Salim Efendi Beşir Name — Yılmaz Top

Salim Efendi Beşir Name
Yılmaz TopGece Kitaplığı
Salim Efendi Beşir Name
Yılmaz TopŞiir mecmuaları üzerinde yapılan okuma ve inceleme çalışmaları sayesinde şimdiye kadar ancak haklarında biyografik kaynaklardan az çok malumat toplayabildiğimiz pek çok şair henüz tespit edilememiş divanlarından derlenen şiirleriyle daha tanınır bir hâle gelmektedir Bir şiir mecmuasında derlenmiş bulunan azımsanmayacak sayıdaki şiirleri vasıtasıyla artık bizim için edebî kişiliği ve şairlik tabiatı itibarıyla biraz daha tanınırlığı artan şairlerden biri de Şeyh Nûşî Efendi dir Henüz bir divanı tespit edilememiş olan Şeyh Nûşî Efendi münasebetiyle inceleme altına aldığımız Nûşî mahlaslı şairler hakkında biyografik kaynaklar oldukça sınırlı bilgiler sunmaktadır Bununla birlikte bu çalışmada bir araya getirilen şiirler ışığında bu şiirlerin sahibi olan Nûşî Efendi nin 16 yüzyılın ikinci yarısı ile 17 yüzyılın ilk yarısında yaşamış ve şiir faaliyetlerini muhtemelen daha çok 17 yüzyılın ilk yarısı içerisinde gerçekleştirmiş bir şair olduğunu söylemek mümkün görünmektedir

Gece Kitaplığı
Şiir mecmuaları üzerinde yapılan okuma ve inceleme çalışmaları sayesinde şimdiye kadar ancak haklarında biyografik kaynaklardan az çok malumat toplayabildiğimiz pek çok şair henüz tespit edilememiş divanlarından derlenen şiirleriyle daha tanınır bir hâle gelmektedir Bir şiir mecmuasında derlenmiş bulunan azımsanmayacak sayıdaki şiirleri vasıtasıyla artık bizim için edebî kişiliği ve şairlik tabiatı itibarıyla biraz daha tanınırlığı artan şairlerden biri de Şeyh Nûşî Efendi dir Henüz bir divanı tespit edilememiş olan Şeyh Nûşî Efendi münasebetiyle inceleme altına aldığımız Nûşî mahlaslı şairler hakkında biyografik kaynaklar oldukça sınırlı bilgiler sunmaktadır Bununla birlikte bu çalışmada bir araya getirilen şiirler ışığında bu şiirlerin sahibi olan Nûşî Efendi nin 16 yüzyılın ikinci yarısı ile 17 yüzyılın ilk yarısında yaşamış ve şiir faaliyetlerini muhtemelen daha çok 17 yüzyılın ilk yarısı içerisinde gerçekleştirmiş bir şair olduğunu söylemek mümkün görünmektedir

Gece Kitaplığı
Şiir mecmuaları üzerinde yapılan okuma ve inceleme çalışmaları sayesinde şimdiye kadar ancak haklarında biyografik kaynaklardan az çok malumat toplayabildiğimiz pek çok şair henüz tespit edilememiş divanlarından derlenen şiirleriyle daha tanınır bir hâle gelmektedir Bir şiir mecmuasında derlenmiş bulunan azımsanmayacak sayıdaki şiirleri vasıtasıyla artık bizim için edebî kişiliği ve şairlik tabiatı itibarıyla biraz daha tanınırlığı artan şairlerden biri de Şeyh Nûşî Efendi dir Henüz bir divanı tespit edilememiş olan Şeyh Nûşî Efendi münasebetiyle inceleme altına aldığımız Nûşî mahlaslı şairler hakkında biyografik kaynaklar oldukça sınırlı bilgiler sunmaktadır Bununla birlikte bu çalışmada bir araya getirilen şiirler ışığında bu şiirlerin sahibi olan Nûşî Efendi nin 16 yüzyılın ikinci yarısı ile 17 yüzyılın ilk yarısında yaşamış ve şiir faaliyetlerini muhtemelen daha çok 17 yüzyılın ilk yarısı içerisinde gerçekleştirmiş bir şair olduğunu söylemek mümkün görünmektedir

