Şaman — Mehmet Canbaz

Şaman
Mehmet Canbazİkinci Adam Yayınları
Şaman
Mehmet CanbazKızıl diliyle kara yüzümü yalayan rüzgârlar gönderen ruh altın yapraklı yetmiş kayın ağacının bulunduğu ulu ormanda çıplak ayaklarıyla yürüyen ruh on yedi ırmağın birleştiği yerden ruhuma akan ruh on bin çadır direğinin kutlu ağacı yüz bin kayın okunun demir temreni üç ayaklı sacların kutlu ocağı yeşil çayırlı bozkırların can suyu akça saçlı anaların gönlündeki merhamet kızılca sakallı kocaların aklındaki kuvvet gözü karaca beylerin bileklerindeki yenilmezlik Eğri bulutlar senin eteğin olsun Çatal bulutlar senin ayakların olsun Karaçalıdan yapılmış kamçın çoban yıldızına değin uzansın Gökyüzünde gök bulutlar ak yerde ak topraklar senin evin olsun Dokuz çatallı dokuz kıl köprü üzerinde yürüyen ruh kamlar evinin kapısı açılsın Ben senin kurumuş ağzını saçılarla ıslatmaya geldim Yabani at gibi bana gel ve bana yolumu göster Bana yapacağımı öğret Orağa benzeyen hilal değişsin Eski yıl gitsin yeni yıl gelsin O ki gözlerime güç verdi bakışlarımı gündüz gibi aydınlattı ve bana aranılanı gösterdi Geçmişin ve geleceğin sırrını bu taşa yazdım Ona sahip olan dünyaya hükmeder Onun için kavga etmeyin Ele geçirmek için kaygılanmayın Çünkü bu Gök Tengri nin adaletine uygun olacak Taş elden ele dolaşacak ve insanlar kendi rızalarıyla taşı bir başkasına verecek ve taş en sonunda yeni başlayan çağın sahibine geri dönecek Böylece birinci çağın sahibi Oğuz Kağan ikinci çağın sahibi ben Kür Han ve üçüncü çağın ortaya çıkacak olan sahibi bir araya gelip üçler toplantısını yapacağız Zaman çarkının yarıklarındaki pasları temizlemek ve döngüyü devam ettirmek için her şeyi unutmak zorundayız Bittiğinde her şey gece görülen rüyalardan farksız olacak Şimdilik zaman ikinci çağın sonunu gösteriyor ve zamanın yarıkları yeni bir çağa gebe Ey Türk titre ve özüne dön Tanıtım Bülteninden

İkinci Adam Yayınları
Kızıl diliyle kara yüzümü yalayan rüzgârlar gönderen ruh altın yapraklı yetmiş kayın ağacının bulunduğu ulu ormanda çıplak ayaklarıyla yürüyen ruh on yedi ırmağın birleştiği yerden ruhuma akan ruh on bin çadır direğinin kutlu ağacı yüz bin kayın okunun demir temreni üç ayaklı sacların kutlu ocağı yeşil çayırlı bozkırların can suyu akça saçlı anaların gönlündeki merhamet kızılca sakallı kocaların aklındaki kuvvet gözü karaca beylerin bileklerindeki yenilmezlik Eğri bulutlar senin eteğin olsun Çatal bulutlar senin ayakların olsun Karaçalıdan yapılmış kamçın çoban yıldızına değin uzansın Gökyüzünde gök bulutlar ak yerde ak topraklar senin evin olsun Dokuz çatallı dokuz kıl köprü üzerinde yürüyen ruh kamlar evinin kapısı açılsın Ben senin kurumuş ağzını saçılarla ıslatmaya geldim Yabani at gibi bana gel ve bana yolumu göster Bana yapacağımı öğret Orağa benzeyen hilal değişsin Eski yıl gitsin yeni yıl gelsin O ki gözlerime güç verdi bakışlarımı gündüz gibi aydınlattı ve bana aranılanı gösterdi Geçmişin ve geleceğin sırrını bu taşa yazdım Ona sahip olan dünyaya hükmeder Onun için kavga etmeyin Ele geçirmek için kaygılanmayın Çünkü bu Gök Tengri nin adaletine uygun olacak Taş elden ele dolaşacak ve insanlar kendi rızalarıyla taşı bir başkasına verecek ve taş en sonunda yeni başlayan çağın sahibine geri dönecek Böylece birinci çağın sahibi Oğuz Kağan ikinci çağın sahibi ben Kür Han ve üçüncü çağın ortaya çıkacak olan sahibi bir araya gelip üçler toplantısını yapacağız Zaman çarkının yarıklarındaki pasları temizlemek ve döngüyü devam ettirmek için her şeyi unutmak zorundayız Bittiğinde her şey gece görülen rüyalardan farksız olacak Şimdilik zaman ikinci çağın sonunu gösteriyor ve zamanın yarıkları yeni bir çağa gebe Ey Türk titre ve özüne dön

