Sabahattin Ali 3 lü Set 3 Kitap Takım — Sabahattin Ali

Sabahattin Ali 3 lü Set 3 Kitap Takım
Sabahattin AliMaviçatı Yayınları
Sabahattin Ali 3 lü Set 3 Kitap Takım
Sabahattin AliBir mahpusu dünya ile hiç alakası olmayan bir zindana kapamak ona en büyük iyiliği yapmaktır Onu en çok yere vuran şey hürriyetin elle tutulacak kadar yakınında bulunmak aynı zamanda ondan ne kadar uzak olduğunu bilmektir On adım ötede en büyük hürriyetlere götüren denizi dinlemek ve sonra aradaki kalın kale duvarlarına gözleri dikerek bakmaya denizi yalnız muhayyilede hayalinde görmeye mecbur kalmak az azap mıdır Bahçede insanın ayakucuna inerek ekmek kırıntılarını toplayan ve aynı hürriyetsiz topraklarda sağa sola adım atan bir kuşun bir kanat vuruşuyla bu duvarları aşarak serbestliklerle kucaklaşmaya gittiğini görmektense nefes almaktan başka hürriyeti hatırlatacak hiçbir şey bulunmayan bir yerde kapanmak daha iyi değil midir

Maviçatı Yayınları
Yusuf sesini çıkarmadı Ben Hakkı nın tıraşını bitirinceye kadar bir yeryüzüne bir gökyüzüne bakıp oturdu Hakkı nın arkasından bir söz bile demeden çıktı dükkânına gidip kepenkleri indirdi kapıyı kilitledi Tekrar benim dükkânıma geldi Anahtarı uzatıp al Emmioğlu bu sende kalsın Selamını aldım gayrı buralarda duramam Herhalde onu bulmalıyım dedi Aman Yusuf etme Yusuf demeye vakit kalmadan çekti gitti İşte o gidiş

Maviçatı Yayınları
Hele Çirkince Hele bu yedi sekiz yüz hanelik dağ köyü Daha uzaktan çamların ve zeytinliklerin arkasından hafif çivitli beyaz evlerinin camları parıldayan meydanlarını iri çınarların gölgelediği küçük Rum kasabası Bu kadar güzel bir yere nasıl olup da Çirkince adını verdiklerine çocukluğumdan beri şaşar dururdum Muntazam kaldırımlı tertemiz sokaklarında bizi misafir eden yüzbaşının kızları ve mahallenin Rum çocukları ile nasıl koşuşmuş iğde ve ayva dallarından yaptığımız kağnıları katır tırnaklarıyla nasıl süslemiş çam kabuğundan kayıkları her köşe başında şarıl şarıl akan çeşmelerin yalaklarında nasıl yüzdürmüş karaağaçlara tırmanıp kopardığımız yaprakları kuzulara nasıl yedirmiş ve sık çalılar arasında topladığımız kuzukulaklarını dişlerimiz kamaşıncaya kadar nasıl yemiş ve doymamıştık

Mavi Çatı Yayınları
Sabahattin Ali Öyküleri 5 Böbrek Millet Yutmuyor Beyaz Bir Gemi Cigara Katil Osman Sırça Köşk Bahtiyar Köpek Bir Aşk Masalı Koyun Masalı Devlerin Ölümü Dekolman Cankurtaran Çirkince Çilli Hakkımızı Yedirmeyiz Yayınevi Mavi Çatı Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 140 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x21 00 cm Basım Yılı Ocak 2019 Barkod 9786052944561 Kategori Öykü Kitapları Seç Al 10 Kitap 350TL

Mavi Çatı Yayınları
Sabahattin Ali Öyküleri 4 Uyku Isıtmak İçin Bir Mesleğin Başlangıcı Selam Bir Konferans Sulfata Yeni Dünya Hasanboğuldu İki Kadın Portakal Kurtla Kuzu Yayınevi Mavi Çatı Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 150 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x21 00 cm Basım Yılı Ocak 2019 Barkod 9786052944554 Kategori Öykü Kitapları Seç Al 10 Kitap 350TL

Mavi Çatı Yayınları
Sabahattin Ali Öyküleri 3 Düşman Arabalar Beş Kuruşa Asfalt Yol Kafakağıdı Duvar Köstence Güzellik Kraliçesi Hanende Melek Köpek Ses Sıcak Su Mehtaplı Bir Gece Ayran Çaydanlık Yayınevi Mavi Çatı Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 140 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x21 00 cm Basım Yılı Ocak 2019 Barkod 9786052944547 Kategori Öykü Kitapları Roman Yerli Yabancı Seç Al 10 Kitap 350TL

