MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Serçenin Çığlığı — Fatih Kadercan

Serçenin Çığlığı
150,00
RomanROMAN ÖYKÜRoman Çağdaş Türk Edebiyatı

Serçenin Çığlığı

Fatih Kadercan

S.S International Publishing

2023227 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Serçenin Çığlığı

Fatih Kadercan

Bulutlar yürüyor yolcu yürüyor zaman yürüyordu Yürüyenin yanından geçtiği ağaçlar uyuyor karların altına saklanmış buzlu kayalar duruyor tabiat onu seyrediyordu Tabiatın hâlinden kuşların dilinden anlasaydı Süleyman misali sessizliklerinin ardındaki fısıltılarını duyacaktı her birinin Kendi lisanlarıyla ona Dur gitme Dön geldiğin hasret otağına Vuslatın kedere götürüyor seni kederin kaderin olmasın dediklerini işitecekti Mahir sessiz çığlıklar arasında yürüyordu Kurumuş çalıların canını toprağa gömerek tekrar canlanmak için baharı bekleyen söğüt ve kavak ağaçlarının birbirine tutunamayıp devrilmiş çakıl taşlarının sabahı bekleyen kör pencerelerin geceye sur olmuş mahrem kapıların önünden geçerek haneisaadetine vuslat kapısına vardı

Şehadet Kitap
152,50

Minel Yayın

2025224 sf.
Şehadet Kitap

Gerçek bir hayat hikayesinden esinlenilerek kurgulanan roman 1960 yılında Ankara ilinin köylerinden birinde yaşanmıştır Anadolu bozkırında kendi halinde yaşayan Mahir ve yine akrabası olan Tahsin in arasında meydana gelen trajik bir sonu konu almaktadır Anadolu hayatının panoramasını da gözler önüne seren eser aynı zamanda dönemin şartlarını yansıtması bakımından da kıymet arz etmektedir Elektriğin olmadığı Anadolu coğrafyasında insanların kendi yağıyla kavrulduğu dönemlerdir Eser bir hiç uğruna insanların kin garez ve kötülüğe nasıl esir olduğunu gözler önüne sermektedir Aşkın en masum halini sokak aralarında yaşanan bakışlarla taş duvarların arasına bırakılan mektuplarla okuyacaksınız Çalışmak için Ankara ya giden Mahir in eşliğinde dönemin Ankara sının tarihi dokusu sizi misafir edecek Kimi zaman köydeki taş duvarlar arasındaki ocaklıkta yanan tezek ateşinin üzerinde pişen tarhana çorbasının dumanı gözlerinizin önüne serilecek İyilik ve kötülüğün cenk koltuğunun altından eksik etmediği kitapla farklı bir karakter olan Kâtip Bacı sizlere seslenecek Köylünün yarı divane saydığı Kâtip Bacı nın kitaplara olan aşkının neticesinde gönüllere okuyucuyu düşündürecek Yarım kalan aşkların vuramayan Mahir in kına gecesinde yakılan sinsin ateşin etrafında yaşadıkları ve nihayetinde aşk meydanında Server i düşünürken ateş meydanında kurban olan Tahsin in fitne çıkarmakta usta olan Sansar Salim Topal Şemsi ve yandaşlarına karşı mertçe direnen Kara Koreli ve Yanık Mehmet gibi karakterlerin içinde olduğu bir Taş duvar kovuklarında pervazların altındaki yuvasında konduğu dal uçlarındaki serçenin insanların birbirine zıt halini seyretmesinden adını alan sürükleyici roman sizleri beklemektedir

Kitap Ambarı
187,00

Çıra Yayınları

2021223 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

Bulutlar yürüyor yolcu yürüyor zaman yürüyordu Yürüyenin yanından geçtiği ağaçlar uyuyor karların altına saklanmış buzlu kayalar duruyor tabiat onu seyrediyordu Tabiatın hâlinden kuşların dilinden anlasaydı mSüleyman misali sessizliklerinin ardındaki fısıltılarını duyacaktı her mbirinin Kendi lisanlarıyla ona Dur gitme Dön geldiğin hasret otağına Vuslatın kedere götürüyor seni kederin kaderin olmasın dediklerini İşitecekti Mahir sessiz çığlıklar arasında yürüyordu Kurumuş çalıların canını toprağa gömerek tekrar canlanmak için bahan bekleyen söğüt ve kavak ağaçlarının birbirine tutunamayıp devrilmiş çakıl taşların sabahı bekleyen kör pencerelerin geceye sur olmuş mahrem kapıların önünden geçerek haneisaadetine vuslat kapısına vardı Tanıtım Bülteninden

