Saidüddin Fergani nin İnsan Tasavvuru Nihayeti Bidayetine Mündemiç Olan İnsan — Merdan Hanyyev

Saidüddin Fergani nin İnsan Tasavvuru Nihayeti Bidayetine Mündemiç Olan İnsan
Merdan HanyyevEski Yeni Yayınları
Saidüddin Fergani nin İnsan Tasavvuru Nihayeti Bidayetine Mündemiç Olan İnsan
Merdan HanyyevBu çalışmada amacımız Ferganî de insan tasavvurunun varlık bilgi ve ahlak cihetinden nasıl ele alındığını incelemektir Bunu yaparken insan nerelidir ve nasıl yaratılmıştır soruları üzerinden insanın varlığa geliş serüveni araştırıldı ve Ferganî nin konu üzerine iddiaları tespit ve tahlil edildi İnsan ruh yaratılış itibarıyla ezelî midir yoksa sonradan mı var edilmiştir Yaratılışın kaynağı nedir Akıl ve haber bize kaynakların bilginin kesinliği konusunda ne tür bir imkân sunar vb sorular üzerinden ise ruh nefs ve beden arasındaki birlik ve ayrım araştırıldı İncelemenin üç bölümünde de temel mesele olarak gördüğümüz birlik çokluk konusu bağlamına göre tüm kısımlarda sürdürüldü Bu ise Ferganî nin konuları hep birbiriyle bağlantılı ve iç içe anlatmasından kaynaklanan bir durum olarak karşımıza çıktı Her ne kadar varlık bilgiden ayrı bilgi de ahlaktan ayrı bir konu gibi gözükse de içerik olarak Ferganî nin insan tasavvurunda bunların tek bir hakikate tekabül ettiğini söylemek mümkündür Bunların bilgi veya ahlak olarak dışarı yansımaları isimlendirmeleri ancak hakikate nisbeti dolayısıyla gerçekleşir Bu bağlamda kâmil bilgi duyu ve akıl gücünün ötesinde zevk ve müşahedeyle elde edilen bir husus olarak kabul edilir Ancak bu bilgi edinme öğrenme belirli bir ahlaki davranış sonrasında tahsil edilmesi umulan bir bilgi olarak teşekkül eder Bu bağlamda kâmil ahlak doğrudan insanın kendi kabiliyetinin nihai sınırı üzerinde etkili olduğu ilahî ismin tecellisine kendinin sonradan eklediği perdeleri kaldırdıkça elde ettiği bir kemal yolculuğu olarak karşımıza çıkar Yolcu olarak nitelediğimiz insan yolun sonunda kendi başına başlangıcına ulaşır Ferganî de insanın ahlaki olarak ulaşabileceği yolculuğunun nihayeti bilgisinin bidayeti olur Bundan dolayı insanın kendini arama yolculuğunda başladığı nokta ile varacağı vardığı nokta aynı olur Değişen tek şey ise insan değil tecellideki şeffaflıktır

Eski Yeni Yayınları
Saîdüddin Fergānî nin İnsan Tasavvuru Nihayeti Bidayetine Mündemiç Olan İnsan Bu çalışmada amacımız Fergānî de insan tasavvurunun varlık bilgi ve ahlak cihetinden nasıl ele alındığını incelemektir Bunu yaparken insan nerelidir ve nasıl yaratılmıştır soruları üzerinden insanın varlığa geliş serüveni araştırıldı ve Fergānî nin konu üzerine iddiaları tespit ve tahlil edildi İnsan ruh yaratılış itibarıyla ezelî midir yoksa sonradan mı var edilmiştir Yaratılışın kaynağı nedir Akıl ve haber bize kaynakların bilginin kesinliği konusunda ne tür bir imkân sunar vb sorular üzerinden ise ruh nefs ve beden arasındaki birlik ve ayrım araştırıldı İncelemenin üç bölümünde de temel mesele olarak gördüğümüz birlik çokluk konusu bağlamına göre tüm kısımlarda sürdürüldü Bu ise Fergānî nin konuları hep birbiriyle bağlantılı ve iç içe anlatmasından kaynaklanan bir durum olarak karşımıza çıktı Her ne kadar varlık bilgiden ayrı bilgi de ahlaktan ayrı bir konu gibi gözükse de içerik olarak Fergānî nin insan tasavvurunda bunların