Sanatta Kurucu ve Yıkıcı Bir Güç Parodi Eleştiri — Hakan Şarkdemir

Sanatta Kurucu ve Yıkıcı Bir Güç Parodi Eleştiri
Hakan ŞarkdemirEbabil
Sanatta Kurucu ve Yıkıcı Bir Güç Parodi Eleştiri
Hakan ŞarkdemirParodinin soy kütüğünü araştırma çabası bizi ister istemez sanatın kökenine dair temel bir tartışmaya doğru çeker Orada bütün sanatların özünün insan doğasında temellenen taklit içtepisine dayandığını fark ederiz Kökenini kendilik te kendini ikiye çoğaltmak ta bulan sanatın ülkesinde düşünce özgürce kanat çırpar Orada sanat olan ile olmayanın birlikteliğine şahit oluruz Her ikisi özgür oyunda yurt tutar Eser birbiri üzerinde tahakküm kurmaya çalışan bu iki karşıt unsurun birlikteliğinden doğar Madde ile biçim arasındaki dengeden türeyen eser taklit edilenden öte bir şeyi düşünülür duyulur kılar başka olanı ifşa eder Hipponaks Hegemon Aristofanes gibi şairlerden bugüne dek geleneği temellük ederek çağın ethosuna yerleşen taklit ettiği şeyi dönüştürürken başka olanı açığa çıkaran parodi yalnızca edebi eserin değil bütünüyle estetik üretimin yakıtı hâline gelir Baudelaire in flâneur ü gibi parodist de çağdaş sanatın bütün pasajlarında gezinir Kültürün habitus una açılan bütün mecralar parodistin stüdyosu studium olup çıkar Şiirde müzikte sinemada görsel sanatlarda mimaride hatta felsefede kurucu ve yıkıcı bir güç olarak iş gören parodik imgelem en entelektüel verimlerden kitle kültürüne kadar uzanan geniş bir sahaya nüfuz eder

Ebabil Yayıncılık
Parodinin soy kütüğünü araştırma çabası bizi ister istemez sanatın kökenine dair temel bir tartışmaya doğru çeker Orada bütün sanatların özünün insan doğasında temellenen taklit içtepisine dayandığını fark ederiz Kökenini kendilik te kendini ikiye çoğaltmak ta bulan sanatın ülkesinde düşünce özgürce kanat çırpar Orada sanat olan ile olmayanın birlikteliğine şahit oluruz Her ikisi özgür oyunda yurt tutar Eser birbiri üzerinde tahakküm kurmaya çalışan bu iki karşıt unsurun birlikteliğinden doğar Madde ile biçim arasındaki dengeden türeyen eser taklit edilenden öte bir şeyi düşünülür duyulur kılar başka olanı ifşa eder Hipponaks Hegemon Aristofanes gibi şairlerden bugüne dek geleneği temellük ederek çağın ethosuna yerleşen taklit ettiği şeyi dönüştürürken başka olanı açığa çıkaran parodi yalnızca edebi eserin değil bütünüyle estetik üretimin yakıtı hâline gelir Baudelaire in flâneur ü gibi parodist de çağdaş sanatın bütün pasajlarında gezinir Kültürün habitus una açılan bütün mecralar parodistin stüdyosu studium olup çıkar Şiirde müzikte sinemada görsel sanatlarda mimaride hatta felsefede kurucu ve yıkıcı bir güç olarak iş gören parodik imgelem en entelektüel verimlerden kitle kültürüne kadar uzanan geniş bir sahaya nüfuz eder

