Şako — Dilşad Aytekin

Şako
Dilşad AytekinGece Kitaplığı
Şako
Dilşad AytekinEn önemli besini temiz hava berrak ve buz gibi sulardır Dağın zirvesinden aşağılara vadilere ve ormanlara tepeden bakarak yaşarken bedenleri gibi ruhları da beslenir Hayat gailesi savaşlar ve adaletsizlikler ulaşmaz sanırsın dağların doruklarına Tasadan uzaksın Çünkü habersizsin Uzun yaşamanın sırrını keşfetmiş gibi memnun uyur mutlu uyanırsın Çobanlık böyledir işte Yükseklerde dünyanın tavanına değer başın Yine de kendini ezilecekmiş gibi hissetmezsin Ne zaman bir araya gelsek dağların ona iyi geldiğinden bahsederdi Yiyip içtiğinden bahsetmeyi sevmezdi Uzaklara baka baka gözlerim yakını sevmez oldu Gel çardakta oturalım Ev beni sıkıyor derdi Küçücük bir kulübeyi yuva edinmiş insanın kocaman bir avluda sıkılmasına şaşardım Ama bilirdim ki duvarın dışında alabildiğine açık düzlüklerin uzak ufukların varlığından emin olarak uyumak ona iyi gelirdi Bazı toplumların yaşlılarını uzak dağ başlarına götürüp ölüme terk ettiğini duymuştu Remzi Üstelik bunu övgüyle saygıyla törene dönüştürdüklerini de Şimdi ayının leşi üzerinde dönüp duran kartallarla kavurma kazanının başına dizilmiş köylüler arasındaki ayrım neydi Sevgi mi Saygı mı Emek mi Düşünmeye değer bir yaşama kavgasıydı esasında en başından olagelen Her canlı yaşamak için besleniyordu Severek okşayarak beslediklerini de hayatta kalma savaşına kurban veriyordu üstelik Gazi yavrulu bir ayının canına kıymamış mıydı Kartallar kurtlar ve çakallar da yavrularını besleme derdine düşmemişler miydi Dağlar mitolojide tanrıların mekânıdır Antik Roma da Zeus ve diğer tanrılar Olimpos dağında yaşar Bu gün insanoğlu yükseklere çıkma arzusunu gökdelenler inşa ederek ve kentlere tepeden bakan kulelerle övünerek gösteriyor Yükselme tutkusu uçma isteğini de beraberinde getirmiş olmalı Başımızın üstündeki sonsuz boşluğu keşfetmek mavi gezegenimize uzaydan bakmak hep yükseklik tutkumuzu işaret ediyor

Gece Kitaplığı
En önemli besini temiz hava berrak ve buz gibi sulardır Dağın zirvesinden aşağılara vadilere ve ormanlara tepeden bakarak yaşarken bedenleri gibi ruhları da beslenir Hayat gailesi savaşlar ve adaletsizlikler ulaşmaz sanırsın dağların doruklarına Tasadan uzaksın Çünkü habersizsin Uzun yaşamanın sırrını keşfetmiş gibi memnun uyur mutlu uyanırsın Çobanlık böyledir işte Yükseklerde dünyanın tavanına değer başın Yine de kendini ezilecekmiş gibi hissetmezsin Ne zaman bir araya gelsek dağların ona iyi geldiğinden bahsederdi Yiyip içtiğinden bahsetmeyi sevmezdi Uzaklara baka baka gözlerim yakını sevmez oldu Gel çardakta oturalım Ev beni sıkıyor derdi Küçücük bir kulübeyi yuva edinmiş insanın kocaman bir avluda sıkılmasına şaşardım Ama bilirdim ki duvarın dışında alabildiğine açık düzlüklerin uzak ufukların varlığından emin olarak uyumak ona iyi gelirdi Bazı toplumların yaşlılarını uzak dağ başlarına götürüp ölüme terk ettiğini duymuştu Remzi Üstelik bunu övgüyle saygıyla törene dönüştürdüklerini de Şimdi ayının leşi üzerinde dönüp duran kartallarla kavurma kazanının başına dizilmiş köylüler arasındaki ayrım neydi Sevgi mi