Selefilik İslami Köktenciliğin Tarihi — Mehmet Zeki İşcan

Selefilik İslami Köktenciliğin Tarihi
Mehmet Zeki İşcanKitap Yayınevi
Selefilik İslami Köktenciliğin Tarihi
Mehmet Zeki İşcanİslam düşüncesinin tarihte yaşadığı ve günümüze de miras kalan en büyük bunalımı hayatın problemlerini kendi içsel bütünlüğü içinde değerlendirmek yerine nas tan hareket ederek çözmeye çalışmaktan kaynaklanıyor Sanki hakikat geçmişte belirlenmiş din Allah ve resulünün kutsadığı ilk nesiller eliyle tamamlanmış selef asrında İslam ümmetinin ihtiyaçlarına dayanan en faydalı meseleler çözülmüş bütün beşeri ihtiyaçlar temin edilmiş doğrudan bizim çözmemize bağlı hiçbir mesele bırakılmamıştır Cevherin tükenmiş olduğu böylece kabul edildiği için insanın yaratıcı orijinalliğine bağlı bir değişim ve gelişimin dinsel temeli İslam düşüncesinde hâkimiyet kuramamış görünüyor İnsan böyle bir düşünce düzlemi içinde adeta Allah tarafından üzerine dil ahlak hakikat fikri yapıştırılmış olan aciz şahsiyetsiz kendiliğinden bir şey yapmaya kabiliyeti olmayan bir heykel bir taş parçasıdır Mutluluk gelecekte görülmediği için onu geçmişteki bir altın çağ da tahayyül etmek doğaldır Oysa İslamın saf halinin yaşandığı en sahih ve komplekslerden en uzak bulunduğu mezheplerin ortaya çıkmadığı dolayısıyla birliğin bozulmadığı diğer milletlerin kültürlerinin İslama girmediği bunun da ötesinde dinin asıllarını anlamada bir idrak ve düşünce birliğinin olduğu ideal bir devir farz etme günümüz Müslüman bilincinin zaaflarından yanılgılarından en önemlisidir Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç Dr Mehmet Zeki İşcan İslam ın pişmiş ve kotarılmış bir sistem alelade bir formüller serisi bir kimlik bildirim formu olarak ruhsuz bir makine haline getirilişine etki eden dinsel söylemlerden birinin tarihsel kökenlerini araştırıyor ve radikal İslam olarak bilinen anlayışların hangi zeminlerden kaynaklandığını aydınlatıyor

Kitap Yayınevi
İslam düşüncesinin tarihte yaşadığı ve günümüze de miras kalan en büyük bunalımı hayatın problemlerini kendi içsel bütünlüğü içinde değerlendirmek yerine nas tan hareket ederek çözmeye çalışmaktan kaynaklanıyor Sanki hakikat geçmişte belirlenmiş din Allah ve resulünün kutsadığı ilk nesiller eliyle tamamlanmış selef asrında İslam ümmetinin ihtiyaçlarına dayanan en faydalı meseleler çözülmüş bütün beşeri ihtiyaçlar temin edilmiş doğrudan bizim çözmemize bağlı hiçbir mesele bırakılmamıştır Cevherin tükenmiş olduğu böylece kabul edildiği için insanın yaratıcı orijinalliğine bağlı bir değişim ve gelişimin dinsel temeli İslam düşüncesinde hakimiyet kuramamış görünüyor İnsan böyle bir düşünce düzlemi içinde adeta Allah tarafından üzerine dil ahlak hakikat fikri yapıştırılmış olan aciz şahsiyetsiz kendiliğinden bir şey yapmaya kabiliyeti olmayan bir heykel bir taş parçasıdır Mutluluk gelecekte görülmediği için onu geçmişteki bir altın çağ da tahayyül etmek doğaldır Oysa İslamın saf halinin yaşandığı en sahih ve komplekslerden en uzak bulunduğu mezheplerin ortaya çıkmadığı dolayısıyla birliğin bozulmadığı diğer milletlerin kültürlerinin İslama girmediği bunun da ötesinde dinin asıllarını anlamada bir idrak ve düşünce birliğinin olduğu ideal bir devir farz etme günümüz Müslüman bilincinin zaaflarından yanılgılarından en önemlisidir Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Mehmet Zeki İşcan İslam ın pişmiş ve kotarılmış bir sistem alelade bir formüller serisi bir kimlik bildirim formu olarak ruhsuz bir makine haline getirilişine etki eden dinsel söylemlerden birinin tarihsel kökenlerini araştırıyor ve radikal İslam olarak bilinen anlayışların hangi zeminlerden kaynaklandığını aydınlatıyor
Selefilik İslami Köktenciliğin Tarihi
Mehmet Zeki İşcan
Kitap Yayınevi
İslam düşüncesinin tarihte yaşadığı ve günümüze de miras kalan en büyük bunalımı hayatın problemlerini kendi içsel bütünlüğü içinde değerlendirmek yerine nas tan hareket ederek çözmeye çalışmaktan kaynaklanıyor Sanki hakikat geçmişte belirlenmiş din Allah ve resulünün kutsadığı ilk nesiller eliyle tamamlanmış selef asrında İslam ümmetinin ihtiyaçlarına dayanan en faydalı meseleler çözülmüş bütün beşeri ihtiyaçlar temin edilmiş doğrudan bizim çözmemize bağlı hiçbir mesele bırakılmamıştır Cevherin tükenmiş olduğu böylece kabul edildiği için insanın yaratıcı orijinalliğine bağlı bir değişim ve gelişimin dinsel temeli İslam düşüncesinde hâkimiyet kuramamış görünüyor İnsan böyle bir düşünce düzlemi içinde adeta Allah tarafından üzerine dil ahlak hakikat fikri yapıştırılmış olan aciz şahsiyetsiz kendiliğinden bir şey yapmaya kabiliyeti olmayan bir heykel bir taş parçasıdır Mutluluk gelecekte görülmediği için onu geçmişteki bir altın çağ da tahayyül etmek doğaldır Oysa İslamın saf halinin yaşandığı en sahih ve komplekslerden en uzak bulunduğu mezheplerin ortaya çıkmadığı dolayısıyla birliğin bozulmadığı diğer milletlerin kültürlerinin İslama girmediği bunun da ötesinde dinin asıllarını anlamada bir idrak ve düşünce birliğinin olduğu ideal bir devir farz etme günümüz Müslüman bilincinin zaaflarından yanılgılarından en önemlisidir Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç Dr Mehmet Zeki İşcan İslam ın pişmiş ve kotarılmış bir sistem alelade bir formüller serisi bir kimlik bildirim formu olarak ruhsuz bir makine haline getirilişine etki eden dinsel söylemlerden birinin tarihsel kökenlerini araştırıyor ve radikal İslam olarak bilinen anlayışların hangi zeminlerden kaynaklandığını aydınlatıyor

