MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Şehir Hakkı — Hikmet Kuran

Şehir Hakkı
220,50
Kentleşme ModernleşmeGüncel SiyasetKent Yerel Yönetim

Şehir Hakkı

Hikmet Kuran

Nika Yayınevi

20211. baskı296 sf.
Karton Kapak13,5x21Kitap KağıdıTürkçe
YaykoopEn ucuz

Şehir Hakkı

Hikmet Kuran

Kapitalist üretim tarzında sermaye mekân etkileşiminin işleyişine yönelik çarpıcı çözümlemeleri ve isabetli öngörüleri Henri Lefebvre i özgün bir noktaya taşımaktadır Şehir ve kent arasında tanımladığı ve çözümlediği ayrım kapitalizmin kent sorunsalına tüm boyutlarıyla temas etmektedir Kullanım değeri ve sahiplenmeye endeksli belirlenim tahakküm ve sömürü süreçlerinden bağımsız bir nitelik arz eden şehir ile söz konusu süreçlerin küresel ölçekte somutlaştığı ve özgün nitelikleri yok ettiği tüm unsurlarıyla sermayenin yeniden üretiminin bir aracına dönüşen kent arasındaki bu ayrım bu anlamda dikkat çekicidir Lefebvre in şehir hakkı olarak kavramsallaştırdığı çözüm arayışı da bu ayrım üzerinden somutluk kazanmaktadır Şehir hakkı kavramsallaştırması hem üretim ilişkilerinin ürettiği yeniden ürettiği ve ekonomik toplumsal siyasal ve mekânsal düzlemde gözlemlenen sorunları anlamlandırma hem de bunları ve bir bütün olarak kapitalist üretim ilişkilerini ortadan kaldıracak devrimci dönüşümü formüle etme açısından kilit bir unsur olarak ön plana çıkmaktadır Bu kitabın temel iddiası da şehir hakkı kavramının kapitalizmi aşmaya koşullu bir devrimin kuramsal yol haritasına karşılık geldiğine ilişkindir Bu iddiasını da Lefebvre in mekân sermaye gündelik hayat ve toplumsal mücadele pratiklerine yönelik öne sürdüğü argüman ve kavramsallaştırmalara dayandırmaktadır Bunu yaparken özellikle neoliberal politikalarla daha da görünür hâle gelen Lefebvre tarafından başarıyla öngörülen ve çözümlenen şehrin özgün nitelikleri ile kapitalizme içkin temel yasalar arasındaki çatışma noktaları aydınlatılmakta ve şehir hakkının gerçekleşmesinin kapitalist üretim ilişkilerinin ortadan kalkması anlamına geldiğine yönelik iddia kuramsal ve pratik boyutlarıyla gerekçelendirilmektedir

Kitap Ambarı
229,95

Nika Yayınevi

2021296 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

Kapitalist üretim tarzında sermaye mekân etkileşiminin işleyişine yönelik çarpıcı çözümlemeleri ve isabetli öngörüleri Henri Lefebvre i özgün bir noktaya taşımaktadır Şehir ve kent arasında tanımladığı ve çözümlediği ayrım kapitalizmin kent sorunsalına tüm boyutlarıyla temas etmektedir Kullanım değeri ve sahiplenmeye endeksli belirlenim tahakküm ve sömürü süreçlerinden bağımsız bir nitelik arz eden şehir ile söz konusu süreçlerin küresel ölçekte somutlaştığı ve özgün nitelikleri yok ettiği tüm unsurlarıyla sermayenin yeniden üretiminin bir aracına dönüşen kent arasındaki bu ayrım bu anlamda dikkat çekicidir Lefebvre in şehir hakkı olarak kavramsallaştırdığı çözüm arayışı da bu ayrım üzerinden somutluk kazanmaktadır Şehir hakkı kavramsallaştırması hem üretim ilişkilerinin ürettiği yeniden ürettiği ve ekonomik toplumsal siyasal ve mekânsal düzlemde gözlemlenen sorunları anlamlandırma hem de bunları ve bir bütün olarak kapitalist üretim ilişkilerini ortadan kaldıracak devrimci dönüşümü formüle etme açısından kilit bir unsur olarak ön plana çıkmaktadır Bu kitabın temel iddiası da şehir hakkı kavramının kapitalizmi aşmaya koşullu bir devrimin kuramsal yol haritasına karşılık geldiğine ilişkindir Bu iddiasını da Lefebvre in mekân sermaye gündelik hayat ve toplumsal mücadele pratiklerine yönelik öne sürdüğü argüman ve kavramsallaştırmalara dayandırmaktadır Bunu yaparken özellikle neoliberal politikalarla daha da görünür hâle gelen Lefebvre tarafından başarıyla öngörülen ve çözümlenen şehrin özgün nitelikleri ile kapitalizme içkin temel yasalar arasındaki çatışma noktaları aydınlatılmakta ve şehir hakkının gerçekleşmesinin kapitalist üretim ilişkilerinin ortadan kalkması anlamına geldiğine yönelik iddia kuramsal ve pratik boyutlarıyla gerekçelendirilmektedir Tanıtım Bülteninden