Ebabil Yayınları
Parodinin soy kütüğünü araştırma çabası bizi ister istemez sanatın kökenine dair temel bir tartışmaya doğru çeker Orada bütün sanatların özünün insan doğasında temellenen taklit içtepisine dayandığını fark ederiz Kökenini kendilik te kendini ikiye çoğaltmak ta bulan sanatın ülkesinde düşünce özgürce kanat çırpar Orada sanat olan ile olmayanın birlikteliğine şahit oluruz Her ikisi özgür oyunda yurt tutar Eser birbiri üzerinde tahakküm kurmaya çalışan bu iki karşıt unsurun birlikteliğinden doğar Madde ile biçim arasındaki dengeden türeyen eser taklit edilenden öte bir şeyi düşünülür duyulur kılar başka olanı ifşa eder Hipponaks Hegemon Aristofanes gibi şairlerden bugüne dek geleneği temellük ederek çağın ethosuna yerleşen taklit ettiği şeyi dönüştürürken başka olanı açığa çıkaran parodi yalnızca edebi eserin değil bütünüyle estetik üretimin yakıtı hâline gelir Baudelaire in flâneur ü gibi parodist de çağdaş sanatın bütün pasajlarında gezinir Kültürün habitus una açılan bütün mecralar parodistin stüdyosu studium olup çıkar Şiirde müzikte sinemada görsel sanatlarda mimaride hatta felsefede kurucu ve yıkıcı bir güç olarak iş gören parodik imgelem en entelektüel verimlerden kitle kültürüne kadar uzanan geniş bir sahaya nüfuz eder

Ebabil Yayıncılık
Parodinin soy kütüğünü araştırma çabası bizi ister istemez sanatın kökenine dair temel bir tartışmaya doğru çeker Orada bütün sanatların özünün insan doğasında temellenen taklit içtepisine dayandığını fark ederiz Kökenini kendilik te kendini ikiye çoğaltmak ta bulan sanatın ülkesinde düşünce özgürce kanat çırpar Orada sanat olan ile olmayanın birlikteliğine şahit oluruz Her ikisi özgür oyunda yurt tutar Eser birbiri üzerinde tahakküm kurmaya çalışan bu iki karşıt unsurun birlikteliğinden doğar Madde ile biçim arasındaki dengeden türeyen eser taklit edilenden öte bir şeyi düşünülür duyulur kılar başka olanı ifşa eder Hipponaks Hegemon Aristofanes gibi şairlerden bugüne dek geleneği temellük ederek çağın ethosuna yerleşen taklit ettiği şeyi dönüştürürken başka olanı açığa çıkaran parodi yalnızca edebi eserin değil bütünüyle estetik üretimin yakıtı hâline gelir Baudelaire in flâneur ü gibi parodist de çağdaş sanatın bütün pasajlarında gezinir Kültürün habitus una açılan bütün mecralar parodistin stüdyosu studium olup çıkar Şiirde müzikte sinemada görsel sanatlarda mimaride hatta felsefede kurucu ve yıkıcı bir güç olarak iş gören parodik imgelem en entelektüel verimlerden kitle kültürüne kadar uzanan geniş bir sahaya nüfuz eder

Ebabil
Parodinin soy kütüğünü araştırma çabası bizi ister istemez sanatın kökenine dair temel bir tartışmaya doğru çeker Orada bütün sanatların özünün insan doğasında temellenen taklit içtepisine dayandığını fark ederiz Kökenini kendilik te kendini ikiye çoğaltmak ta bulan sanatın ülkesinde düşünce özgürce kanat çırpar Orada sanat olan ile olmayanın birlikteliğine şahit oluruz Her ikisi özgür oyunda yurt tutar Eser birbiri üzerinde tahakküm kurmaya çalışan bu iki karşıt unsurun birlikteliğinden doğar Madde ile biçim arasındaki dengeden türeyen eser taklit edilenden öte bir şeyi düşünülür duyulur kılar başka olanı ifşa eder Hipponaks Hegemon Aristofanes gibi şairlerden bugüne dek geleneği temellük ederek çağın ethosuna yerleşen taklit ettiği şeyi dönüştürürken başka olanı açığa çıkaran parodi yalnızca edebi eserin değil bütünüyle estetik üretimin yakıtı hâline gelir Baudelaire in flâneur ü gibi parodist de çağdaş sanatın bütün pasajlarında gezinir Kültürün habitus una açılan bütün mecralar parodistin stüdyosu studium olup çıkar Şiirde müzikte sinemada görsel sanatlarda mimaride hatta felsefede kurucu ve yıkıcı bir güç olarak iş gören parodik imgelem en entelektüel verimlerden kitle kültürüne kadar uzanan geniş bir sahaya nüfuz eder img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img