MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Sait Faik Seçme Öyküler — Sait Faik Abasıyanık

Sait Faik Seçme Öyküler
162,50
ÖyküHİKAYE ÖYKÜROMAN ÖYKÜ

Sait Faik Seçme Öyküler

Sait Faik Abasıyanık

A7 Kitap

2025160 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap AmbarıEn ucuz

Sait Faik Seçme Öyküler

Sait Faik Abasıyanık

Birdenbire içinde bütün camlar açılmış gibi oldu Hikâye insandadır sıradan insanda Sıradan insanlar sıradan yaşantılar Sait Faik te büyük bir kuvvetle var olur zevkle okunur olur Yazdıkları hikâye midir roman mıdır deneme midir tartışılıp durmuştur Peki hikâye nedir roman nedir deneme nedir edebi türlerin sınırları ebedi olarak çizilmiş midir Roman olarak bilinen gibi yazılmayan roman olarak bilinir hale gelir hikâye olarak bilinmeyen gibi yazılan hikaye olarak bilinir hale gelir bakalım edebiyat tarihine öyle değil midir Sait Faik öykünün sınırlarını sınır tanımayarak çizmiştir Kendi sınırlarının da tutsağı olmamıştır Müfredata uymadığı için müfredata girmiştir Evet öyle olur edebiyat zinciri böyle örülür Ali Selçuk un etkileyici giriş yazısı ve seçtiği öykülerle Sait Faik i incelikleriyle keşfedeceksiniz Tanıtım Bülteninden

Şehadet Kitap
165,00

A7 Kitap

2025160 sf.
Şehadet Kitap

Birdenbire içinde bütün camlar açılmış gibi oldu Hikâye insandadır sıradan insanda Sıradan insanlar sıradan yaşantılar Sait Faik te büyük bir kuvvetle var olur zevkle okunur olur Yazdıkları hikâye midir roman mıdır deneme midir tartışılıp durmuştur Peki hikâye nedir roman nedir deneme nedir edebi türlerin sınırları ebedi olarak çizilmiş midir Roman olarak bilinen gibi yazılmayan roman olarak bilinir hale gelir hikâye olarak bilinmeyen gibi yazılan hikaye olarak bilinir hale gelir bakalım edebiyat tarihine öyle değil midir Sait Faik öykünün sınırlarını sınır tanımayarak çizmiştir Kendi sınırlarının da tutsağı olmamıştır Müfredata uymadığı için müfredata girmiştir Evet öyle olur edebiyat zinciri böyle örülür Ali Selçuk un etkileyici giriş yazısı ve seçtiği öykülerle Sait Faik i incelikleriyle keşfedeceksiniz

Kitap Sepeti
170,00

A7 Kitap

2025160 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Birdenbire içinde bütün camlar açılmış gibi oldu Hikâye insandadır sıradan insanda Sıradan insanlar sıradan yaşantılar Sait Faik te büyük bir kuvvetle var olur zevkle okunur olur Yazdıkları hikâye midir roman mıdır deneme midir tartışılıp durmuştur Peki hikâye nedir roman nedir deneme nedir edebi türlerin sınırları ebedi olarak çizilmiş midir Roman olarak bilinen gibi yazılmayan roman olarak bilinir hale gelir hikâye olarak bilinmeyen gibi yazılan hikaye olarak bilinir hale gelir bakalım edebiyat tarihine öyle değil midir Sait Faik öykünün sınırlarını sınır tanımayarak çizmiştir Kendi sınırlarının da tutsağı olmamıştır Müfredata uymadığı için müfredata girmiştir Evet öyle olur edebiyat zinciri böyle örülür Ali Selçuk un etkileyici giriş yazısı ve seçtiği öykülerle Sait Faik i incelikleriyle keşfedeceksiniz

Yaykoop
187,50

A7 Kitap

2025160 sf.
Karton Kapak13,5x21
Yaykoop

Birdenbire içinde bütün camlar açılmış gibi oldu Hikâye insandadır sıradan insanda Sıradan insanlar sıradan yaşantılar Sait Faik te büyük bir kuvvetle var olur zevkle okunur olur Yazdıkları hikâye midir roman mıdır deneme midir tartışılıp durmuştur Peki hikâye nedir roman nedir deneme nedir edebi türlerin sınırları ebedi olarak çizilmiş midir Roman olarak bilinen gibi yazılmayan roman olarak bilinir hale gelir hikâye olarak bilinmeyen gibi yazılan hikaye olarak bilinir hale gelir bakalım edebiyat tarihine öyle değil midir Sait Faik öykünün sınırlarını sınır tanımayarak çizmiştir Kendi sınırlarının da tutsağı olmamıştır Müfredata uymadığı için müfredata girmiştir Evet öyle olur edebiyat zinciri böyle örülür Ali Selçuk un etkileyici giriş yazısı ve seçtiği öykülerle Sait Faik i incelikleriyle keşfedeceksiniz