Hiperlink Yayınları
Hikâye i Beşîr ü Sâdân İmâm Gazzâlî ö 1111 ye nispet edilen Yevâkîtü l Ulûm ve Derârîü n Nücûm adlı ilmî eserin sonuna yerleştirilmiş bir hikâye olarak karşımıza çıkmaktadır XVI yüzyıl şairlerinden Nev î ö 1599 Netâyicü l Fünûn ve Mahâsinü l Mütûn adlı ilmî ansiklopedik eserinin sonuna bu hikâyenin mensur tercümesini ilave etmiştir Söz konusu hikâyenin Türkçe ye manzum tercümesini ihtiva eden Beşîr nâme ise XVII yüzyılın ikinci yarısı ile XVIII yüzyılın ilk yarısında yaşadığını düşündüğümüz Sâlim Efendi tarafından H 1125 M 1713 1714 tarihinde kaleme alınmış ve on gün içerisinde tamamlanmış ilmî bir mesnevidir Bu çalışmada kısaca Beşîr nâme olarak adlandırılacak olan Hikâye i Beşîr ü Şeh Şâdân ın çeviri yazılı metni ile birlikte mesnevinin yapı ahenk kurgu dil üslup ve muhteva özellikleri ortaya konmaktadır Ayrıca Yevâkîtü l Ulûm un sonunda bulunan hikâyenin Nev î ve Sâlim Efendi tarafından gerçekleştirilen tercümeleri arasındaki benzerlik ve farklılıklar da bu tercümelerin kaynak metinle ilişkileri bağlamında ele alınmaktadır Mîrzâzâde Mehmed Sâlim Efendi ö 1743 1744 nin kaleminden çıkmış olması kuvvetle muhtemel bulunan Beşîr nâme Hikâye i Beşîr ü Şeh Şâdân içerisinde ele alınan hikâyenin başlangıç gelişme ve neticesi itibarıyla başından sonuna ilmî çerçevede değerlendirilmeye müsait bir mesnevidir Mesnevinin ana kahramanı Şâdân ın pek çok ilimle meşgul olarak bunlar üzerinde olgunlaşmaya başladığı çocukluk ve yetişme çağından Bağdat a hareket etmesine Bağdat yakınlarında Beşîr le tanışıp onun tarafından muhtelif fenlerde imtihana tabi tutulmasından bu imtihanı layıkıyla kazanarak neticede babasının bir zamanlar doldurduğu vezaret makamına âlim sıfatıyla getirilmesine kadarki yaşam serüveni temelde ilim ve marifetin kıymetini öne çıkaracak bir hassasiyetle kurgulanmış görünmektedir

Gece Kitaplığı Yayınları
Şiir mecmuaları üzerinde yapılan okuma ve inceleme çalışmaları sayesinde şimdiye kadar ancak haklarında biyografik kaynaklardan az çok malumat toplayabildiğimiz pek çok şair henüz tespit edilememiş divanlarından derlenen şiirleriyle daha tanınır bir hâle gelmektedir Bir şiir mecmuasında derlenmiş bulunan azımsanmayacak sayıdaki şiirleri vasıtasıyla artık bizim için edebî kişiliği ve şairlik tabiatı itibarıyla biraz daha tanınırlığı artan şairlerden biri de Şeyh Nûşî Efendi dir Henüz bir divanı tespit edilememiş olan Şeyh Nûşî Efendi münasebetiyle inceleme altına aldığımız Nûşî mahlaslı şairler hakkında biyografik kaynaklar oldukça sınırlı bilgiler sunmaktadır Bununla birlikte bu çalışmada bir araya getirilen şiirler ışığında bu şiirlerin sahibi olan Nûşî Efendi nin 16 yüzyılın ikinci yarısı ile 17 yüzyılın ilk yarısında yaşamış ve şiir faaliyetlerini muhtemelen daha çok 17 yüzyılın ilk yarısı içerisinde gerçekleştirmiş bir şair olduğunu söylemek mümkün görünmektedir

