Sergüzeşt — Samipaşazade Sezai

Sergüzeşt
Samipaşazade SezaiEflatun Yayınevi
Sergüzeşt
Samipaşazade SezaiSergüzeşt Samipaşazade Sezai nin tek roman olma özelliğine sahip eseridir Özellikle yazınımızda coşumculuktan gerçekçiliğe geçişin en önemli kilometre taşlarından biridir Bir esir köle kızın konaktan konağa satılırken başına gelenlerin ve acıklı sonunun işlenmiş olduğu bir romandır Arka Kapak

Antik Yayınları
Rus şirketinin Batumdan gelen ticari vapuru Tophane önlerinde demirledi Vapurun gelmesini sandallarda sabırsızlıkla bekleyen birkaç kişi hemen güverteye atladı Bunlardan biri uzun boylu geniş omuzlu siyah seyrek bıyıklıydı etekleri ayaklarına kadar uzun beli gayet dar bir Çerkez paltosu giymişti Başında kendi milletine özgü bir kalpak elinde gümüş saplı bir kırbaç buluna Çerkeze Hoşgeldiniz dedi cariyeler nerede Evinden ve yurdundan acımasızca koparılan küçük Çerkes kızı Dilber bir esir gemisine bindirilerek İstanbula getirilir ve bir konağa satılır Bu konak küçük Dilberin yeni zindanıdır bundan böyle Samipaşazade 1888de yayınlanan Sergüzeşt romanında o yıllarda rağbet gören esaret konusunu işlemiş ve esaretin insanlık dışı olduğunu gözler önüne sermiştir

Şule Yayınları
çev. Celal Fedai
Mizaç yönünden romantik bir yapıya sahip olmasına rağmen realist anlayışın etkisinde kalan Sami Paşazade Sezai Türk edebiyatında modern anlamda kısa öykünün kurucusu ve romantizmden realizme geçişin hazırlayıcısı sayılır Sami Paşazade 1888 de yayınlanan Sergüzeşt romanında o yıllarda rağbet gören esaret konusunu işlemiş ve böylelikle esaretin gayriinsani yönüne dikkat çekmeye çalışmıştır Roman Kafkasya dan kaçırıldıktan sonra bir mal gibi alınıp satılan oradan oraya sürüklenip horlanan bir genç kız olan Dilber ile onu ezen hakir gören zengin tabaka arasındaki çelişkiler üzerine kurulmuştur Romancının asıl başarısı bu konuyu roman türünün kendi içindeki bütünlüğünü gözeterek açımlayabilmiş olmasıdır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Antik Yayınları
Rus şirketinin Batumdan gelen ticari vapuru Tophane önlerinde demirledi Vapurun gelmesini sandallarda sabırsızlıkla bekleyen birkaç kişi hemen güverteye atladı Bunlardan biri uzun boylu geniş omuzlu siyah seyrek bıyıklıydı etekleri ayaklarına kadar uzun beli gayet dar bir Çerkez paltosu giymişti Başında kendi milletine özgü bir kalpak elinde gümüş saplı bir kırbaç buluna Çerkeze Hoşgeldiniz dedi cariyeler nerede Evinden ve yurdundan acımasızca koparılan küçük Çerkes kızı Dilber bir esir gemisine bindirilerek İstanbula getirilir ve bir konağa satılır Bu konak küçük Dilberin yeni zindanıdır bundan böyle Samipaşazade 1888de yayınlanan Sergüzeşt romanında o yıllarda rağbet gören esaret konusunu işlemiş ve esaretin insanlık dışı olduğunu gözler önüne sermiştir

Yuva Yayınları
Sami Paşazade Sezai nin 1888 de yayınlanan bu romanında esaret konusunun anlatıldığı kitabın kahramanı Kafkasya dan getirilip konaklarda halayık olarak çalıştırılan DİLBER dir Bu roman halkı eğitmeyi köhneleşmiş kurumlan ve düşünceleri değiştirmeyi amaçlayan tanzimat dönemi düşünce sisteminin kölelik kurumuna yönelttiği toplumsal bir eleştiridir Sergüzeşt eski dilde macera anlamına gelir Yayınevimiz günümüz türkçesi ile yayınlamıştır Milli Eğitim Bakanlığı nın yüz temel eser arasında yer almaktadır

Antik Yayınları
Rus şirketinin Batum dan gelen ticari vapuru Tophane önlerinde demirledi Vapurun gelmesini sandallarda sabırsızlıkla bekleyen birkaç kişi hemen güverteye atladı Bunlardan biri uzun boylu geniş omuzlu siyah seyrek bıyıklıydı etekleri ayaklarına kadar uzun beli gayet dar bir Çerkez paltosu giymişti Başında kendi milletine özgü bir kalpak elinde gümüş saplı bir kırbaç bulunan Çerkez e Hoşgeldiniz dedi cariyeler nerede Evinden ve yurdundan acımasızca koparılan küçük Çerkez kızı Dilber bir esir gemisine bindirilerek İstanbul a getirilir ve bir konağa satılır Bu konak küçük Dilber in yeni zindanıdır bundan böyle Hor görülen esir Dilber Asaf Paşa Konağı nın küçük beyi Celal e âşık olur Celal Bey de Dilber e âşıktır Fakat arada engeller vardır Bu iki genç âşık tüm engelleri aşıp kavuşabilecek midir Türk Edebiyatının ilk gerçekçi romanı olarak kendine yer edinen Sergüzeşt dramatik yapısıyla farklı bir serüvenin kapılarını aralıyor

Antik Yayınları
Rus şirketinin Batum dan gelen ticari vapuru Tophane önlerinde demirledi Vapurun gelmesini sandallarda sabırsızlıkla bekleyen birkaç kişi hemen güverteye atladı Bunlardan biri uzun boylu geniş omuzlu siyah seyrek bıyıklıydı etekleri ayaklarına kadar uzun beli gayet dar bir Çerkez paltosu giymişti Başında kendi milletine özgü bir kalpak elinde gümüş saplı bir kırbaç bulunan Çerkez e Hoşgeldiniz dedi cariyeler nerede Evinden ve yurdundan acımasızca koparılan küçük Çerkez kızı Dilber bir esir gemisine bindirilerek İstanbul a getirilir ve bir konağa satılır Bu konak küçük Dilber in yeni zindanıdır bundan böyle Hor görülen esir Dilber Asaf Paşa Konağı nın küçük beyi Celal e âşık olur Celal Bey de Dilber e âşıktır Fakat arada engeller vardır Bu iki genç âşık tüm engelleri aşıp kavuşabilecek midir Türk Edebiyatının ilk gerçekçi romanı olarak kendine yer edinen Sergüzeşt dramatik yapısıyla farklı bir serüvenin kapılarını aralıyor

Antik Yayınları
Kafkasya dan kaçırılıp esir olarak İstanbul daki konaklara satılan hor görülen esir Dilber Asaf Paşa Konağı mn küçük beyi Celal e aşık olur Celal Bey de Dilber e aşıktır Fakat arada engeller vardır Bakalım bu iki genç aşık tüm engelleri aşıp kavuşabilecek midir Türk edebiyatının ilk gerçekçi romanı olarak kendine yer edinen Sergüzeşt dramatik yapısıyla farklı bir serüvenin kapılarını aralıyor

Antik Yayınları
Kafkasya dan kaçırılıp esir olarak İstanbul daki konaklara satılan hor görülen esir Dilber Asaf Paşa Konağı mn küçük beyi Celal e aşık olur Celal Bey de Dilber e aşıktır Fakat arada engeller vardır Bakalım bu iki genç aşık tüm engelleri aşıp kavuşabilecek midir Türk edebiyatının ilk gerçekçi romanı olarak kendine yer edinen Sergüzeşt dramatik yapısıyla farklı bir serüvenin kapılarını aralıyor

Antik Yayınları
Kafkasya dan kaçırılıp esir olarak İstanbul daki konaklara satılan hor görülen esir Dilber Asaf Paşa Konağı mn küçük beyi Celal e aşık olur Celal Bey de Dilber e aşıktır Fakat arada engeller vardır Bakalım bu iki genç aşık tüm engelleri aşıp kavuşabilecek midir Türk edebiyatının ilk gerçekçi romanı olarak kendine yer edinen Sergüzeşt dramatik yapısıyla farklı bir serüvenin kapılarını aralıyor

PAPERSENSE
çev. Hacer Kılıçaslan
Sergüzeşt hürriyetin veyahut esaretin ne demek olduğunu ve bu topraklardaki karşılıklarının zamanla nasıl ve ne yönde değiştiğini düşünmemizi mümkün kılıyor Eser diğerlerinin algılarına riayet etmek ile insanın yüksek hisleri arasındaki sıkıntılı ilişkinin mahiyetini derinlemesine bir dil kuvvetiyle mütalaa etmekte ve bu suretle okuru hislerin anıların ve düşüncenin arasında deveran ettirmektedir

Araf Yayınları
İntizara kalmadı bak iktidar Kûşe i uzlette oldum ihtiyar İntizarım hep vatan ikbalidir Kaldı bir düşman elinde tarumar Bu vatanda gördüğüm her gün benim Ah u efgan ile hâl i intizar Karşı durdum lütfuna tehdidine Mertlikle işte ettim iştihar

Antik Kitap
çev. Ayşe Tuba Ayman
img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

KARBON KİTAPLAR
Sergüzeşt Samipaşazade nin en önemli eserlerinden biri kabul ediliyor Türk edebiyatında modern kısa öykünün kurucusu sayılan Samipaşazade bu romanda Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul a getirilip köle olarak satılan bir kızın yaşamını anlatırken dönemin anlaşılmasına da ışık tutar Konu olarak imkânsız bir gönül macerası anlatılırken arka planda toplumsal sınıflandırmanın problemleriyle iyiliğin ve aşkın sınırlandırılamaz hikâyesi işlenmiştir

Papersense
çev. Hacer Kılıçaslan
Sergüzeşt hürriyetin veyahut esaretin ne demek olduğunu ve bu topraklardaki karşılıklarının zamanla nasıl ve ne yönde değiştiğini düşünmemizi mümkün kılıyor Eser diğerlerinin algılarına riayet etmek ile insanın yüksek hisleri arasındaki sıkıntılı ilişkinin mahiyetini derinlemesine bir dil kuvvetiyle mütalaa etmekte ve bu suretle okuru hislerin anıların ve düşüncenin arasında deveran ettirmektedir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Araf Yayınları
İntizara kalmadı bak iktidar Kûşe i uzlette oldum ihtiyar İntizarım hep vatan ikbalidir Kaldı bir düşman elinde tarumar Bu vatanda gördüğüm her gün benim Ah u efgan ile hâl i intizar Karşı durdum lütfuna tehdidine Mertlikle işte ettim iştihar

Altın Post Yayıncılık

Sergüzeşt E Kitap

Sergüzeşt E Kitap

Elips
Dış kapağı yıpranmıştır içi tertemizdir

KARBON KİTAPLAR
Sami Paşazade nin en önemli eseri Sergüzeşt Türk Edebiyatında modern kısa öykünün kurucusu sayılan Sami Paşazade bu romanda Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul a getirilip köle olarak satılan bir kızın yaşamını anlatırken dönemin anlaşılmasına da ışık tutar Konu olarak imkânsız bir gönül macerası anlatılırken arka planda toplumsal sınıflandırmanın problemleriyle iyiliğin ve aşkın sınırlandırılamaz hikâyesi işlenmiştir

Karbon Kitaplar
Sergüzeşt Sami Paşazade nin en önemli eseridir Türk Edebiyatında modern kısa öykünün kurucusu sayılan Sami Paşazade bu romanda Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul a getirilip köle olarak satılan bir kızın yaşamını anlatırken bir dönemin anlaşılmasına da ışık tutmaktadır Konu olarak imkânsız bir gönül macerası anlatılırken arka planda toplumsal sınıflandırmanın problemleri ile iyiliğin ve aşkın sınırlandırılamaz hikâyesini işlemektedir

BEŞİR KİTABEVİ
Zengin bir ailede çok sayıda cariye ve kölenin olduğu bir evde büyüyen Samipaşazade Sezai bu romanı oluştururken gözlemlerinden epey yararlanmış gerçekçi karakterler oluşturmayı başarmıştır Romanın kahramanı olan Dilber Kafkasya nın bir köyünde henüz dokuz yaşındayken esir tacirlerinin eline düşerek İstanbul a getirilir Daha sonra kader ona hem mutluluk hem de büyük ıstıraplar yaşatarak yolunu Mısır a düşürür Daha akıcı ve sade olması aynı zamanda yazarın tarzının da bozulmaması için titiz bir çalışmayla yayına hazırladığımız eseri beğenerek okuyacağınıza inanıyoruz

Turna Yayınları
Esirlerden ikisi on altı on yedi yaşında Kafkasya nın iki parlak güzel kızıydı Üçüncüsü tahminen sekiz dokuz yaşlarında bir küçük esirdiki saçlarıyla kaşlarının arası biraz yakınca ağzı gayet küçük yuvarlak olan omuzlarına göre beli incecik hele o siyah gözlerde zeka parıltısı sonsuz bir güzellik gösterirdi Usta bir elin çizgilerini ölçüyle çektiği fakat renk vermediği bir resimdi Zira küçücük dudakları pek renksiz bakılmamaktan saçları seyrek sefalet ve yolculuk sıkıntılarının etkisiyle rengi uçuk gözlerinin etrafı ince bir siyah daire ile çevrilmiş bakışında kafesin içine konulmuş bir kuşun ara sıra gökyüzüne bakışını andırır gibi gizli bir hüzün ve acı görülüyordu Bu küçük kızın üzerinde dar ve baştan sona ilikli bir Çerkez paltosu başında bir küçük eski kalpağı vardı Sandallar sahile yanaşarak bu kızları bir eve getirdiler Eve girdikleri zaman esircinin karısı karşılayarak Bu ikisi güzel Bu küçük kız hastalıklı bir şeye benziyor bunu buraya ölsün diye mi getirdin dedi Hacı Ömer de Biz de bunu bin liraya almadık ya Tam yüksek kaldırımdaki Mustafa Efendi hareminin istediği gibi bir küçük cevabını verdi

Müptela Yayınları
Çünkü seni seviyordum Zararı yok İlk gördüğüm zaman senin gözlerin kalbimde öldürücü yaralar açmıştı Zaten yaşayamazdım

Mercan Okul Yayınları
Samipaşazade Sezai Sergüzeşt adlı eserini Londra daki elçilik görevinden azledildiği ve edebiyat ile yoğunlaştığı 1888 de yayımlamıştır Romanda esir bir kız olan Dilberin yaşam serüveni anlatılmıştır Esaret konusunu işleyen yazar esirlerin çektiği sıkıntılara yaşadığı sorunlara dikkat çekmiştir Realist ve romantik akımların izlerini taşıyan eser roman teknikleri açısından gösterdiği gelişme ile Türk romanında önemli bir yere sahip olmuştur öte yandan Sergüzeşt Sultan II Abdülhamit döneminin de eleştirildiği bir dönem romanıdır Bu çalışmada roman günümüz okurunun zorlanmadan anlayabileceği bir yapıya büründürülmeye çalışılmıştır Kitabın baş tarafına ise romanın aynntılı incelemesi konulmuştur

Müptela Yayınevi
Çünkü seni seviyordum Zararı yok İlk gördüğüm zaman senin gözlerin kalbimde öldürücü yaralar açmıştı Zaten yaşayamazdım

Araf Yayınları
İntizara kalmadı bak iktidar Kuşe i uzlette oldum ihtiyar İntizarım hep vatan ikbalidir Kaldı bir düşman elinde tarumar Bu vatanda gördüğüm her gün benim Ah u efgan ile hal i intizar Karşı durdum lütfuna tehdidine Mertlikle işte ettim iştihar Samipaşazade Sezai

İstek
Sergüzeşt Samipaşazade Sezai nin acıklı bir aşk hikâyesi üzerinden kölelik ve özgürlük konularını işlediği romanıdır Yazar bu eserinde kölelik kurumunu Osmanlı burjuvazisini ve insanın kendisinin değil ait olduğu sosyal sınıfın önemsenmesini eleştirerek insanların eşit olduğu fikrini savunur Psikolojik analiz mekân anlatımı ve betimleme açısından güçlü bir roman olan Sergüzeşt Tanzimat dönemi edebiyatında romantizmden realizme geçişin en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir Yıldızlar karanlık içinde parladığı gibi fakirlik ve sefalet içinde de saflık ve ulvilikle parlayan ruhlar yok mudur Bir kalp sevmek için mutlak servete asalete mi muhtaçtır Bence en doğru ikbal ruhun göründüğü iki güzel göz en büyük servet kalbin duygularını gösteren gül renginde dudaklardan akseden tebessümdür Güzellikten büyük asalet kalp saflığından büyük servet mi olur Tanıtım Bülteninden

İstek Yayınları
Sergüzeşt Samipaşazade Sezai nin acıklı bir aşk hikayesi üzerinden kölelik ve özgürlük konularını işlediği romanıdır Yazar bu eserinde kölelik kurumunu Osmanlı burjuvazisini ve insanın kendisinin değil ait olduğu sosyal sınıfın önemsenmesini eleştirerek insanların eşit olduğu fikrini savunur Psikolojik analiz mekan anlatımı ve betimleme açısından güçlü bir roman olan Sergüzeşt Tanzimat dönemi edebiyatında romantizmden realizme geçişin en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir Yıldızlar karanlık içinde parladığı gibi fakirlik ve sefalet içinde de saflık ve ulvilikle parlayan ruhlar yok mudur Bir kalp sevmek için mutlak servete asalete mi muhtaçtır Bence en doğru ikbal ruhun göründüğü iki güzel göz en büyük servet kalbin duygularını gösteren gül renginde dudaklardan akseden tebessümdür Güzellikten büyük asalet kalp saflığından büyük servet mi olur

Mercan Okul Yayınları
Samipaşazade Sezai Sergüzeşt adlı eserini Londra daki elçilik görevinden azledildiği ve edebiyat ile yoğunlaştığı 1888 de yayımlamıştır Romanda esir bir kız olan Dilberin yaşam serüveni anlatılmıştır Esaret konusunu işleyen yazar esirlerin çektiği sıkıntılara yaşadığı sorunlara dikkat çekmiştir Realist ve romantik akımların izlerini taşıyan eser roman teknikleri açısından gösterdiği gelişme ile Türk romanında önemli bir yere sahip olmuştur öte yandan Sergüzeşt Sultan II Abdülhamit döneminin de eleştirildiği bir dönem romanıdır Bu çalışmada roman günümüz okurunun zorlanmadan anlayabileceği bir yapıya büründürülmeye çalışılmıştır Kitabın baş tarafına ise romanın aynntılı incelemesi konulmuştur

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı Murat Küçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz Samipaşazade Sezai 1859 1936 İstanbul da doğan Sezai nin çocukluk ve ilkgençlik yılları Maarif nazırlığı da yapmış olan babası Sami Paşa nın Taşkasap taki büyük konağında geçer Bu konak dönemin meşhur fikir adamlarına yazar ve şairlerine ev sahipliği yapan önemli bir buluşma noktasıdır Sezai burada pek çok yazar ve şairle tanışır Özel hocalardan Arapça Farsça ve Fransızca dersleri alır Gençlik yıllarında oldukça etkilendiği Namık Kemal ve yakın dostu Abdülhak Hamit in yenilikçi düşüncelerini benimseyen Sezai 1880 de Londra Sefareti ne ikinci kâtip olarak atanır Burada Batı edebiyatını özellikle Shakespeare in eserlerini inceleme imkânı bulur Londra da geçirdiği bu zaman onun düşünce dünyasını ve edebi ufkunu genişletir 1901 e kadar İstanbul da Hariciye Nezareti nde muavinlik görevini sürdürür İstanbul da geçirdiği 1886 1901 yıllarında Sergüzeşt i Küçük Şeyler i ve Rumûzü l Edeb i yayımlar İstanbul un alafranga dünyasına yönelik ilk köklü saptamalar onun eserlerinde belirir Sergüzeşt te esirlik ve özgürlük kavramlarını işlemesi hükümetin takip çemberine girmesine neden olur ve 1901 de Paris e kaçar burada Jön Türkler e katılır Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai nin seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

İstek Yayınları
Sergüzeşt Samipaşazade Sezai nin acıklı bir aşk hikâyesi üzerinden kölelik ve özgürlük konularını işlediği romanıdır Yazar bu eserinde kölelik kurumunu Osmanlı burjuvazisini ve insanın kendisinin değil ait olduğu sosyal sınıfın önemsenmesini eleştirerek insanların eşit olduğu fikrini savunur Psikolojik analiz mekân anlatımı ve betimleme açısından güçlü bir roman olan Sergüzeşt Tanzimat dönemi edebiyatında romantizmden realizme geçişin en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir Yıldızlar karanlık içinde parladığı gibi fakirlik ve sefalet içinde de saflık ve ulvilikle parlayan ruhlar yok mudur Bir kalp sevmek için mutlak servete asalete mi muhtaçtır Bence en doğru ikbal ruhun göründüğü iki güzel göz en büyük servet kalbin duygularını gösteren gül renginde dudaklardan akseden tebessümdür Güzellikten büyük asalet kalp saflığından büyük servet mi olur

Müptela Yayınları
çev. Demet Çakıcı
Çünkü seni seviyordum Zararı yok İlk gördüğüm zaman senin gözlerin kalbimde öldürücü yaralar açmıştı Zaten yaşayamazdım

MÜPTELA YAYINLARI
Çünkü seni seviyordum Zararı yok İlk gördüğüm zaman senin gözlerin kalbimde öldürücü yaralar açmıştı Zaten yaşayamazdım

İş Bankası Kültür Yayınları
Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı Murat Küçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz Samipaşazade Sezai 1859 1936 İstanbul da doğan Sezai nin çocukluk ve ilkgençlik yılları Maarif nazırlığı da yapmış olan babası Sami Paşa nın Taşkasap taki büyük konağında geçer Bu konak dönemin meşhur fikir adamlarına yazar ve şairlerine ev sahipliği yapan önemli bir buluşma noktasıdır Sezai burada pek çok yazar ve şairle tanışır Özel hocalardan Arapça Farsça ve Fransızca dersleri alır Gençlik yıllarında oldukça etkilendiği Namık Kemal ve yakın dostu Abdülhak Hamit in yenilikçi düşüncelerini benimseyen Sezai 1880 de Londra Sefareti ne ikinci kâtip olarak atanır Burada Batı edebiyatını özellikle Shakespeare in eserlerini inceleme imkânı bulur Londra da geçirdiği bu zaman onun düşünce dünyasını ve edebi ufkunu genişletir 1901 e kadar İstanbul da Hariciye Nezareti nde muavinlik görevini sürdürür İstanbul da geçirdiği 1886 1901 yıllarında Sergüzeşt i Küçük Şeyler i ve Rumûzü l Edeb i yayımlar İstanbul un alafranga dünyasına yönelik ilk köklü saptamalar onun eserlerinde belirir Sergüzeşt te esirlik ve özgürlük kavramlarını işlemesi hükümetin takip çemberine girmesine neden olur ve 1901 de Paris e kaçar burada Jön Türkler e katılır Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai nin seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

İş Bankası Kültür Yayınları
Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı Murat Küçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz Samipaşazade Sezai 1859 1936 İstanbul da doğan Sezai nin çocukluk ve ilkgençlik yılları Maarif nazırlığı da yapmış olan babası Sami Paşa nın Taşkasap taki büyük konağında geçer Bu konak dönemin meşhur fikir adamlarına yazar ve şairlerine ev sahipliği yapan önemli bir buluşma noktasıdır Sezai burada pek çok yazar ve şairle tanışır Özel hocalardan Arapça Farsça ve Fransızca dersleri alır Gençlik yıllarında oldukça etkilendiği Namık Kemal ve yakın dostu Abdülhak Hamit in yenilikçi düşüncelerini benimseyen Sezai 1880 de Londra Sefareti ne ikinci kâtip olarak atanır Burada Batı edebiyatını özellikle Shakespeare in eserlerini inceleme imkânı bulur Londra da geçirdiği bu zaman onun düşünce dünyasını ve edebi ufkunu genişletir 1901 e kadar İstanbul da Hariciye Nezareti nde muavinlik görevini sürdürür İstanbul da geçirdiği 1886 1901 yıllarında Sergüzeşt i Küçük Şeyler i ve Rumûzü l Edeb i yayımlar İstanbul un alafranga dünyasına yönelik ilk köklü saptamalar onun eserlerinde belirir Sergüzeşt te esirlik ve özgürlük kavramlarını işlemesi hükümetin takip çemberine girmesine neden olur ve 1901 de Paris e kaçar burada Jön Türkler e katılır Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai nin seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

Turna Yayıncılık
Esirlerden ikisi on altı on yedi yaşında Kafkasya nın iki parlak güzel kızıydı Üçüncüsü tahminen sekiz dokuz yaşlarında bir küçük esirdiki saçlarıyla kaşlarının arası biraz yakınca ağzı gayet küçük yuvarlak olan omuzlarına göre beli incecik hele o siyah gözlerde zeka parıltısı sonsuz bir güzellik gösterirdi Usta bir elin çizgilerini ölçüyle çektiği fakat renk vermediği bir resimdi Zira küçücük dudakları pek renksiz bakılmamaktan saçları seyrek sefalet ve yolculuk sıkıntılarının etkisiyle rengi uçuk gözlerinin etrafı ince bir siyah daire ile çevrilmiş bakışında kafesin içine konulmuş bir kuşun ara sıra gökyüzüne bakışını andırır gibi gizli bir hüzün ve acı görülüyordu Bu küçük kızın üzerinde dar ve baştan sona ilikli bir Çerkez paltosu başında bir küçük eski kalpağı vardı Sandallar sahile yanaşarak bu kızları bir eve getirdiler Eve girdikleri zaman esircinin karısı karşılayarak Bu ikisi güzel Bu küçük kız hastalıklı bir şeye benziyor bunu buraya ölsün diye mi getirdin dedi Hacı Ömer de Biz de bunu bin liraya almadık ya Tam yüksek kaldırımdaki Mustafa Efendi hareminin istediği gibi bir küçük cevabını verdi

