MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Sardalyanın Gizemi — Stefan Themerson

Sardalyanın Gizemi
244,80
RomanEdebiyatdışıROMAN ÖYKÜ

Sardalyanın Gizemi

Stefan Themerson

Metis Yayıncılık

2019232 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Sardalyanın Gizemi

Stefan Themerson

Hayır Peder Yanılıyorsun Sen bir Dış Güç tarafından verildiği için ahlak kurallarımız olduğuna inanıyorsun Bense ölü bedenler pis koktuğu için böyle kurallarımız olduğunu düşünüyorum İnsan ölü bedenlerin pis kokusunu sevmiyor Ama etrafındaki dünya öyle ki öldürmek ve ölü bedenler üretmek zorunda kalıyor Öldürmekten hoşlanmıyor demiyorum Kokudan hoşlanmıyor diyorum Çelişkinin özü bu Öldürme zevkini bozan nahoş çürüme kokusu karşısında burnunu kapatmasına yol açan o dünya dışı gücün ne olduğunu soruyor ve cevap olarak dinlerini ve ahlak kurallarını icat edip sinir sisteminin üst kısmının medeniyetin başlangıcını yaratmasına izin veriyor nihayetindeyse sadece etin bozulmasını geciktiren buzdolaplarını değil aynı zamanda hava sızdırmaz gaz odalarını canlılardaki proteinleri okside eden alev makinelerini ve kokusuz temiz atom bombalarını icat ediyor Böylece medeniyet bir zamanlar onu doğuran şeyi bastırmanın yolunu buldu Hayır medeniyetimiz ateizm yüzünden değil ölümün kokusunun giderilmesi yüzünden intihar sürecinde Polonya asıllı Britanyalı yazar Stefan Themerson ın hayatının son yıllarında kaleme aldığı Sardalyanın Gizemi yazarının çokyönlülüğünü ve engin birikimini yansıtan sıradışı bir roman Merak uyandıran olay örgüsüyle bir dedektif hikâyesini andıran ama derin felsefi diyaloglarıyla hayata ve tarihe ayna tutan isabetli tespitleri ve toplumsal eleştirileriyle Öklit e pabucunu ters giydiren teoremleri ve ince mizahıyla herhangi bir kategoriye sokulmayı reddeden bir roman

Kitap Ambarı
252,00

Metis Yayınları

2019
Ciltli13 x 19,5
Kitap Ambarı

Hayır Peder Yanılıyorsun Sen bir Dış Güç tarafından verildiği için ahlak kurallarımız olduğuna inanıyorsun Bense ölü bedenler pis koktuğu için böyle kurallarımız olduğunu düşünüyorum İnsan ölü bedenlerin pis kokusunu sevmiyor Ama etrafındaki dünya öyle ki öldürmek ve ölü bedenler üretmek zorunda kalıyor Öldürmekten hoşlanmıyor demiyorum Kokudan hoşlanmıyor diyorum Çelişkinin özü bu Öldürme zevkini bozan nahoş çürüme kokusu karşısında burnunu kapatmasına yol açan o dünya dışı gücün ne olduğunu soruyor ve cevap olarak dinlerini ve ahlak kurallarını icat edip sinir sisteminin üst kısmının medeniyetin başlangıcını yaratmasına izin veriyor nihayetindeyse sadece etin bozulmasını geciktiren buzdolaplarını değil aynı zamanda hava sızdırmaz gaz odalarını canlılardaki proteinleri okside eden alev makinelerini ve kokusuz temiz atom bombalarını icat ediyor Böylece medeniyet bir zamanlar onu doğuran şeyi bastırmanın yolunu buldu Hayır medeniyetimiz ateizm yüzünden değil ölümün kokusunun giderilmesi yüzünden intihar sürecinde Polonya asıllı Britanyalı yazar Stefan Themerson ın hayatının son yıllarında kaleme aldığı Sardalyanın Gizemi yazarının çokyönlülüğünü ve engin birikimini yansıtan sıradışı bir roman Merak uyandıran olay örgüsüyle bir dedektif hikâyesini andıran ama derin felsefi diyaloglarıyla hayata ve tarihe ayna tutan isabetli tespitleri ve toplumsal eleştirileriyle Öklit e pabucunu ters giydiren teoremleri ve ince mizahıyla herhangi bir kategoriye sokulmayı reddeden bir roman Tanıtım Bülteninden