Hiperlink Yayınları
Hikâye i Beşîr ü Sâdân İmâm Gazzâlî ö 1111 ye nispet edilen Yevâkîtü l Ulûm ve Derârîü n Nücûm adlı ilmî eserin sonuna yerleştirilmiş bir hikâye olarak karşımıza çıkmaktadır XVI yüzyıl şairlerinden Nev î ö 1599 Netâyicü l Fünûn ve Mahâsinü l Mütûn adlı ilmî ansiklopedik eserinin sonuna bu hikâyenin mensur tercümesini ilave etmiştir Söz konusu hikâyenin Türkçe ye manzum tercümesini ihtiva eden Beşîr nâme ise XVII yüzyılın ikinci yarısı ile XVIII yüzyılın ilk yarısında yaşadığını düşündüğümüz Sâlim Efendi tarafından H 1125 M 1713 1714 tarihinde kaleme alınmış ve on gün içerisinde tamamlanmış ilmî bir mesnevidir Bu çalışmada kısaca Beşîr nâme olarak adlandırılacak olan Hikâye i Beşîr ü Şeh Şâdân ın çeviri yazılı metni ile birlikte mesnevinin yapı ahenk kurgu dil üslup ve muhteva özellikleri ortaya konmaktadır Ayrıca Yevâkîtü l Ulûm un sonunda bulunan hikâyenin Nev î ve Sâlim Efendi tarafından gerçekleştirilen tercümeleri arasındaki benzerlik ve farklılıklar da bu tercümelerin kaynak metinle ilişkileri bağlamında ele alınmaktadır Mîrzâzâde Mehmed Sâlim Efendi ö 1743 1744 nin kaleminden çıkmış olması kuvvetle muhtemel bulunan Beşîr nâme Hikâye i Beşîr ü Şeh Şâdân içerisinde ele alınan hikâyenin başlangıç gelişme ve neticesi itibarıyla başından sonuna ilmî çerçevede değerlendirilmeye müsait bir mesnevidir Mesnevinin ana kahramanı Şâdân ın pek çok ilimle meşgul olarak bunlar üzerinde olgunlaşmaya başladığı çocukluk ve yetişme çağından Bağdat a hareket etmesine Bağdat yakınlarında Beşîr le tanışıp onun tarafından muhtelif fenlerde imtihana tabi tutulmasından bu imtihanı layıkıyla kazanarak neticede babasının bir zamanlar doldurduğu vezaret makamına âlim sıfatıyla getirilmesine kadarki yaşam serüveni temelde ilim ve marifetin kıymetini öne çıkaracak bir hassasiyetle kurgulanmış görünmektedir