İkinci Adam Yayınları
Kızıl diliyle kara yüzümü yalayan rüzgârlar gönderen ruh altın yapraklı yetmiş kayın ağacının bulunduğu ulu ormanda çıplak ayaklarıyla yürüyen ruh on yedi ırmağın birleştiği yerden ruhuma akan ruh on bin çadır direğinin kutlu ağacı yüz bin kayın okunun demir temreni üç ayaklı sacların kutlu ocağı yeşil çayırlı bozkırların can suyu akça saçlı anaların gönlündeki merhamet kızılca sakallı kocaların aklındaki kuvvet gözü karaca beylerin bileklerindeki yenilmezlik Eğri bulutlar senin eteğin olsun Çatal bulutlar senin ayakların olsun Karaçalıdan yapılmış kamçın çoban yıldızına değin uzansın Gökyüzünde gök bulutlar ak yerde ak topraklar senin evin olsun Dokuz çatallı dokuz kıl köprü üzerinde yürüyen ruh kamlar evinin kapısı açılsın Ben senin kurumuş ağzını saçılarla ıslatmaya geldim Yabani at gibi bana gel ve bana yolumu göster Bana yapacağımı öğret Orağa benzeyen hilal değişsin Eski yıl gitsin yeni yıl gelsin O ki gözlerime güç verdi bakışlarımı gündüz gibi aydınlattı ve bana aranılanı gösterdi Geçmişin ve geleceğin sırrını bu taşa yazdım Ona sahip olan dünyaya hükmeder Onun için kavga etmeyin Ele geçirmek için kaygılanmayın Çünkü bu Gök Tengri nin adaletine uygun olacak Taş elden ele dolaşacak ve insanlar kendi rızalarıyla taşı bir başkasına verecek ve taş en sonunda yeni başlayan çağın sahibine geri dönecek Böylece birinci çağın sahibi Oğuz Kağan ikinci çağın sahibi ben Kür Han ve üçüncü çağın ortaya çıkacak olan sahibi bir araya gelip üçler toplantısını yapacağız Zaman çarkının yarıklarındaki pasları temizlemek ve döngüyü devam ettirmek için her şeyi unutmak zorundayız Bittiğinde her şey gece görülen rüyalardan farksız olacak Şimdilik zaman ikinci çağın sonunu gösteriyor ve zamanın yarıkları yeni bir çağa gebe Ey Türk titre ve özüne dön