Kitap Yurdu
263,52

METİS YAYINLARI

04.05.201926 sf.
Karton Kapak13 x 19.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE

çev. Duygu Özge Gürkan

Kitap Yurdu

Hayır Peder Yanılıyorsun Sen bir Dış Güç tarafından verildiği için ahlak kurallarımız olduğuna inanıyorsun Bense ölü bedenler pis koktuğu için böyle kurallarımız olduğunu düşünüyorum İnsan ölü bedenlerin pis kokusunu sevmiyor Ama etrafındaki dünya öyle ki öldürmek ve ölü bedenler üretmek zorunda kalıyor Öldürmekten hoşlanmıyor demiyorum Kokudan hoşlanmıyor diyorum Çelişkinin özü bu Öldürme zevkini bozan nahoş çürüme kokusu karşısında burnunu kapatmasına yol açan o dünya dışı gücün ne olduğunu soruyor ve cevap olarak dinlerini ve ahlak kurallarını icat edip sinir sisteminin üst kısmının medeniyetin başlangıcını yaratmasına izin veriyor nihayetindeyse sadece etin bozulmasını geciktiren buzdolaplarını değil aynı zamanda hava sızdırmaz gaz odalarını canlılardaki proteinleri okside eden alev makinelerini ve kokusuz temiz atom bombalarını icat ediyor Böylece medeniyet bir zamanlar onu doğuran şeyi bastırmanın yolunu buldu Hayır medeniyetimiz ateizm yüzünden değil ölümün kokusunun giderilmesi yüzünden intihar sürecinde Polonya asıllı Britanyalı yazar Stefan Themerson ın hayatının son yıllarında kaleme aldığı Sardalyanın Gizemi yazarının çokyönlülüğünü ve engin birikimini yansıtan sıradışı bir roman Merak uyandıran olay örgüsüyle bir dedektif hikâyesini andıran ama derin felsefi diyaloglarıyla hayata ve tarihe ayna tutan isabetli tespitleri ve toplumsal eleştirileriyle Öklit e pabucunu ters giydiren teoremleri ve ince mizahıyla herhangi bir kategoriye sokulmayı reddeden bir roman

Tamadres
270,00

Metis Yayıncılık

Mayıs 2019232 sf.
Ciltsiz

çev. Özde Duygu Gürkan

Tamadres

Hayır Peder Yanılıyorsun Sen bir Dış Güç tarafından verildiği için ahlak kurallarımız olduğuna inanıyorsun Bense ölü bedenler pis koktuğu için böyle kurallarımız olduğunu düşünüyorum İnsan ölü bedenlerin pis kokusunu sevmiyor Ama etrafındaki dünya öyle ki öldürmek ve ölü bedenler üretmek zorunda kalıyor Öldürmekten hoşlanmıyor demiyorum Kokudan hoşlanmıyor diyorum Çelişkinin özü bu Öldürme zevkini bozan nahoş çürüme kokusu karşısında burnunu kapatmasına yol açan o dünya dışı gücün ne olduğunu soruyor ve cevap olarak dinlerini ve ahlak kurallarını icat edip sinir sisteminin üst kısmının medeniyetin başlangıcını yaratmasına izin veriyor nihayetindeyse sadece etin bozulmasını geciktiren buzdolaplarını değil aynı zamanda hava sızdırmaz gaz odalarını canlılardaki proteinleri okside eden alev makinelerini ve kokusuz temiz atom bombalarını icat ediyor Böylece medeniyet bir zamanlar onu doğuran şeyi bastırmanın yolunu buldu Hayır medeniyetimiz ateizm yüzünden değil ölümün kokusunun giderilmesi yüzünden intihar sürecinde Polonya asıllı Britanyalı yazar Stefan Themerson ın hayatının son yıllarında kaleme aldığı Sardalyanın Gizemi yazarının çokyönlülüğünü ve engin birikimini yansıtan sıradışı bir roman Merak uyandıran olay örgüsüyle bir dedektif hikâyesini andıran ama derin felsefi diyaloglarıyla hayata ve tarihe ayna tutan isabetli tespitleri ve toplumsal eleştirileriyle Öklit e pabucunu ters giydiren teoremleri ve ince mizahıyla herhangi bir kategoriye sokulmayı reddeden bir roman

