Saklı Gölgeler Atlası — Şenol Karadeniz

Saklı Gölgeler Atlası
Şenol KaradenizPhoenix Yayınevi
Saklı Gölgeler Atlası
Şenol KaradenizHatıraların erişmekte zorlandığı hayal ile hakikatin iç içe geçtiği bir devr i kadimde Anadolu nun bağrındaki ıssız bir köyde doğmuş Meryem Güneş kan kırmızısı bir perde çekerken ufka avludaki tahta sedirlerin üzerinde oturup gökyüzünü izler ve sanki başka diyarlardan haber bekler gibi susarmış köylüler İşte Meryem bu derin suskunluğa açmış gözlerini cılız ağlayışı evin kerpiç duvarlarında yankılanmamış bile Bir deli kadınmış Meryem i doğuran adı zamanla yitse de deliliği baki kalan Deli Zehra nın küçük kızıymış O kadar küçükmüş ki annesinin yerli yersiz savurduğu kahkahalarından vakitli vakitsiz akıttığı gözyaşlarından pek mühim mevzuları aklında hesap edercesine kendi kendine söyleşmesinden etrafındaki meraklı gözleri kor gibi yanan bakışlarıyla yıldırıp kaçırmasından bihabermiş Ki köy ahalisi bu deli kadının türlü türlü tuhaf davranışlarından ürker bu uğrağa gelmiş zavallı kadından çekinir etrafında pek dolanmaz yaptıklarına da ses etmezmiş Kadınlar onun geçtiği sokaklarda dualar mırıldanarak peşinden süpürgelerle toz kaldırır erkekler ise göz göze gelmemeye çalışarak başlarını çevirir hızlı adımlarla yanından uzaklaşırmış Küçük Meryem annesi hakkında işittiklerini yıllar içinde kendince birbirine ulaya ulaya zihninde ancak bir hükme varabilmiş

Phoenix Yayınevi
Hatıraların erişmekte zorlandığı hayal ile hakikatin iç içe geçtiği bir devr i kadimde Anadolu nun bağrındaki ıssız bir köyde doğmuş Meryem Güneş kan kırmızısı bir perde çekerken ufka avludaki tahta sedirlerin üzerinde oturup gökyüzünü izler ve sanki başka diyarlardan haber bekler gibi susarmış köylüler İşte Meryem bu derin suskunluğa açmış gözlerini cılız ağlayışı evin kerpiç duvarlarında yankılanmamış bile Bir deli kadınmış Meryem i doğuran adı zamanla yitse de deliliği baki kalan Deli Zehra nın küçük kızıymış O kadar küçükmüş ki annesinin yerli yersiz savurduğu kahkahalarından vakitli vakitsiz akıttığı gözyaşlarından pek mühim mevzuları aklında hesap edercesine kendi kendine söyleşmesinden etrafındaki meraklı gözleri kor gibi yanan bakışlarıyla yıldırıp kaçırmasından bihabermiş Ki köy ahalisi bu deli kadının türlü türlü tuhaf davranışlarından ürker bu uğrağa gelmiş zavallı kadından çekinir etrafında pek dolanmaz yaptıklarına da ses etmezmiş Kadınlar onun geçtiği sokaklarda dualar mırıldanarak peşinden süpürgelerle toz kaldırır erkekler ise göz göze gelmemeye çalışarak başlarını çevirir hızlı adımlarla yanından uzaklaşırmış Küçük Meryem annesi hakkında işittiklerini yıllar içinde kendince birbirine ulaya ulaya zihninde ancak bir hükme varabilmiş