Kitap Yurdu
189,06

ÇIRA YAYINLARI

18.11.2021223 sf.
Karton Kapak13.5 x 19.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Bulutlar yürüyor yolcu yürüyor zaman yürüyordu Yürüyenin yanından geçtiği ağaçlar uyuyor karların altına saklanmış buzlu kayalar duruyor tabiat onu seyrediyordu Tabiatın hâlinden kuşların dilinden anlasaydı Süleyman misali sessizliklerinin ardındaki fısıltılarını duyacaktı her birinin Kendi lisanlarıyla ona Dur gitme Dön geldiğin hasret otağına Vuslatın kedere götürüyor seni kederin kaderin olmasın dediklerini İşitecekti Mahir sessiz çığlıklar arasında yürüyordu Kurumuş çalıların canını toprağa gömerek tekrar canlanmak için bahan bekleyen söğüt ve kavak ağaçlarının birbirine tutunamayıp devrilmiş çakıl taşların sabahı bekleyen kör pencerelerin geceye sur olmuş mahrem kapıların önünden geçerek hanei saadetine vuslat kapısına vardı

Kitap Sepeti
192,50

Çıra Yayınları

2021223 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Bulutlar yürüyor yolcu yürüyor zaman yürüyordu Yürüyenin yanından geçtiği ağaçlar uyuyor karların altına saklanmış buzlu kayalar duruyor tabiat onu seyrediyordu Tabiatın hâlinden kuşların dilinden anlasaydı mSüleyman misali sessizliklerinin ardındaki fısıltılarını duyacaktı her mbirinin Kendi lisanlarıyla ona Dur gitme Dön geldiğin hasret otağına Vuslatın kedere götürüyor seni kederin kaderin olmasın dediklerini İşitecekti Mahir sessiz çığlıklar arasında yürüyordu Kurumuş çalıların canını toprağa gömerek tekrar canlanmak için bahan bekleyen söğüt ve kavak ağaçlarının birbirine tutunamayıp devrilmiş çakıl taşların sabahı bekleyen kör pencerelerin geceye sur olmuş mahrem kapıların önünden geçerek haneisaadetine vuslat kapısına vardı

Çıra Kitap
192,50

ÇIRA KÜLTÜR

2021
Karton Kapak13,5 x 212. HamurTürkçe
Çıra Kitap

Bulutlar yürüyor yolcu yürüyor zaman yürüyordu Yürüyenin yanından geçtiği ağaçlar uyuyor karların altına saklanmış buzlu kayalar duruyor tabiat onu seyrediyordu Tabiatın hâlinden kuşların dilinden anlasaydı Süleyman misali sessizliklerinin ardındaki fısıltılarını duyacaktı her birinin Kendi lisanlarıyla ona Dur gitme Dön geldiğin hasret otağına Vuslatın kedere götürüyor seni kederin kaderin olmasın dediklerini işitecekti Mahir sessiz çığlıklar arasında yürüyordu Kurumuş çalıların canını toprağa gömerek tekrar canlanmak için bahan bekleyen söğüt ve kavak ağaçlarının birbirine tutunamayıp devrilmiş çakıl taşların sabahı bekleyen kör pencerelerin geceye sur olmuş mahrem kapıların önünden geçerek haneisaadetine vuslat kapısına vardı

Ekin Kitap
192,50

Çıra Yayınları

2021223 sf.
Ekin Kitap

Bulutlar yürüyor yolcu yürüyor zaman yürüyordu Yürüyenin yanından geçtiği ağaçlar uyuyor karların altına saklanmış buzlu kayalar duruyor tabiat onu seyrediyordu Tabiatın hâlinden kuşların dilinden anlasaydı mSüleyman misali sessizliklerinin ardındaki fısıltılarını duyacaktı her mbirinin Kendi lisanlarıyla ona Dur gitme Dön geldiğin hasret otağına Vuslatın kedere götürüyor seni kederin kaderin olmasın dediklerini İşitecekti Mahir sessiz çığlıklar arasında yürüyordu Kurumuş çalıların canını toprağa gömerek tekrar canlanmak için bahan bekleyen söğüt ve kavak ağaçlarının birbirine tutunamayıp devrilmiş çakıl taşların sabahı bekleyen kör pencerelerin geceye sur olmuş mahrem kapıların önünden geçerek haneisaadetine vuslat kapısına vardı