Nobel Kitap
200,00

A7 Kitap

2025160 sf.
Nobel Kitap

Birdenbire içinde bütün camlar açılmış gibi oldu Hikâye insandadır sıradan insanda Sıradan insanlar sıradan yaşantılar Sait Faik te büyük bir kuvvetle var olur zevkle okunur olur Yazdıkları hikâye midir roman mıdır deneme midir tartışılıp durmuştur Peki hikâye nedir roman nedir deneme nedir edebi türlerin sınırları ebedi olarak çizilmiş midir Roman olarak bilinen gibi yazılmayan roman olarak bilinir hale gelir hikâye olarak bilinmeyen gibi yazılan hikaye olarak bilinir hale gelir bakalım edebiyat tarihine öyle değil midir Sait Faik öykünün sınırlarını sınır tanımayarak çizmiştir Kendi sınırlarının da tutsağı olmamıştır Müfredata uymadığı için müfredata girmiştir Evet öyle olur edebiyat zinciri böyle örülür Ali Selçuk un etkileyici giriş yazısı ve seçtiği öykülerle Sait Faik i incelikleriyle keşfedeceksiniz

Kitapsan
200,00

A7 KİTAP

2025160 sf.
Kitapsan

Birdenbire içinde bütün camlar açılmış gibi oldu Hikâye insandadır sıradan insanda Sıradan insanlar sıradan yaşantılar Sait Faik te büyük bir kuvvetle var olur zevkle okunur olur Yazdıkları hikâye midir roman mıdır deneme midir tartışılıp durmuştur Peki hikâye nedir roman nedir deneme nedir edebi türlerin sınırları ebedi olarak çizilmiş midir Roman olarak bilinen gibi yazılmayan roman olarak bilinir hale gelir hikâye olarak bilinmeyen gibi yazılan hikaye olarak bilinir hale gelir bakalım edebiyat tarihine öyle değil midir Sait Faik öykünün sınırlarını sınır tanımayarak çizmiştir Kendi sınırlarının da tutsağı olmamıştır Müfredata uymadığı için müfredata girmiştir Evet öyle olur edebiyat zinciri böyle örülür Ali Selçuk un etkileyici giriş yazısı ve seçtiği öykülerle Sait Faik i incelikleriyle keşfedeceksiniz Yayınevi A7 KİTAP Yazar SAİT FAİK ABASIYANIK Sayfa Sayısı 160 SAYFA Yıl 2025

Pandora
200,00

A7

2025160 sf.
Pandora

Birdenbire içinde bütün camlar açılmış gibi oldu Hikâye insandadır sıradan insanda Sıradan insanlar sıradan yaşantılar Sait Faik te büyük bir kuvvetle var olur zevkle okunur olur Yazdıkları hikâye midir roman mıdır deneme midir tartışılıp durmuştur Peki hikâye nedir roman nedir deneme nedir edebi türlerin sınırları ebedi olarak çizilmiş midir Roman olarak bilinen gibi yazılmayan roman olarak bilinir hale gelir hikâye olarak bilinmeyen gibi yazılan hikaye olarak bilinir hale gelir bakalım edebiyat tarihine öyle değil midir Sait Faik öykünün sınırlarını sınır tanımayarak çizmiştir Kendi sınırlarının da tutsağı olmamıştır Müfredata uymadığı için müfredata girmiştir Evet öyle olur edebiyat zinciri böyle örülür Ali Selçuk un etkileyici giriş yazısı ve seçtiği öykülerle Sait Faik i incelikleriyle keşfedeceksiniz

D&R
225,00

A7 Kitap

20251. baskı160 sf.
13,5 x 212. HamurTürkçe
D&R

Birdenbire içinde bütün camlar açılmış gibi oldu Hikâye insandadır sıradan insanda Sıradan insanlar sıradan yaşantılar Sait Faik te büyük bir kuvvetle var olur zevkle okunur olur Yazdıkları hikâye midir roman mıdır deneme midir tartışılıp durmuştur Peki hikâye nedir roman nedir deneme nedir edebi türlerin sınırları ebedi olarak çizilmiş midir Roman olarak bilinen gibi yazılmayan roman olarak bilinir hale gelir hikâye olarak bilinmeyen gibi yazılan hikaye olarak bilinir hale gelir bakalım edebiyat tarihine öyle değil midir Sait Faik öykünün sınırlarını sınır tanımayarak çizmiştir Kendi sınırlarının da tutsağı olmamıştır Müfredata uymadığı için müfredata girmiştir Evet öyle olur edebiyat zinciri böyle örülür Ali Selçuk un etkileyici giriş yazısı ve seçtiği öykülerle Sait Faik i incelikleriyle keşfedeceksiniz Tanıtım Bülteninden