Saygı mı Emek mi Düşünmeye değer bir yaşama kavgasıydı esasında en başından olagelen Her canlı yaşamak için besleniyordu Severek okşayarak beslediklerini de hayatta kalma savaşına kurban veriyordu üstelik Gazi yavrulu bir ayının canına kıymamış mıydı Kartallar kurtlar ve çakallar da yavrularını besleme derdine düşmemişler miydi Dağlar mitolojide tanrıların mekânıdır Antik Roma da Zeus ve diğer tanrılar Olimpos dağında yaşar Bu gün insanoğlu yükseklere çıkma arzusunu gökdelenler inşa ederek ve kentlere tepeden bakan kulelerle övünerek gösteriyor Yükselme tutkusu uçma isteğini de beraberinde getirmiş olmalı Başımızın üstündeki sonsuz boşluğu keşfetmek mavi gezegenimize uzaydan bakmak hep yükseklik tutkumuzu işaret ediyor

Gece Kitaplığı
En önemli besini temiz hava berrak ve buz gibi sulardır Dağın zirvesinden aşağılara vadilere ve ormanlara tepeden bakarak yaşarken bedenleri gibi ruhları da beslenir Hayat gailesi savaşlar ve adaletsizlikler ulaşmaz sanırsın dağların doruklarına Tasadan uzaksın Çünkü habersizsin Uzun yaşamanın sırrını keşfetmiş gibi memnun uyur mutlu uyanırsın Çobanlık böyledir işte Yükseklerde dünyanın tavanına değer başın Yine de kendini ezilecekmiş gibi hissetmezsin Ne zaman bir araya gelsek dağların ona iyi geldiğinden bahsederdi Yiyip içtiğinden bahsetmeyi sevmezdi Uzaklara baka baka gözlerim yakını sevmez oldu Gel çardakta oturalım Ev beni sıkıyor derdi Küçücük bir kulübeyi yuva edinmiş insanın kocaman bir avluda sıkılmasına şaşardım Ama bilirdim ki duvarın dışında alabildiğine açık düzlüklerin uzak ufukların varlığından emin olarak uyumak ona iyi gelirdi Bazı toplumların yaşlılarını uzak dağ başlarına götürüp ölüme terk ettiğini duymuştu Remzi Üstelik bunu övgüyle saygıyla törene dönüştürdüklerini de Şimdi ayının leşi üzerinde dönüp duran kartallarla kavurma kazanının başına dizilmiş köylüler arasındaki ayrım neydi Sevgi mi Saygı mı Emek mi Düşünmeye değer bir yaşama kavgasıydı esasında en başından olagelen Her canlı yaşamak için besleniyordu Severek okşayarak beslediklerini de hayatta kalma savaşına kurban veriyordu üstelik Gazi yavrulu bir ayının canına kıymamış mıydı Kartallar kurtlar ve çakallar da yavrularını besleme derdine düşmemişler miydi Dağlar mitolojide tanrıların mekânıdır Antik Roma da Zeus ve diğer tanrılar Olimpos dağında yaşar Bu gün insanoğlu yükseklere çıkma arzusunu gökdelenler inşa ederek ve kentlere tepeden bakan kulelerle övünerek gösteriyor Yükselme tutkusu uçma isteğini de beraberinde getirmiş olmalı Başımızın üstündeki sonsuz boşluğu keşfetmek mavi gezegenimize uzaydan bakmak hep yükseklik tutkumuzu işaret ediyor Tanıtım Bülteninden

Gece Kitaplığı
