Şafaktan Çok Önce — Selahattin Yusuf

Şafaktan Çok Önce
Selahattin YusufTimaş Yayınları
Şafaktan Çok Önce
Selahattin YusufŞafaktan Çok Önce nasıl bir kitap Eğer kalabalık bir yerde oturuyorsanız ona yer açın Gelip aranıza otursun Gözlerini kaçırıyor Biraz dalgın sanki Öyle mi Ve çabuk unutuyor Fark ettiniz Ama uzun bir yoldan geliyor olmasına bağışlanamaz bir yorgunluk da var sanki üzerinde Omuzları görünmez ve ağır bir yükün altında Peki Bir yer açın yine de Omuzlarıyla biraz şişmiş göbeğiyle ve göbeğinden yere düşmekte olan gözleriyle pejmürde kılığıyla gelip otursun Aranıza gelip otursun Garsona takılıyor gözleri Ve boş bir yer arıyor İçeri girdiğinden beri yer bakınıyor aslında kendine Ama en çok da boş bir koltuğa tek başına oturmaktan korkuyor O yüzden biraz yer açın aranızda Buraya insanların arasına her gelişinde boş bir yer verilecek ve oraya bomboş kanepeye oturtulacak diye tedirgin oluyor O yüzden bir yer açın aranızda Sizden sigara isteyecek Çay ve sohbet isteyecek Ama tastamam bir densizlik de sayılmaz bu Çünkü bütün bunlar olacak diye de ayrıca korkuyor Onun insanlara yük olma konusundaki özel namusu bu Her akşam buraya tarihin sızmasına her nasılsa izin verdiği bu müştemilâtın duvarlarının çatlaklarından sızan ney sesine kulağını dayamak için Belki de bunun gerçekten de 16 Yüzyıl dan kalma bir ney sesi olmasından korkarak ve bu ses onu başını serin mermerlere dayayıp hülyalara dalmaktan alıkoyacak diye tedirgin olarak Buraya bu nargileciye taammüden gelmiş olabilir mi Sanki öyle değil Kim bilir nereye geldiğini düşünüyor Dışarısı biraz soğuk Ama bakın Kapıya doğru bakın Kapıdan içeri girip fikir değiştirmiş çıkmakla kalmak arasında kararsız kalmış ürkek kılıklı göbekli ve orta yaşlı şu kitaba bakın İki akıntılı bir kitap bu Akıntıların tam ortasında kımıltısız duruyor Hayatın biri ters yöne akan iki akıntısının tam ortasında kalmış Ve bilir misiniz ki bu başkaca hiçbir durgunluğa benzemez Şiirin açık havanın ve üzerinde otlar bitmiş kümbetlerin tertemiz bir dolunayın altında dönüştüğü esrarın özel bir sarhoşudur o Ona aranızda yer açın Ve aranıza geldi oturdu Koltuğa yerleşti İlk defa çözülen dili her yaşamamış erkeğin yaptığı gibi askerlik hatıralarından başladı Elindeki kitabı açtı Kitap içindeki adamı açtı Fark etmez Anlatmaya başladı Size geçmeyen zamanı anlatacak şimdi Geçmeyen mi Vaktiyle geçmemiş bir zamanı anlatacak Geçmemiş durmuş ağırlaşmış berrak ve billur zamanın durgun ve lapa koyu ağırlığını anlatacak Ona bir çay söyleyin Yazarına sorduğumuzda kitabı hakkında bunları söylüyor Şafaktan Çok Önce kitabı Selahattin Yusuf un 2003 Yılı nda askerlik yaptığı Siirt ve Eruh ta tuttuğu notlardan yazdığı denemelerden oluşuyor Askerliği sonrasında bir süre daha devam eden bu günlüklerde edebiyatla ve sanatla harmanlanmış bir yavaş çekim zaman algısı öne çıkıyor Bu kitapta edebiyatın deneme türünü sevenlere özellikle somut gündelik yaşamdan kalkarak çıkılmış zihinsel yolculuklara katılmak isteyenlere ilginç bir serüven daveti var

