Sahilden Bostancı SC — Gül Ersoy

Sahilden Bostancı SC
Gül ErsoyDoğan Kitap
Sahilden Bostancı SC
Gül ErsoyAşk belki de durmaktı Bir insanda bir işte bir kaErad itpöarr ç Aassılın Gdaü n ebşir metreküp hücrede veya her neredeyse frene basılı halde durmaktı Gül Ersoy karakterlerini metropollerin o baş döndürücü hızında dolaştırıyor Helsinki den Paris e Amsterdam dan İstanbul a metro istasyonlarında tekinsiz sokaklarda aşina olmayan kalabalıklarda birbirini bulan birbirini tanıyan insanların öyküsünü anlatıyor Uzak kentlerde anlık deneyimlerin anlık karşılaşmaların hatırlattığı insanlık halleri İstanbul da bir mahallede umutsuz eviçlerinde aşkı arayan kadınların hüznü Gül Ersoy kimliklerin değil insanın temasını anlatıyor Sahilden Bostancı da Yazar Hakkında 1978 İstanbul da doğdu Edirne de büyüdü Trakya Üniversitesi Biyoloji Bölümü nü ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü Yaratıcı Yazarlık Bölümü nü bitirdi Avrupa Asya ve Afrika ya uzun seyahatler yaptı Senaryo ekiplerinde çalıştı Öğretmenlik yaptı İlk kitabı Sahilden Bostancı dan sonra Storytel için Daha Uzaklarda Ne Var adlı sesli romanı kaleme aldı Sen Kimseyi Sevemezsin üçüncü kitabıdır

Doğan Kitap
Aşk belki de durmaktı Bir insanda bir işte bir kara parçasında bir metreküp hücrede veya her neredeyse frene basılı halde durmaktı Gül Ersoy karakterlerini metropollerin o baş döndürücü hızında dolaştırıyor Helsinki den Paris e Amsterdam dan İstanbul a metro istasyonlarında tekinsiz sokaklarda aşina olmayan kalabalıklarda birbirini bulan birbirini tanıyan insanların öyküsünü anlatıyor Uzak kentlerde anlık deneyimlerin anlık karşılaşmaların hatırlattığı insanlık halleri İstanbul da bir mahallede umutsuz eviçlerinde aşkı arayan kadınların hüznü Gül Ersoy kimliklerin değil insanın temasını anlatıyor Sahilden Bostancı da

Doğan Kitap
Aşk belki de durmaktı Bir insanda bir işte bir kara parçasında bir metreküp hücrede veya her neredeyse frene basılı halde durmaktı Gül Ersoy karakterlerini metropollerin o baş döndürücü hızında dolaştırıyor Helsinki den Paris e Amsterdam dan İstanbul a metro istasyonlarında tekinsiz sokaklarda aşina olmayan kalabalıklarda birbirini bulan birbirini tanıyan insanların öyküsünü anlatıyor Uzak kentlerde anlık deneyimlerin anlık karşılaşmaların hatırlattığı insanlık halleri İstanbul da bir mahallede umutsuz eviçlerinde aşkı arayan kadınların hüznü Gül Ersoy kimliklerin değil insanın temasını anlatıyor Sahilden Bostancı da Tanıtım Bülteninden

Doğan Kitap
Aşk belki de durmaktı Bir insanda bir işte bir kara parçasında bir metreküp hücrede veya her neredeyse frene basılı halde durmaktı Gül Ersoy karakterlerini metropollerin o baş döndürücü hızında dolaştırıyor Helsinki den Paris e Amsterdam dan İstanbul a metro istasyonlarında tekinsiz sokaklarda aşina olmayan kalabalıklarda birbirini bulan birbirini tanıyan insanların öyküsünü anlatıyor Uzak kentlerde anlık deneyimlerin anlık karşılaşmaların hatırlattığı insanlık halleri İstanbul da bir mahallede umutsuz eviçlerinde aşkı arayan kadınların hüznü Gül Ersoy kimliklerin değil insanın temasını anlatıyor Sahilden Bostancı da

Doğan Kitap
Aşk belki de durmaktı Bir insanda bir işte bir kara parçasında bir metreküp hücrede veya her neredeyse frene basılı halde durmaktı Gül Ersoy karakterlerini metropollerin o baş döndürücü hızında dolaştırıyor Helsinki den Paris e Amsterdam dan İstanbul a metro istasyonlarında tekinsiz sokaklarda aşina olmayan kalabalıklarda birbirini bulan birbirini tanıyan insanların öyküsünü anlatıyor Uzak kentlerde anlık deneyimlerin anlık karşılaşmaların hatırlattığı insanlık halleri İstanbul da bir mahallede umutsuz eviçlerinde aşkı arayan kadınların hüznü Gül Ersoy kimliklerin değil insanın temasını anlatıyor Sahilden Bostancı da

DOĞAN KİTAP
Aşk belki de durmaktı Bir insanda bir işte bir kara parçasında bir metreküp hücrede veya her neredeyse frene basılı halde durmaktı Gül Ersoy karakterlerini metropollerin o baş döndürücü hızında dolaştırıyor Helsinki den Paris e Amsterdam dan İstanbul a metro istasyonlarında tekinsiz sokaklarda aşina olmayan kalabalıklarda birbirini bulan birbirini tanıyan insanların öyküsünü anlatıyor Uzak kentlerde anlık deneyimlerin anlık karşılaşmaların hatırlattığı insanlık halleri İstanbul da bir mahallede umutsuz eviçlerinde aşkı arayan kadınların hüznü Gül Ersoy kimliklerin değil insanın temasını anlatıyor Sahilden Bostancı da