tek bir hakikate tekabül ettiğini söylemek mümkündür Bunların bilgi veya ahlak olarak dışarı yansımaları isimlendirmeleri ancak hakikate nisbeti dolayısıyla gerçekleşir Bu bağlamda kâmil bilgi duyu ve akıl gücünün ötesinde zevk ve müşahedeyle elde edilen bir husus olarak kabul edilir Ancak bu bilgi edinme öğrenme belirli bir ahlaki davranış sonrasında tahsil edilmesi umulan bir bilgi olarak teşekkül eder Bu bağlamda kâmil ahlak doğrudan insanın kendi kabiliyetinin nihai sınırı üzerinde etkili olduğu ilahî ismin tecellisine kendinin sonradan eklediği perdeleri kaldırdıkça elde ettiği bir kemal yolculuğu olarak karşımıza çıkar Yolcu olarak nitelediğimiz insan yolun sonunda kendi başına başlangıcına ulaşır Fergānî de insanın ahlaki olarak ulaşabileceği yolculuğunun nihayeti bilgisinin bidayeti olur Bundan dolayı insanın kendini arama yolculuğunda başladığı nokta ile varacağı vardığı nokta aynı olur Değişen tek şey ise insan değil tecellideki şeffaflıktır Anahtar Kelimeler Saîdüddin Fergānî Müntehâ l Medârik Vahdet i vücut Âlem İnsan

Eski Yeni Yayınları
Saîdüddin Fergānî nin İnsan Tasavvuru Nihayeti Bidayetine Mündemiç Olan İnsan Bu çalışmada amacımız Fergānî de insan tasavvurunun varlık bilgi ve ahlak cihetinden nasıl ele alındığını incelemektir Bunu yaparken insan nerelidir ve nasıl yaratılmıştır soruları üzerinden insanın varlığa geliş serüveni araştırıldı ve Fergānî nin konu üzerine iddiaları tespit ve tahlil edildi İnsan ruh yaratılış itibarıyla ezelî midir yoksa sonradan mı var edilmiştir Yaratılışın kaynağı nedir Akıl ve haber bize kaynakların bilginin kesinliği konusunda ne tür bir imkân sunar vb sorular üzerinden ise ruh nefs ve beden arasındaki birlik ve ayrım araştırıldı İncelemenin üç bölümünde de temel mesele olarak gördüğümüz birlik çokluk konusu bağlamına göre tüm kısımlarda sürdürüldü Bu ise Fergānî nin konuları hep birbiriyle bağlantılı ve iç içe anlatmasından kaynaklanan bir durum olarak karşımıza çıktı Her ne kadar varlık bilgiden ayrı bilgi de ahlaktan ayrı bir konu gibi gözükse de içerik olarak Fergānî nin insan tasavvurunda bunların tek bir hakikate tekabül ettiğini söylemek mümkündür Bunların bilgi veya ahlak olarak dışarı yansımaları isimlendirmeleri ancak hakikate nisbeti dolayısıyla gerçekleşir Bu bağlamda kâmil bilgi duyu ve akıl gücünün ötesinde zevk ve müşahedeyle elde edilen bir husus olarak kabul edilir Ancak bu bilgi edinme öğrenme belirli bir ahlaki davranış sonrasında tahsil edilmesi umulan bir bilgi olarak teşekkül eder Bu bağlamda kâmil ahlak doğrudan insanın kendi kabiliyetinin nihai sınırı üzerinde etkili olduğu ilahî ismin tecellisine kendinin sonradan eklediği perdeleri kaldırdıkça elde ettiği bir kemal yolculuğu olarak karşımıza çıkar Yolcu olarak nitelediğimiz insan yolun sonunda kendi başına başlangıcına ulaşır Fergānî de insanın ahlaki olarak ulaşabileceği yolculuğunun nihayeti bilgisinin bidayeti olur Bundan dolayı insanın kendini arama yolculuğunda başladığı nokta ile varacağı vardığı nokta aynı olur Değişen tek şey ise insan değil tecellideki şeffaflıktır Anahtar Kelimeler Saîdüddin Fergānî Müntehâ l Medârik Vahdet i vücut Âlem İnsan

Eskiyeni Yayınları
