Salçalı Ekmek — Koktay Serkan

Salçalı Ekmek
Koktay SerkanKoyu Kitap
Salçalı Ekmek
Koktay SerkanBen büyümeyi hiç istemedim Küçük bedenimde çok daha mutluydum İsteklerim bedenim gibi küçüktü Fazlasını bilmiyordum düşünmüyordum da Yettiği kadarıyla mutluydum Büyüdükçe her şeydeğişti İstemenin daha çok istemeyi de getirdiğiniezberledim Yetinmeyi öğrendim büyümek ile birlikte Ve öğrendikçe küçüldüm Mutluluğun akvaryumda dolaşan balıkta olmadığını öğrettiklerinde yıkıldım Mutluluğun bir sepete dolusu kediyi seyretmekten geçmediğini ezberlettiklerinde parçalandım Hele mutluluğun küçük bir kanarya ile şarkı söylemekten çok uzak birşey olduğunu anlattıklarında darmadağın oldum Büyümek bu olsa gerek Masum bir kıpırtı bile yok dudağımın kenarında tebessüm diyebileceğim Artıkinanmıyorum Ben büyümek istemiyorum

Papillon
Yemyesıl bır budakken topraga sıkıca tutunuyoruz Kök salıyoruz Derinlere indikçe köklerimiz daha bir güçleniyor bedenimiz Savaşmayı öğreniyoruz toprağa tutunurken Yağmurla rüzgârla karla savaşıyoruz mevsimine göre Savaştıkça büyüyoruz Güneşin korkunç sıcağında günlerce yağmursuz kalıyoruz Ama yine de direniyoruz Gün dönüyor gece degısıyor Zaman denen şey kendini her defasında belli ediyor Karanlıkta beklemeye bile tahammül edemiyor zaman Pusuya yatmıyor Alay edermişçesine avıyla sadece saldırıyor Bir süre sonra bedenimizin tazeliğinden eser kalmayıp kuruyarak dökülüyoruz tutunduğumuz toprağa Hayatlarımız eskıyor her bır kuru dal parçasıyla Bazımız yeşili geçmiş dal oluyoruz bazımız rengi solmuş çiçek Bazımız tüpü bitmiş emektar bir televizyon oluyoruz bazımız ufacık bir biblo Hayatın gerçekliği karsısında eşyalardan Hiç bir farkımız kalmıyor nihayetinde Tanıtım Bülteninden

PAPİLLON YAYINLARI
Yemyeşil bir budakken toprağa sıkıca tutunuyoruz Kök salıyoruz Derinlere indikçe köklerimiz daha bir güçleniyor bedenimiz Savaşmayı öğreniyoruz toprağa tutunurken Yağmurla rüzgârla karla savaşıyoruz mevsimine göre Savaştıkça büyüyoruz Güneşin korkunç sıcağında günlerce yağmursuz kalıyoruz Ama yine de direniyoruz Gün dönüyor gece değişiyor Zaman denen şey kendini her defasında belli ediyor Karanlıkta beklemeye bile tahammül edemiyor zaman Pusuya yatmıyor Alay edermişçesine avıyla sadece saldırıyor Bir süre sonra bedenimizin tazeliğinden eser kalmayıp kuruyarak dökülüyoruz tutunduğumuz toprağa Hayatlarımız eskiyor her bir kuru dal parçasıyla Bazımız yeşili geçmiş dal oluyoruz bazımız rengi solmuş çiçek Bazımız tüpü bitmiş emektar bir televizyon oluyoruz bazımız ufacık bir biblo Hayatın gerçekliği karsısında eşyalardan Hiç bir farkımız kalmıyor nihayetinde

KOYU KİTAP
Ben büyümeyi hiç istemedim Küçük bedenimde çok daha mutluydum İsteklerim bedenim gibi küçüktü Fazlasını bilmiyordum düşünmüyordum da Yettiği kadarıyla mutluydum Büyüdükçe her şey değişti İstemenin daha çok istemeyi de getirdiğini ezberledim Yetinmeyi öğrendim büyümek ile birlikte Ve öğrendikçe küçüldüm Mutluluğun akvaryumda dolaşan balıkta olmadığını öğrettiklerinde yıkıldım Mutluluğun bir sepete dolusu kediyi seyretmekten geçmediğini ezberlettiklerinde parçalandım Hele mutluluğun küçük bir kanarya ile şarkı söylemekten çok uzak bir şey olduğunu anlattıklarında darmadağın oldum Büyümek bu olsa gerek Masum bir kıpırtı bile yok dudağımın kenarında tebessüm diyebileceğim Artık inanmıyorum Ben büyümek istemiyorum