Timaş Yayınları
çev. Ayşe Tuba Ayman
Eğer kalabalık bir yerde oturuyorsanız ona yer açın Gelip aranıza otursun Gözlerini kaçırıyor Biraz dalgın sanki Öyle mi Ve çabuk unutuyor Fark ettiniz Ama uzun bir yoldan geliyor olmasına bağışlanamaz bir yorgunluk da var sanki üzerinde Omuzları görünmez ve ağır bir yükün altında Peki Bir yer açın yine de Omuzlarıyla biraz şişmiş göbeğiyle ve göbeğinden yere düşmekte olan gözleriyle pejmürde kılığıyla gelip otursun Aranıza gelip otursun Garsona takılıyor gözleri Ve boş bir yer arıyor İçeri girdiğinden beri yer bakınıyor aslında kendine Ama en çok da boş bir koltuğa tek başına oturmaktan korkuyor O yüzden biraz yer açın aranızda Buraya insanların arasına her gelişinde boş bir yer verilecek ve oraya bomboş kanepeye oturtulacak diye tedirgin oluyor O yüzden bir yer açın aranızda Sizden sigara isteyecek Çay ve sohbet isteyecek Ama tastamam bir densizlik de sayılmaz bu Çünkü bütün bunlar olacak diye de ayrıca korkuyor Onun insanlara yük olma konusundaki özel namusu bu Her akşam buraya tarihin sızmasına her nasılsa izin verdiği bu müştemilâtın duvarlarının çatlaklarından sızan ney sesine kulağını dayamak için Belki de bunun gerçekten de 16 Yüzyıl dan kalma bir ney sesi olmasından korkarak ve bu ses onu başını serin mermerlere dayayıp hülyalara dalmaktan alıkoyacak diye tedirgin olarak Buraya bu nargileciye taammüden gelmiş olabilir mi Sanki öyle değil Kim bilir nereye geldiğini düşünüyor Dışarısı biraz soğuk Ama bakın Kapıya doğru bakın Kapıdan içeri girip fikir değiştirmiş çıkmakla kalmak arasında kararsız kalmış ürkek kılıklı göbekli ve orta yaşlı şu kitaba bakın İki akıntılı bir kitap bu Akıntıların tam ortasında kımıltısız duruyor Hayatın biri ters yöne akan iki akıntısının tam ortasında kalmış Ve bilir misiniz ki bu başkaca hiçbir durgunluğa benzemez Şiirin açık havanın ve üzerinde otlar bitmiş kümbetlerin tertemiz bir dolunayın altında dönüştüğü esrarın özel bir sarhoşudur o Ona aranızda yer açın Ve aranıza geldi oturdu Koltuğa yerleşti İlk defa çözülen dili her yaşamamış erkeğin yaptığı gibi askerlik hatıralarından başladı Elindeki kitabı açtı Kitap içindeki adamı açtı Fark etmez Anlatmaya başladı Size geçmeyen zamanı anlatacak şimdi Geçmeyen mi Vaktiyle geçmemiş bir zamanı anlatacak Geçmemiş durmuş ağırlaşmış berrak ve billur zamanın durgun ve lapa koyu ağırlığını anlatacak Ona bir çay söyleyin img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kapı Yayınları
Kelimeler kelimeler ve onların şah damarına basa basa kurulmuş cümleler Tarihe nazar kıldıkça bugüne eğilen bugünün suyundan insan ırmağına sürprizli kanallar açan bir gözlem gücü Disiplin ile yaşama tutkusu askerlik ile edebiyat ve sonuçta yazı denilen deneyimin kanat çırpa çırpa hep insana yükselişi Şafak kelimesinin dolayımlarında benzersiz bir dil ve düşünce tecrübesi

Kapı Yayınları
Kelimeler kelimeler ve onların şah damarına basa basa kurulmuş cümleler Tarihe nazar kıldıkça bugüne eğilen bugünün suyundan insan ırmağına sürprizli kanallar açan bir gözlem gücü Disiplin ile yaşama tutkusu askerlik ile edebiyat ve sonuçta yazı denilen deneyimin kanat çırpa çırpa hep insana yükselişi Şafak kelimesinin dolayımlarında benzersiz bir dil ve düşünce tecrübesi

KAPI YAYINLARI
Kelimeler kelimeler ve onların şah damarına basa basa kurulmuş cümleler Tarihe nazar kıldıkça bugüne eğilen bugünün suyundan insan ırmağına sürprizli kanallar açan bir gözlem gücü Disiplin ile yaşama tutkusu askerlik ile edebiyat ve sonuçta yazı denilen deneyimin kanat çırpa çırpa hep insana yükselişi Şafak kelimesinin dolayımlarında benzersiz bir dil ve düşünce tecrübesi

Kapı Yayınları
Kelimeler kelimeler ve onların şah damarına basa basa kurulmuş cümleler Tarihe nazar kıldıkça bugüne eğilen bugünün suyundan insan ırmağına sürprizli kanallar açan bir gözlem gücü Disiplin ile yaşama tutkusu askerlik ile edebiyat ve sonuçta yazı denilen deneyimin kanat çırpa çırpa hep insana yükselişi Şafak kelimesinin dolayımlarında benzersiz bir dil ve düşünce tecrübesi Tanıtım Bülteninden