Hiperlink
Hikâye i Beşîr ü Sâdân İmâm Gazzâlî ö 1111 ye nispet edilen Yevâkîtü l Ulûm ve Derârîü n Nücûm adlı ilmî eserin sonuna yerleştirilmiş bir hikâye olarak karşımıza çıkmaktadır XVI yüzyıl şairlerinden Nev î ö 1599 Netâyicü l Fünûn ve Mahâsinü l Mütûn adlı ilmî ansiklopedik eserinin sonuna bu hikâyenin mensur tercümesini ilave etmiştir Söz konusu hikâyenin Türkçe ye manzum tercümesini ihtiva eden Beşîr nâme ise XVII yüzyılın ikinci yarısı ile XVIII yüzyılın ilk yarısında yaşadığını düşündüğümüz Sâlim Efendi tarafından H 1125 M 1713 1714 tarihinde kaleme alınmış ve on gün içerisinde tamamlanmış ilmî bir mesnevidir Bu çalışmada kısaca Beşîr nâme olarak adlandırılacak olan Hikâye i Beşîr ü Şeh Şâdân ın çeviri yazılı metni ile birlikte mesnevinin yapı ahenk kurgu dil üslup ve muhteva özellikleri ortaya konmaktadır Ayrıca Yevâkîtü l Ulûm un sonunda bulunan hikâyenin Nev î ve Sâlim Efendi tarafından gerçekleştirilen tercümeleri arasındaki benzerlik ve farklılıklar da bu tercümelerin kaynak metinle ilişkileri bağlamında ele alınmaktadır Mîrzâzâde Mehmed Sâlim Efendi ö 1743 1744 nin kaleminden çıkmış olması kuvvetle muhtemel bulunan Beşîr nâme Hikâye i Beşîr ü Şeh Şâdân içerisinde ele alınan hikâyenin başlangıç gelişme ve neticesi itibarıyla başından sonuna ilmî çerçevede değerlendirilmeye müsait bir mesnevidir Mesnevinin ana kahramanı Şâdân ın pek çok ilimle meşgul olarak bunlar üzerinde olgunlaşmaya başladığı çocukluk ve yetişme çağından Bağdat a hareket etmesine Bağdat yakınlarında Beşîr le tanışıp onun tarafından muhtelif fenlerde imtihana tabi tutulmasından bu imtihanı layıkıyla kazanarak neticede babasının bir zamanlar doldurduğu vezaret makamına âlim sıfatıyla getirilmesine kadarki yaşam serüveni temelde ilim ve marifetin kıymetini öne çıkaracak bir hassasiyetle kurgulanmış görünmektedir

