Saklı Ülke — Maud Mangold

Saklı Ülke
Maud MangoldYerdeniz Yayınları
Saklı Ülke
Maud MangoldÖnce bir sis gördüler Çayırın üzerinde dolaşan hafif bir sis çemberi Bu sis çemberi yavaş yavaş açıla rak yaşlı diş budak ağacının etrafında dönmeye başladı Ses iyice artmıştı Belirli bir melodi değildi bu bir mırıltı gibi ve dalga dalga yükselen birşey Sonunda sesler kulakları sağır edecek yüksekliğe ulaştı Çocuklar ellerini kulaklarına bastırarak büyü lenmiş gibi seyretmeye başladılar i Sislerin içinde yüzlerce hatta belki de binlerce küçük siluet belirmişti Hafif ve şeffaftılar Hepsi de tıpatıp birbirlerine benziyorlardı Örümcek ağı gibi ince kıyafetleri vardı Minik ayaklarıyla ağacın etrafında döne rek dans ediyorlardı inanılmaz güzeldiler Çocuklar bütün önlemlerine rağmen kulaklarına sızan o tek düze müziğin etkisiyle büyülenmiş gibiydiler Sislerin arasından durmadan yeni su perileri çıkıyordu Birkaç su perisi çocukların saklandıkları yere oldukça yaklaşmış kocaman parlak gözlerini onlara doğru çevirmişti sanki çalılıkların içini görebiliyor gibiydiler Yakından bakıldığında yüzlerinin birbirinden farklı olduğu ayırt edilebiliyordu Ama hepsinin yüzünde aynı uzaklık ve oyuncak bebeklerde görülen o donuk ifade vardı Yüzlerinde o tek düze melodiyi çıkaran ağızlarının dışında hiçbir şey hareket etmiyordu Çocukların olduğu çalılığa yaklaşan su perileri tekrar ağacın etrafında dönen gruba katıldılar Sayfa Sayısı 256 Baskı Yılı 2005 Dili Türkçe Yayınevi Yerdeniz Yayınları

Yerdeniz Yayınları
Önce bir sis gördüler Çayırın üzerinde dolaşan hafif bir sis çemberi Bu sis çemberi yavaş yavaş açılarak yaşlı diş budak ağacının etrafında dönmeye başladı Ses iyice artmıştı Belirli bir melodi değildi bu bir mırıltı gibi ve dalga dalga yükselen bir şey Sonunda sesler kulakları sağır edecek yüksekliğe ulaştı Çocuklar ellerini kulaklarına bastırarak büyülenmiş gibi seyretmeye başladılar Sislerin içinde yüzlerce hatta belki de binlerce küçük siluet belirmişti Hafif ve şeffaftılar Hepsi de tıpatıp birbirlerine benziyorlardı Örümcek ağı gibi ince kıyafetleri vardı Minik ayaklarıyla ağacın etrafında dönerek dans ediyorlardı İnanılmaz güzeldiler Çocuklar bütün önlemlerine rağmen kulaklarına sızan o tek düze müziğin etkisiyle büyülenmiş gibiydiler Sislerin arasından durmadan yeni su perileri çıkıyordu Birkaç su perisi çocukların saklandıkları yere oldukça yaklaşmış kocaman parlak gözlerini onlara doğru çevirmişti sanki çalılıkların içini görebiliyor gibiydiler Yakından bakıldığında yüzlerinin birbirinden farklı olduğu ayırt edilebiliyordu Ama hepsinin yüzünde aynı uzaklık ve oyuncak bebeklerde görülen o donuk ifade vardı Yüzlerinde o tek düze melodiyi çıkaran ağızlarının dışında hiçbir şey hareket etmiyordu Çocukların olduğu çalılığa yaklaşan su perileri tekrar ağacın etrafında dönen gruba katıldılar Gittikçe daha hızlı dönüyorlardı ve sonunda tek tek ayırt edilmelerinin imkânsız olduğu bir hıza ulaştılar Artık ağacın etrafında dalgalanan bir tül gibiydiler O tül yavaş yavaş mavi bir renk aldı sonra her bir çevrimde rengi açılarak beyazladı ve en sonunda öylesine parladı ki çocuklar gözlerini kapatmak zorunda kaldı

Yerdeniz
çev. Arda, Ali
Önce bir sis gördüler Çayırın üzerinde dolaşan hafif bir sis çemberi Bu sis çemberi hafif hafif açılarak yaşlı diş budak ağacının etrafında dönmeye başladı Ses iyice artmıştı Belirli bir melodi değildi bu bir mırıltı gibi ve dalga dalga yükselen bir şey Sonunda sesler kulakları sağır edecek yüksekliğe ulaştı Çocuklar ellerini kulaklarına bastırarak büyülenmiş gibi seyretmeye başladılar