Kapı Yayınları
Kelimeler kelimeler ve onların şah damarına basa basa kurulmuş cümleler Tarihe nazar kıldıkça bugüne eğilen bugünün suyundan insan ırmağına sürprizli kanallar açan bir gözlem gücü Disiplin ile yaşama tutkusu askerlik ile edebiyat ve sonuçta yazı denilen deneyimin kanat çırpa çırpa hep insana yükselişi Şafak kelimesinin dolayımlarında benzersiz bir dil ve düşünce tecrübesi

Kelimeler kelimeler ve onların şah damarına basa basa kurulmuş cümleler Tarihe nazar kıldıkça bugüne eğilen bugünün suyundan insan ırmağına sürprizli kanallar açan bir gözlem gücü Disiplin ile yaşama tutkusu askerlik ile edebiyat ve sonuçta yazı denilen deneyimin kanat çırpa çırpa hep insana yükselişi Şafak kelimesinin dolayımlarında benzersiz bir dil ve düşünce tecrübesi Yazar Selahattin Yusuf Sayfa Sayısı 112 Çeviri Ebat 13X19 Basım Dili Türkçe Basım Tarihi Ocak 2019 Kağıt Cinsi 2 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 90 00

Kapı Yayınları
Kelimeler kelimeler ve onların şah damarına basa basa kurulmuş cümleler Tarihe nazar kıldıkça bugüne eğilen bugünün suyundan insan ırmağına sürprizli kanallar açan bir gözlem gücü Disiplin ile yaşama tutkusu askerlik ile edebiyat ve sonuçta yazı denilen deneyimin kanat çırpa çırpa hep insana yükselişi Şafak kelimesinin dolayımlarında benzersiz bir dil ve düşünce tecrübesi

Kapı
Kelimeler kelimeler ve onların şah damarına basa basa kurulmuş cümleler Tarihe nazar kıldıkça bugüne eğilen bugünün suyundan insan ırmağına sürprizli kanallar açan bir gözlem gücü Disiplin ile yaşama tutkusu askerlik ile edebiyat ve sonuçta yazı denilen deneyimin kanat çırpa çırpa hep insana yükselişi Şafak kelimesinin dolayımlarında benzersiz bir dil ve düşünce tecrübesi

Kapı Yayınları
Kelimeler kelimeler ve onların şah damarına basa basa kurulmuş cümleler Tarihe nazar kıldıkça bugüne eğilen bugünün suyundan insan ırmağına sürprizli kanallar açan bir gözlem gücü Disiplin ile yaşama tutkusu askerlik ile edebiyat ve sonuçta yazı denilen deneyimin kanat çırpa çırpa hep insana yükselişi Şafak kelimesinin dolayımlarında benzersiz bir dil ve düşünce tecrübesi

Profil Kitap
Selahattin Yusuf tarafından kaleme alınan Şafaktan Çok Önce Profil Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Şafaktan Çok Önce Selahattin Yusuf Kitap Özeti İstanbul dan Siirt e oradan da Eruh a uzanan bir hikaye Bir askerlik güncesi tarzında edebiyattan felsefeye toplum eleştirisinden siyasete bir yolculuk ama hepsinden önce bir yüksek farkındalık hali Dostoyevski Wittgenstein Ece Ayhan Kafka Theodor Adorno Nietzsche gibi sayısız yol arkadaşıyla çıkılan yolculukta zamana düşülen notlar ve meşakkatli bir askerlik deneyiminden arda kalan anılarla yazarın dünyasını keşif Şafaktan Çok Önce Şafaktan Çok Önce nasıl bir kitap Eğer kalabalık bir yerde oturuyorsanız ona yer açın Gelip aranıza otursun Gözlerini kaçırıyor Biraz dalgın sanki Öyle mi Ve çabuk unutuyor Fark ettiniz Ama uzun bir yoldan geliyor olmasına bağışlanamaz bir yorgunluk da var sanki üzerinde Omuzları görünmez ve ağır bir yükün altında Peki Bir yer açın yine de Omuzlarıyla biraz şişmiş göbeğiyle ve göbeğinden yere düşmekte olan gözleriyle pejmürde kılığıyla gelip otursun Aranıza gelip otursun Garsona takılıyor gözleri Ve boş bir yer arıyor İçeri girdiğinden beri yer bakınıyor aslında kendine Ama en çok da boş bir koltuğa tek başına oturmaktan korkuyor O yüzden biraz yer açın aranızda Buraya insanların arasına her gelişinde boş bir yer verilecek ve oraya bomboş kanepeye oturtulacak diye tedirgin oluyor O yüzden bir yer açın aranızda Sizden sigara isteyecek Çay ve sohbet isteyecek Ama tastamam bir densizlik de sayılmaz bu Çünkü bütün bunlar olacak diye de ayrıca korkuyor Onun insanlara yük olma konusundaki özel namusu bu Her akşam buraya tarihin sızmasına her nasılsa izin verdiği bu müştemilâtın duvarlarının çatlaklarından sızan ney sesine kulağını dayamak için Belki de bunun gerçekten de 16 Yüzyıl dan kalma bir ney sesi olmasından korkarak ve bu ses onu başını serin mermerlere dayayıp hülyalara dalmaktan alıkoyacak diye tedirgin olarak Yayınevi Profil Kitap Yazar Selahattin Yusuf Sayfa 120 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2017 Barkod 9789759964153 Kategori Deneme