Nobel Kitap
288,00

Metis Yayınları

2023232 sf.
13.0x20.0 cm
Nobel Kitap

Hayır Peder Yanılıyorsun Sen bir Dış Güç tarafından verildiği için ahlak kurallarımız olduğuna inanıyorsun Bense ölü bedenler pis koktuğu için böyle kurallarımız olduğunu düşünüyorum İnsan ölü bedenlerin pis kokusunu sevmiyor Ama etrafındaki dünya öyle ki öldürmek ve ölü bedenler üretmek zorunda kalıyor Öldürmekten hoşlanmıyor demiyorum Kokudan hoşlanmıyor diyorum Çelişkinin özü bu Öldürme zevkini bozan nahoş çürüme kokusu karşısında burnunu kapatmasına yol açan o dünya dışı gücün ne olduğunu soruyor ve cevap olarak dinlerini ve ahlak kurallarını icat edip sinir sisteminin üst kısmının medeniyetin başlangıcını yaratmasına izin veriyor nihayetindeyse sadece etin bozulmasını geciktiren buzdolaplarını değil aynı zamanda hava sızdırmaz gaz odalarını canlılardaki proteinleri okside eden alev makinelerini ve kokusuz temiz atom bombalarını icat ediyor Böylece medeniyet bir zamanlar onu doğuran şeyi bastırmanın yolunu buldu Hayır medeniyetimiz ateizm yüzünden değil ölümün kokusunun giderilmesi yüzünden intihar sürecinde Polonya asıllı Britanyalı yazar Stefan Themerson ın hayatının son yıllarında kaleme aldığı Sardalyanın Gizemi yazarının çokyönlülüğünü ve engin birikimini yansıtan sıradışı bir roman Merak uyandıran olay örgüsüyle bir dedektif hikâyesini andıran ama derin felsefi diyaloglarıyla hayata ve tarihe ayna tutan isabetli tespitleri ve toplumsal eleştirileriyle Öklit e pabucunu ters giydiren teoremleri ve ince mizahıyla herhangi bir kategoriye sokulmayı reddeden bir roman

Kitap Sepeti
288,00

Metis Yayınları

2023232 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Hayır Peder Yanılıyorsun Sen bir Dış Güç tarafından verildiği için ahlak kurallarımız olduğuna inanıyorsun Bense ölü bedenler pis koktuğu için böyle kurallarımız olduğunu düşünüyorum İnsan ölü bedenlerin pis kokusunu sevmiyor Ama etrafındaki dünya öyle ki öldürmek ve ölü bedenler üretmek zorunda kalıyor Öldürmekten hoşlanmıyor demiyorum Kokudan hoşlanmıyor diyorum Çelişkinin özü bu Öldürme zevkini bozan nahoş çürüme kokusu karşısında burnunu kapatmasına yol açan o dünya dışı gücün ne olduğunu soruyor ve cevap olarak dinlerini ve ahlak kurallarını icat edip sinir sisteminin üst kısmının medeniyetin başlangıcını yaratmasına izin veriyor nihayetindeyse sadece etin bozulmasını geciktiren buzdolaplarını değil aynı zamanda hava sızdırmaz gaz odalarını canlılardaki proteinleri okside eden alev makinelerini ve kokusuz temiz atom bombalarını icat ediyor Böylece medeniyet bir zamanlar onu doğuran şeyi bastırmanın yolunu buldu Hayır medeniyetimiz ateizm yüzünden değil ölümün kokusunun giderilmesi yüzünden intihar sürecinde Polonya asıllı Britanyalı yazar Stefan Themerson ın hayatının son yıllarında kaleme aldığı Sardalyanın Gizemi yazarının çokyönlülüğünü ve engin birikimini yansıtan sıradışı bir roman Merak uyandıran olay örgüsüyle bir dedektif hikâyesini andıran ama derin felsefi diyaloglarıyla hayata ve tarihe ayna tutan isabetli tespitleri ve toplumsal eleştirileriyle Öklit e pabucunu ters giydiren teoremleri ve ince mizahıyla herhangi bir kategoriye sokulmayı reddeden bir roman

