Ruh Nereden Geldi Nereye gidiyor — Hazret İnayet Han

Ruh Nereden Geldi Nereye gidiyor
Hazret İnayet HanOKYANUS YAYINLARI
Ruh Nereden Geldi Nereye gidiyor
Hazret İnayet HanRuhu özgürlük zevkini görmemiş onun içinde bulunduğu meydan suretlerle dolu bir sandık Aklı daima suretlere mahpus kafesten kafese gezer Mevlana Sufi bakış açısına göre Ruh madde ile alaka kuran semavi nurani latif meydana gelmeyen bozulmayan bir varlıktır Sonsuzdur bâkidir başlangıcı ve sonu yoktur Bu varlık bedene nefs etmiş onun içine girmiştir Fakat bu latif madde beden cevherinden ayrıldığında ruhun bedenle ilgisi kesilir Bu yüzden ruh ölüme asla dokunmayan hayattır Ölüm ruhun kendisine değil ruhun kendinde tuttuğu bir şeye gelir Etrafımızdaki her hareket eden büyüyen gelişen idrak eden varlığın da kendisine göre ruhu vardır Hayvanlar ve bitkiler de buna dahildir Ruh dünyada herhangi bir canlı varlığa tecelli etmeden önce melekler ve cinler aleminde birçok süreç yaşar Ruh kazandığı bedenle onu saran perdeyle onu bilinir kılan isimlerle makam ve sahip olduklarıyla özdeşleşmeyi öğrenir Çocuksu heveslerle önemsediği ve değer verdiği şeylerle bağlandığı varlıklara kendini kaptıran ruh bu yanılsamaların örtüsüyle kendini kör eder Kendi hakikatini binlerce örtüyle kendi gözlerinden saklar Doğası gereği özgür olan ruh bu dünyanın ona sunduğu onca şeye rağmen sınırlandırılmış hayattan rahatsızlık duyar Ruhun varlığı istidadı olan serbestliğe sahip özgür alanlar arar Derler ki Dünyadaki ruhlar kadar Tanrı ya giden yol vardır İşte bu kitap da bu anlayıştan yola çıkarak ruhun tecellisine hükmeden yasaları melekler cinler ve insani düzlemler içindeki yolculuğunu anlatır

Okyanus Yayıncılık
Ruhu özgürlük zevkini görmemiş onun içinde bulunduğu meydan suretlerle dolu bir sandık Aklı daima suretlere mahpus kafesten kafese gezer Mevlana Sufi bakış açısına göre Ruh madde ile alaka kuran semavi nurani latif meydana gelmeyen bozulmayan birvarlıktır Sonsuzdur bâkidir başlangıcı ve sonu yoktur Bu varlık bedene nefs etmiş onun içine girmiştir Fakat bulatif madde beden cevherinden ayrıldığında ruhun bedenle ilgisi kesilir Bu yüzden ruh ölüme asla dokunmayanhayattır Ölüm ruhun kendisine değil ruhun kendinde tuttuğu bir şeye gelir Etrafımızdaki her hareket eden büyüyen gelişen idrak eden varlığın da kendisine göre ruhu vardır Hayvanlar vebitkiler de buna dahildir Ruh dünyada herhangi bir canlı varlığa tecelli etmeden önce melekler ve cinler aleminde birçok süreç yaşar Ruh kazandığı bedenle onu saran perdeyle onu bilinir kılan isimlerle makam ve sahip olduklarıyla özdeşleşmeyiöğrenir Çocuksu heveslerle önemsediği ve değer verdiği şeylerle bağlandığı varlıklara kendini kaptıran ruh buyanılsamaların örtüsüyle kendini kör eder Kendi hakikatini binlerce örtüyle kendi gözlerinden saklar Doğası gereği özgür olan ruh bu dünyanın ona sunduğu onca şeye rağmen sınırlandırılmış hayattan rahatsızlık duyar Ruhun varlığı istidadı olan serbestliğe sahip özgür alanlar arar Derler ki Dünyadaki ruhlar kadar Tanrı ya giden yol vardır İşte bu kitap da bu anlayıştan yola çıkarak ruhuntecellisine hükmeden yasaları melekler cinler ve insani düzlemler içindeki yolculuğunu anlatır Tanıtım Bülteninden