Bu çalışmada amacımız Fergānî de insan tasavvurunun varlık bilgi ve ahlak cihetinden nasıl ele alındığını incelemektir Bunu yaparken insan nerelidir ve nasıl yaratılmıştır soruları üzerinden insanın varlığa geliş serüveni araştırıldı ve Fergānî nin konu üzerine iddiaları tespit ve tahlil edildi İnsan ruh yaratılış itibarıyla ezelî midir yoksa sonradan mı var edilmiştir Yaratılışın kaynağı nedir Akıl ve haber bize kaynakların bilginin kesinliği konusunda ne tür bir imkân sunar vb sorular üzerinden ise ruh nefs ve beden arasındaki birlik ve ayrım araştırıldı İncelemenin üç bölümünde de temel mesele olarak gördüğümüz birlik çokluk konusu bağlamına göre tüm kısımlarda sürdürüldü Bu ise Fergānî nin konuları hep birbiriyle bağlantılı ve iç içe anlatmasından kaynaklanan bir durum olarak karşımıza çıktı Her ne kadar varlık bilgiden ayrı bilgi de ahlaktan ayrı bir konu gibi gözükse de içerik olarak Fergānî nin insan tasavvurunda bunların tek bir hakikate tekabül ettiğini söylemek mümkündür Bunların bilgi veya ahlak olarak dışarı yansımaları isimlendirmeleri ancak hakikate nisbeti dolayısıyla gerçekleşir Bu bağlamda kâmil bilgi duyu ve akıl gücünün ötesinde zevk ve müşahedeyle elde edilen bir husus olarak kabul edilir Ancak bu bilgi edinme öğrenme belirli bir ahlaki davranış sonrasında tahsil edilmesi umulan bir bilgi olarak teşekkül eder Bu bağlamda kâmil ahlak doğrudan insanın kendi kabiliyetinin nihai sınırı üzerinde etkili olduğu ilahî ismin tecellisine kendinin sonradan eklediği perdeleri kaldırdıkça elde ettiği bir kemal yolculuğu olarak karşımıza çıkar Yolcu olarak nitelediğimiz insan yolun sonunda kendi başına başlangıcına ulaşır Fergānî de insanın ahlaki olarak ulaşabileceği yolculuğunun nihayeti bilgisinin bidayeti olur Bundan dolayı insanın kendini arama yolculuğunda başladığı nokta ile varacağı vardığı nokta aynı olur Değişen tek şey ise insan değil tecellideki şeffaflıktır Tanıtım Bülteninden

Eski Yeni Yayınları
Bu çalışmada amacımız Ferganî de insan tasavvurunun varlık bilgi ve ahlak cihetinden nasıl ele alındığını incelemektir Bunu yaparken insan nerelidir ve nasıl yaratılmıştır soruları üzerinden insanın varlığa geliş serüveni araştırıldı ve Ferganî nin konu üzerine iddiaları tespit ve tahlil edildi İnsan ruh yaratılış itibarıyla ezelî midir yoksa sonradan mı var edilmiştir Yaratılışın kaynağı nedir Akıl ve haber bize kaynakların bilginin kesinliği konusunda ne tür bir imkân sunar vb sorular üzerinden ise ruh nefs ve beden arasındaki birlik ve ayrım araştırıldı İncelemenin üç bölümünde de temel mesele olarak gördüğümüz birlik çokluk konusu bağlamına göre tüm kısımlarda sürdürüldü Bu ise Ferganî nin konuları hep birbiriyle bağlantılı ve iç içe anlatmasından kaynaklanan bir durum olarak karşımıza çıktı Her ne kadar varlık bilgiden ayrı bilgi de ahlaktan ayrı bir konu gibi gözükse de içerik olarak Ferganî nin insan tasavvurunda bunların tek bir hakikate tekabül ettiğini söylemek mümkündür Bunların bilgi veya ahlak olarak dışarı yansımaları isimlendirmeleri ancak hakikate nisbeti dolayısıyla gerçekleşir Bu bağlamda kâmil bilgi duyu ve akıl gücünün ötesinde zevk ve müşahedeyle elde edilen bir husus olarak kabul edilir Ancak bu bilgi edinme öğrenme belirli bir ahlaki davranış sonrasında tahsil edilmesi umulan bir bilgi olarak teşekkül eder Bu bağlamda kâmil ahlak doğrudan insanın