Rüya Gözlüğü
Kanguru
Bu beyaz hasır şapkayı da kim geçirdi başıma Her an bir şeyler yer değiştiriyor Durmadan çok neşeli bir ortamdan çok karanlık bir ortama geçiyorum Bir o bir başkası Ehsan ım ölümümü soğukkanlılıkla izleyebilir Neyse anlayamadığım bir şeyler var ucu karanlık Meydana götürülecektim az sonra Dalgalı saçlarımı mis kokulu defne sabunuyla yıkamıştım Her telinin üstünde nağmeler öpücükler gülücükler vardı Fırfırlı elbisemin içinden göğüslerim taşmıştı dışarıya dolgun ve beyaz Ah mahallenin piçleri Görmemeliydiniz beni bu halimle Taşın toprağın sarmaladığı kutsal kentimde günahkardım Cehennem Vadi sinde katran kazanına atılmadan önce taşlanacaktım İçimde bir sızı gezindi Zeytin ağacının gölgesi taş tapınaklar bizi kutsuyordu Her şey bir anda var oluyor tekrar yok oluyordu Hızlı yaşamımda hem kendimi görüyordum hem de var olup yok olanları Oysa çaput bağlamıştım alıç ağacına Ehsan ımla buluşayım diye Çözemiyordum bir türlü Annem ninem kimsem yok mu Yüzü maskeli erkeklerden korkuyorum iyi kalpli babamı bile yanıma çağıramıyorum Zavallıya sorarlar nedir kızının bu hali diye