PHOENİX YAYINEVİ
Hatıraların erişmekte zorlandığı hayal ile hakikatin iç içe geçtiği bir devr i kadimde Anadolu nun bağrındaki ıssız bir köyde doğmuş Meryem Güneş kan kırmızısı bir perde çekerken ufka avludaki tahta sedirlerin üzerinde oturup gökyüzünü izler ve sanki başka diyarlardan haber bekler gibi susarmış köylüler İşte Meryem bu derin suskunluğa açmış gözlerini cılız ağlayışı evin kerpiç duvarlarında yankılanmamış bile Bir deli kadınmış Meryem i doğuran adı zamanla yitse de deliliği baki kalan Deli Zehra nın küçük kızıymış O kadar küçükmüş ki annesinin yerli yersiz savurduğu kahkahalarından vakitli vakitsiz akıttığı gözyaşlarından pek mühim mevzuları aklında hesap edercesine kendi kendine söyleşmesinden etrafındaki meraklı gözleri kor gibi yanan bakışlarıyla yıldırıp kaçırmasından bihabermiş Ki köy ahalisi bu deli kadının türlü türlü tuhaf davranışlarından ürker bu uğrağa gelmiş zavallı kadından çekinir etrafında pek dolanmaz yaptıklarına da ses etmezmiş Kadınlar onun geçtiği sokaklarda dualar mırıldanarak peşinden süpürgelerle toz kaldırır erkekler ise göz göze gelmemeye çalışarak başlarını çevirir hızlı adımlarla yanından uzaklaşırmış Küçük Meryem annesi hakkında işittiklerini yıllar içinde kendince birbirine ulaya ulaya zihninde ancak bir hükme varabilmiş

Phoenix
Hatıraların erişmekte zorlandığı hayal ile hakikatin iç içe geçtiği bir devr i kadimde Anadolu nun bağrındaki ıssız bir köyde doğmuş Meryem Güneş kan kırmızısı bir perde çekerken ufka avludaki tahta sedirlerin üzerinde oturup gökyüzünü izler ve sanki başka diyarlardan haber bekler gibi susarmış köylüler İşte Meryem bu derin suskunluğa açmış gözlerini cılız ağlayışı evin kerpiç duvarlarında yankılanmamış bile Bir deli kadınmış Meryem i doğuran adı zamanla yitse de deliliği baki kalan Deli Zehra nın küçük kızıymış O kadar küçükmüş ki annesinin yerli yersiz savurduğu kahkahalarından vakitli vakitsiz akıttığı gözyaşlarından pek mühim mevzuları aklında hesap edercesine kendi kendine söyleşmesinden etrafındaki meraklı gözleri kor gibi yanan bakışlarıyla yıldırıp kaçırmasından bihabermiş Ki köy ahalisi bu deli kadının türlü türlü tuhaf davranışlarından ürker bu uğrağa gelmiş zavallı kadından çekinir etrafında pek dolanmaz yaptıklarına da ses etmezmiş Kadınlar onun geçtiği sokaklarda dualar mırıldanarak peşinden süpürgelerle toz kaldırır erkekler ise göz göze gelmemeye çalışarak başlarını çevirir hızlı adımlarla yanından uzaklaşırmış Küçük Meryem annesi hakkında işittiklerini yıllar içinde kendince birbirine ulaya ulaya zihninde ancak bir hükme varabilmiş Tanıtım Bülteninden

Phoenix Yayınevi
Hatıraların erişmekte zorlandığı hayal ile hakikatin iç içe geçtiği bir devr i kadimde Anadolu nun bağrındaki ıssız bir köyde doğmuş Meryem Güneş kan kırmızısı bir perde çekerken ufka avludaki tahta sedirlerin üzerinde oturup gökyüzünü izler ve sanki başka diyarlardan haber bekler gibi susarmış köylüler İşte Meryem bu derin suskunluğa açmış gözlerini cılız ağlayışı evin kerpiç duvarlarında yankılanmamış bile Bir deli kadınmış Meryem i doğuran adı zamanla yitse de deliliği baki kalan Deli Zehra nın küçük kızıymış O kadar küçükmüş ki annesinin yerli yersiz savurduğu kahkahalarından vakitli vakitsiz akıttığı gözyaşlarından pek mühim mevzuları aklında hesap edercesine kendi kendine söyleşmesinden etrafındaki meraklı gözleri kor gibi yanan bakışlarıyla yıldırıp kaçırmasından bihabermiş Ki köy ahalisi bu deli kadının türlü türlü tuhaf davranışlarından ürker bu uğrağa gelmiş zavallı kadından çekinir etrafında pek dolanmaz yaptıklarına da ses etmezmiş Kadınlar onun geçtiği sokaklarda dualar mırıldanarak peşinden süpürgelerle toz kaldırır erkekler ise göz göze gelmemeye çalışarak başlarını çevirir hızlı adımlarla yanından uzaklaşırmış Küçük Meryem annesi hakkında işittiklerini yıllar içinde kendince birbirine ulaya ulaya zihninde ancak bir hükme varabilmiş