Ekin Kitap
242,55

Nika Yayınevi

2021296 sf.
Ekin Kitap

Kapitalist üretim tarzında sermaye mekân etkileşiminin işleyişine yönelik çarpıcı çözümlemeleri ve isabetli öngörüleri Henri Lefebvre i özgün bir noktaya taşımaktadır Şehir ve kent arasında tanımladığı ve çözümlediği ayrım kapitalizmin kent sorunsalına tüm boyutlarıyla temas etmektedir Kullanım değeri ve sahiplenmeye endeksli belirlenim tahakküm ve sömürü süreçlerinden bağımsız bir nitelik arz eden şehir ile söz konusu süreçlerin küresel ölçekte somutlaştığı ve özgün nitelikleri yok ettiği tüm unsurlarıyla sermayenin yeniden üretiminin bir aracına dönüşen kent arasındaki bu ayrım bu anlamda dikkat çekicidir Lefebvre in şehir hakkı olarak kavramsallaştırdığı çözüm arayışı da bu ayrım üzerinden somutluk kazanmaktadır Şehir hakkı kavramsallaştırması hem üretim ilişkilerinin ürettiği yeniden ürettiği ve ekonomik toplumsal siyasal ve mekânsal düzlemde gözlemlenen sorunları anlamlandırma hem de bunları ve bir bütün olarak kapitalist üretim ilişkilerini ortadan kaldıracak devrimci dönüşümü formüle etme açısından kilit bir unsur olarak ön plana çıkmaktadır Bu kitabın temel iddiası da şehir hakkı kavramının kapitalizmi aşmaya koşullu bir devrimin kuramsal yol haritasına karşılık geldiğine ilişkindir Bu iddiasını da Lefebvre in mekân sermaye gündelik hayat ve toplumsal mücadele pratiklerine yönelik öne sürdüğü argüman ve kavramsallaştırmalara dayandırmaktadır Bunu yaparken özellikle neoliberal politikalarla daha da görünür hâle gelen Lefebvre tarafından başarıyla öngörülen ve çözümlenen şehrin özgün nitelikleri ile kapitalizme içkin temel yasalar arasındaki çatışma noktaları aydınlatılmakta ve şehir hakkının gerçekleşmesinin kapitalist üretim ilişkilerinin ortadan kalkması anlamına geldiğine yönelik iddia kuramsal ve pratik boyutlarıyla gerekçelendirilmektedir

