Ruhun Yolculuğu — Fuzuli

Ruhun Yolculuğu
FuzuliBüyüyen Ay Yayınları
Ruhun Yolculuğu
FuzuliFuzûlî nin en güzel eserlerinden biri olan bu eser Sıhhat u Maraz Hüsn ü Aşk Rûhnâme ve Hikâye i Rûh isimleriyle anıla gelmiştir Bu isim çokluğunun sebebi metnin konusundan kaynaklanmaktadır Aslında eser iki bölümden oluşmaktadır Sıhhat u Maraz ile Hüsn ü Aşk Hikâyeyi okuyanların da fark edeceği üzere hikâyenin bu birinci bölümünde eserin yazıldığı dönemdeki klasik tıp bilgisi özetlenmiştir Aynı zamanda vücudu ele geçirmeye çalışan Maraz ile bunu engellemeye çalışan Sıhhat in hikâyesidir bu bölüm Hikâyenin ikinci bölümü ise Rûh un Aşk la birlikte Hüsn e ulaşma çabasınının yani ruhun aşk ile birlik olup güzelliğe kavuşmalarının hikâyesidir Dolayısıyla bu bölüm metnin Hüsn ü Aşk kısmıdır Bu yüzden eserin tümü için Sıhhat u Maraz veyahut Hüsn ü Aşk isimlerinden birini kullanmak yerine daha kapsayıcı olan Rûhnâme ya da Hikâye i Rûh olarak isimlendirilmesi tercih edilmiştir Bu eser iyi bir eğitim aldığı bilinen Fuzûlî nin ilmî yönünü de ortaya koymaktadır Rûhnâme de insanoğlunun bedeni ve kalbi hakkında eskilerin sahip olduğu geleneksel bilgiyi ve anlayışı özetlemiş bunu yaparken de her bir terimi kişileştirerek son derece canlı bir hikâye ortaya koymuştur Hikâye rûhlar âlemindeki insan ruhunun dünyaya gelerek bedene yerleşmesinden sonra sahip olduğu maddî ve manevî bütün duyu ve duygularını ele almış her bir insanın yaşaması muhtemel maddî ve manevî süreçleri ayrıntılı olarak aktarmıştır Fuzûlî bütün bu geleneksel bilgileri sırf bilgi olarak aktarmak yerine her bir duyunun organın olgunun ve hissin birer karakter olduğu bir hikâye anlatmayı tercih etmiştir Okuyucu hikâyeyi bitirdiğinde geleneksel tıp anlayışının hepsini öğrenmiş olacağı gibi hikâyeyi kendisiyle özdeşleştirerek konunun özünü kavrayacaktır Fuzûlî nin de istediği budur elbette Konu daha geniş kapsamlı eserlerde ele alınmış olmasına rağmen çoğu zaman tam olarak anlatılamamış ve anlaşılamamıştır Buna karşın Fuzûlî bu küçük risalesiyle her şeyi yerli yerinde sadeliği ifade kudretiyle buluşturarak meselenin özünün kavranmasını kolaylaştırmış ve ortaya ilgi çekici bir eser koymuştur

Büyüyenay Yayınları
Fuzûlî nin en güzel eserlerinden biri olan bu eser Sıhhat u Maraz Hüsn ü Aşk Rûhnâme ve Hikâye i Rûh isimleriyle anıla gelmiştir Bu isim çokluğunun sebebi metnin konusundan kaynaklanmaktadır Aslında eser iki bölümden oluşmaktadır Sıhhat u Maraz ile Hüsn ü Aşk Hikâyeyi okuyanların da fark edeceği üzere hikâyenin bu birinci bölümünde eserin yazıldığı dönemdeki klasik tıp bilgisi özetlenmiştir Aynı zamanda vücudu ele geçirmeye çalışan Maraz ile bunu engellemeye çalışan Sıhhat in hikâyesidir bu bölüm Hikâyenin ikinci bölümü ise Rûh un Aşk la birlikte Hüsn e ulaşma çabasınının yani ruhun aşk ile birlik olup güzelliğe kavuşmalarının hikâyesidir Dolayısıyla bu bölüm metnin Hüsn ü Aşk kısmıdır Bu yüzden eserin tümü için Sıhhat u Maraz veyahut Hüsn ü Aşk isimlerinden birini kullanmak yerine daha kapsayıcı olan Rûhnâme ya da Hikâye i Rûh olarak