Rüya Misafirleri — Zümrüt Karabudak

Rüya Misafirleri
Zümrüt KarabudakDergah Yayınları
Rüya Misafirleri
Zümrüt KarabudakSevgili şair gündüzleri küçük bir kahve çekirdeğiyim geceleri avlunun sır kâtibi olurum sen rüyama girince içim nasıl taşıyor yatağına sığmayan ırmaklar kadar ağır insan da kaderinden izler taşır alnında fal bakmaya tenezzül etmedim bu sebepten tutsaklığı lebaleb doldurduğum fincana ilk kez bir gönül eri gül yaprağı bıraktı bu dergâhın ateşi gül dalıyla harlanır sırrıma vâkıf olman seni üstün kılıyor uyan da gönül közü henüz küllenmemişken haneme odun taşı şu karşı koruluktan Tanıtım Bülteninden

Dergah Yayınları
Sevgili şair gündüzleri küçük bir kahve çekirdeğiyim geceleri avlunun sır kâtibi olurum sen rüyama girince içim nasıl taşıyor yatağına sığmayan ırmaklar kadar ağır insan da kaderinden izler taşır alnında fal bakmaya tenezzül etmedim bu sebepten tutsaklığı lebaleb doldurduğum fincana ilk kez bir gönül eri gül yaprağı bıraktı bu dergâhın ateşi gül dalıyla harlanır sırrıma vâkıf olman seni üstün kılıyor uyan da gönül közü henüz küllenmemişken haneme odun taşı şu karşı koruluktan

Dergah Yayınları
Sevgili şairgündüzleri küçük bir kahve çekirdeğiyimgeceleri avlunun sır kâtibi olurumsen rüyama girince içim nasıl taşıyoryatağına sığmayan ırmaklar kadar ağırinsan da kaderinden izler taşır alnındafal bakmaya tenezzül etmedim bu sebeptentutsaklığı lebaleb doldurduğum fincanailk kez bir gönül eri gül yaprağı bıraktıbu dergâhın ateşi gül dalıyla harlanırsırrıma vâkıf olman seni üstün kılıyoruyan da gönül közü henüz küllenmemişkenhaneme odun taşı şu karşı koruluktan

Dergah Yayınları
Sevgili şairgündüzleri küçük bir kahve çekirdeğiyimgeceleri avlunun sır kâtibi olurumsen rüyama girince içim nasıl taşıyoryatağına sığmayan ırmaklar kadar ağırinsan da kaderinden izler taşır alnındafal bakmaya tenezzül etmedim bu sebeptentutsaklığı lebaleb doldurduğum fincanailk kez bir gönül eri gül yaprağı bıraktıbu dergâhın ateşi gül dalıyla harlanırsırrıma vâkıf olman seni üstün kılıyoruyan da gönül közü henüz küllenmemişkenhaneme odun taşı şu karşı koruluktan

Dergah
Sevgili şair gündüzleri küçük bir kahve çekirdeğiyim geceleri avlunun sır kâtibi olurum sen rüyama girince içim nasıl taşıyor yatağına sığmayan ırmaklar kadar ağır insan da kaderinden izler taşır alnında fal bakmaya tenezzül etmedim bu sebepten tutsaklığı lebaleb doldurduğum fincana ilk kez bir gönül eri gül yaprağı bıraktı bu dergâhın ateşi gül dalıyla harlanır sırrıma vâkıf olman seni üstün kılıyor uyan da gönül közü henüz küllenmemişken haneme odun taşı şu karşı koruluktan