D&R
251,69

Nika Yayınevi

20211. baskı296 sf.
13,5 x 212. HamurTürkçe
D&R

Kapitalist üretim tarzında sermaye mekân etkileşiminin işleyişine yönelik çarpıcı çözümlemeleri ve isabetli öngörüleri Henri Lefebvre i özgün bir noktaya taşımaktadır Şehir ve kent arasında tanımladığı ve çözümlediği ayrım kapitalizmin kent sorunsalına tüm boyutlarıyla temas etmektedir Kullanım değeri ve sahiplenmeye endeksli belirlenim tahakküm ve sömürü süreçlerinden bağımsız bir nitelik arz eden şehir ile söz konusu süreçlerin küresel ölçekte somutlaştığı ve özgün nitelikleri yok ettiği tüm unsurlarıyla sermayenin yeniden üretiminin bir aracına dönüşen kent arasındaki bu ayrım bu anlamda dikkat çekicidir Lefebvre in şehir hakkı olarak kavramsallaştırdığı çözüm arayışı da bu ayrım üzerinden somutluk kazanmaktadır Şehir hakkı kavramsallaştırması hem üretim ilişkilerinin ürettiği yeniden ürettiği ve ekonomik toplumsal siyasal ve mekânsal düzlemde gözlemlenen sorunları anlamlandırma hem de bunları ve bir bütün olarak kapitalist üretim ilişkilerini ortadan kaldıracak devrimci dönüşümü formüle etme açısından kilit bir unsur olarak ön plana çıkmaktadır Bu kitabın temel iddiası da şehir hakkı kavramının kapitalizmi aşmaya koşullu bir devrimin kuramsal yol haritasına karşılık geldiğine ilişkindir Bu iddiasını da Lefebvre in mekân sermaye gündelik hayat ve toplumsal mücadele pratiklerine yönelik öne sürdüğü argüman ve kavramsallaştırmalara dayandırmaktadır Bunu yaparken özellikle neoliberal politikalarla daha da görünür hâle gelen Lefebvre tarafından başarıyla öngörülen ve çözümlenen şehrin özgün nitelikleri ile kapitalizme içkin temel yasalar arasındaki çatışma noktaları aydınlatılmakta ve şehir hakkının gerçekleşmesinin kapitalist üretim ilişkilerinin ortadan kalkması anlamına geldiğine yönelik iddia kuramsal ve pratik boyutlarıyla gerekçelendirilmektedir Tanıtım Bülteninden

Pandora
252,00

Nika

2021296 sf.
Pandora

Kapitalist üretim tarzında sermaye mekân etkileşiminin işleyişine yönelik çarpıcı çözümlemeleri ve isabetli öngörüleri Henri Lefebvre i özgün bir noktaya taşımaktadır Şehir ve kent arasında tanımladığı ve çözümlediği ayrım kapitalizmin kent sorunsalına tüm boyutlarıyla temas etmektedir Kullanım değeri ve sahiplenmeye endeksli belirlenim tahakküm ve sömürü süreçlerinden bağımsız bir nitelik arz eden şehir ile söz konusu süreçlerin küresel ölçekte somutlaştığı ve özgün nitelikleri yok ettiği tüm unsurlarıyla sermayenin yeniden üretiminin bir aracına dönüşen kent arasındaki bu ayrım bu anlamda dikkat çekicidir Lefebvre in şehir hakkı olarak kavramsallaştırdığı çözüm arayışı da bu ayrım üzerinden somutluk kazanmaktadır Şehir hakkı kavramsallaştırması hem üretim ilişkilerinin ürettiği yeniden ürettiği ve ekonomik toplumsal siyasal ve mekânsal düzlemde gözlemlenen sorunları anlamlandırma hem de bunları ve bir bütün olarak kapitalist üretim ilişkilerini ortadan kaldıracak devrimci dönüşümü formüle etme açısından kilit bir unsur olarak ön plana çıkmaktadır Bu kitabın temel iddiası da şehir hakkı kavramının kapitalizmi aşmaya koşullu bir devrimin kuramsal yol haritasına karşılık geldiğine ilişkindir Bu iddiasını da Lefebvre in mekân sermaye gündelik hayat ve toplumsal mücadele pratiklerine yönelik öne sürdüğü argüman ve kavramsallaştırmalara dayandırmaktadır Bunu yaparken özellikle neoliberal politikalarla daha da görünür hâle gelen Lefebvre tarafından başarıyla öngörülen ve çözümlenen şehrin özgün nitelikleri ile kapitalizme içkin temel yasalar arasındaki çatışma noktaları aydınlatılmakta ve şehir hakkının gerçekleşmesinin kapitalist üretim ilişkilerinin ortadan kalkması anlamına geldiğine yönelik iddia kuramsal ve pratik boyutlarıyla gerekçelendirilmektedir