Phoenix Yayınevi
Hatıraların erişmekte zorlandığı hayal ile hakikatin iç içe geçtiği bir devr i kadimde Anadolu nun bağrındaki ıssız bir köyde doğmuş Meryem Güneş kan kırmızısı bir perde çekerken ufka avludaki tahta sedirlerin üzerinde oturup gökyüzünü izler ve sanki başka diyarlardan haber bekler gibi susarmış köylüler İşte Meryem bu derin suskunluğa açmış gözlerini cılız ağlayışı evin kerpiç duvarlarında yankılanmamış bile Bir deli kadınmış Meryem i doğuran adı zamanla yitse de deliliği baki kalan Deli Zehra nın küçük kızıymış O kadar küçükmüş ki annesinin yerli yersiz savurduğu kahkahalarından vakitli vakitsiz akıttığı gözyaşlarından pek mühim mevzuları aklında hesap edercesine kendi kendine söyleşmesinden etrafındaki meraklı gözleri kor gibi yanan bakışlarıyla yıldırıp kaçırmasından bihabermiş Ki köy ahalisi bu deli kadının türlü türlü tuhaf davranışlarından ürker bu uğrağa gelmiş zavallı kadından çekinir etrafında pek dolanmaz yaptıklarına da ses etmezmiş Kadınlar onun geçtiği sokaklarda dualar mırıldanarak peşinden süpürgelerle toz kaldırır erkekler ise göz göze gelmemeye çalışarak başlarını çevirir hızlı adımlarla yanından uzaklaşırmış Küçük Meryem annesi hakkında işittiklerini yıllar içinde kendince birbirine ulaya ulaya zihninde ancak bir hükme varabilmiş

Phoenix Yayınevi
Şenol Karadeniz tarafından kaleme alınan Saklı Gölgeler Atlası Phoenix Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Saklı Gölgeler Atlası Şenol Karadeniz Kitap Özeti Hatıraların erişmekte zorlandığı hayal ile hakikatin iç içe geçtiği bir devr i kadimde Anadolu nun bağrındaki ıssız bir köyde doğmuş Meryem Güneş kan kırmızısı bir perde çekerken ufka avludaki tahta sedirlerin üzerinde oturup gökyüzünü izler ve sanki başka diyarlardan haber bekler gibi susarmış köylüler İşte Meryem bu derin suskunluğa açmış gözlerini cılız ağlayışı evin kerpiç duvarlarında yankılanmamış bile Bir deli kadınmış Meryem i doğuran adı zamanla yitse de deliliği baki kalan Deli Zehra nın küçük kızıymış O kadar küçükmüş ki annesinin yerli yersiz savurduğu kahkahalarından vakitli vakitsiz akıttığı gözyaşlarından pek mühim mevzuları aklında hesap edercesine kendi kendine söyleşmesinden etrafındaki meraklı gözleri kor gibi yanan bakışlarıyla yıldırıp kaçırmasından bihabermiş Ki köy ahalisi bu deli kadının türlü türlü tuhaf davranışlarından ürker bu uğrağa gelmiş zavallı kadından çekinir etrafında pek dolanmaz yaptıklarına da ses etmezmiş Kadınlar onun geçtiği sokaklarda dualar mırıldanarak peşinden süpürgelerle toz kaldırır erkekler ise göz göze gelmemeye çalışarak başlarını çevirir hızlı adımlarla yanından uzaklaşırmış Küçük Meryem annesi hakkında işittiklerini yıllar içinde kendince birbirine ulaya ulaya zihninde ancak bir hükme varabilmiş Yayınevi Phoenix Yayınevi Yazar Şenol Karadeniz Sayfa 135 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Mart 2025 Barkod 9786057789624 Kategori Öykü

