Ruhun Yeni Hastalıkları — Julia Kristeva

Ruhun Yeni Hastalıkları
Julia KristevaAyrıntı Yayınları
Ruhun Yeni Hastalıkları
Julia KristevaHâlâ bir ruhumuz var mı Çağımızda bu mümkün mü Eğer varsa nerede konumlanır Beyinde mi kalpte mi beden sıvılarında mı Ruh nedir Konuşan varlığın diğer konuşan varlıklarla bağı ve bir anlam yapısı mıdır Peki çağımız anlam yapılarını yok eden bir çağ ise ruhumuza ne olmuştur Kristeva bu soruların modern varlıklar olarak içinde bulunduğumuz çağın temel soruları olduğunu ileri sürüyor üstelik ikna gücü de oldukça yüksek Modern insan günlük deneyiminde içsel yaşamının çöküşünün izinde sürüklenmektedir Bu çöküş televizyon dizilerinin duygusal şantajında romantik tatminsizlikte dinlere yönelişte her gün açıkça ifadesini bulmaktadır Bunlar Kristeva ya göre sakatlanmış öznelliğin emareleridir Bu gezgin dur durak bilmeyen ve performans sarhoşu öznelliğin oluşum mekânını en iyi temsil eden geleceğin kent modeli New York tur Çağımızın bu simge kentinde yaşayan modern insan kazanmanın harcamanın haz almanın peşinden koşar Bu yaşam deneyiminde belki acı çeker ama pişmanlık ve vicdan azabı duymaz İmgelere boğulur imgeler onun yerine geçer Yaşadığı hayal âleminde gösteriden o da bir pay almaya çalışır Söylemi standartlaşırken edim ve vazgeçiş anlam yorumlarının yerini alır Bu nedenle modern narsis bu karmaşanın içinde ruhunu nereye hapsettiğini bilmez Hatta ruhunu kaybetmekte olduğunun farkına bile varamaz Kristeva ruhun yeni hastalıklarının tanısını burada koyar Özne için temsilleri ve anlamsal değerlerini kaydeden ruh yani psişik aygıt bozulmuştur çalışmamaktadır Çağımız da tıpkı ruhunu yitirmekte olduğunu bilmeyen insan gibi kendi bilincinde olmayan bir medetsizlik çağıdır Çağımızın hastalığı psişik temsil imkânsızlıkları ve yetersizlikleridir Psişik uzamı ölüme sürükleyebilecek hastalıklardır bunlar Gösteri toplumunun aktörü ya da tüketicisi imgesel yoksunluk hastalığına yakalanmıştır Tanının ardından modern insanı bu kötürümlükten psikanalizin nasıl kurtaracağı sorgulamaları gelir Kristeva ya göre modern insan analistten psişik aygıtını tamir etmesini beklemektedir Kristeva bu sorunsalın izini Jeanne Guyon gibi bir XVII yüzyıl gizemcisinde Germaine de Staël gibi daha XVIII yüzyılda entelektüel figür olarak yerini alan bir kadının şöhret ve yas tutkusunda çağımızın isteriği dediği Sabina Spielrein ın temsile başkaldıran bedensel hafıza olmasında depresyonun dilini kadınlık konumu ile birleştiren Helene Deutsche un açık yapısında sürer Ama temsil aşk ve özdeşleşme konusundaki sorgulamaları bu tanılarını derinleştirir Bu derinleşmenin uğraklarında Hristiyanlık Musevilik ile Joyce aşk edebiyat kutsallık ve özdeşleşme üzerine çözümlemeler yer alır

