MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Sarı Köpek — Georges Simenon

Sarı Köpek
2,84
EdebiyatdışıEdebiyat DiğerRoman Çeviri

Sarı Köpek

Georges Simenon

Metis Yayıncılık

1990120 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Sarı Köpek

Georges Simenon

7 Kasım Cuma Concarneau da el ayak çekilmiş Eski kentin surların üstünden görünen ışıklı saati on bire beş kalayı gösteriyor Deniz yükselmiş güneybatıdan kopup gelen fırtına limandaki kayıkları birbirine çarpıyor Rüzgâr sokaklara dalıyor kâğıt parçalarını önüne katıp olanca hızıyla sürüklüyor Aiguillon rıhtımında tek bir ışık bile yok Her yer kapalı Herkes uyuyor Yalnızca alanla rıhtımın kesiştikleri köşedeki Amiral otelinin üç penceresinde hâlâ ışık var Pencerelerde panjur olmadığı halde yeşilimsi camın ardında gölgeler zorlukla seçiliyor Kulübesinde büzülmüş olan nöbetçi gümrük memuru yüz metre kadar ötedeki kahvede geç vakte dek oturan insanlara imreniyor Önündeki gemi havuzunda öğleden sonra fırtınadan kaçıp limana sığınan bir kabotaj gemisi var Güvertede kimsecikler yok Palangalar gıcırdıyor iyi toplanmamış bir flok yelkeni rüzgârda şaklıyor Sonra kırılan dalgaların sürekli uğultusu on biri çalmak üzere olan saatin tik takı Amiral Oteli nin kapısı açılıyor Bir adam görünüyor bir an kapının aralığından içeridekilerle konuşmasını sürdürüyor Fırtına kapıyor adamı paltosunun eteklerini melon şapkasını uçuruyor Adam atik davranıp yakalıyor onu elleriyle başında tutarak yürüyor Çakırkeyif olduğu adımlarını güvenli atmadığı bir şarkı mırıldandığı uzaktan bile seziliyor Gümrük memuru gözleriyle onu izliyor adamın bir puro yakmaya kalkmasına gülümsüyor Sarhoş adamla rüzgârın kapıp götürmeye çalıştığı paltosu ve kaldırım boyunca yuvarlanıp giden şapkası arasında gülünç bir savaş bu çünkü Yaktığı on kibritin onu da sönüyor Melon şapkalı adam iki basamaklı bir eşik farkediyor oraya sığınıyor eğiliyor Çok kısa süren titrek bir parıltı Purosunu içen adam sendeliyor kapının tokmağına tutunuyor Gümrük memuru fırtına sesine benzemeyen bir gürültü duydu mu gerçekten Emin değil Adamın dengesini kaybettiğini bedeni olmayacak bir biçimde bükülmüş geri geri birkaç adım attığını görünce güldü ilkin Adam kaldırımın kıyısında başı sokağın kenarından akan suya girmiş boylu boyunca yere uzanıyor Gümrük memuru ellerini ısıtmak için iki yanına vuruyor şaklaması sinirlerini bozan flok yelkenine ters ters bakıyor Bir dakika iki dakika geçiyor Deminden beri kımıldamadan yatan sarhoşa yeniden bir göz atıyor Nereden çıktığı bilinmeyen bir köpek durmuş kokluyor adamı Ancak o anda sezdim bir şeyler olduğunu diyecekti gümrük memuru soruşturma sırasında

Metis Kitap

Metis Yayınları

1990120 sf.
13X19,5 cm

çev. Şadan Karadeniz

Metis Kitap

7 Kasım Cuma Concarneau da el ayak çekilmiş Eski kentin surların üstünden görünen ışıklı saati on bire beş kalayı gösteriyor Marcel Aymé Önsöz s 5 7 Çağının tüm romancıları arasında Simenon kuşkusuz en verimlisidir Kırk yıldan az bir süre içinde yaklaşık yüz yirmi kitap yazıp yayımlamıştır neredeyse dört ayda bir roman Bir yazarda yapıtın niteliğine zarar vermeyen bu büyük düzenli doğurganlığa hayranlık duyuyorum Bununla birlikte Simenon da beni en çok şaşırtan bu değil Ne de olsa geçmişte aralarında İnsanlık Komedisi ni yirmi yılda yazan Balzac ın da bulunduğu örnekleri vardı bunun Beni en çok şaşırtan Simenon un romanlarının başka dillerde de en azından Fransızca da olduğunca okunmasıdır bu romanların bizimkinden çok daha geniş bir okuyucu yığınına seslendiği ülkeler de var Amerikalılar olduğunca Japonlar Ruslar ya da Habeşler de roman kişileriyle yerlerinin görüldüğü gibi çok belirgin çok kendine özgü olduğu bu roman dünyasında kendilerini yabansı duymuyorlar Paris in bir mahallesinde ya da Anvers in yahut La Rochelle in bir sokağında geçen bir olayın kişilerinin onları Meksikalılar ya da Okyanusyalılar için ayrı düşmüş güç erişilir kılması gereken özgün yüz anlatımları yaşam alışkanlıkları tepkileri kendilerine özgü mizah anlayışları vardır Hangi ulustan olurlarsa olsunlar roman kişileriyle okuyucular arasındaki sınırların uzaklıkların ortadan kaldırılması tam anlamıyla mucizedir Ne mesleği ne toplumsal ortamı ne töreleri ne ülkesinin yasaları romanın sayfaları arasından beliren insan varlığının anlaşılmasına engel olacaktır Öte yan

Kitap Yurdu

METİS YAYINLARI

06.09.2000120 sf.
Karton Kapak13 x 19 cm3. Hm. KağıtTÜRKÇE

çev. Şadan Karadeniz

Kitap Yurdu

7 KASIM CUMA Concarneu da el ayak çekilmiş Eski kentin surların üstünden görünen ışıklı saati on bire beş kalayı gösteriyor Deniz yükselmiş güneybatıdan kopup gelen fırtına limandaki kayıkları birbirine çarpıyor Rüzgar sokaklara dalıyor kağıt parçalarını önüne katıp olanca hızıyla sürüklüyor Aiguillon rıhtımında tek bir ışık bile yok Her yer kapalı Herkes uyuyor Yalnızca alanla rıhtımın kesiştikleri köşedeki Amiral Oteli nin üç penceresinde hala ışık var Pencerelerde panjur olmadığı halde yeşilimsi camın ardında gölgeler zorlukla seçiliyor Kulübesinde büzülmüş olan nöbetçi gümrük memuru yüz metre kadar ötedeki kahvede geç vakte dek oturan insanlara imreniyor Önündeki gemi havuzunda öğleden sonra fırtınadan kaçıp limana sığınan bir kabotaj gemisi var Güvertede kimsecikler yok Palangalar gıcırdıyor iyi toplanmamış bir flok yelkeni rüzgarda şaklıyor Sonra kırılan dalgaların sürekli uğultusu on biri çalmak üzere olan saatin tik takı Amiral Oteli nin kapısı açılıyor Bir adam görünüyor bir an kapının aralığından içeridekilerle konuşmasını sürdürüyor Fırtına kapıyor adamı paltasunun eteklerini melon şapkasını uçuruyor