Mavi Çatı Yayınları
Sami Paşazade Sezai tarafından kaleme alınan Sergüzeşt Mavi Çatı Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sergüzeşt Sami Paşazade Sezai Kitap Özeti Samipaşa Sezai 1860 1936 İstanbulda doğdu Çeşitli Ülkelerde büyükelçi olarak görevalmıştır Mesleği gereği Ingiliz ve Fransız Edabiyatlarını yakından öğrendi Önemli eseri olan sergüzeşt 1888 yılında yayınlandıgında işlediği tema nedeniyle saray ve çevresini oldukça rahatsız etmiştir Bir aşk romanı olan Sergüzeşt 1880 yıllarının hayat tarzından ve günlük yaşantısından önemli kesitler sunarken esaret ve hürriyet kavramlarının bir kez daha sorgulanmasını ister bizden Sergüzeştte esir çerkez kızı Dilberle zengin konağın sahibi Celal Beyarasında çok kısa bir zamanda başlayan ve biten aşkın izleri görülür Yazar insan ruhunun çaresizlik karşısında takındığı tavrın doğal davranışlarını güçlü bir duygusal düzlemde okuyucuya başarılı bir şekilde aktarmıştır O dönemde geçerli olan fedakarlık güven dürüstlük ve vatan sevgisi gibi kavramların sancılı göreceliğinin neden olduğu haksızlığa dikkat çeker Roman küçük esir bir kızın tertemiz aşkını tutkulu bir biçimde işlerken özellikle aşkın karşı konulmaz yüceliğini anlatması bakımından da tüm dikkatleri üzerinde topluyor Yayınevi Mavi Çatı Yayınları Yazar Sami Paşazade Sezai Sayfa 96 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Barkod 9786059372114 Kategori Edebiyat Kitapları Roman Yerli Yabancı Seç Al 10 Kitap 350TL

İş Bankası Kültür Yayınları
Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı MuratKüçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz Tanıtım Bülteninden

çev. Hacer Er
Sergüzeşt Günümüz Türkçesiyle Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı Murat Küçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz Samipaşazade Sezai 1859 1936 İstanbul da doğan Sezai nin çocukluk ve ilkgençlik yılları Maarif nazırlığı da yapmış olan babası Sami Paşa nın Taşkasap taki büyük konağında geçer Bu konak dönemin meşhur fikir adamlarına yazar ve şairlerine ev sahipliği yapan önemli bir buluşma noktasıdır Sezai burada pek çok yazar ve şairle tanışır Özel hocalardan Arapça Farsça ve Fransızca dersleri alır Gençlik yıllarında oldukça etkilendiği Namık Kemal ve yakın dostu Abdülhak Hamit in yenilikçi düşüncelerini benimseyen Sezai 1880 de Londra Sefareti ne ikinci kâtip olarak atanır Burada Batı edebiyatını özellikle Shakespeare in eserlerini inceleme imkânı bulur Londra da geçirdiği bu zaman onun düşünce dünyasını ve edebi ufkunu genişletir 1901 e kadar İstanbul da Hariciye Nezareti nde muavinlik görevini sürdürür İstanbul da geçirdiği 1886 1901 yıllarında Sergüzeşt i Küçük Şeyler i ve Rumûzü l Edeb i yayımlar İstanbul un alafranga dünyasına yönelik ilk köklü saptamalar onun eserlerinde belirir Sergüzeşt te esirlik ve özgürlük kavramlarını işlemesi hükümetin takip çemberine girmesine neden olur ve 1901 de Paris e kaçar burada Jön Türkler e katılır Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai nin seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz Yazar Samipaşazade Sezai Sayfa Sayısı 112 Çeviri Hacer Er Ebat 12X20 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Nisan 2023 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Kaldırım
Kafkasya dan başlayarak Mısır a kadar uzanan bir esaret hikayesini anlatan Sergüzeşt Tanzimat dönemi düşünce sistemini ve kölelik kurumunu eleştiren bir üsluba sahiptir Romanın yazarı Samipaşazâde Sezai Dilber in hüzün dolu sergüzeştini sevgilisi Celâl Beyin Dilber e kavuşmak yaptıklarını her ağlayan insanı sevgilisi sanmasını ve Dilber in Mısır da kapatıldığı yerden kendisini içten içe seven harem ağası Cevher tarafından kurtarılmasını oldukça akıcı ve etkileyici bir üslupla anlatır Hayatı boyunca satılan ezilen oradan oraya bir eşya misali götürülen Dilber in hikayesiyle aslında insanın hayvan gibi alınıp satılamayacağı esir dahi olsa her insanın duyguları hayalleri ve en önemlisi de bir kalbi olduğu Osmanlının batılılaşmış burjuva sınıfının eleştirili esaret kurumuna bakış açısı ve yaşlı kuşakla genç kuşağın çatışması anlatılmaktadır Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 112 Baskı Yılı 2014 Dili Türkçe Yayınevi Kaldırım

Mercan Okul Yayınları
Samipaşazade Sezai Sergüzeşt adlı eserini Londra daki elçilik görevinden azledildiği ve edebiyat ile yoğunlaştığı 1888 de yayımlamıştır Romanda esir bir kız olan Dilberin yaşam serüveni anlatılmıştır Esaret konusunu işleyen yazar esirlerin çektiği sıkıntılara yaşadığı sorunlara dikkat çekmiştir Realist ve romantik akımların izlerini taşıyan eser roman teknikleri açısından gösterdiği gelişme ile Türk romanında önemli bir yere sahip olmuştur öte yandan Sergüzeşt Sultan II Abdülhamit döneminin de eleştirildiği bir dönem romanıdır Bu çalışmada roman günümüz okurunun zorlanmadan anlayabileceği bir yapıya büründürülmeye çalışılmıştır Kitabın baş tarafına ise romanın aynntılı incelemesi konulmuştur

Sergüzeşt Günümüz Türkçesiyle E Kitap

Kaldırım Yayınları
Kafkasya dan başlayarak Mısır a kadar uzanan bir esaret hikayesini anlatan Sergüzeşt Tanzimat dönemi düşünce sistemini ve kölelik kurumunu eleştiren bir üsluba sahiptir Romanın yazarı Samipaşazâde Sezai Dilber in hüzün dolu sergüzeştini sevgilisi Celâl Beyin Dilber e kavuşmak yaptıklarını her ağlayan insanı sevgilisi sanmasını ve Dilber in Mısır da kapatıldığı yerden kendisini içten içe seven harem ağası Cevher tarafından kurtarılmasını oldukça akıcı ve etkileyici bir üslupla anlatır Hayatı boyunca satılan ezilen oradan oraya bir eşya misali götürülen Dilber in hikayesiyle aslında insanın hayvan gibi alınıp satılamayacağı esir dahi olsa her insanın duyguları hayalleri ve en önemlisi de bir kalbi olduğu Osmanlının batılılaşmış burjuva sınıfının eleştirili esaret kurumuna bakış açısı ve yaşlı kuşakla genç kuşağın çatışması anlatılmaktadır

TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
çev. Salih Bora
Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı Murat Küçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz Samipaşazade Sezai 1859 1936 İstanbul da doğan Sezai nin çocukluk ve ilkgençlik yılları Maarif nazırlığı da yapmış olan babası Sami Paşa nın Taşkasap taki büyük konağında geçer Bu konak dönemin meşhur fikir adamlarına yazar ve şairlerine ev sahipliği yapan önemli bir buluşma noktasıdır Sezai burada pek çok yazar ve şairle tanışır Özel hocalardan Arapça Farsça ve Fransızca dersleri alır Gençlik yıllarında oldukça etkilendiği Namık Kemal ve yakın dostu Abdülhak Hamit in yenilikçi düşüncelerini benimseyen Sezai 1880 de Londra Sefareti ne ikinci kâtip olarak atanır Burada Batı edebiyatını özellikle Shakespeare in eserlerini inceleme imkânı bulur Londra da geçirdiği bu zaman onun düşünce dünyasını ve edebi ufkunu genişletir 1901 e kadar İstanbul da Hariciye Nezareti nde muavinlik görevini sürdürür İstanbul da geçirdiği 1886 1901 yıllarında Sergüzeşt i Küçük Şeyler i ve Rumûzü l Edeb i yayımlar İstanbul un alafranga dünyasına yönelik ilk köklü saptamalar onun eserlerinde belirir Sergüzeşt te esirlik ve özgürlük kavramlarını işlemesi hükümetin takip çemberine girmesine neden olur ve 1901 de Paris e kaçar burada Jön Türkler e katılır Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai nin seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

Müptela Yayınları
çev. Çakıcı, Demet
Çünkü seni seviyordum Zararı yok İlk gördüğüm zaman senin gözlerin kalbimde öldürücü yaralar açmıştı Zaten yaşayamazdım

Mercan Okul Yayınları
Samipaşazade Sezai Sergüzeşt adlı eserini Londra daki elçilik görevinden azledildiği ve edebiyat ile yoğunlaştığı 1888 de yayımlamıştır Romanda esir bir kız olan Dilberin yaşam serüveni anlatılmıştır Esaret konusunu işleyen yazar esirlerin çektiği sıkıntılara yaşadığı sorunlara dikkat çekmiştir Realist ve romantik akımların izlerini taşıyan eser roman teknikleri açısından gösterdiği gelişme ile Türk romanında önemli bir yere sahip olmuştur öte yandan Sergüzeşt Sultan II Abdülhamit döneminin de eleştirildiği bir dönem romanıdır Bu çalışmada roman günümüz okurunun zorlanmadan anlayabileceği bir yapıya büründürülmeye çalışılmıştır Kitabın baş tarafına ise romanın aynntılı incelemesi konulmuştur

Mühür Kitaplığı

İş Bankası Kültür Yayınları
Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı Murat Küçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz Samipaşazade Sezai 1859 1936 İstanbul da doğan Sezai nin çocukluk ve ilkgençlik yılları Maarif nazırlığı da yapmış olan babası Sami Paşa nın Taşkasap taki büyük konağında geçer Bu konak dönemin meşhur fikir adamlarına yazar ve şairlerine ev sahipliği yapan önemli bir buluşma noktasıdır Sezai burada pek çok yazar ve şairle tanışır Özel hocalardan Arapça Farsça ve Fransızca dersleri alır Gençlik yıllarında oldukça etkilendiği Namık Kemal ve yakın dostu Abdülhak Hamit in yenilikçi düşüncelerini benimseyen Sezai 1880 de Londra Sefareti ne ikinci kâtip olarak atanır Burada Batı edebiyatını özellikle Shakespeare in eserlerini inceleme imkânı bulur Londra da geçirdiği bu zaman onun düşünce dünyasını ve edebi ufkunu genişletir 1901 e kadar İstanbul da Hariciye Nezareti nde muavinlik görevini sürdürür İstanbul da geçirdiği 1886 1901 yıllarında Sergüzeşt i Küçük Şeyler i ve Rumûzü l Edeb i yayımlar İstanbul un alafranga dünyasına yönelik ilk köklü saptamalar onun eserlerinde belirir Sergüzeşt te esirlik ve özgürlük kavramlarını işlemesi hükümetin takip çemberine girmesine neden olur ve 1901 de Paris e kaçar burada Jön Türkler e katılır Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade

İş Bankası Kültür Yayınları
Sergüzeşt Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı Murat Küçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz Samipaşazade Sezai 1859 1936 İstanbul da doğan Sezai nin çocukluk ve ilkgençlik yılları Maarif nazırlığı da yapmış olan babası Sami Paşa nın Taşkasap taki büyük konağında geçer Bu konak dönemin meşhur fikir adamlarına yazar ve şairlerine ev sahipliği yapan önemli bir buluşma noktasıdır Sezai burada pek çok yazar ve şairle tanışır Özel hocalardan Arapça Farsça ve Fransızca dersleri alır Gençlik yıllarında oldukça etkilendiği Namık Kemal ve yakın dostu Abdülhak Hamit in yenilikçi düşüncelerini benimseyen Sezai 1880 de Londra Sefareti ne ikinci kâtip olarak atanır Burada Batı edebiyatını özellikle Shakespeare in eserlerini inceleme imkânı bulur Londra da geçirdiği bu zaman onun düşünce dünyasını ve edebi ufkunu genişletir 1901 e kadar İstanbul da Hariciye Nezareti nde muavinlik görevini sürdürür İstanbul da geçirdiği 1886 1901 yıllarında Sergüzeşt i Küçük Şeyler i ve Rumûzü l Edeb i yayımlar İstanbul un alafranga dünyasına yönelik ilk köklü saptamalar onun eserlerinde belirir Sergüzeşt te esirlik ve özgürlük kavramlarını işlemesi hükümetin takip çemberine girmesine neden olur ve 1901 de Paris e kaçar burada Jön Türkler e katılır Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai nin seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

Kaldırım Yayınları
Kafkasya dan başlayarak Mısır a kadar uzanan bir esaret hikayesini anlatan Sergüzeşt Tanzimat dönemi düşünce sistemini ve kölelik kurumunu eleştiren bir üsluba sahiptir Romanın yazarı Samipaşazâde Sezai Dilber in hüzün dolu sergüzeştini sevgilisi Celâl Beyin Dilber e kavuşmak yaptıklarını her ağlayan insanı sevgilisi sanmasını ve Dilber in Mısır da kapatıldığı yerden kendisini içten içe seven harem ağası Cevher tarafından kurtarılmasını oldukça akıcı ve etkileyici bir üslupla anlatır Hayatı boyunca satılan ezilen oradan oraya bir eşya misali götürülen Dilber in hikayesiyle aslında insanın hayvan gibi alınıp satılamayacağı esir dahi olsa her insanın duyguları hayalleri ve en önemlisi de bir kalbi olduğu Osmanlının batılılaşmış burjuva sınıfının eleştirili esaret kurumuna bakış açısı ve yaşlı kuşakla genç kuşağın çatışması anlatılmaktadır

Maviçatı Yayınları
Samipaşa Sezai 1860 1936 İstanbul da doğdu Çeşitli Ülkelerde büyükelçi olarak görevalmıştır Mesleği gereği Ingiliz ve Fransız Edabiyatlarını yakından öğrendi Önemli eseri olan sergüzeşt 1888 yılında yayınlandıgında işlediği tema nedeniyle saray ve çevresini oldukça rahatsız etmiştir Bir aşk romanı olan Sergüzeşt 1880 yıllarının hayat tarzından ve günlük yaşantısından önemli kesitler sunarken esaret ve hürriyet kavramlarının bir kez daha sorgulanmasını ister bizden Sergüzeşt te esir çerkez kızı Dilber le zengin konağın sahibi Celal Beyarasında çok kısa bir zamanda başlayan ve biten aşkın izleri görülür Yazar insan ruhunun çaresizlik karşısında takındığı tavrın doğal davranışlarını güçlü bir duygusal düzlemde okuyucuya başarılı bir şekilde aktarmıştır O dönemde geçerli olan fedakarlık güven dürüstlük ve vatan sevgisi gibi kavramların sancılı göreceliğinin neden olduğu haksızlığa dikkat çeker

Müptela Yayınları
Samipaşazade Sezai tarafından kaleme alınan Sergüzeşt Müptela Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sergüzeşt Samipaşazade Sezai Kitap Özeti Çünkü seni seviyordum Zararı yok İlk gördüğüm zaman senin gözlerin kalbimde öldürücü yaralar açmıştı Zaten yaşayamazdım Yayınevi Müptela Yayınları Yazar Samipaşazade Sezai Sayfa 104 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2019 Barkod 9786052006818 Kategori Edebiyat Kitapları Roman

İstek Yayınları
Sergüzeşt Samipaşazade Sezai nin acıklı bir aşk hikâyesi üzerinden kölelik ve özgürlük konularını işlediği romanıdır Yazar bu eserinde kölelik kurumunu Osmanlı burjuvazisini ve insanın kendisinin değil ait olduğu sosyal sınıfın önemsenmesini eleştirerek insanların eşit olduğu fikrini savunur Psikolojik analiz mekân anlatımı ve betimleme açısından güçlü bir roman olan Sergüzeşt Tanzimat dönemi edebiyatında romantizmden realizme geçişin en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir Yıldızlar karanlık içinde parladığı gibi fakirlik ve sefalet içinde de saflık ve ulvilikle parlayan ruhlar yok mudur Bir kalp sevmek için mutlak servete asalete mi muhtaçtır Bence en doğru ikbal ruhun göründüğü iki güzel göz en büyük servet kalbin duygularını gösteren gül renginde dudaklardan akseden tebessümdür Güzellikten büyük asalet kalp saflığından büyük servet mi olur

İŞ BANKASI KÜLTÜR YAY.
Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı Murat Küçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz Samipaşazade Sezai 1859 1936 İstanbul da doğan Sezai nin çocukluk ve ilkgençlik yılları Maarif nazırlığı da yapmış olan babası Sami Paşa nın Taşkasap taki büyük konağında geçer Bu konak dönemin meşhur fikir adamlarına yazar ve şairlerine ev sahipliği yapan önemli bir buluşma noktasıdır Sezai burada pek çok yazar ve şairle tanışır Özel hocalardan Arapça Farsça ve Fransızca dersleri alır Gençlik yıllarında oldukça etkilendiği Namık Kemal ve yakın dostu Abdülhak Hamit in yenilikçi düşüncelerini benimseyen Sezai 1880 de Londra Sefareti ne ikinci kâtip olarak atanır Burada Batı edebiyatını özellikle Shakespeare in eserlerini inceleme imkânı bulur Londra da geçirdiği bu zaman onun düşünce dünyasını ve edebi ufkunu genişletir 1901 e kadar İstanbul da Hariciye Nezareti nde muavinlik görevini sürdürür İstanbul da geçirdiği 1886 1901 yıllarında Sergüzeşt i Küçük Şeyler i ve Rumûzü l Edeb i yayımlar İstanbul un alafranga dünyasına yönelik ilk köklü saptamalar onun eserlerinde belirir Sergüzeşt te esirlik ve özgürlük kavramlarını işlemesi hükümetin takip çemberine girmesine neden olur ve 1901 de Paris e kaçar burada Jön Türkler e katılır Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai nin seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz Tanıtım Bülteninden Yayınevi İŞ BANKASI KÜLTÜR YAY Yazar SAMİ PAŞAZADE SEZAİ Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 112 SAYFA Yıl 2019

İş Bankası Kültür Yayınları
Samipaşazade Sezai tarafından kaleme alınan Sergüzeşt Günümüz Türkçesiyle İş Bankası Kültür Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sergüzeşt Günümüz Türkçesiyle Samipaşazade Sezai Kitap Özeti Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı Murat Küçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz Samipaşazade Sezai 1859 1936 İstanbul da doğan Sezai nin çocukluk ve ilkgençlik yılları Maarif nazırlığı da yapmış olan babası Sami Paşa nın Taşkasap taki büyük konağında geçer Bu konak dönemin meşhur fikir adamlarına yazar ve şairlerine ev sahipliği yapan önemli bir buluşma noktasıdır Sezai burada pek çok yazar ve şairle tanışır Özel hocalardan Arapça Farsça ve Fransızca dersleri alır Gençlik yıllarında oldukça etkilendiği Namık Kemal ve yakın dostu Abdülhak Hamit in yenilikçi düşüncelerini benimseyen Sezai 1880 de Londra Sefareti ne ikinci kâtip olarak atanır Burada Batı edebiyatını özellikle Shakespeare in eserlerini inceleme imkânı bulur Londra da geçirdiği bu zaman onun düşünce dünyasını ve edebi ufkunu genişletir 1901 e kadar İstanbul da Hariciye Nezareti nde muavinlik görevini sürdürür İstanbul da geçirdiği 1886 1901 yıllarında Sergüzeşt i Küçük Şeyler i ve Rumûzü l Edeb i yayımlar İstanbul un alafranga dünyasına yönelik ilk köklü saptamalar onun eserlerinde belirir Sergüzeşt te esirlik ve özgürlük kavramlarını işlemesi hükümetin takip çemberine girmesine neden olur ve 1901 de Paris e kaçar burada Jön Türkler e katılır Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai nin seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz Yayınevi İş Bankası Kültür Yayınları Yazar Samipaşazade Sezai Sayfa 112 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x20 50 cm Basım Yılı Ağustos 2025 Barkod 9786052958896 Kategori Roman

Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı Murat Küçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz

İş Bankası Kültür Yayınları
Sergüzeşt İş Bankası Kültür YayınlarıYAZAR Samipaşazade Sezai SAYFA SAYISI 112EBAT 13 20 Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı Murat Küçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz Samipaşazade Sezai 1859 1936 İstanbul da doğan Sezai nin çocukluk ve ilkgençlik yılları Maarif nazırlığı da yapmış olan babası Sami Paşa nın Taşkasap taki büyük konağında geçer Bu konak dönemin meşhur fikir adamlarına yazar ve şairlerine ev sahipliği yapan önemli bir buluşma noktasıdır Sezai burada pek çok yazar ve şairle tanışır Özel hocalardan Arapça Farsça ve Fransızca dersleri alır Gençlik yıllarında oldukça etkilendiği Namık Kemal ve yakın dostu Abdülhak Hamit in yenilikçi düşüncelerini benimseyen Sezai 1880 de Londra Sefareti ne ikinci kâtip olarak atanır Burada Batı edebiyatını özellikle Shakespeare in eserlerini inceleme imkânı bulur Londra da geçirdiği bu zaman onun düşünce dünyasını ve edebi ufkunu genişletir 1901 e kadar İstanbul da Hariciye Nezareti nde muavinlik görevini sürdürür İstanbul da geçirdiği 1886 1901 yıllarında Sergüzeşt i Küçük Şeyler i ve Rumûzü l Edeb i yayımlar İstanbul un alafranga dünyasına yönelik ilk köklü saptamalar onun eserlerinde belirir Sergüzeşt te esirlik ve özgürlük kavramlarını işlemesi hükümetin takip çemberine girmesine neden olur ve 1901 de Paris e kaçar burada Jön Türkler e katılır Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai nin seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

AKÇAĞ YAYINLARI
Yazar Sergüzeşt adlı romanı hangi şartlarda yazdığını kendi üslûbuyla şöyle açıklıyor 1890 Otuz üç sene sabah olmak bilmeyen ufuklarında en küçük bir şafak ışığı bile görünmeyen uzun bir gece O gece doğan tek tük yıldızlar ülkelerini terk ederek gurbet illerinin hicranlı ufuklarında sönüyordu Kalanlar da vatan semalarında bir müddet parladıktan sonra baskı yönetiminin tutuşturduğu volkanlardan yükselen siyah dumanlara gömülüyordu O devirde bir fikirka rmaşası fertlerden topluma toplumdan memleket köşelerine ve oradan da bütün vatana yayılarak düşüncelerin suskun ve durgun cereyanların kaynağını yok ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için vatanın hiçbir yerinde rahat bir köşede yoktu Bu durumlar ve çevrenin etkisi altında geçirdiğim şiddetli yakıcı ve harap olmuş bir hayat içinde yazıhanemin önünde ilham perisinin gelişini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini duyar penceremden onların beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek son vermiştim

Akçağ Yayınları
Sergüzeşt Sadeleştirilmiş Metin Sayfa Sayısı 112 Baskı Yılı 2006 Dili Türkçe Yayınevi Akçağ Yayınları

Metropol Yayıncılık
Sayfa Sayısı 144 Baskı Yılı 2005 Dili Türkçe Yayınevi Metropol Yayıncılık

Müptela Yayınları
Çünkü seni seviyordum Zararı yok İlk gördüğüm zaman senin gözlerin kalbimde öldürücü yaralar açmıştı Zaten yaşayamazdım

Ema Kitap
SERGÜZEŞT SAMİPAŞAZÂDE SEZÂİ Samipaşazâde Sezâi nin bu eserinin konusu esaret tir Evinden yurdundan annesinin sevgi dolu şefkatli kollarından acımasızca koparılarak esir pazarında satılan ve hayatı âdeta bir zindana dönen küçük Çerkez kızı Dilber in acı dolu hayatını konu alır Türk edebiyatında romantizmden realizme geçiş eseri olarak kabul edilir Roman halkı eğitmeyi köhnemiş kurumları ve düşünceleri değiştirmeyi amaçlayan Tanzimat dönemi düşünce sisteminin kölelik kurumuna yönelttiği toplumsal bir eleştiridir

Mercan Okul Yayınları
Samipaşazade Sezai Sergüzeşt adlı eserini Londra daki elçilik görevinden azledildiği ve edebiyat ile yoğunlaştığı 1888 de yayımlamıştır Romanda esir bir kız olan Dilberin yaşam serüveni anlatılmıştır Esaret konusunu işleyen yazar esirlerin çektiği sıkıntılara yaşadığı sorunlara dikkat çekmiştir Realist ve romantik akımların izlerini taşıyan eser roman teknikleri açısından gösterdiği gelişme ile Türk romanında önemli bir yere sahip olmuştur öte yandan Sergüzeşt Sultan II Abdülhamit döneminin de eleştirildiği bir dönem romanıdır Bu çalışmada roman günümüz okurunun zorlanmadan anlayabileceği bir yapıya büründürülmeye çalışılmıştır Kitabın baş tarafına ise romanın aynntılı incelemesi konulmuştur

İş Bankası
çev. Bora, Salih
Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı Murat Küçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz Samipaşazade Sezai 1859 1936 İstanbul da doğan Sezai nin çocukluk ve ilkgençlik yılları Maarif nazırlığı da yapmış olan babası Sami Paşa nın Taşkasap taki büyük konağında geçer Bu konak dönemin meşhur fikir adamlarına yazar ve şairlerine ev sahipliği yapan önemli bir buluşma noktasıdır Sezai burada pek çok yazar ve şairle tanışır Özel hocalardan Arapça Farsça ve Fransızca dersleri alır Gençlik yıllarında oldukça etkilendiği Namık Kemal ve yakın dostu Abdülhak Hamit in yenilikçi düşüncelerini benimseyen Sezai 1880 de Londra Sefareti ne ikinci kâtip olarak atanır Burada Batı edebiyatını özellikle Shakespeare in eserlerini inceleme imkânı bulur Londra da geçirdiği bu zaman onun düşünce dünyasını ve edebi ufkunu genişletir 1901 e kadar İstanbul da Hariciye Nezareti nde muavinlik görevini sürdürür İstanbul da geçirdiği 1886 1901 yıllarında Sergüzeşt i Küçük Şeyler i ve Rumûzü l Edeb i yayımlar İstanbul un alafranga dünyasına yönelik ilk köklü saptamalar onun eserlerinde belirir Sergüzeşt te esirlik ve özgürlük kavramlarını işlemesi hükümetin takip çemberine girmesine neden olur ve 1901 de Paris e kaçar burada Jön Türkler e katılır Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai nin seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