Dilşad Aytekin tarafından kaleme alınan Şako Gece Kitaplığı eseri olarak okurlarla buluşuyor Şako Dilşad Aytekin Kitap Özeti En önemli besini temiz hava berrak ve buz gibi sulardır Dağın zirvesinden aşağılara vadilere ve ormanlara tepeden bakarak yaşarken bedenleri gibi ruhları da beslenir Hayat gailesi savaşlar ve adaletsizlikler ulaşmaz sanırsın dağların doruklarına Tasadan uzaksın Çünkü habersizsin Uzun yaşamanın sırrını keşfetmiş gibi memnun uyur mutlu uyanırsın Çobanlık böyledir işte Yükseklerde dünyanın tavanına değer başın Yine de kendini ezilecekmiş gibi hissetmezsin Ne zaman bir araya gelsek dağların ona iyi geldiğinden bahsederdi Yiyip içtiğinden bahsetmeyi sevmezdi Uzaklara baka baka gözlerim yakını sevmez oldu Gel çardakta oturalım Ev beni sıkıyor derdi Küçücük bir kulübeyi yuva edinmiş insanın kocaman bir avluda sıkılmasına şaşardım Ama bilirdim ki duvarın dışında alabildiğine açık düzlüklerin uzak ufukların varlığından emin olarak uyumak ona iyi gelirdi Bazı toplumların yaşlılarını uzak dağ başlarına götürüp ölüme terk ettiğini duymuştu Remzi Üstelik bunu övgüyle saygıyla törene dönüştürdüklerini de Şimdi ayının leşi üzerinde dönüp duran kartallarla kavurma kazanının başına dizilmiş köylüler arasındaki ayrım neydi Sevgi mi Saygı mı Emek mi Düşünmeye değer bir yaşama kavgasıydı esasında en başından olagelen Her canlı yaşamak için besleniyordu Severek okşayarak beslediklerini de hayatta kalma savaşına kurban veriyordu üstelik Gazi yavrulu bir ayının canına kıymamış mıydı Kartallar kurtlar ve çakallar da yavrularını besleme derdine düşmemişler miydi Dağlar mitolojide tanrıların mekânıdır Antik Roma da Zeus ve diğer tanrılar Olimpos dağında yaşar Bu gün insanoğlu yükseklere çıkma arzusunu gökdelenler inşa ederek ve kentlere tepeden bakan kulelerle övünerek gösteriyor Yükselme tutkusu uçma isteğini de beraberinde getirmiş olmalı Başımızın üstündeki sonsuz boşluğu keşfetmek mavi gezegenimize uzaydan bakmak hep yükseklik tutkumuzu işaret ediyor Yayınevi Gece Kitaplığı Yazar Dilşad Aytekin Sayfa 188 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Eylül 2020 Barkod 9786257243063 Kategori Derleme

Gece Kitaplığı
En önemli besini temiz hava berrak ve buz gibi sulardır Dağın zirvesinden aşağılara vadilere ve ormanlara tepeden bakarak yaşarken bedenleri gibi ruhları da beslenir Hayat gailesi savaşlar ve adaletsizlikler ulaşmaz sanırsın dağların doruklarına Tasadan uzaksın Çünkü habersizsin Uzun yaşamanın sırrını keşfetmiş gibi memnun uyur mutlu uyanırsın Çobanlık böyledir işte Yükseklerde dünyanın tavanına değer başın Yine de kendini ezilecekmiş gibi hissetmezsin Ne zaman bir araya gelsek dağların ona iyi geldiğinden bahsederdi Yiyip içtiğinden bahsetmeyi sevmezdi Uzaklara baka baka gözlerim yakını sevmez oldu Gel çardakta oturalım Ev beni sıkıyor derdi Küçücük bir kulübeyi yuva edinmiş insanın kocaman bir avluda sıkılmasına şaşardım Ama bilirdim ki duvarın dışında alabildiğine açık düzlüklerin uzak ufukların varlığından emin olarak uyumak ona iyi gelirdi Bazı toplumların yaşlılarını uzak dağ başlarına götürüp ölüme terk ettiğini duymuştu Remzi Üstelik bunu övgüyle saygıyla törene dönüştürdüklerini de Şimdi ayının leşi üzerinde dönüp duran kartallarla kavurma kazanının başına dizilmiş köylüler arasındaki ayrım neydi Sevgi mi Saygı mı Emek mi Düşünmeye değer bir yaşama kavgasıydı esasında en başından olagelen Her canlı yaşamak için besleniyordu Severek okşayarak beslediklerini de hayatta kalma savaşına kurban veriyordu üstelik Gazi yavrulu bir ayının canına kıymamış