Ruhdanlık — Beril Erem

Ruhdanlık
Beril EremKafe Kültür Yayıncılık
Ruhdanlık
Beril EremBeni bana hatırlatmıştı Arkamdaki iskeleden homurtulu seslerle ayrılan vapurlar gibi şimdiki zamandan ayrılan geçmişimin arkada bıraktıkları da ıssız bir vadiye doğru yol alıyordu Ne vardı orada Aşk mı Hayır Aşk hep ileriye bakar O gelecektedir Anda var olanın söz veremediğini fısıldar ruha Bana kendini fısıldıyordu Dinle me seydim o sesi görmeseydim o elleri şimdi burada olmazdım Bir simidin üzerine rasgele serpilen susamların böyle narin böyle umut saçan devinimlerle gelip de yanıp tutuşan ruhdanlığıma bir buz bir katre devrim olacağını nereden bilirdim Ruhdanlık Beril Erem in yazınsal yetilerini keşfederken öykülerinde çokça rastlanan ilginç ve edebi sözcük arayışları ilk kitabının ismini de ölümsüzleştiren yeni bir kelime sunuyor okuyucuya Erem in öykülerini okuduğunuzda sadece akıcı sorgulayıcı dilinin ve kıvrak üslubunun yardımıyla değil kadını ve erkeği insan yapan daha sonra onları tüm zaafları ve tutkularıyla ayrıştırıp bu öyküler sayesinde yeniden bir araya getiren bir anlatım şöleniyle karşı karşıya kalıyorsunuz Şölenin şenlik ateşleri altında toplanan tüm anlatıcıların ortak sesi ve nefesiyle Tanıtım Bülteninden

Kafe Kültür Yayıncılık
Beni bana hatırlatmıştı Arkamdaki iskeleden homurtulu seslerle ayrılan vapurlar gibi şimdiki zamandan ayrılan geçmişimin arkada bıraktıkları da ıssız bir vadiye doğru yol alıyordu Ne vardı orada Aşk mı Hayır Aşk hep ileriye bakar O gelecektedir Anda var olanın söz veremediğini fısıldar ruha Bana kendini fısıldıyordu Dinle me seydim o sesi görmeseydim o elleri şimdi burada olmazdım Bir simidin üzerine rasgele serpilen susamların böyle narin böyle umut saçan devinimlerle gelip de yanıp tutuşan ruhdanlığıma bir buz bir katre devrim olacağını nereden bilirdim Ruhdanlık Beril Erem in yazınsal yetilerini keşfederken öykülerinde çokça rastlanan ilginç ve edebi sözcük arayışları ilk kitabının ismini de ölümsüzleştiren yeni bir kelime sunuyor okuyucuya Erem in öykülerini okuduğunuzda sadece akıcı sorgulayıcı dilinin ve kıvrak üslubunun yardımıyla değil kadını ve erkeği insan yapan daha sonra onları tüm zaafları ve tutkularıyla ayrıştırıp bu öyküler sayesinde yeniden bir araya getiren bir anlatım şöleniyle karşı karşıya kalıyorsunuz Şölenin şenlik ateşleri altında toplanan tüm anlatıcıların ortak sesi ve nefesiyle

Kafe Kültür Yayıncılık
Beni bana hatırlatmıştı Arkamdaki iskeleden homurtulu seslerle ayrılan vapurlar gibi şimdiki zamandan ayrılan geçmişimin arkada bıraktıkları da ıssız bir vadiye doğru yol alıyordu Ne vardı orada Aşk mı Hayır Aşk hep ileriye bakar O gelecektedir Anda var olanın söz veremediğini fısıldar ruha Bana kendini fısıldıyordu Dinle me seydim o sesi görmeseydim o elleri şimdi burada olmazdım Bir simidin üzerine rasgele serpilen susamların böyle narin böyle umut saçan devinimlerle gelip de yanıp tutuşan ruhdanlığıma bir buz bir katre devrim olacağını nereden bilirdim Ruhdanlık Beril Erem in yazınsal yetilerini keşfederken öykülerinde çokça rastlanan ilginç ve edebi sözcük arayışları ilk kitabının ismini de ölümsüzleştiren yeni bir kelime sunuyor okuyucuya Erem in öykülerini okuduğunuzda sadece akıcı sorgulayıcı dilinin ve kıvrak üslubunun yardımıyla değil kadını ve erkeği insan yapan daha sonra onları tüm zaafları ve tutkularıyla ayrıştırıp bu öyküler sayesinde yeniden bir araya getiren bir anlatım şöleniyle karşı karşıya kalıyorsunuz Şölenin şenlik ateşleri altında toplanan tüm anlatıcıların ortak sesi ve nefesiyle