Kitapsan
288,00

METİS YAYINLARI

20191. baskı232 sf.
TÜRKÇE
Kitapsan

Hayır Peder Yanılıyorsun Sen bir Dış Güç tarafından verildiği için ahlak kurallarımız olduğuna inanıyorsun Bense ölü bedenler pis koktuğu için böyle kurallarımız olduğunu düşünüyorum İnsan ölü bedenlerin pis kokusunu sevmiyor Ama etrafındaki dünya öyle ki öldürmek ve ölü bedenler üretmek zorunda kalıyor Öldürmekten hoşlanmıyor demiyorum Kokudan hoşlanmıyor diyorum Çelişkinin özü bu Öldürme zevkini bozan nahoş çürüme kokusu karşısında burnunu kapatmasına yol açan o dünya dışı gücün ne olduğunu soruyor ve cevap olarak dinlerini ve ahlak kurallarını icat edip sinir sisteminin üst kısmının medeniyetin başlangıcını yaratmasına izin veriyor nihayetindeyse sadece etin bozulmasını geciktiren buzdolaplarını değil aynı zamanda hava sızdırmaz gaz odalarını canlılardaki proteinleri okside eden alev makinelerini ve kokusuz temiz atom bombalarını icat ediyor Böylece medeniyet bir zamanlar onu doğuran şeyi bastırmanın yolunu buldu Hayır medeniyetimiz ateizm yüzünden değil ölümün kokusunun giderilmesi yüzünden intihar sürecinde Polonya asıllı Britanyalı yazar Stefan Themerson ın hayatının son yıllarında kaleme aldığı Sardalyanın Gizemi yazarının çokyönlülüğünü ve engin birikimini yansıtan sıradışı bir roman Merak uyandıran olay örgüsüyle bir dedektif hikâyesini andıran ama derin felsefi diyaloglarıyla hayata ve tarihe ayna tutan isabetli tespitleri ve toplumsal eleştirileriyle Öklit e pabucunu ters giydiren teoremleri ve ince mizahıyla herhangi bir kategoriye sokulmayı reddeden bir roman Yayınevi METİS YAYINLARI Yazar STEFAN THEMERSON Baskı 1 BASKI Çevirmen ÖZGE DUYGU GÜRKAN Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 232 SAYFA Yıl 2019

Pandora
306,00

Metis

2019232 sf.

çev. Gürkan, Özde Duygu

Pandora

Hayır Peder Yanılıyorsun Sen bir Dış Güç tarafından verildiği için ahlak kurallarımız olduğuna inanıyorsun Bense ölü bedenler pis koktuğu için böyle kurallarımız olduğunu düşünüyorum İnsan ölü bedenlerin pis kokusunu sevmiyor Ama etrafındaki dünya öyle ki öldürmek ve ölü bedenler üretmek zorunda kalıyor Öldürmekten hoşlanmıyor demiyorum Kokudan hoşlanmıyor diyorum Çelişkinin özü bu Öldürme zevkini bozan nahoş çürüme kokusu karşısında burnunu kapatmasına yol açan o dünya dışı gücün ne olduğunu soruyor ve cevap olarak dinlerini ve ahlak kurallarını icat edip sinir sisteminin üst kısmının medeniyetin başlangıcını yaratmasına izin veriyor nihayetindeyse sadece etin bozulmasını geciktiren buzdolaplarını değil aynı zamanda hava sızdırmaz gaz odalarını canlılardaki proteinleri okside eden alev makinelerini ve kokusuz temiz atom bombalarını icat ediyor Böylece medeniyet bir zamanlar onu doğuran şeyi bastırmanın yolunu buldu Hayır medeniyetimiz ateizm yüzünden değil ölümün kokusunun giderilmesi yüzünden intihar sürecinde Polonya asıllı Britanyalı yazar Stefan Themerson ın hayatının son yıllarında kaleme aldığı Sardalyanın Gizemi yazarının çokyönlülüğünü ve engin birikimini yansıtan sıradışı bir roman Merak uyandıran olay örgüsüyle bir dedektif hikâyesini andıran ama derin felsefi diyaloglarıyla hayata ve tarihe ayna tutan isabetli tespitleri ve toplumsal eleştirileriyle Öklit e pabucunu ters giydiren teoremleri ve ince mizahıyla herhangi bir kategoriye sokulmayı reddeden bir roman