Ayrıntı Yayınları
Ruhun Yeni Hastalıkları

Ayrıntı Yayınları
Ruhun Yeni Hastalıkları

AYRINTI YAYINLARI
Hâlâ bir ruhumuz var mı Çağımızda bu mümkün mü Eğer varsa nerede konumlanır Beyinde mi kalpte mi beden sıvılarında mı Ruh nedir Konuşan varlığın diğer konuşan varlıklarla bağı ve bir anlam yapısı mıdır Peki çağımız anlam yapılarını yok eden bir çağ ise ruhumuza ne olmuştur Kristeva bu soruların modern varlıklar olarak içinde bulunduğumuz çağın temel soruları olduğunu ileri sürüyor üstelik ikna gücü de oldukça yüksek Modern insan günlük deneyiminde içsel yaşamının çöküşünün izinde sürüklenmektedir Bu çöküş televizyon dizilerinin duygusal şantajında romantik tatminsizlikte dinlere yönelişte her gün açıkça ifadesini bulmaktadır Bunlar Kristeva ya göre sakatlanmış öznelliğin emareleridir Bu gezgin dur durak bilmeyen ve performans sarhoşu öznelliğin oluşum mekânını en iyi temsil eden geleceğin kent modeli New York tur Çağımızın bu simge kentinde yaşayan modern insan kazanmanın harcamanın haz almanın peşinden koşar Bu yaşam deneyiminde belki acı çeker ama pişmanlık ve vicdan azabı duymaz İmgelere boğulur imgeler onun yerine geçer Yaşadığı hayal âleminde gösteriden o da bir pay almaya çalışır Söylemi standartlaşırken edim ve vazgeçiş anlam yorumlarının yerini alır Bu nedenle modern narsis bu karmaşanın içinde ruhunu nereye hapsettiğini bilmez Hatta ruhunu kaybetmekte olduğunun farkına bile varamaz Kristeva ruhun yeni hastalıklarının tanısını burada koyar Özne için temsilleri ve anlamsal değerlerini kaydeden ruh yani psişik aygıt bozulmuştur çalışmamaktadır Çağımız da tıpkı ruhunu yitirmekte olduğunu bilmeyen insan gibi kendi bilincinde olmayan bir medetsizlik çağıdır Çağımızın hastalığı psişik temsil imkânsızlıkları ve yetersizlikleridir Psişik uzamı ölüme sürükleyebilecek hastalıklardır bunlar Gösteri toplumunun aktörü ya da tüketicisi imgesel yoksunluk hastalığına yakalanmıştır Tanının ardından modern insanı bu kötürümlükten psikanalizin nasıl kurtaracağı sorgulamaları gelir Kristeva ya göre modern insan analistten psişik aygıtını tamir etmesini beklemektedir Kristeva bu sorunsalın izini Jeanne Guyon gibi bir XVII yüzyıl gizemcisinde Germaine de Staël gibi daha XVIII yüzyılda entelektüel figür olarak yerini alan bir kadının şöhret ve yas tutkusunda çağımızın isteriği dediği Sabina Spielrein ın temsile başkaldıran bedensel hafıza olmasında depresyonun dilini kadınlık konumu ile birleştiren Helene Deutsche un açık yapısında sürer Ama temsil aşk ve özdeşleşme konusundaki sorgulamaları bu tanılarını derinleştirir Bu derinleşmenin uğraklarında Hristiyanlık Musevilik ile Joyce aşk edebiyat kutsallık ve özdeşleşme üzerine çözümlemeler yer alır Yayınevi AYRINTI YAYINLARI Yazar JULIA KRISTEVA Sayfa Sayısı 253 Yıl 2017