isimlendirilmesi tercih edilmiştir Bu eser iyi bir eğitim aldığı bilinen Fuzûlî nin ilmî yönünü de ortaya koymaktadır Rûhnâme de insanoğlunun bedeni ve kalbi hakkında eskilerin sahip olduğu geleneksel bilgiyi ve anlayışı özetlemiş bunu yaparken de her bir terimi kişileştirerek son derece canlı bir hikâye ortaya koymuştur Hikâye rûhlar âlemindeki insan ruhunun dünyaya gelerek bedene yerleşmesinden sonra sahip olduğu maddî ve manevî bütün duyu ve duygularını ele almış her bir insanın yaşaması muhtemel maddî ve manevî süreçleri ayrıntılı olarak aktarmıştır Fuzûlî bütün bu geleneksel bilgileri sırf bilgi olarak aktarmak yerine her bir duyunun organın olgunun ve hissin birer karakter olduğu bir hikâye anlatmayı tercih etmiştir Okuyucu hikâyeyi bitirdiğinde geleneksel tıp anlayışının hepsini öğrenmiş olacağı gibi hikâyeyi kendisiyle özdeşleştirerek konunun özünü kavrayacaktır Fuzûlî nin de istediği budur elbette Konu daha geniş kapsamlı eserlerde ele alınmış olmasına rağmen çoğu zaman tam olarak anlatılamamış ve anlaşılamamıştır Buna karşın Fuzûlî bu küçük risalesiyle her şeyi yerli yerinde sadeliği ifade kudretiyle buluşturarak meselenin özünün kavranmasını kolaylaştırmış ve ortaya ilgi çekici bir eser koymuştur Tanıtım Bülteninden

Büyüyen Ay Yayınları
Fuzûlî nin en güzel eserlerinden biri olan bu eser Sıhhat u Maraz Hüsn ü Aşk Rûhnâme ve Hikâye i Rûh isimleriyle anıla gelmiştir Bu isim çokluğunun sebebi metnin konusundan kaynaklanmaktadır Aslında eser iki bölümden oluşmaktadır Sıhhat u Maraz ile Hüsn ü Aşk Hikâyeyi okuyanların da fark edeceği üzere hikâyenin bu birinci bölümünde eserin yazıldığı dönemdeki klasik tıp bilgisi özetlenmiştir Aynı zamanda vücudu ele geçirmeye çalışan Maraz ile bunu engellemeye çalışan Sıhhat in hikâyesidir bu bölüm Hikâyenin ikinci bölümü ise Rûh un Aşk la birlikte Hüsn e ulaşma çabasınının yani ruhun aşk ile birlik olup güzelliğe kavuşmalarının hikâyesidir Dolayısıyla bu bölüm metnin Hüsn ü Aşk kısmıdır Bu yüzden eserin tümü için Sıhhat u Maraz veyahut Hüsn ü Aşk isimlerinden birini kullanmak yerine daha kapsayıcı olan Rûhnâme ya da Hikâye i Rûh olarak isimlendirilmesi tercih edilmiştir Bu eser iyi bir eğitim aldığı bilinen Fuzûlî nin ilmî yönünü de ortaya koymaktadır Rûhnâme de insanoğlunun bedeni ve kalbi hakkında eskilerin sahip olduğu geleneksel bilgiyi ve anlayışı özetlemiş bunu yaparken de her bir terimi kişileştirerek son derece canlı bir hikâye ortaya koymuştur Hikâye rûhlar âlemindeki insan ruhunun dünyaya gelerek bedene yerleşmesinden sonra sahip olduğu maddî ve manevî bütün duyu ve duygularını ele almış her bir insanın yaşaması muhtemel maddî ve manevî süreçleri ayrıntılı olarak aktarmıştır Fuzûlî bütün bu geleneksel bilgileri sırf bilgi olarak aktarmak yerine her bir duyunun organın olgunun ve hissin birer karakter olduğu bir hikâye anlatmayı tercih etmiştir Okuyucu hikâyeyi bitirdiğinde geleneksel tıp anlayışının hepsini öğrenmiş olacağı gibi hikâyeyi kendisiyle özdeşleştirerek konunun özünü kavrayacaktır Fuzûlî nin de istediği budur elbette Konu daha geniş kapsamlı eserlerde ele alınmış olmasına rağmen çoğu zaman tam olarak anlatılamamış ve anlaşılamamıştır Buna karşın Fuzûlî bu küçük risalesiyle her şeyi yerli yerinde sadeliği ifade kudretiyle buluşturarak meselenin özünün kavranmasını kolaylaştırmış ve ortaya ilgi çekici bir eser koymuştur

