Rüzgar Geri Getirirse Eşikli Öyküler — Mehmet Zaman Saçlıoğlu

Rüzgar Geri Getirirse Eşikli Öyküler
Mehmet Zaman SaçlıoğluTürkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Rüzgar Geri Getirirse Eşikli Öyküler
Mehmet Zaman Saçlıoğluİki suyun arasındaki zaman aralığı düşündürsü beni Bu cümle aslında Saraçoğlu nun tüm öykülerini açan bir anahtar gibi Zaman ve yaşattıkları ya da yaştmadıkları Zamanla törpülenişimiz zamandan edinimlerimiz Artık geçmiş zamanda kalanları o geçmişteki hayalleriyle çoğu kez boşuna bir çabayla bugünde var etmeye yönelik bütün o acınası girişimler Yazdıklarımızın Zaman a dayanması Rüzgâr a dayanmasıyla aynıdır diyor yazar

İş Bankası Kültür Yayınları
çev. Ruken Kızıler
İki suyun arasındaki zaman aralığı düşündürdü beni Bu cümle aslında Saçlıoğlu nun tüm öykülerini açan bir anahtar gibi Zaman ve yaşattıkları ya da yaşatmadıkları Zamanla törpülenişimiz zamandan edinimlerimiz ve zamanla yitirdiklerimiz Artak geçmiş zamanda kalanları o geçmişteki halleriyle çoğu kez boşuna bir çabayla bugünde var etmeye yönelik bütün o acınası girişimler Yazdıklarımızın Zaman a dayanması Rüzgar a dayanmasıyla aynıdır diyor yazar Sanki öykülerin tamamının odak noktası çok çok eski ama aynı zamanda da en ileri ölçüde modern bir kader anlayışı Mutlaka herhangi bir zamanın içinde doğan ve yine mutlaka herhangi bir zaman parçasıyla sınırlanan insanoğlunun kendisinden çok önce başlamış bir sonsuzluk nehrine kendi yaşantılarından bıraktıkları Daha doğrusu bırakabildikleri Kimi zaman ise bırakamadıkları Lütfen gidin bizim eve Bir an önce toparlanın gidin İki yıldır açılmadı İçinde yaşanmayan ev çabuk ölür Öyle sanıyorum ki bu öykülerde dile gelen zamanlara kulak verebilenler kendi kişisel tarihlerine yelken açmanın farklı boyutlarıyla zenginleşeceklerdir Ahmet Cemal img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Rüzgar Geri Getirirse Eşikli Öyküler E Kitap

Yapı Kredi Yayınları ( YKY )
Sözcükleri gezdiren onları gökte işleyen Rüzgâr ı önceleri birden çok sandılar ve farklı adlar taktılar Lodos Poyraz Karayel Yıldız vb Aslında bu adlar yalnızca Şiir dir İnsan bunu yine geçmişte bulacak Her şeyi kendine göre adlandıran İnsan Rüzgâr ın kendi dışında adsız çıplak gezdiğini bilir ama kabullenmek istemez Bu yüzden yeni bir şey görür görmez bir ad koyar adlandırdığına sahip olduğunu sanır Yazdıklarımızın Zaman a dayanması Rüzgâr a dayanmasıyla aynıdır diyor yazar Sanki öykülerin tamamının odak noktası çok çok eski ama aynı zamanda da en ileri ölçüde modern bir kader anlayışı Mutlaka herhangi bir zamanın içinde doğan ve yine mutlaka herhangi bir zaman parçasıyla sınırlanan insanoğlunun kendisinden çok önce başlamış bir sonsuzluk nehrine kendi yaşantılarından bıraktıkları Daha doğrusu bırakabildikleri Kimi zaman ise bırakamadıkları Lütfen gidin bizim eve Bir an önce toparlanın gidin iki yıldır açılmadı İçinde yaşanmayan ev çabuk ölür Öyle sanıyorum ki bu öykülerde dile gelen Zamanlara kulak verebilenler kendi kişisel tarihlerine yelken açmanın farklı boyutlarıyla zenginleşeceklerdir Ahmet Cemal 2002