Metis Kitap
360,00

Metis Yayınları

2019232 sf.
13x19,5 cm

çev. Özde Duygu Gürkan

Metis Kitap

Hayır Peder Yanılıyorsun Sen bir Dış Güç tarafından verildiği için ahlak kurallarımız olduğuna inanıyorsun Bense ölü bedenler pis koktuğu için böyle kurallarımız olduğunu düşünüyorum İnsan ölü bedenlerin pis kokusunu sevmiyor Ama etrafındaki dünya öyle ki öldürmek ve ölü bedenler üretmek zorunda kalıyor Öldürmekten hoşlanmıyor demiyorum Kokudan hoşlanmıyor diyorum Çelişkinin özü bu Öldürme zevkini bozan nahoş çürüme kokusu karşısında burnunu kapatmasına yol açan o dünya dışı gücün ne olduğunu soruyor ve cevap olarak dinlerini ve ahlak kurallarını icat edip sinir sisteminin üst kısmının medeniyetin başlangıcını yaratmasına izin veriyor nihayetindeyse sadece etin bozulmasını geciktiren buzdolaplarını değil aynı zamanda hava sızdırmaz gaz odalarını canlılardaki proteinleri okside eden alev makinelerini ve kokusuz temiz atom bombalarını icat ediyor Böylece medeniyet bir zamanlar onu doğuran şeyi bastırmanın yolunu buldu Hayır medeniyetimiz ateizm yüzünden değil ölümün kokusunun giderilmesi yüzünden intihar sürecinde Soruları Cevaplamamanın Yolu s 55 58 Hiçbir şey hissetmiyordu Küçük minicik bir inme mi geçirmişti Koşullar düşünüldüğünde önemsiz küçük minicik bir inme hoş olurdu memnuniyetle karşılardı onu Sol ayağını oynattı hareket ediyordu Sağ ayağını oynattı hareket ediyordu Sol elini ve sağ elini oynattı onlar da hareket ediyordu Önce bir gözünü sonra diğerini kapatıp açtı Peki konuşabiliyor muydu Kendi sesini duyacak mıydı Denemeliydi Yüksek sesle bir şey söylemeliydi Ama ne Artık Piff gittiğine göre zemin kattaki odaları kiraya vermemek için bir neden kalmadı demeyi deneyebilirdi Ama hayır böyle kalpsizce alaycı bir şeyi asla yüksek sesle söyleyemezdi Şimdi olmaz Bu kadar çabuk olmaz İnsan böyle şeyler yapmaz Münasip olmaz Ama başka ne diyebilir ki Boğazını temizleyip Merhaba merhaba A B C bir iki üç dedi Yumuşak ürkek bir sesle söylemişti ama gayet net duydu Yine de önemsiz küçük minicik bir inme bu koşullarda faydalı olurdu Seni bir daha görebilecek miyim sevgili Piff ciğim diye düşündü gençsin güçlüsün gerçekten isteseydin ocak demiri olsun olmasın kaçabilirdin ama demir elimde olduğu sürece kaçmak için bana el kaldırman gerekirdi ki bunu yapmazsın değil mi Bunun doğru olduğunu biliyorsun doğru ama paradoksal şeyi düşününce neyi düşününce Neler yapabileceğini düşününce mi Beni sevdiğini söyledin ama dedin ben bunun bir savaş ve senin de asker olduğunu anlamıyormuşum emir alıp düşma Eray Ak Sıra Dışının Roman Hâli Kitapsever Dergi 23 Mayıs 2019 Sayı 11 Roman tür olarak yazarının yaratıcılığına bağlı bir şekilde pek çok farklı anlatım biçimine kucağını açabilecek bir yapı Türkçede yeni yayımlanan Stefan Themerson ın kaleminden çıkan Sardalyanın Gizemi bu saptamayı yeniden düşündüren türden bir roman Nicholas Wadley Stefan Themerson ı okumak Kariyerine görsel sanatçı