Büyüyen Ay Yayınları
Fuzûlî nin en güzel eserlerinden biri olan bu eser Sıhhat u Maraz Hüsn ü Aşk Rûhnâme ve Hikâye i Rûh isimleriyle anıla gelmiştir Bu isim çokluğunun sebebi metnin konusundan kaynaklanmaktadır Aslında eser iki bölümden oluşmaktadır Sıhhat u Maraz ile Hüsn ü Aşk Hikâyeyi okuyanların da fark edeceği üzere hikâyenin bu birinci bölümünde eserin yazıldığı dönemdeki klasik tıp bilgisi özetlenmiştir Aynı zamanda vücudu ele geçirmeye çalışan Maraz ile bunu engellemeye çalışan Sıhhat in hikâyesidir bu bölüm Hikâyenin ikinci bölümü ise Rûh un Aşk la birlikte Hüsn e ulaşma çabasınının yani ruhun aşk ile birlik olup güzelliğe kavuşmalarının hikâyesidir Dolayısıyla bu bölüm metnin Hüsn ü Aşk kısmıdır Bu yüzden eserin tümü için Sıhhat u Maraz veyahut Hüsn ü Aşk isimlerinden birini kullanmak yerine daha kapsayıcı olan Rûhnâme ya da Hikâye i Rûh olarak isimlendirilmesi tercih edilmiştir Bu eser iyi bir eğitim aldığı bilinen Fuzûlî nin ilmî yönünü de ortaya koymaktadır Rûhnâme de insanoğlunun bedeni ve kalbi hakkında eskilerin sahip olduğu geleneksel bilgiyi ve anlayışı özetlemiş bunu yaparken de her bir terimi kişileştirerek son derece canlı bir hikâye ortaya koymuştur Hikâye rûhlar âlemindeki insan ruhunun dünyaya gelerek bedene yerleşmesinden sonra sahip olduğu maddî ve manevî bütün duyu ve duygularını ele almış her bir insanın yaşaması muhtemel maddî ve manevî süreçleri ayrıntılı olarak aktarmıştır Fuzûlî bütün bu geleneksel bilgileri sırf bilgi olarak aktarmak yerine her bir duyunun organın olgunun ve hissin birer karakter olduğu bir hikâye anlatmayı tercih etmiştir Okuyucu hikâyeyi bitirdiğinde geleneksel tıp anlayışının hepsini öğrenmiş olacağı gibi hikâyeyi kendisiyle özdeşleştirerek konunun özünü kavrayacaktır Fuzûlî nin de istediği budur elbette Konu daha geniş kapsamlı eserlerde ele alınmış olmasına rağmen çoğu zaman tam olarak anlatılamamış ve anlaşılamamıştır Buna karşın Fuzûlî bu küçük risalesiyle her şeyi yerli yerinde sadeliği ifade kudretiyle buluşturarak meselenin özünün kavranmasını kolaylaştırmış ve ortaya ilgi çekici bir eser koymuştur

Büyüyen Ay Yayınları
Fuzûlî nin en güzel eserlerinden biri olan bu eser Sıhhat u Maraz Hüsn ü Aşk Rûhnâme ve Hikâye i Rûh isimleriyle anıla gelmiştir Bu isim çokluğunun sebebi metnin konusundan kaynaklanmaktadır Aslında eser iki bölümden oluşmaktadır Sıhhat u Maraz ile Hüsn ü Aşk Hikâyeyi okuyanların da fark edeceği üzere hikâyenin bu birinci bölümünde eserin yazıldığı dönemdeki klasik tıp bilgisi özetlenmiştir Aynı zamanda vücudu ele geçirmeye çalışan Maraz ile bunu engellemeye çalışan Sıhhat in hikâyesidir bu bölüm Hikâyenin ikinci bölümü ise Rûh un Aşk la birlikte Hüsn e ulaşma çabasınının yani ruhun aşk ile birlik olup güzelliğe kavuşmalarının