Selçuklu Coğrafyasında Dinî Zümreler ve Türk Siyasî Hayatına Etkileri — Nazan Aydoğdu

Selçuklu Coğrafyasında Dinî Zümreler ve Türk Siyasî Hayatına Etkileri
Nazan AydoğduÇizgi Kitabevi
Selçuklu Coğrafyasında Dinî Zümreler ve Türk Siyasî Hayatına Etkileri
Nazan AydoğduGünümüzde bilim ve teknoloji alanındaki gelişmelerin hızla değişimi bilgi hizmetlerinin çeşitlenmesi ve genel olarak bilimsel ve teknik iletişimde terminolojik sistemlerin standardizasyonunun iyileştirilmesi için günden güne artan bir ihtiyaç vardır Yeni bilimsel kavramların ortaya çıkması da yeni sözlüklerin oluşturulması ihtiyacını doğurur Sözlükler kültürlerarası iletişimin bir aracıdır Sözlük türleri arasında yer alan terim sözlüğü bir veya birden fazla disiplinin terminolojisini içeren sözlük türlerinden biridir Terimlerde birliğin sağlanabilmesi için ise uzun soluklu akademik çalışmalara ihtiyaç vardır Rusça Türkçe Açıklamalı Çeviribilim Terimleri Sözlüğü Türkiye de alan yazınındaki eksiklikleri gidermek ve Türkçedeki çeviri terminolojisini zenginleştirmek gayesiyle kaleme alınmıştır Hem akademik çalışmalarda hem de çeviri uygulamalarında başvurulabilecek bir kaynak olan bu sözlüğün Rusça çeviribilim alanındaki terim karşılığını bulma konusunda zorlukları gidererek doğru tutarlı terim kullanımına ve terimlerde anlam birliğinin oluşturulmasına katkı sağlaması umuduyla Tanıtım Bülteninden
Selçuklu Coğrafyasında Dinî Zümreler ve Türk Siyasî Hayatına Etkileri
Nazan Aydoğdu
Çizgi Kitabevi
Selçuklu dönemine bakıldığında dinî hayatın siyasetin ve gündelik yaşamın birbirinden kopuk alanlar olmadığı açıkça görülür Bu kitap o iç içe geçmiş yapıyı anlamaya dönük bir çabanın sonucudur Tarikat çevrelerinin yalnızca manevî bir arayışın temsilcisi olmadığı aynı zamanda sultanlarla temas kuran toplumun yön bulmasında etkili olan ve kurdukları tekke ile zaviyeler aracılığıyla sosyal hayatın içinde aktif rol oynayan yapılar olduğu somut örneklerle ele alınmaktadır Devlet adamları ile şeyhler arasındaki ilişki çoğu zaman karşılıklı bir ihtiyaç zemininde gelişmiş biri otoritesini güçlendirirken diğeri etki alanını genişletmiştir Bu yönüyle eser Selçuklu dünyasında dinî zümrelerin nasıl bir işlev üstlendiğini sade ama derinlikli bir anlatımla ortaya koymayı amaçlamaktadır Kitapta ayrıca Büyük Selçuklu dan Anadolu sahasına uzanan süreçte mezhep tartışmalarının siyasete yansımaları halifelik ile sultanlık arasındaki denge fütüvvet ve ahilik gibi yapılar üzerinden şekillenen toplumsal düzen ve tasavvufî zümrelerin Anadolu ya yerleşme süreci ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır Horasan dan gelen dervişlerin yeni coğrafyada nasıl bir zemin bulduğu hangi bölgelerde yoğunlaştığı ve yerel halkla nasıl ilişki kurduğu üzerinde özellikle durulmuştur Böylece bu çalışma Selçuklu çağını yalnızca olaylar üzerinden değil o dönemin insanını inanç dünyasını ve kurduğu düzeni birlikte anlamak isteyenler için bir çerçeve sunmaktadır

Çizgi Kitabevi Yayınları
Selçuklu dönemine bakıldığında dinî hayatın siyasetin ve gündelik yaşamın birbirinden kopuk alanlar olmadığı açıkça görülür Bu kitap o iç içe geçmiş yapıyı anlamaya dönük bir çabanın sonucudur Tarikat çevrelerinin yalnızca manevî bir arayışın temsilcisi olmadığı aynı zamanda sultanlarla temas kuran toplumun yön bulmasında etkili olan ve kurdukları tekke ile zaviyeler aracılığıyla sosyal hayatın içinde aktif rol oynayan yapılar olduğu somut örneklerle ele alınmaktadır Devlet adamları ile şeyhler arasındaki ilişki çoğu zaman karşılıklı bir ihtiyaç zemininde gelişmiş biri otoritesini güçlendirirken diğeri etki alanını genişletmiştir Bu yönüyle eser Selçuklu dünyasında dinî zümrelerin nasıl bir işlev üstlendiğini sade ama derinlikli bir anlatımla ortaya koymayı amaçlamaktadır Kitapta ayrıca Büyük Selçuklu dan Anadolu sahasına uzanan süreçte mezhep tartışmalarının siyasete yansımaları halifelik ile sultanlık arasındaki denge fütüvvet ve ahilik gibi yapılar üzerinden şekillenen toplumsal düzen ve tasavvufî zümrelerin Anadolu ya yerleşme süreci ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır Horasan dan gelen dervişlerin yeni coğrafyada nasıl bir zemin bulduğu hangi bölgelerde yoğunlaştığı ve yerel halkla nasıl ilişki kurduğu üzerinde özellikle durulmuştur Böylece bu çalışma Selçuklu çağını yalnızca olaylar üzerinden değil o dönemin insanını inanç dünyasını ve kurduğu düzeni birlikte anlamak isteyenler için bir çerçeve sunmaktadır