Kapı Yayınları
Kelimeler kelimeler ve onların şah damarına basa basa kurulmuş cümleler Tarihe nazar kıldıkça bugüne eğilen bugünün suyundan insan ırmağına sürprizli kanallar açan bir gözlem gücü Disiplin ile yaşama tutkusu askerlik ile edebiyat ve sonuçta yazı denilen deneyimin kanat çırpa çırpa hep insana yükselişi Şafak kelimesinin dolayımlarında benzersiz bir dil ve düşünce tecrübesi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Profil Kitap
İstanbul dan Siirt e oradan da Eruh a uzanan bir hikaye Bir askerlik güncesi tarzında edebiyattan felsefeye toplum eleştirisinden siyasete bir yolculuk ama hepsinden önce bir yüksek farkındalık hali Dostoyevski Wittgenstein Ece Ayhan Kafka Theodor Adorno Nietzsche gibi sayısız yol arkadaşıyla çıkılan yolculukta zamana düşülen notlar ve meşakkatli bir askerlik deneyiminden arda kalan anılarla yazarın dünyasını keşif Şafaktan Çok Önce Şafaktan Çok Önce nasıl bir kitap Eğer kalabalık bir yerde oturuyorsanız ona yer açın Gelip aranıza otursun Gözlerini kaçırıyor Biraz dalgın sanki Öyle mi Ve çabuk unutuyor Fark ettiniz Ama uzun bir yoldan geliyor olmasına bağışlanamaz bir yorgunluk da var sanki üzerinde Omuzları görünmez ve ağır bir yükün altında Peki Bir yer açın yine de Omuzlarıyla biraz şişmiş göbeğiyle ve göbeğinden yere düşmekte olan gözleriyle pejmürde kılığıyla gelip otursun Aranıza gelip otursun Garsona takılıyor gözleri Ve boş bir yer arıyor İçeri girdiğinden beri yer bakınıyor aslında kendine Ama en çok da boş bir koltuğa tek başına oturmaktan korkuyor O yüzden biraz yer açın aranızda Buraya insanların arasına her gelişinde boş bir yer verilecek ve oraya bomboş kanepeye oturtulacak diye tedirgin oluyor O yüzden bir yer açın aranızda Sizden sigara isteyecek Çay ve sohbet isteyecek Ama tastamam bir densizlik de sayılmaz bu Çünkü bütün bunlar olacak diye de ayrıca korkuyor Onun insanlara yük olma konusundaki özel namusu bu Her akşam buraya tarihin sızmasına her nasılsa izin verdiği bu müştemilâtın duvarlarının çatlaklarından sızan ney sesine kulağını dayamak için Belki de bunun gerçekten de 16 Yüzyıl dan kalma bir ney sesi olmasından korkarak ve bu ses onu başını serin mermerlere dayayıp hülyalara dalmaktan alıkoyacak diye tedirgin olarak

