MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Semud un Torunları — Caner Çaylak

Semud un Torunları
137,25
ÖyküROMAN ÖYKÜRoman Günümüz

Semud un Torunları

Caner Çaylak

Ötüken Neşriyat

2019259 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Semud un Torunları

Caner Çaylak

Sapsarı uçsuzluğa güneş ile çölün birleştiği yere bakıyordu Gördüğü rüyayı burada gördüklerini ve görebileceklerini düşünüyordu Nankörlüğün daha nelere sebep olabileceğini düşünüyordu Semud kavminden bugüne hiçbir şeyin değişmediğini tüyleri ürpererek anlamıştı Allah ın mucizesiyle kayanın içinden çıkan ve herkese yetecek kadar süt verebilen bir deveyi öldüren bir toprağın çocukları bu devlete kim bilir daha neler yapacaktı Bu demiryolunun kaderi o dişi devenin kaderiyle ortak yazılmıştı sanki Semud kavminin kayalardan oyduğu evler hâlâ muhkem dururken binlerce Türk ün naaşıyla beraber Hicaz Demiryolu nu da yutmuştu bu nankör topraklar Semud kavmi galiba hiç helak olmamıştı Yazar yeni bir hikâye üslubu sunmuş edebiyat dünyasına Başka hikâyelerde az kullanılan teşbih sanatını bolca kullanmış Tabiattaki her unsura her davranışa her noktaya bir insani vasıf eklemiş Benzetmeleri güzel hatta müthiş Teşbih ustası âdeta Sadece teşbih de değil Kişinin ruh halini kafasından geçenleri kendi kendine olan konuşmalarını da aynı ustalık içinde dillendirmiş Hikâyelerinden birisi Semud un Torunları Arabistan çöllerinde Osmanlı askerlerinin Peygamber sevgisi hürmetine Peygamber aşkına çektiği çile ve Arap kabilelerinin birkaç altın uğruna kendi dindaş hami ve kurtarıcılarını nasıl arkadan hançerlediklerinin acıklı hikâyesi Osmanlı zabitlerinin çöl ateşinde maddi ve mecazi anlamda nasıl yandıklarının hikâyesi Bu gerçek başka hikâyelerde de konu edilmişti Ancak bu bambaşka bir anlatım Diğerleri ile kıyaslayınca da en iyilerinden biri belki de ilki bence Sinsice fısıldaşan türlü ihanetler tasarlayan çölün zehirli ışıklarını saçan güneşin ağlamaklı sabahların alçak ve düzenbaz kumun fütursuz akreplerin sarhoş yılanların kahkaha atarak Türk zabitlerinin üstüne düşen bombaların hikâyesi bu Prof Dr Filiz Yavuz Avşar

Kitap Sepeti
146,25

Ötüken Neşriyat

2019259 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Sapsarı uçsuzluğa güneş ile çölün birleştiği yere bakıyordu Gördüğü rüyayı burada gördüklerini ve görebileceklerini düşünüyordu Nankörlüğün daha nelere sebep olabileceğini düşünüyordu Semud kavminden bugüne hiçbir şeyin değişmediğini tüyleri ürpererek anlamıştı Allah ın mucizesiyle kayanın içinden çıkan ve herkese yetecek kadar süt verebilen bir deveyi öldüren bir toprağın çocukları bu devlete kim bilir daha neler yapacaktı Bu demiryolunun kaderi o dişi devenin kaderiyle ortak yazılmıştı sanki Semud kavminin kayalardan oyduğu evler hâlâ muhkem dururken binlerce Türk ün naaşıyla beraber Hicaz Demiryolu nu da yutmuştu bu nankör topraklar Semud kavmi galiba hiç helak olmamıştı Yazar yeni bir hikâye üslubu sunmuş edebiyat dünyasına Başka hikâyelerde az kullanılan teşbih sanatını bolca kullanmış Tabiattaki her unsura her davranışa her noktaya bir insani vasıf eklemiş Benzetmeleri güzel hatta müthiş Teşbih ustası âdeta Sadece teşbih de değil Kişinin ruh halini kafasından geçenleri kendi kendine olan konuşmalarını da aynı ustalık içinde dillendirmiş Hikâyelerinden birisi Semud un Torunları Arabistan çöllerinde Osmanlı askerlerinin Peygamber sevgisi hürmetine Peygamber aşkına çektiği çile ve Arap kabilelerinin birkaç altın uğruna kendi dindaş hami ve kurtarıcılarını nasıl arkadan hançerlediklerinin acıklı hikâyesi Osmanlı zabitlerinin çöl ateşinde maddi ve mecazi anlamda nasıl yandıklarının hikâyesi Bu gerçek başka hikâyelerde de konu edilmişti Ancak bu bambaşka bir anlatım Diğerleri ile kıyaslayınca da en iyilerinden biri belki de ilki bence Sinsice fısıldaşan türlü ihanetler tasarlayan çölün zehirli ışıklarını saçan güneşin ağlamaklı sabahların alçak ve düzenbaz kumun fütursuz akreplerin sarhoş yılanların kahkaha atarak Türk zabitlerinin üstüne düşen bombaların hikâyesi bu Prof Dr Filiz Yavuz Avşar

