Sahte Beden Kara İncir — Zübeyde Tuğba

Sahte Beden Kara İncir
Zübeyde TuğbaSokak Kitapları Yayınları
Sahte Beden Kara İncir
Zübeyde TuğbaMüjde Kâfiye ve Nuri Söndürdükleri hayattan bihaber ve umursamaz üstlerine alınmaz bir eda ile yaşıyorlardı Her şey aynıydı ve tekdüzeydi Kadın dayak yer kadın aldatılır Ve bu yüzden Kumru babasından zulüm görürdü Güçlü olan erkekti bedenini erkeklerden korumanın tek yolu erkek olmak mıydı Evlenmeyi aklından bile geçirmiyordu yengesi arada bir hatırlattığında bile midesi bulanıyordu En çok sevdiği insan nasıl olur da bunu anlamazdı Zahide yengesine arada bir küsüyor ve hiç aramıyordu ama onu çok özlüyordu Garip bir boşluk hissetti tam da yüreğinin ortasında Neden annemi değil de yengemi özlüyorum dedi sessizce Ve kadınlar Bizim kadınlarımız Korkunç ve mübarek elleri İnce küçük çeneleri kocaman gözleriyle Anamız avradımız yârimiz Ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen ve soframızdaki yeri Öküzümüzden sonra gelen Bizim kadınlarımız Bu roman büyük şairin yukarıda dediği gibi soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen kadınlarımızın yaşadıkları dramın Kumru nun şahsından ağıtlaştırılması olarak okunabilir Kumru yaşadığı toplumun erilliğine riyakârlığına ikiyüzlülüğüne karşı cesurca meydan okuyup onlarla savaşmaktan korkmuyor Kumru her şeye rağmen dürüst namuslu tutarlı kalmayı başarabiliyor Kumru nun verdiği bu savaş biraz da Don Kişot un yel değirmenleriyle savaşına benziyor Vermesi gereken başka bir savaş daha var Kumru nun Bu savaş daha yapısal daha varoluşsal ve daha ontolojik maalesef Cem Kalender

Sokak Kitapları Yayınları
Sahte Beden Kara İncir

Sokak Kitapları Yayınları
Müjde Kâfiye ve Nuri Söndürdükleri hayattan bihaber ve umursamaz üstlerine alınmaz bir eda ile yaşıyorlardı Her şey aynıydı ve tekdüzeydi Kadın dayak yer kadın aldatılır Ve bu yüzden Kumru babasından zulüm görürdü Güçlü olan erkekti bedenini erkeklerden korumanın tek yolu erkek olmak mıydı Evlenmeyi aklından bile geçirmiyordu yengesi arada bir hatırlattığında bile midesi bulanıyordu En çok sevdiği insan nasıl olur da bunu anlamazdı Zahide yengesine arada bir küsüyor ve hiç aramıyordu ama onu çok özlüyordu Garip bir boşluk hissetti tam da yüreğinin ortasında Neden annemi değil de yengemi özlüyorum dedi sessizce Ve kadınlar Bizim kadınlarımız Korkunç ve mübarek elleri İnce küçük çeneleri kocaman gözleriyle Anamız avradımız yârimiz Ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen ve soframızdaki yeri Öküzümüzden sonra gelen Bizim kadınlarımız Bu roman büyük şairin yukarıda dediği gibi soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen kadınlarımızın yaşadıkları dramın Kumru nun şahsından ağıtlaştırılması olarak okunabilir Kumru yaşadığı toplumun erilliğine riyakârlığına ikiyüzlülüğüne karşı cesurca meydan okuyup onlarla savaşmaktan korkmuyor Kumru her şeye rağmen dürüst namuslu tutarlı kalmayı başarabiliyor Kumru nun verdiği bu savaş biraz da Don Kişot un yel değirmenleriyle savaşına benziyor Vermesi gereken başka bir savaş daha var Kumru nun Bu savaş daha yapısal daha varoluşsal ve daha ontolojik maalesef Cem Kalender

Sokak Kitapları
Müjde Kâfiye ve Nuri Söndürdükleri hayattan bihaber ve umursamaz üstlerine alınmaz bir eda ile yaşıyorlardı Her şey aynıydı ve tekdüzeydi Kadın dayak yer kadın aldatılır Ve bu yüzden Kumru babasından zulüm görürdü Güçlü olan erkekti bedenini erkeklerden korumanın tek yolu erkek olmak mıydı Evlenmeyi aklından bile geçirmiyordu yengesi arada bir hatırlattığında bile midesi bulanıyordu En çok sevdiği insan nasıl olur da bunu anlamazdı Zahide yengesine arada bir küsüyor ve hiç aramıyordu ama onu çok özlüyordu Garip bir boşluk hissetti tam da yüreğinin ortasında Neden annemi değil de yengemi özlüyorum dedi sessizce Ve kadınlar Bizim kadınlarımız Korkunç ve mübarek elleri İnce küçük çeneleri kocaman gözleriyle Anamız avradımız yârimiz Ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen ve soframızdaki yeri Öküzümüzden sonra gelen Bizim kadınlarımız Bu roman büyük şairin yukarıda dediği gibi soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen kadınlarımızın yaşadıkları dramın Kumru nun şahsından ağıtlaştırılması olarak okunabilir Kumru yaşadığı toplumun erilliğine riyakârlığına ikiyüzlülüğüne karşı cesurca meydan okuyup onlarla savaşmaktan korkmuyor Kumru her şeye rağmen dürüst namuslu tutarlı kalmayı başarabiliyor Kumru nun verdiği bu savaş biraz da Don Kişot un yel değirmenleriyle savaşına benziyor Vermesi gereken başka bir savaş daha var Kumru nun Bu savaş daha yapısal daha varoluşsal ve daha ontolojik maalesef Cem Kalender