Rozaliya — Selmina Melikoğlu

Rozaliya
Selmina MelikoğluÖteki Yayınevi
Rozaliya
Selmina MelikoğluBanka Havale Hesapları Sipariş Takip İletişim Formu Giriş Yap Kaydol ANASAYFA ÖTEKİ YAYINEVİ YAZARLARIMIZ YAYINEVLERİ KATEGORİLER İLETİŞİM Anasayfa Edebiyat Roman Günümüz Rozaliya Rozaliya Selmina Melikoğlu Öteki Yayınevi Roman Günümüz Öteki Yayınevi ISBN 9789755845616 Basım Tarihi 2024 11 Baskı 1 Sayfa Sayısı 288 Boyut 135x195 Kapak Ciltli Kağıt Ivory Orjinal Dili Türkçe Yayın Dili Türkçe Emeği Geçenler Grafiker Özgür Yurttaş Redaktör Düzeltmen Özgür Yurttaş Denizden kıyıya vuran dalgaların sesi hüzünlü bir melodiye dönüşmüştü Uzaktan geçen yelkenlilerden kıyıya kadar ulaşan şarkıları taşıyan rüzgâr vücudunu serin bir ürpertiye tanımsız bir boşluğa bırakıyordu Dalgalar kıyıya vurdukça sürüklenen çakıl taşları yüreğini derinliğe karanlığın üstündeki yakamozların içine çekiyordu Martların çığlıkları anlatamadığı duygularının parçalanmış ve sürüklendikçe cam kırıntılarına dönüşen fırtınalı hayatının son sesiydi Kırılmıştı Onarılmayacak ka Devamını Oku 40 İndirim Liste Fiyatı 500 00 Kazancınız 200 00 300 00 Sepete Ekle Paylaş KURUMSAL Hakkımızda Bize Ulaşın Fiyat Listesi SÖZLEŞMELER Mesafeli Satış Sözleşmesi Gizlilik Sözleşmesi Kullanıcı Sözleşmesi Teslimat ve İade Çerez Politikasi HIZLI ERİŞİM Üye Ol Üye Giriş Sipariş Takip 2026 Öteki Yayınevi Her hakkı saklıdır Tasarım Uygulama ONSO Ödeme Yap İptal Ödeme Yap Bize Yazın Lütfen Giriş Yapın Üye Ol Giriş Yap Üye Olmadan Alışverişe Devam Et

Öteki Yayınevi
Denizden kıyıya vuran dalgaların sesi hüzünlü bir melodiye dönüşmüştü Uzaktan geçen yelkenlilerden kıyıya kadar ulaşan şarkıları taşıyan rüzgâr vücudunu serin bir ürpertiye tanımsız bir boşluğa bırakıyordu Dalgalar kıyıya vurdukça sürüklenen çakıl taşları yüreğini derinliğe karanlığın üstündeki yakamozların içine çekiyordu Martların çığlıkları anlatamadığı duygularının parçalanmış ve sürüklendikçe cam kırıntılarına dönüşen fırtınalı hayatının son sesiydi Kırılmıştı Onarılmayacak kadar büyük bir boşluğun kenarında sallanırken kendini zor tutuyordu Gerçekler onu boğuyordu Balıkların karaya vurmuş son çırpınışlarıyla ıslanan elleriyle yüzünü kapattı Bütün yaşadıkları denizin kıyısındaki bu uğultuda kâğıttan bir gemiye yüklenmiş gidiyordu Kovel haklı mıydı Ya ben

Öteki Yayınevi
Denizden kıyıya vuran dalgaların sesi hüzünlü bir melodiye dönüşmüştü Uzaktan geçen yelkenlilerden kıyıya kadar ulaşan şarkıları taşıyan rüzgâr vücudunu serin bir ürpertiye tanımsız bir boşluğa bırakıyordu Dalgalar kıyıya vurdukça sürüklenen çakıl taşları yüreğini derinliğe karanlığın üstündeki yakamozların içine çekiyordu Martların çığlıkları anlatamadığı duygularının parçalanmış ve sürüklendikçe cam kırıntılarına dönüşen fırtınalı hayatının son sesiydi Kırılmıştı Onarılmayacak kadar büyük bir boşluğun kenarında sallanırken kendini zor tutuyordu Gerçekler onu boğuyordu Balıkların karaya vurmuş son çırpınışlarıyla ıslanan elleriyle yüzünü kapattı Bütün yaşadıkları denizin kıyısındaki bu uğultuda kâğıttan bir gemiye yüklenmiş gidiyordu Kovel haklı mıydı Ya ben

Öteki Yayınevi
Denizden kıyıya vuran dalgaların sesi hüzünlü bir melodiye dönüşmüştü Uzaktan geçen yelkenlilerden kıyıya kadar ulaşan şarkıları taşıyan rüzgâr vücudunu serin bir ürpertiye tanımsız bir boşluğa bırakıyordu Dalgalar kıyıya vurdukça sürüklenen çakıl taşları yüreğini derinliğe karanlığın üstündeki yakamozların içine çekiyordu Martların çığlıkları anlatamadığı duygularının parçalanmış ve sürüklendikçe cam kırıntılarına dönüşen fırtınalı hayatının son sesiydi Kırılmıştı Onarılmayacak kadar büyük bir boşluğun kenarında sallanırken kendini zor tutuyordu Gerçekler onu boğuyordu Balıkların karaya vurmuş son çırpınışlarıyla ıslanan elleriyle yüzünü kapattı Bütün yaşadıkları denizin kıyısındaki bu uğultuda kâğıttan bir gemiye yüklenmiş gidiyordu Kovel haklı mıydı Ya ben

Öteki
Denizden kıyıya vuran dalgaların sesi hüzünlü bir melodiye dönüşmüştü Uzaktan geçen yelkenlilerden kıyıya kadar ulaşan şarkıları taşıyan rüzgâr vücudunu serin bir ürpertiye tanımsız bir boşluğa bırakıyordu Dalgalar kıyıya vurdukça sürüklenen çakıl taşları yüreğini derinliğe karanlığın üstündeki yakamozların içine çekiyordu Martların çığlıkları anlatamadığı duygularının parçalanmış ve sürüklendikçe cam kırıntılarına dönüşen fırtınalı hayatının son sesiydi Kırılmıştı Onarılmayacak kadar büyük bir boşluğun kenarında sallanırken kendini zor tutuyordu Gerçekler onu boğuyordu Balıkların karaya vurmuş son çırpınışlarıyla ıslanan elleriyle yüzünü kapattı Bütün yaşadıkları denizin kıyısındaki bu uğultuda kâğıttan bir gemiye yüklenmiş gidiyordu Kovel haklı mıydı Ya ben