Sainte Beuve e Karşı — Marcel Proust

Sainte Beuve e Karşı
Marcel ProustDoğu Batı Yayınları
Sainte Beuve e Karşı
Marcel ProustMucizevi geçmiş zamanın edebî ziyafetlerin ve kibar âlemlerin en parlak anlatıcısı olan Marcel Proust edebiyat çevrelerinde mest edici bir zirve noktası sayılır Yazı ve dile ait akla hayale sığmayan bütün oyunlar sonu gelmeyen tasvirler baş döndürücü hassasiyetler ve keskin zekâlar Proust un üslubunda toplanmıştır Proust uzun ve zor cümleleriyle zamanın ve eşyanın büyüleyici ilişkisini kelimelere aksettirirken her halükârda duyular dünyasında adeta Platonik güzellikle kabaran bir heykeltıraş olduğunu anımsatıyor Proust Sainte Beuve e Karşı da gündelik yaşamından kesitler sunmanın ötesinde bir insanın çevresiyle kurabileceği olağanüstü ilişkiyi de gözler önüne seriyor Proust Sainte Beuve etrafında Balzac Baudelaire Gérard de Nerval okumaları yapıyor Bu kitaptaki denemeler aynı zamanda onun sanata ve romana bakışını yansıtan önemli taslaklardır Kayıp Zamanın İzinde yi Proust a yaraşacak bir mükemmeliyet algısı içerisinde Türkçe ye kazandıran Roza Hakmen çevirinin sanatlar içerisinde nasıl bir sanata dönüşebileceğini de gösteriyor İnce Kapak Sayfa Sayısı 227 Baskı Yılı 2006 e Kitap Sayfa Sayısı 180 Baskı Yılı 2006 Dili Türkçe Yayınevi Doğu Batı Yayınları

DOĞU BATI YAYINLARI
çev. Roza Hakmen
1908 yılının sonbaharının sonunda Proust yorgun halde evine döner Uzun süre kendini meşgul eden Kayıp Zamanın İzinde yi bir tarafa bırakması gerekecektir Zihninde canlanan bir dizi fikir ve çözümlemelerin başyapıtının içinde yer almasını istemez Le Figaro için bir makale kaleme almaya karar verir Sainte Beuve e Karşı Altı ay sonra bu hacimli yazısı üç yüz sayfalık bir denemeye dönüşecektir Bu kitapta annesiyle özgürce sohbet eden yazar Sainte Beuve hakkındaki düşüncelerini kişisel hatıralar arkadaş portreleri okuma izlenimleri etrafında örer İşte Guermantes şatosu İşte Balzac ın büyük okurları Balzac Baudelaire ve Gérard de Nerval etrafında yapılan okumalar Proust gündelik yaşamından kesitler sunmanın ötesinde bir insanın çevresiyle kurabileceği olağanüstü ilişkiyi de gözler önüne serer Yüzyılının en büyük romancısı aynı zamanda büyük bir eleştirmen olabileceğini bu kitabıyla kanıtlar Akla verdiğim önem her geçen gün azalıyor Bir yazarın izlenimlerimize ilişkin bir şeyleri ancak akıldan bağımsız olarak yakalayabileceğini yani kendine ait bir şeylere ve sanatın tek konusuna aklı bir kenara bırakarak ulaşabileceğini her geçen gün daha iyi anlıyorum Aklın bize geçmiş diye sunduğu şey aslında geçmiş değildir Aslında hayatımızın her saati tıpkı kimi halk efsanelerindeki ölülerin ruhları gibi ölür ölmez somut bir nesnenin içine gizlenerek onda vücut bulur Oraya hapsolur ve biz o nesneye rastlamazsak temelli orada hapis kalır

