MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Senaryonun Yapısı — Yelda Yanat Bağcı

Senaryonun Yapısı
552,50
Hukuk Araştırma İncelemeHukuk

Senaryonun Yapısı

Yelda Yanat Bağcı

Platon Yayınları

Ocak 2021272 sf.
Ciltsiz
TamadresEn ucuz

Senaryonun Yapısı

Yelda Yanat Bağcı

Görüp bildiğimiz dünyayı görüp bildiğimiz şekliyle kaydedebilme insanoğlunun yüzyıllardır peşinde koştuğu bir hayaldi Onlarca bilim adamının yüzlerce yıllık çalışmasının sonucunda nihayet 19 Yüzyılda keşfedilen fotoğraf dünyamızı kayıt altına alma becerisini üstün bir şekilde gerçekleştirmiş olsa da yaşamın hareket unsurundan mahrum olması sebebiyle hala ve maalesef tam olarak istenileni verememekteydi Bu anlamda 19 Yüzyılın sonunda hayatımıza giren motion pictures yani hareketli fotoğraf sinema insanoğlunun yaratıcılık serüveninde çok büyük ve önemli bir adım olmuştur İlk başlarda sadece bilimsel bir buluş olarak görülen ve ilk film örnekleri belgesel niteliği taşıyan sinemanın alametifarikası da sadece kameranın önünde olup bitenleri kaydetmesi olarak algılanıyordu Burada herhangi bir yaratım veya tasarım sürecinden de söz etmeye imkan yoktu Ancak daha sonra sinemanın hikaye anlatmadaki başarısının fark edilmesiyle yolculuğu bambaşka bir yön aldı Bu süreçte kendi yazım ya da anlatım dili olmayan sinema ilk önce kendine yakın bulduğu edebiyat ve tiyatro ile biçimsel olarak yakınlaştı fakat daha sonra hızlıca kendi anlatım dilini oluşturmak zorunda olduğunu fark etti Sinemanın görsel öğeleri ana anlatım aracı olarak kullanan bu anlatım dili yeni bir yazım biçiminin de var oluşunu zorunlu kıldı Böylece sinemanın kendine has yazım biçimi olan senaryo doğdu Senaryo sinemanın gelişmesini takiben değişti ve zamanla Aristoteles ten beri var olan drama yazım kurallarını merkeze alarak kendi yapısını oluşturdu Bugün dünyada yazılan senaryoların birçoğu temel prensipleri Aristoteles tarafından belirlenmiş daha sonra gerek M Willer gerekse S Field tarafından şemalaştırılmış Geleneksel Dramatik Yapı Şeması na uygun bir biçimde üretilmektedir Bu şemaya göre filmler Giriş Doruk Final bölümlerden oluşur ve aynı sırayı takip eder Ayrıca Giriş Doruk bölümleri arasında bir Yükselme Gelişme Doruk la Sonuç bölümleri arasındaysa Çözülme yer alır Bu bölümlerin filmin tamamında ne kadar yer alacağı da yine bu şemada gösterilebilmektedir Dünya sineması hızla gelişirken Türk Sineması çağdaşlarından oldukça sonra başladığı var olma yolculuğunu gerek ulusal sinema merkezinin oluşamaması gerekse sinema sektörünün bir türlü endüstriyelleşememesi nedeniyle oldukça yavaş bir biçimde sürdürdü Bu süreçte Türk Sineması nın da Türk Senaryosu nun da gelişimi genellikle bireysel çabalara bağlı kaldı ve birkaç yönetmen dışında yapılan filmler çoğu zaman dünyadaki örneklerini kopyalama yöntemi ile üretildi Bu da Türk Senaryosu nun gerek içeriksel gerekse biçimsel olarak çağdaşlarının gerisinde kalmasına neden oldu Bu çalışma senaryonun var oluşunun en önemli unsuru olan dramatik yapının tüm öğeleriyle ele alınarak açıklanması senaryoda yapının dramatik yapı şemasıyla somutlaştırılarak özellikle Türkiye de üretilen senaryoların yapısal sorunlarına bir ışık tutmak ve çözüm önerileri sunmak amacıyla en iyilerinde bulunan sorunların diğer senaryolarda zaten var olacağı varsayımıyla en iyi senaryo ödüllü filmler üzerinden dramatik yapı aksaklılarını saptamak dramatik yapı unsurlarının nasıl kullanıldığını ortaya çıkartmak ve geleneksel dramatik yapıyla karşılaştırmalarını yapmak amacıyla gerçekleştirilmiştir Bu anlamda alanında ilk ve tek olan bu çalışmanın gerek öğrencilerime gerek sektörde aktif olarak senaryo üreten senaristlere gerekse sinema üzerine akademik çalışma yapan tüm araştırmacılara yeni bir perspektif sunacağını umuyorum