Kitap Yurdu
169,65

ÖTÜKEN NEŞRİYAT

11.11.2019259 sf.
Karton Kapak12 x 19.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Sapsarı uçsuzluğa güneş ile çölün birleştiği yere bakıyordu Gördüğü rüyayı burada gördüklerini ve görebileceklerini düşünüyordu Nankörlüğün daha nelere sebep olabileceğini düşünüyordu Semud kavminden bugüne hiçbir şeyin değişmediğini tüyleri ürpererek anlamıştı Allah ın mucizesiyle kayanın içinden çıkan ve herkese yetecek kadar süt verebilen bir deveyi öldüren bir toprağın çocukları bu devlete kim bilir daha neler yapacaktı Bu demiryolunun kaderi o dişi devenin kaderiyle ortak yazılmıştı sanki Semud kavminin kayalardan oyduğu evler hâlâ muhkem dururken binlerce Türk ün naaşıyla beraber Hicaz Demiryolu nu da yutmuştu bu nankör topraklar Semud kavmi galiba hiç helak olmamıştı Yazar yeni bir hikâye üslubu sunmuş edebiyat dünyasına Başka hikâyelerde az kullanılan teşbih sanatını bolca kullanmış Tabiattaki her unsura her davranışa her noktaya bir insani vasıf eklemiş Benzetmeleri güzel hatta müthiş Teşbih ustası âdeta Sadece teşbih de değil Kişinin ruh halini kafasından geçenleri kendi kendine olan konuşmalarını da aynı ustalık içinde dillendirmiş Hikâyelerinden birisi Semud un Torunları Arabistan çöllerinde Osmanlı askerlerinin Peygamber sevgisi hürmetine Peygamber aşkına çektiği çile ve Arap kabilelerinin birkaç altın uğruna kendi dindaş hami ve kurtarıcılarını nasıl arkadan hançerlediklerinin acıklı hikâyesi Osmanlı zabitlerinin çöl ateşinde maddi ve mecazi anlamda nasıl yandıklarının hikâyesi Bu gerçek başka hikâyelerde de konu edilmişti Ancak bu bambaşka bir anlatım Diğerleri ile kıyaslayınca da en iyilerinden biri belki de ilki bence Sinsice fısıldaşan türlü ihanetler tasarlayan çölün zehirli ışıklarını saçan güneşin ağlamaklı sabahların alçak ve düzenbaz kumun fütursuz akreplerin sarhoş yılanların kahkaha atarak Türk zabitlerinin üstüne düşen bombaların hikâyesi bu Prof Dr Filiz Yavuz Avşar

Pandora
180,00

Ötüken

2019259 sf.
Pandora

Sapsarı uçsuzluğa güneş ile çölün birleştiği yere bakıyordu Gördüğü rüyayı burada gördüklerini ve görebileceklerini düşünüyordu Nankörlüğün daha nelere sebep olabileceğini düşünüyordu Semud kavminden bugüne hiçbir şeyin değişmediğini tüyleri ürpererek anlamıştı Allah ın mucizesiyle kayanın içinden çıkan ve herkese yetecek kadar süt verebilen bir deveyi öldüren bir toprağın çocukları bu devlete kim bilir daha neler yapacaktı Bu demiryolunun kaderi o dişi devenin kaderiyle ortak yazılmıştı sanki Semud kavminin kayalardan oyduğu evler hâlâ muhkem dururken binlerce Türk ün naaşıyla beraber Hicaz Demiryolu nu da yutmuştu bu nankör topraklar Semud kavmi galiba hiç helak olmamıştı Yazar yeni bir hikâye üslubu sunmuş edebiyat dünyasına Başka hikâyelerde az kullanılan teşbih sanatını bolca kullanmış Tabiattaki her unsura her davranışa her noktaya bir insani vasıf eklemiş Benzetmeleri güzel hatta müthiş Teşbih ustası âdeta Sadece teşbih de değil Kişinin ruh halini kafasından geçenleri kendi kendine olan konuşmalarını da aynı ustalık içinde dillendirmiş Hikâyelerinden birisi Semud un Torunları Arabistan çöllerinde Osmanlı askerlerinin Peygamber sevgisi hürmetine Peygamber aşkına çektiği çile ve Arap kabilelerinin birkaç altın uğruna kendi dindaş hami ve kurtarıcılarını nasıl arkadan hançerlediklerinin acıklı hikâyesi Osmanlı zabitlerinin çöl ateşinde maddi ve mecazi anlamda nasıl yandıklarının hikâyesi Bu gerçek başka hikâyelerde de konu edilmişti Ancak bu bambaşka bir anlatım Diğerleri ile kıyaslayınca da en iyilerinden biri belki de ilki bence Sinsice fısıldaşan türlü ihanetler tasarlayan çölün zehirli ışıklarını saçan güneşin ağlamaklı sabahların alçak ve düzenbaz kumun fütursuz akreplerin sarhoş yılanların kahkaha atarak Türk zabitlerinin üstüne düşen bombaların hikâyesi bu Prof Dr Filiz Yavuz Avşar

