Safevi Şiasında Sufi Fakih Mücadelesi — Halil Işılak

Safevi Şiasında Sufi Fakih Mücadelesi
Halil IşılakİSAM (İslam Araştırmaları Merkezi)
Safevi Şiasında Sufi Fakih Mücadelesi
Halil IşılakSafevi Şiası bünyesinde sûfi gelenek ile fukaha zümresi arasında yaşanan gerilim klasik Şiî kaynaklarda nadiren doğrudan ifade edilse de 17 yüzyıl metinlerinde belirgin bir polemik diliyle gün yüzüne çıkmıştır Bu çalışma Gazzâlî İbnü l Arabîve Mevlânâ gibi Sünnî sûfî figürler üzerinden yürütülen tartışmaları merkeze alarak Şiî fakihlerin bu isimlere yazdığı reddiyelerin ardındaki esas niyetleri tahlil ederken Şiî sûfilerin fikrî pozisyonlarını da ayrıntılı biçimde ortaya koymaktadır Kitapta Şiî sûfiliğin Sünnî tasavvuf mirasını Şiîlik çatısı altında nasıl dönüştürdüğü ve meşrulaştırdığı karşıt cephedeki fakihlerin ise bu girişimleri neden tahrif olarak gördüğü açıklıkla analiz edilmektedir

İSAM (İslam Araştırmaları Merkezi)
Safevi Şiası bünyesinde sûfi gelenek ile fukaha zümresi arasında yaşanan gerilim klasik Şiî kaynaklarda nadiren doğrudan ifade edilse de 17 yüzyıl metinlerinde belirgin bir polemik diliyle gün yüzüne çıkmıştır Bu çalışma Gazzâlî İbnü l Arabîve Mevlânâ gibi Sünnî sûfî figürler üzerinden yürütülen tartışmaları merkeze alarak Şiî fakihlerin bu isimlere yazdığı reddiyelerin ardındaki esas niyetleri tahlil ederken Şiî sûfilerin fikrî pozisyonlarını da ayrıntılı biçimde ortaya koymaktadır Kitapta Şiî sûfiliğin Sünnî tasavvuf mirasını Şiîlik çatısı altında nasıl dönüştürdüğü ve meşrulaştırdığı karşıt cephedeki fakihlerin ise bu girişimleri neden tahrif olarak gördüğü açıklıkla analiz edilmektedir

İsam Yayınları
Ebû Mansûr el Mâtürîdî ö 333 944 bugünkü Özbekistan ın sınırları içinde yer alan Semerkant şehrinin Mâtürîd mahallesinde doğmuş ve aynı şehirde vefat etmiş Türk asıllı olma ihtimali kuvvetli olan bir kelâm âlimidir Mâtürîdî nin yaşadığı bölge önceleri Abbâsî Devleti ne bağlı iken Mütevekkil Alellah döneminde Sâmânîler in hâkimiyeti altına girmişti Bu dönemde çeşitli alanlarda yetkin âlimlerin yetişmesi için gerekli zemin devlet eliyle hazırlanmıştı İmam Mâtürîdî böyle bir ortamda ilim tahsil edip eserler vermiştir Mâtürîdî Ebü l Hasan el Eş arî ile birlikte Ehl i sünnet in kelâm akîdesini sistemleştiren Hz Peygamber in ve ashabının İslâm ın temel konularına dair anlayışlarını savunup Müslümanlar arasında yerleşmesine çaba gösteren ayrıca Mu tezile Şîa ve benzeri fırkalarla aşırı görüşleri sebebiyle mücadele etmiş olan büyük bir İslâm âlimidir Bu iki âlim akıl nakil ilişkisindeki mutedil tutumları dolayısıyla dikkatleri çekmiş ve geniş kitleler tarafından kabul görmüştür Ebû Hanîfe çizgisinde ve Ebû Mansûr el Mâtürîdî ye nispetle kurulan Mâtürîdiyye mezhebi tek başına bütün Müslümanların yarısını kendisine bağlamayı başaran bir ekoldür Mâtürîdî nin Kitâbü t Tevhîd i bu ekolün temel kitaplarından biridir Buna rağmen Kitâbü t Tevhîd in başta Mâtürîdiyye mensupları olmak üzere ilim adamları tarafından yeterince bilindiğini söylemek mümkün değildir Tanıtım Bülteninden

İSAM (İslam Araştırmaları Merkezi)
Safevi Şiası bünyesinde sûfi gelenek ile fukaha zümresi arasında yaşanan gerilim klasik Şiî kaynaklarda nadiren doğrudan ifade edilse de 17 yüzyıl metinlerinde belirgin bir polemik diliyle gün yüzüne çıkmıştır Bu çalışma Gazzâlî İbnü l Arabîve Mevlânâ gibi Sünnî sûfî figürler üzerinden yürütülen tartışmaları merkeze alarak Şiî fakihlerin bu isimlere yazdığı reddiyelerin ardındaki esas niyetleri tahlil ederken Şiî sûfilerin fikrî pozisyonlarını da ayrıntılı biçimde ortaya koymaktadır Kitapta Şiî sûfiliğin Sünnî tasavvuf mirasını Şiîlik çatısı altında nasıl dönüştürdüğü ve meşrulaştırdığı karşıt cephedeki fakihlerin ise bu girişimleri neden tahrif olarak gördüğü açıklıkla analiz edilmektedir