mıydı Kartallar kurtlar ve çakallar da yavrularını besleme derdine düşmemişler miydi Dağlar mitolojide tanrıların mekânıdır Antik Roma da Zeus ve diğer tanrılar Olimpos dağında yaşar Bu gün insanoğlu yükseklere çıkma arzusunu gökdelenler inşa ederek ve kentlere tepeden bakan kulelerle övünerek gösteriyor Yükselme tutkusu uçma isteğini de beraberinde getirmiş olmalı Başımızın üstündeki sonsuz boşluğu keşfetmek mavi gezegenimize uzaydan bakmak hep yükseklik tutkumuzu işaret ediyor

Gece Kitaplığı Yayınları
En önemli besini temiz hava berrak ve buz gibi sulardır Dağın zirvesinden aşağılara vadilere ve ormanlara tepeden bakarak yaşarken bedenleri gibi ruhları da beslenir Hayat gailesi savaşlar ve adaletsizlikler ulaşmaz sanırsın dağların doruklarına Tasadan uzaksın Çünkü habersizsin Uzun yaşamanın sırrını keşfetmiş gibi memnun uyur mutlu uyanırsın Çobanlık böyledir işte Yükseklerde dünyanın tavanına değer başın Yine de kendini ezilecekmiş gibi hissetmezsin Ne zaman bir araya gelsek dağların ona iyi geldiğinden bahsederdi Yiyip içtiğinden bahsetmeyi sevmezdi Uzaklara baka baka gözlerim yakını sevmez oldu Gel çardakta oturalım Ev beni sıkıyor derdi Küçücük bir kulübeyi yuva edinmiş insanın kocaman bir avluda sıkılmasına şaşardım Ama bilirdim ki duvarın dışında alabildiğine açık düzlüklerin uzak ufukların varlığından emin olarak uyumak ona iyi gelirdi Bazı toplumların yaşlılarını uzak dağ başlarına götürüp ölüme terk ettiğini duymuştu Remzi Üstelik bunu övgüyle saygıyla törene dönüştürdüklerini de Şimdi ayının leşi üzerinde dönüp duran kartallarla kavurma kazanının başına dizilmiş köylüler arasındaki ayrım neydi Sevgi mi Saygı mı Emek mi Düşünmeye değer bir yaşama kavgasıydı esasında en başından olagelen Her canlı yaşamak için besleniyordu Severek okşayarak beslediklerini de hayatta kalma savaşına kurban veriyordu üstelik Gazi yavrulu bir ayının canına kıymamış mıydı Kartallar kurtlar ve çakallar da yavrularını besleme derdine düşmemişler miydi Dağlar mitolojide tanrıların mekânıdır Antik Roma da Zeus ve diğer tanrılar Olimpos dağında yaşar Bu gün insanoğlu yükseklere çıkma arzusunu gökdelenler inşa ederek ve kentlere tepeden bakan kulelerle övünerek gösteriyor Yükselme tutkusu uçma isteğini de beraberinde getirmiş olmalı Başımızın üstündeki sonsuz boşluğu keşfetmek mavi gezegenimize uzaydan bakmak hep yükseklik tutkumuzu işaret ediyor

Gece Kitaplığı
En önemli besini temiz hava berrak ve buz gibi sulardır Dağın zirvesinden aşağılara vadilere ve ormanlara tepeden bakarak yaşarken bedenleri gibi ruhları da beslenir Hayat gailesi savaşlar ve adaletsizlikler ulaşmaz sanırsın dağların doruklarına Tasadan uzaksın Çünkü habersizsin Uzun yaşamanın sırrını keşfetmiş gibi memnun uyur mutlu uyanırsın Çobanlık böyledir işte Yükseklerde dünyanın tavanına değer başın Yine de kendini ezilecekmiş gibi hissetmezsin Ne zaman bir araya gelsek dağların ona iyi geldiğinden bahsederdi Yiyip içtiğinden bahsetmeyi sevmezdi Uzaklara baka baka gözlerim yakını sevmez oldu Gel çardakta oturalım Ev beni sıkıyor derdi Küçücük bir kulübeyi yuva edinmiş insanın kocaman