Ayrıntı Yayınları
Hâlâ bir ruhumuz var mı Çağımızda bu mümkün mü Eğer varsa nerede konumlanır Beyinde mi kalpte mi beden sıvılarında mı Ruh nedir Konuşan varlığın diğer konuşan varlıklarla bağı ve bir anlam yapısı mıdır Peki çağımız anlam yapılarını yok eden bir çağ ise ruhumuza ne olmuştur Kristeva bu soruların modern varlıklar olarak içinde bulunduğumuz çağın temel soruları olduğunu ileri sürüyor üstelik ikna gücü de oldukça yüksek Modern insan günlük deneyiminde içsel yaşamının çöküşünün izinde sürüklenmektedir Bu çöküş televizyon dizilerinin duygusal şantajında romantik tatminsizlikte dinlere yönelişte her gün açıkça ifadesini bulmaktadır Bunlar Kristeva ya göre sakatlanmış öznelliğin emareleridir Bu gezgin dur durak bilmeyen ve performans sarhoşu öznelliğin oluşum mekânını en iyi temsil eden geleceğin kent modeli New York tur Çağımızın bu simge kentinde yaşayan modern insan kazanmanın harcamanın haz almanın peşinden koşar Bu yaşam deneyiminde belki acı çeker ama pişmanlık ve vicdan azabı duymaz İmgelere boğulur imgeler onun yerine geçer Yaşadığı hayal âleminde gösteriden o da bir pay almaya çalışır Söylemi standartlaşırken edim ve vazgeçiş anlam yorumlarının yerini alır Bu nedenle modern narsis bu karmaşanın içinde ruhunu nereye hapsettiğini bilmez Hatta ruhunu kaybetmekte olduğunun farkına bile varamaz Kristeva ruhun yeni hastalıklarının tanısını burada koyar Özne için temsilleri ve anlamsal değerlerini kaydeden ruh yani psişik aygıt bozulmuştur çalışmamaktadır Çağımız da tıpkı ruhunu yitirmekte olduğunu bilmeyen insan gibi kendi bilincinde olmayan bir medetsizlik çağıdır Çağımızın hastalığı psişik temsil imkânsızlıkları ve yetersizlikleridir Psişik uzamı ölüme sürükleyebilecek hastalıklardır bunlar Gösteri toplumunun aktörü ya da tüketicisi imgesel yoksunluk hastalığına yakalanmıştır Tanının ardından modern insanı bu kötürümlükten psikanalizin nasıl kurtaracağı sorgulamaları gelir Kristeva ya göre modern insan analistten psişik aygıtını tamir etmesini beklemektedir Kristeva bu sorunsalın izini Jeanne Guyon gibi bir XVII yüzyıl gizemcisinde Germaine de Staël gibi daha XVIII yüzyılda entelektüel figür olarak yerini alan bir kadının şöhret ve yas tutkusunda çağımızın isteriği dediği Sabina Spielrein ın temsile başkaldıran bedensel hafıza olmasında depresyonun dilini kadınlık konumu ile birleştiren Helene Deutsche un açık yapısında sürer Ama temsil aşk ve özdeşleşme konusundaki sorgulamaları bu tanılarını derinleştirir Bu derinleşmenin uğraklarında Hristiyanlık Musevilik ile Joyce aşk edebiyat kutsallık ve özdeşleşme üzerine çözümlemeler yer alır

Ayrıntı Yayınları
çev. Nilgün Tutal
Hâlâ bir ruhumuz var mı Çağımızda bu mümkün mü Eğer varsa nerede konumlanır Beyinde mi kalpte mi beden sıvılarında mı Ruh nedir Konuşan varlığın diğer konuşan varlıklarla bağı ve bir anlam yapısı mıdır Peki çağımız anlam yapılarını yok eden bir çağ ise ruhumuza ne olmuştur Kristeva bu soruların modern varlıklar olarak içinde bulunduğumuz çağın temel soruları olduğunu ileri sürüyor üstelik ikna gücü de oldukça yüksek Modern insan günlük deneyiminde içsel yaşamının çöküşünün izinde sürüklenmektedir Bu çöküş televizyon dizilerinin duygusal şantajında romantik tatminsizlikte dinlere yönelişte her gün açıkça ifadesini bulmaktadır Bunlar Kristeva ya göre sakatlanmış öznelliğin emareleridir Bu gezgin dur durak bilmeyen ve performans sarhoşu öznelliğin oluşum mekânını en iyi temsil eden geleceğin kent modeli New York tur Çağımızın bu simge kentinde yaşayan modern insan kazanmanın harcamanın haz almanın peşinden koşar Bu yaşam deneyiminde belki acı çeker ama pişmanlık ve vicdan azabı duymaz İmgelere boğulur imgeler onun yerine geçer Yaşadığı hayal âleminde gösteriden o da bir pay almaya çalışır Söylemi standartlaşırken edim ve vazgeçiş anlam yorumlarının yerini alır Bu nedenle modern narsis bu karmaşanın içinde ruhunu nereye hapsettiğini bilmez Hatta ruhunu kaybetmekte olduğunun farkına bile varamaz Kristeva ruhun yeni hastalıklarının tanısını burada koyar Özne için temsilleri ve anlamsal değerlerini kaydeden ruh yani psişik aygıt bozulmuştur çalışmamaktadır Çağımız da tıpkı ruhunu yitirmekte olduğunu bilmeyen insan gibi kendi bilincinde olmayan bir medetsizlik çağıdır Çağımızın hastalığı psişik temsil imkânsızlıkları ve yetersizlikleridir Psişik uzamı ölüme sürükleyebilecek hastalıklardır bunlar Gösteri toplumunun aktörü ya da tüketicisi imgesel yoksunluk hastalığına yakalanmıştır Tanının ardından modern insanı bu kötürümlükten psikanalizin nasıl kurtaracağı sorgulamaları gelir Kristeva ya göre modern insan analistten psişik aygıtını tamir etmesini beklemektedir Kristeva bu sorunsalın izini Jeanne Guyon gibi bir XVII yüzyıl gizemcisinde Germaine de Staël gibi daha XVIII yüzyılda entelektüel figür olarak yerini alan bir kadının şöhret ve yas tutkusunda çağımızın isteriği dediği Sabina Spielrein ın temsile başkaldıran bedensel hafıza olmasında depresyonun dilini kadınlık konumu ile birleştiren Helene Deutsche un açık yapısında sürer Ama temsil aşk ve özdeşleşme konusundaki sorgulamaları bu tanılarını derinleştirir Bu derinleşmenin uğraklarında Hristiyanlık Musevilik ile Joyce aşk edebiyat kutsallık ve özdeşleşme üzerine çözümlemeler yer alır