Aperatif Kitap Yayınları
Sabahattin Ali Öyküleri 5 Böbrek Millet Yutmuyor Beyaz Bir Gemi Cigara Katil Osman Sırça Köşk Bahtiyar Köpek Bir Aşk Masalı Koyun Masalı Devlerin Ölümü Dekolman Cankurtaran Çirkince Çilli Hakkımızı Yedirmeyiz Yayınevi Aperatif Kitap Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 140 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Barkod 9786052216866 Kategori Öykü Öykü Kitapları Seç Al 10 Kitap 350TL

Aperatif Kitap Yayınları
Sabahattin Ali Öyküleri 4 Uyku Isıtmak İçin Bir Mesleğin Başlangıcı Selam Bir Konferans Sulfata Yeni Dünya Hasanboğuldu İki Kadın Portakal Kurtla Kuzu Yayınevi Aperatif Kitap Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 150 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Barkod 9786052216859 Kategori Öykü Öykü Kitapları Seç Al 10 Kitap 350TL
Sabahattin Ali 3 lü Set 3 Kitap Takım
Sabahattin Ali
Uyku Isıtmak İçin Bir Mesleğin Başlangıcı Selam Bir Konferans Sulfata Yeni Dünya Hasanboğuldu İki Kadın Portakal Kurtla Kuzu Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 150 Çeviri Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ocak 2019 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00
Sabahattin Ali 3 lü Set 3 Kitap Takım
Sabahattin Ali
Böbrek Millet Yutmuyor Beyaz Bir Gemi Cigara Katil Osman Sırça Köşk Bahtiyar Köpek Bir Aşk Masalı Koyun Masalı Devlerin Ölümü Dekolman Cankurtaran Çirkince Çilli Hakkımızı Yedirmeyiz Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 140 Çeviri Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ocak 2019 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00
Sabahattin Ali 3 lü Set 3 Kitap Takım
Sabahattin Ali
Düşman Arabalar Beş Kuruşa Asfalt Yol Kafakağıdı Duvar Köstence Güzellik Kraliçesi Hanende Melek Köpek Ses Sıcak Su Mehtaplı Bir Gece Ayran Çaydanlık Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 140 Çeviri Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ocak 2019 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Dokuz Yayınları
Kürk Mantolu Madonna Yirmili yaşlarındayken meslek inceliklerini öğrenmek üzere Almanya ya gönderilen Raif Efendi nin hikâyesi gittiği bir resim sergisinde gördüğü bir tabloyla başlar Gördüğü tablodan gözlerini alamayan Raif Efendi bu tabloyu izlemeyi günlük rutin haline getirir O anlarda ilgisini tek çeken Maria Puder yani Kürk Mantolu Madonna olur Hiç beklemediği anda karşısına çıkan bu kadın tüm hayatını etkileyecektir Almanya da başlayan hikâye ansızın bir telgrafla Türkiye ye dek uzanacak ve Raif Efendi nin hayatında unutamayacağı bir aşk olarak yerini alacaktır Aşkın gücünün ve sınırsızlığının yanında ölümsüzlüğünü de en derinlere dek hissettirecektir Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Kürk Mantolu Madonna 1940 yılında tefrikalar halinde yayımlanmaya başlanmıştır İlk basılışı ise 1943 yılına tekabül eder 2016 yılında modern klasiklerden biri kabul edilen eser başta İngilizce Almanca Fransızca Rusça ve Arapça olmak üzere pek çok dile çevrilmiş uluslararası bir nitelik kazanmıştır Kuyucaklı Yusuf Küçük yaşlardayken Kuyucak Köyü nü basan eşkıyaların anne ve babasını öldürmesiyle başlar Yusuf un hikâyesi Olayı incelemek için köye gelen Kaymakam Salâhattin Bey Yusuf u da yanında götürür Tüm cinayete tanık olan ve hatta yaralanıp parmağını kaybeden Yusuf gün geçtikçe daha duygusuz daha sert ve daha umursamaz tavırlar sergilemeye başlar Tek zaafı ise kaymakamın kızı Muazzez dir Aynı evde yaşayan herkesin kardeş gözüyle baktığı bu ikilinin ilişkisinin aşk adını alması epey zaman alacaktır Özellikle gururlu katı ve kavgacı kişiliğiyle Yusuf un bunu kabul etmesi ve itiraf etmesi o kadar da kolay olmayacaktır Kuyucaklı Yusuf dokunaklı bir aşk hikâyesi olmasının yanında o dönemin toplumsal yaşantısına da ışık tutar Güçlüyle güçsüzün zenginle fakirin makam sahibi insanların diğerleriyle ilişkilerini inceler ve adalet olgusunu sorgulatır Düzenin çarpıklıklarını gözler önüne sererken büyük bir trajediye de imzasını atar Kuyucaklı Yusuf 1932 yılında tefrikalar halinde yayımlanmaya başlamış ancak tamamlanamamıştır Eserin tamamı ilk kez 1937 yılında basılmış ve başta Fransızca ve Almanca olmak üzere farklı dillere de çevrilmiştir İçimizdeki Şeytan Kapitalist düzen içine sıkışan tüm zaafları ve zayıflıklarını saklayıp var olma çabası içinde olan Ömer in hikâyesi apansız kendini evsiz kimsesiz ve çaresiz bir halde bulan Macide ile başlar Dönemin sözde aydınları arasında bulunsa da her daim kendini ve toplumu sorgulayan ekonomik ferahlık elde etmek isterken göstermesi gereken çabayı erteleyen genel kurallara uymaya çalışırken aslında bir yandan da bunlardan kaçmaya çalışan Ömer bu karmaşık düzenin tam ortasında bırakır Macide yi Çaresiz kalan genç kadın âşık olduğu adamın dünyasında kendine yer edinmeye çalışır Hayatın sıradanlığından şikâyet ederken kendini akışa kaptıran ve bundan kurtulmak için çabalamayan Ömer tüm suçu içindeki şeytana yükler Bir kere kendini o şeytana teslim ettiğinde ise hayatı dönülmez yollara girerken onarılmaz yaralar açar Ömer i yolundan döndüremeyeceğini anlayan Macide içinse yapacak pek bir şey yoktur İlk kez 1939 yılında bir gazetede yayımlanan İçimizdeki Şeytan 1940 yılında kitap halini almıştır Başta Almanca Bulgarca ve Rumence olmak üzere çeşitli dillere de çevrilmiştir Tanıtım Bülteninden

