MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Ruznameci Muhammed Şakir in Aca ibü l Mahlukat Tercümesi — Muhammed Şakir

Ruznameci Muhammed Şakir in Aca ibü l Mahlukat Tercümesi
295,05
İslam Tarihi

Ruznameci Muhammed Şakir in Aca ibü l Mahlukat Tercümesi

Muhammed Şakir

Kimlik Yayınları

2020-07-301. baskı680 sf.
Karton135-210-01.HamurTürkçe
Teklif KitapEn ucuz

Ruznameci Muhammed Şakir in Aca ibü l Mahlukat Tercümesi

Muhammed Şakir

İslâm ın geldiği zamanda Doğu da Hindistan da ve Batı da İskenderiye de bilimsel faaliyetler sürerken Arap coğrafyasında bilimsel bir etkinlikten söz etmek mümkün değildi İskenderiye gibi bilim merkezlerinin Müslümanların hâkimiyetine geçmesi ve Batı dan kaçan bilim adamları ve eserleri ile Müslümanların tanışması gibi etkenlerle İslâm medeniyeti zaten özünde var olan bilim emrine duyarsız kalmadı Özellikle ilk Abbasi halifeleri bilime çok önem veriyordu Harun Reşid Bağda ta Beytü l Hikmet i Bilgelik Evi kurmuş ve burada başlarda Hintçeden yapılan tercüme faaliyetlerine özellikle Yunancadan yapılan tercümeler eklenerek kısa zamanda Yunan bilim ve kültüründen çok sayıda eser Arapçaya kazandırılmıştı Bilgelik Evi ndeki faaliyetler İslâm dünyasında bilimin gelişmesine çok önemli katkılar sağlamış bunun yanında Batlamyus tan yapılan çevirilerle astronomiye de yoğunlaşan Müslümanların kurdukları rasathaneler de Bilgelik Evi gibi bir bilim merkezi olmuştu Dokuzuncu yüzyılın başlarında Harun Reşid in kurduğu ve sonrasında yapılması devam eden hastaneler ise özellikle tıp bilimin tesisinde önemli rol oynamıştı Bahsi geçen hadiselerle İslâm bilim tarihi gelişerek devam ederken 12 asırda bazı Müslüman seyyah ve bilginler tarafından coğrafya astronomi tıp botanik zooloji gibi doğa bilimlerini ve folklorik bilgileri içeren birtakım eserler yazılmaya başlamıştır Bu seyyah ve bilginler seyahatleri sırasında gördüklerini veya alâkadar oldukları doğa bilimlerini içeren kitaplar yazdılar bu tür eserleri adlandırırlarken de acâ ib ve garâ ib kelimelerini kullandılar Acâ ibü l Buldân Acâ ibü l Hind Acâ ibü l Maġrib Acâ ibü l Mahlûkât ve Garâ ibü l Mevcûdât gibi Benzer isim ve konuları içeren bu eserleri acâ ib türü olarak değerlendiren araştırmacılar olduğu gibi böyle bir türden söz edilemeyeceğini öne sürenler de vardır Arap ve Fars edebiyatlarında birçok örneği bulunan bu eserler içerisinde en meşhuru Zekeriyya bin Muhammed Kazvinî nin ö 682 1283 kaleme aldığı Acâ ibü l Mahlûkât ve Garâ ibü l Mevcûdât tır Kazvinî nin Arapça telif ettiği bu eser farklı zamanlarda Farsçaya ve Türkçeye tercüme edilmiştir 17 yüzyılda Osmanlı sarayında rûznâmeci olarak görev yapan Muhammed Şâkir dönemin güçlü devlet adamlarından Murtaza Paşa nın emri ile Kavzi nin eserini muhtasaran Türkçeye tercüme eder Ayrıca tercüme sırasında Demîrî nin Hayâtü l Hayevân adlı eserinden de faydalanır Muhammed Şâkir in tercümesinin 444 adet minyatür içeren tek nüshası Amerika da The Walters Art Museum dadır Bu çalışmada bahsi geçen nüsha minyatürleri ile birlikte günümüz harflerine aktarılmıştır