Profil Kitap
İstanbul dan Siirt e oradan da Eruh a uzanan bir hikaye Bir askerlik güncesi tarzında edebiyattan felsefeye toplum eleştirisinden siyasete bir yolculuk ama hepsinden önce bir yüksek farkındalık hali Dostoyevski Wittgenstein Ece Ayhan Kafka Theodor Adorno Nietzsche gibi sayısız yol arkadaşıyla çıkılan yolculukta zamana düşülen notlar ve meşakkatli bir askerlik deneyiminden arda kalan anılarla yazarın dünyasını keşif Şafaktan Çok Önce Şafaktan Çok Önce nasıl bir kitap Eğer kalabalık bir yerde oturuyorsanız ona yer açın Gelip aranıza otursun Gözlerini kaçırıyor Biraz dalgın sanki Öyle mi Ve çabuk unutuyor Fark ettiniz Ama uzun bir yoldan geliyor olmasına bağışlanamaz bir yorgunluk da var sanki üzerinde Omuzları görünmez ve ağır bir yükün altında Peki Bir yer açın yine de Omuzlarıyla biraz şişmiş göbeğiyle ve göbeğinden yere düşmekte olan gözleriyle pejmürde kılığıyla gelip otursun Aranıza gelip otursun Garsona takılıyor gözleri Ve boş bir yer arıyor İçeri girdiğinden beri yer bakınıyor aslında kendine Ama en çok da boş bir koltuğa tek başına oturmaktan korkuyor O yüzden biraz yer açın aranızda Buraya insanların arasına her gelişinde boş bir yer verilecek ve oraya bomboş kanepeye oturtulacak diye tedirgin oluyor O yüzden bir yer açın aranızda Sizden sigara isteyecek Çay ve sohbet isteyecek Ama tastamam bir densizlik de sayılmaz bu Çünkü bütün bunlar olacak diye de ayrıca korkuyor Onun insanlara yük olma konusundaki özel namusu bu Her akşam buraya tarihin sızmasına her nasılsa izin verdiği bu müştemilâtın duvarlarının çatlaklarından sızan ney sesine kulağını dayamak için Belki de bunun gerçekten de 16 Yüzyıl dan kalma bir ney sesi olmasından korkarak ve bu ses onu başını serin mermerlere dayayıp hülyalara dalmaktan alıkoyacak diye tedirgin olarak

Profil Kitap
İstanbul dan Siirt e oradan da Eruh a uzanan bir hikaye Bir askerlik güncesi tarzında edebiyattan felsefeye toplum eleştirisinden siyasete bir yolculuk ama hepsinden önce bir yüksek farkındalık hali Dostoyevski Wittgenstein Ece Ayhan Kafka Theodor Adorno Nietzsche gibi sayısız yol arkadaşıyla çıkılan yolculukta zamana düşülen notlar ve meşakkatli bir askerlik deneyiminden arda kalan anılarla yazarın dünyasını keşif Şafaktan Çok Önce Şafaktan Çok Önce nasıl bir kitap Eğer kalabalık bir yerde oturuyorsanız ona yer açın Gelip aranıza otursun Gözlerini kaçırıyor Biraz dalgın sanki Öyle mi Ve çabuk unutuyor Fark ettiniz Ama uzun bir yoldan geliyor olmasına bağışlanamaz bir yorgunluk da var sanki üzerinde Omuzları görünmez ve ağır bir yükün altında Peki Bir yer açın yine de Omuzlarıyla biraz şişmiş göbeğiyle ve göbeğinden yere düşmekte olan gözleriyle pejmürde kılığıyla gelip otursun Aranıza gelip otursun Garsona takılıyor gözleri Ve boş bir yer arıyor İçeri girdiğinden beri yer bakınıyor aslında kendine Ama en çok da boş bir koltuğa tek başına oturmaktan korkuyor O yüzden biraz yer açın aranızda Buraya insanların arasına her gelişinde boş bir yer verilecek ve oraya bomboş kanepeye oturtulacak diye tedirgin oluyor O yüzden bir yer açın aranızda Sizden sigara isteyecek Çay ve sohbet isteyecek Ama tastamam bir densizlik de sayılmaz bu Çünkü bütün bunlar olacak diye de ayrıca korkuyor Onun insanlara yük olma konusundaki özel namusu bu Her akşam buraya tarihin sızmasına her nasılsa izin verdiği bu müştemilâtın duvarlarının çatlaklarından sızan ney sesine kulağını dayamak için Belki de bunun gerçekten de 16 Yüzyıl dan kalma bir ney sesi olmasından korkarak ve bu ses onu başını serin mermerlere dayayıp hülyalara dalmaktan alıkoyacak diye tedirgin olarak