Dokuz Yayınları
Kürk Mantolu Madonna Yirmili yaşlarındayken meslek inceliklerini öğrenmek üzere Almanya ya gönderilen Raif Efendi nin hikâyesi gittiği bir resim sergisinde gördüğü bir tabloyla başlar Gördüğü tablodan gözlerini alamayan Raif Efendi bu tabloyu izlemeyi günlük rutin haline getirir O anlarda ilgisini tek çeken Maria Puder yani Kürk Mantolu Madonna olur Hiç beklemediği anda karşısına çıkan bu kadın tüm hayatını etkileyecektir Almanya da başlayan hikâye ansızın bir telgrafla Türkiye ye dek uzanacak ve Raif Efendi nin hayatında unutamayacağı bir aşk olarak yerini alacaktır Aşkın gücünün ve sınırsızlığının yanında ölümsüzlüğünü de en derinlere dek hissettirecektir Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Kürk Mantolu Madonna 1940 yılında tefrikalar halinde yayımlanmaya başlanmıştır İlk basılışı ise 1943 yılına tekabül eder 2016 yılında modern klasiklerden biri kabul edilen eser başta İngilizce Almanca Fransızca Rusça ve Arapça olmak üzere pek çok dile çevrilmiş uluslararası bir nitelik kazanmıştır Kuyucaklı Yusuf Küçük yaşlardayken Kuyucak Köyü nü basan eşkıyaların anne ve babasını öldürmesiyle başlar Yusuf un hikâyesi Olayı incelemek için köye gelen Kaymakam Salâhattin Bey Yusuf u da yanında götürür Tüm cinayete tanık olan ve hatta yaralanıp parmağını kaybeden Yusuf gün geçtikçe daha duygusuz daha sert ve daha umursamaz tavırlar sergilemeye başlar Tek zaafı ise kaymakamın kızı Muazzez dir Aynı evde yaşayan herkesin kardeş gözüyle baktığı bu ikilinin ilişkisinin aşk adını alması epey zaman alacaktır Özellikle gururlu katı ve kavgacı kişiliğiyle Yusuf un bunu kabul etmesi ve itiraf etmesi o kadar da kolay olmayacaktır Kuyucaklı Yusuf dokunaklı bir aşk hikâyesi olmasının yanında o dönemin toplumsal yaşantısına da ışık tutar Güçlüyle güçsüzün zenginle fakirin makam sahibi insanların diğerleriyle ilişkilerini inceler ve adalet olgusunu sorgulatır Düzenin çarpıklıklarını gözler önüne sererken büyük bir trajediye de imzasını atar Kuyucaklı Yusuf 1932 yılında tefrikalar halinde yayımlanmaya başlamış ancak tamamlanamamıştır Eserin tamamı ilk kez 1937 yılında basılmış ve başta Fransızca ve Almanca olmak üzere farklı dillere de çevrilmiştir İçimizdeki Şeytan Kapitalist düzen içine sıkışan tüm zaafları ve zayıflıklarını saklayıp var olma çabası içinde olan Ömer in hikâyesi apansız kendini evsiz kimsesiz ve çaresiz bir halde bulan Macide ile başlar Dönemin sözde aydınları arasında bulunsa da her daim kendini ve toplumu sorgulayan ekonomik ferahlık elde etmek isterken göstermesi gereken çabayı erteleyen genel kurallara uymaya çalışırken aslında bir yandan da bunlardan kaçmaya çalışan Ömer bu karmaşık düzenin tam ortasında bırakır Macide yi Çaresiz kalan genç kadın âşık olduğu adamın dünyasında kendine yer edinmeye çalışır Hayatın sıradanlığından şikâyet ederken kendini akışa kaptıran ve bundan kurtulmak için çabalamayan Ömer tüm suçu içindeki şeytana yükler Bir kere kendini o şeytana teslim ettiğinde ise hayatı dönülmez yollara girerken onarılmaz yaralar açar Ömer i yolundan döndüremeyeceğini anlayan Macide içinse yapacak pek bir şey yoktur İlk kez 1939 yılında bir gazetede yayımlanan İçimizdeki Şeytan 1940 yılında kitap halini almıştır Başta Almanca Bulgarca ve Rumence olmak üzere çeşitli dillere de çevrilmiştir

