dönerek kapatır yine Roma Capitolium unun harabelerinde yine aynı keşişlerin akşam duasında Yirmi yıl Sekiz cilt On iki yüzyıl Tek bir adamın kalemi Edebiyatın tarihin ve insan zekâsının zirvelerinden biri burada sona eriyor ve okuyucu Gibbon la birlikte o akşam yıkıntıların ne olduğunu artık biliyor bir uygarlığın değil bir fikrin kalıntıları Klasiklerin klasiği kütüphanenizin olmazsa olmazı ömrünüzün eserlerinden biri

Serüven Kitabevi
Şubat 1776 Londra Edward Gibbon ın Decline and Fall unun ilk cildi yayımlanır yayımlanmaz baş yapıt ilan edilir ama kitabın son iki bölümü Avrupa yı ikiye böler Gibbon kibar İngiliz nesrinin altına gizlediği iğneli ironisiyle olağanüstü cesur bir soru sormuştur Roma yı çürüten içeriden bir hastalık mıydı ve o hastalığın adı Hristiyanlık olabilir miydi Piskoposlar minberlerden lanet okurlar Voltaire alkışlar kitap haftalar içinde altı baskı yapar ve modern tarih yazıcılığı doğar Bu üçüncü cilt fırtına kopartan o ünlü on beşinci ve on altıncı bölümleri içerir yeni bir dinin Roma topraklarında nasıl yayıldığının on iki resulden Konstantinus a uzanan üç yüz yıllık sessiz devrimin Diocletianus un son zulümlerinden Milvius Köprüsü ndeki o kader anına bu işaretle galip uzanan büyük dönüşümün anatomisidir Konstantinus tahta çıkar Hristiyanlığı imparatorluğun resmî dini yapar başkenti Bizans a taşır ve antik dünya artık eskisi gibi olmaz Gibbon bu sahneleri filozofun soğukkanlılığı ve şüphecinin keskinliğiyle anlatır ne din savunucusu ne de din düşmanıdır sadece gerçekçi arar Tam da bu yüzden iki buçuk yüzyıldır kimse onu susturamadı Batı düşüncesinin en cesur sayfaları modern tarih biliminin doğum belgesi kütüphanenizin olmazsa olmazı

İndie
çev. Harzem, Meral, Baltacıgil, Asım
Edward Gibbon ın tarihyazımına en önemli katkılarından biri gerileyiş ve çöküş kavramını oturtması bunu tanımlayış ve aktarış seklidir Gibbon Roma nın gerileyiş ve çöküşünü bir problematik olarak ortaya koyup açıklamasıyla birlikte sonraki kuşakların farklı disiplinlerinde çalışan Roma yı inceleyen bilim insanlarını da bu anlamda oldukça etkilemiştir Roma İmparatorluğu nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi nin 5 cildinde Gibbon Hristiyanlığın etkisini irdelemeye devam ediyor İmparatorluk bünyesinde ağırlığını giderek artıran Hristiyanlığın farklı mezheplerini detaylı olarak inceliyor ve Doğu ve Batı olarak ayrışmasını ortaya koyuyor Gibbon 5 cildin son bölümünde ise İslamiyet in detaylı bir analizine girişiyor Arap coğrafyasının siyasi ve toplumsal durumu ile Hz Muhammed in ailesinin geçmişinden başlayan bu bölümde peygamberliğin ilanı İslam dininin gelişimi ve oluşturulan siyasi hukuki ekonomik ve sosyal yapıyı inceliyor