Profil
İstanbul dan Siirt e oradan da Eruh a uzanan bir hikaye Bir askerlik güncesi tarzında edebiyattan felsefeye toplum eleştirisinden siyasete bir yolculuk ama hepsinden önce bir yüksek farkındalık hali Dostoyevski Wittgenstein Ece Ayhan Kafka Theodor Adorno Nietzsche gibi sayısız yol arkadaşıyla çıkılan yolculukta zamana düşülen notlar ve meşakkatli bir askerlik deneyiminden arda kalan anılarla yazarın dünyasını keşif Şafaktan Çok Önce Şafaktan Çok Önce nasıl bir kitap Eğer kalabalık bir yerde oturuyorsanız ona yer açın Gelip aranıza otursun Gözlerini kaçırıyor Biraz dalgın sanki Öyle mi Ve çabuk unutuyor Fark ettiniz Ama uzun bir yoldan geliyor olmasına bağışlanamaz bir yorgunluk da var sanki üzerinde Omuzları görünmez ve ağır bir yükün altında Peki Bir yer açın yine de Omuzlarıyla biraz şişmiş göbeğiyle ve göbeğinden yere düşmekte olan gözleriyle pejmürde kılığıyla gelip otursun Aranıza gelip otursun Garsona takılıyor gözleri Ve boş bir yer arıyor İçeri girdiğinden beri yer bakınıyor aslında kendine Ama en çok da boş bir koltuğa tek başına oturmaktan korkuyor O yüzden biraz yer açın aranızda Buraya insanların arasına her gelişinde boş bir yer verilecek ve oraya bomboş kanepeye oturtulacak diye tedirgin oluyor O yüzden bir yer açın aranızda Sizden sigara isteyecek Çay ve sohbet isteyecek Ama tastamam bir densizlik de sayılmaz bu Çünkü bütün bunlar olacak diye de ayrıca korkuyor Onun insanlara yük olma konusundaki özel namusu bu Her akşam buraya tarihin sızmasına her nasılsa izin verdiği bu müştemilâtın duvarlarının çatlaklarından sızan ney sesine kulağını dayamak için Belki de bunun gerçekten de 16 Yüzyıl dan kalma bir ney sesi olmasından korkarak ve bu ses onu başını serin mermerlere dayayıp hülyalara dalmaktan alıkoyacak diye tedirgin olarak

Profil Kitap
İstanbul dan Siirt e oradan da Eruh a uzanan bir hikaye Bir askerlik güncesi tarzında edebiyattan felsefeye toplum eleştirisinden siyasete bir yolculuk ama hepsinden önce bir yüksek farkındalık hali Dostoyevski Wittgenstein Ece Ayhan Kafka Theodor Adorno Nietzsche gibi sayısız yol arkadaşıyla çıkılan yolculukta zamana düşülen notlar ve meşakkatli bir askerlik deneyiminden arda kalan anılarla yazarın dünyasını keşif Şafaktan Çok Önce Şafaktan Çok Önce nasıl bir kitap Eğer kalabalık bir yerde oturuyorsanız ona yer açın Gelip aranıza otursun Gözlerini kaçırıyor Biraz dalgın sanki Öyle mi Ve çabuk unutuyor Fark ettiniz Ama uzun bir yoldan geliyor olmasına bağışlanamaz bir yorgunluk da var sanki üzerinde Omuzları görünmez ve ağır bir yükün altında Peki Bir yer açın yine de Omuzlarıyla biraz şişmiş göbeğiyle ve göbeğinden yere düşmekte olan gözleriyle pejmürde kılığıyla gelip otursun Aranıza gelip otursun Garsona takılıyor gözleri Ve boş bir yer arıyor İçeri girdiğinden beri yer bakınıyor aslında kendine Ama en çok da boş bir koltuğa tek başına oturmaktan korkuyor O yüzden biraz yer açın aranızda Buraya insanların arasına her gelişinde boş bir yer verilecek ve oraya bomboş kanepeye oturtulacak diye tedirgin oluyor O yüzden bir yer açın aranızda Sizden sigara isteyecek Çay ve sohbet isteyecek Ama tastamam bir densizlik de sayılmaz bu Çünkü bütün bunlar olacak diye de ayrıca korkuyor Onun insanlara yük olma konusundaki özel namusu bu Her akşam buraya tarihin sızmasına her nasılsa izin verdiği bu müştemilâtın duvarlarının çatlaklarından sızan ney sesine kulağını dayamak için Belki de bunun gerçekten de 16 Yüzyıl dan kalma bir ney sesi olmasından korkarak ve bu ses onu başını serin mermerlere dayayıp hülyalara dalmaktan alıkoyacak diye tedirgin olarak