kendi kabiliyetinin nihai sınırı üzerinde etkili olduğu ilahî ismin tecellisine kendinin sonradan eklediği perdeleri kaldırdıkça elde ettiği bir kemal yolculuğu olarak karşımıza çıkar Yolcu olarak nitelediğimiz insan yolun sonunda kendi başına başlangıcına ulaşır Ferganî de insanın ahlaki olarak ulaşabileceği yolculuğunun nihayeti bilgisinin bidayeti olur Bundan dolayı insanın kendini arama yolculuğunda başladığı nokta ile varacağı vardığı nokta aynı olur Değişen tek şey ise insan değil tecellideki şeffaflıktır Yayınevi Eski Yeni Yayınları Yazar Merdan Hanyyev Sayfa 382 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2025 Barkod 9786255536334 Kategori Tasavvuf Mezhepler Tarikatlar

Eski Yeni Yayınları
Bu çalışmada amacımız Fergānî de insan tasavvurunun varlık bilgi ve ahlak cihetinden nasıl ele alındığını incelemektir Bunu yaparken insan nerelidir ve nasıl yaratılmıştır soruları üzerinden insanın varlığa geliş serüveni araştırıldı ve Fergānî nin konu üzerine iddiaları tespit ve tahlil edildi İnsan ruh yaratılış itibarıyla ezelî midir yoksa sonradan mı var edilmiştir Yaratılışın kaynağı nedir Akıl ve haber bize kaynakların bilginin kesinliği konusunda ne tür bir imkân sunar vb sorular üzerinden ise ruh nefs ve beden arasındaki birlik ve ayrım araştırıldı İncelemenin üç bölümünde de temel mesele olarak gördüğümüz birlik çokluk konusu bağlamına göre tüm kısımlarda sürdürüldü Bu ise Fergānî nin konuları hep birbiriyle bağlantılı ve iç içe anlatmasından kaynaklanan bir durum olarak karşımıza çıktı Her ne kadar varlık bilgiden ayrı bilgi de ahlaktan ayrı bir konu gibi gözükse de içerik olarak Fergānî nin insan tasavvurunda bunların tek bir hakikate tekabül ettiğini söylemek mümkündür Bunların bilgi veya ahlak olarak dışarı yansımaları isimlendirmeleri ancak hakikate nisbeti dolayısıyla gerçekleşir Bu bağlamda kâmil bilgi duyu ve akıl gücünün ötesinde zevk ve müşahedeyle elde edilen bir husus olarak kabul edilir Ancak bu bilgi edinme öğrenme belirli bir ahlaki davranış sonrasında tahsil edilmesi umulan bir bilgi olarak teşekkül eder Bu bağlamda kâmil ahlak doğrudan insanın kendi kabiliyetinin nihai sınırı üzerinde etkili olduğuilahî ismin tecellisine kendinin sonradan eklediği perdeleri kaldırdıkça elde ettiği bir kemal yolculuğu olarak karşımıza çıkar Yolcu olarak nitelediğimiz insan yolun sonunda kendi başına başlangıcına ulaşır Fergānî de insanın ahlaki olarak ulaşabileceği yolculuğunun nihayeti bilgisinin bidayeti olur Bundan dolayı insanın kendini arama yolculuğunda başladığı nokta ile varacağı vardığı nokta aynı olur Değişen tek şey ise insan değil tecellideki şeffaflıktır

Eskiyeni Yayınları
Bu çalışmada amacımız Fergānî de insan tasavvurunun varlık bilgi ve ahlak cihetinden nasıl ele alındığını incelemektir Bunu yaparken insan nerelidir ve nasıl yaratılmıştır soruları üzerinden insanın varlığa geliş serüveni araştırıldı ve Fergānî nin konu üzerine iddiaları tespit ve tahlil edildi İnsan ruh yaratılış itibarıyla ezelî midir yoksa sonradan mı var edilmiştir Yaratılışın kaynağı nedir Akıl ve haber bize kaynakların bilginin kesinliği konusunda ne tür bir imkân sunar vb sorular üzerinden ise ruh nefs ve beden arasındaki birlik ve ayrım araştırıldı İncelemenin üç bölümünde de temel mesele