Çizgi Kitabevi
Günümüzde bilim ve teknoloji alanındaki gelişmelerin hızla değişimi bilgi hizmetlerinin çeşitlenmesi ve genel olarak bilimsel ve teknik iletişimde terminolojik sistemlerin standardizasyonunun iyileştirilmesi için günden güne artan bir ihtiyaç vardır Yeni bilimsel kavramların ortaya çıkması da yeni sözlüklerin oluşturulması ihtiyacını doğurur Sözlükler kültürlerarası iletişimin bir aracıdır Sözlük türleri arasında yer alan terim sözlüğü bir veya birden fazla disiplinin terminolojisini içeren sözlük türlerinden biridir Terimlerde birliğin sağlanabilmesi için ise uzun soluklu akademik çalışmalara ihtiyaç vardır Rusça Türkçe Açıklamalı Çeviribilim Terimleri Sözlüğü Türkiye de alan yazınındaki eksiklikleri gidermek ve Türkçedeki çeviri terminolojisini zenginleştirmek gayesiyle kaleme alınmıştır Hem akademik çalışmalarda hem de çeviri uygulamalarında başvurulabilecek bir kaynak olan bu sözlüğün Rusça çeviribilim alanındaki terim karşılığını bulma konusunda zorlukları gidererek doğru tutarlı terim kullanımına ve terimlerde anlam birliğinin oluşturulmasına katkı sağlaması umuduyla Tanıtım Bülteninden

Çizgi Kitabevi Yayınları
Selçuklu dönemine bakıldığında dinî hayatın siyasetin ve gündelik yaşamın birbirinden kopuk alanlar olmadığı açıkça görülür Bu kitap o iç içe geçmiş yapıyı anlamaya dönük bir çabanın sonucudur Tarikat çevrelerinin yalnızca manevî bir arayışın temsilcisi olmadığı aynı zamanda sultanlarla temas kuran toplumun yön bulmasında etkili olan ve kurdukları tekke ile zaviyeler aracılığıyla sosyal hayatın içinde aktif rol oynayan yapılar olduğu somut örneklerle ele alınmaktadır Devlet adamları ile şeyhler arasındaki ilişki çoğu zaman karşılıklı bir ihtiyaç zemininde gelişmiş biri otoritesini güçlendirirken diğeri etki alanını genişletmiştir Bu yönüyle eser Selçuklu dünyasında dinî zümrelerin nasıl bir işlev üstlendiğini sade ama derinlikli bir anlatımla ortaya koymayı amaçlamaktadır Kitapta ayrıca Büyük Selçuklu dan Anadolu sahasına uzanan süreçte mezhep tartışmalarının siyasete yansımaları halifelik ile sultanlık arasındaki denge fütüvvet ve ahilik gibi yapılar üzerinden şekillenen toplumsal düzen ve tasavvufî zümrelerin Anadolu ya yerleşme süreci ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır Horasan dan gelen dervişlerin yeni coğrafyada nasıl bir zemin bulduğu hangi bölgelerde yoğunlaştığı ve yerel halkla nasıl ilişki kurduğu üzerinde özellikle durulmuştur Böylece bu çalışma Selçuklu çağını yalnızca olaylar üzerinden değil o dönemin insanını inanç dünyasını ve kurduğu düzeni birlikte anlamak isteyenler için bir çerçeve sunmaktadır