Profil Kitap
İstanbul dan Siirt e oradan da Eruh a uzanan bir hikaye Bir askerlik güncesi tarzında edebiyattan felsefeye toplum eleştirisinden siyasete bir yolculuk ama hepsinden önce bir yüksek farkındalık hali Dostoyevski Wittgenstein Ece Ayhan Kafka Theodor Adorno Nietzsche gibi sayısız yol arkadaşıyla çıkılan yolculukta zamana düşülen notlar ve meşakkatli bir askerlik deneyiminden arda kalan anılarla yazarın dünyasını keşif Şafaktan Çok Önce Şafaktan Çok Önce nasıl bir kitap Eğer kalabalık bir yerde oturuyorsanız ona yer açın Gelip aranıza otursun Gözlerini kaçırıyor Biraz dalgın sanki Öyle mi Ve çabuk unutuyor Fark ettiniz Ama uzun bir yoldan geliyor olmasına bağışlanamaz bir yorgunluk da var sanki üzerinde Omuzları görünmez ve ağır bir yükün altında Peki Bir yer açın yine de Omuzlarıyla biraz şişmiş göbeğiyle ve göbeğinden yere düşmekte olan gözleriyle pejmürde kılığıyla gelip otursun Aranıza gelip otursun Garsona takılıyor gözleri Ve boş bir yer arıyor İçeri girdiğinden beri yer bakınıyor aslında kendine Ama en çok da boş bir koltuğa tek başına oturmaktan korkuyor O yüzden biraz yer açın aranızda Buraya insanların arasına her gelişinde boş bir yer verilecek ve oraya bomboş kanepeye oturtulacak diye tedirgin oluyor O yüzden bir yer açın aranızda Sizden sigara isteyecek Çay ve sohbet isteyecek Ama tastamam bir densizlik de sayılmaz bu Çünkü bütün bunlar olacak diye de ayrıca korkuyor Onun insanlara yük olma konusundaki özel namusu bu Her akşam buraya tarihin sızmasına her nasılsa izin verdiği bu müştemilâtın duvarlarının çatlaklarından sızan ney sesine kulağını dayamak için Belki de bunun gerçekten de 16 Yüzyıl dan kalma bir ney sesi olmasından korkarak ve bu ses onu başını serin mermerlere dayayıp hülyalara dalmaktan alıkoyacak diye tedirgin olarak

Profil Kitap
İstanbul dan Siirt e oradan da Eruh a uzanan bir hikaye Bir askerlik güncesi tarzında edebiyattan felsefeye toplum eleştirisinden siyasete bir yolculuk ama hepsinden önce bir yüksek farkındalık hali Dostoyevski Wittgenstein Ece Ayhan Kafka Theodor Adorno Nietzsche gibi sayısız yol arkadaşıyla çıkılan yolculukta zamana düşülen notlar ve meşakkatli bir askerlik deneyiminden arda kalan anılarla yazarın dünyasını keşif Şafaktan Çok Önce Şafaktan Çok Önce nasıl bir kitap Eğer kalabalık bir yerde oturuyorsanız ona yer açın Gelip aranıza otursun Gözlerini kaçırıyor Biraz dalgın sanki Öyle mi Ve çabuk unutuyor Fark ettiniz Ama uzun bir yoldan geliyor olmasına bağışlanamaz bir yorgunluk da var sanki üzerinde Omuzları görünmez ve ağır bir yükün altında Peki Bir yer açın yine de Omuzlarıyla biraz şişmiş göbeğiyle ve göbeğinden yere düşmekte olan gözleriyle pejmürde kılığıyla gelip otursun Aranıza gelip otursun Garsona takılıyor gözleri Ve boş bir yer arıyor İçeri girdiğinden beri yer bakınıyor aslında kendine Ama en çok da boş bir koltuğa tek başına oturmaktan korkuyor O yüzden biraz yer açın aranızda Buraya insanların arasına her gelişinde boş bir yer verilecek ve oraya bomboş kanepeye oturtulacak diye tedirgin oluyor O yüzden bir yer açın aranızda Sizden sigara isteyecek Çay ve sohbet isteyecek Ama tastamam bir densizlik de sayılmaz bu Çünkü bütün bunlar olacak diye de ayrıca korkuyor Onun insanlara yük olma konusundaki özel namusu bu Her akşam buraya tarihin sızmasına her nasılsa izin verdiği bu müştemilâtın duvarlarının çatlaklarından sızan ney sesine kulağını dayamak için Belki de bunun gerçekten de 16 Yüzyıl dan kalma bir ney sesi olmasından korkarak ve bu ses onu başını serin mermerlere dayayıp hülyalara dalmaktan alıkoyacak diye tedirgin olarak

Kapı Yayınları
Kelimeler kelimeler ve onların şah damarına basa basa kurulmuş cümleler Tarihe nazar kıldıkça bugüne eğilen bugünün suyundan insan ırmağına sürprizli kanallar açan bir gözlem gücü Disiplin ile yaşama tutkusu askerlik ile edebiyat ve sonuçta yazı denilen deneyimin kanat çırpa çırpa hep insana yükselişi Şafak kelimesinin dolayımlarında benzersiz bir dil ve düşünce tecrübesi