Doğu Batı Yayınları
Mucizevi geçmiş zamanın edebi ziyafetlerin ve kibar alemlerin en parlak anlatıcısı olan Marcel Proust edebiyat çevrelerinde mest edici bir zirve noktası sayılır Yazı ve dile ait akla hayale sığmayan bütün oyunlar sonu gelmeyen tasvirler baş döndürücü hassasiyetler ve keskin zekalar Proust un üslubunda toplanmıştır Proust uzun ve zor cümleleriyle zamanın ve eşyanın büyüleyici ilişkisini kelimelere aksettirirken her halükarda duyular dünyasında adeta Platonik güzellikle kabaran bir heykeltıraş olduğunu anımsatıyor Proust Sainte Beuve e Karşı da gündelik yaşamından kesitler sunmanın ötesinde bir insanın çevresiyle kurabileceği olağanüstü ilişkiyi de gözler önüne seriyor Proust Sainte Beuve etrafında Balzac Baudelaire Gérard de Nerval okumaları yapıyor Bu kitaptaki denemeler aynı zamanda onun sanata ve romana bakışını yansıtan önemli taslaklardır Kayıp Zamanın İzinde yi Proust a yaraşacak bir mükemmeliyet algısı içerisinde Türkçe ye kazandıran Roza Hakmen çevirinin sanatlar içerisinde nasıl bir sanata dönüşebileceğini de gösteriyor

Doğu Batı Yayınları
1908 yılının sonbaharının sonunda Proust yorgun halde evine döner Uzun süre kendini meşgul eden Kayıp Zamanın İzinde yi bir tarafa bırakması gerekecektir Zihninde canlanan bir dizi fikir ve çözümlemelerin başyapıtının içinde yer almasını istemez Le Figaro için bir makale kaleme almaya karar verir Sainte Beuve e Karşı Altı ay sonra bu hacimli yazısı üç yüz sayfalık bir denemeye dönüşecektir Bu kitapta annesiyle özgürce sohbet eden yazar Sainte Beuve hakkındaki düşüncelerini kişisel hatıralar arkadaş portreleri okuma izlenimleri etrafında örer İşte Guermantes şatosu İşte Balzac ın büyük okurları Balzac Baudelaire ve Gérard de Nerval etrafında yapılan okumalar Proust gündelik yaşamından kesitler sunmanın ötesinde bir insanın çevresiyle kurabileceği olağanüstü ilişkiyi de gözler önüne serer Yüzyılının en büyük romancısı aynı zamanda büyük bir eleştirmen olabileceğini bu kitabıyla kanıtlar Akla verdiğim önem her geçen gün azalıyor Bir yazarın izlenimlerimize ilişkin bir şeyleri ancak akıldan bağımsız olarak yakalayabileceğini yani kendine ait bir şeylere ve sanatın tek konusuna aklı bir kenara bırakarak ulaşabileceğini her geçen gün daha iyi anlıyorum Aklın bize geçmiş diye sunduğu şey aslında geçmiş değildir Aslında hayatımızın her saati tıpkı kimi halk efsanelerindeki ölülerin ruhları gibi ölür ölmez somut bir nesnenin içine gizlenerek onda vücut bulur Oraya hapsolur ve biz o nesneye rastlamazsak temelli orada hapis kalır

DOĞU BATI YAYINLARI
1908 yılının sonbaharının sonunda Proust yorgun halde evine döner Uzun süre kendini meşgul eden Kayıp Zamanın İzinde yi bir tarafa bırakması gerekecektir Zihninde canlanan bir dizi fikir ve çözümlemelerin başyapıtının içinde yer almasını istemez Le Figaro için bir makale kaleme almaya karar verir Sainte Beuve e Karşı Altı ay sonra bu hacimli yazısı üç yüz sayfalık bir denemeye dönüşecektir Bu kitapta annesiyle özgürce sohbet eden yazar Sainte Beuve hakkındaki düşüncelerini kişisel hatıralar arkadaş portreleri okuma izlenimleri etrafında örer İşte Guermantes şatosu İşte Balzac ın büyük okurları Balzac Baudelaire ve Gérard de Nerval etrafında yapılan okumalar Proust gündelik yaşamından kesitler sunmanın ötesinde bir insanın çevresiyle kurabileceği olağanüstü ilişkiyi de gözler önüne serer Yüzyılının en büyük romancısı aynı zamanda büyük bir eleştirmen olabileceğini bu kitabıyla kanıtlar Akla verdiğim önem her geçen gün azalıyor Bir yazarın izlenimlerimize ilişkin bir şeyleri ancak akıldan bağımsız olarak yakalayabileceğini yani kendine ait bir şeylere ve sanatın tek konusuna aklı bir kenara bırakarak ulaşabileceğini her geçen gün daha iyi anlıyorum Aklın bize geçmiş diye sunduğu şey aslında geçmiş değildir Aslında hayatımızın her saati tıpkı kimi halk efsanelerindeki ölülerin ruhları gibi ölür ölmez somut bir nesnenin içine gizlenerek onda vücut bulur Oraya hapsolur ve biz o nesneye rastlamazsak temelli orada hapis kalır