Çizgi
Selçuklu dönemine bakıldığında dinî hayatın siyasetin ve gündelik yaşamın birbirinden kopuk alanlar olmadığı açıkça görülür Bu kitap o iç içe geçmiş yapıyı anlamaya dönük bir çabanın sonucudur Tarikat çevrelerinin yalnızca manevî bir arayışın temsilcisi olmadığı aynı zamanda sultanlarla temas kuran toplumun yön bulmasında etkili olan ve kurdukları tekke ile zaviyeler aracılığıyla sosyal hayatın içinde aktif rol oynayan yapılar olduğu somut örneklerle ele alınmaktadır Devlet adamları ile şeyhler arasındaki ilişki çoğu zaman karşılıklı bir ihtiyaç zemininde gelişmiş biri otoritesini güçlendirirken diğeri etki alanını genişletmiştir Bu yönüyle eser Selçuklu dünyasında dinî zümrelerin nasıl bir işlev üstlendiğini sade ama derinlikli bir anlatımla ortaya koymayı amaçlamaktadır Kitapta ayrıca Büyük Selçuklu dan Anadolu sahasına uzanan süreçte mezhep tartışmalarının siyasete yansımaları halifelik ile sultanlık arasındaki denge fütüvvet ve ahilik gibi yapılar üzerinden şekillenen toplumsal düzen ve tasavvufî zümrelerin Anadolu ya yerleşme süreci ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır Horasan dan gelen dervişlerin yeni coğrafyada nasıl bir zemin bulduğu hangi bölgelerde yoğunlaştığı ve yerel halkla nasıl ilişki kurduğu üzerinde özellikle durulmuştur Böylece bu çalışma Selçuklu çağını yalnızca olaylar üzerinden değil o dönemin insanını inanç dünyasını ve kurduğu düzeni birlikte anlamak isteyenler için bir çerçeve sunmaktadır

Çizgi Kitabevi Yayınları
Selçuklu dönemine bakıldığında dinî hayatın siyasetin ve gündelik yaşamın birbirinden kopuk alanlar olmadığı açıkça görülür Bu kitap o iç içe geçmiş yapıyı anlamaya dönük bir çabanın sonucudur Tarikat çevrelerinin yalnızca manevî bir arayışın temsilcisi olmadığı aynı zamanda sultanlarla temas kuran toplumun yön bulmasında etkili olan ve kurdukları tekke ile zaviyeler aracılığıyla sosyal hayatın içinde aktif rol oynayan yapılar olduğu somut örneklerle ele alınmaktadır Devlet adamları ile şeyhler arasındaki ilişki çoğu zaman karşılıklı bir ihtiyaç zemininde gelişmiş biri otoritesini güçlendirirken diğeri etki alanını genişletmiştir Bu yönüyle eser Selçuklu dünyasında dinî zümrelerin nasıl bir işlev üstlendiğini sade ama derinlikli bir anlatımla ortaya koymayı amaçlamaktadır Kitapta ayrıca Büyük Selçuklu dan Anadolu sahasına uzanan süreçte mezhep tartışmalarının siyasete yansımaları halifelik ile sultanlık arasındaki denge fütüvvet ve ahilik gibi yapılar üzerinden şekillenen toplumsal düzen ve tasavvufî zümrelerin Anadolu ya yerleşme süreci ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır Horasan dan gelen dervişlerin yeni coğrafyada nasıl bir zemin bulduğu hangi bölgelerde yoğunlaştığı ve yerel halkla nasıl ilişki kurduğu üzerinde özellikle durulmuştur Böylece bu çalışma Selçuklu çağını yalnızca olaylar üzerinden değil o dönemin insanını inanç dünyasını ve kurduğu düzeni birlikte anlamak isteyenler için bir çerçeve sunmaktadır

Çizgi Kitabevi
Selçuklu dönemine bakıldığında dinî hayatın siyasetin ve gündelik yaşamın birbirinden kopuk alanlar olmadığı açıkça görülür Bu kitap o iç içe geçmiş yapıyı anlamaya dönük bir çabanın sonucudur Tarikat çevrelerinin yalnızca manevî bir arayışın temsilcisi olmadığı aynı zamanda sultanlarla temas kuran toplumun yön bulmasında etkili olan ve kurdukları tekke ile zaviyeler aracılığıyla sosyal hayatın içinde aktif rol oynayan yapılar olduğu somut örneklerle ele alınmaktadır Devlet adamları ile şeyhler arasındaki ilişki çoğu zaman karşılıklı bir ihtiyaç zemininde gelişmiş biri otoritesini güçlendirirken diğeri etki alanını genişletmiştir Bu yönüyle eser Selçuklu dünyasında dinî zümrelerin nasıl bir işlev üstlendiğini sade ama derinlikli bir anlatımla ortaya koymayı amaçlamaktadır Kitapta ayrıca Büyük Selçuklu dan Anadolu sahasına uzanan süreçte mezhep tartışmalarının siyasete yansımaları halifelik ile sultanlık arasındaki denge fütüvvet ve ahilik gibi yapılar üzerinden şekillenen toplumsal düzen ve tasavvufî zümrelerin Anadolu ya yerleşme süreci ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır Horasan dan gelen dervişlerin yeni coğrafyada nasıl bir zemin bulduğu hangi bölgelerde yoğunlaştığı ve yerel halkla nasıl ilişki kurduğu üzerinde özellikle durulmuştur Böylece bu çalışma Selçuklu çağını yalnızca olaylar üzerinden değil o dönemin insanını inanç dünyasını ve kurduğu düzeni birlikte anlamak isteyenler için bir çerçeve sunmaktadır