Kafe Kültür Yayıncılık
Beni bana hatırlatmıştı Arkamdaki iskeleden homurtulu seslerle ayrılan vapurlar gibi şimdiki zamandan ayrılan geçmişimin arkada bıraktıkları da ıssız bir vadiye doğru yol alıyordu Ne vardı orada Aşk mı Hayır Aşk hep ileriye bakar O gelecektedir Anda var olanın söz veremediğini fısıldar ruha Bana kendini fısıldıyordu Dinle me seydim o sesi görmeseydim o elleri şimdi burada olmazdım Bir simidin üzerine rasgele serpilen susamların böyle narin böyle umut saçan devinimlerle gelip de yanıp tutuşan ruhdanlığıma bir buz bir katre devrim olacağını nereden bilirdim Ruhdanlık Beril Erem in yazınsal yetilerini keşfederken öykülerinde çokça rastlanan ilginç ve edebi sözcük arayışları ilk kitabının ismini de ölümsüzleştiren yeni bir kelime sunuyor okuyucuya Erem in öykülerini okuduğunuzda sadece akıcı sorgulayıcı dilinin ve kıvrak üslubunun yardımıyla değil kadını ve erkeği insan yapan daha sonra onları tüm zaafları ve tutkularıyla ayrıştırıp bu öyküler sayesinde yeniden bir araya getiren bir anlatım şöleniyle karşı karşıya kalıyorsunuz Şölenin şenlik ateşleri altında toplanan tüm anlatıcıların ortak sesi ve nefesiyle

Kafekültür Yayıncılık
Ruhdanlık Beril Erem in yazınsal yetilerini keşfederken öykülerinde çokça rastlanan ilginç ve edebi sözcük arayışları ilk kitabının ismini de ölümsüzleştiren yeni bir kelime sunuyor okuyucuya Toplam 17 öyküden oluşan Ruhdanlık her biri farklı Erem in öykülerini okuduğunuzda sadece akıcı sorgulayıcı dilinin ve kıvrak üslubunun yardımıyla değil kadını ve erkeği insan yapan daha sonra onları tüm zaafları ve tutkularıyla ayrıştırıp bu öyküler sayesinde yeniden bir araya getiren bir anlatım şöleniyle karşı karşıya kalıyorsunuz Şölenin şenlik ateşleri altında toplanan tüm anlatıcıların ortak sesi ve nefesiyle Beril Erem 1976 yılında İstanbul da doğdu Ege Üniversitesi Turizm Fakültesinde lisans Bahçeşehir Üniversitesi nde de işletme yüksek lisans eğitimini tamamladı Kısa bir dönem turizm sektöründe çalıştıktan sonra 12 yıl uluslararası bir firmada pazarlama iletişimi yöneticiliği yaptı 2007 2014 yılları arasında bir dergide Eni Konu adlı köşesinde dönemin politik ve sosyolojik sorunlarını sarkastik bir dille eleştirdiği yazılar yazdı 2017 yılında online dergi SenveBen de Uykusuz Klavye mahlasıyla çoğunlukla kadınlara yönelik şiddetin duygusal yansımalarını kadın erkek ilişkilerinde bireylerin çarpık ve totaliter yargılarının neden olduğu sorunları birlikte varoluş çabalarının yarattığı sancıları irdelediği kısa hikayeler yazmaya başladı Halen aynı dergide editörlük ve yazarlık yapan Beril Erem evli ve iki kız çocuğu annesidir