Kitap Yurdu
195,00

MİNEL YAYIN

11.06.2025224 sf.
Karton Kapak13.5 x 21.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Gerçek bir hayat hikayesinden esinlenilerek kurgulanan roman 1960 yılında Ankara ilinin köylerinden birinde yaşanmıştır Anadolu bozkırında kendi halinde yaşayan Mahir ve yine akrabası olan Tahsin in arasında meydana gelen trajik bir sonu konu almaktadır Anadolu hayatının panoramasını da gözler önüne seren eser aynı zamanda dönemin şartlarını yansıtması bakımından da kıymet arz etmektedir Elektriğin olmadığı Anadolu coğrafyasında insanların kendi yağıyla kavrulduğu dönemlerdir Eser bir hiç uğruna insanların kin garez ve kötülüğe nasıl esir olduğunu gözler önüne sermektedir Aşkın en masum halini sokak aralarında yaşanan bakışlarla taş duvarların arasına bırakılan mektuplarla okuyacaksınız Çalışmak için Ankara ya giden Mahir in eşliğinde dönemin Ankara sının tarihi dokusu sizi misafir edecek Kimi zaman köydeki taş duvarlar arasındaki ocaklıkta yanan tezek ateşinin üzerinde pişen tarhana çorbasının dumanı gözlerinizin önüne serilecek İyilik ve kötülüğün cenk meydanında koltuğunun altından eksik etmediği kitapla farklı bir karakter olan Kâtip Bacı sizlere seslenecek Köylünün yarı divane saydığı Kâtip Bacı nın kitaplara olan aşkının neticesinde gönüllere dokunan sözleri okuyucuyu düşündürecek Yarım kalan aşkların öfkesine gem vuramayan Mahir in kına gecesinde yakılan sinsin ateşin etrafında yaşadıkları ve nihayetinde aşk meydanında Server i düşünürken ateş meydanında kurban olan Tahsin in fitne çıkarmakta usta olan Sansar Salim Topal Şemsi ve yandaşlarına karşı mertçe direnen Kara Koreli ve Yanık Mehmet gibi karakterlerin içinde olduğu bir olay örgüsüdür Taş duvar kovuklarında pervazların altındaki yuvasında konduğu dal uçlarındaki serçenin insanların birbirine zıt halini seyretmesinden adını alan sürükleyici roman sizleri beklemektedir

Tamadres
206,25

Çıra Yayınları

Kasım 2021223 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Bulutlar yürüyor yolcu yürüyor zaman yürüyordu Yürüyenin yanından geçtiği ağaçlar uyuyor karların altına saklanmış buzlu kayalar duruyor tabiat onu seyrediyordu Tabiatın hâlinden kuşların dilinden anlasaydı mSüleyman misali sessizliklerinin ardındaki fısıltılarını duyacaktı her mbirinin Kendi lisanlarıyla ona Dur gitme Dön geldiğin hasret otağına Vuslatın kedere götürüyor seni kederin kaderin olmasın dediklerini İşitecekti Mahir sessiz çığlıklar arasında yürüyordu Kurumuş çalıların canını toprağa gömerek tekrar canlanmak için bahan bekleyen söğüt ve kavak ağaçlarının birbirine tutunamayıp devrilmiş çakıl taşların sabahı bekleyen kör pencerelerin geceye sur olmuş mahrem kapıların önünden geçerek haneisaadetine vuslat kapısına vardı

Pandora
206,25

Çıra

2021223 sf.
Pandora

Bulutlar yürüyor yolcu yürüyor zaman yürüyordu Yürüyenin yanından geçtiği ağaçlar uyuyor karların altına saklanmış buzlu kayalar duruyor tabiat onu seyrediyordu Tabiatın hâlinden kuşların dilinden anlasaydı Süleyman misali sessizliklerinin ardındaki fısıltılarını duyacaktı her birinin Kendi lisanlarıyla ona Dur gitme Dön geldiğin hasret otağına Vuslatın kedere götürüyor seni kederin kaderin olmasın dediklerini işitecekti Mahir sessiz çığlıklar arasında yürüyordu Kurumuş çalıların canını toprağa gömerek tekrar canlanmak için baharı bekleyen söğüt ve kavak ağaçlarının birbirine tutunamayıp devrilmiş çakıl taşlarının sabahı bekleyen kör pencerelerin geceye sur olmuş mahrem kapıların önünden geçerek haneisaadetine vuslat kapısına vardı

