MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Sâib den Mücevherler — Saib i Tebrizi

Sâib den Mücevherler
195,20
Genelİnceleme AraştırmaAraştırma İnceleme Referans

Sâib den Mücevherler

Saib i Tebrizi

Büyüyen Ay Yayınları

2024160 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Sâib den Mücevherler

Saib i Tebrizi

Aşk menkıbelerimiz edebiyatımız birer birer incelenecek olursa görülür ki biz Türkler hiçbir zaman sayısız hazinelerinden rindane ve şairene üslûbundan faydalanmadığımız bir devir yoktur Gariptir ki Fars edebiyatı denilince ilk önce herkesin zihnine gelen Acemin ney ile mey gül ile bülbül menkıbeleridir Hâlbuki Fars şâirleri arasında hikemî ve ahlâkî ortaya çıkarılmış birçok hazine gömülmüş ve her birisi sonsuza kadar dikkat ve letafetin ve edebî zevkleriyle söyleyenlerinin gücünü ve maharetini ispat etmeye yeterli bulunmuş iken sanki Şark ın bu hazineleri bitmiş gibi herkeste Garp üslûbuna Garb ın yeni tarzına temayül etmede büyük bir düşkünlük hâsıl olmuştur Hemen her şeyde millî ananelerimizi yabancılara kaptırdığımızdan bugün hırs ve iştihamızı celbettiği için onlardan severek ve yalvararak aldığımız edebî mazmunların hemen hemen tamamı edebî lisanımızın esasını oluşturan Arap ve Acem den alınmış şeylerdir Fakat Garp bunlara birer renk ve cilâ vererek yeni bir elbise giydirmiş olduğundan senelerden beri vuslat haremimizden uzak olan manevî yenilikler ve tabiî güzellikler öyle yüzeysel bir bakışla anlaşılamayacağından tabii olarak ilk sâhibi bulunamamaktadır On birinci yüzyılda Tebriz in güzel topraklarında zümrütlü bahçelerinde mesut bir ömür sürmüş ve muasırlarının bile hasedinden kurtulamamış olan Sâib aslen Tebrizli Muhammed Ali adında bir zatttır Bazı Türkçe şiirleri olduğu da rivayet edilir Yirmi bin beyti aşkın olan mürettep divanı İran ve Hindistan da hatta Osmanlı zevk sahipleri nezdinde çok kabul görmüş olup darbımesel ve hikemiyatta Hâfız ları geride bırakmıştır Sâib in şiirleri arasında tabiî hazineler mevcut olduğunu tahsil esnasında üstadım Hemşinli Hacı Hafız Yusuf Efendi den duymuştum Elime geçen basılmamış divanını gücüm nispetinde inceleyerek iki yüz beyit seçtim Kitaba Sâib in adını yaşatmak için Mücevherât ı Sâib i Tebrîzî adını verip herbirinin altına meâlen birer tercüme ekledim M Hulûsî Karadeniz

