Saçların Süpürsün Ayrılığı — Dr Yavuz Selim Uğurlu

Saçların Süpürsün Ayrılığı
Dr Yavuz Selim UğurluGünce Yayınları
Saçların Süpürsün Ayrılığı
Dr Yavuz Selim UğurluBazen de rüyasında renk renk balıklar görür onları kayığına alırdı Avucunun içine aldığı bu güzelim balıklara kıyamayıp onları denizdeki evlerine ana baba ve çocuklarının yanına geri yollardı Bazı geceler de rahmetli eşi gelirdi Kayıkçı nın rüyalarına Bu güzel kadın onunla hiç konuşmadan çekip giderdi uzaklara Kayıkçı sabah kalktığında bu rüyanın da etkisiyle eşinin güzel yüzünü canlandırırdı zihninde Onu özlediğini hissederdi Bir zaman sonra kendisinin de birilerinin sadece rüyasında görebileceği bir varlık olacağı düşüncesi artık korkutmaya başlamıştı onu Fanilerden biri olmayı hiç yakıştıramıyordu kendine Deniz balıklar kayıklar kayıkhaneler balıkçı kahvehaneleri çalı çırpı yosunlar eş dost bunlar bırakılıp gidilir miydi hiç Yılan gibi kıvrılan incecik yollar yemyeşil bir vadi boyunca köyleri birbirine bağlıyordu Bir at arabasının zorlukla sığabildiği bu yollarda yüzyıllar boyunca neler yaşanmıştı neler Sabahki yağmurun ardından otlar damlaları hâlâ üzerlerinden atamamıştı Birkaç yerinden yırtık ayakkabımı çorapsız giydiğimden bu ıslaklığı daha fazla hissediyordum Yağmur sonrası etrafta gezen salyangozlar ve güneşin çıkmasıyla çıkan buharlar buralara yazın yeni geldiğini haber veriyordu Gözlerim kelebek ve arıları aradı ama onları nedense göremedim Bu ıslaklık arılar ve kelebeklerin ortalıkta olmamasına sebep olabilirdi ama öğlene doğru güneşin etkisini daha da arttırmasıyla birlikte etraf kuruyunca onlar kendilerini göstermeye başlar diye düşündüm

Günce Yayınları
Bazen de rüyasında renk renk balıklar görür onları kayığına alırdı Avucunun içine aldığı bu güzelim balıklara kıyamayıp onları denizdeki evlerine ana baba ve çocuklarının yanına geri yollardı Bazı geceler de rahmetli eşi gelirdi Kayıkçı nın rüyalarına Bu güzel kadın onunla hiç konuşmadan çekip giderdi uzaklara Kayıkçı sabah kalktığında bu rüyanın da etkisiyle eşinin güzel yüzünü canlandırırdı zihninde Onu özlediğini hissederdi Bir zaman sonra kendisinin de birilerinin sadece rüyasında görebileceği bir varlık olacağı düşüncesi artık korkutmaya başlamıştı onu Fanilerden biri olmayı hiç yakıştıramıyordu kendine Deniz balıklar kayıklar kayıkhaneler balıkçı kahvehaneleri çalı çırpı yosunlar eş dost bunlar bırakılıp gidilir miydi hiç Yılan gibi kıvrılan incecik yollar yemyeşil bir vadi boyunca köyleri birbirine bağlıyordu Bir at arabasının zorlukla sığabildiği bu yollarda yüzyıllar boyunca neler yaşanmıştı neler Sabahki yağmurun ardından otlar damlaları hâlâ üzerlerinden atamamıştı Birkaç yerinden yırtık ayakkabımı çorapsız giydiğimden bu ıslaklığı daha fazla hissediyordum Yağmur sonrası etrafta gezen salyangozlar ve güneşin çıkmasıyla çıkan buharlar buralara yazın yeni geldiğini haber veriyordu Gözlerim kelebek ve arıları aradı ama onları nedense göremedim Bu ıslaklık arılar ve kelebeklerin ortalıkta olmamasına sebep olabilirdi ama öğlene doğru güneşin etkisini daha da arttırmasıyla birlikte etraf kuruyunca onlar kendilerini göstermeye başlar diye düşündüm Tanıtım Bülteninden

GÜNCE YAYINLARI
Bazen de rüyasında renk renk balıklar görür onları kayığına alırdı Avucunun içine aldığı bu güzelim balıklara kıyamayıp onları denizdeki evlerine ana baba ve çocuklarının yanına geri yollardı Bazı geceler de rahmetli eşi gelirdi Kayıkçı nın rüyalarına Bu güzel kadın onunla hiç konuşmadan çekip giderdi uzaklara Kayıkçı sabah kalktığında bu rüyanın da etkisiyle eşinin güzel yüzünü canlandırırdı zihninde Onu özlediğini hissederdi Bir zaman sonra kendisinin de birilerinin sadece rüyasında görebileceği bir varlık olacağı düşüncesi artık korkutmaya başlamıştı onu Fanilerden biri olmayı hiç yakıştıramıyordu kendine Deniz balıklar kayıklar kayıkhaneler balıkçı kahvehaneleri çalı çırpı yosunlar eş dost bunlar bırakılıp gidilir miydi hiç Yılan gibi kıvrılan incecik yollar yemyeşil bir vadi boyunca köyleri birbirine bağlıyordu Bir at arabasının zorlukla sığabildiği bu yollarda yüzyıllar boyunca neler yaşanmıştı neler Sabahki yağmurun ardından otlar damlaları hâlâ üzerlerinden atamamıştı Birkaç yerinden yırtık ayakkabımı çorapsız giydiğimden bu ıslaklığı daha fazla hissediyordum Yağmur sonrası etrafta gezen salyangozlar ve güneşin çıkmasıyla çıkan buharlar buralara yazın yeni geldiğini haber veriyordu Gözlerim kelebek ve arıları aradı ama onları nedense göremedim Bu ıslaklık arılar ve kelebeklerin ortalıkta olmamasına sebep olabilirdi ama öğlene doğru güneşin etkisini daha da arttırmasıyla birlikte etraf kuruyunca onlar kendilerini göstermeye başlar diye düşündüm