Şehadet Kitap
549,00

Ötüken Neşriyat

20251648 sf.
Şehadet Kitap

Alemdağ da Var Bir Yılan İşte karşı karşıyasın Haydi bakalım Söyle söyleyeceğini De diyeceğini Dinler de Tatlı tatlı dinler Sevgiden söz aç Ne çıkar o seni anlarsa değil sen onu anlarsan bir şeyler olacak Havada Bulut Nasıl bir dünya arzuluyorsunuz Nasıl bir dünya mı Haksızlıkların olmadığı bir dünya İnsanların hepsinin mesut olduğu hiç olmazsa iş bulduğu doyduğu bir dünya Hırsızlıkların başkalarının hakkına tecavüz etmelerin bol bol bulunmadığı Pardon efendim Bol bol bulunmadığı ne demek Hiç bulunmadığı bir dünya Havuz Başı Kimseler âşık değil mi bu şehirde Kimseler bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi yüzünü bir dakika görmek için kimsenin Kayıp Aranıyor Dünyada hiçbir şeyden zalimlikten iğrendiğim kadar iğrenmem İnsanoğlunun en büyük savaşı zalimliğe karşı açılmalı İnsanoğlu her şeyden evvel içindeki bu kıskançlıklardan bu kinlerden bu ahlaksızlıklardan daha pis şeyi kendinde doğuşta varsa bile söküp atmalıdır Kumpanya Acaba realite dedikleri şey bu muydu Bu his reelle temasın verdiği heyecandır muhakkak odur dedi İçinde her şey var yahut hiçbir şey yok Fakat bu hiçbir şeyde bile her şeyin Hiçbir şey düşünmedi artık Lüzumsuz Adam Şehri bırakıp gitmeliydi Nereye olursa olsun Bu şehri bırakmalıydı Dağlarda yatmalı su başlarında garipler gibi su içmeli köylerden ekmek dilenmeli şehirli görünce yol değiştirip koşa koşa kaçmalı samanlıklarda yatmalı dağlardan üzüm çalmalıydı Mahalle Kahvesi Çekilecek bir köşemiz olacak Yatağımız olacak Yorganı gözlerimize çekeceğiz Belki bir deniz kenarı bir ağaç altı bir rüzgâr bir sessiz kahve bir bardak çay bir simit bir dilim kaşarpeyniri bir yarım kilo şarap bulursak dost olarak bu en iyisi Ama insan Yok kardeşim yok insan bulamayacağız Mahkeme Kapısı Benim başım yerinde değil ki Başın nerede Üstümde Aklın Aklım içinde değil Onu kaybettim Medarı Maişet Motoru yüzle ahlak arasında herhalde müthiş bir münasebet vardır Güzel olan muhakkak güzel ahlaklıdır demeyeceğim Sonra fena ruhlu güzel yüzün de insanı perişan eden mahveden sihrini de inkâr etmeyeceğim Yalnız şunu demek istiyorum ki ahlakın yüze eklediği mimikler hatta renkler yüz ahlak her ikisi güzelken de vardır Fakat bunlar bu an bu mekân içinde sevimlidirler Ahlak bozulmazsa ter temiz sevimli hatta dostun bu halleri taklit edeceği gelmesi kadar dost ılık devam ederler Sarnıç Bir küçük insan zerresi halinde bu sabah bütün insanları çocukları kuşları yemişleri sefilleri ve açları beyhude bir sevgi ile seviyor kederlenmeye zaman kalmadan birdenbire bir sıçrayışta ayağa kalkıyorum İlk vapuru karşılamaya koşuyorum Ve bekliyorum İlk vapurdan bin bir yabancı çıkıyor Bir dost çehresi bulamıyorum Bir şeyler anlatmak ihtiyacındayım Vapurdan kimseler çıkmayınca kaleme kâğıda sarılıyorum Semaver Fakat toprağın üstünde koşan onun üstünde beş on para kazanmak kaygısı ile dönüp dolaşan insanlar ne tuhaf mahluk lardı Ve denize bir dakika durup bakmaya vakitleri olmadığını söyleyen bu insanlar ne zevksiz mahluklardı Son Kuşlar Söz vermiştim kendi kendime yazı bile yazmayacaktım Yazı yazmak da bir hırstan başka neydi Burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekleyecektim Hırs hiddet neme gerekti Yapamadım Koştum tütüncüye kalem kâğıt aldım Oturdum Ada nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım Kalemi yonttum Yonttuktan sonra tuttum öptüm Yazmazsam deli olacaktım Şahmerdan Uzun zaman mühim bir şeyler düşündü Mühim diyoruz ama bu kendi kendimize verdiğimiz bir peşin hükümden başka bir şey değildir Doğru olması bir şey ifade etmez Bir insanın mühim ve saçma şeyler düşündüğünü nasıl bilebiliriz Düşünen adamın kendisi bile böyle bir hüküm vermedikten sonra Şimdi Sevişme Vakti Sokak başlarında sazımı çalsam Anlatsam şu kiraz mevsiminin Para kazanmak mevsimi değil Sevişme vakti olduğunu