Doğan Kitap
Aşk belki de durmaktı Bir insanda bir işte bir kara parçasında bir metreküp hücrede veya her neredeyse frene basılı halde durmaktı Gül Ersoy karakterlerini metropollerin o baş döndürücü hızında dolaştırıyor Helsinki den Paris e Amsterdam dan İstanbul a metro istasyonlarında tekinsiz sokaklarda aşina olmayan kalabalıklarda birbirini bulan birbirini tanıyan insanların öyküsünü anlatıyor Uzak kentlerde anlık deneyimlerin anlık karşılaşmaların hatırlattığı insanlık halleri İstanbul da bir mahallede umutsuz eviçlerinde aşkı arayan kadınların hüznü Gül Ersoy kimliklerin değil insanın temasını anlatıyor Sahilden Bostancı da img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Doğan Kitap
Gül Ersoy tarafından kaleme alınan Sahilden Bostancı Doğan Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Sahilden Bostancı Gül Ersoy Kitap Özeti Aşk belki de durmaktı Bir insanda bir işte bir kara parçasında bir metreküp hücrede veya her neredeyse frene basılı halde durmaktı Gül Ersoy karakterlerini metropollerin o baş döndürücü hızında dolaştırıyor Helsinki den Paris e Amsterdam dan İstanbul a metro istasyonlarında tekinsiz sokaklarda aşina olmayan kalabalıklarda birbirini bulan birbirini tanıyan insanların öyküsünü anlatıyor Uzak kentlerde anlık deneyimlerin anlık karşılaşmaların hatırlattığı insanlık halleri İstanbul da bir mahallede umutsuz eviçlerinde aşkı arayan kadınların hüznü Gül Ersoy kimliklerin değil insanın temasını anlatıyor Sahilden Bostancı da Yayınevi Doğan Kitap Yazar Gül Ersoy Sayfa 128 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Haziran 2020 Barkod 9786050974249 Kategori Öykü

Doğan Kitap
Aşk belki de durmaktı Bir insanda bir işte bir kara parçasında bir metreküp hücrede veya her neredeyse frene basılı halde durmaktı Gül Ersoy karakterlerini metropollerin o baş döndürücü hızında dolaştırıyor Helsinki den Paris e Amsterdam dan İstanbul a metro istasyonlarında tekinsiz sokaklarda aşina olmayan kalabalıklarda birbirini bulan birbirini tanıyan insanların öyküsünü anlatıyor Uzak kentlerde anlık deneyimlerin anlık karşılaşmaların hatırlattığı insanlık halleri İstanbul da bir mahallede umutsuz eviçlerinde aşkı arayan kadınların hüznü Gül Ersoy kimliklerin değil insanın temasını anlatıyor Sahilden Bostancı da

Doğan Kitap
Aşk belki de durmaktı Bir insanda bir işte bir kara parçasında bir metreküp hücrede veya her neredeyse frene basılı halde durmaktı Gül Ersoy karakterlerini metropollerin o baş döndürücü hızında dolaştırıyor Helsinki den Paris e Amsterdam dan İstanbul a metro istasyonlarında tekinsiz sokaklarda aşina olmayan kalabalıklarda birbirini bulan birbirini tanıyan insanların öyküsünü anlatıyor Uzak kentlerde anlık deneyimlerin anlık karşılaşmaların hatırlattığı insanlık halleri İstanbul da bir mahallede umutsuz eviçlerinde aşkı arayan kadınların hüznü Gül Ersoy kimliklerin değil insanın temasını anlatıyor Sahilden Bostancı da

SEL YAYINCILIK
Sahilden Bostancı arayış umut etme kabullenme gibi duyguların rehberlik ettiği farklı coğrafyaların ev sahipliği yaptığı hikayelerin bir minibüste denk gelebilecek ancak bir sokakla yaşamları tamamen ayrışabilecek insanların hayatlarına göz kırpan bir kitap Gül Ersoy arayışın kişinin kendine ve etrafına karşı geliştirdiği sorgulama dürtüsünün coğrafya ile nasıl bir ilişkisi olduğunu yolları kat etmenin kişi ile peşine düşülen cevaplar arasındaki mesafeyi nasıl etkilediğini anlamak adına birçok durakta mola veriyor bir minibüs hattını eski bir şarkıyı başlangıç noktası alıp dünyaya uzanıyor Şehir hayatının rekabetle saldıran kıskacına alan düzeni karşısında hayır diyebilmenin ve sırtını dönüp gidebilmenin özgürleştiriciliğini sunuyor Diğer yandan da taşraya uzanıp küçük bir kasabada toplumsal cinsiyet rollerinin bireyi nasıl yonttuğunu kimliğini kazanma mücadelesinin ekmeğini kazanma derdi ile nasıl çeliştiğini gösteriyor Tarlalarında günebakanlar yerine toplu konutlar yükselen kasabalarda bireyin kendini var etmekten yoksun hale gelmesiyle yalnızlığın bile nasıl anlamsızlaştığını anlatıyor Dut karasının kirini kırmızı ojeyle kapatmaya çalışan bir el uzanıyor bu öykülerden bize Kavanozların içinde mutfak dolabı raflarında birikmeye çalışan umut sayfaların arasında uçuşuyor