İkinci Adam Yayınları
Kızıl diliyle kara yüzümü yalayan rüzgârlar gönderen ruh altın yapraklı yetmiş kayın ağacının bulunduğu ulu ormanda çıplak ayaklarıyla yürüyen ruh on yedi ırmağın birleştiği yerden ruhuma akan ruh on bin çadır direğinin kutlu ağacı yüz bin kayın okunun demir temreni üç ayaklı sacların kutlu ocağı yeşil çayırlı bozkırların can suyu akça saçlı anaların gönlündeki merhamet kızılca sakallı kocaların aklındaki kuvvet gözü karaca beylerin bileklerindeki yenilmezlik Eğri bulutlar senin eteğin olsun Çatal bulutlar senin ayakların olsun Karaçalıdan yapılmış kamçın çoban yıldızına değin uzansın Gökyüzünde gök bulutlar ak yerde ak topraklar senin evin olsun Dokuz çatallı dokuz kıl köprü üzerinde yürüyen ruh kamlar evinin kapısı açılsın Ben senin kurumuş ağzını saçılarla ıslatmaya geldim Yabani at gibi bana gel ve bana yolumu göster Bana yapacağımı öğret Orağa benzeyen hilal değişsin Eski yıl gitsin yeni yıl gelsin O ki gözlerime güç verdi bakışlarımı gündüz gibi aydınlattı ve bana aranılanı gösterdi Geçmişin ve geleceğin sırrını bu taşa yazdım Ona sahip olan dünyaya hükmeder Onun için kavga etmeyin Ele geçirmek için kaygılanmayın Çünkü bu Gök Tengri nin adaletine uygun olacak Taş elden ele dolaşacak ve insanlar kendi rızalarıyla taşı bir başkasına verecek ve taş en sonunda yeni başlayan çağın sahibine geri dönecek Böylece birinci çağın sahibi Oğuz Kağan ikinci çağın sahibi ben Kür Han ve üçüncü çağın ortaya çıkacak olan sahibi bir araya gelip üçler toplantısını yapacağız Zaman çarkının yarıklarındaki pasları temizlemek ve döngüyü devam ettirmek için her şeyi unutmak zorundayız Bittiğinde her şey gece görülen rüyalardan farksız olacak Şimdilik zaman ikinci çağın sonunu gösteriyor ve zamanın yarıkları yeni bir çağa gebe Ey Türk titre ve özüne dön

İkinci Adam Yayınları
Kızıl diliyle kara yüzümü yalayan rüzgârlar gönderen ruh altın yapraklı yetmiş kayın ağacının bulunduğu ulu ormanda çıplak ayaklarıyla yürüyen ruh on yedi ırmağın birleştiği yerden ruhuma akan ruh on bin çadır direğinin kutlu ağacı yüz bin kayın okunun demir temreni üç ayaklı sacların kutlu ocağı yeşil çayırlı bozkırların can suyu akça saçlı anaların gönlündeki merhamet kızılca sakallı kocaların aklındaki kuvvet gözü karaca beylerin bileklerindeki yenilmezlik Eğri bulutlar senin eteğin olsun Çatal bulutlar senin ayakların olsun Karaçalıdan yapılmış kamçın çoban yıldızına değin uzansın Gökyüzünde gök bulutlar ak yerde ak topraklar senin evin olsun Dokuz çatallı dokuz kıl köprü üzerinde yürüyen ruh kamlar evinin kapısı açılsın Ben senin kurumuş ağzını saçılarla ıslatmaya geldim Yabani at gibi bana gel ve bana yolumu göster Bana yapacağımı öğret Orağa benzeyen hilal değişsin Eski yıl gitsin yeni yıl gelsin O ki gözlerime güç verdi bakışlarımı gündüz gibi aydınlattı ve bana aranılanı gösterdi Geçmişin ve geleceğin sırrını bu taşa yazdım Ona sahip olan dünyaya hükmeder Onun için kavga etmeyin Ele geçirmek için kaygılanmayın Çünkü bu Gök Tengri nin adaletine uygun olacak Taş elden ele dolaşacak ve insanlar kendi rızalarıyla taşı bir başkasına verecek ve taş en sonunda yeni başlayan çağın sahibine geri dönecek Böylece birinci çağın sahibi Oğuz Kağan ikinci çağın sahibi ben Kür Han ve üçüncü çağın ortaya çıkacak olan sahibi bir araya gelip üçler toplantısını yapacağız Zaman çarkının yarıklarındaki pasları temizlemek ve döngüyü devam ettirmek için her şeyi unutmak zorundayız Bittiğinde her şey gece görülen rüyalardan farksız olacak Şimdilik zaman ikinci çağın sonunu gösteriyor ve zamanın yarıkları yeni bir çağa gebe Ey Türk titre ve özüne dön