Kitap Sepeti
585,00

Ötüken Neşriyat

20251648 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Alemdağ da Var Bir Yılanİşte karşı karşıyasın Haydi bakalım Söyle söyleyeceğini De diyeceğini Dinler de Tatlı tatlı dinler Sevgiden söz aç Ne çıkar o seni anlarsa değil sen onu anlarsan bir şeyler olacak Havada Bulut Nasıl bir dünya arzuluyorsunuz Nasıl bir dünya mı Haksızlıkların olmadığı bir dünya İnsanların hepsinin mesut olduğu hiç olmazsa iş bulduğu doyduğu bir dünya Hırsızlıkların başkalarının hakkına tecavüz etmelerin bol bol bulunmadığı Pardon efendim Bol bol bulunmadığı ne demek Hiç bulunmadığı bir dünya Havuz BaşıKimseler âşık değil mi bu şehirde Kimseler bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi yüzünü bir dakika görmek için kimsenin Kayıp AranıyorDünyada hiçbir şeyden zalimlikten iğrendiğim kadar iğrenmem İnsanoğlunun en büyük savaşı zalimliğe karşı açılmalı İnsanoğlu her şeyden evvel içindeki bu kıskançlıklardan bu kinlerden bu ahlaksızlıklardan daha pis şeyi kendinde doğuşta varsa bile söküp atmalıdır KumpanyaAcaba realite dedikleri şey bu muydu Bu his reelle temasın verdiği heyecandır muhakkak odur dedi İçinde her şey var yahut hiçbir şey yok Fakat bu hiçbir şeyde bile her şeyin Hiçbir şey düşünmedi artık Lüzumsuz AdamŞehri bırakıp gitmeliydi Nereye olursa olsun Bu şehri bırakmalıydı Dağlarda yatmalı su başlarında garipler gibi su içmeli köylerden ekmek dilenmeli şehirli görünce yol değiştirip koşa koşa kaçmalı samanlıklarda yatmalı dağlardan üzüm çalmalıydı Mahalle KahvesiÇekilecek bir köşemiz olacak Yatağımız olacak Yorganı gözlerimize çekeceğiz Belki bir deniz kenarı bir ağaç altı bir rüzgâr bir sessiz kahve bir bardak çay bir simit bir dilim kaşarpeyniri bir yarım kilo şarap bulursak dost olarak bu en iyisi Ama insan Yok kardeşim yok insan bulamayacağız Mahkeme Kapısı Benim başım yerinde değil ki Başın nerede Üstümde Aklın Aklım içinde değil Onu kaybettim Medarı Maişet Motoru yüzle ahlak arasında herhalde müthiş bir münasebet vardır Güzel olan muhakkak güzel ahlaklıdır demeyeceğim Sonra fena ruhlu güzel yüzün de insanı perişan eden mahveden sihrini de inkâr etmeyeceğim Yalnız şunu demek istiyorum ki ahlakın yüze eklediği mimikler hatta renkler yüz ahlak her ikisi güzelken de vardır Fakat bunlar bu an bu mekân içinde sevimlidirler Ahlak bozulmazsa ter temiz sevimli hatta dostun bu halleri taklit edeceği gelmesi kadar dost ılık devam ederler SarnıçBir küçük insan zerresi halinde bu sabah bütün insanları çocukları kuşları yemişleri sefilleri ve açları beyhude bir sevgi ile seviyor kederlenmeye zaman kalmadan birdenbire bir sıçrayışta ayağa kalkıyorum İlk vapuru karşılamaya koşuyorum Ve bekliyorum İlk vapurdan bin bir yabancı çıkıyor Bir dost çehresi bulamıyorum Bir şeyler anlatmak ihtiyacındayım Vapurdan kimseler çıkmayınca kaleme kâğıda sarılıyorum SemaverFakat toprağın üstünde koşan onun üstünde beş on para kazanmak kaygısı ile dönüp dolaşan insanlar ne tuhaf mahluk lardı Ve denize bir dakika durup bakmaya vakitleri olmadığını söyleyen bu insanlar ne zevksiz mahluklardı Son KuşlarSöz vermiştim kendi kendime yazı bile yazmayacaktım Yazı yazmak da bir hırstan başka neydi Burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekleyecektim Hırs hiddet neme gerekti Yapamadım Koştum tütüncüye kalem kâğıt aldım Oturdum Ada nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım Kalemi yonttum Yonttuktan sonra tuttum öptüm Yazmazsam deli olacaktım ŞahmerdanUzun zaman mühim bir şeyler düşündü Mühim diyoruz ama bu kendi kendimize verdiğimiz bir peşin hükümden başka bir şey değildir Doğru olması bir şey ifade etmez Bir insanın mühim ve saçma şeyler düşündüğünü nasıl bilebiliriz Düşünen adamın kendisi bile böyle bir hüküm vermedikten sonra Şimdi Sevişme VaktiSokak başlarında sazımı çalsamAnlatsam şu kiraz mevsimininPara kazanmak mevsimi değilSevişme vakti olduğunu