Kökler Kitab
208,00

Büyüyenay Yayınları

Kökler Kitab

Aşk menkıbelerimiz edebiyatımız birer birer incelenecek olursa görülür ki biz Türkler hiçbir zaman sayısız hazinelerinden rindane ve şairene üslûbundan faydalanmadığımız bir devir yoktur Gariptir ki Fars edebiyatı denilince ilk önce herkesin zihnine gelen Acemin ney ile mey gül ile bülbül menkıbeleridir Hâlbuki Fars şâirleri arasında hikemî ve ahlâkî ortaya çıkarılmış birçok hazine gömülmüş ve her birisi sonsuza kadar dikkat ve letafetin ve edebî zevkleriyle söyleyenlerinin gücünü ve maharetini ispat etmeye yeterli bulunmuş iken sanki Şark ın bu hazineleri bitmiş gibi herkeste Garp üslûbuna Garb ın yeni tarzına temayül etmede büyük bir düşkünlük hâsıl olmuştur Hemen her şeyde millî ananelerimizi yabancılara kaptırdığımızdan bugün hırs ve iştihamızı celbettiği için onlardan severek ve yalvararak aldığımız edebî mazmunların hemen hemen tamamı edebî lisanımızın esasını oluşturan Arap ve Acem den alınmış şeylerdir Fakat Garp bunlara birer renk ve cilâ vererek yeni bir elbise giydirmiş olduğundan senelerden beri vuslat haremimizden uzak olan manevî yenilikler ve tabiî güzellikler öyle yüzeysel bir bakışla anlaşılamayacağından tabii olarak ilk sâhibi bulunamamaktadır On birinci yüzyılda Tebriz in güzel topraklarında zümrütlü bahçelerinde mesut bir ömür sürmüş ve muasırlarının bile hasedinden kurtulamamış olan Sâib aslen Tebrizli Muhammed Ali adında bir zatttır Bazı Türkçe şiirleri olduğu da rivayet edilir Yirmi bin beyti aşkın olan mürettep divanı İran ve Hindistan da hatta Osmanlı zevk sahipleri nezdinde çok kabul görmüş olup darbımesel ve hikemiyatta Hâfız ları geride bırakmıştır Sâib in şiirleri arasında tabiî hazineler mevcut olduğunu tahsil esnasında üstadım Hemşinli Hacı Hafız Yusuf Efendi den duymuştum Elime geçen basılmamış divanını gücüm nispetinde inceleyerek iki yüz beyit seçtim Kitaba Sâib in adını yaşatmak için Mücevherât ı Sâib i Tebrîzî adını verip herbirinin altına meâlen birer tercüme ekledim M Hulûsî Karadeniz

Kitap Ambarı
208,00

Büyüyenay Yayınları

2024160 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

Aşk menkıbelerimiz edebiyatımız birer birer incelenecek olursa görülür ki biz Türkler hiçbir zaman sayısız hazinelerinden rindane ve şairene üslûbundan faydalanmadığımız bir devir yoktur Gariptir ki Fars edebiyatı denilince ilk önce herkesin zihnine gelen Acemin ney ile mey gül ile bülbül menkıbeleridir Hâlbuki Fars şâirleri arasında hikemî ve ahlâkî ortaya çıkarılmış birçok hazine gömülmüş ve her birisi sonsuza kadar dikkat ve letafetin ve edebî zevkleriyle söyleyenlerinin gücünü ve maharetini ispat etmeye yeterli bulunmuş iken sanki Şark ın bu hazineleri bitmiş gibi herkeste Garp üslûbuna Garb ın yeni tarzına temayül etmede büyük bir düşkünlük hâsıl olmuştur Hemen her şeyde millî ananelerimizi yabancılara kaptırdığımızdan bugün hırs ve iştihamızı celbettiği için onlardan severek ve yalvararak aldığımız edebî mazmunların hemen hemen tamamı edebî lisanımızın esasını oluşturan Arap ve Acem den alınmış şeylerdir Fakat Garp bunlara birer renk ve cilâ vererek yeni bir elbise giydirmiş olduğundan senelerden beri vuslat haremimizden uzak olan manevî yenilikler ve tabiî güzellikler öyle yüzeysel bir bakışla anlaşılamayacağından tabii olarak ilk sâhibi bulunamamaktadır On birinci yüzyılda Tebriz in güzel topraklarında zümrütlü bahçelerinde mesut bir ömür sürmüş ve muasırlarının bile hasedinden kurtulamamış olan Sâib aslen Tebrizli Muhammed Ali adında bir zatttır Bazı Türkçe şiirleri olduğu da rivayet edilir Yirmi bin beyti aşkın olan mürettep divanı İran ve Hindistan da hatta Osmanlı zevk sahipleri nezdinde çok kabul görmüş olup darbımesel ve hikemiyatta Hâfız ları geride bırakmıştır Sâib in şiirleri arasında tabiî hazineler mevcut olduğunu tahsil esnasında üstadım Hemşinli Hacı Hafız Yusuf Efendi den duymuştum Elime geçen basılmamış divanını gücüm nispetinde inceleyerek iki yüz beyit seçtim Kitaba Sâib in adını yaşatmak için Mücevherât ı Sâib i Tebrîzî adını verip herbirinin altına meâlen birer tercüme ekledim M Hulûsî Karadeniz Tanıtım Bülteninden