Ema Kitap
SERGÜZEŞT SAMİPAŞAZÂDE SEZÂİ Samipaşazâde Sezâi nin bu eserinin konusu esaret tir Evinden yurdundan annesinin sevgi dolu şefkatli kollarından acımasızca koparılarak esir pazarında satılan ve hayatı âdeta bir zindana dönen küçük Çerkez kızı Dilber in acı dolu hayatını konu alır Türk edebiyatında romantizmden realizme geçiş eseri olarak kabul edilir Roman halkı eğitmeyi köhnemiş kurumları ve düşünceleri değiştirmeyi amaçlayan Tanzimat dönemi düşünce sisteminin kölelik kurumuna yönelttiği toplumsal bir eleştiridir

Kaldırım Yayınları
Kafkasya dan başlayarak Mısır a kadar uzanan bir esaret hikayesini anlatan Sergüzeşt Tanzimat dönemi düşünce sistemini ve kölelik kurumunu eleştiren bir üsluba sahiptir Romanın yazarı Samipaşazâde Sezai Dilber in hüzün dolu sergüzeştini sevgilisi Celâl Beyin Dilber e kavuşmak yaptıklarını her ağlayan insanı sevgilisi sanmasını ve Dilber in Mısır da kapatıldığı yerden kendisini içten içe seven harem ağası Cevher tarafından kurtarılmasını oldukça akıcı ve etkileyici bir üslupla anlatır Hayatı boyunca satılan ezilen oradan oraya bir eşya misali götürülen Dilber in hikayesiyle aslında insanın hayvan gibi alınıp satılamayacağı esir dahi olsa her insanın duyguları hayalleri ve en önemlisi de bir kalbi olduğu Osmanlının batılılaşmış burjuva sınıfının eleştirili esaret kurumuna bakış açısı ve yaşlı kuşakla genç kuşağın çatışması anlatılmaktadır

Mavi Çatı Yayınları
Samipaşa Sezai 1860 1936 İstanbul da doğdu Çeşitli Ülkelerde büyükelçi olarak görevalmıştır Mesleği gereği Ingiliz ve Fransız Edabiyatlarını yakından öğrendi Önemli eseri olan sergüzeşt 1888 yılında yayınlandıgında işlediği tema nedeniyle saray ve çevresini oldukça rahatsız etmiştir Bir aşk romanı olan Sergüzeşt 1880 yıllarının hayat tarzından ve günlük yaşantısından önemli kesitler sunarken esaret ve hürriyet kavramlarının bir kez daha sorgulanmasını ister bizden Sergüzeşt te esir çerkez kızı Dilber le zengin konağın sahibi Celal Beyarasında çok kısa bir zamanda başlayan ve biten aşkın izleri görülür Yazar insan ruhunun çaresizlik karşısında takındığı tavrın doğal davranışlarını güçlü bir duygusal düzlemde okuyucuya başarılı bir şekilde aktarmıştır O dönemde geçerli olan fedakarlık güven dürüstlük ve vatan sevgisi gibi kavramların sancılı göreceliğinin neden olduğu haksızlığa dikkat çeker

Mercan
Samipaşazade Sezai Sergüzeşt adlı eserini Londra daki elçilik görevinden azledildiği ve edebiyat ile yoğunlaştığı 1888 de yayımlamıştır Romanda esir bir kız olan Dilberin yaşam serüveni anlatılmıştır Esaret konusunu işleyen yazar esirlerin çektiği sıkıntılara yaşadığı sorunlara dikkat çekmiştir Realist ve romantik akımların izlerini taşıyan eser roman teknikleri açısından gösterdiği gelişme ile Türk romanında önemli bir yere sahip olmuştur öte yandan Sergüzeşt Sultan II Abdülhamit döneminin de eleştirildiği bir dönem romanıdır Bu çalışmada roman günümüz okurunun zorlanmadan anlayabileceği bir yapıya büründürülmeye çalışılmıştır Kitabın baş tarafına ise romanın aynntılı incelemesi konulmuştur

Ema Kitap
Samipaşazâde Sezâi nin bu eserinin konusu esaret tir Evinden yurdundan annesinin sevgi dolu şefkatli kollarından acımasızca koparılarak esir pazarında satılan ve hayatı âdeta bir zindana dönen küçük Çerkez kızı Dilber in acı dolu hayatını konu alır Türk edebiyatında romantizmden realizme geçiş eseri olarak kabul edilir Roman halkı eğitmeyi köhnemiş kurumları ve düşünceleri değiştirmeyi amaçlayan Tanzimat dönemi düşünce sisteminin kölelik kurumuna yönelttiği toplumsal bir eleştiridir

Ema Klasik Yayınları
Samipaşazâde Sezâi nin bu eserinin konusu esaret tir Evinden yurdundan annesinin sevgi dolu şefkatli kollarından acımasızca koparılarak esir pazarında satılan ve hayatı âdeta bir zindana dönen küçük Çerkez kızı Dilber in acı dolu hayatını konu alır Türk edebiyatında romantizmden realizme geçiş eseri olarak kabul edilir Roman halkı eğitmeyi köhnemiş kurumları ve düşünceleri değiştirmeyi amaçlayan Tanzimat dönemi düşünce sisteminin kölelik kurumuna yönelttiği toplumsal bir eleştiridir Tanıtım Bülteninden

Nilüfer Yayıncılık
Sergüzeşt Samipaşazade Sezai nin yazdığı 1888 de yayınlanan romanı Türk edebiyatında romantizmden realizme geçiş eseri olarak kabul edilir Sergüzeşt macera anlamında bir kelimedir Esaret konusunu ele alan ve bir paşazade ile cariyenin uygun görülmeyen aşkını anlatan kitabın kahramanı Kafkasya dan getirilip konaklarda halayık olarak çalıştırılan Dilber dir Roman halkı eğitmeyi köhnemiş kurumları ve düşünceleri değiştirmeyi amaçlayan Tanzimat dönemi düşünce sisteminin kölelik kurumuna yönelttiği toplumsal bir eleştiridir Millî Eğitim Bakanlığı tarafından ortaöğretim kurumları için hazırlanan 100 Temel Eser arasında da yer alır Eser II Abdülhamit devrinde yazılmış ve yayınlandıktan sonra yazarın göz hapsinde tutulmasına ve göz hapsinden kurtulmak için Paris e kaçmasına sebep olmuştur Roman Dilber Esclave et L euruque Amoureu adıyla Besim Ömer Paşa tarafından Fransızca ya çevrilmiştir

Akçağ Yayınları
Yazar Sergüzeşt adlı romanı hangi şartlarda yazdığını kendi üslûbuyla şöyle açıklıyor 1890 Otuz üç sene sabah olmak bilmeyen ufuklarında en küçük bir şafak ışığı bile görünmeyen uzun bir gece O gece doğan tek tük yıldızlar ülkelerini terk ederek gurbet illerinin hicranlı ufuklarında sönüyordu Kalanlar da vatan semalarında bir müddet parladıktan sonra baskı yönetiminin tutuşturduğu volkanlardan yükselen siyah dumanlara gömülüyordu O devirde bir fikirka rmaşası fertlerden topluma toplumdan memleket köşelerine ve oradan da bütün vatana yayılarak düşüncelerin suskun ve durgun cereyanların kaynağını yok ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için vatanın hiçbir yerinde rahat bir köşede yoktu Bu durumlar ve çevrenin etkisi altında geçirdiğim şiddetli yakıcı ve harap olmuş bir hayat içinde yazıhanemin önünde ilham perisinin gelişini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini duyar penceremden onların beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek son vermiştim

Akçağ

Dekalog Yayınları
Rusya kumpanyasının Batum dan gelen bir vapuru Tophane nin önüne yanaştığı zaman denizin üzerinde sabırsızlıkla bekleyen birkaç kişi sandallardan vapurun içine doğru atılmışlardı Bunlardan biri uzun boylu geniş omuzlu seyrek siyah bıyıklı etekleri ayaklarına kadar uzun beli oldukça dar bir Çerkez paltosu giymişti Başında kendi milletinin kalpağı elinde gümüşlü bir kırbacı olan Çerkez e Hoş geldiniz Cariyeler nerede diye sordu İşte burada Kaç tane Üç Güzel mi Çerkez esirlerden birini göstererek Şu mavi gözlere bak Bir paşa buna hazine verir dedi

Sayfa Sayısı

Post Yayınevi
Bu romanda XIX yüzyılda bütün dünyada güncel bir tema haline gelen esaret konusu işlenmiştir Eserde daha çok romantik bakışla toplumdaki sosyal bir yara gündeme getirilir Amacı esaret kurumunun insanlık dışı yönü üzerinde okuyucuyu düşündürmektir Romanda yazar olaylara konaklarında bir arada yetiştiği câriyeler dolayısıyla hayatını ve ıstıraplarını çok yakından bildiği güçsüz kahramanı Dilber in gözüyle bakar Bu suretle ezen ezilen kuvvetli zayıf tezadını çarpıcı şekilde dile getirdiği gibi Dilber in başından geçen olaylar vasıtasıyla toplumun merhamet duygularını harekete geçirmek ister

Post Yayınevi
Bu romanda XIX yüzyılda bütün dünyada güncel bir tema haline gelen esaret konusu işlenmiştir Eserde daha çok romantik bakışla toplumdaki sosyal bir yara gündeme getirilir Amacı esaret kurumunun insanlık dışı yönü üzerinde okuyucuyu düşündürmektir Romanda yazar olaylara konaklarında bir arada yetiştiği câriyeler dolayısıyla hayatını ve ıstıraplarını çok yakından bildiği güçsüz kahramanı Dilber in gözüyle bakar Bu suretle ezen ezilen kuvvetli zayıf tezadını çarpıcı şekilde dile getirdiği gibi Dilber in başından geçen olaylar vasıtasıyla toplumun merhamet duygularını harekete geçirmek ister

Pınar Yayınları
Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai hikâyecilikte gerçekçilik tarzının gelişiminde etkili olmuştur Onun ilk ve tek romanı Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilmiştir Esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlayan eserin çıkışını fevkalade bir surette güzelce karşılayanlar o zamandan geleceği aydınlatmaya başlamış gençlerdir Samipaşazade Sezai devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutan romanında Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Halayık olarak çalıştığı konaklarda çeşitli zorluklarla karşılaşan Dilber in Mısır a kadar uzanan hüzün dolu sergüzeşti etkileyici bir biçimde kaleme alınmıştır Romanına esaret aleyhinde başlayıp ve hürriyetine diyerek son veren yazar Sergüzeşt te on dokuzuncu yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkımı ustalıkla anlatmıştır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen Sergüzeşt edebiyatımıza yeni bir soluk getirmiştir

Kırmızı Kedi Yayınevi
Tanzimat döneminin ikinci kuşak yazarları arasında yer alan Samipaşazade Sezai adını edebiyat tarihine yazan Sergüzeşt adlı eserinde 19 yüzyılda bütün dünyada güncel bir tema haline gelen esaret konusunu işler Yazarın amacı esaret kurumunun insanlık dışı yönü üzerinde okuyucuyu düşündürmektir Olaylara güçsüz kahramanı Dilber in gözüyle bakarken bu sayede ezen ezilen kuvvetli zayıf zıtlığını çarpıcı şekilde dile getirir ve toplumun merhamet duygularını harekete geçirmek ister Edebiyat tarihimizin kilometre taşlarından Sergüzeşt in elinizdeki baskısı yazarı hayattayken yapılan ikinci baskısı temel alınarak hazırlandı Yazarın üslubunu koruyarak bugünün okurlarının kolaylıkla anlayacağı şekilde sadeleştirildi Gece bütün sakinlik ve karanlığıyla ortalığı istila etmişti Ne gökte bir yıldızın ne yerde bir kandilin ışığının göründüğü bu koca gecenin içinde hiçbir ses işitilmez yalnız uzaktan uzağa havlayan köpeklerin sesleriyle ara sıra şiddetle esen soğuk içe işleyen bir rüzgârın eski Bizans harabelerinden çıkardığı müthiş yankılar korkulu kulaklarına ulaşırdı

EMA Klasik Yayınları
Samipaşazâde Sezâi nin bu eserinin konusu esaret tir Evinden yurdundan annesinin sevgi dolu şefkatli kollarından acımasızca koparılarak esir pazarında satılan ve hayatı âdeta bir zindana dönen küçük Çerkez kızı Dilber in acı dolu hayatını konu alır Türk edebiyatında romantizmden realizme geçiş eseri olarak kabul edilir Roman halkı eğitmeyi köhnemiş kurumları ve düşünceleri değiştirmeyi amaçlayan Tanzimat dönemi düşünce sisteminin kölelik kurumuna yönelttiği toplumsal bir eleştiridir

Post
Bu romanda XIX yüzyılda bütün dünyada güncel bir tema haline gelen esaret konusu işlenmiştir Eserde daha çok romantik bakışla toplumdaki sosyal bir yara gündeme getirilir Amacı esaret kurumunun insanlık dışı yönü üzerinde okuyucuyu düşündürmektir Romanda yazar olaylara konaklarında bir arada yetiştiği câriyeler dolayısıyla hayatını ve ıstıraplarını çok yakından bildiği güçsüz kahramanı Dilber in gözüyle bakar Bu suretle ezen ezilen kuvvetli zayıf tezadını çarpıcı şekilde dile getirdiği gibi Dilber in başından geçen olaylar vasıtasıyla toplumun merhamet duygularını harekete geçirmek ister

Divit Kitabevi
Samipaşazade Sezai Sergüzeşt adlı eserini Londra daki elçilik görevinden azledildiği ve edebiyat ile yoğunlaştığı 1888 de yayımlamıştır Romanda esir bir kız olan Dilber in yaşam serüveni anlatılmıştır Esaret konusunu işleyen yazar esirlerin çektiği sıkıntılara yaşadığı sorunlara dikkat çekmiştir Romantizm ve realizm akımların izlerini taşıyan eser roman teknikleri açısından gösterdiği gelişme ile Türk romanında önemli bir yere sahip olmuştur Öte yandan Sergüzeşt Sultan II Abdülhamit döneminin de eleştirildiği bir dönem romanıdır Bu çalışmada roman günümüz okurunun zorlanmadan anlayabileceği bir yapıya büründürülmeye çalışılmıştır Kitabın baş tarafına romanın ayrıntılı incelenmesi konulmuştur

Dekalog Yayınları
Rusya kumpanyasının Batum dan gelen bir vapuru Tophane nin önüne yanaştığı zaman denizin üzerinde sabırsızlıkla bekleyen birkaç kişi sandallardan vapurun içine doğru atılmışlardı Bunlardan biri uzun boylu geniş omuzlu seyrek siyah bıyıklı etekleri ayaklarına kadar uzun beli oldukça dar bir Çerkez paltosu giymişti Başında kendi milletinin kalpağı elinde gümüşlü bir kırbacı olan Çerkez e Hoş geldiniz Cariyeler nerede diye sordu İşte burada Kaç tane Üç Güzel mi Çerkez esirlerden birini göstererek Şu mavi gözlere bak Bir paşa buna hazine verir dedi

Pınar Yayınları
Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai hikâyecilikte gerçekçilik tarzının gelişiminde etkili olmuştur Onun ilk ve tek romanı Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilmiştir Esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlayan eserin çıkışını fevkalade bir surette güzelce karşılayanlar o zamandan geleceği aydınlatmaya başlamış gençlerdir Samipaşazade Sezai devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutan romanında Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Halayık olarak çalıştığı konaklarda çeşitli zorluklarla karşılaşan Dilber in Mısır a kadar uzanan hüzün dolu sergüzeşti etkileyici bir biçimde kaleme alınmıştır Romanına esaret aleyhinde başlayıp ve hürriyetine diyerek son veren yazar Sergüzeşt te on dokuzuncu yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkımı ustalıkla anlatmıştır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen Sergüzeşt edebiyatımıza yeni bir soluk getirmiştir

Akçağ Yayınları
Yazar Sergüzeşt adlı romanı hangi şartlarda yazdığını kendi üslûbuyla şöyle açıklıyor 1890 Otuz üç sene sabah olmak bilmeyen ufuklarında en küçük bir şafak ışığı bile görünmeyen uzun bir gece O gece doğan tek tük yıldızlar ülkelerini terk ederek gurbet illerinin hicranlı ufuklarında sönüyordu Kalanlar da vatan semalarında bir müddet parladıktan sonra baskı yönetiminin tutuşturduğu volkanlardan yükselen siyah dumanlara gömülüyordu O devirde bir fikirka rmaşası fertlerden topluma toplumdan memleket köşelerine ve oradan da bütün vatana yayılarak düşüncelerin suskun ve durgun cereyanların kaynağını yok ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için vatanın hiçbir yerinde rahat bir köşede yoktu Bu durumlar ve çevrenin etkisi altında geçirdiğim şiddetli yakıcı ve harap olmuş bir hayat içinde yazıhanemin önünde ilham perisinin gelişini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini duyar penceremden onların beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek son vermiştim

Parana Yayınları
Sami Paşazade 1888 de yayınlanan Sergüzeşt romanında o yıllarda rağbet gören esaret konusunu işlemiş ve böylelikle esaretin gayri insani yönüne dikkat çekmeye çalışmıştır Roman Kafkasya dan kaçırıldıktan sonra bir mal gibi alınıp satılan oradan oraya sürüklenip horlanan bir genç kız olan Dilber en sonunda Asaf Paşa nın konağına satılmıştır O konakta eğitim görür hatta Fransızca öğrenir Avrupa da okumuş ressam iyi kalpli bir genç olan Celal Asaf Paşanın oğludur Dilber e aşık olur Annesi bu sevginin farkına varınca oğlunu bir esir parçasından kurtarmak ister roman Dilber i hakir gören zengin tabaka arasındaki çelişkiler üzerine kurulmuştur

Kapı Yayınları
Klasikler ölümsüz olmadıkları için değil sürekli okundukları için de değerlidir Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilik taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday Aşk dil kurgu bütün saflığıyla göz kırpıyor Yeniden Klasikler içinde Sergüzeşt pek çok açıdan özel hir yerde duruyor Duygusal yoğunluğuyla Servet i Fünun romanının doğuşuna uygun bir atmosfer yarattığı gibi sunduğu trajik hikâyeyle acıma duygusu uyandırarak okuru önemli toplumsal meseleler üzerine düşünmeye ezen ezilen ayrımını oluşturan koşulları irdelemeye ve geçmişteki yanlış uygulamalarla hesaplaşmaya davet ediyor

Kapı Yayınları
Klasikler ölümsüz olmadıkları için değil sürekli okundukları için de değerlidirler Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilikler taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday Aşk dil kurgu bütün saflığıyla göz kırpıyor Yeniden Klasikler içinde Sergüzeşt pek çok açıdan özel hir yerde duruyor Duygusal yoğunluğuyla Servet i Fünun romanının doğuşuna uygun bir atmosfer yarattığı gibi sunduğu trajik hikâyeyle acıma duygusu uyandırarak okuru önemli toplumsal meseleler üzerine düşünmeye ezen ezilen ayrımını oluşturan koşulları irdelemeye ve geçmişteki yanlış uygulamalarla hesaplaşmaya davet ediyor

Kapı Yayınları
Klasikler ölümsüz olmadıkları için değil sürekli okundukları için de değerlidir Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilik taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday Aşk dil kurgu bütün saflığıyla göz kırpıyor Yeniden Klasikler içinde Sergüzeşt pek çok açıdan özel hir yerde duruyor Duygusal yoğunluğuyla Servet i Fünun romanının doğuşuna uygun bir atmosfer yarattığı gibi sunduğu trajik hikâyeyle acıma duygusu uyandırarak okuru önemli toplumsal meseleler üzerine düşünmeye ezen ezilen ayrımını oluşturan koşulları irdelemeye ve geçmişteki yanlış uygulamalarla hesaplaşmaya davet ediyor

Divit Kitabevi
Samipaşazade Sezai Sergüzeşt adlı eserini Londra daki elçilik görevinden azledildiği ve edebiyat ile yoğunlaştığı 1888 de yayımlamıştır Romanda esir bir kız olan Dilber in yaşam serüveni anlatılmıştır Esaret konusunu işleyen yazar esirlerin çektiği sıkıntılara yaşadığı sorunlara dikkat çekmiştir Romantizm ve realizm akımların izlerini taşıyan eser roman teknikleri açısından gösterdiği gelişme ile Türk romanında önemli bir yere sahip olmuştur Öte yandan Sergüzeşt Sultan II Abdülhamit döneminin de eleştirildiği bir dönem romanıdır Bu çalışmada roman günümüz okurunun zorlanmadan anlayabileceği bir yapıya büründürülmeye çalışılmıştır Kitabın baş tarafına romanın ayrıntılı incelenmesi konulmuştur

Nilüfer Yayınları
Samipaşazade Sezai tarafından kaleme alınan Sergüzeşt Nilüfer Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sergüzeşt Samipaşazade Sezai Kitap Özeti Hayatı boyunca satılan ezilen oradan oraya fırlatılan bir taş misali görülen bir insan olarak duygu ve düşüncelerine değer verilmeyen bir esirin dramı konu edilir Yazar insanın hayvan gibi alınıp satılamayacağını esir dahi olsa her insanın duyguları hayalleri ve en önemlisi de bir kalbi olduğu gerçeğini ön plana çıkarır Romanda Osmanlının batılılaşmış burjuva sınıfının eleştirili esaret kurumuna bakış açısı ve yaşlı kuşakla genç kuşağın çatışması verilir Asaf paşa ve Zehra hanım sosyal münasebetlerde ve evlilikte zenginliği öne çıkarır Oğulları Celal ise zenginliğin önemli olmadığını asıl olanın güzellik namus olduğunu belirtir Günümüz genç kuşağının ilgi çeken bir yönünü ele alan eser o günkü toplumda da bugüne bilgi vermektedir Konusu gerçek hayattan alınmış bu romanda genel manada esir ticareti sosyal sınıflar arasındaki dengesizlik terbiye meselesi geleneklerin sosyal hayata tesirleri başlıca unsurlardır Ayrıca kader fikri Sergüzeşt romanında çok öne çıkmaktadır Yayınevi Nilüfer Yayınları Yazar Samipaşazade Sezai Sayfa 112 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x20 00 cm Basım Yılı Eylül 2025 Barkod 9786055907099 Kategori Aşk Roman Türk Edebiyatı

Ema Kitap
SERGÜZEŞT SAMİPAŞAZÂDE SEZÂİ Samipaşazâde Sezâi nin bu eserinin konusu esaret tir Evinden yurdundan annesinin sevgi dolu şefkatli kollarından acımasızca koparılarak esir pazarında satılan ve hayatı âdeta bir zindana dönen küçük Çerkez kızı Dilber in acı dolu hayatını konu alır Türk edebiyatında romantizmden realizme geçiş eseri olarak kabul edilir Roman halkı eğitmeyi köhnemiş kurumları ve düşünceleri değiştirmeyi amaçlayan Tanzimat dönemi düşünce sisteminin kölelik kurumuna yönelttiği toplumsal bir eleştiridir

Nilüfer Yayınları
Hayatı boyunca satılan ezilen oradan oraya fırlatılan bir taş misali görülen bir insan olarak duygu ve düşüncelerine değer verilmeyen bir esirin dramı konu edilir Yazar insanın hayvan gibi alınıp satılamayacağını esir dahi olsa her insanın duyguları hayalleri ve en önemlisi de bir kalbi olduğu gerçeğini ön plana çıkarır Romanda Osmanlının batılılaşmış burjuva sınıfının eleştirili esaret kurumuna bakış açısı ve yaşlı kuşakla genç kuşağın çatışması verilir Asaf paşa ve Zehra hanım sosyal münasebetlerde ve evlilikte zenginliği öne çıkarır Oğulları Celal ise zenginliğin önemli olmadığını asıl olanın güzellik namus olduğunu belirtir Günümüz genç kuşağının ilgi çeken bir yönünü ele alan eser o günkü toplumda da bugüne bilgi vermektedir Konusu gerçek hayattan alınmış bu romanda genel manada esir ticareti sosyal sınıflar arasındaki dengesizlik terbiye meselesi geleneklerin sosyal hayata tesirleri başlıca unsurlardır Ayrıca kader fikri Sergüzeşt romanında çok öne çıkmaktadır

Baskı Yılı

Kapı Yayınları
Klasikler ölümsüz olmadıkları için değil sürekli okundukları için de değerlidir Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilik taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday Aşk dil kurgu bütün saflığıyla göz kırpıyor Yeniden Klasikler içinde Sergüzeşt pek çok açıdan özel hir yerde duruyor Duygusal yoğunluğuyla Servet i Fünun romanının doğuşuna uygun bir atmosfer yarattığı gibi sunduğu trajik hikâyeyle acıma duygusu uyandırarak okuru önemli toplumsal meseleler üzerine düşünmeye ezen ezilen ayrımını oluşturan koşulları irdelemeye ve geçmişteki yanlış uygulamalarla hesaplaşmaya davet ediyor Sayfa Sayısı 112 Baskı Yılı 2014 Dili Türkçe Yayınevi Kapı Yayınları

İş Bankası Kültür Yayınları
Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı Murat Küçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz Samipaşazade Sezai 1859 1936 İstanbul da doğan Sezai nin çocukluk ve ilkgençlik yılları Maarif nazırlığı da yapmış olan babası Sami Paşa nın Taşkasap taki büyük konağında geçer Bu konak dönemin meşhur fikir adamlarına yazar ve şairlerine ev sahipliği yapan önemli bir buluşma noktasıdır Sezai burada pek çok yazar ve şairle tanışır Özel hocalardan Arapça Farsça ve Fransızca dersleri alır Gençlik yıllarında oldukça etkilendiği Namık Kemal ve yakın dostu Abdülhak Hamit in yenilikçi düşüncelerini benimseyen Sezai 1880 de Londra Sefareti ne ikinci kâtip olarak atanır Burada Batı edebiyatını özellikle Shakespeare in eserlerini inceleme imkânı bulur Londra da geçirdiği bu zaman onun düşünce dünyasını ve edebi ufkunu genişletir 1901 e kadar İstanbul da Hariciye Nezareti nde muavinlik görevini sürdürür İstanbul da geçirdiği 1886 1901 yıllarında Sergüzeşt i Küçük Şeyler i ve Rumûzü l Edeb i yayımlar İstanbul un alafranga dünyasına yönelik ilk köklü saptamalar onun eserlerinde belirir Sergüzeşt te esirlik ve özgürlük kavramlarını işlemesi hükümetin takip çemberine girmesine neden olur ve 1901 de Paris e kaçar burada Jön Türkler e katılır Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai nin seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz Tanıtım Bülteninden