Kitap Ambarı
675,00

Ötüken Neşriyat

Haziran 20251648 sf.
Karton12 cm x 19,5 cm
Kitap Ambarı

Alemdağ da Var Bir Yılan İşte karşı karşıyasın Haydi bakalım Söyle söyleyeceğini De diyeceğini Dinler de Tatlı tatlı dinler Sevgiden söz aç Ne çıkar o seni anlarsa değil sen onu anlarsan bir şeyler olacak Havada Bulut Nasıl bir dünya arzuluyorsunuz Nasıl bir dünya mı Haksızlıkların olmadığı bir dünya İnsanların hepsinin mesut olduğu hiç olmazsa iş bulduğu doyduğu bir dünya Hırsızlıkların başkalarının hakkına tecavüz etmelerin bol bol bulunmadığı Pardon efendim Bol bol bulunmadığı ne demek Hiç bulunmadığı bir dünya Havuz Başı Kimseler âşık değil mi bu şehirde Kimseler bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi yüzünü bir dakika görmek için kimsenin Kayıp Aranıyor Dünyada hiçbir şeyden zalimlikten iğrendiğim kadar iğrenmem İnsanoğlunun en büyük savaşı zalimliğe karşı açılmalı İnsanoğlu her şeyden evvel içindeki bu kıskançlıklardan bu kinlerden bu ahlaksızlıklardan daha pis şeyi kendinde doğuşta varsa bile söküp atmalıdır Kumpanya Acaba realite dedikleri şey bu muydu Bu his reelle temasın verdiği heyecandır muhakkak odur dedi İçinde her şey var yahut hiçbir şey yok Fakat bu hiçbir şeyde bile her şeyin Hiçbir şey düşünmedi artık Lüzumsuz Adam Şehri bırakıp gitmeliydi Nereye olursa olsun Bu şehri bırakmalıydı Dağlarda yatmalı su başlarında garipler gibi su içmeli köylerden ekmek dilenmeli şehirli görünce yol değiştirip koşa koşa kaçmalı samanlıklarda yatmalı dağlardan üzüm çalmalıydı Mahalle Kahvesi Çekilecek bir köşemiz olacak Yatağımız olacak Yorganı gözlerimize çekeceğiz Belki bir deniz kenarı bir ağaç altı bir rüzgâr bir sessiz kahve bir bardak çay bir simit bir dilim kaşarpeyniri bir yarım kilo şarap bulursak dost olarak bu en iyisi Ama insan Yok kardeşim yok insan bulamayacağız Mahkeme Kapısı Benim başım yerinde değil ki Başın nerede Üstümde Aklın Aklım içinde değil Onu kaybettim Medarı Maişet Motoru yüzle ahlak arasında herhalde müthiş bir münasebet vardır Güzel olan muhakkak güzel ahlaklıdır demeyeceğim Sonra fena ruhlu güzel yüzün de insanı perişan eden mahveden sihrini de inkâr etmeyeceğim Yalnız şunu demek istiyorum ki ahlakın yüze eklediği mimikler hatta renkler yüz ahlak her ikisi güzelken de vardır Fakat bunlar bu an bu mekân içinde sevimlidirler Ahlak bozulmazsa ter temiz sevimli hatta dostun bu halleri taklit edeceği gelmesi kadar dost ılık devam ederler Sarnıç Bir küçük insan zerresi halinde bu sabah bütün insanları çocukları kuşları yemişleri sefilleri ve açları beyhude bir sevgi ile seviyor kederlenmeye zaman kalmadan birdenbire bir sıçrayışta ayağa kalkıyorum İlk vapuru karşılamaya koşuyorum Ve bekliyorum İlk vapurdan bin bir yabancı çıkıyor Bir dost çehresi bulamıyorum Bir şeyler anlatmak ihtiyacındayım Vapurdan kimseler çıkmayınca kaleme kâğıda sarılıyorum Semaver Fakat toprağın üstünde koşan onun üstünde beş on para kazanmak kaygısı ile dönüp dolaşan insanlar ne tuhaf mahluk lardı Ve denize bir dakika durup bakmaya vakitleri olmadığını söyleyen bu insanlar ne zevksiz mahluklardı Son Kuşlar Söz vermiştim kendi kendime yazı bile yazmayacaktım Yazı yazmak da bir hırstan başka neydi Burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekleyecektim Hırs hiddet neme gerekti Yapamadım Koştum tütüncüye kalem kâğıt aldım Oturdum Ada nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım Kalemi yonttum Yonttuktan sonra tuttum öptüm Yazmazsam deli olacaktım Şahmerdan Uzun zaman mühim bir şeyler düşündü Mühim diyoruz ama bu kendi kendimize verdiğimiz bir peşin hükümden başka bir şey değildir Doğru olması bir şey ifade etmez Bir insanın mühim ve saçma şeyler düşündüğünü nasıl bilebiliriz Düşünen adamın kendisi bile böyle bir hüküm vermedikten sonra Şimdi Sevişme Vakti Sokak başlarında sazımı çalsam Anlatsam şu kiraz mevsiminin Para kazanmak mevsimi değil Sevişme vakti olduğunu