Pandora
236,80

Büyüyen Ay

2024160 sf.
Pandora

Aşk menkıbelerimiz edebiyatımız birer birer incelenecek olursa görülür ki biz Türkler hiçbir zaman sayısız hazinelerinden rindane ve şairene üslûbundan faydalanmadığımız bir devir yoktur Gariptir ki Fars edebiyatı denilince ilk önce herkesin zihnine gelen Acemin ney ile mey gül ile bülbül menkıbeleridir Hâlbuki Fars şâirleri arasında hikemî ve ahlâkî ortaya çıkarılmış birçok hazine gömülmüş ve her birisi sonsuza kadar dikkat ve letafetin ve edebî zevkleriyle söyleyenlerinin gücünü ve maharetini ispat etmeye yeterli bulunmuş iken sanki Şark ın bu hazineleri bitmiş gibi herkeste Garp üslûbuna Garb ın yeni tarzına temayül etmede büyük bir düşkünlük hâsıl olmuştur Hemen her şeyde millî ananelerimizi yabancılara kaptırdığımızdan bugün hırs ve iştihamızı celbettiği için onlardan severek ve yalvararak aldığımız edebî mazmunların hemen hemen tamamı edebî lisanımızın esasını oluşturan Arap ve Acem den alınmış şeylerdir Fakat Garp bunlara birer renk ve cilâ vererek yeni bir elbise giydirmiş olduğundan senelerden beri vuslat haremimizden uzak olan manevî yenilikler ve tabiî güzellikler öyle yüzeysel bir bakışla anlaşılamayacağından tabii olarak ilk sâhibi bulunamamaktadır On birinci yüzyılda Tebriz in güzel topraklarında zümrütlü bahçelerinde mesut bir ömür sürmüş ve muasırlarının bile hasedinden kurtulamamış olan Sâib aslen Tebrizli Muhammed Ali adında bir zatttır Bazı Türkçe şiirleri olduğu da rivayet edilir Yirmi bin beyti aşkın olan mürettep divanı İran ve Hindistan da hatta Osmanlı zevk sahipleri nezdinde çok kabul görmüş olup darbımesel ve hikemiyatta Hâfız ları geride bırakmıştır Sâib in şiirleri arasında tabiî hazineler mevcut olduğunu tahsil esnasında üstadım Hemşinli Hacı Hafız Yusuf Efendi den duymuştum Elime geçen basılmamış divanını gücüm nispetinde inceleyerek iki yüz beyit seçtim Kitaba Sâib in adını yaşatmak için Mücevherât ı Sâib i Tebrîzî adını verip herbirinin altına meâlen birer tercüme ekledim M Hulûsî Karadeniz

Ucuz Kitap Al
256,00

Büyüyen Ay Yayınları

Kasım 2024160 sf.
13.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Saib i Tebrizi tarafından kaleme alınan Sâib den Mücevherler Büyüyen Ay Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sâib den Mücevherler Saib i Tebrizi Kitap Özeti Aşk menkıbelerimiz edebiyatımız birer birer incelenecek olursa görülür ki biz Türkler hiçbir zaman sayısız hazinelerinden rindane ve şairene üslûbundan faydalanmadığımız bir devir yoktur Gariptir ki Fars edebiyatı denilince ilk önce herkesin zihnine gelen Acemin ney ile mey gül ile bülbül menkıbeleridir Hâlbuki Fars şâirleri arasında hikemî ve ahlâkî ortaya çıkarılmış birçok hazine gömülmüş ve her birisi sonsuza kadar dikkat ve letafetin ve edebî zevkleriyle söyleyenlerinin gücünü ve maharetini ispat etmeye yeterli bulunmuş iken sanki Şark ın bu hazineleri bitmiş gibi herkeste Garp üslûbuna Garb ın yeni tarzına temayül etmede büyük bir düşkünlük hâsıl olmuştur Hemen her şeyde millî ananelerimizi yabancılara kaptırdığımızdan bugün hırs ve iştihamızı celbettiği için onlardan severek ve yalvararak aldığımız edebî mazmunların hemen hemen tamamı edebî lisanımızın esasını oluşturan Arap ve Acem den alınmış şeylerdir Fakat Garp bunlara birer renk ve cilâ vererek yeni bir elbise giydirmiş olduğundan senelerden beri vuslat haremimizden uzak olan manevî yenilikler ve tabiî güzellikler öyle yüzeysel bir bakışla anlaşılamayacağından tabii olarak ilk sâhibi bulunamamaktadır On birinci yüzyılda Tebriz in güzel topraklarında zümrütlü bahçelerinde mesut bir ömür sürmüş ve muasırlarının bile hasedinden kurtulamamış olan Sâib aslen Tebrizli Muhammed Ali adında bir zatttır Bazı Türkçe şiirleri olduğu da rivayet edilir Yirmi bin beyti aşkın olan mürettep divanı İran ve Hindistan da hatta Osmanlı zevk sahipleri nezdinde çok kabul görmüş olup darbımesel ve hikemiyatta Hâfız ları geride bırakmıştır Sâib in şiirleri arasında tabiî hazineler mevcut olduğunu tahsil esnasında üstadım Hemşinli Hacı Hafız Yusuf Efendi den duymuştum Elime geçen basılmamış divanını gücüm nispetinde inceleyerek iki yüz beyit seçtim Kitaba Sâib in adını yaşatmak için Mücevherât ı Sâib i Tebrîzî adını verip herbirinin altına meâlen birer tercüme ekledim M Hulûsî Karadeniz Yayınevi Büyüyen Ay Yayınları Yazar Saib i Tebrizi Sayfa 160 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Kasım 2024 Barkod 9786256299214 Kategori Araştırma İnceleme Referans Diğer Ülke Edebiyatları