İsam Yayınları
Safevi Şiası bünyesinde sûfi gelenek ile fukaha zümresi arasında yaşanan gerilim klasik Şiî kaynaklarda nadiren doğrudan ifade edilse de 17 yüzyıl metinlerinde belirgin bir polemik diliyle gün yüzüne çıkmıştır Bu çalışma Gazzâlî İbnül Arabîve Mevlânâ gibi Sünnî sûfî figürler üzerinden yürütülen tartışmaları merkeze alarak Şiî fakihlerin bu isimlere yazdığı reddiyelerin ardındaki esas niyetleri tahlil ederken Şiî sûfilerin fikrî pozisyonlarını da ayrıntılı biçimde ortaya koymaktadır Kitapta Şiî sûfiliğin Sünnî tasavvuf mirasını Şiîlik çatısı altında nasıl dönüştürdüğü ve meşrulaştırdığı karşıt cephedeki fakihlerin ise bu girişimleri neden tahrif olarak gördüğü açıklıkla analiz edilmektedir

İsam Yayınları
Safevi Şiası bünyesinde sûfi gelenek ile fukaha zümresi arasında yaşanan gerilim klasik Şiî kaynaklarda nadiren doğrudan ifade edilse de 17 yüzyıl metinlerinde belirgin bir polemik diliyle gün yüzüne çıkmıştır Bu çalışma Gazzâlî İbnü l Arabîve Mevlânâ gibi Sünnî sûfî figürler üzerinden yürütülen tartışmaları merkeze alarak Şiî fakihlerin bu isimlere yazdığı reddiyelerin ardındaki esas niyetleri tahlil ederken Şiî sûfilerin fikrî pozisyonlarını da ayrıntılı biçimde ortaya koymaktadır Kitapta Şiî sûfiliğin Sünnî tasavvuf mirasını Şiîlik çatısı altında nasıl dönüştürdüğü ve meşrulaştırdığı karşıt cephedeki fakihlerin ise bu girişimleri neden tahrif olarak gördüğü açıklıkla analiz edilmektedir

İsam Yayınları
Ebû Mansûr el Mâtürîdî ö 333 944 bugünkü Özbekistan ın sınırları içinde yer alan Semerkant şehrinin Mâtürîd mahallesinde doğmuş ve aynı şehirde vefat etmiş Türk asıllı olma ihtimali kuvvetli olan bir kelâm âlimidir Mâtürîdî nin yaşadığı bölge önceleri Abbâsî Devleti ne bağlı iken Mütevekkil Alellah döneminde Sâmânîler in hâkimiyeti altına girmişti Bu dönemde çeşitli alanlarda yetkin âlimlerin yetişmesi için gerekli zemin devlet eliyle hazırlanmıştı İmam Mâtürîdî böyle bir ortamda ilim tahsil edip eserler vermiştir Mâtürîdî Ebü l Hasan el Eş arî ile birlikte Ehl i sünnet in kelâm akîdesini sistemleştiren Hz Peygamber in ve ashabının İslâm ın temel konularına dair anlayışlarını savunup Müslümanlar arasında yerleşmesine çaba gösteren ayrıca Mu tezile Şîa ve benzeri fırkalarla aşırı görüşleri sebebiyle mücadele etmiş olan büyük bir İslâm âlimidir Bu iki âlim akıl nakil ilişkisindeki mutedil tutumları dolayısıyla dikkatleri çekmiş ve geniş kitleler tarafından kabul görmüştür Ebû Hanîfe çizgisinde ve Ebû Mansûr el Mâtürîdî ye nispetle kurulan Mâtürîdiyye mezhebi tek başına bütün Müslümanların yarısını kendisine bağlamayı başaran bir ekoldür Mâtürîdî nin Kitâbü t Tevhîd i bu ekolün temel kitaplarından biridir Buna rağmen Kitâbü t Tevhîd in başta Mâtürîdiyye mensupları olmak üzere ilim adamları tarafından yeterince bilindiğini söylemek mümkün değildir Tanıtım Bülteninden

İSAM
Safevi Şiası bünyesinde sûfi gelenek ile fukaha zümresi arasında yaşanan gerilim klasik Şiî kaynaklarda nadiren doğrudan ifade edilse de 17 yüzyıl metinlerinde belirgin bir polemik diliyle gün yüzüne çıkmıştır Bu çalışma Gazzâlî İbnü l Arabîve Mevlânâ gibi Sünnî sûfî figürler üzerinden yürütülen tartışmaları merkeze alarak Şiî fakihlerin bu isimlere yazdığı reddiyelerin ardındaki esas niyetleri tahlil ederken Şiî sûfilerin fikrî pozisyonlarını da ayrıntılı biçimde ortaya koymaktadır Kitapta Şiî sûfiliğin Sünnî tasavvuf mirasını Şiîlik çatısı altında nasıl dönüştürdüğü ve meşrulaştırdığı karşıt cephedeki fakihlerin ise bu girişimleri neden tahrif olarak gördüğü açıklıkla analiz edilmektedir