Doğu Batı Yayınları
çev. Roza Hakmen
1908 yılının sonbaharının sonunda Proust yorgun halde evine döner Uzun süre kendini meşgul eden Kayıp Zamanın İzinde yi bir tarafa bırakması gerekecektir Zihninde canlanan bir dizi fikir ve çözümlemelerin başyapıtının içinde yer almasını istemez Le Figaro için bir makale kaleme almaya karar verir Sainte Beuve e Karşı Altı ay sonra bu hacimli yazısı üç yüz sayfalık bir denemeye dönüşecektir Bu kitapta annesiyle özgürce sohbet eden yazar Sainte Beuve hakkındaki düşüncelerini kişisel hatıralar arkadaş portreleri okuma izlenimleri etrafında örer İşte Guermantes şatosu İşte Balzac ın büyük okurları Balzac Baudelaire ve Gérard de Nerval etrafında yapılan okumalar Proust gündelik yaşamından kesitler sunmanın ötesinde bir insanın çevresiyle kurabileceği olağanüstü ilişkiyi de gözler önüne serer Yüzyılının en büyük romancısı aynı zamanda büyük bir eleştirmen olabileceğini bu kitabıyla kanıtlar Akla verdiğim önem her geçen gün azalıyor Bir yazarın izlenimlerimize ilişkin bir şeyleri ancak akıldan bağımsız olarak yakalayabileceğini yani kendine ait bir şeylere ve sanatın tek konusuna aklı bir kenara bırakarak ulaşabileceğini her geçen gün daha iyi anlıyorum Aklın bize geçmiş diye sunduğu şey aslında geçmiş değildir Aslında hayatımızın her saati tıpkı kimi halk efsanelerindeki ölülerin ruhları gibi ölür ölmez somut bir nesnenin içine gizlenerek onda vücut bulur Oraya hapsolur ve biz o nesneye rastlamazsak temelli orada hapis kalır

Doğu Batı Yayınları
1908 yılının sonbaharının sonunda Proust yorgun halde evine döner Uzun süre kendini meşgul eden Kayıp Zamanın İzinde yi bir tarafa bırakması gerekecektir Zihninde canlanan bir dizi fikir ve çözümlemelerin başyapıtının içinde yer almasını istemez Le Figaro için bir makale kaleme almaya karar verir Sainte Beuve e Karşı Altı ay sonra bu hacimli yazısı üç yüz sayfalık bir denemeye dönüşecektir Bu kitapta annesiyle özgürce sohbet eden yazar Sainte Beuve hakkındaki düşüncelerini kişisel hatıralar arkadaş portreleri okuma izlenimleri etrafında örer İşte Guermantes şatosu İşte Balzac ın büyük okurları Balzac Baudelaire ve Gérard de Nerval etrafında yapılan okumalar Proust gündelik yaşamından kesitler sunmanın ötesinde bir insanın çevresiyle kurabileceği olağanüstü ilişkiyi de gözler önüne serer Yüzyılının en büyük romancısı aynı zamanda büyük bir eleştirmen olabileceğini bu kitabıyla kanıtlar Akla verdiğim önem her geçen gün azalıyor Bir yazarın izlenimlerimize ilişkin bir şeyleri ancak akıldan bağımsız olarak yakalayabileceğini yani kendine ait bir şeylere ve sanatın tek konusuna aklı bir kenara bırakarak ulaşabileceğini her geçen gün daha iyi anlıyorum Aklın bize geçmiş diye sunduğu şey aslında geçmiş değildir Aslında hayatımızın her saati tıpkı kimi halk efsanelerindeki ölülerin ruhları gibi ölür ölmez somut bir nesnenin içine gizlenerek onda vücut bulur Oraya hapsolur ve biz o nesneye rastlamazsak temelli orada hapis kalır