Dokuz Yayınları
Sabahattin Ali Seti 3 Kitap Dokuz Yayınları

Dokuz Yayınları
Kürk Mantolu MadonnaYirmili yaşlarındayken meslek inceliklerini öğrenmek üzere Almanya ya gönderilen Raif Efendi nin hikâyesi gittiği bir resim sergisinde gördüğü bir tabloyla başlar Gördüğü tablodan gözlerini alamayan Raif Efendi bu tabloyu izlemeyi günlük rutin haline getirir O anlarda ilgisini tek çeken Maria Puder yani Kürk Mantolu Madonna olur Hiç beklemediği anda karşısına çıkan bu kadın tüm hayatını etkileyecektir Almanya da başlayan hikâye ansızın bir telgrafla Türkiye ye dek uzanacak ve Raif Efendi nin hayatında unutamayacağı bir aşk olarak yerini alacaktır Aşkın gücünün ve sınırsızlığının yanında ölümsüzlüğünü de en derinlere dek hissettirecektir Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Kürk Mantolu Madonna 1940 yılında tefrikalar halinde yayımlanmaya başlanmıştır İlk basılışı ise 1943 yılına tekabül eder 2016 yılında modern klasiklerden biri kabul edilen eser başta İngilizce Almanca Fransızca Rusça ve Arapça olmak üzere pek çok dile çevrilmiş uluslararası bir nitelik kazanmıştır Kuyucaklı YusufKüçük yaşlardayken Kuyucak Köyü nü basan eşkıyaların anne ve babasını öldürmesiyle başlar Yusuf un hikâyesi Olayı incelemek için köye gelen Kaymakam Salâhattin Bey Yusuf u da yanında götürür Tüm cinayete tanık olan ve hatta yaralanıp parmağını kaybeden Yusuf gün geçtikçe daha duygusuz daha sert ve daha umursamaz tavırlar sergilemeye başlar Tek zaafı ise kaymakamın kızı Muazzez dir Aynı evde yaşayan herkesin kardeş gözüyle baktığı bu ikilinin ilişkisinin aşk adını alması epey zaman alacaktır Özellikle gururlu katı ve kavgacı kişiliğiyle Yusuf un bunu kabul etmesi ve itiraf etmesi o kadar da kolay olmayacaktır Kuyucaklı Yusuf dokunaklı bir aşk hikâyesi olmasının yanında o dönemin toplumsal yaşantısına da ışık tutar Güçlüyle güçsüzün zenginle fakirin makam sahibi insanların diğerleriyle ilişkilerini inceler ve adalet olgusunu sorgulatır Düzenin çarpıklıklarını gözler önüne sererken büyük bir trajediye de imzasını atar Kuyucaklı Yusuf 1932 yılında tefrikalar halinde yayımlanmaya başlamış ancak tamamlanamamıştır Eserin tamamı ilk kez 1937 yılında basılmış ve başta Fransızca ve Almanca olmak üzere farklı dillere de çevrilmiştir İçimizdeki ŞeytanKapitalist düzen içine sıkışan tüm zaafları ve zayıflıklarını saklayıp var olma çabası içinde olan Ömer in hikâyesi apansız kendini evsiz kimsesiz ve çaresiz bir halde bulan Macide ile başlar Dönemin sözde aydınları arasında bulunsa da her daim kendini ve toplumu sorgulayan ekonomik ferahlık elde etmek isterken göstermesi gereken çabayı erteleyen genel kurallara uymaya çalışırken aslında bir yandan da bunlardan kaçmaya çalışan Ömer bu karmaşık düzenin tam ortasında bırakır Macide yi Çaresiz kalan genç kadın âşık olduğu adamın dünyasında kendine yer edinmeye çalışır Hayatın sıradanlığından şikâyet ederken kendini akışa kaptıran ve bundan kurtulmak için çabalamayan Ömer tüm suçu içindeki şeytana yükler Bir kere kendini o şeytana teslim ettiğinde ise hayatı dönülmez yollara girerken onarılmaz yaralar açar Ömer i yolundan döndüremeyeceğini anlayan Macide içinse yapacak pek bir şey yoktur İlk kez 1939 yılında bir gazetede yayımlanan İçimizdeki Şeytan 1940 yılında kitap halini almıştır Başta Almanca Bulgarca ve Rumence olmak üzere çeşitli dillere de çevrilmiştir