Yapı Kredi Yayınları
Sözcükleri gezdiren onları gökte işleyen Rüzgâr ı önceleri birden çok sandılar ve farklı adlar taktılar Lodos Poyraz Karayel Yıldız vb Aslında bu adlar yalnızca Şiir dir İnsan bunu yine geçmişte bulacak Her şeyi kendine göre adlandıran İnsan Rüzgâr ın kendi dışında adsız çıplak gezdiğini bilir ama kabullenmek istemez Bu yüzden yeni bir şey görür görmez bir ad koyar adlandırdığına sahip olduğunu sanır Yazdıklarımızın Zaman a dayanması Rüzgâr a dayanmasıyla aynıdır diyor yazar Sanki öykülerin tamamının odak noktası çok çok eski ama aynı zamanda da en ileri ölçüde modern bir kader anlayışı Mutlaka herhangi bir zamanın içinde doğan ve yine mutlaka herhangi bir zaman parçasıyla sınırlanan insanoğlunun kendisinden çok önce başlamış bir sonsuzluk nehrine kendi yaşantılarından bıraktıkları Daha doğrusu bırakabildikleri Kimi zaman ise bırakamadıkları Lütfen gidin bizim eve Bir an önce toparlanın gidin iki yıldır açılmadı İçinde yaşanmayan ev çabuk ölür Öyle sanıyorum ki bu öykülerde dile gelen Zamanlara kulak verebilenler kendi kişisel tarihlerine yelken açmanın farklı boyutlarıyla zenginleşeceklerdir Ahmet Cemal 2002

Yapı Kredi Yayınları
Sözcükleri gezdiren onları gökte işleyen Rüzgâr ı önceleri birden çok sandılar ve farklı adlar taktılar Lodos Poyraz Karayel Yıldız vb Aslında bu adlar yalnızca Şiir dir İnsan bunu yine geçmişte bulacak Her şeyi kendine göre adlandıran İnsan Rüzgâr ın kendi dışında adsız çıplak gezdiğini bilir ama kabullenmek istemez Bu yüzden yeni bir şey görür görmez bir ad koyar adlandırdığına sahip olduğunu sanır Yazdıklarımızın Zaman a dayanması Rüzgâr a dayanmasıyla aynıdır diyor yazar Sanki öykülerin tamamının odak noktası çok çok eski ama aynı zamanda da en ileri ölçüde modern bir kader anlayışı Mutlaka herhangi bir zamanın içinde doğan ve yine mutlaka herhangi bir zaman parçasıyla sınırlanan insanoğlunun kendisinden çok önce başlamış bir sonsuzluk nehrine kendi yaşantılarından bıraktıkları Daha doğrusu bırakabildikleri Kimi zaman ise bırakamadıkları Lütfen gidin bizim eve Bir an önce toparlanın gidin iki yıldır açılmadı İçinde yaşanmayan ev çabuk ölür Öyle sanıyorum ki bu öykülerde dile gelen Zamanlara kulak verebilenler kendi kişisel tarihlerine yelken açmanın farklı boyutlarıyla zenginleşeceklerdir Ahmet Cemal 2002

Yapı Kredi Yayınları
Sözcükleri gezdiren onları gökte işleyen Rüzgâr ı önceleri birden çok sandılar ve farklı adlar taktılar Lodos Poyraz Karayel Yıldız vb Aslında bu adlar yalnızca Şiir dir İnsan bunu yine geçmişte bulacak Her şeyi kendine göre adlandıran İnsan Rüzgâr ın kendi dışında adsız çıplak gezdiğini bilir ama kabullenmek istemez Bu yüzden yeni bir şey görür görmez bir ad koyar adlandırdığına sahip olduğunu sanır Yazdıklarımızın Zaman a dayanması Rüzgâr a dayanmasıyla aynıdır diyor yazar Sanki öykülerin tamamının odak noktası çok çok eski ama aynı zamanda da en ileri ölçüde modern bir kader anlayışı Mutlaka herhangi bir zamanın içinde doğan ve yine mutlaka herhangi bir zaman parçasıyla sınırlanan insanoğlunun kendisinden çok önce başlamış bir sonsuzluk nehrine kendi yaşantılarından bıraktıkları Daha doğrusu bırakabildikleri Kimi zaman ise bırakamadıkları Lütfen gidin bizim eve Bir an önce toparlanın gidin iki yıldır açılmadı İçinde yaşanmayan ev çabuk ölür Öyle sanıyorum ki bu öykülerde dile gelen Zamanlara kulak verebilenler kendi kişisel tarihlerine yelken açmanın farklı boyutlarıyla zenginleşeceklerdir Ahmet Cemal 2002