Kitap Sepeti
590,00

Platon Hukuk

2021272 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Görüp bildiğimiz dünyayı görüp bildiğimiz şekliyle kaydedebilme insanoğlunun yüzyıllardır peşinde koştuğu bir hayaldi Onlarca bilim adamının yüzlerce yıllık çalışmasının sonucunda nihayet 19 Yüzyılda keşfedilen fotoğraf dünyamızı kayıt altına alma becerisini üstün bir şekilde gerçekleştirmiş olsa da yaşamın hareket unsurundan mahrum olması sebebiyle hala ve maalesef tam olarak istenileni verememekteydi Bu anlamda 19 Yüzyılın sonunda hayatımıza giren motion pictures yani hareketli fotoğraf sinema insanoğlunun yaratıcılık serüveninde çok büyük ve önemli bir adım olmuştur İlk başlarda sadece bilimsel bir buluş olarak görülen ve ilk film örnekleri belgesel niteliği taşıyan sinemanın alametifarikası da sadece kameranın önünde olup bitenleri kaydetmesi olarak algılanıyordu Burada herhangi bir yaratım veya tasarım sürecinden de söz etmeye imkan yoktu Ancak daha sonra sinemanın hikaye anlatmadaki başarısının fark edilmesiyle yolculuğu bambaşka bir yön aldı Bu süreçte kendi yazım ya da anlatım dili olmayan sinema ilk önce kendine yakın bulduğu edebiyat ve tiyatro ile biçimsel olarak yakınlaştı fakat daha sonra hızlıca kendi anlatım dilini oluşturmak zorunda olduğunu fark etti Sinemanın görsel öğeleri ana anlatım aracı olarak kullanan bu anlatım dili yeni bir yazım biçiminin de var oluşunu zorunlu kıldı Böylece sinemanın kendine has yazım biçimi olan senaryo doğdu Senaryo sinemanın gelişmesini takiben değişti ve zamanla Aristoteles ten beri var olan drama yazım kurallarını merkeze alarak kendi yapısını oluşturdu Bugün dünyada yazılan senaryoların birçoğu temel prensipleri Aristoteles tarafından belirlenmiş daha sonra gerek M Willer gerekse S Field tarafından şemalaştırılmış Geleneksel Dramatik Yapı Şeması na uygun bir biçimde üretilmektedir Bu şemaya göre filmler Giriş Doruk Final bölümlerden oluşur ve aynı sırayı takip eder Ayrıca Giriş Doruk bölümleri arasında bir Yükselme Gelişme Doruk la Sonuç bölümleri arasındaysa Çözülme yer alır Bu bölümlerin filmin tamamında ne kadar yer alacağı da yine bu şemada gösterilebilmektedir Dünya sineması hızla gelişirken Türk Sineması çağdaşlarından oldukça sonra başladığı var olma yolculuğunu gerek ulusal sinema merkezinin oluşamaması gerekse sinema sektörünün bir türlü endüstriyelleşememesi nedeniyle oldukça yavaş bir biçimde sürdürdü Bu süreçte Türk Sineması nın da Türk Senaryosu nun da gelişimi genellikle bireysel çabalara bağlı kaldı ve birkaç yönetmen dışında yapılan filmler çoğu zaman dünyadaki örneklerini kopyalama yöntemi ile üretildi Bu da Türk Senaryosu nun gerek içeriksel gerekse biçimsel olarak çağdaşlarının gerisinde kalmasına neden oldu Bu çalışma senaryonun var oluşunun en önemli unsuru olan dramatik yapının tüm öğeleriyle ele alınarak açıklanması senaryoda yapının dramatik yapı şemasıyla somutlaştırılarak özellikle Türkiye de üretilen senaryoların yapısal sorunlarına bir ışık tutmak ve çözüm önerileri sunmak amacıyla en iyilerinde bulunan sorunların diğer senaryolarda zaten var olacağı varsayımıyla en iyi senaryo ödüllü filmler üzerinden dramatik yapı aksaklılarını saptamak dramatik yapı unsurlarının nasıl kullanıldığını ortaya çıkartmak ve geleneksel dramatik yapıyla karşılaştırmalarını yapmak amacıyla gerçekleştirilmiştir Bu anlamda alanında ilk ve tek olan bu çalışmanın gerek öğrencilerime gerek sektörde aktif olarak senaryo üreten senaristlere gerekse sinema üzerine akademik çalışma yapan tüm araştırmacılara yeni bir perspektif sunacağını umuyorum