Okyanus Yayıncılık
Ruhu özgürlük zevkini görmemiş onun içinde bulunduğu meydan suretlerle dolu bir sandık Aklı daima suretlere mahpus kafesten kafese gezer Mevlana Sufi bakış açısına göre Ruh madde ile alaka kuran semavi nurani latif meydana gelmeyen bozulmayan bir varlıktır Sonsuzdur bâkidir başlangıcı ve sonu yoktur Bu varlık bedene nefs etmiş onun içine girmiştir Fakat bu latif madde beden cevherinden ayrıldığında ruhun bedenle ilgisi kesilir Bu yüzden ruh ölüme asla dokunmayan hayattır Ölüm ruhun kendisine değil ruhun kendinde tuttuğu bir şeye gelir Etrafımızdaki her hareket eden büyüyen gelişen idrak eden varlığın da kendisine göre ruhu vardır Hayvanlar ve bitkiler de buna dahildir Ruh dünyada herhangi bir canlı varlığa tecelli etmeden önce melekler ve cinler aleminde birçok süreç yaşar Ruh kazandığı bedenle onu saran perdeyle onu bilinir kılan isimlerle makam ve sahip olduklarıyla özdeşleşmeyi öğrenir Çocuksu heveslerle önemsediği ve değer verdiği şeylerle bağlandığı varlıklara kendini kaptıran ruh bu yanılsamaların örtüsüyle kendini kör eder Kendi hakikatini binlerce örtüyle kendi gözlerinden saklar Doğası gereği özgür olan ruh bu dünyanın ona sunduğu onca şeye rağmen sınırlandırılmış hayattan rahatsızlık duyar Ruhun varlığı istidadı olan serbestliğe sahip özgür alanlar arar Derler ki Dünyadaki ruhlar kadar Tanrı ya giden yol vardır İşte bu kitap da bu anlayıştan yola çıkarak ruhun tecellisine hükmeden yasaları melekler cinler ve insani düzlemler içindeki yolculuğunu anlatır Tanıtım Bülteninden

Okyanus Yayıncılık
Ruhu özgürlük zevkini görmemiş onun içinde bulunduğu meydan suretlerle dolu bir sandık Aklı daima suretlere mahpus kafesten kafese gezer MevlanaSufi bakış açısına göre Ruh madde ile alaka kuran semavi nurani latif meydana gelmeyen bozulmayan bir varlıktır Sonsuzdur bâkidir başlangıcı ve sonu yoktur Bu varlık bedene nefs etmiş onun içine girmiştir Fakat bu latif madde beden cevherinden ayrıldığında ruhun bedenle ilgisi kesilir Bu yüzden ruh ölüme asla dokunmayan hayattır Ölüm ruhun kendisine değil ruhun kendinde tuttuğu bir şeye gelir Etrafımızdaki her hareket eden büyüyen gelişen idrak eden varlığın da kendisine göre ruhu vardır Hayvanlar ve bitkiler de buna dahildir Ruh dünyada herhangi bir canlı varlığa tecelli etmeden önce melekler ve cinler aleminde birçok süreç yaşar Ruh kazandığı bedenle onu saran perdeyle onu bilinir kılan isimlerle makam ve sahip olduklarıyla özdeşleşmeyi öğrenir Çocuksu heveslerle önemsediği ve değer verdiği şeylerle bağlandığı varlıklara kendini kaptıran ruh bu yanılsamaların örtüsüyle kendini kör eder Kendi hakikatini binlerce örtüyle kendi gözlerinden saklar Doğası gereği özgür olan ruh bu dünyanın ona sunduğu onca şeye rağmen sınırlandırılmış hayattan rahatsızlık duyar Ruhun varlığı istidadı olan serbestliğe sahip özgür alanlar arar Derler ki Dünyadaki ruhlar kadar Tanrı ya giden yol vardır İşte bu kitap da bu anlayıştan yola çıkarak ruhun tecellisine hükmeden yasaları melekler cinler ve insani düzlemler içindeki yolculuğunu anlatır

