Sarıkamış Harekatı — Nurhan Aydın

Sarıkamış Harekatı
Nurhan AydınSonçağ Yayınları
Sarıkamış Harekatı
Nurhan AydınAllahuekber Dağları nda kara düşmüş kan damlasını ayaza çalmış bakışları bedenleri değil ruhları donduran beyazlığın maverasında beyaz kuşlara dönüp beyaz iklimlere uçan erleri hatırla Hatırla ki bütün çeşmeler şehadete susayanlar içindir düşmeden gökten yıldız düşen bedenini beyaz kelebeklerin yükselttiği erler içindir Ve sen ey karlara bıraktığım şehidim ey bir Sarıkamış uğruna yitirdiğim fidanım Allahuekber içinde candan geçen ve tenden geçen ilk şehidim ve son şehidim Ay ışırken gecelerde bir nur iner üzerine ve beyaz güllerden bir çelenk bir konur başına her gece her şafakta her karda ve her ayazda Ağıtların en hüzünlü güftelerini unutup melekler Rahmanı neşideler yağdırır sağnak toprağına çürümesin diye bedenin Sen ey Şehit Ağlamak da bir anlatıdır diye şimdi yalnızca ağlıyorum ardından Üzüntüden değil hüzünden gözyaşlarım Çünkü yıldızlar hep başka bir kıyıda doğmak için batarlar ve şehitler daima nur içinde yatarlar Kanat şakırtılarını sen de duyuyor musun okuyucu sana da gül kokusu geliyor mu Şu avucundaki Sitare mi yoksa ay mı okuyucu Bugün günlerden hangisi hatırlıyor musun

Sonçağ Yayınları
Allahuekber Dağlarında kara düşmüş kan damlasını ayaza çalmış bakışları bedenleri değil ruhları donduran beyazlığın maverasında beyaz kuşlara dönüp beyaz iklimlere uçan elleri hatırla Hatırla ki bütün çeşmeler şehadete susayalar içindir düşmeden gökten yıldız düşen bedenini beyaz kelebeklerin yükselttiği erler içindir Ve sen ey karlara bıraktığım şehidim ey bir Sarıkamış uğruna yitirdiğim fidanım Allahuekbek içinde candan geçen ve tenden geçen ilk şehidim ve son şehidim Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 166 Baskı Yılı 2015 Dili Türkçe Yayınevi Sonçağ Yayınları

Sonçağ Yayınları
Allahuekber Dağları nda kara düşmüş kan damlasını ayaza çalmış bakışları bedenleri değil ruhları donduran beyazlığın maverasında beyaz kuşlara dönüp beyaz iklimlere uçan erleri hatırla Hatırla ki bütün çeşmeler şehadete susayanlar içindir düşmeden gökten yıldız düşen bedenini beyaz kelebeklerin yükselttiği erler içindir Ve sen ey karlara bıraktığım şehidim ey bir Sarıkamış uğruna yitirdiğim fidanım Allahuekber içinde candan geçen ve tenden geçen ilk şehidim ve son şehidim Ay ışırken gecelerde bir nur iner üzerine ve beyaz güllerden bir çelenk bir konur başına her gece her şafakta her karda ve her ayazda Ağıtların en hüzünlü güftelerini unutup melekler Rahmanı neşideler yağdırır sağnak toprağına çürümesin diye bedenin Sen ey Şehit Ağlamak da bir anlatıdır diye şimdi yalnızca ağlıyorum ardından Üzüntüden değil hüzünden gözyaşlarım Çünkü yıldızlar hep başka bir kıyıda doğmak için batarlar ve şehitler daima nur içinde yatarlar Kanat şakırtılarını sen de duyuyor musun okuyucu sana da gül kokusu geliyor mu Şu avucundaki Sitare mi yoksa ay mı okuyucu Bugün günlerden hangisi hatırlıyor musun