Ayrıntı Yayınları
Hâlâ bir ruhumuz var mı Çağımızda bu mümkün mü Eğer varsa nerede konumlanır Beyinde mi kalpte mi beden sıvılarında mı Ruh nedir Konuşan varlığın diğer konuşan varlıklarla bağı ve bir anlam yapısı mıdır Peki çağımız anlam yapılarını yok eden bir çağ ise ruhumuza ne olmuştur Kristeva bu soruların modern varlıklar olarak içinde bulunduğumuz çağın temel soruları olduğunu ileri sürüyor üstelik ikna gücü de oldukça yüksek Modern insan günlük deneyiminde içsel yaşamının çöküşünün izinde sürüklenmektedir Bu çöküş televizyon dizilerinin duygusal şantajında romantik tatminsizlikte dinlere yönelişte her gün açıkça ifadesini bulmaktadır Bunlar Kristeva ya göre sakatlanmış öznelliğin emareleridir Bu gezgin dur durak bilmeyen ve performans sarhoşu öznelliğin oluşum mekânını en iyi temsil eden geleceğin kent modeli New York tur Çağımızın bu simge kentinde yaşayan modern insan kazanmanın harcamanın haz almanın peşinden koşar Bu yaşam deneyiminde belki acı çeker ama pişmanlık ve vicdan azabı duymaz İmgelere boğulur imgeler onun yerine geçer Yaşadığı hayal âleminde gösteriden o da bir pay almaya çalışır Söylemi standartlaşırken edim ve vazgeçiş anlam yorumlarının yerini alır Bu nedenle modern narsis bu karmaşanın içinde ruhunu nereye hapsettiğini bilmez Hatta ruhunu kaybetmekte olduğunun farkına bile varamaz Kristeva ruhun yeni hastalıklarının tanısını burada koyar Özne için temsilleri ve anlamsal değerlerini kaydeden ruh yani psişik aygıt bozulmuştur çalışmamaktadır Çağımız da tıpkı ruhunu yitirmekte olduğunu bilmeyen insan gibi kendi bilincinde olmayan bir medetsizlik çağıdır Çağımızın hastalığı psişik temsil imkânsızlıkları ve yetersizlikleridir Psişik uzamı ölüme sürükleyebilecek hastalıklardır bunlar Gösteri toplumunun aktörü ya da tüketicisi imgesel yoksunluk hastalığına yakalanmıştır Tanının ardından modern insanı bu kötürümlükten psikanalizin nasıl kurtaracağı sorgulamaları gelir Kristeva ya göre modern insan analistten psişik aygıtını tamir etmesini beklemektedir Kristeva bu sorunsalın izini Jeanne Guyon gibi bir XVII yüzyıl gizemcisinde Germaine de Staël gibi daha XVIII yüzyılda entelektüel figür olarak yerini alan bir kadının şöhret ve yas tutkusunda çağımızın isteriği dediği Sabina Spielrein ın temsile başkaldıran bedensel hafıza olmasında depresyonun dilini kadınlık konumu ile birleştiren Helene Deutsche un açık yapısında sürer Ama temsil aşk ve özdeşleşme konusundaki sorgulamaları bu tanılarını derinleştirir Bu derinleşmenin uğraklarında Hristiyanlık Musevilik ile Joyce aşk edebiyat kutsallık ve özdeşleşme üzerine çözümlemeler yer alır