Hiperlink Yayınları
Hikâye i Beşîr ü Sâdân İmâm Gazzâlî ö 1111 ye nispet edilen Yevâkîtü l Ulûm ve Derârîü n Nücûm adlı ilmî eserin sonuna yerleştirilmiş bir hikâye olarak karşımıza çıkmaktadır XVI yüzyıl şairlerinden Nev î ö 1599 Netâyicü l Fünûn ve Mahâsinü l Mütûn adlı ilmî ansiklopedik eserinin sonuna bu hikâyenin mensur tercümesini ilave etmiştir Söz konusu hikâyenin Türkçe ye manzum tercümesini ihtiva eden Beşîr nâme ise XVII yüzyılın ikinci yarısı ile XVIII yüzyılın ilk yarısında yaşadığını düşündüğümüz Sâlim Efendi tarafından H 1125 M 1713 1714 tarihinde kaleme alınmış ve on gün içerisinde tamamlanmış ilmî bir mesnevidir Bu çalışmada kısaca Beşîr nâme olarak adlandırılacak olan Hikâye i Beşîr ü Şeh Şâdân ın çeviri yazılı metni ile birlikte mesnevinin yapı ahenk kurgu dil üslup ve muhteva özellikleri ortaya konmaktadır Ayrıca Yevâkîtü l Ulûm un sonunda bulunan hikâyenin Nev î ve Sâlim Efendi tarafından gerçekleştirilen tercümeleri arasındaki benzerlik ve farklılıklar da bu tercümelerin kaynak metinle ilişkileri bağlamında ele alınmaktadır Mîrzâzâde Mehmed Sâlim Efendi ö 1743 1744 nin kaleminden çıkmış olması kuvvetle muhtemel bulunan Beşîr nâme Hikâye i Beşîr ü Şeh Şâdân içerisinde ele alınan hikâyenin başlangıç gelişme ve neticesi itibarıyla başından sonuna ilmî çerçevede değerlendirilmeye müsait bir mesnevidir Mesnevinin ana kahramanı Şâdân ın pek çok ilimle meşgul olarak bunlar üzerinde olgunlaşmaya başladığı çocukluk ve yetişme çağından Bağdat a hareket etmesine Bağdat yakınlarında Beşîr le tanışıp onun tarafından muhtelif fenlerde imtihana tabi tutulmasından bu imtihanı layıkıyla kazanarak neticede babasının bir zamanlar doldurduğu vezaret makamına âlim sıfatıyla getirilmesine kadarki yaşam serüveni temelde ilim ve marifetin kıymetini öne çıkaracak bir hassasiyetle kurgulanmış görünmektedir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Hiper Yayınları
Hikâye i Beşîr ü Sâdân İmâm Gazzâlî ö 1111 ye nispet edilen Yevâkîtü l Ulûm ve Derârîü n Nücûm adlı ilmî eserin sonuna yerleştirilmiş bir hikâye olarak karşımıza çıkmaktadır XVI yüzyıl şairlerinden Nev î ö 1599 Netâyicü l Fünûn ve Mahâsinü l Mütûn adlı ilmî ansiklopedik eserinin sonuna bu hikâyenin mensur tercümesini ilave etmiştir Söz konusu hikâyenin Türkçe ye manzum tercümesini ihtiva eden Beşîr nâme ise XVII yüzyılın ikinci yarısı ile XVIII yüzyılın ilk yarısında yaşadığını düşündüğümüz Sâlim Efendi tarafından H 1125 M 1713 1714 tarihinde kaleme alınmış ve on gün içerisinde tamamlanmış ilmî bir mesnevidir Bu çalışmada kısaca Beşîr nâme olarak adlandırılacak olan Hikâye i Beşîr ü Şeh Şâdân ın çeviri yazılı metni ile birlikte mesnevinin yapı ahenk kurgu dil üslup ve muhteva özellikleri ortaya konmaktadır Ayrıca Yevâkîtü l Ulûm un sonunda bulunan hikâyenin Nev î ve Sâlim Efendi tarafından gerçekleştirilen tercümeleri arasındaki benzerlik ve farklılıklar da bu tercümelerin kaynak metinle ilişkileri bağlamında ele alınmaktadır Mîrzâzâde Mehmed Sâlim Efendi ö 1743 1744 nin kaleminden çıkmış olması kuvvetle muhtemel bulunan Beşîr nâme Hikâye i Beşîr ü Şeh Şâdân içerisinde ele alınan hikâyenin başlangıç gelişme ve neticesi itibarıyla başından sonuna ilmî çerçevede değerlendirilmeye müsait bir mesnevidir Mesnevinin ana kahramanı Şâdân ın pek çok ilimle meşgul olarak bunlar üzerinde olgunlaşmaya başladığı çocukluk ve yetişme çağından Bağdat a hareket etmesine Bağdat yakınlarında Beşîr le tanışıp onun tarafından muhtelif fenlerde imtihana tabi tutulmasından bu imtihanı layıkıyla kazanarak neticede babasının bir zamanlar doldurduğu vezaret makamına âlim sıfatıyla getirilmesine kadarki yaşam serüveni temelde ilim ve marifetin kıymetini öne çıkaracak bir hassasiyetle kurgulanmış görünmektedir

Gece Kitaplığı
Şiir mecmuaları üzerinde yapılan okuma ve inceleme çalışmaları sayesinde şimdiye kadar ancak haklarında biyografik kaynaklardan az çok malumat toplayabildiğimiz pek çok şair henüz tespit edilememiş divanlarından derlenen şiirleriyle daha tanınır bir hâle gelmektedir Bir şiir mecmuasında derlenmiş bulunan azımsanmayacak sayıdaki şiirleri vasıtasıyla artık bizim için edebî kişiliği ve şairlik tabiatı itibarıyla biraz daha tanınırlığı artan şairlerden biri de Şeyh Nûşî Efendi dir Henüz bir divanı tespit edilememiş olan Şeyh Nûşî Efendi münasebetiyle inceleme altına aldığımız Nûşî mahlaslı şairler hakkında biyografik kaynaklar oldukça sınırlı bilgiler sunmaktadır Bununla birlikte bu çalışmada bir araya getirilen şiirler ışığında bu şiirlerin sahibi olan Nûşî Efendi nin 16 yüzyılın ikinci yarısı ile 17 yüzyılın ilk yarısında yaşamış ve şiir faaliyetlerini muhtemelen daha çok 17 yüzyılın ilk yarısı içerisinde gerçekleştirmiş bir şair olduğunu söylemek mümkün görünmektedir