Seni Allah İçin Sevdim — Tuğçe Çakır

Seni Allah İçin Sevdim
Tuğçe ÇakırHerdem Kitap
Seni Allah İçin Sevdim
Tuğçe ÇakırKalbim Sen peygamberim Kur an ım arasında sayıklıyorken ruhum bir gülde bir gemide bir kuyuda bir ateşteydi Kimi zaman sabırdı adım Kuyuların ardında karanlıktayken bile o karanlığın içinde senin ışığının geleceğini bildiğimden sabırla beklerdim Bir kelâm etmez usulca beni aydınlatacağın günü bekler dururdum Kimi zaman ateşti adım Ayağıma ellerime gönlüme bağlanan iplerle bir uçurumun kenarında ateşe atılmayı beklerken bile gülümsüyordum Ateşler bana su gibi geliyordu Rabbim O ateşi bile senin yarattığını bildiğimden ateşler bana bir nur bir su idi En azgın alevlerden bile hiç korkmazdım Bedenim yansa ne olurdu Ruhum seninle olduktan sonra bedenimin bir önemi mi vardı Kimi zaman bir gemiydim Senin uğruna sana kavuşmak uğruna tufanda sulara karşı dimdik duruyordum Ne azgın dalgalardan korkuyordum ne kasıp kavuran o fırtınalardan Kimi zaman bir güldüm Her bir dalında bereketlenen her bir renge bürünen o güllerin arasında saklı bir tomurcuktum ben Güllerin o muhteşem kokusuyla yıkanan ruhum bana peygamberimizi anımsatıyordu Medine yi Gidemediğim o kutsal toprakların her bir kokusunu güllerde buluyordum Erva yım ben Salih in gönlünde sarmaşıklara bürünürken o sarmaşıklarla göğün yedi kat üstüne çıkmak için çabalayan bir Erva yım Yağmurlar yağan kar ve bir de çiçekler bilir beni Benim seni nasıl sevdiğimi Tanıtım Bülteninden

Herdem Kitap
Kalbim Sen peygamberim Kur an ım arasında sayıklıyorken ruhum bir gülde bir gemide bir kuyuda bir ateşteydi Kimi zaman sabırdı adım Kuyuların ardında karanlıktayken bile o karanlığın içinde senin ışığının geleceğini bildiğimden sabırla beklerdim Bir kelâm etmez usulca beni aydınlatacağın günü bekler dururdum Kimi zaman ateşti adım Ayağıma ellerime gönlüme bağlanan iplerle bir uçurumun kenarında ateşe atılmayı beklerken bile gülümsüyordum Ateşler bana su gibi geliyordu Rabbim O ateşi bile senin yarattığını bildiğimden ateşler bana bir nur bir su idi En azgın alevlerden bile hiç korkmazdım Bedenim yansa ne olurdu Ruhum seninle olduktan sonra bedenimin bir önemi mi vardı Kimi zaman bir gemiydim Senin uğruna sana kavuşmak uğruna tufanda sulara karşı dimdik duruyordum Ne azgın dalgalardan korkuyordum ne kasıp kavuran o fırtınalardan Kimi zaman bir güldüm Her bir dalında bereketlenen her bir renge bürünen o güllerin arasında saklı bir tomurcuktum ben Güllerin o muhteşem kokusuyla yıkanan ruhum bana peygamberimizi anımsatıyordu Medine yi Gidemediğim o kutsal toprakların her bir kokusunu güllerde buluyordum Erva yım ben Salih in gönlünde sarmaşıklara bürünürken o sarmaşıklarla göğün yedi kat üstüne çıkmak için çabalayan bir Erva yım Yağmurlar yağan kar ve bir de çiçekler bilir beni Benim seni nasıl sevdiğimi