Kürk Mantolu Madonna Yirmili yaşlarındayken meslek inceliklerini öğrenmek üzere Almanya ya gönderilen Raif Efendi nin hikâyesi gittiği bir resim sergisinde gördüğü bir tabloyla başlar Gördüğü tablodan gözlerini alamayan Raif Efendi bu tabloyu izlemeyi günlük rutin haline getirir O anlarda ilgisini tek çeken Maria Puder yani Kürk Mantolu Madonna olur Hiç beklemediği anda karşısına çıkan bu kadın tüm hayatını etkileyecektir Almanya da başlayan hikâye ansızın bir telgrafla Türkiye ye dek uzanacak ve Raif Efendi nin hayatında unutamayacağı bir aşk olarak yerini alacaktır Aşkın gücünün ve sınırsızlığının yanında ölümsüzlüğünü de en derinlere dek hissettirecektir Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Kürk Mantolu Madonna 1940 yılında tefrikalar halinde yayımlanmaya başlanmıştır İlk basılışı ise 1943 yılına tekabül eder 2016 yılında modern klasiklerden biri kabul edilen eser başta İngilizce Almanca Fransızca Rusça ve Arapça olmak üzere pek çok dile çevrilmiş uluslararası bir nitelik kazanmıştır Kuyucaklı Yusuf Küçük yaşlardayken Kuyucak Köyü nü basan eşkıyaların anne ve babasını öldürmesiyle başlar Yusuf un hikâyesi Olayı incelemek için köye gelen Kaymakam Salâhattin Bey Yusuf u da yanında götürür Tüm cinayete tanık olan ve hatta yaralanıp parmağını kaybeden Yusuf gün geçtikçe daha duygusuz daha sert ve daha umursamaz tavırlar sergilemeye başlar Tek zaafı ise kaymakamın kızı Muazzez dir Aynı evde yaşayan herkesin kardeş gözüyle baktığı bu ikilinin ilişkisinin aşk adını alması epey zaman alacaktır Özellikle gururlu katı ve kavgacı kişiliğiyle Yusuf un bunu kabul etmesi ve itiraf etmesi o kadar da kolay olmayacaktır Kuyucaklı Yusuf dokunaklı bir aşk hikâyesi olmasının yanında o dönemin toplumsal yaşantısına da ışık tutar Güçlüyle güçsüzün zenginle fakirin makam sahibi insanların diğerleriyle ilişkilerini inceler ve adalet olgusunu sorgulatır Düzenin çarpıklıklarını gözler önüne sererken büyük bir trajediye de imzasını atar Kuyucaklı Yusuf 1932 yılında tefrikalar halinde yayımlanmaya başlamış ancak tamamlanamamıştır Eserin tamamı ilk kez 1937 yılında basılmış ve başta Fransızca ve Almanca olmak üzere farklı dillere de çevrilmiştir İçimizdeki Şeytan Kapitalist düzen içine sıkışan tüm zaafları ve zayıflıklarını saklayıp var olma çabası içinde olan Ömer in hikâyesi apansız kendini evsiz kimsesiz ve çaresiz bir halde bulan Macide ile başlar Dönemin sözde aydınları arasında bulunsa da her daim kendini ve toplumu sorgulayan ekonomik ferahlık elde etmek isterken göstermesi gereken çabayı erteleyen genel kurallara uymaya çalışırken aslında bir yandan da bunlardan kaçmaya çalışan Ömer bu karmaşık düzenin tam ortasında bırakır Macide yi Çaresiz kalan genç kadın âşık olduğu adamın dünyasında kendine yer edinmeye çalışır Hayatın sıradanlığından şikâyet ederken kendini akışa kaptıran ve bundan kurtulmak için çabalamayan Ömer tüm suçu içindeki şeytana yükler Bir kere kendini o şeytana teslim ettiğinde ise hayatı dönülmez yollara girerken onarılmaz yaralar açar Ömer i yolundan döndüremeyeceğini anlayan Macide içinse yapacak pek bir şey yoktur İlk kez 1939 yılında bir gazetede yayımlanan İçimizdeki Şeytan 1940 yılında kitap halini almıştır Başta Almanca Bulgarca ve Rumence olmak üzere çeşitli dillere de çevrilmiştir Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 1040 Çeviri Ebat 12X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Şubat 2019 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Maviçatı Yayınları
ESKİSİ GİBİ Seneler sürer her günüm Yalnız gitmekten yorgunum Zannetme sana dargınım Ben gene sana vurgunum Sabahattin Ali Biyografi 134 Sayfa Sabahattin Ali yüreğiyle yaşayanlardan Ayrıntılarda dolaşanlardan Çoğu gözün ilişmediği merak etmediği bakmaya tenezzül bile etmediği noktalarda gezinenlerden Aleladeliğin içinde elmas değerinde olanı fark edenlerden Kürk Mantolu Madonna nın Raif Efendi sini anlatırken diyor ya her gün yüzlercesini görüp de bakmadan geçtiğimiz insanlardan biriydi diye ama anlattıkça bu alelade insana hayran bıraktırır bizleri Kuyucaklı Yusuf 270 Sayfa Hayatta hiçbir şey ona kıymetli görünmemiş peşinden koşmak erişmek sahip olmak arzusunu vermemişti Etrafına daima bir yabancı gözüyle bakmış hiçbir yere bağlanmak arzusu duymamış bu yalnızlığının gururu içinde memnun olmaya çalışmıştı Şimdi ilk defa bir şey istiyor hem de korkunç bir şiddetle istiyordu Fakat niçin bu istek bir imkânsızlıkla beraber gelmişti İçimizdeki Şeytan 326 Sayfa Macide Ömer in koluna asılmış gidiyordu Kafasında hiçbir şey yoktu Daha doğrusu bir şey düşünmüyor sadece muhayyilesinde birbirini kovalayan levhaları seyrediyordu Maddi hayatla bir tek alakası vardı Şu anda Ömer in kolunda olduğunu ve bu kolu sımsıkı tuttuğunu biliyordu Kürk Mantolu Madonna 204 Sayfa Yalnız bir şeye dayanmak artık benim için mümkün değil Her şeyi kafamda yalnız başıma saklayamayacağım Söylemek bir şeyler birçok şeyler anlatmak istiyorum Kime Şu koskocaman dünyada benim kadar yapayalnız dolaşan bir insan daha var mı acaba Kime ne anlatabilirim On seneden beri hiç kimseye bir şey söylediğimi hatırlamıyorum Boşuna yere herkesten kaçmış boş yere bütün insanları kendimden uzaklaştırmışım ama bundan sonra başka türlü yapabilir miyim Artık hiçbir şeyin değişmesine imkân yok