Ötüken Neşriyat
720,00

Ötüken Neşriyat

Haziran 20251. baskı1648 sf.
12 cm x 19,5 cm
Ötüken Neşriyat

Alemdağ da Var Bir Yılan İşte karşı karşıyasın Haydi bakalım Söyle söyleyeceğini De diyeceğini Dinler de Tatlı tatlı dinler Sevgiden söz aç Ne çıkar o seni anlarsa değil sen onu anlarsan bir şeyler olacak Havada Bulut Nasıl bir dünya arzuluyorsunuz Nasıl bir dünya mı Haksızlıkların olmadığı bir dünya İnsanların hepsinin mesut olduğu hiç olmazsa iş bulduğu doyduğu bir dünya Hırsızlıkların başkalarının hakkına tecavüz etmelerin bol bol bulunmadığı Pardon efendim Bol bol bulunmadığı ne demek Hiç bulunmadığı bir dünya Havuz Başı Kimseler âşık değil mi bu şehirde Kimseler bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi yüzünü bir dakika görmek için kimsenin Kayıp Aranıyor Dünyada hiçbir şeyden zalimlikten iğrendiğim kadar iğrenmem İnsanoğlunun en büyük savaşı zalimliğe karşı açılmalı İnsanoğlu her şeyden evvel içindeki bu kıskançlıklardan bu kinlerden bu ahlaksızlıklardan daha pis şeyi kendinde doğuşta varsa bile söküp atmalıdır Kumpanya Acaba realite dedikleri şey bu muydu Bu his reelle temasın verdiği heyecandır muhakkak odur dedi İçinde her şey var yahut hiçbir şey yok Fakat bu hiçbir şeyde bile her şeyin Hiçbir şey düşünmedi artık Lüzumsuz Adam Şehri bırakıp gitmeliydi Nereye olursa olsun Bu şehri bırakmalıydı Dağlarda yatmalı su başlarında garipler gibi su içmeli köylerden ekmek dilenmeli şehirli görünce yol değiştirip koşa koşa kaçmalı samanlıklarda yatmalı dağlardan üzüm çalmalıydı Mahalle Kahvesi Çekilecek bir köşemiz olacak Yatağımız olacak Yorganı gözlerimize çekeceğiz Belki bir deniz kenarı bir ağaç altı bir rüzgâr bir sessiz kahve bir bardak çay bir simit bir dilim kaşarpeyniri bir yarım kilo şarap bulursak dost olarak bu en iyisi Ama insan Yok kardeşim yok insan bulamayacağız Mahkeme Kapısı Benim başım yerinde değil ki Başın nerede Üstümde Aklın Aklım içinde değil Onu kaybettim Medarı Maişet Motoru yüzle ahlak arasında herhalde müthiş bir münasebet vardır Güzel olan muhakkak güzel ahlaklıdır demeyeceğim Sonra fena ruhlu güzel yüzün de insanı perişan eden mahveden sihrini de inkâr etmeyeceğim Yalnız şunu demek istiyorum ki ahlakın yüze eklediği mimikler hatta renkler yüz ahlak her ikisi güzelken de vardır Fakat bunlar bu an bu mekân içinde sevimlidirler Ahlak bozulmazsa ter temiz sevimli hatta dostun bu halleri taklit edeceği gelmesi kadar dost ılık devam ederler Sarnıç Bir küçük insan zerresi halinde bu sabah bütün insanları çocukları kuşları yemişleri sefilleri ve açları beyhude bir sevgi ile seviyor kederlenmeye zaman kalmadan birdenbire bir sıçrayışta ayağa kalkıyorum İlk vapuru karşılamaya koşuyorum Ve bekliyorum İlk vapurdan bin bir yabancı çıkıyor Bir dost çehresi bulamıyorum Bir şeyler anlatmak ihtiyacındayım Vapurdan kimseler çıkmayınca kaleme kâğıda sarılıyorum Semaver Fakat toprağın üstünde koşan onun üstünde beş on para kazanmak kaygısı ile dönüp dolaşan insanlar ne tuhaf mahluk lardı Ve denize bir dakika durup bakmaya vakitleri olmadığını söyleyen bu insanlar ne zevksiz mahluklardı Son Kuşlar Söz vermiştim kendi kendime yazı bile yazmayacaktım Yazı yazmak da bir hırstan başka neydi Burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekleyecektim Hırs hiddet neme gerekti Yapamadım Koştum tütüncüye kalem kâğıt aldım Oturdum Ada nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım Kalemi yonttum Yonttuktan sonra tuttum öptüm Yazmazsam deli olacaktım Şahmerdan Uzun zaman mühim bir şeyler düşündü Mühim diyoruz ama bu kendi kendimize verdiğimiz bir peşin hükümden başka bir şey değildir Doğru olması bir şey ifade etmez Bir insanın mühim ve saçma şeyler düşündüğünü nasıl bilebiliriz Düşünen adamın kendisi bile böyle bir hüküm vermedikten sonra Şimdi Sevişme Vakti Sokak başlarında sazımı çalsam Anlatsam şu kiraz mevsiminin Para kazanmak mevsimi değil Sevişme vakti olduğunu

