MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Sabah Yakın Değil mi — Mecbure İnal Vela

Sabah Yakın Değil mi
14,75
Tarih DiğerRoman Yerli

Sabah Yakın Değil mi

Mecbure İnal Vela

Hayat Yayınları

2012-11-151. baskı312 sf.
Karton135-195-02.HamurTürkçe
Teklif KitapEn ucuz

Sabah Yakın Değil mi

Mecbure İnal Vela

Bir silah sesi ve Başı yavaşça yere düştü Rüveyda nın Yeşil gözleri yarı açık Gözleri gülümsüyor muydu ne Bir değil bin aklın yetmeyeceği ne dramlara tanık olmuştu bu yemyeşil gözler Neretva Nehrine benziyordu gözleri O gözler ki Neretva gibi yeşil ve en az Bosna kadar sahipsiz bırakılmış unutulmuş yaban diyarlarda Gülümsüyordu gözleri Oysa neler gömüştü bu gözler Babasının tabutuydu ilk gördüğü şey Sırplar öylesine nefret ediyorlardı ki Müslümanlardan sadece dirileri değil ölüleri bile kurşuna diziyorlar Babasının kefeni kurşun iziyle delik deşik Rüveydanın başı dik Ölüm nedir ki bir mümin için Fatıma yengesini dumanların arasından hayal meyal seçebiliyordu diri diri yakıldığı otobüsün içinden ve can havliyle cama tırmanan o minik bedenleri Dünya sağır dünya kör dünya sessiz Her gece Bosnadan yükselen çığlıklara kulaklarını tıkar dünya İslamın boynu büyük Müslüman zelil ve dağlar Reyhan kokar Kırlar zambak bahçesine dönerken gözleri gülümser Rüveydanın Gelen ölüm değil müjdedir o kadınlara Bu yüzden gülümser o gözler Kendisinin sandığı ama aslında dünyanın günahı olan o büyük utançla yaşadığı onca acı dolu günün üstüne müjde gelmiştir ötelerden Kulağında çınlayan annesinin sesidir Reyhan kokusu ve Hz Fatıma Annemizdir onu çağıran yanında iffet abidesi Hz Meryem Çamurdan karıldığını unutmayan Rüveydanın başı yerde ruhu ise göklerdedir artık Neretva Bosna ve yeşil gözler Modern dünyanın karnında büyütüp Müslüman Bosnanın yüreğine kustuğu vahşetin ve nefretin romanıdır bu Yazması zordu elbette ama susmak daha zor Bosnadan yükselen bu ağıtın gelip yüreklerimizi titretmesi temennisiyle

Benli Kitap
18,75

Hayat Yayınları

2012-111. baskı312 sf.
Karton135-1952.HamurTürkçe
Benli Kitap

Bir silah sesi ve Başı yavaşça yere düştü Rüveyda nın Yeşil gözleri yarı açık Gözleri gülümsüyor muydu ne Bir değil bin aklın yetmeyeceği ne dramlara tanık olmuştu bu yemyeşil gözler Neretva Nehrine benziyordu gözleri O gözler ki Neretva gibi yeşil ve en az Bosna kadar sahipsiz bırakılmış unutulmuş yaban diyarlarda Gülümsüyordu gözleri Oysa neler gömüştü bu gözler Babasının tabutuydu ilk gördüğü şey Sırplar öylesine nefret ediyorlardı ki Müslümanlardan sadece dirileri değil ölüleri bile kurşuna diziyorlar Babasının kefeni kurşun iziyle delik deşik Rüveydanın başı dik Ölüm nedir ki bir mümin için Fatıma yengesini dumanların arasından hayal meyal seçebiliyordu diri diri yakıldığı otobüsün içinden ve can havliyle cama tırmanan o minik bedenleri Dünya sağır dünya kör dünya sessiz Her gece Bosnadan yükselen çığlıklara kulaklarını tıkar dünya İslamın boynu büyük Müslüman zelil ve dağlar Reyhan kokar Kırlar zambak bahçesine dönerken gözleri gülümser Rüveydanın Gelen ölüm değil müjdedir o kadınlara Bu yüzden gülümser o gözler Kendisinin sandığı ama aslında dünyanın günahı olan o büyük utançla yaşadığı onca acı dolu günün üstüne müjde gelmiştir ötelerden Kulağında çınlayan annesinin sesidir Reyhan kokusu ve Hz Fatıma Annemizdir onu çağıran yanında iffet abidesi Hz Meryem Çamurdan karıldığını unutmayan Rüveydanın başı yerde ruhu ise göklerdedir artık Neretva Bosna ve yeşil gözler Modern dünyanın karnında büyütüp Müslüman Bosnanın yüreğine kustuğu vahşetin ve nefretin romanıdır bu Yazması zordu elbette ama susmak daha zor Bosnadan yükselen bu ağıtın gelip yüreklerimizi titretmesi temennisiyle

Kitap Yurdu

HAYAT YAYINLARI

16.11.2012312 sf.
Karton Kapak12 x 19.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Bir silah sesi ve Başı yavaşça yere düştü Rüveyda nın Yeşil gözleri yarı açık Gözleri gülümsüyor muydu ne Bir değil bin aklın yetmeyeceği ne dramlara tanık olmuştu bu yemyeşil gözler Neretva Nehri ne benziyordu gözleri O gözler ki Neretva gibi yeşil ve en az Bosna kadar sahipsiz bırakılmış unutulmuş yaban diyarlarda Gülümsüyordu gözleri Oysa neler gömüştü bu gözler Babasının tabutuydu ilk gördüğü şey Sırplar öylesine nefret ediyorlardı ki Müslümanlardan sadece dirileri değil ölüleri bile kurşuna diziyorlar Babasının kefeni kurşun iziyle delik deşik Rüveyda nın başı dik Ölüm nedir ki bir mü min için Fatıma yengesini dumanların arasından hayal meyal seçebiliyordu diri diri yakıldığı otobüsün içinden ve can havliyle cama tırmanan o minik bedenleri Dünya sağır dünya kör dünya sessiz Her gece Bosna dan yükselen çığlıklara kulaklarını tıkar dünya İslam ın boynu büyük Müslüman zelil ve dağlar Reyhan kokar Kırlar zambak bahçesine dönerken gözleri gülümser Rüveyda nın Gelen ölüm değil müjdedir o kadınlara Bu yüzden gülümser o gözler Kendisinin sandığı ama aslında dünyanın günahı olan o büyük utançla yaşadığı onca acı dolu günün üstüne müjde gelmiştir ötelerden Kulağında çınlayan annesinin sesidir Reyhan kokusu ve Hz Fatıma Annemiz dir onu çağıran yanında iffet abidesi Hz Meryem Çamurdan karıldığını unutmayan Rüveyda nın başı yerde ruhu ise göklerdedir artık Neretva Bosna ve yeşil gözler Modern dünyanın karnında büyütüp Müslüman Bosna nın yüreğine kustuğu vahşetin ve nefretin romanıdır bu Yazması zordu elbette ama susmak daha zor Bosna dan yükselen bu ağıtın gelip yüreklerimizi titretmesi temennisiyle