Doğu Batı Yayınları
Mucizevi geçmiş zamanın edebi ziyafetlerin ve kibar alemlerin en parlak anlatıcısı olan Marcel Proust edebiyat çevrelerinde mest edici bir zirve noktası sayılır Yazı ve dile ait akla hayale sığmayan bütün oyunlar sonu gelmeyen tasvirler baş döndürücü hassasiyetler ve keskin zekalar Proust un üslubunda toplanmıştır Proust uzun ve zor cümleleriyle zamanın ve eşyanın büyüleyici ilişkisini kelimelere aksettirirken her halükarda duyular dünyasında adeta Platonik güzellikle kabaran bir heykeltıraş olduğunu anımsatıyor Proust Sainte Beuve e Karşı da gündelik yaşamından kesitler sunmanın ötesinde bir insanın çevresiyle kurabileceği olağanüstü ilişkiyi de gözler önüne seriyor Proust Sainte Beuve etrafında Balzac Baudelaire Gérard de Nerval okumaları yapıyor Bu kitaptaki denemeler aynı zamanda onun sanata ve romana bakışını yansıtan önemli taslaklardır Kayıp Zamanın İzinde yi Proust a yaraşacak bir mükemmeliyet algısı içerisinde Türkçe ye kazandıran Roza Hakmen çevirinin sanatlar içerisinde nasıl bir sanata dönüşebileceğini de gösteriyor

Mucizevi geçmiş zamanın edebî ziyafetlerin ve kibar âlemlerin en parlak anlatıcısı olan Marcel Proust edebiyat çevrelerinde mest edici bir zirve noktası sayılır Yazı ve dile ait akla hayale sığmayan bütün oyunlar sonu gelmeyen tasvirler baş döndürücü hassasiyetler ve keskin zekâlar Proust un üslubunda toplanmıştır Proust uzun ve zor cümleleriyle zamanın ve eşyanın büyüleyici ilişkisini kelimelere aksettirirken her halükârda duyular dünyasında adeta Platonik güzellikle kabaran bir heykeltıraş olduğunu anımsatıyor

Doğu Batı Yayınları
çev. Roza Hakmen
1908 yılının sonbaharının sonunda Proust yorgun halde evine döner Uzun süre kendini meşgul eden Kayıp Zamanın İzinde yi bir tarafa bırakması gerekecektir Zihninde canlanan bir dizi fikir ve çözümlemelerin başyapıtının içinde yer almasını istemez Le Figaro için bir makale kaleme almaya karar verir Sainte Beuve e Karşı Altı ay sonra bu hacimli yazısı üç yüz sayfalık bir denemeye dönüşecektir Bu kitapta annesiyle özgürce sohbet eden yazar Sainte Beuve hakkındaki düşüncelerini kişisel hatıralar arkadaş portreleri okuma izlenimleri etrafında örer İşte Guermantes şatosu İşte Balzac ın büyük okurları Balzac Baudelaire ve Gérard de Nerval etrafında yapılan okumalar Proust gündelik yaşamından kesitler sunmanın ötesinde bir insanın çevresiyle kurabileceği olağanüstü ilişkiyi de gözler önüne serer Yüzyılının en büyük romancısı aynı zamanda büyük bir eleştirmen olabileceğini bu kitabıyla kanıtlar Akla verdiğim önem her geçen gün azalıyor Bir yazarın izlenimlerimize ilişkin bir şeyleri ancak akıldan bağımsız olarak yakalayabileceğini yani kendine ait bir şeylere ve sanatın tek konusuna aklı bir kenara bırakarak ulaşabileceğini her geçen gün daha iyi anlıyorum Aklın bize geçmiş diye sunduğu şey aslında geçmiş değildir Aslında hayatımızın her saati tıpkı kimi halk efsanelerindeki ölülerin ruhları gibi ölür ölmez somut bir nesnenin içine gizlenerek onda vücut bulur Oraya hapsolur ve biz o nesneye rastlamazsak temelli orada hapis kalır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img