Dokuz Yayınları
Kürk Mantolu MadonnaYirmili yaşlarındayken meslek inceliklerini öğrenmek üzere Almanya ya gönderilen Raif Efendi nin hikâyesi gittiği bir resim sergisinde gördüğü bir tabloyla başlar Gördüğü tablodan gözlerini alamayan Raif Efendi bu tabloyu izlemeyi günlük rutin haline getirir O anlarda ilgisini tek çeken Maria Puder yani Kürk Mantolu Madonna olur Hiç beklemediği anda karşısına çıkan bu kadın tüm hayatını etkileyecektir Almanya da başlayan hikâye ansızın bir telgrafla Türkiye ye dek uzanacak ve Raif Efendi nin hayatında unutamayacağı bir aşk olarak yerini alacaktır Aşkın gücünün ve sınırsızlığının yanında ölümsüzlüğünü de en derinlere dek hissettirecektir Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Kürk Mantolu Madonna 1940 yılında tefrikalar halinde yayımlanmaya başlanmıştır İlk basılışı ise 1943 yılına tekabül eder 2016 yılında modern klasiklerden biri kabul edilen eser başta İngilizce Almanca Fransızca Rusça ve Arapça olmak üzere pek çok dile çevrilmiş uluslararası bir nitelik kazanmıştır Kuyucaklı YusufKüçük yaşlardayken Kuyucak Köyü nü basan eşkıyaların anne ve babasını öldürmesiyle başlar Yusuf un hikâyesi Olayı incelemek için köye gelen Kaymakam Salâhattin Bey Yusuf u da yanında götürür Tüm cinayete tanık olan ve hatta yaralanıp parmağını kaybeden Yusuf gün geçtikçe daha duygusuz daha sert ve daha umursamaz tavırlar sergilemeye başlar Tek zaafı ise kaymakamın kızı Muazzez dir Aynı evde yaşayan herkesin kardeş gözüyle baktığı bu ikilinin ilişkisinin aşk adını alması epey zaman alacaktır Özellikle gururlu katı ve kavgacı kişiliğiyle Yusuf un bunu kabul etmesi ve itiraf etmesi o kadar da kolay olmayacaktır Kuyucaklı Yusuf dokunaklı bir aşk hikâyesi olmasının yanında o dönemin toplumsal yaşantısına da ışık tutar Güçlüyle güçsüzün zenginle fakirin makam sahibi insanların diğerleriyle ilişkilerini inceler ve adalet olgusunu sorgulatır Düzenin çarpıklıklarını gözler önüne sererken büyük bir trajediye de imzasını atar Kuyucaklı Yusuf 1932 y