Sonçağ Yayınları
Allahuekber Dağları nda kara düşmüş kan damlasını ayaza çalmış bakışları bedenleri değil ruhları donduran beyazlığın maverasında beyaz kuşlara dönüp beyaz iklimlere uçan erleri hatırla Hatırla ki bütün çeşmeler şehadete susayanlar içindir düşmeden gökten yıldız düşen bedenini beyaz kelebeklerin yükselttiği erler içindir Ve sen ey karlara bıraktığım şehidim ey bir Sarıkamış uğruna yitirdiğim fidanım Allahuekber içinde candan geçen ve tenden geçen ilk şehidim ve son şehidim Ay ışırken gecelerde bir nur iner üzerine ve beyaz güllerden bir çelenk bir konur başına her gece her şafakta her karda ve her ayazda Ağıtların en hüzünlü güftelerini unutup melekler Rahmanı neşideler yağdırır sağnak toprağına çürümesin diye bedenin Sen ey Şehit Ağlamak da bir anlatıdır diye şimdi yalnızca ağlıyorum ardından Üzüntüden değil hüzünden gözyaşlarım Çünkü yıldızlar hep başka bir kıyıda doğmak için batarlar ve şehitler daima nur içinde yatarlar Kanat şakırtılarını sen de duyuyor musun okuyucu sana da gül kokusu geliyor mu Şu avucundaki Sitare mi yoksa ay mı okuyucu Bugün günlerden hangisi hatırlıyor musun

Sonçağ Yayınları
Allahuekber Dağlarında kara düşmüş kan damlasını ayaza çalmış bakışları bedenleri değil ruhları donduran beyazlığın maverasında beyaz kuşlara dönüp beyaz iklimlere uçan elleri hatırla Hatırla ki bütün çeşmeler şehadete susayalar içindir düşmeden gökten yıldız düşen bedenini beyaz kelebeklerin yükselttiği erler içindir Ve sen ey karlara bıraktığım şehidim ey bir Sarıkamış uğruna yitirdiğim fidanım Allahuekbek içinde candan geçen ve tenden geçen ilk şehidim ve son şehidim Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 166Baskı Yılı 2015Dili TürkçeYayınevi Sonçağ Yayınları

Sonçağ Yayınları
Allahuekber Dağları nda kara düşmüş kan damlasını ayaza çalmış bakışları bedenleri değil ruhları donduran beyazlığın maverasında beyaz kuşlara dönüp beyaz iklimlere uçan erleri hatırla Hatırla ki bütün çeşmeler şehadete susayanlar içindir düşmeden gökten yıldız düşen bedenini beyaz kelebeklerin yükselttiği erler içindir Ve sen ey karlara bıraktığım şehidim ey bir Sarıkamış uğruna yitirdiğim fidanım Allahuekber içinde candan geçen ve tenden geçen ilk şehidim ve son şehidim Ay ışırken gecelerde bir nur iner üzerine ve beyaz güllerden bir çelenk bir konur başına her gece her şafakta her karda ve her ayazda Ağıtların en hüzünlü güftelerini unutup melekler Rahmanı neşideler yağdırır sağnak toprağına çürümesin diye bedenin Sen ey Şehit Ağlamak da bir anlatıdır diye şimdi yalnızca ağlıyorum ardından Üzüntüden değil hüzünden gözyaşlarım Çünkü yıldızlar hep başka bir kıyıda doğmak için batarlar ve şehitler daima nur içinde yatarlar Kanat şakırtılarını sen de duyuyor musun okuyucu sana da gül kokusu geliyor mu Şu avucundaki Sitare mi yoksa ay mı okuyucu Bugün günlerden hangisi hatırlıyor musun

Sonçağ Yayınları
Allahuekber Dağları nda kara düşmüş kan damlasını ayaza çalmış bakışları bedenleri değil ruhları donduran beyazlığın maverasında beyaz kuşlara dönüp beyaz iklimlere uçan erleri hatırla Hatırla ki bütün çeşmeler şehadete susayanlar içindir düşmeden gökten yıldız düşen bedenini beyaz kelebeklerin yükselttiği erler içindir Ve sen ey karlara bıraktığım şehidim ey bir Sarıkamış uğruna yitirdiğim fidanım Allahuekber içinde candan geçen ve tenden geçen ilk şehidim ve son şehidim Ay ışırken gecelerde bir nur iner üzerine ve beyaz güllerden bir çelenk bir konur başına her gece her şafakta her karda ve her ayazda Ağıtların en hüzünlü güftelerini unutup melekler Rahmanı neşideler yağdırır sağnak toprağına çürümesin diye bedenin Sen ey Şehit Ağlamak da bir anlatıdır diye şimdi yalnızca ağlıyorum ardından Üzüntüden değil hüzünden gözyaşlarım Çünkü yıldızlar hep başka bir kıyıda doğmak için batarlar ve şehitler daima nur içinde yatarlar Kanat şakırtılarını sen de duyuyor musun okuyucu sana da gül kokusu geliyor mu Şu avucundaki Sitare mi yoksa ay mı okuyucu Bugün günlerden hangisi hatırlıyor musun