Ucuz Kitap Al
252,00

Nika Yayınevi

Haziran 2021296 sf.
13.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Hikmet Kuran tarafından kaleme alınan Şehir Hakkı Nika Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Şehir Hakkı Hikmet Kuran Kitap Özeti Kapitalist üretim tarzında sermaye mekân etkileşiminin işleyişine yönelik çarpıcı çözümlemeleri ve isabetli öngörüleri Henri Lefebvre i özgün bir noktaya taşımaktadır Şehir ve kent arasında tanımladığı ve çözümlediği ayrım kapitalizmin kent sorunsalına tüm boyutlarıyla temas etmektedir Kullanım değeri ve sahiplenmeye endeksli belirlenim tahakküm ve sömürü süreçlerinden bağımsız bir nitelik arz eden şehir ile söz konusu süreçlerin küresel ölçekte somutlaştığı ve özgün nitelikleri yok ettiği tüm unsurlarıyla sermayenin yeniden üretiminin bir aracına dönüşen kent arasındaki bu ayrım bu anlamda dikkat çekicidir Lefebvre in şehir hakkı olarak kavramsallaştırdığı çözüm arayışı da bu ayrım üzerinden somutluk kazanmaktadır Şehir hakkı kavramsallaştırması hem üretim ilişkilerinin ürettiği yeniden ürettiği ve ekonomik toplumsal siyasal ve mekânsal düzlemde gözlemlenen sorunları anlamlandırma hem de bunları ve bir bütün olarak kapitalist üretim ilişkilerini ortadan kaldıracak devrimci dönüşümü formüle etme açısından kilit bir unsur olarak ön plana çıkmaktadır Bu kitabın temel iddiası da şehir hakkı kavramının kapitalizmi aşmaya koşullu bir devrimin kuramsal yol haritasına karşılık geldiğine ilişkindir Bu iddiasını da Lefebvre in mekân sermaye gündelik hayat ve toplumsal mücadele pratiklerine yönelik öne sürdüğü argüman ve kavramsallaştırmalara dayandırmaktadır Bunu yaparken özellikle neoliberal politikalarla daha da görünür hâle gelen Lefebvre tarafından başarıyla öngörülen ve çözümlenen şehrin özgün nitelikleri ile kapitalizme içkin temel yasalar arasındaki çatışma noktaları aydınlatılmakta ve şehir hakkının gerçekleşmesinin kapitalist üretim ilişkilerinin ortadan kalkması anlamına geldiğine yönelik iddia kuramsal ve pratik boyutlarıyla gerekçelendirilmektedir Yayınevi Nika Yayınevi Yazar Hikmet Kuran Sayfa 296 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Haziran 2021 Barkod 9786257653213 Kategori Kentleşme Modernleşme

Şehadet Kitap
252,00

Nika Yayınevi

2021296 sf.
Şehadet Kitap

Kapitalist üretim tarzında sermaye mekân etkileşiminin işleyişine yönelik çarpıcı çözümlemeleri ve isabetli öngörüleri Henri Lefebvre i özgün bir noktaya taşımaktadır Şehir ve kent arasında tanımladığı ve çözümlediği ayrım kapitalizmin kent sorunsalına tüm boyutlarıyla temas etmektedir Kullanım değeri ve sahiplenmeye endeksli belirlenim tahakküm ve sömürü süreçlerinden bağımsız bir nitelik arz eden şehir ile söz konusu süreçlerin küresel ölçekte somutlaştığı ve özgün nitelikleri yok ettiği tüm unsurlarıyla sermayenin yeniden üretiminin bir aracına dönüşen kent arasındaki bu ayrım bu anlamda dikkat çekicidir Lefebvre in şehir hakkı olarak kavramsallaştırdığı çözüm arayışı da bu ayrım üzerinden somutluk kazanmaktadır Şehir hakkı kavramsallaştırması hem üretim ilişkilerinin ürettiği yeniden ürettiği ve ekonomik toplumsal siyasal ve mekânsal düzlemde gözlemlenen sorunları anlamlandırma hem de bunları ve bir bütün olarak kapitalist üretim ilişkilerini ortadan kaldıracak devrimci dönüşümü formüle etme açısından kilit bir unsur olarak ön plana çıkmaktadır Bu kitabın temel iddiası da şehir hakkı kavramının kapitalizmi aşmaya koşullu bir devrimin kuramsal yol haritasına karşılık geldiğine ilişkindir Bu iddiasını da Lefebvre in mekân sermaye gündelik hayat ve toplumsal mücadele pratiklerine yönelik öne sürdüğü argüman ve kavramsallaştırmalara dayandırmaktadır Bunu yaparken özellikle neoliberal politikalarla daha da görünür hâle gelen Lefebvre tarafından başarıyla öngörülen ve çözümlenen şehrin özgün nitelikleri ile kapitalizme içkin temel yasalar arasındaki çatışma noktaları aydınlatılmakta ve şehir hakkının gerçekleşmesinin kapitalist üretim ilişkilerinin ortadan kalkması anlamına geldiğine yönelik iddia kuramsal ve pratik boyutlarıyla gerekçelendirilmektedir