Phoenix Yayınevi
Hatıraların erişmekte zorlandığı hayal ile hakikatin iç içe geçtiği bir devr i kadimde Anadolu nun bağrındaki ıssız bir köyde doğmuş Meryem Güneş kan kırmızısı bir perde çekerken ufka avludaki tahta sedirlerin üzerinde oturup gökyüzünü izler ve sanki başka diyarlardan haber bekler gibi susarmış köylüler İşte Meryem bu derin suskunluğa açmış gözlerini cılız ağlayışı evin kerpiç duvarlarında yankılanmamış bile Bir deli kadınmış Meryem i doğuran adı zamanla yitse de deliliği baki kalan Deli Zehra nın küçük kızıymış O kadar küçükmüş ki annesinin yerli yersiz savurduğu kahkahalarından vakitli vakitsiz akıttığı gözyaşlarından pek mühim mevzuları aklında hesap edercesine kendi kendine söyleşmesinden etrafındaki meraklı gözleri kor gibi yanan bakışlarıyla yıldırıp kaçırmasından bihabermiş Ki köy ahalisi bu deli kadının türlü türlü tuhaf davranışlarından ürker bu uğrağa gelmiş zavallı kadından çekinir etrafında pek dolanmaz yaptıklarına da ses etmezmiş Kadınlar onun geçtiği sokaklarda dualar mırıldanarak peşinden süpürgelerle toz kaldırır erkekler ise göz göze gelmemeye çalışarak başlarını çevirir hızlı adımlarla yanından uzaklaşırmış Küçük Meryem annesi hakkında işittiklerini yıllar içinde kendince birbirine ulaya ulaya zihninde ancak bir hükme varabilmiş

Phoenix-Türkçe
Hatıraların erişmekte zorlandığı hayal ile hakikatin iç içe geçtiği bir devr i kadimde Anadolu nun bağrındaki ıssız bir köyde doğmuş Meryem Güneş kan kırmızısı bir perde çekerken ufka avludaki tahta sedirlerin üzerinde oturup gökyüzünü izler ve sanki başka diyarlardan haber bekler gibi susarmış köylüler İşte Meryem bu derin suskunluğa açmış gözlerini cılız ağlayışı evin kerpiç duvarlarında yankılanmamış bile Bir deli kadınmış Meryem i doğuran adı zamanla yitse de deliliği baki kalan Deli Zehra nın küçük kızıymış O kadar küçükmüş ki annesinin yerli yersiz savurduğu kahkahalarından vakitli vakitsiz akıttığı gözyaşlarından pek mühim mevzuları aklında hesap edercesine kendi kendine söyleşmesinden etrafındaki meraklı gözleri kor gibi yanan bakışlarıyla yıldırıp kaçırmasından bihabermiş Ki köy ahalisi bu deli kadının türlü türlü tuhaf davranışlarından ürker bu uğrağa gelmiş zavallı kadından çekinir etrafında pek dolanmaz yaptıklarına da ses etmezmiş Kadınlar onun geçtiği sokaklarda dualar mırıldanarak peşinden süpürgelerle toz kaldırır erkekler ise göz göze gelmemeye çalışarak başlarını çevirir hızlı adımlarla yanından uzaklaşırmış Küçük Meryem annesi hakkında işittiklerini yıllar içinde kendince birbirine ulaya ulaya zihninde ancak bir hükme varabilmiş