Dekalog Yayınları
Rusya kumpanyasının Batum dan gelen bir vapuru Tophane nin önüne yanaştığı zaman denizin üzerinde sabırsızlıkla bekleyen birkaç kişi sandallardan vapurun içine doğru atılmışlardı Bunlardan biri uzun boylu geniş omuzlu seyrek siyah bıyıklı etekleri ayaklarına kadar uzun beli oldukça dar bir Çerkez paltosu giymişti Başında kendi milletinin kalpağı elinde gümüşlü bir kırbacı olan Çerkez e Hoş geldiniz Cariyeler nerede diye sordu İşte burada Kaç tane Üç Güzel mi Çerkez esirlerden birini göstererek Şu mavi gözlere bak Bir paşa buna hazine verir dedi

Bilge Kültür Sanat
Sergüzeşt romanında Türk okuyucunun ilgi duyduğu esaret konusu ele alınır Dilber Kafkasya dan Türkiye ye getirilmiş genç bir kızdır Halayık olarak çalıştığı konaklarda çeşitli zorluklarla karşılaşır Samipaşazâde Sezai Dilber in Kafkasya da başlayıp Mısır a kadar uzanan hüzün dolu sergüzeştini anlatır Sevgilisi Celâl Beyin Dilber e kavuşmak için önüne gelene onu sorması her ağlayan insanı sevgilisi sanması Mısır da kapatıldığı yerden kendisini içten içe seven harem ağası Cevher tarafından kurtarılması insanı etkileyici bir biçimde kaleme alınmıştır Türk okuyucusunun ilgisi sebebiyle birçok yayınevi tarafından basılan eser Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğrencilere okutulması tavsiye edilen 100 Temel Eser arasına da girmiştir Bu neşirde eserle ilgili özgün çalışmalara yer verilmiş ve 100 Temel Eser projesine ışık tutacak türden çalışmalara zemin hazırlanmıştır Sayfa Sayısı 128 Baskı Yılı 2015 Dili Türkçe Yayınevi Bilge Kültür Sanat

Bilge Oğuz Yayınları
Esaret bir savaşta düşman eline düşmektir Ancak zorbalar savaşta değil Kafkasya da Afrika da veya dünyanın başka yerlerinde evlerinin önünden bahçesinden tarlasından insanları zorla kaçırarak esir pazarlarında satmışlar devletler de hiçbir hukuk kuralıyla izah edilemeyecek olan bu esirlerin kendi sınırları içindeki pazarlarda satılmasına göz yummuşlardır Hatta devletlerin ileri gelenleri bu pazarların hatırlı müşterileri olmuşlardır Milletlerin tarihi zaferler yenilgiler ve kahramanlık destanlarından ibaret değildir Yeryüzündeki her toplumun tarihinde altın sayfaların yanında yeni nesillere pek fazla gösterilmeyen kara sayfalar da vardır Türk edebiyatında ilk gerçekçi roman olarak kabul edilen bu eser bizim tarihimizdeki o kara sayfalardan birinin bir esir kızın hayatı etrafında açıklanmasıdır

Ayrıntı Yayınları
Yalnız döku len gözyaşları acıdır Sen hiçbir derdini benden gizlemezken bu ıstırabının sebebini niçin saklıyorsun Memleketinde geçen bir şey mi hatırına geldi Yoksa çocukken validenin kucağında ağladığını mı hatırladın Sen kalbini bana da açmazsan burada hâline hanımlar mı acıyacak beyler mi ağlayacak Esaret altına alınmış bir beden ve duygularla geçen koca bir ömu r Dilber in yaşamının özu Samipaşazade Sezai ye şöhretini kazandıran Sergu zeşt te insanın insani özelliklerini ve varoluş nedenini yok sayan olaylarla birlikte bir mal gibi alınıp satılan eziyet edilen bir esir kızın dramı anlatılmakta

Kapı Yayınları
Klasikler ölümsüz olmadıkları için değil sürekli okundukları için de değerlidir Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilik taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday Aşk dil kurgu bütün saflığıyla göz kırpıyor Yeniden Klasikler içinde Sergüzeşt pek çok açıdan özel hiç yerde duruyor Duygusal yoğunluğuyla Servet i Fünun romanının doğuşuna uygun bir atmosfer yarattığı gibi sunduğu trajik hikâyeyle acıma duygusu uyandırarak okuru önemli toplumsal meseleler üzerine düşünmeye ezen ezilen ayrımını oluşturan koşulları irdelemeye ve geçmişteki yanlış uygulamalarla hesaplaşmaya davet ediyor

Fark Yayınları
II Abdülhamid devrinde yazılan eser esaret temasını işlemesi nedeniyle yazarın göz hapsinde tutulmasına neden olmuştur Kitabın kahramanı bir köle olan Dilber dir İstanbul daki bir konakta gerçek aşkı bulana kadar çok acılar çekmiş oradan oraya sürüklenmiştir Dilber in Kafkasya dan Mısır a uzanan macerası Sami Paşazâde Sezai nin anlatımıyla okuyucuya sunulmuştur

Ema Kitap
Samipaşazâde Sezâi nin bu eserinin konusu esaret tir Evinden yurdundan annesinin sevgi dolu şefkatli kollarından acımasızca koparılarak esir pazarında satılan ve hayatı âdeta bir zindana dönen küçük Çerkez kızı Dilber in acı dolu hayatını konu alır Türk edebiyatında romantizmden realizme geçiş eseri olarak kabul edilir Roman halkı eğitmeyi köhnemiş kurumları ve düşünceleri değiştirmeyi amaçlayan Tanzimat dönemi düşünce sisteminin kölelik kurumuna yönelttiği toplumsal bir eleştiridir

Dekalog Yayınları
Rusya kumpanyasının Batum dan gelen bir vapuru Tophane nin önüne yanaştığı zaman denizin üzerinde sabırsızlıkla bekleyen birkaç kişi sandallardan vapurun içine doğru atılmışlardı Bunlardan biri uzun boylu geniş omuzlu seyrek siyah bıyıklı etekleri ayaklarına kadar uzun beli oldukça dar bir Çerkez paltosu giymişti Başında kendi milletinin kalpağı elinde gümüşlü bir kırbacı olan Çerkez e Hoş geldiniz Cariyeler nerede diye sordu İşte burada Kaç tane Üç Güzel mi Çerkez esirlerden birini göstererek Şu mavi gözlere bak Bir paşa buna hazine verir dedi

Dekalog Yayınları
Rusya kumpanyasının Batum dan gelen bir vapuru Tophane nin önüne yanaştığı zaman denizin üzerinde sabırsızlıkla bekleyen birkaç kişi sandallardan vapurun içine doğru atılmışlardı Bunlardan biri uzun boylu geniş omuzlu seyrek siyah bıyıklı etekleri ayaklarına kadar uzun beli oldukça dar bir Çerkez paltosu giymişti Başında kendi milletinin kalpağı elinde gümüşlü bir kırbacı olan Çerkez e Hoş geldiniz Cariyeler nerede diye sordu İşte burada Kaç tane Üç Güzel mi Çerkez esirlerden birini göstererek Şu mavi gözlere bak Bir paşa buna hazine verir dedi

Ema Kitap
Samipaşazade Sezai tarafından kaleme alınan Sergüzeşt Ema Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Sergüzeşt Samipaşazade Sezai Kitap Özeti Samipaşazâde Sezâi nin bu eserinin konusu esaret tir Evinden yurdundan annesinin sevgi dolu şefkatli kollarından acımasızca koparılarak esir pazarında satılan ve hayatı âdeta bir zindana dönen küçük Çerkez kızı Dilber in acı dolu hayatını konu alır Türk edebiyatında romantizmden realizme geçiş eseri olarak kabul edilir Roman halkı eğitmeyi köhnemiş kurumları ve düşünceleri değiştirmeyi amaçlayan Tanzimat dönemi düşünce sisteminin kölelik kurumuna yönelttiği toplumsal bir eleştiridir Yayınevi Ema Kitap Yazar Samipaşazade Sezai Sayfa 128 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Aralık 2021 Barkod 9786057102058 Kategori Roman

Ayrıntı Yayınları
Yalnız dökülen gözyaşları acıdır Sen hiçbir derdini benden gizlemezken bu ıstırabının sebebini niçin saklıyorsun Memleketinde geçen bir şey mi hatırına geldi Yoksa çocukken validenin kucağında ağladığını mı hatırladın Sen kalbini bana da açmazsan burada hâline hanımlar mı acıyacak beyler mi ağlayacak Esaret altına alınmış bir beden ve duygularla geçen koca bir ömür Dilber in yaşamının özü Samipaşazade Sezai ye şöhretini kazandıran Sergüzeşt te insanın insani özelliklerini ve varoluş nedenini yok sayan olaylarla birlikte bir mal gibi alınıp satılan eziyet edilen bir esir kızın dramı anlatılmakta

Post Yayınevi
Bu romanda XIX yüzyılda bütün dünyada güncel bir tema haline gelen esaret konusu işlenmiştir Eserde daha çok romantik bakışla toplumdaki sosyal bir yara gündeme getirilir Amacı esaret kurumunun insanlık dışı yönü üzerinde okuyucuyu düşündürmektir Romanda yazar olaylara konaklarında bir arada yetiştiği câriyeler dolayısıyla hayatını ve ıstıraplarını çok yakından bildiği güçsüz kahramanı Dilber in gözüyle bakar Bu suretle ezen ezilen kuvvetli zayıf tezadını çarpıcı şekilde dile getirdiği gibi Dilber in başından geçen olaylar vasıtasıyla toplumun merhamet duygularını harekete geçirmek ister

Can Yayınları
O devirde bir fikir ve kalp coşkusu bireylerden topluma toplumdan memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin suskun ve durgun cereyanların kaynaklarını ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda huzurlu bir köşe yoktu Bu hallerin karşısında ortamın etkisiyle geçirdiğim şiddetli yakıcı yıkıcı bir asabi hayat içinde yazı masamın önünde şiir ilhamının fikri ödüllendirip şereflendirmesini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek son vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan la birlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler haritalarla zenginleştirerek ve günümüz Türkçesine uyarlayarak yayımlıyoruz

Akçağ Yayınları
Sayfa Sayısı 150 Baskı Yılı 2005 Dili Türkçe Yayınevi Akçağ Yayınları

FİNAL YAYINLARI
Samipaşazade Sezai nin en önemli eserlerinden biri olan Sergüzeşt Kafkasya dan kaçırılan ve İstanbul da köle olarak satılan Dilber in hayat hikayesini anlatır Dokuz yaşındayken esir tüccarlarının eline düşen Dilber sonunda zengin bir konakta eğitim görür ve Fransızca öğrenir Ancak ailenin oğlu olan Celal ın ona olan aşkı Dilber in hayatında imkansız bir gönül macerasının başlamasına neden olur Roman köleliği ve toplumsal sınıflar arasındaki eşitsizlikleri yansıtırken Dilber in esir olarak satılması onun gibi birçok insanın da toplumda ayrımcılığa uğramasının bir örneği olarak karşımıza çıkar Samipaşazade nin dönemin anlaşılmasına ışık tutan bu eseri aynı zamanda edebiyatımızdaki ilk realist romanlardan biri olarak da kabul edilir Sergüzeşt ile okurlar hem tarihi bir yolculuğa çıkacak hem de insanın iç dünyasındaki karmaşık duyguların yoğunluğunu hissedecekler

Ayrıntı Yayınları
Yalnız döku len gözyaşları acıdır Sen hiçbir derdini benden gizlemezken bu ıstırabının sebebini niçin saklıyorsun Memleketinde geçen bir şey mi hatırına geldi Yoksa çocukken validenin kucağında ağladığını mı hatırladın Sen kalbini bana da açmazsan burada hâline hanımlar mı acıyacak beyler mi ağlayacak Esaret altına alınmış bir beden ve duygularla geçen koca bir ömu r Dilber in yaşamının özu Samipaşazade Sezai ye şöhretini kazandıran Sergu zeşt te insanın insani özelliklerini ve varoluş nedenini yok sayan olaylarla birlikte bir mal gibi alınıp satılan eziyet edilen bir esir kızın dramı anlatılmakta Tanıtım Bülteninden

Kırmızı Kedi
Tanzimat döneminin ikinci kuşak yazarları arasında yer alan Samipaşazade Sezai adını edebiyat tarihine yazan Sergüzeşt adlı eserinde 19 yüzyılda bütün dünyada güncel bir tema haline gelen esaret konusunu işler Yazarın amacı esaret kurumunun insanlık dışı yönü üzerinde okuyucuyu düşündürmektir Olaylara güçsüz kahramanı Dilber in gözüyle bakarken bu sayede ezen ezilen kuvvetli zayıf zıtlığını çarpıcı şekilde dile getirir ve toplumun merhamet duygularını harekete geçirmek ister Edebiyat tarihimizin kilometre taşlarından Sergüzeşt in elinizdeki baskısı yazarı hayattayken yapılan ikinci baskısı temel alınarak hazırlandı Yazarın üslubunu koruyarak bugünün okurlarının kolaylıkla anlayacağı şekilde sadeleştirildi Gece bütün sakinlik ve karanlığıyla ortalığı istila etmişti Ne gökte bir yıldızın ne yerde bir kandilin ışığının göründüğü bu koca gecenin içinde hiçbir ses işitilmez yalnız uzaktan uzağa havlayan köpeklerin sesleriyle ara sıra şiddetle esen soğuk içe işleyen bir rüzgârın eski Bizans harabelerinden çıkardığı müthiş yankılar korkulu kulaklarına ulaşırdı Tanıtım Bülteninden

SMS
Zavallı çocuklar Sizin o mini mini elleriniz eski Asya vahşetinin kullandığı ve birkaç asırdan beri insanlığın zorbalığı altında inlediği esaret zincirlerini kırmak için değil belki kendiniz gibi küçük kuşları güzel çiçekleri okşamak içindir Kafkasya dan kaçırılıp Türkiye ye getirilerek esir edilen dokuz yaşındaki Dilber burada halayık olarak bir eve satılır Hayatı boyunca o evden bu eve sürüklenip farklı farklı efendilere boyun eğdikten farklı acılar yaşadıktan sonra geldiği konakta bir paşazadeye âşık olur Ancak uygunsuz görülen bu aşk Dilber i bir kez daha yola çıkmaya mecbur bırakır

çev. Süleyman Sertkaya
Klasikler ölümsüz olmadıkları için değil sürekli okundukları için de değerlidir Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilik taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday Aşk dil kurgu bütün saflığıyla göz kırpıyor Yeniden Klasikler içinde Sergüzeşt pek çok açıdan özel hir yerde duruyor Duygusal yoğunluğuyla Servet i Fünun romanının doğuşuna uygun bir atmosfer yarattığı gibi sunduğu trajik hikâyeyle acıma duygusu uyandırarak okuru önemli toplumsal meseleler üzerine düşünmeye ezen ezilen ayrımını oluşturan koşulları irdelemeye ve geçmişteki yanlış uygulamalarla hesaplaşmaya davet ediyor Yazar Samipaşazade Sezai Sayfa Sayısı 112 Çeviri Süleyman Sertkaya Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Haziran 2023 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Kapı Yayınları
Klasikler ölümsüz olmadıkları için değil sürekli okundukları için de değerlidir Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilik taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday Aşk dil kurgu bütün saflığıyla göz kırpıyor Yeniden Klasikler içinde Sergüzeşt pek çok açıdan özel hiç yerde duruyor Duygusal yoğunluğuyla Servet i Fünun romanının doğuşuna uygun bir atmosfer yarattığı gibi sunduğu trajik hikâyeyle acıma duygusu uyandırarak okuru önemli toplumsal meseleler üzerine düşünmeye ezen ezilen ayrımını oluşturan koşulları irdelemeye ve geçmişteki yanlış uygulamalarla hesaplaşmaya davet ediyor

Kırmızı Kedi Yayınevi
Tanzimat döneminin ikinci kuşak yazarları arasında yer alan Samipaşazade Sezai adını edebiyat tarihine yazan Sergüzeşt adlı eserinde 19 yüzyılda bütün dünyada güncel bir tema haline gelen esaret konusunu işler Yazarın amacı esaret kurumunun insanlık dışı yönü üzerinde okuyucuyu düşündürmektir Olaylara güçsüz kahramanı Dilber in gözüyle bakarken bu sayede ezen ezilen kuvvetli zayıf zıtlığını çarpıcı şekilde dile getirir ve toplumun merhamet duygularını harekete geçirmek ister Edebiyat tarihimizin kilometre taşlarından Sergüzeşt in elinizdeki baskısı yazarı hayattayken yapılan ikinci baskısı temel alınarak hazırlandı Yazarın üslubunu koruyarak bugünün okurlarının kolaylıkla anlayacağı şekilde sadeleştirildi Gece bütün sakinlik ve karanlığıyla ortalığı istila etmişti Ne gökte bir yıldızın ne yerde bir kandilin ışığının göründüğü bu koca gecenin içinde hiçbir ses işitilmez yalnız uzaktan uzağa havlayan köpeklerin sesleriyle ara sıra şiddetle esen soğuk içe işleyen bir rüzgârın eski Bizans harabelerinden çıkardığı müthiş yankılar korkulu kulaklarına ulaşırdı

Kırmızı Kedi
Tanzimat döneminin ikinci kuşak yazarları arasında yer alan Samipaşazade Sezai adını edebiyat tarihine yazan Sergüzeşt adlı eserinde 19 yüzyılda bütün dünyada güncel bir tema haline gelen esaret konusunu işler Yazarın amacı esaret kurumunun insanlık dışı yönü üzerinde okuyucuyu düşündürmektir Olaylara güçsüz kahramanı Dilber in gözüyle bakarken bu sayede ezen ezilen kuvvetli zayıf zıtlığını çarpıcı şekilde dile getirir ve toplumun merhamet duygularını harekete geçirmek ister Edebiyat tarihimizin kilometre taşlarından Sergüzeşt in elinizdeki baskısı yazarı hayattayken yapılan ikinci baskısı temel alınarak hazırlandı Yazarın üslubunu koruyarak bugünün okurlarının kolaylıkla anlayacağı şekilde sadeleştirildi Gece bütün sakinlik ve karanlığıyla ortalığı istila etmişti Ne gökte bir yıldızın ne yerde bir kandilin ışığının göründüğü bu koca gecenin içinde hiçbir ses işitilmez yalnız uzaktan uzağa havlayan köpeklerin sesleriyle ara sıra şiddetle esen soğuk içe işleyen bir rüzgârın eski Bizans harabelerinden çıkardığı müthiş yankılar korkulu kulaklarına ulaşırdı

İntizara kalmadı bak iktidar

Sms Yayınları
Zavallı çocuklar Sizin o mini mini elleriniz eski Asya vahşetinin kullandığı ve birkaç asırdan beri insanlığın zorbalığı altında inlediği esaret zincirlerini kırmak için değil belki kendiniz gibi küçük kuşları güzel çiçekleri okşamak içindir Kafkasya dan kaçırılıp Türkiye ye getirilerek esir edilen dokuz yaşındaki Dilber burada halayık olarak bir eve satılır Hayatı boyunca o evden bu eve sürüklenip farklı farklı efendilere boyun eğdikten farklı acılar yaşadıktan sonra geldiği konakta bir paşazadeye âşık olur Ancak uygunsuz görülen bu aşk Dilber i bir kez daha yola çıkmaya mecbur bırakır

Kapı Yayınları
Klasikler ölümsüz olmadıkları için değil sürekli okundukları için de değerlidirler Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilikler taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday Aşk dil kurgu bütün saflığıyla göz kırpıyor Yeniden Klasikler içinde Sergüzeşt pek çok açıdan özel hir yerde duruyor Duygusal yoğunluğuyla Servet i Fünun romanının doğuşuna uygun bir atmosfer yarattığı gibi sunduğu trajik hikâyeyle acıma duygusu uyandırarak okuru önemli toplumsal meseleler üzerine düşünmeye ezen ezilen ayrımını oluşturan koşulları irdelemeye ve geçmişteki yanlış uygulamalarla hesaplaşmaya davet ediyor

Fark Yayınları
II Abdülhamid devrinde yazılan eser esaret temasını işlemesi nedeniyle yazarın göz hapsinde tutulmasına neden olmuştur Kitabın kahramanı bir köle olan Dilber dir İstanbul daki bir konakta gerçek aşkı bulana kadar çok acılar çekmiş oradan oraya sürüklenmiştir Dilber in Kafkasya dan Mısır a uzanan macerası Sami Paşazâde Sezai nin anlatımıyla okuyucuya sunulmuştur

Can Yayınları
O devirde bir fikir ve kalp coşkusu bireylerden topluma toplumdan memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin suskun ve durgun cereyanların kaynaklarını ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda huzurlu bir köşe yoktu Bu hallerin karşısında ortamın etkisiyle geçirdiğim şiddetli yakıcı yıkıcı bir asabi hayat içinde yazı masamın önünde şiir ilhamının fikri ödüllendirip şereflendirmesini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm ÇünküSergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek son vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan la birlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler haritalarla zenginleştirerek ve günümüz Türkçesine uyarlayarak yayımlıyoruz Tanıtım Bülteninden

Divit Kitabevi
Samipaşazade Sezai Sergüzeşt adlı eserini Londra daki elçilik görevinden azledildiği ve edebiyat ile yoğunlaştığı 1888 de yayımlamıştır Romanda esir bir kız olan Dilber in yaşam serüveni anlatılmıştır Esaret konusunu işleyen yazar esirlerin çektiği sıkıntılara yaşadığı sorunlara dikkat çekmiştir Romantizm ve realizm akımların izlerini taşıyan eser roman teknikleri açısından gösterdiği gelişme ile Türk romanında önemli bir yere sahip olmuştur Öte yandan Sergüzeşt Sultan II Abdülhamit döneminin de eleştirildiği bir dönem romanıdır Bu çalışmada roman günümüz okurunun zorlanmadan anlayabileceği bir yapıya büründürülmeye çalışılmıştır Kitabın baş tarafına romanın ayrıntılı incelenmesi konulmuştur

Pınar Yayınları
Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai hikâyecilikte gerçekçilik tarzının gelişiminde etkili olmuştur Onun ilk ve tek romanı Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilmiştir Esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlayan eserin çıkışını fevkalade bir surette güzelce karşılayanlar o zamandan geleceği aydınlatmaya başlamış gençlerdir Samipaşazade Sezai devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutan romanında Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Halayık olarak çalıştığı konaklarda çeşitli zorluklarla karşılaşan Dilber in Mısır a kadar uzanan hüzün dolu sergüzeşti etkileyici bir biçimde kaleme alınmıştır Romanına esaret aleyhinde başlayıp ve hürriyetine diyerek son veren yazar Sergüzeşt te on dokuzuncu yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkımı ustalıkla anlatmıştır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen Sergüzeşt edebiyatımıza yeni bir soluk getirmiştir

Final Kültür Sanat Yayınları

KAPI YAYINLARI
Klasikler ölümsüz olmadıkları için değil sürekli okundukları için de değerlidir Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilik taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday Aşk dil kurgu bütün saflığıyla göz kırpıyor Yeniden Klasikler içinde Sergüzeşt pek çok açıdan özel hiç yerde duruyor Duygusal yoğunluğuyla Servet i Fünun romanının doğuşuna uygun bir atmosfer yarattığı gibi sunduğu trajik hikâyeyle acıma duygusu uyandırarak okuru önemli toplumsal meseleler üzerine düşünmeye ezen ezilen ayrımını oluşturan koşulları irdelemeye ve geçmişteki yanlış uygulamalarla hesaplaşmaya davet ediyor

Nilüfer Yayınları
Hayatı boyunca satılan ezilen oradan oraya fırlatılan bir taş misali görülen bir insan olarak duygu ve düşüncelerine değer verilmeyen bir esirin dramı konu edilir Yazar insanın hayvan gibi alınıp satılamayacağını esir dahi olsa her insanın duyguları hayalleri ve en önemlisi de bir kalbi olduğu gerçeğini ön plana çıkarır Romanda Osmanlının batılılaşmış burjuva sınıfının eleştirili esaret kurumuna bakış açısı ve yaşlı kuşakla genç kuşağın çatışması verilir Asaf paşa ve Zehra hanım sosyal münasebetlerde ve evlilikte zenginliği öne çıkarır Oğulları Celal ise zenginliğin önemli olmadığını asıl olanın güzellik namus olduğunu belirtir Günümüz genç kuşağının ilgi çeken bir yönünü ele alan eser o günkü toplumda da bugüne bilgi vermektedir Konusu gerçek hayattan alınmış bu romanda genel manada esir ticareti sosyal sınıflar arasındaki dengesizlik terbiye meselesi geleneklerin sosyal hayata tesirleri başlıca unsurlardır Ayrıca kader fikri Sergüzeşt romanında çok öne çıkmaktadır

İthaki Yayınları
Artık kaçacak Artık firar edecek Fakat gecenin devlere özgü müthiş kocaman bir şekilde göğe yayılan siyah kanatlarının altı öyle bir küçük mahlûka sığınak olamaz Firar edecek Kendisince bilinmedik bir kuvvetin sevkiyle bir şey arayacak Osmanlı daki ilk demokratik ideallerin esaret altındaki bir cariye üzerinden dile getirildiği Sergüzeşt bir aşk ve hürriyet romanı Tanzimat sonrasının özgürlük fikirleriyle büyüyen Samipaşazade Sezai bu romanla hem siyasal hem de toplumsal yaşama damga vuran istibdadı lanetlemekle kalmaz toplumda kadına reva görülen yeri giderek belirginleşen sınıfsal ayrımları ve sözde aydınları da lanetler Memleketi Kafkasya da esir edilip köle olarak satılmak üzere İstanbul a getirilen Dilber zorlu esaret yıllarından ibaret çocukluğunu kalbindeki özgürlük aşkı yardımıyla güçbela atlatmışken gönlünü evin küçükbeyi Celal e kaptırır Evin hanımınca onaylanmayan bu aşkın önüne geçebilmek amacıyla Dilber yeniden esirciye satılır ve iki sevgili mecburen ayrılır Yeni esaretinde daha zorlu sınavlara maruz kalan Dilber in aklında ise sadece özgürlük ve aşkına kavuşacağı İstanbul a dönebilme umudu vardır Türk edebiyat tarihinin ilk büyük üslupçularından biri olarak görülen Samipaşazade nin çarpıcı romanı Sergüzeşt in yayımlanması sonrasında kovuşturmaya uğraması ve kendini sürgünde bulması âdeta kaderin elim bir şakası gibidir