Kitap Sepeti
261,45

Nika Yayınevi

2021296 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Kapitalist üretim tarzında sermaye mekân etkileşiminin işleyişine yönelik çarpıcı çözümlemeleri ve isabetli öngörüleri Henri Lefebvre i özgün bir noktaya taşımaktadır Şehir ve kent arasında tanımladığı ve çözümlediği ayrım kapitalizmin kent sorunsalına tüm boyutlarıyla temas etmektedir Kullanım değeri ve sahiplenmeye endeksli belirlenim tahakküm ve sömürü süreçlerinden bağımsız bir nitelik arz eden şehir ile söz konusu süreçlerin küresel ölçekte somutlaştığı ve özgün nitelikleri yok ettiği tüm unsurlarıyla sermayenin yeniden üretiminin bir aracına dönüşen kent arasındaki bu ayrım bu anlamda dikkat çekicidir Lefebvre in şehir hakkı olarak kavramsallaştırdığı çözüm arayışı da bu ayrım üzerinden somutluk kazanmaktadır Şehir hakkı kavramsallaştırması hem üretim ilişkilerinin ürettiği yeniden ürettiği ve ekonomik toplumsal siyasal ve mekânsal düzlemde gözlemlenen sorunları anlamlandırma hem de bunları ve bir bütün olarak kapitalist üretim ilişkilerini ortadan kaldıracak devrimci dönüşümü formüle etme açısından kilit bir unsur olarak ön plana çıkmaktadır Bu kitabın temel iddiası da şehir hakkı kavramının kapitalizmi aşmaya koşullu bir devrimin kuramsal yol haritasına karşılık geldiğine ilişkindir Bu iddiasını da Lefebvre in mekân sermaye gündelik hayat ve toplumsal mücadele pratiklerine yönelik öne sürdüğü argüman ve kavramsallaştırmalara dayandırmaktadır Bunu yaparken özellikle neoliberal politikalarla daha da görünür hâle gelen Lefebvre tarafından başarıyla öngörülen ve çözümlenen şehrin özgün nitelikleri ile kapitalizme içkin temel yasalar arasındaki çatışma noktaları aydınlatılmakta ve şehir hakkının gerçekleşmesinin kapitalist üretim ilişkilerinin ortadan kalkması anlamına geldiğine yönelik iddia kuramsal ve pratik boyutlarıyla gerekçelendirilmektedir