bir avluda sıkılmasına şaşardım Ama bilirdim ki duvarın dışında alabildiğine açık düzlüklerin uzak ufukların varlığından emin olarak uyumak ona iyi gelirdi Bazı toplumların yaşlılarını uzak dağ başlarına götürüp ölüme terk ettiğini duymuştu Remzi Üstelik bunu övgüyle saygıyla törene dönüştürdüklerini de Şimdi ayının leşi üzerinde dönüp duran kartallarla kavurma kazanının başına dizilmiş köylüler arasındaki ayrım neydi Sevgi mi Saygı mı Emek mi Düşünmeye değer bir yaşama kavgasıydı esasında en başından olagelen Her canlı yaşamak için besleniyordu Severek okşayarak beslediklerini de hayatta kalma savaşına kurban veriyordu üstelik Gazi yavrulu bir ayının canına kıymamış mıydı Kartallar kurtlar ve çakallar da yavrularını besleme derdine düşmemişler miydi Dağlar mitolojide tanrıların mekânıdır Antik Roma da Zeus ve diğer tanrılar Olimpos dağında yaşar Bu gün insanoğlu yükseklere çıkma arzusunu gökdelenler inşa ederek ve kentlere tepeden bakan kulelerle övünerek gösteriyor Yükselme tutkusu uçma isteğini de beraberinde getirmiş olmalı Başımızın üstündeki sonsuz boşluğu keşfetmek mavi gezegenimize uzaydan bakmak hep yükseklik tutkumuzu işaret ediyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Gece Kitaplığı
En önemli besini temiz hava berrak ve buz gibi sulardır Dağın zirvesinden aşağılara vadilere ve ormanlara tepeden bakarak yaşarken bedenleri gibi ruhları da beslenir Hayat gailesi savaşlar ve adaletsizlikler ulaşmaz sanırsın dağların doruklarına Tasadan uzaksın Çünkü habersizsin Uzun yaşamanın sırrını keşfetmiş gibi memnun uyur mutlu uyanırsın Çobanlık böyledir işte Yükseklerde dünyanın tavanına değer başın Yine de kendini ezilecekmiş gibi hissetmezsin Ne zaman bir araya gelsek dağların ona iyi geldiğinden bahsederdi Yiyip içtiğinden bahsetmeyi sevmezdi Uzaklara baka baka gözlerim yakını sevmez oldu Gel çardakta oturalım Ev beni sıkıyor derdi Küçücük bir kulübeyi yuva edinmiş insanın kocaman bir avluda sıkılmasına şaşardım Ama bilirdim ki duvarın dışında alabildiğine açık düzlüklerin uzak ufukların varlığından emin olarak uyumak ona iyi gelirdi Bazı toplumların yaşlılarını uzak dağ başlarına götürüp ölüme terk ettiğini duymuştu Remzi Üstelik bunu övgüyle saygıyla törene dönüştürdüklerini de Şimdi ayının leşi üzerinde dönüp duran kartallarla kavurma kazanının başına dizilmiş köylüler arasındaki ayrım neydi Sevgi mi Saygı mı Emek mi Düşünmeye değer bir yaşama kavgasıydı esasında en başından olagelen Her canlı yaşamak için besleniyordu Severek okşayarak beslediklerini de hayatta kalma savaşına kurban veriyordu üstelik Gazi yavrulu bir ayının canına kıymamış mıydı Kartallar kurtlar ve çakallar da yavrularını besleme derdine düşmemişler miydi Dağlar mitolojide tanrıların mekânıdır Antik Roma da Zeus ve diğer tanrılar Olimpos dağında yaşar Bu gün insanoğlu yükseklere çıkma arzusunu gökdelenler inşa ederek ve kentlere tepeden bakan kulelerle övünerek gösteriyor Yükselme tutkusu uçma isteğini de beraberinde getirmiş olmalı Başımızın üstündeki sonsuz boşluğu keşfetmek mavi gezegenimize uzaydan bakmak hep yükseklik tutkumuzu işaret ediyor