Bilge Kültür Sanat
Sergüzeşt romanında Türk okuyucunun ilgi duyduğu esaret konusu ele alınır Dilber Kafkasyadan Türkiyeye getirilmiş genç bir kızdır Halayık olarak çalıştığı konaklarda çeşitli zorluklarla karşılaşır Samipaşazâde Sezai Dilberin Kafkasyada başlayıp Mısıra kadar uzanan hüzün dolu sergüzeştini anlatır Sevgilisi Celâl Beyin Dilbere kavuşmak için önüne gelene onu sorması her ağlayan insanı sevgilisi sanması Mısırda kapatıldığı yerden kendisini içten içe seven harem ağası Cevher tarafından kurtarılması insanı etkileyici bir biçimde kaleme alınmıştır Türk okuyucusunun ilgisi sebebiyle birçok yayınevi tarafından basılan eser Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğrencilere okutulması tavsiye edilen 100 Temel Eser arasına da girmiştir Bu neşirde eserle ilgili özgün çalışmalara yer verilmiş ve 100 Temel Eser projesine ışık tutacak türden çalışmalara zemin hazırlanmıştır

Can Yayınları
O devirde bir şûriş i fikir ve kalp efrattan cemiyete cemiyetten memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin sakit ve rakit cereyanların menabiini ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda bir kûşe i ârâmîde yoktu Bu hallere karşı tesir i muhitle geçirdiğim şedit yakıcı muharrip bir hayat ı asabi içinde yazıhanemin önünde mülhime i şiirin fikri taltif ve teşrifini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek nihayet vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan labirlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler ve haritalarla zenginleştirerek orijinal dilinedokunmadan yayımlıyoruz

Bilge Kültür Sanat
Sergüzeşt romanında Türk okuyucunun ilgi duyduğu esaret konusu ele alınır Dilber Kafkasya dan Türkiye ye getirilmiş genç bir kızdır Halayık olarak çalıştığı konaklarda çeşitli zorluklarla karşılaşır Samipaşazâde Sezai Dilber in Kafkasya da başlayıp Mısır a kadar uzanan hüzün dolu sergüzeştini anlatır Sevgilisi Celâl Beyin Dilber e kavuşmak için önüne gelene onu sorması her ağlayan insanı sevgilisi sanması Mısır da kapatıldığı yerden kendisini içten içe seven harem ağası Cevher tarafından kurtarılması insanı etkileyici bir biçimde kaleme alınmıştır Türk okuyucusunun ilgisi sebebiyle birçok yayınevi tarafından basılan eser Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğrencilere okutulması tavsiye edilen 100 Temel Eser arasına da girmiştir Bu neşirde eserle ilgili özgün çalışmalara yer verilmiş ve 100 Temel Eser projesine ışık tutacak türden çalışmalara zemin hazırlanmıştır

Ayrıntı Yayınları
Yalnız döku len gözyaşları acıdır Sen hiçbir derdini benden gizlemezken bu ıstırabının sebebini niçin saklıyorsun Memleketinde geçen bir şey mi hatırına geldi Yoksa çocukken validenin kucağında ağladığını mı hatırladın Sen kalbini bana da açmazsan burada hâline hanımlar mı acıyacak beyler mi ağlayacak Esaret altına alınmış bir beden ve duygularla geçen koca bir ömu r Dilber in yaşamının özu Samipaşazade Sezai ye şöhretini kazandıran Sergu zeşt te insanın insani özelliklerini ve varoluş nedenini yok sayan olaylarla birlikte bir mal gibi alınıp satılan eziyet edilen bir esir kızın dramı anlatılmakta

Bilge Kültür Sanat
Sergüzeşt romanında Türk okuyucunun ilgi duyduğu esaret konusu ele alınır Dilber Kafkasyadan Türkiyeye getirilmiş genç bir kızdır Halayık olarak çalıştığı konaklarda çeşitli zorluklarla karşılaşır Samipaşazâde Sezai Dilberin Kafkasyada başlayıp Mısıra kadar uzanan hüzün dolu sergüzeştini anlatır Sevgilisi Celâl Beyin Dilbere kavuşmak için önüne gelene onu sorması her ağlayan insanı sevgilisi sanması Mısırda kapatıldığı yerden kendisini içten içe seven harem ağası Cevher tarafından kurtarılması insanı etkileyici bir biçimde kaleme alınmıştır Türk okuyucusunun ilgisi sebebiyle birçok yayınevi tarafından basılan eser Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğrencilere okutulması tavsiye edilen 100 Temel Eser arasına da girmiştir Bu neşirde eserle ilgili özgün çalışmalara yer verilmiş ve 100 Temel Eser projesine ışık tutacak türden çalışmalara zemin hazırlanmıştır

Kırmızı Kedi Yayınları
Tanzimat döneminin ikinci kuşak yazarları arasında yer alan Samipaşazade Sezai adını edebiyat tarihine yazan Sergüzeşt adlı eserinde 19 yüzyılda bütün dünyada güncel bir tema haline gelen esaret konusunu işler Yazarın amacı esaret kurumunun insanlık dışı yönü üzerinde okuyucuyu düşündürmektir Olaylara güçsüz kahramanı Dilber in gözüyle bakarken bu sayede ezen ezilen kuvvetli zayıf zıtlığını çarpıcı şekilde dile getirir ve toplumun merhamet duygularını harekete geçirmek ister Edebiyat tarihimizin kilometre taşlarından Sergüzeşt in elinizdeki baskısı yazarı hayattayken yapılan ikinci baskısı temel alınarak hazırlandı Yazarın üslubunu koruyarak bugünün okurlarının kolaylıkla anlayacağı şekilde sadeleştirildi Gece bütün sakinlik ve karanlığıyla ortalığı istila etmişti Ne gökte bir yıldızın ne yerde bir kandilin ışığının göründüğü bu koca gecenin içinde hiçbir ses işitilmez yalnız uzaktan uzağa havlayan köpeklerin sesleriyle ara sıra şiddetle esen soğuk içe işleyen bir rüzgârın eski Bizans harabelerinden çıkardığı müthiş yankılar korkulu kulaklarına ulaşırdı

Dekalog
Rusya kumpanyasının Batum dan gelen bir vapuru Tophane nin önüne yanaştığı zaman denizin üzerinde sabırsızlıkla bekleyen birkaç kişi sandallardan vapurun içine doğru atılmışlardı Bunlardan biri uzun boylu geniş omuzlu seyrek siyah bıyıklı etekleri ayaklarına kadar uzun beli oldukça dar bir Çerkez paltosu giymişti Başında kendi milletinin kalpağı elinde gümüşlü bir kırbacı olan Çerkez e Hoş geldiniz Cariyeler nerede diye sordu İşte burada Kaç tane Üç Güzel mi Çerkez esirlerden birini göstererek Şu mavi gözlere bak Bir paşa buna hazine verir dedi

Akçağ Basım Yayım Pazarlama
Yazar Sergüzeşt adlı romanı hangi şartlarda yazdığını kendi üslûbuyla şöyle açıklıyor 1890 Otuz üç sene sabah olmak bilmeyen ufuklarında en küçük bir şafak ışığı bile görünmeyen uzun bir gece O gece doğan tek tük yıldızlar ülkelerini terk ederek gurbet illerinin hicranlı ufuklarında sönüyordu Kalanlar da vatan semalarında bir müddet parladıktan sonra baskı yönetiminin tutuşturduğu volkanlardan yükselen siyah dumanlara gömülüyordu O devirde bir fikirka rmaşası fertlerden topluma toplumdan memleket köşelerine ve oradan da bütün vatana yayılarak düşüncelerin suskun ve durgun cereyanların kaynağını yok ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için vatanın hiçbir yerinde rahat bir köşede yoktu Bu durumlar ve çevrenin etkisi altında geçirdiğim şiddetli yakıcı ve harap olmuş bir hayat içinde yazıhanemin önünde ilham perisinin gelişini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini duyar penceremden onların beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek son vermiştim

Akçağ Yayınları
img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Fark Yayınları
II Abdülhamid devrinde yazılan eser esaret temasını işlemesi nedeniyle yazarın göz hapsinde tutulmasına neden olmuştur Kitabın kahramanı bir köle olan Dilber dir İstanbul daki bir konakta gerçek aşkı bulana kadar çok acılar çekmiş oradan oraya sürüklenmiştir Dilber in Kafkasya dan Mısır a uzanan macerası Sami Paşazâde Sezai nin anlatımıyla okuyucuya sunulmuştur

Sayfa Sayısı

Sms Yayınları
Zavallı çocuklar Sizin o mini mini elleriniz eski Asya vahşetinin kullandığı ve birkaç asırdan beri insanlığın zorbalığı altında inlediği esaret zincirlerini kırmak için değil belki kendiniz gibi küçük kuşları güzel çiçekleri okşamak içindir Kafkasya dan kaçırılıp Türkiye ye getirilerek esir edilen dokuz yaşındaki Dilber burada halayık olarak bir eve satılır Hayatı boyunca o evden bu eve sürüklenip farklı farklı efendilere boyun eğdikten farklı acılar yaşadıktan sonra geldiği konakta bir paşazadeye âşık olur Ancak uygunsuz görülen bu aşk Dilber i bir kez daha yola çıkmaya mecbur bırakır

Sergüzeşt i duygu üstadı Ekrem in sonsuz kalbine ithaf ederek yükseltmek istemiştim Bu yapıtın bir değeri varsa o da şimdi yerin altında yatan ama sonsuzluğun en yüksek noktasında heyecanı bitmez tükenmez olan o kalpten almasıdır Sami Paşazade Sezai

Parana Yayınları
Sami Paşazade 1888 de yayınlanan Sergüzeşt romanında o yıllarda rağbet gören esaret konusunu işlemiş ve böylelikle esaretin gayri insani yönüne dikkat çekmeye çalışmıştır Roman Kafkasya dan kaçırıldıktan sonra bir mal gibi alınıp satılan oradan oraya sürüklenip horlanan bir genç kız olan Dilber en sonunda Asaf Paşa nın konağına satılmıştır O konakta eğitim görür hatta Fransızca öğrenir Avrupa da okumuş ressam iyi kalpli bir genç olan Celal Asaf Paşanın oğludur Dilber e aşık olur Annesi bu sevginin farkına varınca oğlunu bir esir parçasından kurtarmak ister roman Dilber i hakir gören zengin tabaka arasındaki çelişkiler üzerine kurulmuştur

Pınar Yayınları
Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai hikâyecilikte gerçekçilik tarzının gelişiminde etkili olmuştur Onun ilk ve tek romanı Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilmiştir Esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlayan eserin çıkışını fevkalade bir surette güzelce karşılayanlar o zamandan geleceği aydınlatmaya başlamış gençlerdir Samipaşazade Sezai devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutan romanında Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Halayık olarak çalıştığı konaklarda çeşitli zorluklarla karşılaşan Dilber in Mısır a kadar uzanan hüzün dolu sergüzeşti etkileyici bir biçimde kaleme alınmıştır Romanına esaret aleyhinde başlayıp ve hürriyetine diyerek son veren yazar Sergüzeşt te on dokuzuncu yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkımı ustalıkla anlatmıştır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen Sergüzeşt edebiyatımıza yeni bir soluk getirmiştir

Pınar Yayınları
Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai hikâyecilikte gerçekçilik tarzının gelişiminde etkili olmuştur Onun ilk ve tek romanı Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilmiştir Esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlayan eserin çıkışını fevkalade bir surette güzelce karşılayanlar o zamandan geleceği aydınlatmaya başlamış gençlerdir Samipaşazade Sezai devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutan romanında Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Halayık olarak çalıştığı konaklarda çeşitli zorluklarla karşılaşan Dilber in Mısır a kadar uzanan hüzün dolu sergüzeşti etkileyici bir biçimde kaleme alınmıştır Romanına esaret aleyhinde başlayıp ve hürriyetine diyerek son veren yazar Sergüzeşt te on dokuzuncu yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkımı ustalıkla anlatmıştır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen Sergüzeşt edebiyatımıza yeni bir soluk getirmiştir

Final Kültür Sanat Yayınları
Samipaşazade Sezai nin en önemli eserlerinden biri olan Sergüzeşt Kafkasya dan kaçırılan ve İstanbul da köle olarak satılan Dilber in hayat hikayesini anlatır Dokuz yaşındayken esir tüccarlarının eline düşen Dilber sonunda zengin bir konakta eğitim görür ve Fransızca öğrenir Ancak ailenin oğlu olan Celal ın ona olan aşkı Dilber in hayatında imkansız bir gönül macerasının başlamasına neden olur Roman köleliği ve toplumsal sınıflar arasındaki eşitsizlikleri yansıtırken Dilber in esir olarak satılması onun gibi birçok insanın da toplumda ayrımcılığa uğramasının bir örneği olarak karşımıza çıkar Samipaşazade nin dönemin anlaşılmasına ışık tutan bu eseri aynı zamanda edebiyatımızdaki ilk realist romanlardan biri olarak da kabul edilir Sergüzeşt ile okurlar hem tarihi bir yolculuğa çıkacak hem de insanın iç dünyasındaki karmaşık duyguların yoğunluğunu hissedecekler

Ayrıntı Yayınları
Yalnız döku len gözyaşları acıdır Sen hiçbir derdini benden gizlemezken bu ıstırabının sebebini niçin saklıyorsun Memleketinde geçen bir şey mi hatırına geldi Yoksa çocukken validenin kucağında ağladığını mı hatırladın Sen kalbini bana da açmazsan burada hâline hanımlar mı acıyacak beyler mi ağlayacak Esaret altına alınmış bir beden ve duygularla geçen koca bir ömu r Dilber in yaşamının özu Samipaşazade Sezai ye şöhretini kazandıran Sergu zeşt te insanın insani özelliklerini ve varoluş nedenini yok sayan olaylarla birlikte bir mal gibi alınıp satılan eziyet edilen bir esir kızın dramı anlatılmakta

Akçağ Yayınları
Sergüzeşt yazarın işlediği esaret teması itibariyle önem arzeden bir romanıdır İlk defa yayımlandığı 1889 yılında 2 Abdülhamid dönemi şartları içinde esaret temasını işlediği için yazarının göz hapsinde tutulmasına sebep olur ve Sezai Bey 1901 yılında Paris e kaçar Bu roman yayımlanmadan önce romantizm tecrübesini yaşayan Türk romanı Sergüzeşt le realist tavrın örneğini sunar Sergüzeşt romanının asıl kahramanı Dilber dir Dilber in esareti sebebiyle yaşadığı hazin macera hikaye edilir Sergüzeşt Sami Paşazade Sezai nin adını edebiyatımıza perçinlemiş bir romanıdır Gerek işlediği tema gerek yarattığı Dilber tipi gerek romantizmden realizme kayış tarzı ve üslubu ile edebiyat tarihimizdeki gerçek yerini almıştır

Fark Yayınları
II Abdülhamid devrinde yazılan eser esaret temasını işlemesi nedeniyle yazarın göz hapsinde tutulmasına neden olmuştur Kitabın kahramanı bir köle olan Dilber dir İstanbul daki bir konakta gerçek aşkı bulana kadar çok acılar çekmiş oradan oraya sürüklenmiştir Dilber in Kafkasya dan Mısır a uzanan macerası Sami Paşazâde Sezai nin anlatımıyla okuyucuya sunulmuştur

Parana
Sami Paşazade 1888 de yayınlanan Sergüzeşt romanında o yıllarda rağbet gören esaret konusunu işlemiş ve böylelikle esaretin gayri insani yönüne dikkat çekmeye çalışmıştır Roman Kafkasya dan kaçırıldıktan sonra bir mal gibi alınıp satılan oradan oraya sürüklenip horlanan bir genç kız olan Dilber en sonunda Asaf Paşa nın konağına satılmıştır O konakta eğitim görür hatta Fransızca öğrenir Avrupa da okumuş ressam iyi kalpli bir genç olan Celal Asaf Paşanın oğludur Dilber e aşık olur Annesi bu sevginin farkına varınca oğlunu bir esir parçasından kurtarmak ister roman Dilber i hakir gören zengin tabaka arasındaki çelişkiler üzerine kurulmuştur

AKÇAĞ YAYINLARI

Can Yayınları
O devirde bir fikir ve kalp coşkusu bireylerden topluma toplumdan memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin suskun ve durgun cereyanların kaynaklarını ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda huzurlu bir köşe yoktu Bu hallerin karşısında ortamın etkisiyle geçirdiğim şiddetli yakıcı yıkıcı bir asabi hayat içinde yazı masamın önünde şiir ilhamının fikri ödüllendirip şereflendirmesini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek son vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan la birlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler haritalarla zenginleştirerek ve günümüz Türkçesine uyarlayarak yayımlıyoruz

Can Yayınları
O devirde bir fikir ve kalp coşkusu bireylerden topluma toplumdan memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin suskun ve durgun cereyanların kaynaklarını ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda huzurlu bir köşe yoktu Bu hallerin karşısında ortamın etkisiyle geçirdiğim şiddetli yakıcı yıkıcı bir asabi hayat içinde yazı masamın önünde şiir ilhamının fikri ödüllendirip şereflendirmesini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek son vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan la birlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler haritalarla zenginleştirerek ve günümüz Türkçesine uyarlayarak yayımlıyoruz

İthaki Yayınları
Artık kaçacak Artık firar edecek Fakat gecenin devlere özgü müthiş kocaman bir şekilde göğe yayılan siyah kanatlarının altı öyle bir küçük mahlûka sığınak olamaz Firar edecek Kendisince bilinmedik bir kuvvetin sevkiyle bir şey arayacak Osmanlı daki ilk demokratik ideallerin esaret altındaki bir cariye üzerinden dile getirildiğiSergüzeşt bir aşk ve hürriyet romanı Tanzimat sonrasının özgürlük fikirleriyle büyüyen Samipaşazade Sezai bu romanla hem siyasal hem de toplumsal yaşama damga vuran istibdadı lanetlemekle kalmaz toplumda kadına reva görülen yeri giderek belirginleşen sınıfsal ayrımları ve sözde aydınları da lanetler Memleketi Kafkasya da esir edilip köle olarak satılmak üzere İstanbul a getirilen Dilber zorlu esaret yıllarından ibaret çocukluğunu kalbindeki özgürlük aşkı yardımıyla güçbela atlatmışken gönlünü evin küçükbeyi Celal e kaptırır Evin hanımınca onaylanmayan bu aşkın önüne geçebilmek amacıyla Dilber yeniden esirciye satılır ve iki sevgili mecburen ayrılır Yeni esaretinde daha zorlu sınavlara maruz kalan Dilber in aklında ise sadece özgürlük ve aşkına kavuşacağı İstanbul a dönebilme umudu vardır Türk edebiyat tarihinin ilk büyük üslupçularından biri olarak görülen Samipaşazade nin çarpıcı romanıSergüzeşt in yayımlanması sonrasında kovuşturmaya uğraması ve kendini sürgünde bulması âdeta kaderin elim bir şakası gibidir

O devirde bir fikir ve kalp coşkusu bireylerden topluma toplumdan memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin suskun ve durgun cereyanların kaynaklarını ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda huzurlu bir köşe yoktu Bu hallerin karşısında ortamın etkisiyle geçirdiğim şiddetli yakıcı yıkıcı bir asabi hayat içinde yazı masamın önünde şiir ilhamının fikri ödüllendirip şereflendirmesini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek son vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan la birlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler haritalarla zenginleştirerek ve günümüz Türkçesine uyarlayarak yayımlıyoruz Yazar Samipaşazade Sezai Sayfa Sayısı 120 Çeviri Ebat 12X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Mayıs 2023 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Pınar Yayınları
Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai hikâyecilikte gerçekçilik tarzının gelişiminde etkili olmuştur Onun ilk ve tek romanı Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilmiştir Esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlayan eserin çıkışını fevkalade bir surette güzelce karşılayanlar o zamandan geleceği aydınlatmaya başlamış gençlerdir Samipaşazade Sezai devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutan romanında Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Halayık olarak çalıştığı konaklarda çeşitli zorluklarla karşılaşan Dilber in Mısır a kadar uzanan hüzün dolu sergüzeşti etkileyici bir biçimde kaleme alınmıştır Romanına esaret aleyhinde başlayıp ve hürriyetine diyerek son veren yazar Sergüzeşt te on dokuzuncu yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkımı ustalıkla anlatmıştır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen Sergüzeşt edebiyatımıza yeni bir soluk getirmiştir

Parana Yayınları
Sami Paşazade 1888 de yayınlanan Sergüzeşt romanında o yıllarda rağbet gören esaret konusunu işlemiş ve böylelikle esaretin gayri insani yönüne dikkat çekmeye çalışmıştır Roman Kafkasya dan kaçırıldıktan sonra bir mal gibi alınıp satılan oradan oraya sürüklenip horlanan bir genç kız olan Dilber en sonunda Asaf Paşa nın konağına satılmıştır O konakta eğitim görür hatta Fransızca öğrenir Avrupa da okumuş ressam iyi kalpli bir genç olan Celal Asaf Paşanın oğludur Dilber e aşık olur Annesi bu sevginin farkına varınca oğlunu bir esir parçasından kurtarmak ister roman Dilber i hakir gören zengin tabaka arasındaki çelişkiler üzerine kurulmuştur

Sms Yayınları
Zavallı çocuklar Sizin o mini mini elleriniz eski Asya vahşetinin kullandığı ve birkaç asırdan beri insanlığın zorbalığı altında inlediği esaret zincirlerini kırmak için değil belki kendiniz gibi küçük kuşları güzel çiçekleri okşamak içindir Kafkasya dan kaçırılıp Türkiye ye getirilerek esir edilen dokuz yaşındaki Dilber burada halayık olarak bir eve satılır Hayatı boyunca o evden bu eve sürüklenip farklı farklı efendilere boyun eğdikten farklı acılar yaşadıktan sonra geldiği konakta bir paşazadeye âşık olur Ancak uygunsuz görülen bu aşk Dilber i bir kez daha yola çıkmaya mecbur bırakır

Can Yayınları
O devirde bir fikir ve kalp coşkusu bireylerden topluma toplumdan memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin suskun ve durgun cereyanların kaynaklarını ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda huzurlu bir köşe yoktu Bu hallerin karşısında ortamın etkisiyle geçirdiğim şiddetli yakıcı yıkıcı bir asabi hayat içinde yazı masamın önünde şiir ilhamının fikri ödüllendirip şereflendirmesini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek son vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan la birlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler haritalarla zenginleştirerek ve günümüz Türkçesine uyarlayarak yayımlıyoruz

Ayrıntı Yayınları
Yalnız döku len gözyaşları acıdır Sen hiçbir derdini benden gizlemezken bu ıstırabının sebebini niçin saklıyorsun Memleketinde geçen bir şey mi hatırına geldi Yoksa çocukken validenin kucağında ağladığını mı hatırladın Sen kalbini bana da açmazsan burada hâline hanımlar mı acıyacak beyler mi ağlayacak Esaret altına alınmış bir beden ve duygularla geçen koca bir ömu r Dilber in yaşamının özu Samipaşazade Sezai ye şöhretini kazandıran Sergu zeşt te insanın insani özelliklerini ve varoluş nedenini yok sayan olaylarla birlikte bir mal gibi alınıp satılan eziyet edilen bir esir kızın dramı anlatılmakta

Bilgeoğuz Yayınları
Esaret bir savaşta düşman eline düşmektir Ancak zorbalar savaşta değil Kafkasya da Afrika da veya dünyanın başka yerlerinde evlerinin önünden bahçesinden tarlasından insanları zorla kaçırarak esir pazarlarında satmışlar devletler de hiçbir hukuk kuralıyla izah edilemeyecek olan bu esirlerin kendi sınırları içindeki pazarlarda satılmasına göz yummuşlardır Hatta devletlerin ileri gelenleri bu pazarların hatırlı müşterileri olmuşlardır Milletlerin tarihi zaferler yenilgiler ve kahramanlık destanlarından ibaret değildir Yeryüzündeki her toplumun tarihinde altın sayfaların yanında yeni nesillere pek fazla gösterilmeyen kara sayfalar da vardır Türk edebiyatında ilk gerçekçi roman olarak kabul edilen bu eser bizim tarihimizdeki o kara sayfalardan birinin bir esir kızın hayatı etrafında açıklanmasıdır

BİLGE KÜLTÜR
Sergüzeşt romanında Türk okuyucunun ilgi duyduğu esaret konusu ele alınır Dilber Kafkasya dan Türkiye ye getirilmiş genç bir kızdır Halayık olarak çalıştığı konaklarda çeşitli zorluklarla karşılaşır Samipaşazâde Sezai Dilber in Kafkasya da başlayıp Mısır a kadar uzanan hüzün dolu sergüzeştini anlatır Sevgilisi Celâl Beyin Dilber e kavuşmak için önüne gelene onu sorması her ağlayan insanı sevgilisi sanması Mısır da kapatıldığı yerden kendisini içten içe seven harem ağası Cevher tarafından kurtarılması insanı etkileyici bir biçimde kaleme alınmıştır Türk okuyucusunun ilgisi sebebiyle birçok yayınevi tarafından basılan eser Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğrencilere okutulması tavsiye edilen 100 Temel Eser arasına da girmiştir Bu neşirde eserle ilgili özgün çalışmalara yer verilmiş ve 100 Temel Eser projesine ışık tutacak türden çalışmalara zemin hazırlanmıştır Yayınevi BİLGE KÜLTÜR Yazar SAMİ PAŞAZADE SEZAİ Baskı 10 Sayfa Sayısı 119 Yıl 2015