hikâyesidir Dolayısıyla bu bölüm metnin Hüsn ü Aşk kısmıdır Bu yüzden eserin tümü için Sıhhat u Maraz veyahut Hüsn ü Aşk isimlerinden birini kullanmak yerine daha kapsayıcı olan Rûhnâme ya da Hikâye i Rûh olarak isimlendirilmesi tercih edilmiştir Bu eser iyi bir eğitim aldığı bilinen Fuzûlî nin ilmî yönünü de ortaya koymaktadır Rûhnâme de insanoğlunun bedeni ve kalbi hakkında eskilerin sahip olduğu geleneksel bilgiyi ve anlayışı özetlemiş bunu yaparken de her bir terimi kişileştirerek son derece canlı bir hikâye ortaya koymuştur Hikâye rûhlar âlemindeki insan ruhunun dünyaya gelerek bedene yerleşmesinden sonra sahip olduğu maddî ve manevî bütün duyu ve duygularını ele almış her bir insanın yaşaması muhtemel maddî ve manevî süreçleri ayrıntılı olarak aktarmıştır Fuzûlî bütün bu geleneksel bilgileri sırf bilgi olarak aktarmak yerine her bir duyunun organın olgunun ve hissin birer karakter olduğu bir hikâye anlatmayı tercih etmiştir Okuyucu hikâyeyi bitirdiğinde geleneksel tıp anlayışının hepsini öğrenmiş olacağı gibi hikâyeyi kendisiyle özdeşleştirerek konunun özünü kavrayacaktır Fuzûlî nin de istediği budur elbette Konu daha geniş kapsamlı eserlerde ele alınmış olmasına rağmen çoğu zaman tam olarak anlatılamamış ve anlaşılamamıştır Buna karşın Fuzûlî bu küçük risalesiyle her şeyi yerli yerinde sadeliği ifade kudretiyle buluşturarak meselenin özünün kavranmasını kolaylaştırmış ve ortaya ilgi çekici bir eser koymuştur

BÜYÜYENAY
Fuzûlî nin en güzel eserlerinden biri olan bu eser Sıhhat u Maraz Hüsn ü Aşk Rûhnâme ve Hikâye i Rûh isimleriyle anıla gelmiştir Bu isim çokluğunun sebebi metnin konusundan kaynaklanmaktadır Aslında eser iki bölümden oluşmaktadır Sıhhat u Maraz ile Hüsn ü Aşk Hikâyeyi okuyanların da fark edeceği üzere hikâyenin bu birinci bölümünde eserin yazıldığı dönemdeki klasik tıp bilgisi özetlenmiştir Aynı zamanda vücudu ele geçirmeye çalışan Maraz ile bunu engellemeye çalışan Sıhhat in hikâyesidir bu bölüm Hikâyenin ikinci bölümü ise Rûh un Aşk la birlikte Hüsn e ulaşma çabasınının yani ruhun aşk ile birlik olup güzelliğe kavuşmalarının hikâyesidir Dolayısıyla bu bölüm metnin Hüsn ü Aşk kısmıdır Bu yüzden eserin tümü için Sıhhat u Maraz veyahut Hüsn ü Aşk isimlerinden birini kullanmak yerine daha kapsayıcı olan Rûhnâme ya da Hikâye i Rûh olarak isimlendirilmesi tercih edilmiştir Bu eser iyi bir eğitim aldığı bilinen Fuzûlî nin ilmî yönünü de ortaya koymaktadır Rûhnâme de insanoğlunun bedeni ve kalbi hakkında eskilerin sahip olduğu geleneksel bilgiyi ve anlayışı özetlemiş bunu yaparken de her bir terimi kişileştirerek son derece canlı bir hikâye ortaya koymuştur Hikâye rûhlar âlemindeki insan ruhunun dünyaya gelerek bedene yerleşmesinden sonra sahip olduğu maddî ve manevî bütün duyu ve duygularını ele almış her bir insanın yaşaması muhtemel maddî ve manevî süreçleri ayrıntılı olarak aktarmıştır Fuzûlî bütün bu geleneksel bilgileri sırf bilgi olarak aktarmak yerine her bir duyunun organın olgunun ve hissin birer karakter olduğu bir hikâye anlatmayı tercih etmiştir Okuyucu