Ayrıntı Yayınları
Hâlâ bir ruhumuz var mı Çağımızda bu mümkün mü Eğer varsa nerede konumlanır Beyinde mi kalpte mi beden sıvılarında mı Ruh nedir Konuşan varlığın diğer konuşan varlıklarla bağı ve bir anlam yapısı mıdır Peki çağımız anlam yapılarını yok eden bir çağ ise ruhumuza ne olmuştur Kristeva bu soruların modern varlıklar olarak içinde bulunduğumuz çağın temel soruları olduğunu ileri sürüyor üstelik ikna gücü de oldukça yüksek Modern insan günlük deneyiminde içsel yaşamının çöküşünün izinde sürüklenmektedir Bu çöküş televizyon dizilerinin duygusal şantajında romantik tatminsizlikte dinlere yönelişte her gün açıkça ifadesini bulmaktadır Bunlar Kristeva ya göre sakatlanmış öznelliğin emareleridir Bu gezgin dur durak bilmeyen ve performans sarhoşu öznelliğin oluşum mekânını en iyi temsil eden geleceğin kent modeli New York tur Çağımızın bu simge kentinde yaşayan modern insan kazanmanın harcamanın haz almanın peşinden koşar Bu yaşam deneyiminde belki acı çeker ama pişmanlık ve vicdan azabı duymaz İmgelere boğulur imgeler onun yerine geçer Yaşadığı hayal âleminde gösteriden o da bir pay almaya çalışır Söylemi standartlaşırken edim ve vazgeçiş anlam yorumlarının yerini alır Bu nedenle modern narsis bu karmaşanın içinde ruhunu nereye hapsettiğini bilmez Hatta ruhunu kaybetmekte olduğunun farkına bile varamaz Kristeva ruhun yeni hastalıklarının tanısını burada koyar Özne için temsilleri ve anlamsal değerlerini kaydeden ruh yani psişik aygıt bozulmuştur çalışmamaktadır Çağımız da tıpkı ruhunu yitirmekte olduğunu bilmeyen insan gibi kendi bilincinde olmayan bir medetsizlik çağıdır Çağımızın hastalığı psişik temsil imkânsızlıkları ve yetersizlikleridir Psişik uzamı ölüme sürükleyebilecek hastalıklardır bunlar Gösteri toplumunun aktörü ya da tüketicisi imgesel yoksunluk hastalığına yakalanmıştır Tanının ardından modern insanı bu kötürümlükten psikanalizin nasıl kurtaracağı sorgulamaları gelir Kristeva ya göre modern insan analistten psişik ay

Ayrıntı
çev. Tutal, Nilgün
Özne için temsilleri ve anlamsal değerlerini kaydeden ruh yani psişik aygıt bozulmuştur çalışmamaktadır Çağımız da tıpkı ruhunu yitirmekte olduğunu bilmeyen insan gibi kendi bilincinde olmayan bir medetsizlik çağıdır Çağımızın hastalığı psişik temel imkânsızlıkları ve yetersizlikleridir Psişik uzamı ölüme sürükleyebilecek hastalıklardır bunlar Gösteri toplumunun aktörü ya da tüketicisi imgesel yoksunluk hastalığına yakalanmıştır Julia Kristeva ya göre modern insan analistten psişik aygıtını tamir etmesini beklemektedir Kristeva bu sorunsalın izini Jeanne Guyon gibi bir XVII yüzyıl gizemcisinde Germaine de Staël gibi daha XVIII yüzyılda entellektüel figür olarak yerini alan bir kadının şöhret ve yas tutkusunda çağımızın isteriği dediği Sabine Spielrein ın temsile başkaldıran bedensel hafıza olmasında depresyonun dilini kadınlık konumuyla birleştiren Helene Deutsche nin açık yapısında sürer Ama temsil aşk ve özdeşleşme konusundaki sorgulamaları bu tanılarını derinleştirir Bu derinleşmenin uğraklığında Hristiyanlık Musevilik ile Joyce aşk edebiyat kutsallık ve özdeşleşme üzerine çözümlemeler yer alır