Ucuz Kitap Al
180,00

Ötüken Neşriyat

Ekim 2019259 sf.
12.00x19.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Caner Çaylak tarafından kaleme alınan Semudun Torunları Ötüken Neşriyat eseri olarak okurlarla buluşuyor Semudun Torunları Caner Çaylak Kitap Özeti Sapsarı uçsuzluğa güneş ile çölün birleştiği yere bakıyordu Gördüğü rüyayı burada gördüklerini ve görebileceklerini düşünüyordu Nankörlüğün daha nelere sebep olabileceğini düşünüyordu Semud kavminden bugüne hiçbir şeyin değişmediğini tüyleri ürpererek anlamıştı Allah ın mucizesiyle kayanın içinden çıkan ve herkese yetecek kadar süt verebilen bir deveyi öldüren bir toprağın çocukları bu devlete kim bilir daha neler yapacaktı Bu demiryolunun kaderi o dişi devenin kaderiyle ortak yazılmıştı sanki Semud kavminin kayalardan oyduğu evler hâlâ muhkem dururken binlerce Türk ün naaşıyla beraber Hicaz Demiryolu nu da yutmuştu bu nankör topraklar Semud kavmi galiba hiç helak olmamıştı Yazar yeni bir hikâye üslubu sunmuş edebiyat dünyasına Başka hikâyelerde az kullanılan teşbih sanatını bolca kullanmış Tabiattaki her unsura her davranışa her noktaya bir insani vasıf eklemiş Benzetmeleri güzel hatta müthiş Teşbih ustası âdeta Sadece teşbih de değil Kişinin ruh halini kafasından geçenleri kendi kendine olan konuşmalarını da aynı ustalık içinde dillendirmiş Hikâyelerinden birisi Semud un Torunları Arabistan çöllerinde Osmanlı askerlerinin Peygamber sevgisi hürmetine Peygamber aşkına çektiği çile ve Arap kabilelerinin birkaç altın uğruna kendi dindaş hami ve kurtarıcılarını nasıl arkadan hançerlediklerinin acıklı hikâyesi Osmanlı zabitlerinin çöl ateşinde maddi ve mecazi anlamda nasıl yandıklarının hikâyesi Bu gerçek başka hikâyelerde de konu edilmişti Ancak bu bambaşka bir anlatım Diğerleri ile kıyaslayınca da en iyilerinden biri belki de ilki bence Sinsice fısıldaşan türlü ihanetler tasarlayan çölün zehirli ışıklarını saçan güneşin ağlamaklı sabahların alçak ve düzenbaz kumun fütursuz akreplerin sarhoş yılanların kahkaha atarak Türk zabitlerinin üstüne düşen bombaların hikâyesi bu Prof Dr Filiz Yavuz Avşar Yayınevi Ötüken Neşriyat Yazar Caner Çaylak Sayfa 259 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 00x19 50 cm Basım Yılı Ekim 2019 Barkod 9786051558424 Kategori Öykü