Kırmızı Kedi Yayınevi
Samipaşazade Sezai tarafından kaleme alınan Sergüzeşt Kırmızı Kedi Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Sergüzeşt Samipaşazade Sezai Kitap Özeti Tanzimat döneminin ikinci kuşak yazarları arasında yer alan Samipaşazade Sezai adını edebiyat tarihine yazan Sergüzeşt adlı eserinde 19 yüzyılda bütün dünyada güncel bir tema haline gelen esaret konusunu işler Yazarın amacı esaret kurumunun insanlık dışı yönü üzerinde okuyucuyu düşündürmektir Olaylara güçsüz kahramanı Dilber in gözüyle bakarken bu sayede ezen ezilen kuvvetli zayıf zıtlığını çarpıcı şekilde dile getirir ve toplumun merhamet duygularını harekete geçirmek ister Edebiyat tarihimizin kilometre taşlarından Sergüzeşt in elinizdeki baskısı yazarı hayattayken yapılan ikinci baskısı temel alınarak hazırlandı Yazarın üslubunu koruyarak bugünün okurlarının kolaylıkla anlayacağı şekilde sadeleştirildi Gece bütün sakinlik ve karanlığıyla ortalığı istila etmişti Ne gökte bir yıldızın ne yerde bir kandilin ışığının göründüğü bu koca gecenin içinde hiçbir ses işitilmez yalnız uzaktan uzağa havlayan köpeklerin sesleriyle ara sıra şiddetle esen soğuk içe işleyen bir rüzgârın eski Bizans harabelerinden çıkardığı müthiş yankılar korkulu kulaklarına ulaşırdı Yayınevi Kırmızı Kedi Yayınevi Yazar Samipaşazade Sezai Sayfa 120 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x21 00 cm Basım Yılı Mayıs 2024 Barkod 9786052986486 Kategori Klasikler

Ayrıntı
Yalnız döku len gözyaşları acıdır Sen hiçbir derdini benden gizlemezken bu ıstırabının sebebini niçin saklıyorsun Memleketinde geçen bir şey mi hatırına geldi Yoksa çocukken validenin kucağında ağladığını mı hatırladın Sen kalbini bana da açmazsan burada hâline hanımlar mı acıyacak beyler mi ağlayacak Esaret altına alınmış bir beden ve duygularla geçen koca bir ömu r Dilber in yaşamının özu Samipaşazade Sezai ye şöhretini kazandıran Sergu zeşt te insanın insani özelliklerini ve varoluş nedenini yok sayan olaylarla birlikte bir mal gibi alınıp satılan eziyet edilen bir esir kızın dramı anlatılmakta

Kırmızı Kedi
Tanzimat döneminin ikinci kuşak yazarları arasında yer alan Samipaşazade Sezai adını edebiyat tarihine yazan Sergüzeşt adlı eserinde 19 yüzyılda bütün dünyada güncel bir tema haline gelen esaret konusunu işler Yazarın amacı esaret kurumunun insanlık dışı yönü üzerinde okuyucuyu düşündürmektir Olaylara güçsüz kahramanı Dilber in gözüyle bakarken bu sayede ezen ezilen kuvvetli zayıf zıtlığını çarpıcı şekilde dile getirir ve toplumun merhamet duygularını harekete geçirmek ister Edebiyat tarihimizin kilometre taşlarından Sergüzeşt in elinizdeki baskısı yazarı hayattayken yapılan ikinci baskısı temel alınarak hazırlandı Yazarın üslubunu koruyarak bugünün okurlarının kolaylıkla anlayacağı şekilde sadeleştirildi Gece bütün sakinlik ve karanlığıyla ortalığı istila etmişti Ne gökte bir yıldızın ne yerde bir kandilin ışığının göründüğü bu koca gecenin içinde hiçbir ses işitilmez yalnız uzaktan uzağa havlayan köpeklerin sesleriyle ara sıra şiddetle esen soğuk içe işleyen bir rüzgârın eski Bizans harabelerinden çıkardığı müthiş yankılar korkulu kulaklarına ulaşırdı

Bilge Kültür Sanat
Sergüzeşt romanında Türk okuyucunun ilgi duyduğu esaret konusu ele alınır Dilber Kafkasyadan Türkiyeye getirilmiş genç bir kızdır Halayık olarak çalıştığı konaklarda çeşitli zorluklarla karşılaşır Samipaşazâde Sezai Dilberin Kafkasyada başlayıp Mısıra kadar uzanan hüzün dolu sergüzeştini anlatır Sevgilisi Celâl Beyin Dilbere kavuşmak için önüne gelene onu sorması her ağlayan insanı sevgilisi sanması Mısırda kapatıldığı yerden kendisini içten içe seven harem ağası Cevher tarafından kurtarılması insanı etkileyici bir biçimde kaleme alınmıştır Türk okuyucusunun ilgisi sebebiyle birçok yayınevi tarafından basılan eser Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğrencilere okutulması tavsiye edilen 100 Temel Eser arasına da girmiştir Bu neşirde eserle ilgili özgün çalışmalara yer verilmiş ve 100 Temel Eser projesine ışık tutacak türden çalışmalara zemin hazırlanmıştır

Kırmızıkedi Yayınevi
Tanzimat döneminin ikinci kuşak yazarları arasında yer a lan Samipaşazade Sezai adını edebiyat tarihine yazan Sergüzeşt adlı eserinde 19 yüzyılda bütün dünyada güncel bir tema haline gelen esaret konusunu işler Yazarın amacı esaret kurumunun insanlık dışı yönü üzerinde okuyucuyu düşündürmektir Olaylara güçsüz kahramanı Dilber in gözüyle bakarken bu sayede ezen ezilen kuvvetli zayıf zıtlığını çarpıcı şekilde dile getirir ve toplumun merhamet duygularını harekete geçirmek ister Edebiyat tarihimizin kilometre taşlarından Sergüzeşt in elinizdeki baskısı yazarı hayattayken yapılan ikinci baskısı temel alınarak hazırlandı Yazarın üslubunu koruyarak bugünün okurlarının kolaylıkla anlayacağı şekilde sadeleştirildi Gece bütün sakinlik ve karanlığıyla ortalığı istila etmişti Ne gökte bir yıldızın ne yerde bir kandilin ışığının göründüğü bu koca gecenin içinde hiçbir ses işitilmez yalnız uzaktan uzağa havlayan köpeklerin sesleriyle ara sıra şiddetle esen soğuk içe işleyen bir rüzgârın eski Bizans harabelerinden çıkardığı müthiş yankılar korkulu kulaklarına ulaşırdı

Final Kültür Sanat Yayınları
Samipaşazade Sezai nin en önemli eserlerinden biri olan Sergüzeşt Kafkasya dan kaçırılan ve İstanbul da köle olarak satılan Dilber in hayat hikayesini anlatır Dokuz yaşındayken esir tüccarlarının eline düşen Dilber sonunda zengin bir konakta eğitim görür ve Fransızca öğrenir Ancak ailenin oğlu olan Celal ın ona olan aşkı Dilber in hayatında imkansız bir gönül macerasının başlamasına neden olur Roman köleliği ve toplumsal sınıflar arasındaki eşitsizlikleri yansıtırken Dilber in esir olarak satılması onun gibi birçok insanın da toplumda ayrımcılığa uğramasının bir örneği olarak karşımıza çıkar Samipaşazade nin dönemin anlaşılmasına ışık tutan bu eseri aynı zamanda edebiyatımızdaki ilk realist romanlardan biri olarak da kabul edilir Sergüzeşt ile okurlar hem tarihi bir yolculuğa çıkacak hem de insanın iç dünyasındaki karmaşık duyguların yoğunluğunu hissedecekler

Salon Yayınları
Edebiyatımızda birçok ilke şahit olduğumuz Tanzimat Dönemi nde esaret ve insan ticareti temalarını işleyen Samipaşazade Sezai nin biricik romanı Sergüzeşt romancılık tarihimizde romantizmden realizme geçişimizin ilk örneğidir Samipaşazade Sezai nin babasının konağında yakından tanıdığı esir kadınların hayat hikayeleri ve bizzat kendi annesi Gülarayış Hanım ın da bir Çerkez esire olması olay örgüsünün altyapısını oluşturmasıyla hikayede otobiyografik unsurlar barındırmaktadır Yazar bu durumu eserin 1924 teki baskısının önsözünde dile getirmiştir Sezai insan ve çevre ilişkisine eserin birçok yerindedeğinmiş mekanı sadece dekor olmaktan çıkarmış ve karakterlerin psikolojik durumlarıyla ilintilendirmiştir Eserde işlediği dönem sorunları sebebiyle yazar göz hapsinde tutulmuştur

Can Yayınları
O devirde bir şûriş i fikir ve kalp efrattan cemiyete cemiyetten memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin sakit ve rakit cereyanların menabiini ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda bir kûşe i ârâmîde yoktu Bu hallere karşı tesir i muhitle geçirdiğim şedit yakıcı muharrip bir hayat ı asabi içinde yazıhanemin önünde mülhime i şiirin fikri taltif ve teşrifini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm ÇünküSergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek nihayet vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan labirlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler ve haritalarla zenginleştirerek orijinal dilinedokunmadan yayımlıyoruz Tanıtım Bülteninden

Salon Yayınları
Edebiyatımızda birçok ilke şahit olduğumuz Tanzimat Dönemi nde esaret ve insan ticareti temalarını işleyen Samipaşazade Sezai nin biricik romanı Sergüzeşt romancılık tarihimizde romantizmden realizme geçişimizin ilk örneğidir Samipaşazade Sezai nin babasının konağında yakından tanıdığı esir kadınların hayat hikayeleri ve bizzat kendi annesi Gülarayış Hanım ın da bir Çerkez esire olması olay örgüsünün altyapısını oluşturmasıyla hikâyede otobiyografik unsurlar barındırmaktadır Yazar bu durumu eserin 1924 teki baskısının önsözünde dile getirmiştir Sezai insan ve çevre ilişkisine eserin birçok yerindedeğinmiş mekânı sadece dekor olmaktan çıkarmış ve karakterlerin psikolojik durumlarıyla ilintilendirmiştir Eserde işlediği dönem sorunları sebebiyle yazar göz hapsinde tutulmuştur Tanıtım Bülteninden

Kapı
Klasikler ölümsüz olmadıkları için değil sürekli okundukları için de değerlidir Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilik taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday Aşk dil kurgu bütün saflığıyla göz kırpıyor Yeniden Klasikler içinde Sergüzeşt pek çok açıdan özel hiç yerde duruyor Duygusal yoğunluğuyla Servet i Fünun romanının doğuşuna uygun bir atmosfer yarattığı gibi sunduğu trajik hikâyeyle acıma duygusu uyandırarak okuru önemli toplumsal meseleler üzerine düşünmeye ezen ezilen ayrımını oluşturan koşulları irdelemeye ve geçmişteki yanlış uygulamalarla hesaplaşmaya davet ediyor

CAN YAYINLARI
O devirde bir fikir ve kalp coşkusu bireylerden topluma toplumdan memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin suskun ve durgun cereyanların kaynaklarını ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda huzurlu bir köşe yoktu Bu hallerin karşısında ortamın etkisiyle geçirdiğim şiddetli yakıcı yıkıcı bir asabi hayat içinde yazı masamın önünde şiir ilhamının fikri ödüllendirip şereflendirmesini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek son vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan la birlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler haritalarla zenginleştirerek ve günümüz Türkçesine uyarlayarak yayımlıyoruz edebiyatımızınmirası tanzimatedebiyatı köleticareti esaret osmanlıcoğrafyası hürriyet

Say Yayınları
Türk Edebiyatında modern anlamda kısa öykünün de kurucusu sayılan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt adlı romanında Tanzimat döneminde Kafkasyadan kaçırılarak İstanbula getirilip satılan bir kızın yaşamını anlatır İlk satıldığı evin hanımı tarafından Dilber adı verilen kız hor görüldüğü ezildiği için o evden kaçar ancak yeniden eski sahiplerine verilir yaşamı boyunca birkaç kez esir olarak satılır Farklı evlerde farklı yaşam biçimleri içinde Dilberin başından geçenlerin işlendiği Sergüzeşt Tanzimat edebiyatının romantizminden gerçekçiliğe yöneldiği dönemde yazılmıştır Bu nedenle her iki akıma has dil ve biçem özelliklerini yansıtır İlk dönem romanlarımız içinde kurgusu ve anlatımıyla bir aşama kabul edilen romanlardan biri de Sergüzeşt tir Türk romanında metin üzerinden çözümleyici eleştiri anlayışının ilk örneğini veren Mizancı Murad yayımlanır yayımlanmaz Sergüzeşt için kaleme aldığı değerlendirme yazısında romanın en çarpıcı yönünün yapı bütünlüğü olduğunu söyler Devrin hastalığı olan konu dışına çıkmak zaafı yoktur burada Daha da önemlisi yazarın romanı kendisini yansıtan bir ayna olarak değil bir mimar mühendisin inşa ettiği bina gibi kurmuş olmasıdır Yazarı metnin dışında tutmak isteyen bu anlayış Türk romanı için önemli bir adımdır Handan İnci

Salon Yayınları
Edebiyatımızda birçok ilke şahit olduğumuz Tanzimat Dönemi nde esaret ve insan ticareti temalarını işleyen Samipaşazade Sezai nin biricik romanı Sergüzeşt romancılık tarihimizde romantizmden realizme geçişimizin ilk örneğidir Samipaşazade Sezai nin babasının konağında yakından tanıdığı esir kadınların hayat hikayeleri ve bizzat kendi annesi Gülarayış Hanım ın da bir Çerkez esire olması olay örgüsünün altyapısını oluşturmasıyla hikayede otobiyografik unsurlar barındırmaktadır Yazar bu durumu eserin 1924 teki baskısının önsözünde dile getirmiştir Sezai insan ve çevre ilişkisine eserin birçok yerindedeğinmiş mekanı sadece dekor olmaktan çıkarmış ve karakterlerin psikolojik durumlarıyla ilintilendirmiştir Eserde işlediği dönem sorunları sebebiyle yazar göz hapsinde tutulmuştur

Akçağ Yayınları
Sergüzeşt yazarın işlediği esaret teması itibariyle önem arzeden bir romanıdır İlk defa yayımlandığı 1889 yılında 2 Abdülhamid dönemi şartları içinde esaret temasını işlediği için yazarının göz hapsinde tutulmasına sebep olur ve Sezai Bey 1901 yılında Paris e kaçar Bu roman yayımlanmadan önce romantizm tecrübesini yaşayan Türk romanı Sergüzeşt le realist tavrın örneğini sunar Sergüzeşt romanının asıl kahramanı Dilber dir Dilber in esareti sebebiyle yaşadığı hazin macera hikaye edilir Sergüzeşt Sami Paşazade Sezai nin adını edebiyatımıza perçinlemiş bir romanıdır Gerek işlediği tema gerek yarattığı Dilber tipi gerek romantizmden realizme kayış tarzı ve üslubu ile edebiyat tarihimizdeki gerçek yerini almıştır

Final Kültür Sanat
Samipaşazade Sezai nin en önemli eserlerinden biri olan Sergüzeşt Kafkasya dan kaçırılan ve İstanbul da köle olarak satılan Dilber in hayat hikayesini anlatır Dokuz yaşındayken esir tüccarlarının eline düşen Dilber sonunda zengin bir konakta eğitim görür ve Fransızca öğrenir Ancak ailenin oğlu olan Celal ın ona olan aşkı Dilber in hayatında imkansız bir gönül macerasının başlamasına neden olur Roman köleliği ve toplumsal sınıflar arasındaki eşitsizlikleri yansıtırken Dilber in esir olarak satılması onun gibi birçok insanın da toplumda ayrımcılığa uğramasının bir örneği olarak karşımıza çıkar Samipaşazade nin dönemin anlaşılmasına ışık tutan bu eseri aynı zamanda edebiyatımızdaki ilk realist romanlardan biri olarak da kabul edilir Sergüzeşt ile okurlar hem tarihi bir yolculuğa çıkacak hem de insanın iç dünyasındaki karmaşık duyguların yoğunluğunu hissedecekler

İthaki Yayınları
Artık kaçacak Artık firar edecek Fakat gecenin devlere özgü müthiş kocaman bir şekilde göğe yayılan siyah kanatlarının altı öyle bir küçük mahlûka sığınak olamaz Firar edecek Kendisince bilinmedik bir kuvvetin sevkiyle bir şey arayacak Osmanlı daki ilk demokratik ideallerin esaret altındaki bir cariye üzerinden dile getirildiğiSergüzeşt bir aşk ve hürriyet romanı Tanzimat sonrasının özgürlük fikirleriyle büyüyen Samipaşazade Sezai bu romanla hem siyasal hem de toplumsal yaşama damga vuran istibdadı lanetlemekle kalmaz toplumda kadına reva görülen yeri giderek belirginleşen sınıfsal ayrımları ve sözde aydınları da lanetler Memleketi Kafkasya da esir edilip köle olarak satılmak üzere İstanbul a getirilen Dilber zorlu esaret yıllarından ibaret çocukluğunu kalbindeki özgürlük aşkı yardımıyla güçbela atlatmışken gönlünü evin küçükbeyi Celal e kaptırır Evin hanımınca onaylanmayan bu aşkın önüne geçebilmek amacıyla Dilber yeniden esirciye satılır ve iki sevgili mecburen ayrılır Yeni esaretinde daha zorlu sınavlara maruz kalan Dilber in aklında ise sadece özgürlük ve aşkına kavuşacağı İstanbul a dönebilme umudu vardır Türk edebiyat tarihinin ilk büyük üslupçularından biri olarak görülen Samipaşazade nin çarpıcı romanıSergüzeşt in yayımlanması sonrasında kovuşturmaya uğraması ve kendini sürgünde bulması âdeta kaderin elim bir şakası gibidir Tanıtım Bülteninden

İLETİŞİM YAYINLARI
çev. İsmail Kayapınar
Küc u k bir c ocukken Kafkasya dan kac ırılan ve I stanbul da zengin konaklara satılarak oradan oraya savrulan hayatı as k hu zu n ve ıstırapla yog rulmus Dilber in hika yesinin konu edildig i roman aynı zamanda sınıflı toplum yapısının c arpıklıg ını ve yarattıg ı hiyerars iyi de yansıtıyor Gu nu mu z okuyucusunun daha kolay anlayabilmesi ic in tam metinden sadeles tirilen bu basımda yer alan dipnotlar okurun yazarın du nyasını kavrayabilmesine yardımcı olurken do nemi meka nları olayları ve kis ileriyle bir bu tu n olarak go steriyor Sergu zes t do nem edebiyatının bas at temalarından biri olan esirlig i anlatan en bas arılı metinlerden biri Sergu zes t is te bu eser ki bizde edebi hika yenu vislig in ilk numunesidir TEVFI K FI KRET

Puslu Yayıncılık
Tanzimat Dönemi nin en önemli sosyal problemlerinden biri olan esirlik konusunu ele alan Sergüzeşt dönemin siyasi baskısına uğrayan ilk eserlerden biridir ki romana yazdığı ön sözde yazar Kapımdaki hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve Hüriyetine diyerek son vermiştim ifadesini kullanmıştır Sergüzeşt te Kafkasya dan İstanbul a getirilerek bir konağa satılan Dilber in yaşadıkları ve bir paşanın oğluyla olan aşkı anlatılmıştır Esaret altındaki bir aşkın özgürlüğü belki de bir ölümün ardında gizlidir

Can Yayınları
Samipaşazade Sezai tarafından kaleme alınan Sergüzeşt Can Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sergüzeşt Samipaşazade Sezai Kitap Özeti O devirde bir fikir ve kalp coşkusu bireylerden topluma toplumdan memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin suskun ve durgun cereyanların kaynaklarını ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda huzurlu bir köşe yoktu Bu hallerin karşısında ortamın etkisiyle geçirdiğim şiddetli yakıcı yıkıcı bir asabi hayat içinde yazı masamın önünde şiir ilhamının fikri ödüllendirip şereflendirmesini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek son vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan la birlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler haritalarla zenginleştirerek ve günümüz Türkçesine uyarlayarak yayımlıyoruz Yayınevi Can Yayınları Yazar Samipaşazade Sezai Sayfa 120 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x19 50 cm Basım Yılı Mayıs 2023 Barkod 9789750741227 Kategori Roman

Bilge Kültür Sanat
Sergüzeşt romanında Türk okuyucunun ilgi duyduğu esaret konusu ele alınır Dilber Kafkasyadan Türkiyeye getirilmiş genç bir kızdır Halayık olarak çalıştığı konaklarda çeşitli zorluklarla karşılaşır Samipaşazâde Sezai Dilberin Kafkasyada başlayıp Mısıra kadar uzanan hüzün dolu sergüzeştini anlatır Sevgilisi Celâl Beyin Dilbere kavuşmak için önüne gelene onu sorması her ağlayan insanı sevgilisi sanması Mısırda kapatıldığı yerden kendisini içten içe seven harem ağası Cevher tarafından kurtarılması insanı etkileyici bir biçimde kaleme alınmıştır Türk okuyucusunun ilgisi sebebiyle birçok yayınevi tarafından basılan eser Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğrencilere okutulması tavsiye edilen 100 Temel Eser arasına da girmiştir Bu neşirde eserle ilgili özgün çalışmalara yer verilmiş ve 100 Temel Eser projesine ışık tutacak türden çalışmalara zemin hazırlanmıştır

Say Yayınları
Türk Edebiyatında modern anlamda kısa öykünün de kurucusu sayılan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt adlı romanında Tanzimat döneminde Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul a getirilip satılan bir kızın yaşamını anlatır İlk satıldığı evin hanımı tarafından Dilber adı verilen kız hor görüldüğü ezildiği için o evden kaçar ancak yeniden eski sahiplerine verilir yaşamı boyunca birkaç kez esir olarak satılır Farklı evlerde farklı yaşam biçimleri içinde Dilber in başından geçenlerin işlendiği Sergüzeşt Tanzimat edebiyatının romantizminden gerçekçiliğe yöneldiği dönemde yazılmıştır Bu nedenle her iki akıma has dil ve biçem özelliklerini yansıtır İlk dönem romanlarımız içinde kurgusu ve anlatımıyla bir aşama kabul edilen romanlardan biri de Sergüzeşt tir Türk romanında metin üzerinden çözümleyici eleştiri anlayışının ilk örneğini veren Mizancı Murad yayımlanır yayımlanmaz Sergüzeşt için kaleme aldığı değerlendirme yazısında romanın en çarpıcı yönünün yapı bütünlüğü olduğunu söyler Devrin hastalığı olan konu dışına çıkmak zaafı yoktur burada Daha da önemlisi yazarın romanı kendisini yansıtan bir ayna olarak değil bir mimar mühendisin inşa ettiği bina gibi kurmuş olmasıdır Yazarı metnin dışında tutmak isteyen bu anlayış Türk romanı için önemli bir adımdır Handan İnci

Bilge Kültür Sanat
Samipaşazade Sezai tarafından kaleme alınan Sergüzeşt Bilge Kültür Sanat eseri olarak okurlarla buluşuyor Sergüzeşt Samipaşazade Sezai Kitap Özeti Sergüzeşt romanında Türk okuyucunun ilgi duyduğu esaret konusu ele alınır Dilber Kafkasyadan Türkiyeye getirilmiş genç bir kızdır Halayık olarak çalıştığı konaklarda çeşitli zorluklarla karşılaşır Samipaşazâde Sezai Dilberin Kafkasyada başlayıp Mısıra kadar uzanan hüzün dolu sergüzeştini anlatır Sevgilisi Celâl Beyin Dilbere kavuşmak için önüne gelene onu sorması her ağlayan insanı sevgilisi sanması Mısırda kapatıldığı yerden kendisini içten içe seven harem ağası Cevher tarafından kurtarılması insanı etkileyici bir biçimde kaleme alınmıştır Türk okuyucusunun ilgisi sebebiyle birçok yayınevi tarafından basılan eser Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğrencilere okutulması tavsiye edilen 100 Temel Eser arasına da girmiştir Bu neşirde eserle ilgili özgün çalışmalara yer verilmiş ve 100 Temel Eser projesine ışık tutacak türden çalışmalara zemin hazırlanmıştır Yayınevi Bilge Kültür Sanat Yazar Samipaşazade Sezai Sayfa 295 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x19 50 cm Basım Yılı Kasım 2005 Barkod 9789756316405 Kategori Türk Edebiyatı

Final Kültür Sanat Yayınları
Samipaşazade Sezai nin en önemli eserlerinden biri olan Sergüzeşt Kafkasya dan kaçırılan ve İstanbul da köle olarak satılan Dilber in hayat hikayesini anlatır Dokuz yaşındayken esir tüccarlarının eline düşen Dilber sonunda zengin bir konakta eğitim görür ve Fransızca öğrenir Ancak ailenin oğlu olan Celal ın ona olan aşkı Dilber in hayatında imkansız bir gönül macerasının başlamasına neden olur Roman köleliği ve toplumsal sınıflar arasındaki eşitsizlikleri yansıtırken Dilber in esir olarak satılması onun gibi birçok insanın da toplumda ayrımcılığa uğramasının bir örneği olarak karşımıza çıkar Samipaşazade nin dönemin anlaşılmasına ışık tutan bu eseri aynı zamanda edebiyatımızdaki ilk realist romanlardan biri olarak da kabul edilir Sergüzeşt ile okurlar hem tarihi bir yolculuğa çıkacak hem de insanın iç dünyasındaki karmaşık duyguların yoğunluğunu hissedecekler

Akçağ Yayınları
Sergüzeşt yazarın işlediği esaret teması itibariyle önem arzeden bir romanıdır İlk defa yayımlandığı 1889 yılında 2 Abdülhamid dönemi şartları içinde esaret temasını işlediği için yazarının göz hapsinde tutulmasına sebep olur ve Sezai Bey 1901 yılında Paris e kaçar Bu roman yayımlanmadan önce romantizm tecrübesini yaşayan Türk romanı Sergüzeşt le realist tavrın örneğini sunar Sergüzeşt romanının asıl kahramanı Dilber dir Dilber in esareti sebebiyle yaşadığı hazin macera hikaye edilir Sergüzeşt Sami Paşazade Sezai nin adını edebiyatımıza perçinlemiş bir romanıdır Gerek işlediği tema gerek yarattığı Dilber tipi gerek romantizmden realizme kayış tarzı ve üslubu ile edebiyat tarihimizdeki gerçek yerini almıştır