Yapı Kredi Yayınları
Rüzgâr Geri Getirirse Eşikli Öyküler Sözcükleri gezdiren onları gökte işleyen Rüzgâr ı önceleri birden çok sandılar ve farklı adlar taktılar Lodos Poyraz Karayel Yıldız vb Aslında bu adlar yalnızca Şiir dir İnsan bunu yine geçmişte bulacak Her şeyi kendine göre adlandıran İnsan Rüzgâr ın kendi dışında adsız çıplak gezdiğini bilir ama kabullenmek istemez Bu yüzden yeni bir şey görür görmez bir ad koyar adlandırdığına sahip olduğunu sanır Yazdıklarımızın Zaman a dayanması Rüzgâr a dayanmasıyla aynıdır diyor yazar Sanki öykülerin tamamının odak noktası çok çok eski ama aynı zamanda da en ileri ölçüde modern bir kader anlayışı Mutlaka herhangi bir zamanın içinde doğan ve yine mutlaka herhangi bir zaman parçasıyla sınırlanan insanoğlunun kendisinden çok önce başlamış bir sonsuzluk nehrine kendi yaşantılarından bıraktıkları Daha doğrusu bırakabildikleri Kimi zaman ise bırakamadıkları Lütfen gidin bizim eve Bir an önce toparlanın gidin iki yıldır açılmadı İçinde yaşanmayan ev çabuk ölür Öyle sanıyorum ki bu öykülerde dile gelen Zamanlara kulak verebilenler kendi kişisel tarihlerine yelken açmanın farklı boyutlarıyla zenginleşeceklerdir Ahmet Cemal 2002

Yapı Kredi Yayınları
Sözcükleri gezdiren onları gökte işleyen Rüzgâr ı önceleri birden çok sandılar ve farklı adlar taktılar Lodos Poyraz Karayel Yıldız vb Aslında bu adlar yalnızca Şiir dir İnsan bunu yine geçmişte bulacak Her şeyi kendine göre adlandıran İnsan Rüzgâr ın kendi dışında adsız çıplak gezdiğini bilir ama kabullenmek istemez Bu yüzden yeni bir şey görür görmez bir ad koyar adlandırdığına sahip olduğunu sanır Yazdıklarımızın Zaman a dayanması Rüzgâr a dayanmasıyla aynıdır diyor yazar Sanki öykülerin tamamının odak noktası çok çok eski ama aynı zamanda da en ileri ölçüde modern bir kader anlayışı Mutlaka herhangi bir zamanın içinde doğan ve yine mutlaka herhangi bir zaman parçasıyla sınırlanan insanoğlunun kendisinden çok önce başlamış bir sonsuzluk nehrine kendi yaşantılarından bıraktıkları Daha doğrusu bırakabildikleri Kimi zaman ise bırakamadıkları Lütfen gidin bizim eve Bir an önce toparlanın gidin iki yıldır açılmadı İçinde yaşanmayan ev çabuk ölür Öyle sanıyorum ki bu öykülerde dile gelen Zamanlara kulak verebilenler kendi kişisel tarihlerine yelken açmanın farklı boyutlarıyla zenginleşeceklerdir Ahmet Cemal 2002 Yayınevi Yapı Kredi Yayınları Yazar Mehmet Zaman Saçlıoğlu Sayfa 104 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2023 Barkod 9789750858161 Kategori Öykü