Nobel Kitap
186,75

Ötüken Neşriyat

2019259 sf.
12x20 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Sapsarı uçsuzluğa güneş ile çölün birleştiği yere bakıyordu Gördüğü rüyayı burada gördüklerini ve görebileceklerini düşünüyordu Nankörlüğün daha nelere sebep olabileceğini düşünüyordu Semud kavminden bugüne hiçbir şeyin değişmediğini tüyleri ürpererek anlamıştı Allah ın mucizesiyle kayanın içinden çıkan ve herkese yetecek kadar süt verebilen bir deveyi öldüren bir toprağın çocukları bu devlete kim bilir daha neler yapacaktı Bu demiryolunun kaderi o dişi devenin kaderiyle ortak yazılmıştı sanki Semud kavminin kayalardan oyduğu evler hâlâ muhkem dururken binlerce Türk ün naaşıyla beraber Hicaz Demiryolu nu da yutmuştu bu nankör topraklar Semud kavmi galiba hiç helak olmamıştı Yazar yeni bir hikâye üslubu sunmuş edebiyat dünyasına Başka hikâyelerde az kullanılan teşbih sanatını bolca kullanmış Tabiattaki her unsura her davranışa her noktaya bir insani vasıf eklemiş Benzetmeleri güzel hatta müthiş Teşbih ustası âdeta Sadece teşbih de değil Kişinin ruh halini kafasından geçenleri kendi kendine olan konuşmalarını da aynı ustalık içinde dillendirmiş Hikâyelerinden birisi Semud un Torunları Arabistan çöllerinde Osmanlı askerlerinin Peygamber sevgisi hürmetine Peygamber aşkına çektiği çile ve Arap kabilelerinin birkaç altın uğruna kendi dindaş hami ve kurtarıcılarını nasıl arkadan hançerlediklerinin acıklı hikâyesi Osmanlı zabitlerinin çöl ateşinde maddi ve mecazi anlamda nasıl yandıklarının hikâyesi Bu gerçek başka hikâyelerde de konu edilmişti Ancak bu bambaşka bir anlatım Diğerleri ile kıyaslayınca da en iyilerinden biri belki de ilki bence Sinsice fısıldaşan türlü ihanetler tasarlayan çölün zehirli ışıklarını saçan güneşin ağlamaklı sabahların alçak ve düzenbaz kumun fütursuz akreplerin sarhoş yılanların kahkaha atarak Türk zabitlerinin üstüne düşen bombaların hikâyesi bu Prof Dr Filiz Yavuz Avşar

Ötüken Neşriyat

Ötüken Neşriyat

Ekim 20191. baskı259 sf.
12 cm x 19,5 cm
Ötüken Neşriyat

Sapsarı uçsuzluğa güneş ile çölün birleştiği yere bakıyordu Gördüğü rüyayı burada gördüklerini ve görebileceklerini düşünüyordu Nankörlüğün daha nelere sebep olabileceğini düşünüyordu Semud kavminden bugüne hiçbir şeyin değişmediğini tüyleri ürpererek anlamıştı Allah ın mucizesiyle kayanın içinden çıkan ve herkese yetecek kadar süt verebilen bir deveyi öldüren bir toprağın çocukları bu devlete kim bilir daha neler yapacaktı Bu demiryolunun kaderi o dişi devenin kaderiyle ortak yazılmıştı sanki Semud kavminin kayalardan oyduğu evler hâlâ muhkem dururken binlerce Türk ün naaşıyla beraber Hicaz Demiryolu nu da yutmuştu bu nankör topraklar Semud kavmi galiba hiç helak olmamıştı Yazar yeni bir hikâye üslubu sunmuş edebiyat dünyasına Başka hikâyelerde az kullanılan teşbih sanatını bolca kullanmış Tabiattaki her unsura her davranışa her noktaya bir insani vasıf eklemiş Benzetmeleri güzel hatta müthiş Teşbih ustası âdeta Sadece teşbih de değil Kişinin ruh halini kafasından geçenleri kendi kendine olan konuşmalarını da aynı ustalık içinde dillendirmiş Hikâyelerinden birisi Semud un Torunları Arabistan çöllerinde Osmanlı askerlerinin Peygamber sevgisi hürmetine Peygamber aşkına çektiği çile ve Arap kabilelerinin birkaç altın uğruna kendi dindaş hami ve kurtarıcılarını nasıl arkadan hançerlediklerinin acıklı hikâyesi Osmanlı zabitlerinin çöl ateşinde maddi ve mecazi anlamda nasıl yandıklarının hikâyesi Bu gerçek başka hikâyelerde de konu edilmişti Ancak bu bambaşka bir anlatım Diğerleri ile kıyaslayınca da en iyilerinden biri belki de ilki bence Sinsice fısıldaşan türlü ihanetler tasarlayan çölün zehirli ışıklarını saçan güneşin ağlamaklı sabahların alçak ve düzenbaz kumun fütursuz akreplerin sarhoş yılanların kahkaha atarak Türk zabitlerinin üstüne düşen bombaların hikâyesi bu Prof Dr Filiz Yavuz Avşar