Okyanus
Ruhu özgürlük zevkini görmemiş onun içinde bulunduğu meydan suretlerle dolu bir sandık Aklı daima suretlere mahpus kafesten kafese gezer Mevlana Sufi bakış açısına göre Ruh madde ile alaka kuran semavi nurani latif meydana gelmeyen bozulmayan bir varlıktır Sonsuzdur bâkidir başlangıcı ve sonu yoktur Bu varlık bedene nefs etmiş onun içine girmiştir Fakat bu latif madde beden cevherinden ayrıldığında ruhun bedenle ilgisi kesilir Bu yüzden ruh ölüme asla dokunmayan hayattır Ölüm ruhun kendisine değil ruhun kendinde tuttuğu bir şeye gelir Etrafımızdaki her hareket eden büyüyen gelişen idrak eden varlığın da kendisine göre ruhu vardır Hayvanlar ve bitkiler de buna dahildir Ruh dünyada herhangi bir canlı varlığa tecelli etmeden önce melekler ve cinler aleminde birçok süreç yaşar Ruh kazandığı bedenle onu saran perdeyle onu bilinir kılan isimlerle makam ve sahip olduklarıyla özdeşleşmeyi öğrenir Çocuksu heveslerle önemsediği ve değer verdiği şeylerle bağlandığı varlıklara kendini kaptıran ruh bu yanılsamaların örtüsüyle kendini kör eder Kendi hakikatini binlerce örtüyle kendi gözlerinden saklar Doğası gereği özgür olan ruh bu dünyanın ona sunduğu onca şeye rağmen sınırlandırılmış hayattan rahatsızlık duyar Ruhun varlığı istidadı olan serbestliğe sahip özgür alanlar arar Derler ki Dünyadaki ruhlar kadar Tanrı ya giden yol vardır İşte bu kitap da bu anlayıştan yola çıkarak ruhun tecellisine hükmeden yasaları melekler cinler ve insani düzlemler içindeki yolculuğunu anlatır

Okyanus
çev. Suat Ertüzün
Ruhu özgürlük zevkini görmemiş onun içinde bulunduğu meydan suretlerle dolu bir sandık Aklı daima suretlere mahpus kafesten kafese gezer Mevlana Sufi bakış açısına göre Ruh madde ile alaka kuran semavi nurani latif meydana gelmeyen bozulmayan bir varlıktır Sonsuzdur bâkidir başlangıcı ve sonu yoktur Bu varlık bedene nefs etmiş onun içine girmiştir Fakat bu latif madde beden cevherinden ayrıldığında ruhun bedenle ilgisi kesilir Bu yüzden ruh ölüme asla dokunmayan hayattır Ölüm ruhun kendisine değil ruhun kendinde tuttuğu bir şeye gelir Etrafımızdaki her hareket eden büyüyen gelişen idrak eden varlığın da kendisine göre ruhu vardır Hayvanlar ve bitkiler de buna dahildir Ruh dünyada herhangi bir canlı varlığa tecelli etmeden önce melekler ve cinler aleminde birçok süreç yaşar Ruh kazandığı bedenle onu saran perdeyle onu bilinir kılan isimlerle makam ve sahip olduklarıyla özdeşleşmeyi öğrenir Çocuksu heveslerle önemsediği ve değer verdiği şeylerle bağlandığı varlıklara kendini kaptıran ruh bu yanılsamaların örtüsüyle kendini kör eder Kendi hakikatini binlerce örtüyle kendi gözlerinden saklar Doğası gereği özgür olan ruh bu dünyanın ona sunduğu onca şeye rağmen sınırlandırılmış hayattan rahatsızlık duyar Ruhun varlığı istidadı olan serbestliğe sahip özgür alanlar arar Derler ki Dünyadaki ruhlar kadar Tanrı ya giden yol vardır İşte bu kitap da bu anlayıştan yola çıkarak ruhun tecellisine hükmeden yasaları melekler cinler ve insani düzlemler içindeki yolculuğunu anlatır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img