hikâyeyi bitirdiğinde geleneksel tıp anlayışının hepsini öğrenmiş olacağı gibi hikâyeyi kendisiyle özdeşleştirerek konunun özünü kavrayacaktır Fuzûlî nin de istediği budur elbette Konu daha geniş kapsamlı eserlerde ele alınmış olmasına rağmen çoğu zaman tam olarak anlatılamamış ve anlaşılamamıştır Buna karşın Fuzûlî bu küçük risalesiyle her şeyi yerli yerinde sadeliği ifade kudretiyle buluşturarak meselenin özünün kavranmasını kolaylaştırmış ve ortaya ilgi çekici bir eser koymuştur

Büyüyen Ay
Fuzûlî nin en güzel eserlerinden biri olan bu eser Sıhhat u Maraz Hüsn ü Aşk Rûhnâme ve Hikâye i Rûh isimleriyle anıla gelmiştir Bu isim çokluğunun sebebi metnin konusundan kaynaklanmaktadır Aslında eser iki bölümden oluşmaktadır Sıhhat u Maraz ile Hüsn ü Aşk Hikâyeyi okuyanların da fark edeceği üzere hikâyenin bu birinci bölümünde eserin yazıldığı dönemdeki klasik tıp bilgisi özetlenmiştir Aynı zamanda vücudu ele geçirmeye çalışan Maraz ile bunu engellemeye çalışan Sıhhat in hikâyesidir bu bölüm Hikâyenin ikinci bölümü ise Rûh un Aşk la birlikte Hüsn e ulaşma çabasınının yani ruhun aşk ile birlik olup güzelliğe kavuşmalarının hikâyesidir Dolayısıyla bu bölüm metnin Hüsn ü Aşk kısmıdır Bu yüzden eserin tümü için Sıhhat u Maraz veyahut Hüsn ü Aşk isimlerinden birini kullanmak yerine daha kapsayıcı olan Rûhnâme ya da Hikâye i Rûh olarak isimlendirilmesi tercih edilmiştir Bu eser iyi bir eğitim aldığı bilinen Fuzûlî nin ilmî yönünü de ortaya koymaktadır Rûhnâme de insanoğlunun bedeni ve kalbi hakkında eskilerin sahip olduğu geleneksel bilgiyi ve anlayışı özetlemiş bunu yaparken de her bir terimi kişileştirerek son derece canlı bir hikâye ortaya koymuştur Hikâye rûhlar âlemindeki insan ruhunun dünyaya gelerek bedene yerleşmesinden sonra sahip olduğu maddî ve manevî bütün duyu ve duygularını ele almış her bir insanın yaşaması muhtemel maddî ve manevî süreçleri ayrıntılı olarak aktarmıştır Fuzûlî bütün bu geleneksel bilgileri sırf bilgi olarak aktarmak yerine her bir duyunun organın olgunun ve hissin birer karakter olduğu bir hikâye anlatmayı tercih etmiştir Okuyucu hikâyeyi bitirdiğinde geleneksel tıp anlayışının hepsini öğrenmiş olacağı gibi hikâyeyi kendisiyle özdeşleştirerek konunun özünü kavrayacaktır Fuzûlî nin de istediği budur elbette Konu daha geniş kapsamlı eserlerde ele alınmış olmasına rağmen çoğu zaman tam olarak anlatılamamış ve anlaşılamamıştır Buna karşın Fuzûlî bu küçük risalesiyle her şeyi yerli yerinde sadeliği ifade kudretiyle buluşturarak meselenin özünün kavranmasını kolaylaştırmış ve ortaya ilgi çekici bir eser koymuştur

Büyüyen Ay Yayınları