TİMAŞ YAYINLARI
Şafaktan Çok Önce nasıl bir kitap Eğer kalabalık bir yerde oturuyorsanız ona yer açın Gelip aranıza otursun Gözlerini kaçırıyor Biraz dalgın sanki Öyle mi Ve çabuk unutuyor Fark ettiniz Ama uzun bir yoldan geliyor olmasına bağışlanamaz bir yorgunluk da var sanki üzerinde Omuzları görünmez ve ağır bir yükün altında Peki Bir yer açın yine de Omuzlarıyla biraz şişmiş göbeğiyle ve göbeğinden yere düşmekte olan gözleriyle pejmürde kılığıyla gelip otursun Aranıza gelip otursun Garsona takılıyor gözleri Ve boş bir yer arıyor İçeri girdiğinden beri yer bakınıyor aslında kendine Ama en çok da boş bir koltuğa tek başına oturmaktan korkuyor O yüzden biraz yer açın aranızda Buraya insanların arasına her gelişinde boş bir yer verilecek ve oraya bomboş kanepeye oturtulacak diye tedirgin oluyor O yüzden bir yer açın aranızda Sizden sigara isteyecek Çay ve sohbet isteyecek Ama tastamam bir densizlik de sayılmaz bu Çünkü bütün bunlar olacak diye de ayrıca korkuyor Onun insanlara yük olma konusundaki özel namusu bu Her akşam buraya tarihin sızmasına her nasılsa izin verdiği bu müştemilâtın duvarlarının çatlaklarından sızan ney sesine kulağını dayamak için Belki de bunun gerçekten de 16 Yüzyıl dan kalma bir ney sesi olmasından korkarak ve bu ses onu başını serin mermerlere dayayıp hülyalara dalmaktan alıkoyacak diye tedirgin olarak Buraya bu nargileciye taammüden gelmiş olabilir mi Sanki öyle değil Kim bilir nereye geldiğini düşünüyor Dışarısı biraz soğuk Ama bakın Kapıya doğru bakın Kapıdan içeri girip fikir değiştirmiş çıkmakla kalmak arasında kararsız kalmış ürkek kılıklı göbekli ve orta yaşlı şu kitaba bakın İki akıntılı bir kitap bu Akıntıların tam ortasında kımıltısız duruyor Hayatın biri ters yöne akan iki akıntısının tam ortasında kalmış Ve bilir misiniz ki bu başkaca hiçbir durgunluğa benzemez Şiirin açık havanın ve üzerinde otlar bitmiş kümbetlerin tertemiz bir dolunayın altında dönüştüğü esrarın özel bir sarhoşudur o Ona aranızda yer açın Ve aranıza geldi oturdu Koltuğa yerleşti İlk defa çözülen dili her yaşamamış erkeğin yaptığı gibi askerlik hatıralarından başladı Elindeki kitabı açtı Kitap içindeki adamı açtı Fark etmez Anlatmaya başladı Size geçmeyen zamanı anlatacak şimdi Geçmeyen mi Vaktiyle geçmemiş bir zamanı anlatacak Geçmemiş durmuş ağırlaşmış berrak ve billur zamanın durgun ve lapa koyu ağırlığını anlatacak Ona bir çay söyleyin Yazarına sorduğumuzda kitabı hakkında bunları söylüyor Şafaktan Çok Önce kitabı Selahattin Yusuf un 2003 Yılı nda askerlik yaptığı Siirt ve Eruh ta tuttuğu notlardan yazdığı denemelerden oluşuyor Askerliği sonrasında bir süre daha devam eden bu günlüklerde edebiyatla ve sanatla harmanlanmış bir yavaş çekim zaman algısı öne çıkıyor Bu kitapta edebiyatın deneme türünü sevenlere özellikle somut gündelik yaşamdan kalkarak çıkılmış zihinsel yolculuklara katılmak isteyenlere ilginç bir serüven daveti var

Kapı Yayınları
Kelimeler kelimeler ve onların şah damarına basa basa kurulmuş cümleler Tarihe nazar kıldıkça bugüne eğilen bugünün suyundan insan ırmağına sürprizli kanallar açan bir gözlem gücü Disiplin ile yaşama tutkusu askerlik ile edebiyat ve sonuçta yazı denilen deneyimin kanat çırpa çırpa hep insana yükselişi Şafak kelimesinin dolayımlarında benzersiz bir dil ve düşünce tecrübesi