Herdem Kitap
Kalbim Sen peygamberim Kur an ım arasında sayıklıyorken ruhum bir gülde bir gemide bir kuyuda bir ateşteydi Kimi zaman sabırdı adım Kuyuların ardında karanlıktayken bile o karanlığın içinde senin ışığının geleceğini bildiğimden sabırla beklerdim Bir kelâm etmez usulca beni aydınlatacağın günü bekler dururdum Kimi zaman ateşti adım Ayağıma ellerime gönlüme bağlanan iplerle bir uçurumun kenarında ateşe atılmayı beklerken bile gülümsüyordum Ateşler bana su gibi geliyordu Rabbim O ateşi bile senin yarattığını bildiğimden ateşler bana bir nur bir su idi En azgın alevlerden bile hiç korkmazdım Bedenim yansa ne olurdu Ruhum seninle olduktan sonra bedenimin bir önemi mi vardı Kimi zaman bir gemiydim Senin uğruna sana kavuşmak uğruna tufanda sulara karşı dimdik duruyordum Ne azgın dalgalardan korkuyordum ne kasıp kavuran o fırtınalardan Kimi zaman bir güldüm Her bir dalında bereketlenen her bir renge bürünen o güllerin arasında saklı bir tomurcuktum ben Güllerin o muhteşem kokusuyla yıkanan ruhum bana peygamberimizi anımsatıyordu Medine yi Gidemediğim o kutsal toprakların her bir kokusunu güllerde buluyordum Erva yım ben Salih in gönlünde sarmaşıklara bürünürken o sarmaşıklarla göğün yedi kat üstüne çıkmak için çabalayan bir Erva yım Yağmurlar yağan kar ve bir de çiçekler bilir beni Benim seni nasıl sevdiğimi

Herdem Kitap
Tuğçe Çakır tarafından kaleme alınan Seni Allah İçin Sevdim Herdem Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Seni Allah İçin Sevdim Tuğçe Çakır Kitap Özeti Kalbim Sen peygamberim Kuranım arasında sayıklıyorken ruhum bir gülde bir gemide bir kuyuda bir ateşteydi Kimi zaman sabırdı adım Kuyuların ardında karanlıktayken bile o karanlığın içinde senin ışığının geleceğini bildiğimden sabırla beklerdim Bir kelâm etmez usulca beni aydınlatacağın günü bekler dururdum Kimi zaman ateşti adım Ayağıma ellerime gönlüme bağlanan iplerle bir uçurumun kenarında ateşe atılmayı beklerken bile gülümsüyordum Ateşler bana su gibi geliyordu Rabbim O ateşi bile senin yarattığını bildiğimden ateşler bana bir nur bir su idi En azgın alevlerden bile hiç korkmazdım Bedenim yansa ne olurdu Ruhum seninle olduktan sonra bedenimin bir önemi mi vardı Kimi zaman bir gemiydim Senin uğruna sana kavuşmak uğruna tufanda sulara karşı dimdik duruyordum Ne azgın dalgalardan korkuyordum ne kasıp kavuran o fırtınalardan Kimi zaman bir güldüm Her bir dalında bereketlenen her bir renge bürünen o güllerin arasında saklı bir tomurcuktum ben Güllerin o muhteşem kokusuyla yıkanan ruhum bana peygamberimizi anımsatıyordu Medineyi Gidemediğim o kutsal toprakların her bir kokusunu güllerde buluyordum Ervayım ben Salihin gönlünde sarmaşıklara bürünürken o sarmaşıklarla göğün yedi kat üstüne çıkmak için çabalayan bir Ervayım Yağmurlar yağan kar ve bir de çiçekler bilir beni Benim seni nasıl sevdiğimi Yayınevi Herdem Kitap Yazar Tuğçe Çakır Sayfa 288 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Barkod 9786059422604 Kategori Dini Kitaplar Tasavvuf Mezhepler Tarikatlar

Herdem Kitap
Kalbim Sen peygamberim Kur an ım arasında sayıklıyorken ruhum bir gülde bir gemide bir kuyuda bir ateşteydi Kimi zaman sabırdı adım Kuyuların ardında karanlıktayken bile o karanlığın içinde senin ışığının geleceğini bildiğimden sabırla beklerdim Bir kelâm etmez usulca beni aydınlatacağın günü bekler dururdum Kimi zaman ateşti adım Ayağıma ellerime gönlüme bağlanan iplerle bir uçurumun kenarında ateşe atılmayı beklerken bile gülümsüyordum Ateşler bana su gibi geliyordu Rabbim O ateşi bile senin yarattığını bildiğimden ateşler bana bir nur bir su idi En azgın alevlerden bile hiç korkmazdım Bedenim yansa ne olurdu Ruhum seninle olduktan sonra bedenimin bir önemi mi vardı Kimi zaman bir gemiydim Senin uğruna sana kavuşmak uğruna tufanda sulara karşı dimdik duruyordum Ne azgın dalgalardan korkuyordum ne kasıp kavuran o fırtınalardan Kimi zaman bir güldüm Her bir dalında bereketlenen her bir renge bürünen o güllerin arasında saklı bir tomurcuktum ben Güllerin o muhteşem kokusuyla yıkanan ruhum bana peygamberimizi anımsatıyordu Medine yi Gidemediğim o kutsal toprakların her bir kokusunu güllerde buluyordum Erva yım ben Salih in gönlünde sarmaşıklara bürünürken o sarmaşıklarla göğün yedi kat üstüne çıkmak için çabalayan bir Erva yım Yağmurlar yağan kar ve bir de çiçekler bilir beni Benim seni nasıl sevdiğimi