Ayrıntı Yayınları
Julia Kristeva tarafından kaleme alınan Ruhun Yeni Hastalıkları Ayrıntı Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Ruhun Yeni Hastalıkları Julia Kristeva Kitap Özeti Hâlâ bir ruhumuz var mı Çağımızda bu mümkün mü Eğer varsa nerede konumlanır Beyinde mi kalpte mi beden sıvılarında mı Ruh nedir Konuşan varlığın diğer konuşan varlıklarla bağı ve bir anlam yapısı mıdır Peki çağımız anlam yapılarını yok eden bir çağ ise ruhumuza ne olmuştur Kristeva bu soruların modern varlıklar olarak içinde bulunduğumuz çağın temel soruları olduğunu ileri sürüyor üstelik ikna gücü de oldukça yüksek Modern insan günlük deneyiminde içsel yaşamının çöküşünün izinde sürüklenmektedir Bu çöküş televizyon dizilerinin duygusal şantajında romantik tatminsizlikte dinlere yönelişte her gün açıkça ifadesini bulmaktadır Bunlar Kristeva ya göre sakatlanmış öznelliğin emareleridir Bu gezgin dur durak bilmeyen ve performans sarhoşu öznelliğin oluşum mekânını en iyi temsil eden geleceğin kent modeli New York tur Çağımızın bu simge kentinde yaşayan modern insan kazanmanın harcamanın haz almanın peşinden koşar Bu yaşam deneyiminde belki acı çeker ama pişmanlık ve vicdan azabı duymaz İmgelere boğulur imgeler onun yerine geçer Yaşadığı hayal âleminde gösteriden o da bir pay almaya çalışır Söylemi standartlaşırken edim ve vazgeçiş anlam yorumlarının yerini alır Bu nedenle modern narsis bu karmaşanın içinde ruhunu nereye hapsettiğini bilmez Hatta ruhunu kaybetmekte olduğunun farkına bile varamaz Kristeva ruhun yeni hastalıklarının tanısını burada koyar Özne için temsilleri ve anlamsal değerlerini kaydeden ruh yani psişik aygıt bozulmuştur çalışmamaktadır Çağımız da tıpkı ruhunu yitirmekte olduğunu bilmeyen insan gibi kendi bilincinde olmayan bir medetsizlik çağıdır Çağımızın hastalığı psişik temsil imkânsızlıkları ve yetersizlikleridir Psişik uzamı ölüme sürükleyebilecek hastalıklardır bunlar Gösteri toplumunun aktörü ya da tüketicisi imgesel yoksunluk hastalığına yakalanmıştır Tanının ardından modern insanı bu kötürümlükten psikanalizin nasıl kurtaracağı sorgulamaları gelir Kristeva ya göre modern insan analistten psişik aygıtını tamir etmesini beklemektedir Kristeva bu sorunsalın izini Jeanne Guyon gibi bir XVII yüzyıl gizemcisinde Germaine de Staël gibi daha XVIII yüzyılda entelektüel figür olarak yerini alan bir kadının şöhret ve yas tutkusunda çağımızın isteriği dediği Sabina Spielrein ın temsile başkaldıran bedensel hafıza olmasında depresyonun dilini kadınlık konumu ile birleştiren Helene Deutsche un açık yapısında sürer Ama temsil aşk ve özdeşleşme konusundaki sorgulamaları bu tanılarını derinleştirir Bu derinleşmenin uğraklarında Hristiyanlık Musevilik ile Joyce aşk edebiyat kutsallık ve özdeşleşme üzerine çözümlemeler yer alır Yayınevi Ayrıntı Yayınları Yazar Julia Kristeva Sayfa 253 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı Nisan 2017 Barkod 9789755395043 Kategori Diğer İnsan ve Toplum Genel Psikoloji Genel Sosyoloji

AYRINTI YAYINLARI
çev. Prof. Dr. Nilgün Tutal Cheviron
Hala bir ruhumuz var mı Çağımızda bu mümkün mü Eğer varsa nerede konumlanır Beyinde mi kalpte mi beden sınavlarında mı Ruh nedir Konuşan varlığın diğer konuşan varlıklarla bağı ve bir anlam yapısı mıdır Peki çağımız anlam yapılarını yok eden bir çağ ise ruhumuza ne olmuştur Kristeva bu soruların modern varlıklar olarak içinde bulunduğumuz çağın temel sorunları olduğunu ileri sürüyor üstelik ikna gücü de oldukça yüksek Modern insan günlük deneyiminde içsel yaşamın çöküşünün izinde sürüklenmektedir Bu çöküş televizyon dizilerinin duygusal şantajında romantik tatminsizlikte dinlere yönelişte her gün açıkça ifadesini bulmaktadır Bunlar Kristeva ya göre sakatlanmış öznelliğin emareleridir Bu gezgin dur durak bilmeyen ve performans sarhoşu öznelliğin oluşum mekanını en iyi temsil eden geleceğin kent modeli New York tur