Selefin Eserleriyle Allah ın Sıfatlarının İsbatı — Ebu Abdullah Adil b Abdullah Alu Hamdan

Selefin Eserleriyle Allah ın Sıfatlarının İsbatı
Ebu Abdullah Adil b Abdullah Alu HamdanNeda Yayınları
Selefin Eserleriyle Allah ın Sıfatlarının İsbatı
Ebu Abdullah Adil b Abdullah Alu HamdanŞüphesiz kulak göz kalp ve bunların hepsi sorguya çekilecektir İsra 36 Kalbin bu organlar içindeki konumunun hükümdarın askerlere olan konumu gibi olduğunu düşündüğümüz zaman kalbin de bedenin hükümdarı olduğunu anlarız Nasıl ki ordunun yapacağı tüm hamleler hükümdarın emriyle gerçekleşiyor hükümdar askerleri istediği hususta kullanabiliyor bütün askerler hükümdarın üstünlüğü altında eziliyor ordunun düzeni ya da düzensizliği hükümdara bakıyor ordu hükümdarın aldığı kararı takip ediyor kalbin de bedene olan konumu böyledir Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur Dikkat edin kalpte bir et parçası vardır O düzeldiğinde bütün beden düzelir o bozulduğunda da bütün beden bozulur Evet kalp bedenin hükümdarıdır Ona emrettiği şeyi uygulamaya koyar Kendisine gelen hediyeleri kabul eder Kalbin kastı ve niyeti olmadığı sürece bedenin yaptığı amellerin bir önemi yoktur Yapılan her amelden kalp sorumludur Çünkü her çoban kendi sürüsünden sorumludur Öyleyse kalp sağlığına ve doğruluğuna özen gösterilmeye daha layıktır Kalbin hastalıklarıyla ve tedavisi ile ilgilenmek daha önemlidir Allah düşmanı iblis işin dönüp dolaşıp geldiği yerin kalp olduğunu bildiği için kalbin üzerine vesveselerle yürüdü onun karşısına çeşitli şehvetlerle çıktı Ona doğru yoldan çıkaracak halleri ve amelleri süslü gösterdi Onu Allah ın tevfikinden mahrum bırakıp azgınlığa sürüklemeye çalıştı Ona öyle tuzaklar kurmuş öyle hileler hazırlamıştır ki bu tuzaklardan ve hilelerden selamette olmayan kimse kurtuluşa eremez Şu hâlde kişi bu tuzaklardan ve hilelerden ancak Allah tan yardım isteyerek Allah ın rızasına ulaştıracak sebeplere sımsıkı yapışarak kalbinin hareketinde ve hareketsizliğinde O na iltica edip yönelerek kurtulabilir Yine kişi Allah a boyun eğerek kulluk ederse bu tuzak ve hilelerden korunmuş olur ki bu insanı Allah ın koruması altına sokan en büyük şeydir Allah subhanehu ve teala şöyle buyurmaktadır Şüphesiz kullarıma karşı senin bir gücün yoktur Hicr 42 İşte bu ayette Allah subhanehu ve teala nın kulları kendine izafe etmesi kul ile şeytanın arasında bir engeldir Bu engel Âlemlerin Rabbi ne kulluk etmek sebebiyle hâsıl olmuştur Kalplerin ihlâsıyla ve sürekli kesin bir şekilde iman etmesiyle hâsıl olmuştur Kulluk ve ihlâs kimin kalbine işlerse o kimse Allah katında mukarreblerden olur Kur an da ihlâs sahibi kimseler Şeytan ın saptıracağı kimselerden istisna edilmiştir Fakat ihlas sahibi kulların başkadır Hicr 40

Şüphesiz kulak göz kalp ve bunların hepsi sorguya çekilecektir İsra 36 Kalbin bu organlar içindeki konumunun hükümdarın askerlere olan konumu gibi olduğunu düşündüğümüz zaman kalbin de bedenin hükümdarı olduğunu anlarız Nasıl ki ordunun yapacağı tüm hamleler hükümdarın emriyle gerçekleşiyor hükümdar askerleri istediği hususta kullanabiliyor bütün askerler hükümdarın üstünlüğü altında eziliyor ordunun düzeni ya da düzensizliği hükümdara bakıyor ordu hükümdarın aldığı kararı takip ediyor kalbin de bedene olan konumu böyledir Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur Dikkat edin kalpte bir et parçası vardır O düzeldiğinde bütün beden düzelir o bozulduğunda da bütün beden bozulur Evet kalp bedenin hükümdarıdır Ona emrettiği şeyi uygulamaya koyar Kendisine gelen hediyeleri kabul eder Kalbin kastı ve niyeti olmadığı sürece bedenin yaptığı amellerin bir önemi yoktur Yapılan her amelden kalp sorumludur Çünkü her çoban kendi sürüsünden sorumludur Öyleyse kalp sağlığına ve doğruluğuna özen gösterilmeye daha layıktır Kalbin hastalıklarıyla ve tedavisi ile ilgilenmek daha önemlidir Allah düşmanı iblis işin dönüp dolaşıp geldiği yerin kalp olduğunu bildiği için kalbin üzerine vesveselerle yürüdü onun karşısına çeşitli şehvetlerle çıktı Ona doğru yoldan çıkaracak halleri ve amelleri süslü gösterdi Onu Allah ın tevfikinden mahrum bırakıp azgınlığa sürüklemeye çalıştı Ona öyle tuzaklar kurmuş öyle hileler hazırlamıştır ki bu tuzaklardan ve hilelerden selamette olmayan kimse kurtuluşa eremez Şu hâlde kişi bu tuzaklardan ve hilelerden ancak Allah tan yardım isteyerek Allah ın rızasına ulaştıracak sebeplere sımsıkı yapışarak kalbinin hareketinde ve hareketsizliğinde O na iltica edip yönelerek kurtulabilir Yine kişi Allah a boyun eğerek kulluk ederse bu tuzak ve hilelerden korunmuş olur ki bu insanı Allah ın koruması altına sokan en büyük şeydir Allah subhanehu ve teala şöyle buyurmaktadır Şüphesiz kullarıma karşı senin bir gücün yoktur Hicr 42 İşte bu ayette Allah subhanehu ve teala nın kulları kendine izafe etmesi kul ile şeytanın arasında bir engeldir Bu engel Âlemlerin Rabbi ne kulluk etmek sebebiyle hâsıl olmuştur Kalplerin ihlâsıyla ve sürekli kesin bir şekilde iman etmesiyle hâsıl olmuştur Kulluk ve ihlâs kimin kalbine işlerse o kimse Allah katında mukarreblerden olur Kur an da ihlâs sahibi kimseler Şeytan ın saptıracağı kimselerden istisna edilmiştir Fakat ihlas sahibi kulların başkadır Hicr 40