Benli Kitap
375,00

Kimlik Yayınları

2020-07-301. baskı680 sf.
Karton135-210-01.HamurTürkçe
Benli Kitap

İslâm ın geldiği zamanda Doğu da Hindistan da ve Batı da İskenderiye de bilimsel faaliyetler sürerken Arap coğrafyasında bilimsel bir etkinlikten söz etmek mümkün değildi İskenderiye gibi bilim merkezlerinin Müslümanların hâkimiyetine geçmesi ve Batı dan kaçan bilim adamları ve eserleri ile Müslümanların tanışması gibi etkenlerle İslâm medeniyeti zaten özünde var olan bilim emrine duyarsız kalmadı Özellikle ilk Abbasi halifeleri bilime çok önem veriyordu Harun Reşid Bağda ta Beytü l Hikmet i Bilgelik Evi kurmuş ve burada başlarda Hintçeden yapılan tercüme faaliyetlerine özellikle Yunancadan yapılan tercümeler eklenerek kısa zamanda Yunan bilim ve kültüründen çok sayıda eser Arapçaya kazandırılmıştı Bilgelik Evi ndeki faaliyetler İslâm dünyasında bilimin gelişmesine çok önemli katkılar sağlamış bunun yanında Batlamyus tan yapılan çevirilerle astronomiye de yoğunlaşan Müslümanların kurdukları rasathaneler de Bilgelik Evi gibi bir bilim merkezi olmuştu Dokuzuncu yüzyılın başlarında Harun Reşid in kurduğu ve sonrasında yapılması devam eden hastaneler ise özellikle tıp bilimin tesisinde önemli rol oynamıştı Bahsi geçen hadiselerle İslâm bilim tarihi gelişerek devam ederken 12 asırda bazı Müslüman seyyah ve bilginler tarafından coğrafya astronomi tıp botanik zooloji gibi doğa bilimlerini ve folklorik bilgileri içeren birtakım eserler yazılmaya başlamıştır Bu seyyah ve bilginler seyahatleri sırasında gördüklerini veya alâkadar oldukları doğa bilimlerini içeren kitaplar yazdılar bu tür eserleri adlandırırlarken de acâ ib ve garâ ib kelimelerini kullandılar Acâ ibü l Buldân Acâ ibü l Hind Acâ ibü l Maġrib Acâ ibü l Mahlûkât ve Garâ ibü l Mevcûdât gibi Benzer isim ve konuları içeren bu eserleri acâ ib türü olarak değerlendiren araştırmacılar olduğu gibi böyle bir türden söz edilemeyeceğini öne sürenler de vardır Arap ve Fars edebiyatlarında birçok örneği bulunan bu eserler içerisinde en meşhuru Zekeriyya bin Muhammed Kazvinî nin ö 682 1283 kaleme aldığı Acâ ibü l Mahlûkât ve Garâ ibü l Mevcûdât tır Kazvinî nin Arapça telif ettiği bu eser farklı zamanlarda Farsçaya ve Türkçeye tercüme edilmiştir 17 yüzyılda Osmanlı sarayında rûznâmeci olarak görev yapan Muhammed Şâkir dönemin güçlü devlet adamlarından Murtaza Paşa nın emri ile Kavzi nin eserini muhtasaran Türkçeye tercüme eder Ayrıca tercüme sırasında Demîrî nin Hayâtü l Hayevân adlı eserinden de faydalanır Muhammed Şâkir in tercümesinin 444 adet minyatür içeren tek nüshası Amerika da The Walters Art Museum dadır Bu çalışmada bahsi geçen nüsha minyatürleri ile birlikte günümüz harflerine aktarılmıştır