Dokuz Yayınları
Kürk Mantolu Madonna Yirmili yaşlarındayken meslek inceliklerini öğrenmek üzere Almanya ya gönderilen Raif Efendi nin hikâyesi gittiği bir resim sergisinde gördüğü bir tabloyla başlar Gördüğü tablodan gözlerini alamayan Raif Efendi bu tabloyu izlemeyi günlük rutin haline getirir O anlarda ilgisini tek çeken Maria Puder yani Kürk Mantolu Madonna olur Hiç beklemediği anda karşısına çıkan bu kadın tüm hayatını etkileyecektir Almanya da başlayan hikâye ansızın bir telgrafla Türkiye ye dek uzanacak ve Raif Efendi nin hayatında unutamayacağı bir aşk olarak yerini alacaktır Aşkın gücünün ve sınırsızlığının yanında ölümsüzlüğünü de en derinlere dek hissettirecektir Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Kürk Mantolu Madonna 1940 yılında tefrikalar halinde yayımlanmaya başlanmıştır İlk basılışı ise 1943 yılına tekabül eder 2016 yılında modern klasiklerden biri kabul edilen eser başta İngilizce Almanca Fransızca Rusça ve Arapça olmak üzere pek çok dile çevrilmiş uluslararası bir nitelik kazanmıştır Kuyucaklı Yusuf Küçük yaşlardayken Kuyucak Köyü nü basan eşkıyaların anne ve babasını öldürmesiyle başlar Yusuf un hikâyesi Olayı incelemek için köye gelen Kaymakam Salâhattin Bey Yusuf u da yanında götürür Tüm cinayete tanık olan ve hatta yaralanıp parmağını kaybeden Yusuf gün geçtikçe daha duygusuz daha sert ve daha umursamaz tavırlar sergilemeye başlar Tek zaafı ise kaymakamın kızı Muazzez dir Aynı evde yaşayan herkesin kardeş gözüyle baktığı bu ikilinin ilişkisinin aşk adını alması epey zaman alacaktır Özellikle gururlu katı ve kavgacı kişiliğiyle Yusuf un bunu kabul etmesi ve itiraf etmesi o kadar da kolay olmayacaktır Kuyucaklı Yusuf dokunaklı bir aşk hikâyesi olmasının yanında o dönemin toplumsal yaşantısına da ışık tutar Güçlüyle güçsüzün zenginle fakirin makam sahibi insanların diğerleriyle ilişkilerini inceler ve adalet olgusunu sorgulatır Düzenin çarpıklıklarını gözler önüne sererken büyük bir trajediye de imzasını atar Kuyucaklı Yusuf 1932 yılında tefrikalar halinde yayımlanmaya başlamış ancak tamamlanamamıştır Eserin tamamı ilk kez 1937 yılında basılmış ve başta Fransızca ve Almanca olmak üzere farklı dillere de çevrilmiştir İçimizdeki Şeytan Kapitalist düzen içine sıkışan tüm zaafları ve zayıflıklarını saklayıp var olma çabası içinde olan Ömer in hikâyesi apansız kendini evsiz kimsesiz ve çaresiz bir halde bulan Macide ile başlar Dönemin sözde aydınları arasında bulunsa da her daim kendini ve toplumu sorgulayan ekonomik ferahlık elde etmek isterken göstermesi gereken çabayı erteleyen genel kurallara uymaya çalışırken aslında bir yandan da bunlardan kaçmaya çalışan Ömer bu karmaşık düzenin tam ortasında bırakır Macide yi Çaresiz kalan genç kadın âşık olduğu adamın dünyasında kendine yer edinmeye çalışır Hayatın sıradanlığından şikâyet ederken kendini akışa kaptıran ve bundan kurtulmak için çabalamayan Ömer tüm suçu içindeki şeytana yükler Bir kere kendini o şeytana teslim ettiğinde ise hayatı dönülmez yollara girerken onarılmaz yaralar açar Ömer i yolundan döndüremeyeceğini anlayan Macide içinse yapacak pek bir şey yoktur İlk kez 1939 yılında bir gazetede yayımlanan İçimizdeki Şeytan 1940 yılında kitap halini almıştır Başta Almanca Bulgarca ve Rumence olmak üzere çeşitli dillere de çevrilmiştir Tanıtım Bülteninden

