Selçuklularda Saltanat Mücadeleleri

Selçuklularda Saltanat Mücadeleleri
Bilge Kültür Sanat
Selçuklularda Saltanat Mücadeleleri
Devletlerin yapacakları icraatlar için gelire ihtiyaçları vardır Bu gelir kaynaklarından biri de vergiler dir Nitekim Büyük Selçuklu Devleti ve kolları Irak Suriye Kirman ve Anadolu kurulduktan sonra gerekli işlemleri yapabilmek için kendilerine tabi olan halktan vergi toplamışlardır Bu eserde Selçuklu döneminin ilgili kaynaklarından faydalanılarak zikri geçen vergiler tespit edilmeye çalışılmıştır Büyük Selçuklu Devleti sultanları vergi toplayan görevlilerden halka iyi davranılmasını istemektedirler Ayrıca olağanüstü vergileri toplamak zorunlu bir durum olursa halk arasında zengin ve fakir ayırımı yapılmayacaktı Türkiye Selçukluları dönemini ise belki de ikiye ayırmak gerekecektir Kösedağ Savaşı ndaki 1243 Moğollar karşısındaki mağlubiyete kadar bağımsız elde edilen vergiler bu tarihten sonra Moğollara ödenmeye başlamış Anadolu da zorla ve zalimce alınan vergiler halkın şikayetlerine sebep olmuştur Özellikle Anadolu ya vergi toplamaya gelen İlhanlı görevliler bu konuda yeterince bilgi sahibi olmadıklarından aşırı taleplerinden dolayı halk göç etmek zorunda dahi kalmıştı Türkiye Selçukluları zamanında refah içinde yaşayan Anadolu halkı İlhanlılar zamanında ortaya çıkan yeni yeni vergilerle iktisadi bakımdan çökmüş bir durumdaydı

Hiperlink Yayınları
M Ö 100 yıllardan itibaren başlayan Türklerin batıya yolculuğu bin yılı aşkın bir süre boyunca sürmüştür Bu yolculuk Büyük Okyanus tan başlayıp Ege sahillerine Kuzeyde Urallar dan Umman kıyılarına Karadeniz den Mısır ve daha ötelere kadar uzanan oldukça geniş bir coğrafyada vuku bulmuş ve nihayetinde Anadolu dan Avrupa içlerine kadar etkisini hissettirmiş ve sonuçta Anadolu yu yurt edinme noktasında son bulmuştur Bu kadar geniş ve derinlikli bir coğrafyada varlık gösteren Selçukluların içinde bulundukları siyasal sosyo kültürel ve toplumsal çeşitliliğin ortasında devletleşmek kalıcı ve sürekli bir sistem olarak hem dış hem de iç sosyal kültürel ve siyasal mücadelelerden ari bir şekilde ortaya çıkmaları mümkün olamazdı Çalışmanın esasını oluşturan bu mücadelelerin temel dinamiklerinin sözünü ettiğimiz bu olgularda yattığını belirtmekle birlikte esas olarak Türk topluluklarının gelenek kültür yaşam tarzı ve ekonomik özellikleri ile de ilgisi olduğunu söylememiz gerekir Türk toplumlarının tarihselliğinden gelen kabile aşiret boy ve klan örgütlenmelerinin niteliklerine bağlı olarak ortaya çıkan bu durum iktidar ülke ve mülk anlayışının da bu mücadelelerin ortaya çıkışında belirleyici olduğunu söylemeliyiz İşte bu çalışma hem akıcı diliyle hem de zengin içeriğiyle kronolojik olarak neredeyse üç yüzyıllık bir zaman dilimi içerisinde ortaya çıkan devletçikler serisinin birbiri ile mücadelesini ve Anadolu nun bir Türk yurdu olarak şekillenmesinin öyküsü olarak okunabilir Bu bağlamda genç bir tarihçi olarak sevgili öğrencim sayın Abdullah Bayındır ın bu derinlikli ve aynı zamanda zor bir konuyu ele alarak oldukça başarılı bir şekilde üstesinden gelmesi büyük bir cesaret örneği oluşturur Bu çalışma şüphesiz aynı zamanda bu konularda yapılacak daha yetkin çalışmalara da esin kaynağı olacaktır Dr İsmail Pehlivan