Saydamlaşma — Ahmet Kanter

Saydamlaşma
Ahmet KanterARI SANAT YAYINEVİ
Saydamlaşma
Ahmet KanterBir gün aklıma geldi Susabilir miydim Sahi dedim kendi kendime sen ep bulutlara bakıyordun Onların içindeki derinlerindeki o mucizeyi arıyordun sen susan Adam dan Konuşamazdın Eksikliğini sessizliğe büyüyen sessizlikten bir eksikliği yaşatan o bakan bulutlara uzaklara uzayana bakan adam sen evet sen susarken de konuşabilir miydin Uzadıkça bakan uzaktan bir sessizliği okuyan sen Sessiz Adam susabilir miydin Bulutlarla aranızda gidip gelenin sessiz bir konuşma olduğunu anladığımın bilmem kaçıncı asrında aklıma geldi bu

Arı Sanat Yayınevi
Bir gün aklıma geldi Susabilir miydim Sahi dedim kendi kendime Sen hep bulutlara bakıyordun Onların içindeki derinlerindeki o mucizeyi arıyordun Sen susan Adam dın Konuşamazdın Eksikliğini sessizliğe bürüyen sessizlikten bir eksikliği yaşatan o bakan bulutlara uzaklara uzayana bakan adam sen evet sen susarken de konuşabilir miydin Uzadıkça bakan uzaktan bir sessizliği okuyan sen Sessiz Adam susabilir miydin Bulutlarla aramızda gidip gelenin sessiz bir konuşma olduğunu anladığımın bilmem kaçıncı asrında aklıma geldi bu Ve bir gün böyle bir yalancı haykırış dolandı elime belime ve o farkında bile olmadığım ufkuma O an ta ki o an gelene dek hep konuşmuştum aklıma geldi Bir gün aklıma geldi Susabilir miydim bir gece yarısı uyandı kelimeler Ucuz ipince bir kareli zincirler atlasından fırlayıp çıktılar esrarlı bir yola Zamanı avuçlarıma aldım böylelikle Hayatı da Ve hayallerin kendilerine has üsluplarını giderek Özgürce Artık saydam bir ben vardı sınırların çok çok ötelerinde

Arı Sanat Yayınevi
Bir gün aklıma geldi Susabilir miydim Sahi dedim kendi kendime Sen hep bulutlara bakıyordun Onların içindeki derinlerindeki o mucizeyi arıyordun Sen susan Adam dın Konuşamazdın Eksikliğini sessizliğe bürüyen sessizlikten bir eksikliği yaşatan o bakan bulutlara uzaklara uzayana bakan adam sen evet sen susarken de konuşabilir miydin Uzadıkça bakan uzaktan bir sessizliği okuyan sen Sessiz Adam susabilir miydin Bulutlarla aramızda gidip gelenin sessiz bir konuşma olduğunu anladığımın bilmem kaçıncı asrında aklıma geldi bu Ve bir gün böyle bir yalancı haykırış dolandı elime belime ve o farkında bile olmadığım ufkuma O an ta ki o an gelene dek hep konuşmuştum aklıma geldi Bir gün aklıma geldi Susabilir miydim bir gece yarısı uyandı kelimeler Ucuz ipince bir kareli zincirler atlasından fırlayıp çıktılar esrarlı bir yola Zamanı avuçlarıma aldım böylelikle Hayatı da Ve hayallerin kendilerine has üsluplarını giderek Özgürce Artık saydam bir ben vardı sınırların çok çok ötelerinde

Arı Sanat Yayınevi
Bir gün aklıma geldi Susabilir miydim Sahi dedim kendi kendime Sen hep bulutlara bakıyordun Onların içindeki derinlerindeki o mucizeyi arıyordun Sen susan Adam dın Konuşamazdın Eksikliğini sessizliğe bürüyen sessizlikten bir eksikliği yaşatan o bakan bulutlara uzaklara uzayana bakan adam sen evet sen susarken de konuşabilir miydin Uzadıkça bakan uzaktan bir sessizliği okuyan sen Sessiz Adam susabilir miydin Bulutlarla aramızda gidip gelenin sessiz bir konuşma olduğunu anladığımın bilmem kaçıncı asrında aklıma geldi bu Ve bir gün böyle bir yalancı haykırış dolandı elime belime ve o farkında bile olmadığım ufkuma O an ta ki o an gelene dek hep konuşmuştum aklıma geldi Bir gün aklıma geldi Susabilir miydim bir gece yarısı uyandı kelimeler Ucuz ipince bir kareli zincirler atlasından fırlayıp çıktılar esrarlı bir yola Zamanı avuçlarıma aldım böylelikle Hayatı da Ve hayallerin kendilerine has üsluplarını giderek Özgürce Artık saydam bir ben vardı sınırların çok çok ötelerinde

Arı Sanat Yayınları
Saydamlaşmaya başlamadan önce miydi yoksa henüz saydamlaşmaya başladığımın farkına varmamış mıydım ya da neydi bu saydamlaşma demeyi aklımın ucundan geçirmediğim bir zamanda mı başlamıştım bu hayatı ve özgürlüğü anlatmaya bilmiyorum Bildiğim tek şey önümde ipince bir defterin öyle çekici duruşu ve o defterden burnuma gelen yazma kokusuydu Ne konu ne de bir fikir vardı ortada Yalnızca özgürlük kendimle başbaşa kaldığım kadar kendim olabildiğim kadar ve olmayana sürükleyen çekimlerden korkmadan yazmak Her şey oradaydı Keşfedilmemişlikte Hiçbir şeye ihtiyaç duyulmamalıydı yazarken Kurala hayata ya da ruhlara bedenlere bile Henüz olmamış ya da biz doğmadan olup bitmiş herşey bu iki ucun arasında kalan herşey toplanabilirdi bir araya Ta ki ben ben oluncaya kadar sıvıysam kabıma dolana kadar boşluksam yayılabildiğim kadar yazabilirdim Özgürlük neymiş anlayabilir belki anlatabilirdim de