Kafekültür Yayıncılık
Beni bana hatırlatmıştı Arkamdaki iskeleden homurtulu seslerle ayrılan vapurlar gibi şimdiki zamandan ayrılan geçmişimin arkada bıraktıkları da ıssız bir vadiye doğru yol alıyordu Ne vardı orada Aşk mı Hayır Aşk hep ileriye bakar O gelecektedir Anda var olanın söz veremediğini fısıldar ruha Bana kendini fısıldıyordu Dinle me seydim o sesi görmeseydim o elleri şimdi burada olmazdım Bir simidin üzerine rasgele serpilen susamların böyle narin böyle umut saçan devinimlerle gelip de yanıp tutuşan ruhdanlığıma bir buz bir katre devrim olacağını nereden bilirdim Ruhdanlık Beril Erem in yazınsal yetilerini keşfederken öykülerinde çokça rastlanan ilginç ve edebi sözcük arayışları ilk kitabının ismini de ölümsüzleştiren yeni bir kelime sunuyor okuyucuya Erem in öykülerini okuduğunuzda sadece akıcı sorgulayıcı dilinin ve kıvrak üslubunun yardımıyla değil kadını ve erkeği insan yapan daha sonra onları tüm zaafları ve tutkularıyla ayrıştırıp bu öyküler sayesinde yeniden bir araya getiren bir anlatım şöleniyle karşı karşıya kalıyorsunuz Şölenin şenlik ateşleri altında toplanan tüm anlatıcıların ortak sesi ve nefesiyle

Kafe Kültür
Beni bana hatırlatmıştı Arkamdaki iskeleden homurtulu seslerle ayrılan vapurlar gibi şimdiki zamandan ayrılan geçmişimin arkada bıraktıkları da ıssız bir vadiye doğru yol alıyordu Ne vardı orada Aşk mı Hayır Aşk hep ileriye bakar O gelecektedir Anda var olanın söz veremediğini fısıldar ruha Bana kendini fısıldıyordu Dinle me seydim o sesi görmeseydim o elleri şimdi burada olmazdım Bir simidin üzerine rasgele serpilen susamların böyle narin böyle umut saçan devinimlerle gelip de yanıp tutuşan ruhdanlığıma bir buz bir katre devrim olacağını nereden bilirdim Ruhdanlık Beril Erem in yazınsal yetilerini keşfederken öykülerinde çokça rastlanan ilginç ve edebi sözcük arayışları ilk kitabının ismini de ölümsüzleştiren yeni bir kelime sunuyor okuyucuya Toplam 17 öyküden oluşan Ruhdanlık her biri farklı Erem in öykülerini okuduğunuzda sadece akıcı sorgulayıcı dilinin ve kıvrak üslubunun yardımıyla değil kadını ve erkeği insan yapan daha sonra onları tüm zaafları ve tutkularıyla ayrıştırıp bu öyküler sayesinde yeniden bir araya getiren bir anlatım şöleniyle karşı karşıya kalıyorsunuz Şölenin şenlik ateşleri altında toplanan tüm anlatıcıların ortak sesi ve nefesiyle Beril Erem 1976 yılında İstanbul da doğdu Ege Üniversitesi Turizm Fakültesinde lisans Bahçeşehir Üniversitesi nde de işletme yüksek lisans eğitimini tamamladı Kısa bir dönem turizm sektöründe çalıştıktan sonra 12 yıl uluslararası bir firmada pazarlama iletişimi yöneticiliği yaptı 2007 2014 yılları arasında bir dergide Eni Konu adlı köşesinde dönemin politik ve sosyolojik sorunlarını sarkastik bir dille eleştirdiği yazılar yazdı 2017 yılında online dergi SenveBen de Uykusuz Klavye mahlasıyla çoğunlukla kadınlara yönelik şiddetin duygusal yansımalarını kadın erkek ilişkilerinde bireylerin çarpık ve totaliter yargılarının neden olduğu sorunları birlikte varoluş çabalarının yarattığı sancıları irdelediği kısa hikayeler yazmaya başladı Halen aynı dergide editörlük ve yazarlık yapan Beril Erem evli ve iki kız çocuğu annesidir