Yerdeniz Yayınları
Önce bir sis gördüler Çayırın üzerinde dolaşan hafif bir sis çemberi Bu sis çemberi yavaş yavaş açılarak yaşlı diş budak ağacının etrafında dönmeye başladı Ses iyice artmıştı Belirli bir melodi değildi bu bir mırıltı gibi ve dalga dalga yükselen bir şey Sonunda sesler kulakları sağır edecek yüksekliğe ulaştı Çocuklar ellerini kulaklarına bastırarak büyülenmiş gibi seyretmeye başladılar Sislerin içinde yüzlerce hatta belki de binlerce küçük siluet belirmişti Hafif ve şeffaftılar Hepsi de tıpatıp birbirlerine benziyorlardı Örümcek ağı gibi ince kıyafetleri vardı Minik ayaklarıyla ağacın etrafında dönerek dans ediyorlardı İnanılmaz güzeldiler Çocuklar bütün önlemlerine rağmen kulaklarına sızan o tek düze müziğin etkisiyle büyülenmiş gibiydiler Sislerin arasından durmadan yeni su perileri çıkıyordu Birkaç su perisi çocukların saklandıkları yere oldukça yaklaşmış kocaman parlak gözlerini onlara doğru çevirmişti sanki çalılıkların içini görebiliyor gibiydiler Yakından bakıldığında yüzlerinin birbirinden farklı olduğu ayırt edilebiliyordu Ama hepsinin yüzünde aynı uzaklık ve oyuncak bebeklerde görülen o donuk ifade vardı Yüzlerinde o tek düze melodiyi çıkaran ağızlarının dışında hiçbir şey hareket etmiyordu Çocukların olduğu çalılığa yaklaşan su perileri tekrar ağacın etrafında dönen gruba katıldılar Gittikçe daha hızlı dönüyorlardı ve sonunda tek tek ayırt edilmelerinin imkânsız olduğu bir hıza ulaştılar Artık ağacın etrafında dalgalanan bir tül gibiydiler O tül yavaş yavaş mavi bir renk aldı sonra her bir çevrimde rengi açılarak beyazladı ve en sonunda öylesine parladı ki çocuklar gözlerini kapatmak zorunda kaldı

Yerdeniz Yayınları
Önce bir sis gördüler Çayırın üzerinde dolaşan hafif bir sis çemberi Bu sis çemberi yavaş yavaş açılarak yaşlı diş budak ağacının etrafında dönmeye başladı Ses iyice artmıştı Belirli bir melodi değildi bu bir mırıltı gibi ve dalga dalga yükselen bir şey Sonunda sesler kulakları sağır edecek yüksekliğe ulaştı Çocuklar ellerini kulaklarına bastırarak büyülenmiş gibi seyretmeye başladılar Sislerin içinde yüzlerce hatta belki de binlerce küçük siluet belirmişti Hafif ve şeffaftılar Hepsi de tıpatıp birbirlerine benziyorlardı Örümcek ağı gibi ince kıyafetleri vardı Minik ayaklarıyla ağacın etrafında dönerek dans ediyorlardı İnanılmaz güzeldiler Çocuklar bütün önlemlerine rağmen kulaklarına sızan o tek düze müziğin etkisiyle büyülenmiş gibiydiler Sislerin arasından durmadan yeni su perileri çıkıyordu Birkaç su perisi çocukların saklandıkları yere oldukça yaklaşmış kocaman parlak gözlerini onlara doğru çevirmişti sanki çalılıkların içini görebiliyor gibiydiler Yakından bakıldığında yüzlerinin birbirinden farklı olduğu ayırt edilebiliyordu Ama hepsinin yüzünde aynı uzaklık ve oyuncak bebeklerde görülen o donuk ifade vardı Yüzlerinde o tek düze melodiyi çıkaran ağızlarının dışında hiçbir şey hareket etmiyordu Çocukların olduğu çalılığa yaklaşan su perileri tekrar ağacın etrafında dönen gruba katıldılar Gittikçe daha hızlı dönüyorlardı ve sonunda tek tek ayırt edilmelerinin imkânsız olduğu bir hıza ulaştılar Artık ağacın etrafında dalgalanan bir tül gibiydiler O tül yavaş yavaş mavi bir renk aldı sonra her bir çevrimde rengi açılarak beyazladı ve en sonunda öylesine parladı ki çocuklar gözlerini kapatmak zorunda kaldı