olarak başlamış pek fazla filozof romancı yoktur herhalde Ama kategorilere meydan okumak Stefan Themerson ın felsefesinin bir parçasıydı Filmler yaptı bir yayınevi kurup işletti Dokuz romanının yanı sıra çocuk hikâyeleri şiirler bir oyun bir opera ve felsefe dil mantık edebiyat bilim sanat film ve tipografi üzerine denemeler yazdı Eylül 1988 deki vefatına kadar ayrıca boş zamanlarında çizimler yaptı çizgilerin noktaların ve düzlemlerin eğilip bükülerek paradoksa dönüştürüldüğü kendi mantıklarının hicvedildiği soyut renkli biçimler Birbiriyle bağlantılı bu çok sayıda faaliyetin toplamı şimdi bir tür odaklanma olarak kendini gösteriyor ve Themerson ın sınır ya da sınıflandırmaların ister kültürel ister mesleki isterse siyasi olsun en azından kısıtlayıcı ve çoğunlukla olumsuz olduğu yolundaki temel inancını meşrulaştırıyor Banu Yıldıran Genç Düğüm üstüne düğüm Agos Kitap Kirk 18 Mayıs 2019 Metis Yayınları nın geçtiğimiz ay yayımladığı Sardalyanın Gizemi ni okumaya başladığımda ne yazar ne de roman hakkında bilgim vardı Kitabın ilk sayfasında Agatha Christie polisiyelerinden alışkın olduğum Kim kimdir bölümünü görünce önce bir polisiye roman okuyacağımı düşündüm Birkaç bölüm devam eden bu düşüncem bir süre sonra değişti çünkü aslında Sardalyanın Gizemi polisiye tatlar taşıyan ama hiçbir türe sokamayacağımız bir roman Romanın ilk bölümünde Bernard St Austell i tanıyoruz Londra daki apartman dairesinde her şeyden nefret ederek makaleler yazan taşradaki evinde ise şiirler yazıp her şeyi seven bir adam duyguları gibi yazılarını da aynı netlikte ikiye bölen St Austell in yaratıcılığının özü aslında nefretinde yatıyor Londra daki dairesinde volta atarak doğru kelimeleri ararken nefret ettiği kişiler politikacılar ve devlet memurları finans uzmanları ve sendikacılar Marksistler ve kapitalistler solcular ve sağcılar zeki yabancılar ve aptal yerliler inananlarla inanmayanlar ve hepsinden öte yazarlar ve okurlardı Bu ikiye bölünmüş hayatının dengesi oğlunun sorduğu bir soruyla bozulana dek tıkır tıkır işleyen bir nefret makinesi Dengesi bir kez bozulunca ise duygular karışıyor nefret ettiği ve sevdiği yerler kişiler farklılaşıyor Ve ne yazık ki bu garip dönem çok kısa sürüyor Bernard Serkan Parlak Sardalyanın Gizemi Hem felsefi hem mizahi edebiyathaber net 9 Mart 2020 Sardalyanın Gizemi nin başlangıcında başarılı profesyonel bir yazar olan Bernard ı tanıyoruz Bernard ın şiirleri alaycıdır yayımlatmaz çünkü iyi olmadıklarını düşünür Köyde eski bir kır evinde yaşar ama Londra da yazılarının çoğunu yazdığı küçük bir apartman dairesi vardır Haftanın yarısını Londra da yarısını köyde geçirir Köye döndüğünde ona yazma enerjisi veren nefreti yatışır Sonunda yazarın hayatında rutinini bozan beklenmedik bir olay olur Oğlu yazdıklarına katılmadığını itiraf eder O ise asla tartışmayı kabul etmez Oğlu budala değildir ama ona yabancıdır artık Köyde de nefreti güçlü biçimde hissetmeye başlar