Kitap Yayınevi
İslam düşüncesinin tarihte yaşadığı ve günümüze de miras kalan en büyük bunalımı hayatın problemlerini kendi içsel bütünlüğü içinde değerlendirmek yerine nas tan hareket ederek çözmeye çalışmaktan kaynaklanıyor Sanki hakikat geçmişte belirlenmiş din Allah ve resulünün kutsadığı ilk nesiller eliyle tamamlanmış selef asrında İslam ümmetinin ihtiyaçlarına dayanan en faydalı meseleler çözülmüş bütün beşeri ihtiyaçlar temin edilmiş doğrudan bizim çözmemize bağlı hiçbir mesele bırakılmamıştır Cevherin tükenmiş olduğu böylece kabul edildiği için insanın yaratıcı orijinalliğine bağlı bir değişim ve gelişimin dinsel temeli İslam düşüncesinde hakimiyet kuramamış görünüyor İnsan böyle bir düşünce düzlemi içinde adeta Allah tarafından üzerine dil ahlak hakikat fikri yapıştırılmış olan aciz şahsiyetsiz kendiliğinden bir şey yapmaya kabiliyeti olmayan bir heykel bir taş parçasıdır Mutluluk gelecekte görülmediği için onu geçmişteki bir altın çağ da tahayyül etmek doğaldır Oysa İslamın saf halinin yaşandığı en sahih ve komplekslerden en uzak bulunduğu mezheplerin ortaya çıkmadığı dolayısıyla birliğin bozulmadığı diğer milletlerin kültürlerinin İslama girmediği bunun da ötesinde dinin asıllarını anlamada bir idrak ve düşünce birliğinin olduğu ideal bir devir farz etme günümüz Müslüman bilincinin zaaflarından yanılgılarından en önemlisidir Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç Dr Mehmet Zeki İşcan İslam ın pişmiş ve kotarılmış bir sistem alelade bir formüller serisi bir kimlik bildirim formu olarak ruhsuz bir makine haline getirilişine etki eden dinsel söylemlerden birinin tarihsel kökenlerini araştırıyor ve radikal İslam olarak bilinen anlayışların hangi zeminlerden kaynaklandığını aydınlatıyor

Kitap Yayınevi
İslam düşüncesinin tarihte yaşadığı ve günümüze de miras kalan en büyük bunalımı hayatın problemlerini kendi içsel bütünlüğü içinde değerlendirmek yerine nas tan hareket ederek çözmeye çalışmaktan kaynaklanıyor Sanki hakikat geçmişte belirlenmiş din Allah ve resulünün kutsadığı ilk nesiller eliyle tamamlanmış selef asrında İslam ümmetinin ihtiyaçlarına dayanan en faydalı meseleler çözülmüş bütün beşeri ihtiyaçlar temin edilmiş doğrudan bizim çözmemize bağlı hiçbir mesele bırakılmamıştır Cevherin tükenmiş olduğu böylece kabul edildiği için insanın yaratıcı orijinalliğine bağlı bir değişim ve gelişimin dinsel temeli İslam düşüncesinde hakimiyet kuramamış görünüyor İnsan böyle bir düşünce düzlemi içinde adeta Allah tarafından üzerine dil ahlak hakikat fikri yapıştırılmış olan aciz şahsiyetsiz kendiliğinden bir şey yapmaya kabiliyeti olmayan bir heykel bir taş parçasıdır Mutluluk gelecekte görülmediği için onu geçmişteki bir altın çağ da tahayyül etmek doğaldır Oysa İslamın saf halinin yaşandığı en sahih ve komplekslerden en uzak bulunduğu mezheplerin ortaya çıkmadığı dolayısıyla birliğin bozulmadığı diğer milletlerin kültürlerinin İslama girmediği bunun da ötesinde dinin asıllarını anlamada bir idrak ve düşünce birliğinin olduğu ideal bir devir farz etme günümüz Müslüman bilincinin zaaflarından yanılgılarından en önemlisidir Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Mehmet Zeki İşcan İslam ın pişmiş ve kotarılmış bir sistem alelade bir formüller serisi bir kimlik bildirim formu olarak ruhsuz bir makine haline getirilişine etki eden dinsel söylemlerden birinin tarihsel kökenlerini araştırıyor ve radikal İslam olarak bilinen anlayışların hangi zeminlerden kaynaklandığını aydınlatıyor