Ekin Kitap
210,00

Minel Yayın

Haziran 2025224 sf.
Ekin Kitap

Gerçek bir hayat hikayesinden esinlenilerek kurgulanan roman 1960 yılında Ankara ilinin köylerinden birinde yaşanmıştır Anadolu bozkırında kendi halinde yaşayan Mahir ve yine akrabası olan Tahsin in arasında meydana gelen trajik bir sonu konu almaktadır Anadolu hayatının panoramasını da gözler önüne seren eser aynı zamanda dönemin şartlarını yansıtması bakımından da kıymet arz etmektedir Elektriğin olmadığı Anadolu coğrafyasında insanların kendi yağıyla kavrulduğu dönemlerdir Eser bir hiç uğruna insanların kin garez ve kötülüğe nasıl esir olduğunu gözler önüne sermektedir Aşkın en masum halini sokak aralarında yaşanan bakışlarla taş duvarların arasına bırakılan mektuplarla okuyacaksınız Çalışmak için Ankara ya giden Mahir in eşliğinde dönemin Ankara sının tarihi dokusu sizi misafir edecek Kimi zaman köydeki taş duvarlar arasındaki ocaklıkta yanan tezek ateşinin üzerinde pişen tarhana çorbasının dumanı gözlerinizin önüne serilecek İyilik ve kötülüğün cenk meydanında koltuğunun altından eksik etmediği kitapla farklı bir karakter olan Kâtip Bacı sizlere seslenecek Köylünün yarı divane saydığı Kâtip Bacı nın kitaplara olan aşkının neticesinde gönüllere dokunan sözleri okuyucuyu düşündürecek Yarım kalan aşkların öfkesine gem vuramayan Mahir in kına gecesinde yakılan sinsin ateşin etrafında yaşadıkları ve nihayetinde aşk meydanında Server i düşünürken ateş meydanında kurban olan Tahsin in fitne çıkarmakta usta olan Sansar Salim Topal Şemsi ve yandaşlarına karşı mertçe direnen Kara Koreli ve Yanık Mehmet gibi karakterlerin içinde olduğu bir olay örgüsüdür Taş duvar kovuklarında pervazların altındaki yuvasında konduğu dal uçlarındaki serçenin insanların birbirine zıt halini seyretmesinden adını alan sürükleyici roman sizleri beklemektedir

Pelikan Kitabevi
212,50

Minel Yayın

224 sf.
14x20
Pelikan Kitabevi

Gerçek bir hayat hikayesinden esinlenilerek kurgulanan roman 1960 yılında Ankara ilinin köylerinden birinde yaşanmıştır Anadolu bozkırında kendi halinde yaşayan Mahir ve yine akrabası olan Tahsin in arasında meydana gelen trajik bir sonu konu almaktadır Anadolu hayatının panoramasını da gözler önüne seren eser aynı zamanda dönemin şartlarını yansıtması bakımından da kıymet arz etmektedir Elektriğin olmadığı Anadolu coğrafyasında insanların kendi yağıyla kavrulduğu dönemlerdir Eser bir hiç uğruna insanların kin garez ve kötülüğe nasıl esir olduğunu gözler önüne sermektedir Aşkın en masum halini sokak aralarında yaşanan bakışlarla taş duvarların arasına bırakılan mektuplarla okuyacaksınız Çalışmak için Ankara ya giden Mahir in eşliğinde dönemin Ankara sının tarihi dokusu sizi misafir edecek Kimi zaman köydeki taş duvarlar arasındaki ocaklıkta yanan tezek ateşinin üzerinde pişen tarhana çorbasının dumanı gözlerinizin önüne serilecek İyilik ve kötülüğün cenk meydanında koltuğunun altından eksik etmediği kitapla farklı bir karakter olan Kâtip Bacı sizlere seslenecek Köylünün yarı divane saydığı Kâtip Bacı nın kitaplara olan aşkının neticesinde gönüllere dokunan sözleri okuyucuyu düşündürecek Yarım kalan aşkların öfkesine gem vuramayan Mahir in kına gecesinde yakılan sinsin ateşin etrafında yaşadıkları ve nihayetinde aşk meydanında Server i düşünürken ateş meydanında kurban olan Tahsin in fitne çıkarmakta usta olan Sansar Salim Topal Şemsi ve yandaşlarına karşı mertçe direnen Kara Koreli ve Yanık Mehmet gibi karakterlerin içinde olduğu bir olay örgüsüdür Taş duvar kovuklarında pervazların altındaki yuvasında konduğu dal uçlarındaki serçenin insanların birbirine zıt halini seyretmesinden adını alan sürükleyici roman sizleri beklemektedir