Fuzuli tarafından kaleme alınan Ruhun Yolculuğu Büyüyen Ay Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Ruhun Yolculuğu Fuzuli Kitap Özeti Fuzûlînin en güzel eserlerinden biri olan bu eser Sıhhat u Maraz Hüsn ü Aşk Rûhnâme ve Hikâye i Rûh isimleriyle anıla gelmiştir Bu isim çokluğunun sebebi metnin konusundan kaynaklanmaktadır Aslında eser iki bölümden oluşmaktadır Sıhhat u Maraz ile Hüsn ü Aşk Hikâyeyi okuyanların da fark edeceği üzere hikâyenin bu birinci bölümünde eserin yazıldığı dönemdeki klasik tıp bilgisi özetlenmiştir Aynı zamanda vücudu ele geçirmeye çalışan Maraz ile bunu engellemeye çalışan Sıhhat in hikâyesidir bu bölüm Hikâyenin ikinci bölümü ise Rûh un Aşk la birlikte Hüsn e ulaşma çabasınının yani ruhun aşk ile birlik olup güzelliğe kavuşmalarının hikâyesidir Dolayısıyla bu bölüm metnin Hüsn ü Aşk kısmıdır Bu yüzden eserin tümü için Sıhhat u Maraz veyahut Hüsn ü Aşk isimlerinden birini kullanmak yerine daha kapsayıcı olan Rûhnâme ya da Hikâye i Rûh olarak isimlendirilmesi tercih edilmiştir Bu eser iyi bir eğitim aldığı bilinen Fuzûlî nin ilmî yönünü de ortaya koymaktadır Rûhnâme de insanoğlunun bedeni ve kalbi hakkında eskilerin sahip olduğu geleneksel bilgiyi ve anlayışı özetlemiş bunu yaparken de her bir terimi kişileştirerek son derece canlı bir hikâye ortaya koymuştur Hikâye rûhlar âlemindeki insan ruhunun dünyaya gelerek bedene yerleşmesinden sonra sahip olduğu maddî ve manevî bütün duyu ve duygularını ele almış her bir insanın yaşaması muhtemel maddî ve manevî süreçleri ayrıntılı olarak aktarmıştır Fuzûlî bütün bu geleneksel bilgileri sırf bilgi olarak aktarmak yerine her bir duyunun organın olgunun ve hissin birer karakter olduğu bir hikâye anlatmayı tercih etmiştir Okuyucu hikâyeyi bitirdiğinde geleneksel tıp anlayışının hepsini öğrenmiş olacağı gibi hikâyeyi kendisiyle özdeşleştirerek konunun özünü kavrayacaktır Fuzûlî nin de istediği budur elbette Konu daha geniş kapsamlı eserlerde ele alınmış olmasına rağmen çoğu zaman tam olarak anlatılamamış ve anlaşılamamıştır Buna karşın Fuzûlî bu küçük risalesiyle her şeyi yerli yerinde sadeliği ifade kudretiyle buluşturarak meselenin özünün kavranmasını kolaylaştırmış ve ortaya ilgi çekici bir eser koymuştur Yayınevi Büyüyen Ay Yayınları Yazar Fuzuli Sayfa 252 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 00x19 50 cm Basım Yılı Mart 2018 Barkod 9786052071403 Kategori Aşk Diğer İslam Kitapları

Büyüyen Ay Yayınları
Fuzûlî nin en güzel eserlerinden biri olan bu eser Sıhhat u Maraz Hüsn ü Aşk Rûhnâme ve Hikâye i Rûh isimleriyle anıla gelmiştir Bu isim çokluğunun sebebi metnin konusundan kaynaklanmaktadır Aslında eser iki bölümden oluşmaktadır Sıhhat u Maraz ile Hüsn ü Aşk Hikâyeyi okuyanların da fark edeceği üzere hikâyenin bu birinci bölümünde eserin yazıldığı dönemdeki klasik tıp bilgisi özetlenmiştir Aynı zamanda vücudu ele geçirmeye çalışan Maraz ile bunu engellemeye çalışan Sıhhat in hikâyesidir bu bölüm Hikâyenin ikinci bölümü ise Rûh un Aşk la birlikte Hüsn e ulaşma çabasınının yani ruhun aşk ile birlik olup güzelliğe kavuşmalarının hikâyesidir Dolayısıyla bu bölüm metnin Hüsn ü Aşk kısmıdır Bu yüzden eserin tümü için Sıhhat u Maraz veyahut Hüsn ü Aşk isimlerinden birini kullanmak yerine daha kapsayıcı olan Rûhnâme ya da Hikâye i Rûh olarak isimlendirilmesi tercih edilmiştir Bu eser iyi bir eğitim aldığı bilinen Fuzûlî nin ilmî yönünü de ortaya koymaktadır Rûhnâme de insanoğlunun bedeni ve kalbi hakkında eskilerin sahip olduğu geleneksel