İnkılap Kitabevi
Daha önceleri Ahmet Mithat Efendi nin laübali ve şişirme yazıları bir tarafa bırakılacak olursa bizde edebi denilebilecek roman denemesi ilk defa Namık Kemal in kalemiyle görünmüştü Fakat onun romanları da coşkun vatan duygularının ruhlarda uyandırdığı heyecandan tecrit edilecek olursa batının roman tekmiğine ve bugünkü roman anlayışımıza göre fazla bir kıymet ifade etmez Bu romancı için şüphesiz bir noksandır Fakat bu noksan Namık Kemal in meftun olduğu ve tesiri altında kaldığı Victor Hugo ya atfedilemez Romantisme lyrique ve epik epique şiire verdiği kuvveti gerçi romanda gösterememiştir Bununla beraber Hugo nun Sefiller i ne kadar canlı ve ne kadar hayati sahnelere maliktir İnkar edilemez Halbuki Hügo edebiyatının etkisi altında kalan Namık Kemal in hiçbir romanında coşan ve coşturan vatan duyguları müstesna canlı ve hayali sahneler görülmez

Kapı Yayınları
Klasikler ölümsüz olmadıkları için değil sürekli okundukları için de değerlidir Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilik taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday Aşk dil kurgu bütün saflığıyla göz kırpıyor Yeniden Klasikler içinde Sergüzeşt pek çok açıdan özel hiç yerde duruyor Duygusal yoğunluğuyla Servet i Fünun romanının doğuşuna uygun bir atmosfer yarattığı gibi sunduğu trajik hikâyeyle acıma duygusu uyandırarak okuru önemli toplumsal meseleler üzerine düşünmeye ezen ezilen ayrımını oluşturan koşulları irdelemeye ve geçmişteki yanlış uygulamalarla hesaplaşmaya davet ediyor

İnkılap Kitabevi - Gençlik Kitapları
Yazar 1860 1936 babası Abdurrahman Sami Paşa nın konağında özel öğrenim gördü Londra elçiliğinde katiplik yaptı 2 Adülhamit zamanında paris e kaçtı Jöntürkler arasında yer alarak Şuray ı Ümmet gazetesinde yazdı İstanbul da Madrid elçiliği yaptı TBMM vatana yararlı çalışmaları için kendisine aylık bağladı Tanzimat edebiyatının romantizmden gerçekçiliğe geçiş yolundaki ilk edebi örneklerini veren samipaşazade Sezai Osmanlı sosyal yaşayışındaki insan satışı ve cariyelikj konusunu ele alan sergüzeşt 1889 romanıyla tanındı ve üne kavuştu

Turkuvaz Kitap
Genç esir Dilber in Kafkasya dan Mısır a uzanan zorlu macerasını konu edinen Sergu zeşt esaret sorunu odağında Osmanlı modernleşmesine ilişkin önemli ipuçları sunmakta

Say Yayınları
Türk Edebiyatında modern anlamda kısa öykünün de kurucusu sayılan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt adlı romanında Tanzimat döneminde Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul a getirilip satılan bir kızın yaşamını anlatır İlk satıldığı evin hanımı tarafından Dilber adı verilen kız hor görüldüğü ezildiği için o evden kaçar ancak yeniden eski sahiplerine verilir yaşamı boyunca birkaç kez esir olarak satılır Farklı evlerde farklı yaşam biçimleri içinde Dilber in başından geçenlerin işlendiği Sergüzeşt Tanzimat edebiyatının romantizminden gerçekçiliğe yöneldiği dönemde yazılmıştır Bu nedenle her iki akıma da has dil ve biçem özelliklerini yansıtır İlk dönem romanlarımız içinde kurgusu ve anlatımıyla bir aşama kabul edilen romanlardan biri de Sergüzeşt tir Türk romanında metin üzerinden çözümleyici eleştiri anlayışının ilk örneğini veren Mizancı Murad yayımlanır yayımlanmaz Sergüzeşt için kaleme aldığı değerlendirme yazısında romanın en çarpıcı yönünün yapı bütünlüğü olduğunu söyler Devrin hastalığı olan konu dışına çıkmak zaafı yoktur burada Daha da önemlisi yazarın romanı kendisini yansıtan bir ayna olarak değil bir mimar mühendisin inşa ettiği bina gibi kurmuş olmasıdır Yazarı metnin dışında tutmak isteyen bu anlayış Türk romanı için önemli bir adımdır Handan İnci

Can Yayınları
O devirde bir şûriş i fikir ve kalp efrattan cemiyete cemiyetten memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin sakit ve rakit cereyanların menabiini ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda bir kûşe i ârâmîde yoktu Bu hallere karşı tesir i muhitle geçirdiğim şedit yakıcı muharrip bir hayat ı asabi içinde yazıhanemin önünde mülhime i şiirin fikri taltif ve teşrifini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek nihayet vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan labirlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler ve haritalarla zenginleştirerek orijinal dilinedokunmadan yayımlıyoruz

İthaki Yayınları
Artık kaçacak Artık firar edecek Fakat gecenin devlere özgü müthiş kocaman bir şekilde göğe yayılan siyah kanatlarının altı öyle bir küçük mahlûka sığınak olamaz Firar edecek Kendisince bilinmedik bir kuvvetin sevkiyle bir şey arayacak Osmanlı daki ilk demokratik ideallerin esaret altındaki bir cariye üzerinden dile getirildiği Sergüzeşt bir aşk ve hürriyet romanı Tanzimat sonrasının özgürlük fikirleriyle büyüyen Samipaşazade Sezai bu romanla hem siyasal hem de toplumsal yaşama damga vuran istibdadı lanetlemekle kalmaz toplumda kadına reva görülen yeri giderek belirginleşen sınıfsal ayrımları ve sözde aydınları da lanetler Memleketi Kafkasya da esir edilip köle olarak satılmak üzere İstanbul a getirilen Dilber zorlu esaret yıllarından ibaret çocukluğunu kalbindeki özgürlük aşkı yardımıyla güçbela atlatmışken gönlünü evin küçükbeyi Celal e kaptırır Evin hanımınca onaylanmayan bu aşkın önüne geçebilmek amacıyla Dilber yeniden esirciye satılır ve iki sevgili mecburen ayrılır Yeni esaretinde daha zorlu sınavlara maruz kalan Dilber in aklında ise sadece özgürlük ve aşkına kavuşacağı İstanbul a dönebilme umudu vardır Türk edebiyat tarihinin ilk büyük üslupçularından biri olarak görülen Samipaşazade nin çarpıcı romanı Sergüzeşt in yayımlanması sonrasında kovuşturmaya uğraması ve kendini sürgünde bulması âdeta kaderin elim bir şakası gibidir

İnkılap Kitabevi
Basım Dili Türkçe Basım Yeri İstanbul

İthaki Yayınları
Artık kaçacak Artık firar edecek Fakat gecenin devlere özgü müthiş kocaman bir şekilde göğe yayılan siyah kanatlarının altı öyle bir küçük mahlûka sığınak olamaz Firar edecek Kendisince bilinmedik bir kuvvetin sevkiyle bir şey arayacak Osmanlı daki ilk demokratik ideallerin esaret altındaki bir cariye üzerinden dile getirildiği Sergüzeşt bir aşk ve hürriyet romanı Tanzimat sonrasının özgürlük fikirleriyle büyüyen Samipaşazade Sezai bu romanla hem siyasal hem de toplumsal yaşama damga vuran istibdadı lanetlemekle kalmaz toplumda kadına reva görülen yeri giderek belirginleşen sınıfsal ayrımları ve sözde aydınları da lanetler Memleketi Kafkasya da esir edilip köle olarak satılmak üzere İstanbul a getirilen Dilber zorlu esaret yıllarından ibaret çocukluğunu kalbindeki özgürlük aşkı yardımıyla güçbela atlatmışken gönlünü evin küçükbeyi Celal e kaptırır Evin hanımınca onaylanmayan bu aşkın önüne geçebilmek amacıyla Dilber yeniden esirciye satılır ve iki sevgili mecburen ayrılır Yeni esaretinde daha zorlu sınavlara maruz kalan Dilber in aklında ise sadece özgürlük ve aşkına kavuşacağı İstanbul a dönebilme umudu vardır Türk edebiyat tarihinin ilk büyük üslupçularından biri olarak görülen Samipaşazade nin çarpıcı romanı Sergüzeşt in yayımlanması sonrasında kovuşturmaya uğraması ve kendini sürgünde bulması âdeta kaderin elim bir şakası gibidir

Can Yayınları
O devirde bir şûriş i fikir ve kalp efrattan cemiyete cemiyetten memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin sakit ve rakit cereyanların menabiini ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda bir kûşe i ârâmîde yoktu Bu hallere karşı tesir i muhitle geçirdiğim şedit yakıcı muharrip bir hayat ı asabi içinde yazıhanemin önünde mülhime i şiirin fikri taltif ve teşrifini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek nihayet vermiştim Samipaşazade Sezai

Say Yayınları
Türk Edebiyatında modern anlamda kısa öykünün de kurucusu sayılan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt adlı romanında Tanzimat döneminde Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul a getirilip satılan bir kızın yaşamını anlatır İlk satıldığı evin hanımı tarafından Dilber adı verilen kız hor görüldüğü ezildiği için o evden kaçar ancak yeniden eski sahiplerine verilir yaşamı boyunca birkaç kez esir olarak satılır Farklı evlerde farklı yaşam biçimleri içinde Dilber in başından geçenlerin işlendiği Sergüzeşt Tanzimat edebiyatının romantizminden gerçekçiliğe yöneldiği dönemde yazılmıştır Bu nedenle her iki akıma has dil ve biçem özelliklerini yansıtır İlk dönem romanlarımız içinde kurgusu ve anlatımıyla bir aşama kabul edilen romanlardan biri de Sergüzeşt tir Türk romanında metin üzerinden çözümleyici eleştiri anlayışının ilk örneğini veren Mizancı Murad yayımlanır yayımlanmaz Sergüzeşt için kaleme aldığı değerlendirme yazısında romanın en çarpıcı yönünün yapı bütünlüğü olduğunu söyler Devrin hastalığı olan konu dışına çıkmak zaafı yoktur burada Daha da önemlisi yazarın romanı kendisini yansıtan bir ayna olarak değil bir mimar mühendisin inşa ettiği bina gibi kurmuş olmasıdır Yazarı metnin dışında tutmak isteyen bu anlayış Türk romanı için önemli bir adımdır Handan İnci

Salkımsöğüt Yayınları
Sergüzeşt edebiyatımızda bütünüyle esaret temasını işleyen ilk romandır Sergüzeşt Samipaşazâde Sezai Bey in tek romanıdır Sergüzeşt kahramanı kadın olan ilk romanımızdır Sergüzeşt Batı da kölelik devam ederken cesarete baş kaldıran ilk romanıdır Sergüzeşt aynı zamanda trajik bir aşk öyküsünün romanıdır Sergüzeşt özgür doğup sonradan esir olanların hikayesidir Sergüzeşt aynı zamanda yeni oluşmaya başlayan Osmanlı burjuvasının panoramasıdır Sergüzeşt esareti vicdanlarda mahkum eden bir anlayışla kaleme alınmıştır Sergüzeşt bir insanlık suçunun hazin romanıdır

Say Yayınları
Türk Edebiyatında modern anlamda kısa öykünün de kurucusu sayılan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt adlı romanında Tanzimat döneminde Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul a getirilip satılan bir kızın yaşamını anlatır İlk satıldığı evin hanımı tarafından Dilber adı verilen kız hor görüldüğü ezildiği için o evden kaçar ancak yeniden eski sahiplerine verilir yaşamı boyunca birkaç kez esir olarak satılır Farklı evlerde farklı yaşam biçimleri içinde Dilber in başından geçenlerin işlendiği Sergüzeşt Tanzimat edebiyatının romantizminden gerçekçiliğe yöneldiği dönemde yazılmıştır Bu nedenle her iki akıma has dil ve biçem özelliklerini yansıtır İlk dönem romanlarımız içinde kurgusu ve anlatımıyla bir aşama kabul edilen romanlardan biri de Sergüzeşt tir Türk romanında metin üzerinden çözümleyici eleştiri anlayışının ilk örneğini veren Mizancı Murad yayımlanır yayımlanmaz Sergüzeşt için kaleme aldığı değerlendirme yazısında romanın en çarpıcı yönünün yapı bütünlüğü olduğunu söyler Devrin hastalığı olan konu dışına çıkmak zaafı yoktur burada Daha da önemlisi yazarın romanı kendisini yansıtan bir ayna olarak değil bir mimar mühendisin inşa ettiği bina gibi kurmuş olmasıdır Yazarı metnin dışında tutmak isteyen bu anlayış Türk romanı için önemli bir adımdır Handan İnci

Salon Yayınları
Edebiyatımızda birçok ilke şahit olduğumuz Tanzimat Dönemi nde esaret ve insan ticareti temalarını işleyen Samipaşazade Sezai nin biricik romanı Sergüzeşt romancılık tarihimizde romantizmden realizme geçişimizin ilk örneğidir Samipaşazade Sezai nin babasının konağında yakından tanıdığı esir kadınların hayat hikayeleri ve bizzat kendi annesi Gülarayış Hanım ın da bir Çerkez esire olması olay örgüsünün altyapısını oluşturmasıyla hikâyede otobiyografik unsurlar barındırmaktadır Yazar bu durumu eserin 1924 teki baskısının önsözünde dile getirmiştir Sezai insan ve çevre ilişkisine eserin birçok yerindedeğinmiş mekânı sadece dekor olmaktan çıkarmış ve karakterlerin psikolojik durumlarıyla ilintilendirmiştir Eserde işlediği dönem sorunları sebebiyle yazar göz hapsinde tutulmuştur

İnkılap Kitabevi
Yazar 1860 1936 babası Abdurrahman Sami Paşa nın konağında özel öğrenim gördü Londra elçiliğinde katiplik yaptı 2 Adülhamit zamanında paris e kaçtı Jöntürkler arasında yer alarak Şuray ı Ümmet gazetesinde yazdı İstanbul da Madrid elçiliği yaptı TBMM vatana yararlı çalışmaları için kendisine aylık bağladı Tanzimat edebiyatının romantizmden gerçekçiliğe geçiş yolundaki ilk edebi örneklerini veren samipaşazade Sezai Osmanlı sosyal yaşayışındaki insan satışı ve cariyelikj konusunu ele alan sergüzeşt 1889 romanıyla tanındı ve üne kavuştu

O devirde bir şûriş i fikir ve kalp efrattan cemiyete cemiyetten memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin sakit ve rakit cereyanların menabiini ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda bir kûşe i ârâmîde yoktu Bu hallere karşı tesir i muhitle geçirdiğim şedit yakıcı muharrip bir hayat ı asabi içinde yazıhanemin önünde mülhime i şiirin fikri taltif ve teşrifini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek nihayet vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan labirlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler ve haritalarla zenginleştirerek orijinal dilinedokunmadan yayımlıyoruz Yazar Samipaşazade Sezai Sayfa Sayısı 152 Çeviri Ebat 12X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Mayıs 2022 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

İTHAKİ YAYINLARI
Artık kaçacak Artık firar edecek Fakat gecenin devlere özgü müthiş kocaman bir şekilde göğe yayılan siyah kanatlarının altı öyle bir küçük mahlûka sığınak olamaz Firar edecek Kendisince bilinmedik bir kuvvetin sevkiyle bir şey arayacak Osmanlı daki ilk demokratik ideallerin esaret altındaki bir cariye üzerinden dile getirildiği Sergüzeşt bir aşk ve hürriyet romanı Tanzimat sonrasının özgürlük fikirleriyle büyüyen Samipaşazade Sezai bu romanla hem siyasal hem de toplumsal yaşama damga vuran istibdadı lanetlemekle kalmaz toplumda kadına reva görülen yeri giderek belirginleşen sınıfsal ayrımları ve sözde aydınları da lanetler Memleketi Kafkasya da esir edilip köle olarak satılmak üzere İstanbul a getirilen Dilber zorlu esaret yıllarından ibaret çocukluğunu kalbindeki özgürlük aşkı yardımıyla güçbela atlatmışken gönlünü evin küçükbeyi Celal e kaptırır Evin hanımınca onaylanmayan bu aşkın önüne geçebilmek amacıyla Dilber yeniden esirciye satılır ve iki sevgili mecburen ayrılır Yeni esaretinde daha zorlu sınavlara maruz kalan Dilber in aklında ise sadece özgürlük ve aşkına kavuşacağı İstanbul a dönebilme umudu vardır Türk edebiyat tarihinin ilk büyük üslupçularından biri olarak görülen Samipaşazade nin çarpıcı romanı Sergüzeşt in yayımlanması sonrasında kovuşturmaya uğraması ve kendini sürgünde bulması âdeta kaderin elim bir şakası gibidir

CAN YAYINLARI
O devirde bir fikir ve kalp coşkusu bireylerden topluma toplumdan memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin suskun ve durgun cereyanların kaynaklarını ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda huzurlu bir köşe yoktu Bu hallerin karşısında ortamın etkisiyle geçirdiğim şiddetli yakıcı yıkıcı bir asabi hayat içinde yazı masamın önünde şiir ilhamının fikri ödüllendirip şereflendirmesini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek son vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan la birlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler haritalarla zenginleştirerek ve günümüz Türkçesine uyarlayarak yayımlıyoruz Yayınevi CAN YAYINLARI Yazar SAMİPAŞAZADE SEZAİ Baskı 1 BASKI Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 120 SAYFA Yıl 2019

Fark
II Abdülhamid devrinde yazılan eser esaret temasını işlemesi nedeniyle yazarın göz hapsinde tutulmasına neden olmuştur Kitabın kahramanı bir köle olan Dilber dir İstanbul daki bir konakta gerçek aşkı bulana kadar çok acılar çekmiş oradan oraya sürüklenmiştir Dilber in Kafkasya dan Mısır a uzanan macerası Sami Paşazâde Sezai nin anlatımıyla okuyucuya sunulmuştur

İletişim Yayınları
Küc u k bir c ocukken Kafkasya dan kac ırılan ve I stanbul da zengin konaklara satılarak oradan oraya savrulan hayatı as k hu zu n ve ıstırapla yog rulmus Dilber in hika yesinin konu edildig i roman aynı zamanda sınıflı toplum yapısının c arpıklıg ını ve yarattıg ı hiyerars iyi de yansıtıyor Gu nu mu z okuyucusunun daha kolay anlayabilmesi ic in tam metinden sadeles tirilen bu basımda yer alan dipnotlar okurun yazarın du nyasını kavrayabilmesine yardımcı olurken do nemi meka nları olayları ve kis ileriyle bir bu tu n olarak go steriyor Sergu zes t do nem edebiyatının bas at temalarından biri olan esirlig i anlatan en bas arılı metinlerden biri Sergu zes t is te bu eser ki bizde edebi hika yenu vislig in ilk numunesidir TEVFI K FI KRET

İletişim Yayınları
Sergüzeşt Sadeleştirilmiş Basım

Arka Kapak Yazısı Tanıtım Bülteninden

Katip Yayınevi
Samipaşazade Sezai nin ölümsüz eseri Sergüzeşt Türk edebiyatının romantizmden realizme geçiş dönemini temsil eden kölelik kurumunun insani ve sosyal boyutlarını çarpıcı bir dille ele alan en önemli eserlerden biridir Roman Kafkasya dan kaçırılıp İstanbul da bir konağa cariye olarak satılan Dilber adındaki genç bir kızın trajik yaşam öyküsünü konu alır Dilber in yaşadığı acılar maruz kaldığı toplumsal baskı ve özgürlük arayışı dönemin konak hayatının perdeleri ardındaki haksızlıkları gözler önüne serer Sezai bu eserinde sadece bir cariyenin hikâyesini anlatmakla kalmaz aynı zamanda bir devrin vicdanını da sorgular

Can Yayınları
O devirde bir şûriş i fikir ve kalp efrattan cemiyete cemiyetten memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin sakit ve rakit cereyanların menabiini ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda bir kûşe i ârâmîde yoktu Bu hallere karşı tesir i muhitle geçirdiğim şedit yakıcı muharrip bir hayat ı asabi içinde yazıhanemin önünde mülhime i şiirin fikri taltif ve teşrifini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek nihayet vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan labirlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler ve haritalarla zenginleştirerek orijinal dilinedokunmadan yayımlıyoruz

Salon Yayınları
Edebiyatımızda birçok ilke şahit olduğumuz Tanzimat Dönemi nde esaret ve insan ticareti temalarını işleyen Samipaşazade Sezai nin biricik romanı Sergüzeşt romancılık tarihimizde romantizmden realizme geçişimizin ilk örneğidir Samipaşazade Sezai nin babasının konağında yakından tanıdığı esir kadınların hayat hikayeleri ve bizzat kendi annesi Gülarayış Hanım ın da bir Çerkez esire olması olay örgüsünün altyapısını oluşturmasıyla hikayede otobiyografik unsurlar barındırmaktadır Yazar bu durumu eserin 1924 teki baskısının önsözünde dile getirmiştir Sezai insan ve çevre ilişkisine eserin birçok yerindedeğinmiş mekanı sadece dekor olmaktan çıkarmış ve karakterlerin psikolojik durumlarıyla ilintilendirmiştir Eserde işlediği dönem sorunları sebebiyle yazar göz hapsinde tutulmuştur

İnkılâp Kitabevi
EDEBİYATIMIZDA İLK REALİST ROMAN Edebiyatımızın ilk gerçekçi romanı olan ve Türk Romancılığının gelişmesinde önemi bir rol oynayan Sergüzeşt suçsuz ve talihsiz bir aşkın acıklı öyküsüdür İnsan ticaretinin ve esirliğin olanca kötülükleri romanda acıklı tablolar halinde sergilenir Cevdet Kudret Türk Edebiyatında Hikaye ve Roman adlı yapıtında Sergüzeşt için şu yargıları veriyor Sergüzeşt te Türk Romancılığının Romantizm den Realizm e geçmesi açıkça görülmektedir Fakat eserde henüz her iki akımın özellikleri de vardır Sezai bir yandan Batı edebiyatında tanıdığı realizm akımının yöntemini benimsemiş bir yandan da Namık Kemal in üslubunun etkisinden daha kurtulamamıştır

Turkuvaz Kitap
Genç esir Dilber in Kafkasya dan Mısır a uzanan zorlu macerasını konu edinen Sergu zeşt esaret sorunu odağında Osmanlı modernleşmesine ilişkin önemli ipuçları sunmakta Tanıtım Bülteninden

İlgi Kültür Sanat Yayınları
Tanzimat döneminde Kafkasya dan kaçırılarak Osmanlı topraklarına getirilen ve İstanbul da satılan Dilber in hikâyesini anlatıyor Sergüzeşt Kötü muamele gördüğü ilk evinden kaçsa da yakalayıp aynı yere getirirler onu Hayatı boyunca birkaç kez eşya gibi satılan Dilber in farklı evlerde başına gelenler tüm yoğun duygusuyla birlikte Samipaşazade Sezai nin usta kaleminden okura ulaşıyor Tanıtım Bülteninden

SALON YAYINLARI
Edebiyatımızda birçok ilke şahit olduğumuz Tanzimat Dönemi nde esaret ve insan ticareti temalarını işleyen Samipaşazade Sezai nin biricik romanı Sergüzeşt romancılık tarihimizde romantizmden realizme geçişimizin ilk örneğidir Samipaşazade Sezai nin babasının konağında yakından tanıdığı esir kadınların hayat hikayeleri ve bizzat kendi annesi Gülarayış Hanım ın da bir Çerkez esire olması olay örgüsünün altyapısını oluşturmasıyla hikâyede otobiyografik unsurlar barındırmaktadır Yazar bu durumu eserin 1924 teki baskısının önsözünde dile getirmiştir Sezai insan ve çevre ilişkisine eserin birçok yerindedeğinmiş mekânı sadece dekor olmaktan çıkarmış ve karakterlerin psikolojik durumlarıyla ilintilendirmiştir Eserde işlediği dönem sorunları sebebiyle yazar göz hapsinde tutulmuştur

İNKILAP KİTABEVİ
çev. Fazıl Yenisey
Daha önceleri Ahmet Mithat Efendi nin laübali ve şişirme yazıları bir tarafa bırakılacak olursa bizde edebi denilebilecek roman denemesi ilk defa Namık Kemal in kalemiyle görünmüştü Fakat onun romanları da coşkun vatan duygularının ruhlarda uyandırdığı heyecandan tecrit edilecek olursa batının roman tekmiğine ve bugünkü roman anlayışımıza göre fazla bir kıymet ifade etmez Bu romancı için şüphesiz bir noksandır Fakat bu noksan Namık Kemal in meftun olduğu ve tesiri altında kaldığı Victor Hugo ya atfedilemez Romantisme lyrique ve epik epique şiire verdiği kuvveti gerçi romanda gösterememiştir Bununla beraber Hugo nun Sefiller i ne kadar canlı ve ne kadar hayati sahnelere maliktir İnkar edilemez Halbuki Hügo edebiyatının etkisi altında kalan Namık Kemal in hiçbir romanında coşan ve coşturan vatan duyguları müstesna canlı ve hayali sahneler görülmez

Bilgeoğuz Yayınları
Esaret bir savaşta düşman eline düşmektir Ancak zorbalar savaşta değil Kafkasya da Afrika da veya dünyanın başka yerlerinde evlerinin önünden bahçesinden tarlasından insanları zorla kaçırarak esir pazarlarında satmışlar devletler de hiçbir hukuk kuralıyla izah edilemeyecek olan bu esirlerin kendi sınırları içindeki pazarlarda satılmasına göz yummuşlardır Hatta devletlerin ileri gelenleri bu pazarların hatırlı müşterileri olmuşlardır Milletlerin tarihi zaferler yenilgiler ve kahramanlık destanlarından ibaret değildir Yeryüzündeki her toplumun tarihinde altın sayfaların yanında yeni nesillere pek fazla gösterilmeyen kara sayfalar da vardır Türk edebiyatında ilk gerçekçi roman olarak kabul edilen bu eser bizim tarihimizdeki o kara sayfalardan birinin bir esir kızın hayatı etrafında açıklanmasıdır

Puslu Yayıncılık
Tanzimat Dönemi nin en önemli sosyal problemlerinden biri olan esirlik konusunu ele alan Sergüzeşt dönemin siyasi baskısına uğrayan ilk eserlerden biridir ki romana yazdığı ön sözde yazar Kapımdaki hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve Hüriyetine diyerek son vermiştim ifadesini kullanmıştır Sergüzeşt te Kafkasya dan İstanbul a getirilerek bir konağa satılan Dilber in yaşadıkları ve bir paşanın oğluyla olan aşkı anlatılmıştır Esaret altındaki bir aşkın özgürlüğü belki de bir ölümün ardında gizlidir