olarak gördüğümüz birlik çokluk konusu bağlamına göre tüm kısımlarda sürdürüldü Bu ise Fergānî nin konuları hep birbiriyle bağlantılı ve iç içe anlatmasından kaynaklanan bir durum olarak karşımıza çıktı Her ne kadar varlık bilgiden ayrı bilgi de ahlaktan ayrı bir konu gibi gözükse de içerik olarak Fergānî nin insan tasavvurunda bunların tek bir hakikate tekabül ettiğini söylemek mümkündür Bunların bilgi veya ahlak olarak dışarı yansımaları isimlendirmeleri ancak hakikate nisbeti dolayısıyla gerçekleşir Bu bağlamda kâmil bilgi duyu ve akıl gücünün ötesinde zevk ve müşahedeyle elde edilen bir husus olarak kabul edilir Ancak bu bilgi edinme öğrenme belirli bir ahlaki davranış sonrasında tahsil edilmesi umulan bir bilgi olarak teşekkül eder Bu bağlamda kâmil ahlak doğrudan insanın kendi kabiliyetinin nihai sınırı üzerinde etkili olduğuilahî ismin tecellisine kendinin sonradan eklediği perdeleri kaldırdıkça elde ettiği bir kemal yolculuğu olarak karşımıza çıkar Yolcu olarak nitelediğimiz insan yolun sonunda kendi başına başlangıcına ulaşır Fergānî de insanın ahlaki olarak ulaşabileceği yolculuğunun nihayeti bilgisinin bidayeti olur Bundan dolayı insanın kendini arama yolculuğunda başladığı nokta ile varacağı vardığı nokta aynı olur Değişen tek şey ise insan değil tecellideki şeffaflıktır Tanıtım Bülteninden

Eski Yeni Yayınları
Bu çalışmada amacımız Ferganî de insan tasavvurunun varlık bilgi ve ahlak cihetinden nasıl ele alındığını incelemektir Bunu yaparken insan nerelidir ve nasıl yaratılmıştır soruları üzerinden insanın varlığa geliş serüveni araştırıldı ve Ferganî nin konu üzerine iddiaları tespit ve tahlil edildi İnsan ruh yaratılış itibarıyla ezelî midir yoksa sonradan mı var edilmiştir Yaratılışın kaynağı nedir Akıl ve haber bize kaynakların bilginin kesinliği konusunda ne tür bir imkân sunar vb sorular üzerinden ise ruh nefs ve beden arasındaki birlik ve ayrım araştırıldı İncelemenin üç bölümünde de temel mesele olarak gördüğümüz birlik çokluk konusu bağlamına göre tüm kısımlarda sürdürüldü Bu ise Ferganî nin konuları hep birbiriyle bağlantılı ve iç içe anlatmasından kaynaklanan bir durum olarak karşımıza çıktı Her ne kadar varlık bilgiden ayrı bilgi de ahlaktan ayrı bir konu gibi gözükse de içerik olarak Ferganî nin insan tasavvurunda bunların tek bir hakikate tekabül ettiğini söylemek mümkündür Bunların bilgi veya ahlak olarak dışarı yansımaları isimlendirmeleri ancak hakikate nisbeti dolayısıyla gerçekleşir Bu bağlamda kâmil bilgi duyu ve akıl gücünün ötesinde zevk ve müşahedeyle elde edilen bir husus olarak kabul edilir Ancak bu bilgi edinme öğrenme belirli bir ahlaki davranış sonrasında tahsil edilmesi umulan bir bilgi olarak teşekkül eder Bu bağlamda kâmil ahlak doğrudan insanın kendi kabiliyetinin nihai sınırı üzerinde etkili olduğu ilahî ismin tecellisine kendinin sonradan eklediği perdeleri kaldırdıkça elde ettiği bir kemal yolculuğu olarak karşımıza çıkar Yolcu olarak nitelediğimiz insan yolun sonunda kendi başına başlangıcına ulaşır Ferganî de insanın ahlaki olarak ulaşabileceği yolculuğunun nihayeti bilgisinin bidayeti olur Bundan dolayı insanın kendini arama yolculuğunda başladığı nokta ile varacağı vardığı nokta aynı olur Değişen tekşey ise insan değil tecellideki şeffaflıktır