bilgiyi ve anlayışı özetlemiş bunu yaparken de her bir terimi kişileştirerek son derece canlı bir hikâye ortaya koymuştur Hikâye rûhlar âlemindeki insan ruhunun dünyaya gelerek bedene yerleşmesinden sonra sahip olduğu maddî ve manevî bütün duyu ve duygularını ele almış her bir insanın yaşaması muhtemel maddî ve manevî süreçleri ayrıntılı olarak aktarmıştır Fuzûlî bütün bu geleneksel bilgileri sırf bilgi olarak aktarmak yerine her bir duyunun organın olgunun ve hissin birer karakter olduğu bir hikâye anlatmayı tercih etmiştir Okuyucu hikâyeyi bitirdiğinde geleneksel tıp anlayışının hepsini öğrenmiş olacağı gibi hikâyeyi kendisiyle özdeşleştirerek konunun özünü kavrayacaktır Fuzûlî nin de istediği budur elbette Konu daha geniş kapsamlı eserlerde ele alınmış olmasına rağmen çoğu zaman tam olarak anlatılamamış ve anlaşılamamıştır Buna karşın Fuzûlî bu küçük risalesiyle her şeyi yerli yerinde sadeliği ifade kudretiyl

Büyüyenay Yayınları
Fuzûlî nin en güzel eserlerinden biri olan bu eser Sıhhat u Maraz Hüsn ü Aşk Rûhnâme ve Hikâye i Rûh isimleriyle anıla gelmiştir Bu isim çokluğunun sebebi metnin konusundan kaynaklanmaktadır Aslında eser iki bölümden oluşmaktadır Sıhhat u Maraz ile Hüsn ü Aşk Hikâyeyi okuyanların da fark edeceği üzere hikâyenin bu birinci bölümünde eserin yazıldığı dönemdeki klasik tıp bilgisi özetlenmiştir Aynı zamanda vücudu ele geçirmeye çalışan Maraz ile bunu engellemeye çalışan Sıhhat in hikâyesidir bu bölüm Hikâyenin ikinci bölümü ise Rûh un Aşk la birlikte Hüsn e ulaşma çabasınının yani ruhun aşk ile birlik olup güzelliğe kavuşmalarının hikâyesidir Dolayısıyla bu bölüm metnin Hüsn ü Aşk kısmıdır Bu yüzden eserin tümü için Sıhhat u Maraz veyahut Hüsn ü Aşk isimlerinden birini kullanmak yerine daha kapsayıcı olan Rûhnâme ya da Hikâye i Rûh olarak isimlendirilmesi tercih edilmiştir Bu eser iyi bir eğitim aldığı bilinen Fuzûlî nin ilmî yönünü de ortaya koymaktadır Rûhnâme de insanoğlunun bedeni ve kalbi hakkında eskilerin sahip olduğu geleneksel bilgiyi ve anlayışı özetlemiş bunu yaparken de her bir terimi kişileştirerek son derece canlı bir hikâye ortaya koymuştur Hikâye rûhlar âlemindeki insan ruhunun dünyaya gelerek bedene yerleşmesinden sonra sahip olduğu maddî ve manevî bütün duyu ve duygularını ele almış her bir insanın yaşaması muhtemel maddî ve manevî süreçleri ayrıntılı olarak aktarmıştır Fuzûlî bütün bu geleneksel bilgileri sırf bilgi olarak aktarmak yerine her bir duyunun organın olgunun ve hissin birer karakter olduğu bir hikâye anlatmayı tercih etmiştir Okuyucu hikâyeyi bitirdiğinde geleneksel tıp anlayışının hepsini öğrenmiş olacağı gibi hikâyeyi kendisiyle özdeşleştirerek konunun özünü kavrayacaktır Fuzûlî nin de istediği budur elbette Konu daha geniş kapsamlı eserlerde ele alınmış olmasına rağmen çoğu zaman tam olarak anlatılamamış ve anlaşılamamıştır Buna karşın Fuzûlî bu küçük risalesiyle her şeyi yerli yerinde sadeliği ifade kudretiyle buluşturarak meselenin özünün kavranmasını kolaylaştırmış ve ortaya ilgi çekici bir eser koymuştur Tanıtım Bülteninden