Yerdeniz Yayıncılık
Saklı Ülke Kısa Özet Önce bir sis gördüler Çayırın üzerinde dolaşan hafif bir sis çemberi Bu sis çemberi yavaş yavaş açılarak yaşlı diş budak ağacının etrafında dönmeye başladı Ses iyice artmıştı Belirli bir melodi değildi bu bir mırıltı gibi ve dalga dalga yükselen bir şey Sonunda sesler kulakları sağır edecek yüksekliğe ulaştı Çocuklar ellerini kulaklarına bastırarak büyülenmiş gibi seyretmeye başladılar Sislerin içinde yüzlerce hatta belki de binlerce küçük siluet belirmişti Hafif ve şeffaftılar Hepsi de tıpatıp birbirlerine benziyorlardı Örümcek ağı gibi ince kıyafetleri vardı Minik ayaklarıyla ağacın etrafında dönerek dans ediyorlardı İnanılmaz güzeldiler Çocuklar bütün önlemlerine rağmen kulaklarına sızan o tek düze müziğin etkisiyle büyülenmiş gibiydiler Sislerin arasından durmadan yeni su perileri çıkıyordu Birkaç su perisi çocukların saklandıkları yere oldukça yaklaşmış kocaman parlak gözlerini onlara doğru çevirmişti sanki çalılıkların içini görebiliyor gibiydiler Yakından bakıldığında yüzlerinin birbirinden farklı olduğu ayırt edilebiliyordu Ama hepsinin yüzünde aynı uzaklık ve oyuncak bebeklerde görülen o donuk ifade vardı Yüzlerinde o tek düze melodiyi çıkaran ağızlarının dışında hiçbir şey hareket etmiyordu Çocukların olduğu çalılığa yaklaşan su perileri tekrar ağacın etrafında dönen gruba katıldılar Gittikçe daha hızlı dönüyorlardı ve sonunda tek tek ayırt edilmelerinin imkânsız olduğu bir hıza ulaştılar Artık ağacın etrafında dalgalanan bir tül gibiydiler O tül yavaş yavaş mavi bir renk aldı sonra her bir çevrimde rengi açılarak beyazladı ve en sonunda öylesine parladı ki çocuklar gözlerini kapatmak zorunda kaldı

YERDENİZ YAYINLARI
Önce bir sis gördüler Çayırın üzerinde dolaşan hafif bir sis çemberi Bu sis çemberi yavaş yavaş açılarak yaşlı diş budak ağacının etrafında dönmeye başladı Ses iyice artmıştı Belirli bir melodi değildi bu bir mırıltı gibi ve dalga dalga yükselen bir şey Sonunda sesler kulakları sağır edecek yüksekliğe ulaştı Çocuklar ellerini kulaklarına bastırarak büyülenmiş gibi seyretmeye başladılar Sislerin içinde yüzlerce hatta belki de binlerce küçük siluet belirmişti Hafif ve şeffaftılar Hepsi de tıpatıp birbirlerine benziyorlardı Örümcek ağı gibi ince kıyafetleri vardı Minik ayaklarıyla ağacın etrafında dönerek dans ediyorlardı İnanılmaz güzeldiler Çocuklar bütün önlemlerine rağmen kulaklarına sızan o tek düze müziğin etkisiyle büyülenmiş gibiydiler Sislerin arasından durmadan yeni su perileri çıkıyordu Birkaç su perisi çocukların saklandıkları yere oldukça yaklaşmış kocaman parlak gözlerini onlara doğru çevirmişti sanki çalılıkların içini görebiliyor gibiydiler Yakından bakıldığında yüzlerinin birbirinden farklı olduğu ayırt edilebiliyordu Ama hepsinin yüzünde aynı uzaklık ve oyuncak bebeklerde görülen o donuk ifade vardı Yüzlerinde o tek düze melodiyi çıkaran ağızlarının dışında hiçbir şey hareket etmiyordu Çocukların olduğu çalılığa yaklaşan su perileri tekrar ağacın etrafında dönen gruba katıldılar Gittikçe daha hızlı dönüyorlardı ve sonunda tek tek ayırt edilmelerinin imkânsız olduğu bir hıza ulaştılar Artık ağacın etrafında dalgalanan bir tül gibiydiler O tül yavaş yavaş mavi bir renk aldı sonra her bir çevrimde rengi açılarak beyazladı ve en sonunda öylesine parladı ki çocuklar gözlerini kapatmak zorunda kaldı