Yapı Kredi
Sözcükleri gezdiren onları gökte işleyen Rüzgâr ı önceleri birden çok sandılar ve farklı adlar taktılar Lodos Poyraz Karayel Yıldız vb Aslında bu adlar yalnızca Şiir dir İnsan bunu yine geçmişte bulacak Her şeyi kendine göre adlandıran İnsan Rüzgâr ın kendi dışında adsız çıplak gezdiğini bilir ama kabullenmek istemez Bu yüzden yeni bir şey görür görmez bir ad koyar adlandırdığına sahip olduğunu sanır Yazdıklarımızın Zaman a dayanması Rüzgâr a dayanmasıyla aynıdır diyor yazar Sanki öykülerin tamamının odak noktası çok çok eski ama aynı zamanda da en ileri ölçüde modern bir kader anlayışı Mutlaka herhangi bir zamanın içinde doğan ve yine mutlaka herhangi bir zaman parçasıyla sınırlanan insanoğlunun kendisinden çok önce başlamış bir sonsuzluk nehrine kendi yaşantılarından bıraktıkları Daha doğrusu bırakabildikleri Kimi zaman ise bırakamadıkları Lütfen gidin bizim eve Bir an önce toparlanın gidin iki yıldır açılmadı İçinde yaşanmayan ev çabuk ölür Öyle sanıyorum ki bu öykülerde dile gelen Zamanlara kulak verebilenler kendi kişisel tarihlerine yelken açmanın farklı boyutlarıyla zenginleşeceklerdir Ahmet Cemal 2002

Yapı Kredi Yayınları
Sözcükleri gezdiren onları gökte işleyen Rüzgâr ı önceleri birden çok sandılar ve farklı adlar taktılar Lodos Poyraz Karayel Yıldız vb Aslında bu adlar yalnızca Şiir dir İnsan bunu yine geçmişte bulacak Her şeyi kendine göre adlandıran İnsan Rüzgâr ın kendi dışında adsız çıplak gezdiğini bilir ama kabullenmek istemez Bu yüzden yeni bir şey görür görmez bir ad koyar adlandırdığına sahip olduğunu sanır Yazdıklarımızın Zaman a dayanması Rüzgâr a dayanmasıyla aynıdır diyor yazar Sanki öykülerin tamamının odak noktası çok çok eski ama aynı zamanda da en ileri ölçüde modern bir kader anlayışı Mutlaka herhangi bir zamanın içinde doğan ve yine mutlaka herhangi bir zaman parçasıyla sınırlanan insanoğlunun kendisinden çok önce başlamış bir sonsuzluk nehrine kendi yaşantılarından bıraktıkları Daha doğrusu bırakabildikleri Kimi zaman ise bırakamadıkları Lütfen gidin bizim eve Bir an önce toparlanın gidin iki yıldır açılmadı İçinde yaşanmayan ev çabuk ölür Öyle sanıyorum ki bu öykülerde dile gelen Zamanlara kulak verebilenler kendi kişisel tarihlerine yelken açmanın farklı boyutlarıyla zenginleşeceklerdir Ahmet Cemal 2002 img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Yapı Kredi Yayınları
Sözcükleri gezdiren onları gökte işleyen Rüzgâr ı önceleri birden çok sandılar ve farklı adlar taktılar Lodos Poyraz Karayel Yıldız vb Aslında bu adlar yalnızca Şiir dir İnsan bunu yine geçmişte bulacak Her şeyi kendine göre adlandıran İnsan Rüzgâr ın kendi dışında adsız çıplak gezdiğini bilir ama kabullenmek istemez Bu yüzden yeni bir şey görür görmez bir ad koyar adlandırdığına sahip olduğunu sanır Yazdıklarımızın Zaman a dayanması Rüzgâr a dayanmasıyla aynıdır diyor yazar Sanki öykülerin tamamının odak noktası çok çok eski ama aynı zamanda da en ileri ölçüde modern bir kader anlayışı Mutlaka herhangi bir zamanın içinde doğan ve yine mutlaka herhangi bir zaman parçasıyla sınırlanan insanoğlunun kendisinden çok önce başlamış bir sonsuzluk nehrine kendi yaşantılarından bıraktıkları Daha doğrusu bırakabildikleri Kimi zaman ise bırakamadıkları Lütfen gidin bizim eve Bir an önce toparlanın gidin iki yıldır açılmadı İçinde yaşanmayan ev çabuk ölür Öyle sanıyorum ki bu öykülerde dile gelen Zamanlara kulak verebilenler kendi kişisel tarihlerine yelken açmanın farklı boyutlarıyla zenginleşeceklerdir Ahmet Cemal 2002