Dokuz Yayınları
Kürk Mantolu Madonna Kuyucaklı Yusuf İçimizdeki Şeytan

Maviçatı
Hele Çirkince Hele bu yedi sekiz yüz hanelik dağ köyü Daha uzaktan çamların ve zeytinliklerin arkasından hafif çivitli beyaz evlerinin camları parıldayan meydanlarını iri çınarların gölgelediği küçük Rum kasabası Bu kadar güzel bir yere nasıl olup da Çirkince adını verdiklerine çocukluğumdan beri şaşar dururdum Muntazam kaldırımlı tertemiz sokaklarında bizi misafir eden yüzbaşının kızları ve mahallenin Rum çocukları ile nasıl koşuşmuş iğde ve ayva dallarından yaptığımız kağnıları katır tırnaklarıyla nasıl süslemiş çam kabuğundan kayıkları her köşe başında şarıl şarıl akan çeşmelerin yalaklarında nasıl yüzdürmüş karaağaçlara tırmanıp kopardığımız yaprakları kuzulara nasıl yedirmiş ve sık çalılar arasında topladığımız kuzukulaklarını dişlerimiz kamaşıncaya kadar nasıl yemiş ve doymamıştık

Maviçatı
Yusuf sesini çıkarmadı Ben Hakkı nın tıraşını bitirinceye kadar bir yeryüzüne bir gökyüzüne bakıp oturdu Hakkı nın arkasından bir söz bile demeden çıktı dükkânına gidip kepenkleri indirdi kapıyı kilitledi Tekrar benim dükkânıma geldi Anahtarı uzatıp al Emmioğlu bu sende kalsın Selamını aldım gayrı buralarda duramam Herhalde onu bulmalıyım dedi Aman Yusuf etme Yusuf demeye vakit kalmadan çekti gitti İşte o gidiş

Maviçatı
Bir mahpusu dünya ile hiç alakası olmayan bir zindana kapamak ona en büyük iyiliği yapmaktır Onu en çok yere vuran şey hürriyetin elle tutulacak kadar yakınında bulunmak aynı zamanda ondan ne kadar uzak olduğunu bilmektir On adım ötede en büyük hürriyetlere götüren denizi dinlemek ve sonra aradaki kalın kale duvarlarına gözleri dikerek bakmaya denizi yalnız muhayyilede hayalinde görmeye mecbur kalmak az azap mıdır Bahçede insanın ayakucuna inerek ekmek kırıntılarını toplayan ve aynı hürriyetsiz topraklarda sağa sola adım atan bir kuşun bir kanat vuruşuyla bu duvarları aşarak serbestliklerle kucaklaşmaya gittiğini görmektense nefes almaktan başka hürriyeti hatırlatacak hiçbir şey bulunmayan bir yerde kapanmak daha iyi değil midir

MAVİÇATI YAYINLARI
Hele Çirkince Hele bu yedi sekiz yüz hanelik dağ köyü Daha uzaktan çamların ve zeytinliklerin arkasından hafif çivitli beyaz evlerinin camları parıldayan meydanlarını iri çınarların gölgelediği küçük Rum kasabası Bu kadar güzel bir yere nasıl olup da Çirkince adını verdiklerine çocukluğumdan beri şaşar dururdum Muntazam kaldırımlı tertemiz sokaklarında bizi misafir eden yüzbaşının kızları ve mahallenin Rum çocukları ile nasıl koşuşmuş iğde ve ayva dallarından yaptığımız kağnıları katır tırnaklarıyla nasıl süslemiş çam kabuğundan kayıkları her köşe başında şarıl şarıl akan çeşmelerin yalaklarında nasıl yüzdürmüş karaağaçlara tırmanıp kopardığımız yaprakları kuzulara nasıl yedirmiş ve sık çalılar arasında topladığımız kuzukulaklarını dişlerimiz kamaşıncaya kadar nasıl yemiş ve doymamıştık

MAVİÇATI YAYINLARI
Yusuf sesini çıkarmadı Ben Hakkı nın tıraşını bitirinceye kadar bir yeryüzüne bir gökyüzüne bakıp oturdu Hakkı nın arkasından bir söz bile demeden çıktı dükkânına gidip kepenkleri indirdi kapıyı kilitledi Tekrar benim dükkânıma geldi Anahtarı uzatıp al Emmioğlu bu sende kalsın Selamını aldım gayrı buralarda duramam Herhalde onu bulmalıyım dedi Aman Yusuf etme Yusuf demeye vakit kalmadan çekti gitti İşte o gidiş