Şehadet Kitap
650,00

Platon Hukuk Yayınevi

2021272 sf.
Şehadet Kitap

Görüp bildiğimiz dünyayı görüp bildiğimiz şekliyle kaydedebilme insanoğlunun yüzyıllardır peşinde koştuğu bir hayaldi Onlarca bilim adamının yüzlerce yıllık çalışmasının sonucunda nihayet 19 Yüzyılda keşfedilen fotoğraf dünyamızı kayıt altına alma becerisini üstün bir şekilde gerçekleştirmiş olsa da yaşamın hareket unsurundan mahrum olması sebebiyle hala ve maalesef tam olarak istenileni verememekteydi Bu anlamda 19 Yüzyılın sonunda hayatımıza giren motion pictures yani hareketli fotoğraf sinema insanoğlunun yaratıcılık serüveninde çok büyük ve önemli bir adım olmuştur İlkbaşlarda sadece bilimsel bir buluş olarak görülen ve ilk film örnekleri belgesel niteliği taşıyan sinemanın alametifarikası da sadece kameranın önünde olup bitenleri kaydetmesi olarak algılanıyordu Burada herhangi bir yaratım veya tasarım sürecinden de söz etmeye imkan yoktu Ancak daha sonra sinemanın hikaye anlatmadaki başarısının fark edilmesiyle yolculuğu bambaşka bir yön aldı Bu süreçte kendi yazım ya da anlatım dili olmayan sinema ilk önce kendine yakın bulduğu edebiyat ve tiyatro ile biçimsel olarak yakınlaştı fakat daha sonra hızlıca kendi anlatım dilini oluşturmak zorunda olduğunu fark etti Sinemanın görsel öğeleri ana anlatım aracı olarak kullanan bu anlatım dili yeni bir yazım biçiminin de var oluşunu zorunlu kıldı Böylece sinemanın kendine has yazım biçimi olan senaryo doğdu Senaryo sinemanın gelişmesini takiben değişti ve zamanla Aristoteles ten beri var olan drama yazım kurallarını merkeze alarak kendi yapısını oluşturdu Bugün dünyada yazılan senaryoların birçoğu temel prensipleri Aristoteles tarafından belirlenmiş daha sonra gerek M Willer gerekse S Field tarafından şemalaştırılmış Geleneksel Dramatik Yapı Şeması na uygun bir biçimde üretilmektedir Bu şemaya göre filmler Giriş Doruk Final bölümlerden oluşur ve aynı sırayı takip eder Ayrıca Giriş Doruk bölümleri arasında bir Yükselme Gelişme Doruk la Sonuç bölümleri arasındaysa Çözülme yer alır Bu bölümlerin filmin tamamında ne kadar yer alacağı da yine bu şemada gösterilebilmektedir Dünya sineması hızla gelişirken Türk Sineması çağdaşlarından oldukça sonra başladığı var olma yolculuğunu gerek ulusal sinema merkezinin oluşamaması gerekse sinema sektörünün bir türlü endüstriyelleşememesi nedeniyle oldukça yavaş bir biçimde sürdürdü Bu süreçte Türk Sineması nın da Türk Senaryosu nun da gelişimi genellikle bireysel çabalara bağlı kaldı ve birkaç yönetmen dışında yapılan filml r çoğu zaman dünyadaki örneklerini kopyalama yöntemi ile üretildi Bu da Türk Senaryosu nun gerek içeriksel gerekse biçimsel olarak çağdaşlarının gerisinde kalmasına neden oldu Bu çalışma senaryonun var oluşunun en önemli unsuru olan dramatik yapının tüm öğeleriyle ele alınarak açıklanması senaryoda yapının dramatik yapı şemasıyla somutlaştırılarak özellikle Türkiye de üretilen senaryoların yapısal sorunlarına bir ışık tutmak ve çözüm önerileri sunmak amacıyla en iyilerinde bulunan sorunların diğer senaryolarda zaten var olacağı varsayımıyla en iyi senaryo ödüllü filmler üzerinden dramatik yapı aksaklılarını saptamak dramatik yapı unsurlarının nasıl kullanıldığını ortaya çıkartmak ve geleneksel dramatik yapıyla karşılaştırmalarını yapmak amacıyla gerçekleştirilmiştir Bu anlamda alanında ilk ve tek olan bu çalışmanın gerek öğrencilerime gerek sektörde aktif olarak senaryo üreten senaristlere gerekse sinema üzerine akademik çalışma yapan tüm araştırmacılara yeni bir perspektif sunacağını umuyorum