Sarıyer ve Büyükdere — Tansu Bele

Sarıyer ve Büyükdere
Tansu BeleHeyamola Yayınları
Sarıyer ve Büyükdere
Tansu BeleSarıyer tepelerinde ablam resim yapar ben de babamla birlikte çiçeklerin böceklerin peşinde koştururdum Katırtırnağı çam kozalağı ak kestanesi kocayemiş toplar kelebek yakalardık bunları biriktirirdik Daha sonra böcek de yakalamaya başladık büyük bir koleksiyon yaptık Babam küçük küçük cam kapakları olan ikiye katlanabilen bir koleksiyon kutusu yaptırmıştı amcasının marangoz oğluna Küçücük kutularında pamuk parçaları üzerine yerleştirdiğimiz kelebek tespih böceği arı gibi hayvanların ölüleriyle çok ilginç bir koleksiyon oluşturmuştuk Yaban arıları sarı siyah tüylü ve şişmandı Adını bilmediğim daha birçok böcek yakaladık Koleksiyonumuzu ortaokulumdaki biyoloji laboratuarına armağan ettim Sarıyer tepelerinin kendine özgü böcekleri diye tanıtılırdı öğrencilere

Heyamola Yayınları
Sarıyer tepelerinde ablam resim yapar ben de babamla birlikte çiçeklerin böceklerin peşinde koştururdum Katırtırnağı çam kozalağı ak kestanesi kocayemiş toplar kelebek yakalardık bunları biriktirirdik Daha sonra böcek de yakalamaya başladık büyük bir koleksiyon yaptık Babam küçük küçük cam kapakları olan ikiye katlanabilen bir koleksiyon kutusu yaptırmıştı amcasının marangoz oğluna Küçücük kutularında pamuk parçaları üzerine yerleştirdiğimiz kelebek tespih böceği arı gibi hayvanların ölüleriyle çok ilginç bir koleksiyon oluşturmuştuk Yaban arıları sarı siyah tüylü ve şişmandı Adını bilmediğim daha birçok böcek yakaladık Koleksiyonumuzu ortaokulumdaki biyoloji laboratuarına armağan ettim Sarıyer tepelerinin kendine özgü böcekleri diye tanıtılırdı öğrencilere

Heyamola Yayınları
Sarıyer tepelerinde ablam resim yapar ben de babamla birlikte çiçeklerin böceklerin peşinde koştururdum Katırtırnağı çam kozalağı ak kestanesi kocayemiş toplar kelebek yakalardık bunları biriktirirdik Daha sonra böcek de yakalamaya başladık büyük bir koleksiyon yaptık Babam küçük küçük cam kapakları olan ikiye katlanabilen bir koleksiyon kutusu yaptırmıştı amcasının marangoz oğluna Küçücük kutularında pamuk parçaları üzerine yerleştirdiğimiz kelebek tespih böceği arı gibi hayvanların ölüleriyle çok ilginç bir koleksiyon oluşturmuştuk Yaban arıları sarı siyah tüylü ve şişmandı Adını bilmediğim daha birçok böcek yakaladık Koleksiyonumuzu ortaokulumdaki biyoloji laboratuarına armağan ettim Sarıyer tepelerinin kendine özgü böcekleri diye tanıtılırdı öğrencilere

Heyamola Yayınları
Sarıyer tepelerinde ablam resim yapar ben de babamla birlikte çiçeklerin böceklerin peşinde koştururdum Katırtırnağı çam kozalağı ak kestanesi kocayemiş toplar kelebek yakalardık bunları biriktirirdik Daha sonra böcek de yakalamaya başladık büyük bir koleksiyon yaptık Babam küçük küçük cam kapakları olan ikiye katlanabilen bir koleksiyon kutusu yaptırmıştı amcasının marangoz oğluna Küçücük kutularında pamuk parçaları üzerine yerleştirdiğimiz kelebek tespih böceği arı gibi hayvanların ölüleriyle çok ilginç bir koleksiyon oluşturmuştuk Yaban arıları sarı siyah tüylü ve şişmandı Adını bilmediğim daha birçok böcek yakaladık Koleksiyonumuzu ortaokulumdaki biyoloji laboratuarına armağan ettim Sarıyer tepelerinin kendine özgü böcekleri diye tanıtılırdı öğrencilere

Heyamola
Bir kentin tarihini coğrafyasını toplumsal hayatını geçirdiği değişimleri insan tiplerini atmosferini doğal güzelliklerini unutulan değerlerini yeme içme kültürünü gecesini gündüzünü yazını kışını folklorunu eğlence hayatını daha bin türlü özelliğini herkes kendince görür Tarihçi başka coğrafyacı başka turizmci başka asker başka öğretmen bambaşka bir gözle görür ve kendi bakış açısıyla yazmak ister Ama bir yazar edebiyatçı kendince bir duyarlıkla yaklaşır kentine Çevresine gönül gözüyle bakar Kendisini değişik insanların yerine koyar onların yüreğiyle de hissetmeye çalışır öylece yazar Yazar yazdığı zaman birçok kimse o yazıda kendi duygularını düşünüp de söyleyemediklerini bulur Kendisinden önce yazılmış olanları da anımsamak ister Bu düşünceden yola çıkarak İstanbul un kırk semti kırk farklı edebiyatçı yazar tarafından kaleme alındı Okurla aynı zamanda buluşan bu kırk kitaplık dizi hem bir ilk olması hem de İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti ne armağan olması açısından yüksek değer taşımaktadır