Nobel Kitap
292,95

Nika Yayınevi

2021296 sf.
Ciltsiz14x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Kapitalist üretim tarzında sermaye mekân etkileşiminin işleyişine yönelik çarpıcı çözümlemeleri ve isabetli öngörüleri Henri Lefebvre i özgün bir noktaya taşımaktadır Şehir ve kent arasında tanımladığı ve çözümlediği ayrım kapitalizmin kent sorunsalına tüm boyutlarıyla temas etmektedir Kullanım değeri ve sahiplenmeye endeksli belirlenim tahakküm ve sömürü süreçlerinden bağımsız bir nitelik arz eden şehir ile söz konusu süreçlerin küresel ölçekte somutlaştığı ve özgün nitelikleri yok ettiği tüm unsurlarıyla sermayenin yeniden üretiminin bir aracına dönüşen kent arasındaki bu ayrım bu anlamda dikkat çekicidir Lefebvre in şehir hakkı olarak kavramsallaştırdığı çözüm arayışı da bu ayrım üzerinden somutluk kazanmaktadır Şehir hakkı kavramsallaştırması hem üretim ilişkilerinin ürettiği yeniden ürettiği ve ekonomik toplumsal siyasal ve mekânsal düzlemde gözlemlenen sorunları anlamlandırma hem de bunları ve bir bütün olarak kapitalist üretim ilişkilerini ortadan kaldıracak devrimci dönüşümü formüle etme açısından kilit bir unsur olarak ön plana çıkmaktadır Bu kitabın temel iddiası da şehir hakkı kavramının kapitalizmi aşmaya koşullu bir devrimin kuramsal yol haritasına karşılık geldiğine ilişkindir Bu iddiasını da Lefebvre in mekân sermaye gündelik hayat ve toplumsal mücadele pratiklerine yönelik öne sürdüğü argüman ve kavramsallaştırmalara dayandırmaktadır Bunu yaparken özellikle neoliberal politikalarla daha da görünür hâle gelen Lefebvre tarafından başarıyla öngörülen ve çözümlenen şehrin özgün nitelikleri ile kapitalizme içkin temel yasalar arasındaki çatışma noktaları aydınlatılmakta ve şehir hakkının gerçekleşmesinin kapitalist üretim ilişkilerinin ortadan kalkması anlamına geldiğine yönelik iddia kuramsal ve pratik boyutlarıyla gerekçelendirilmektedir

Kita Kitap
315,00

Nika Yayınevi

Haziran 20211. baskı296 sf.
Ciltsiz13,50 x 21,00 cm2.HamurTürkçe
Kita Kitap

Kapitalist üretim tarzında sermaye mekân etkileşiminin işleyişine yönelik çarpıcı çözümlemeleri ve isabetli öngörüleri Henri Lefebvre i özgün bir noktaya taşımaktadır Şehir ve kent arasında tanımladığı ve çözümlediği ayrım kapitalizmin kent sorunsalına tüm boyutlarıyla temas etmektedir Kullanım değeri ve sahiplenmeye endeksli belirlenim tahakküm ve sömürü süreçlerinden bağımsız bir nitelik arz eden şehir ile söz konusu süreçlerin küresel ölçekte somutlaştığı ve özgün nitelikleri yok ettiği tüm unsurlarıyla sermayenin yeniden üretiminin bir aracına dönüşen kent arasındaki bu ayrım bu anlamda dikkat çekicidir Lefebvre in şehir hakkı olarak kavramsallaştırdığı çözüm arayışı da bu ayrım üzerinden somutluk kazanmaktadır Şehir hakkı kavramsallaştırması hem üretim ilişkilerinin ürettiği yeniden ürettiği ve ekonomik toplumsal siyasal ve mekânsal düzlemde gözlemlenen sorunları anlamlandırma hem de bunları ve bir bütün olarak kapitalist üretim ilişkilerini ortadan kaldıracak devrimci dönüşümü formüle etme açısından kilit bir unsur olarak ön plana çıkmaktadır Bu kitabın temel iddiası da şehir hakkı kavramının kapitalizmi aşmaya koşullu bir devrimin kuramsal yol haritasına karşılık geldiğine ilişkindir Bu iddiasını da Lefebvre in mekân sermaye gündelik hayat ve toplumsal mücadele pratiklerine yönelik öne sürdüğü argüman ve kavramsallaştırmalara dayandırmaktadır Bunu yaparken özellikle neoliberal politikalarla daha da görünür hâle gelen Lefebvre tarafından başarıyla öngörülen ve çözümlenen şehrin özgün nitelikleri ile kapitalizme içkin temel yasalar arasındaki çatışma noktaları aydınlatılmakta ve şehir hakkının gerçekleşmesinin kapitalist üretim ilişkilerinin ortadan kalkması anlamına geldiğine yönelik iddia kuramsal ve pratik boyutlarıyla gerekçelendirilmektedir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img