Herdem Kitap
Kalbim Sen peygamberim Kur an ım arasında sayıklıyorken ruhum bir gülde bir gemide bir kuyuda bir ateşteydi Kimi zaman sabırdı adım Kuyuların ardında karanlıktayken bile o karanlığın içinde senin ışığının geleceğini bildiğimden sabırla beklerdim Bir kelâm etmez usulca beni aydınlatacağın günü bekler dururdum Kimi zaman ateşti adım Ayağıma ellerime gönlüme bağlanan iplerle bir uçurumun kenarında ateşe atılmayı beklerken bile gülümsüyordum Ateşler bana su gibi geliyordu Rabbim O ateşi bile senin yarattığını bildiğimden ateşler bana bir nur bir su idi En azgın alevlerden bile hiç korkmazdım Bedenim yansa ne olurdu Ruhum seninle olduktan sonra bedenimin bir önemi mi vardı Kimi zaman bir gemiydim Senin uğruna sana kavuşmak uğruna tufanda sulara karşı dimdik duruyordum Ne azgın dalgalardan korkuyordum ne kasıp kavuran o fırtınalardan Kimi zaman bir güldüm Her bir dalında bereketlenen her bir renge bürünen o güllerin arasında saklı bir tomurcuktum ben Güllerin o muhteşem kokusuyla yıkanan ruhum bana peygamberimizi anımsatıyordu Medine yi Gidemediğim o kutsal toprakların her bir kokusunu güllerde buluyordum Erva yım ben Salih in gönlünde sarmaşıklara bürünürken o sarmaşıklarla göğün yedi kat üstüne çıkmak için çabalayan bir Erva yım Yağmurlar yağan kar ve bir de çiçekler bilir beni Benim seni nasıl sevdiğimi

Herdem
Kalbim Sen peygamberim Kur an ım arasında sayıklıyorken ruhum bir gülde bir gemide bir kuyuda bir ateşteydi Kimi zaman sabırdı adım Kuyuların ardında karanlıktayken bile o karanlığın içinde senin ışığının geleceğini bildiğimden sabırla beklerdim Bir kelâm etmez usulca beni aydınlatacağın günü bekler dururdum Kimi zaman ateşti adım Ayağıma ellerime gönlüme bağlanan iplerle bir uçurumun kenarında ateşe atılmayı beklerken bile gülümsüyordum Ateşler bana su gibi geliyordu Rabbim O ateşi bile senin yarattığını bildiğimden ateşler bana bir nur bir su idi En azgın alevlerden bile hiç korkmazdım Bedenim yansa ne olurdu Ruhum seninle olduktan sonra bedenimin bir önemi mi vardı Kimi zaman bir gemiydim Senin uğruna sana kavuşmak uğruna tufanda sulara karşı dimdik duruyordum Ne azgın dalgalardan korkuyordum ne kasıp kavuran o fırtınalardan Kimi zaman bir güldüm Her bir dalında bereketlenen her bir renge bürünen o güllerin arasında saklı bir tomurcuktum ben Güllerin o muhteşem kokusuyla yıkanan ruhum bana peygamberimizi anımsatıyordu Medine yi Gidemediğim o kutsal toprakların her bir kokusunu güllerde buluyordum Erva yım ben Salih in gönlünde sarmaşıklara bürünürken o sarmaşıklarla göğün yedi kat üstüne çıkmak için çabalayan bir Erva yım Yağmurlar yağan kar ve bir de çiçekler bilir beni Benim seni nasıl sevdiğimi