Nobel Kitap
272,00

Büyüyen Ay Yayınları

2024160 sf.
Nobel Kitap

Aşk menkıbelerimiz edebiyatımız birer birer incelenecek olursa görülür ki biz Türkler hiçbir zaman sayısız hazinelerinden rindane ve şairene üslûbundan faydalanmadığımız bir devir yoktur Gariptir ki Fars edebiyatı denilince ilk önce herkesin zihnine gelen Acemin ney ile mey gül ile bülbül menkıbeleridir Hâlbuki Fars şâirleri arasında hikemî ve ahlâkî ortaya çıkarılmış birçok hazine gömülmüş ve her birisi sonsuza kadar dikkat ve letafetin ve edebî zevkleriyle söyleyenlerinin gücünü ve maharetini ispat etmeye yeterli bulunmuş iken sanki Şark ın bu hazineleri bitmiş gibi herkeste Garp üslûbuna Garb ın yeni tarzına temayül etmede büyük bir düşkünlük hâsıl olmuştur Hemen her şeyde millî ananelerimizi yabancılara kaptırdığımızdan bugün hırs ve iştihamızı celbettiği için onlardan severek ve yalvararak aldığımız edebî mazmunların hemen hemen tamamı edebî lisanımızın esasını oluşturan Arap ve Acem den alınmış şeylerdir Fakat Garp bunlara birer renk ve cilâ vererek yeni bir elbise giydirmiş olduğundan senelerden beri vuslat haremimizden uzak olan manevî yenilikler ve tabiî güzellikler öyle yüzeysel bir bakışla anlaşılamayacağından tabii olarak ilk sâhibi bulunamamaktadır On birinci yüzyılda Tebriz in güzel topraklarında zümrütlü bahçelerinde mesut bir ömür sürmüş ve muasırlarının bile hasedinden kurtulamamış olan Sâib aslen Tebrizli Muhammed Ali adında bir zatttır Bazı Türkçe şiirleri olduğu da rivayet edilir Yirmi bin beyti aşkın olan mürettep divanı İran ve Hindistan da hatta Osmanlı zevk sahipleri nezdinde çok kabul görmüş olup darbımesel ve hikemiyatta Hâfız ları geride bırakmıştır Sâib in şiirleri arasında tabiî hazineler mevcut olduğunu tahsil esnasında üstadım Hemşinli Hacı Hafız Yusuf Efendi den duymuştum Elime geçen basılmamış divanını gücüm nispetinde inceleyerek iki yüz beyit seçtim Kitaba Sâib in adını yaşatmak için Mücevherât ı Sâib i Tebrîzî adını verip herbirinin altına meâlen birer tercüme ekledim M Hulûsî Karadeniz