Ucuz Kitap Al
720,00

Ötüken Neşriyat

Haziran 20251648 sf.
12.00x19.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Sait Faik Abasıyanık tarafından kaleme alınan Sait Faik Abasıyanık Kitaplığı Ötüken Neşriyat eseri olarak okurlarla buluşuyor Sait Faik Abasıyanık Kitaplığı Sait Faik Abasıyanık Kitap Özeti Alemdağ da Var Bir Yılan İşte karşı karşıyasın Haydi bakalım Söyle söyleyeceğini De diyeceğini Dinler de Tatlı tatlı dinler Sevgiden söz aç Ne çıkar o seni anlarsa değil sen onu anlarsan bir şeyler olacak Havada Bulut Nasıl bir dünya arzuluyorsunuz Nasıl bir dünya mı Haksızlıkların olmadığı bir dünya İnsanların hepsinin mesut olduğu hiç olmazsa iş bulduğu doyduğu bir dünya Hırsızlıkların başkalarının hakkına tecavüz etmelerin bol bol bulunmadığı Pardon efendim Bol bol bulunmadığı ne demek Hiç bulunmadığı bir dünya Havuz Başı Kimseler âşık değil mi bu şehirde Kimseler bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi yüzünü bir dakika görmek için kimsenin Kayıp Aranıyor Dünyada hiçbir şeyden zalimlikten iğrendiğim kadar iğrenmem İnsanoğlunun en büyük savaşı zalimliğe karşı açılmalı İnsanoğlu her şeyden evvel içindeki bu kıskançlıklardan bu kinlerden bu ahlaksızlıklardan daha pis şeyi kendinde doğuşta varsa bile söküp atmalıdır Kumpanya Acaba realite dedikleri şey bu muydu Bu his reelle temasın verdiği heyecandır muhakkak odur dedi İçinde her şey var yahut hiçbir şey yok Fakat bu hiçbir şeyde bile her şeyin Hiçbir şey düşünmedi artık Lüzumsuz Adam Şehri bırakıp gitmeliydi Nereye olursa olsun Bu şehri bırakmalıydı Dağlarda yatmalı su başlarında garipler gibi su içmeli köylerden ekmek dilenmeli şehirli görünce yol değiştirip koşa koşa kaçmalı samanlıklarda yatmalı dağlardan üzüm çalmalıydı Mahalle Kahvesi Çekilecek bir köşemiz olacak Yatağımız olacak Yorganı gözlerimize çekeceğiz Belki bir deniz kenarı bir ağaç altı bir rüzgâr bir sessiz kahve bir bardak çay bir simit bir dilim kaşarpeyniri bir yarım kilo şarap bulursak dost olarak bu en iyisi Ama insan Yok kardeşim yok insan bulamayacağız Mahkeme Kapısı Benim başım yerinde değil ki Başın nerede Üstümde Aklın Aklım içinde değil Onu kaybettim Medarı Maişet Motoru yüzle ahlak arasında herhalde müthiş bir münasebet vardır Güzel olan muhakkak güzel ahlaklıdır demeyeceğim Sonra fena ruhlu güzel yüzün de insanı perişan eden mahveden sihrini de inkâr etmeyeceğim Yalnız şunu demek istiyorum ki ahlakın yüze eklediği mimikler hatta renkler yüz ahlak her ikisi güzelken de vardır Fakat bunlar bu an bu mekân içinde sevimlidirler Ahlak bozulmazsa ter temiz sevimli hatta dostun bu halleri taklit edeceği gelmesi kadar dost ılık devam ederler Sarnıç Bir küçük insan zerresi halinde bu sabah bütün insanları çocukları kuşları yemişleri sefilleri ve açları beyhude bir sevgi ile seviyor kederlenmeye zaman kalmadan birdenbire bir sıçrayışta ayağa kalkıyorum İlk vapuru karşılamaya koşuyorum Ve bekliyorum İlk vapurdan bin bir yabancı çıkıyor Bir dost çehresi bulamıyorum Bir şeyler anlatmak ihtiyacındayım Vapurdan kimseler çıkmayınca kaleme kâğıda sarılıyorum Semaver Fakat toprağın üstünde koşan onun üstünde beş on Yayınevi Ötüken Neşriyat Yazar Sait Faik Abasıyanık Sayfa 1648 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 00x19 50 cm Basım Yılı Haziran 2025 Barkod 9786254088544 Kategori Öykü