Pandora
225,00

Minel

2025224 sf.
Pandora

Gerçek bir hayat hikayesinden esinlenilerek kurgulanan roman 1960 yılında Ankara ilinin köylerinden birinde yaşanmıştır Anadolu bozkırında kendi halinde yaşayan Mahir ve yine akrabası olan Tahsin in arasında meydana gelen trajik bir sonu konu almaktadır Anadolu hayatının panoramasını da gözler önüne seren eser aynı zamanda dönemin şartlarını yansıtması bakımından da kıymet arz etmektedir Elektriğin olmadığı Anadolu coğrafyasında insanların kendi yağıyla kavrulduğu dönemlerdir Eser bir hiç uğruna insanların kin garez ve kötülüğe nasıl esir olduğunu gözler önüne sermektedir Aşkın en masum halini sokak aralarında yaşanan bakışlarla taş duvarların arasına bırakılan mektuplarla okuyacaksınız Çalışmak için Ankara ya giden Mahir in eşliğinde dönemin Ankara sının tarihi dokusu sizi misafir edecek Kimi zaman köydeki taş duvarlar arasındaki ocaklıkta yanan tezek ateşinin üzerinde pişen tarhana çorbasının dumanı gözlerinizin önüne serilecek İyilik ve kötülüğün cenk meydanında koltuğunun altından eksik etmediği kitapla farklı bir karakter olan Kâtip Bacı sizlere seslenecek Köylünün yarı divane saydığı Kâtip Bacı nın kitaplara olan aşkının neticesinde gönüllere dokunan sözleri okuyucuyu düşündürecek Yarım kalan aşkların öfkesine gem vuramayan Mahir in kına gecesinde yakılan sinsin ateşin etrafında yaşadıkları ve nihayetinde aşk meydanında Server i düşünürken ateş meydanında kurban olan Tahsin in fitne çıkarmakta usta olan Sansar Salim Topal Şemsi ve yandaşlarına karşı mertçe direnen Kara Koreli ve Yanık Mehmet gibi karakterlerin içinde olduğu bir olay örgüsüdür Taş duvar kovuklarında pervazların altındaki yuvasında konduğu dal uçlarındaki serçenin insanların birbirine zıt halini seyretmesinden adını alan sürükleyici roman sizleri beklemektedir

Nobel Kitap
228,25

Çıra Yayınları

2021223 sf.
Ciltsiz13.5x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Bulutlar yürüyor yolcu yürüyor zaman yürüyordu Yürüyenin yanından geçtiği ağaçlar uyuyor karların altına saklanmış buzlu kayalar duruyor tabiat onu seyrediyordu Tabiatın hâlinden kuşların dilinden anlasaydı mSüleyman misali sessizliklerinin ardındaki fısıltılarını duyacaktı her mbirinin Kendi lisanlarıyla ona Dur gitme Dön geldiğin hasret otağına Vuslatın kedere götürüyor seni kederin kaderin olmasın dediklerini İşitecekti Mahir sessiz çığlıklar arasında yürüyordu Kurumuş çalıların canını toprağa gömerek tekrar canlanmak için bahan bekleyen söğüt ve kavak ağaçlarının birbirine tutunamayıp devrilmiş çakıl taşların sabahı bekleyen kör pencerelerin geceye sur olmuş mahrem kapıların önünden geçerek haneisaadetine vuslat kapısına vardı

Şehadet Kitap
275,00

Çıra Kültür

2021223 sf.
Şehadet Kitap

Bulutlar yürüyor yolcu yürüyor zaman yürüyordu Yürüyenin yanından geçtiği ağaçlar uyuyor karların altına saklanmış buzlu kayalar duruyor tabiat onu seyrediyordu Tabiatın hâlinden kuşların dilinden anlasaydı Süleyman misali sessizliklerinin ardındaki fısıltılarını duyacaktı her birinin Kendi lisanlarıyla ona Dur gitme Dön geldiğin hasret otağına Vuslatın kedere götürüyor seni kederin kaderin olmasın dediklerini İşitecekti Mahir sessiz çığlıklar arasında yürüyordu Kurumuş çalıların canını toprağa gömerek tekrar canlanmak için bahan bekleyen söğüt ve kavak ağaçlarının birbirine tutunamayıp devrilmiş çakıl taşların sabahı bekleyen kör pencerelerin geceye sur olmuş mahrem kapıların önünden geçerek haneisaadetine vuslat kapısına vardı