Nobel Kitap
747,00

Ötüken Neşriyat

20251648 sf.
Ciltsiz12x19.5 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Alemdağ da Var Bir Yılanİşte karşı karşıyasın Haydi bakalım Söyle söyleyeceğini De diyeceğini Dinler de Tatlı tatlı dinler Sevgiden söz aç Ne çıkar o seni anlarsa değil sen onu anlarsan bir şeyler olacak Havada Bulut Nasıl bir dünya arzuluyorsunuz Nasıl bir dünya mı Haksızlıkların olmadığı bir dünya İnsanların hepsinin mesut olduğu hiç olmazsa iş bulduğu doyduğu bir dünya Hırsızlıkların başkalarının hakkına tecavüz etmelerin bol bol bulunmadığı Pardon efendim Bol bol bulunmadığı ne demek Hiç bulunmadığı bir dünya Havuz BaşıKimseler âşık değil mi bu şehirde Kimseler bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi yüzünü bir dakika görmek için kimsenin Kayıp AranıyorDünyada hiçbir şeyden zalimlikten iğrendiğim kadar iğrenmem İnsanoğlunun en büyük savaşı zalimliğe karşı açılmalı İnsanoğlu her şeyden evvel içindeki bu kıskançlıklardan bu kinlerden bu ahlaksızlıklardan daha pis şeyi kendinde doğuşta varsa bile söküp atmalıdır KumpanyaAcaba realite dedikleri şey bu muydu Bu his reelle temasın verdiği heyecandır muhakkak odur dedi İçinde her şey var yahut hiçbir şey yok Fakat bu hiçbir şeyde bile her şeyin Hiçbir şey düşünmedi artık Lüzumsuz AdamŞehri bırakıp gitmeliydi Nereye olursa olsun Bu şehri bırakmalıydı Dağlarda yatmalı su başlarında garipler gibi su içmeli köylerden ekmek dilenmeli şehirli görünce yol değiştirip koşa koşa kaçmalı samanlıklarda yatmalı dağlardan üzüm çalmalıydı Mahalle KahvesiÇekilecek bir köşemiz olacak Yatağımız olacak Yorganı gözlerimize çekeceğiz Belki bir deniz kenarı bir ağaç altı bir rüzgâr bir sessiz kahve bir bardak çay bir simit bir dilim kaşarpeyniri bir yarım kilo şarap bulursak dost olarak bu en iyisi Ama insan Yok kardeşim yok insan bulamayacağız Mahkeme Kapısı Benim başım yerinde değil ki Başın nerede Üstümde Aklın Aklım içinde değil Onu kaybettim Medarı Maişet Motoru yüzle ahlak arasında herhalde müthiş bir münasebet vardır Güzel olan muhakkak güze