Bilge Kültür Sanat
Sergüzeşt romanında Türk okuyucunun ilgi duyduğu esaret konusu ele alınır Dilber Kafkasya dan Türkiye ye getirilmiş genç bir kızdır Halayık olarak çalıştığı konaklarda çeşitli zorluklarla karşılaşır Samipaşazâde Sezai Dilber in Kafkasya da başlayıp Mısır a kadar uzanan hüzün dolu sergüzeştini anlatır Sevgilisi Celal Beyin Dilber e kavuşmak için önüne gelene onu sorması her ağlayan insanı sevgilisi sanması Mısır da kapatıldığı yerden kendisini içten içe seven harem ağası Cevher tarafından kurtarılması insanı etkileyici bir biçimde kaleme alınmıştır Türk okuyucusunun ilgisi sebebiyle birçok yayınevi tarafından basılan eser Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğrencilere okutulması tavsiye edilen 100 Temel Eser arasına da girmiştir Bu neşirde eserle ilgili özgün çalışmalara yer verilmiş ve 100 Temel Eser projesine ışık tutacak türden çalışmalara zemin hazırlanmıştır

Can
O devirde bir fikir ve kalp coşkusu bireylerden topluma toplumdan memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin suskun ve durgun cereyanların kaynaklarını ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda huzurlu bir köşe yoktu Bu hallerin karşısında ortamın etkisiyle geçirdiğim şiddetli yakıcı yıkıcı bir asabi hayat içinde yazı masamın önünde şiir ilhamının fikri ödüllendirip şereflendirmesini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek son vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan la birlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler haritalarla zenginleştirerek ve günümüz Türkçesine uyarlayarak yayımlıyoruz

Can Yayınları
O devirde bir fikir ve kalp coşkusu bireylerden topluma toplumdan memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin suskun ve durgun cereyanların kaynaklarını ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda huzurlu bir köşe yoktu Bu hallerin karşısında ortamın etkisiyle geçirdiğim şiddetli yakıcı yıkıcı bir asabi hayat içinde yazı masamın önünde şiir ilhamının fikri ödüllendirip şereflendirmesini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek son vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan la birlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler haritalarla zenginleştirerek ve günümüz Türkçesine uyarlayarak yayımlıyoruz

Akçağ
Sergüzeşt yazarın işlediği esaret teması itibariyle önem arzeden bir romanıdır İlk defa yayımlandığı 1889 yılında 2 Abdülhamid dönemi şartları içinde esaret temasını işlediği için yazarının göz hapsinde tutulmasına sebep olur ve Sezai Bey 1901 yılında Paris e kaçar Bu roman yayımlanmadan önce romantizm tecrübesini yaşayan Türk romanı Sergüzeşt le realist tavrın örneğini sunar Sergüzeşt romanının asıl kahramanı Dilber dir Dilber in esareti sebebiyle yaşadığı hazin macera hikaye edilir Sergüzeşt Sami Paşazade Sezai nin adını edebiyatımıza perçinlemiş bir romanıdır Gerek işlediği tema gerek yarattığı Dilber tipi gerek romantizmden realizme kayış tarzı ve üslubu ile edebiyat tarihimizdeki gerçek yerini almıştır

Pınar Yayınları
Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai hikâyecilikte gerçekçilik tarzının gelişiminde etkili olmuştur Onun ilk ve tek romanı Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilmiştir Esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlayan eserin çıkışını fevkalade bir surette güzelce karşılayanlar o zamandan geleceği aydınlatmaya başlamış gençlerdir Samipaşazade Sezai devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutan romanında Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Halayık olarak çalıştığı konaklarda çeşitli zorluklarla karşılaşan Dilber in Mısır a kadar uzanan hüzün dolu sergüzeşti etkileyici bir biçimde kaleme alınmıştır Romanına esaret aleyhinde başlayıp ve hürriyetine diyerek son veren yazar Sergüzeşt te on dokuzuncu yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkımı ustalıkla anlatmıştır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen Sergüzeşt edebiyatımıza yeni bir soluk getirmiştir

İlgi Kültür Sanat Yayınları
Tanzimat döneminde Kafkasya dan kaçırılarak Osmanlı topraklarına getirilen ve İstanbul da satılan Dilber in hikâyesini anlatıyor Sergüzeşt Kötü muamele gördüğü ilk evinden kaçsa da yakalayıp aynı yere getirirler onu Hayatı boyunca birkaç kez eşya gibi satılan Dilber in farklı evlerde başına gelenler tüm yoğun duygusuyla birlikte Samipaşazade Sezai nin usta kaleminden okura ulaşıyor

YENİ ZAMANLAR SAHAF (2. El Kitaplar)
1305 Otuz üç sene sabah olmak bilmeyen ufuklarında en küçük bir şu le i şafak görünmeyen bir şeb i yelda içinde idi O şeb i yeldadan doğan tek tük yıldızlar terk i diyar ederek gurbet ellerinin âfâk ı hicranında ufûl ediyr kalanlar da sema yı vatanda bir müddet parladıktan sonra istibdadın tutuşturduğu volkanlardan yükselen bir dûd ı siyahın için gömülüyordu O devirde bir şûriş i fikr ve kalb i efraddan cem iyyete cem iyyetten memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin sâkit ve râkid cereyanların menâbiini ihlal ediyordu Samipaşazade Sezai Mukaddime den

çev. İsmail Kayapınar
Küc u k bir c ocukken Kafkasya dan kac ırılan ve I stanbul da zengin konaklara satılarak oradan oraya savrulan hayatı as k hu zu n ve ıstırapla yogˆrulmus Dilber in hika yesinin konu edildigˆi roman aynı zamanda sınıflı toplum yapısının c arpıklıgˆını ve yarattıgˆı hiyerars iyi de yansıtıyor Gu nu mu z okuyucusunun daha kolay anlayabilmesi ic in tam metinden sadeles tirilen bu basımda yer alan dipnotlar okurun yazarın du nyasını kavrayabilmesine yardımcı olurken do nemi meka nları olayları ve kis ileriyle bir bu tu n olarak go steriyor Sergu zes t do nem edebiyatının bas at temalarından biri olan esirligˆi anlatan en bas arılı metinlerden biri Sergu zes t is te bu eser ki bizde edebi hika yenu visligˆin ilk numunesidir Yazar Samipaşazade Sezai Sayfa Sayısı 130 Çeviri İsmail Kayapınar Ebat 13X19 Basım Dili Türkçe Basım Tarihi Şubat 2022 Kağıt Cinsi 2 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 111 60

Katip Yayınları
Samipaşazade Sezai nin ölümsüz eseri Sergüzeşt Türk edebiyatının romantizmden realizme geçiş dönemini temsil eden kölelik kurumunun insani ve sosyal boyutlarını çarpıcı bir dille ele alan en önemli eserlerden biridir Roman Kafkasya dan kaçırılıp İstanbul da bir konağa cariye olarak satılan Dilber adındaki genç bir kızın trajik yaşam öyküsünü konu alır Dilberin yaşadığı acılar maruz kaldığı toplumsal baskı ve özgürlük arayışı dönemin konak hayatının perdeleri ardındaki haksızlıkları gözler önüne serer Sezai bu eserinde sadece bir cariyenin hikâyesini anlatmakla kalmaz aynı zamanda bir devrin vicdanını da sorgular

İlgi Kültür Sanat Yayıncılık
Tanzimat döneminde Kafkasya dan kaçırılarak Osmanlı topraklarına getirilen ve İstanbul da satılan Dilber in hikâyesini anlatıyor Sergüzeşt Kötü muamele gördüğü ilk evinden kaçsa da yakalayıp aynı yere getirirler onu Hayatı boyunca birkaç kez eşya gibi satılan Dilber in farklı evlerde başına gelenler tüm yoğun duygusuyla birlikte Samipaşazade Sezai nin usta kaleminden okura ulaşıyor

Say Yayınları
Türk Edebiyatında modern anlamda kısa öykünün de kurucusu sayılan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt adlı romanında Tanzimat döneminde Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul a getirilip satılan bir kızın yaşamını anlatır İlk satıldığı evin hanımı tarafından Dilber adı verilen kız hor görüldüğü ezildiği için o evden kaçar ancak yeniden eski sahiplerine verilir yaşamı boyunca birkaç kez esir olarak satılır Farklı evlerde farklı yaşam biçimleri içinde Dilber in başından geçenlerin işlendiği Sergüzeşt Tanzimat edebiyatının romantizminden gerçekçiliğe yöneldiği dönemde yazılmıştır Bu nedenle her iki akıma has dil ve biçem özelliklerini yansıtır İlk dönem romanlarımız içinde kurgusu ve anlatımıyla bir aşama kabul edilen romanlardan biri de Sergüzeşt tir Türk romanında metin üzerinden çözümleyici eleştiri anlayışının ilk örneğini veren Mizancı Murad yayımlanır yayımlanmaz Sergüzeşt için kaleme aldığı değerlendirme yazısında romanın en çarpıcı yönünün yapı bütünlüğü olduğunu söyler Devrin hastalığı olan konu dışına çıkmak zaafı yoktur burada Daha da önemlisi yazarın romanı kendisini yansıtan bir ayna olarak değil bir mimar mühendisin inşa ettiği bina gibi kurmuş olmasıdır Yazarı metnin dışında tutmak isteyen bu anlayış Türk romanı için önemli bir adımdır Handan İnci
Sergüzeşt
Samipaşazade Sezai
Say Yayınları
Türk Edebiyatında modern anlamda kısa öykünün de kurucusu sayılan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt adlı romanında Tanzimat döneminde Kafkasyadan kaçırılarak İstanbula getirilip satılan bir kızın yaşamını anlatır İlk satıldığı evin hanımı tarafından Dilber adı verilen kız hor görüldüğü ezildiği için o evden kaçar ancak yeniden eski sahiplerine verilir yaşamı boyunca birkaç kez esir olarak satılır Farklı evlerde farklı yaşam biçimleri içinde Dilberin başından geçenlerin işlendiği Sergüzeşt Tanzimat edebiyatının romantizminden gerçekçiliğe yöneldiği dönemde yazılmıştır Bu nedenle her iki akıma has dil ve biçem özelliklerini yansıtır İlk dönem romanlarımız içinde kurgusu ve anlatımıyla bir aşama kabul edilen romanlardan biri de Sergüzeşt tir Türk romanında metin üzerinden çözümleyici eleştiri anlayışının ilk örneğini veren Mizancı Murad yayımlanır yayımlanmaz Sergüzeşt için kaleme aldığı değerlendirme yazısında romanın en çarpıcı yönünün yapı bütünlüğü olduğunu söyler Devrin hastalığı olan konu dışına çıkmak zaafı yoktur burada Daha da önemlisi yazarın romanı kendisini yansıtan bir ayna olarak değil bir mimar mühendisin inşa ettiği bina gibi kurmuş olmasıdır Yazarı metnin dışında tutmak isteyen bu anlayış Türk romanı için önemli bir adımdır Handan İnci

İthaki Yayınları
Samipaşazade Sezai tarafından kaleme alınan Sergüzeşt İthaki Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sergüzeşt Samipaşazade Sezai Kitap Özeti Artık kaçacak Artık firar edecek Fakat gecenin devlere özgü müthiş kocaman bir şekilde göğe yayılan siyah kanatlarının altı öyle bir küçük mahlûka sığınak olamaz Firar edecek Kendisince bilinmedik bir kuvvetin sevkiyle bir şey arayacak Osmanlı daki ilk demokratik ideallerin esaret altındaki bir cariye üzerinden dile getirildiği Sergüzeşt bir aşk ve hürriyet romanı Tanzimat sonrasının özgürlük fikirleriyle büyüyen Samipaşazade Sezai bu romanla hem siyasal hem de toplumsal yaşama damga vuran istibdadı lanetlemekle kalmaz toplumda kadına reva görülen yeri giderek belirginleşen sınıfsal ayrımları ve sözde aydınları da lanetler Memleketi Kafkasya da esir edilip köle olarak satılmak üzere İstanbul a getirilen Dilber zorlu esaret yıllarından ibaret çocukluğunu kalbindeki özgürlük aşkı yardımıyla güçbela atlatmışken gönlünü evin küçükbeyi Celal e kaptırır Evin hanımınca onaylanmayan bu aşkın önüne geçebilmek amacıyla Dilber yeniden esirciye satılır ve iki sevgili mecburen ayrılır Yeni esaretinde daha zorlu sınavlara maruz kalan Dilber in aklında ise sadece özgürlük ve aşkına kavuşacağı İstanbul a dönebilme umudu vardır Türk edebiyat tarihinin ilk büyük üslupçularından biri olarak görülen Samipaşazade nin çarpıcı romanı Sergüzeşt in yayımlanması sonrasında kovuşturmaya uğraması ve kendini sürgünde bulması âdeta kaderin elim bir şakası gibidir Yayınevi İthaki Yayınları Yazar Samipaşazade Sezai Sayfa 128 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 00 cm Basım Yılı Şubat 2023 Barkod 9786257650946 Kategori Roman

İNKILAP KİTABEVİ
Yazar 1860 1936 babası Abdurrahman Sami Paşa nın konağında özel öğrenim gördü Londra elçiliğinde katiplik yaptı 2 Adülhamit zamanında paris e kaçtı Jöntürkler arasında yer alarak Şuray ı Ümmet gazetesinde yazdı İstanbul da Madrid elçiliği yaptı TBMM vatana yararlı çalışmaları için kendisine aylık bağladı Tanzimat edebiyatının romantizmden gerçekçiliğe geçiş yolundaki ilk edebi örneklerini veren samipaşazade Sezai Osmanlı sosyal yaşayışındaki insan satışı ve cariyelikj konusunu ele alan sergüzeşt 1889 romanıyla tanındı ve üne kavuştu Yayınevi İNKILAP KİTABEVİ Yazar SAMİPAŞAZADE SEZAİ

Can Yayınları
Samipaşazade Sezai tarafından kaleme alınan Sergüzeşt Can Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sergüzeşt Samipaşazade Sezai Kitap Özeti O devirde bir şûriş i fikir ve kalp efrattan cemiyete cemiyetten memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin sakit ve rakit cereyanların menabiini ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda bir kûşe i ârâmîde yoktu Bu hallere karşı tesir i muhitle geçirdiğim şedit yakıcı muharrip bir hayat ı asabi içinde yazıhanemin önünde mülhime i şiirin fikri taltif ve teşrifini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek nihayet vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan labirlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler ve haritalarla zenginleştirerek orijinal dilinedokunmadan yayımlıyoruz Yayınevi Can Yayınları Yazar Samipaşazade Sezai Sayfa 152 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x19 50 cm Basım Yılı Kasım 2024 Barkod 9789750741234 Kategori Roman

Edebiyatımızda birçok ilke şahit olduğumuz Tanzimat Dönemi nde esaret ve insan ticareti temalarını işleyen Samipaşazade Sezai nin biricik romanı Sergüzeşt romancılık tarihimizde romantizmden realizme geçişimizin ilk örneğidir

Artık kaçacak Artık firar edecek Fakat gecenin devlere özgü müthiş kocaman bir şekilde göğe yayılan siyah kanatlarının altı öyle bir küçük mahlûka sığınak olamaz Firar edecek Kendisince bilinmedik bir kuvvetin sevkiyle bir şey arayacak

II Abdülhamid devrinde yazılan eser esaret temasını işlemesi nedeniyle yazarın göz hapsinde tutulmasına neden olmuştur Kitabın kahramanı bir köle olan Dilber dir İstanbul daki bir konakta gerçek aşkı bulana kadar çok acılar çekmiş oradan oraya sürüklenmiştir Dilber in Kafkasya dan Mısır a uzanan macerası Sami Paşazâde Sezai nin anlatımıyla okuyucuya sunulmuştur

İletişim Yayınları
Küc u k bir c ocukken Kafkasya dan kac ırılan ve I stanbul da zengin konaklara satılarak oradan oraya savrulan hayatı as k hu zu n ve ıstırapla yog rulmus Dilber in hika yesinin konu edildig i roman aynı zamanda sınıflı toplum yapısının c arpıklıg ını ve yarattıg ı hiyerars iyi de yansıtıyor Gu nu mu z okuyucusunun daha kolay anlayabilmesi ic in tam metinden sadeles tirilen bu basımda yer alan dipnotlar okurun yazarın du nyasını kavrayabilmesine yardımcı olurken do nemi meka nları olayları ve kis ileriyle bir bu tu n olarak go steriyor Sergu zes t do nem edebiyatının bas at temalarından biri olan esirlig i anlatan en bas arılı metinlerden biri Sergu zes t is te bu eser ki bizde edebi hika yenu vislig in ilk numunesidir TEVFI K FI KRET

Puslu Yayıncılık
Tanzimat Dönemi nin en önemli sosyal problemlerinden biri olan esirlik konusunu ele alan Sergüzeşt dönemin siyasi baskısına uğrayan ilk eserlerden biridir ki romana yazdığı ön sözde yazar Kapımdaki hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve Hüriyetine diyerek son vermiştim ifadesini kullanmıştır Sergüzeşt te Kafkasya dan İstanbul a getirilerek bir konağa satılan Dilber in yaşadıkları ve bir paşanın oğluyla olan aşkı anlatılmıştır Esaret altındaki bir aşkın özgürlüğü belki de bir ölümün ardında gizlidir

Pınar
Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai hikâyecilikte gerçekçilik tarzının gelişiminde etkili olmuştur Onun ilk ve tek romanı Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilmiştir Esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlayan eserin çıkışını fevkalade bir surette güzelce karşılayanlar o zamandan geleceği aydınlatmaya başlamış gençlerdir Samipaşazade Sezai devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutan romanında Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Halayık olarak çalıştığı konaklarda çeşitli zorluklarla karşılaşan Dilber in Mısır a kadar uzanan hüzün dolu sergüzeşti etkileyici bir biçimde kaleme alınmıştır Romanına esaret aleyhinde başlayıp ve hürriyetine diyerek son veren yazar Sergüzeşt te on dokuzuncu yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkımı ustalıkla anlatmıştır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen Sergüzeşt edebiyatımıza yeni bir soluk getirmiştir

Parana Yayınları
Sami Paşazade 1888 de yayınlanan Sergüzeşt romanında o yıllarda rağbet gören esaret konusunu işlemiş ve böylelikle esaretin gayri insani yönüne dikkat çekmeye çalışmıştır Roman Kafkasya dan kaçırıldıktan sonra bir mal gibi alınıp satılan oradan oraya sürüklenip horlanan bir genç kız olan Dilber en sonunda Asaf Paşa nın konağına satılmıştır O konakta eğitim görür hatta Fransızca öğrenir Avrupa da okumuş ressam iyi kalpli bir genç olan Celal Asaf Paşanın oğludur Dilber e aşık olur Annesi bu sevginin farkına varınca oğlunu bir esir parçasından kurtarmak ister roman Dilber i hakir gören zengin tabaka arasındaki çelişkiler üzerine kurulmuştur

İletişim Yayınevi
Küc u k bir c ocukken Kafkasya dan kac ırılan ve I stanbul da zenginkonaklara satılarak oradan oraya savrulan hayatı as k hu zu n veıstırapla yogˆrulmus Dilber in hika yesinin konu edildigˆi roman aynızamanda sınıflı toplum yapısının c arpıklıgˆını ve yarattıgˆı hiyerars iyide yansıtıyor Gu nu mu z okuyucusunun daha kolay anlayabilmesi ic in tammetinden sadeles tirilen bu basımda yer alan dipnotlar okurunyazarın du nyasını kavrayabilmesine yardımcı olurken do nemimeka nları olayları ve kis ileriyle bir bu tu n olarak go steriyor Sergu zes t do nem edebiyatının bas at temalarından biri olan esirligˆianlatan en bas arılı metinlerden biri Sergu zes t is te bu eser ki bizde edebi hika yenu visligˆin ilknumunesidir TEVFI K FI KRET

Can
O devirde bir şûriş i fikir ve kalp efrattan cemiyete cemiyetten memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin sakit ve rakit cereyanların menabiini ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda bir kûşe i ârâmîde yoktu Bu hallere karşı tesir i muhitle geçirdiğim şedit yakıcı muharrip bir hayat ı asabi içinde yazıhanemin önünde mülhime i şiirin fikri taltif ve teşrifini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek nihayet vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan labirlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler ve haritalarla zenginleştirerek orijinal dilinedokunmadan yayımlıyoruz

İthaki
Artık kaçacak Artık firar edecek Fakat gecenin devlere özgü müthiş kocaman bir şekilde göğe yayılan siyah kanatlarının altı öyle bir küçük mahlûka sığınak olamaz Firar edecek Kendisince bilinmedik bir kuvvetin sevkiyle bir şey arayacak Osmanlı daki ilk demokratik ideallerin esaret altındaki bir cariye üzerinden dile getirildiği Sergüzeşt bir aşk ve hürriyet romanı Tanzimat sonrasının özgürlük fikirleriyle büyüyen Samipaşazade Sezai bu romanla hem siyasal hem de toplumsal yaşama damga vuran istibdadı lanetlemekle kalmaz toplumda kadına reva görülen yeri giderek belirginleşen sınıfsal ayrımları ve sözde aydınları da lanetler Memleketi Kafkasya da esir edilip köle olarak satılmak üzere İstanbul a getirilen Dilber zorlu esaret yıllarından ibaret çocukluğunu kalbindeki özgürlük aşkı yardımıyla güçbela atlatmışken gönlünü evin küçükbeyi Celal e kaptırır Evin hanımınca onaylanmayan bu aşkın önüne geçebilmek amacıyla Dilber yeniden esirciye satılır ve iki sevgili mecburen ayrılır Yeni esaretinde daha zorlu sınavlara maruz kalan Dilber in aklında ise sadece özgürlük ve aşkına kavuşacağı İstanbul a dönebilme umudu vardır Türk edebiyat tarihinin ilk büyük üslupçularından biri olarak görülen Samipaşazade nin çarpıcı romanı Sergüzeşt in yayımlanması sonrasında kovuşturmaya uğraması ve kendini sürgünde bulması âdeta kaderin elim bir şakası gibidir

Can Yayınları
O devirde bir şûriş i fikir ve kalp efrattan cemiyete cemiyetten memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin sakit ve rakit cereyanların menabiini ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda bir kûşe i ârâmîde yoktu Bu hallere karşı tesir i muhitle geçirdiğim şedit yakıcı muharrip bir hayat ı asabi içinde yazıhanemin önünde mülhime i şiirin fikri taltif ve teşrifini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek nihayet vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan labirlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler ve haritalarla zenginleştirerek orijinal dilinedokunmadan yayımlıyoruz

Salkımsöğüt Yayınları
Sergüzeşt edebiyatımızda bütünüyle esaret temasını işleyen ilk romandır Sergüzeşt Samipaşazâde Sezai Bey in tek romanıdır Sergüzeşt kahramanı kadın olan ilk romanımızdır Sergüzeşt Batı da kölelik devam ederken cesarete baş kaldıran ilk romanıdır Sergüzeşt aynı zamanda trajik bir aşk öyküsünün romanıdır Sergüzeşt özgür doğup sonradan esir olanların hikayesidir Sergüzeşt aynı zamanda yeni oluşmaya başlayan Osmanlı burjuvasının panoramasıdır Sergüzeşt esareti vicdanlarda mahkum eden bir anlayışla kaleme alınmıştır Sergüzeşt bir insanlık suçunun hazin romanıdır

Can Yayınları
Sergüzeşt Günümüz Türkçesiyle Kitap Açıklaması O devirde bir fikir ve kalp coşkusu bireylerden topluma toplumdan memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin suskun ve durgun cereyanların kaynaklarını ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda huzurlu bir köşe yoktu Bu hallerin karşısında ortamın etkisiyle geçirdiğim şiddetli yakıcı yıkıcı bir asabi hayat içinde yazı masamın önünde şiir ilhamının fikri ödüllendirip şereflendirmesini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek son vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan la birlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler haritalarla zenginleştirerek ve günümüz Türkçesine uyarlayarak yayımlıyoruz Tanıtım Bülteninden

İletişim Yayınevi
Küc u k bir c ocukken Kafkasya dan kac ırılan ve I stanbul da zenginkonaklara satılarak oradan oraya savrulan hayatı as k hu zu n veıstırapla yog rulmus Dilber in hika yesinin konu edildig i roman aynızamanda sınıflı toplum yapısının c arpıklıg ını ve yarattıg ı hiyerars iyide yansıtıyor Gu nu mu z okuyucusunun daha kolay anlayabilmesi ic in tammetinden sadeles tirilen bu basımda yer alan dipnotlar okurunyazarın du nyasını kavrayabilmesine yardımcı olurken do nemimeka nları olayları ve kis ileriyle bir bu tu n olarak go steriyor Sergu zes t do nem edebiyatının bas at temalarından biri olan esirlig ianlatan en bas arılı metinlerden biri Sergu zes t is te bu eser ki bizde edebi hika yenu vislig in ilknumunesidir

PUSLU YAYINCILIK
Tanzimat Dönemi nin en önemli sosyal problemlerinden biri olan esirlik konusunu ele alan Sergüzeşt dönemin siyasi baskısına uğrayan ilk eserlerden biridir ki romana yazdığı ön sözde yazar Kapımdaki hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve Hüriyetine diyerek son vermiştim ifadesini kullanmıştır Sergüzeşt te Kafkasya dan İstanbul a getirilerek bir konağa satılan Dilber in yaşadıkları ve bir paşanın oğluyla olan aşkı anlatılmıştır Esaret altındaki bir aşkın özgürlüğü belki de bir ölümün ardında gizlidir

İletişim Yayınevi
Küc u k bir c ocukken Kafkasya dan kac ırılan ve I stanbul da zenginkonaklara satılarak oradan oraya savrulan hayatı as k hu zu n veıstırapla yog rulmus Dilber in hika yesinin konu edildig i roman aynızamanda sınıflı toplum yapısının c arpıklıg ını ve yarattıg ı hiyerars iyide yansıtıyor Gu nu mu z okuyucusunun daha kolay anlayabilmesi ic in tammetinden sadeles tirilen bu basımda yer alan dipnotlar okurunyazarın du nyasını kavrayabilmesine yardımcı olurken do nemimeka nları olayları ve kis ileriyle bir bu tu n olarak go steriyor Sergu zes t do nem edebiyatının bas at temalarından biri olan esirlig ianlatan en bas arılı metinlerden biri Sergu zes t is te bu eser ki bizde edebi hika yenu vislig in ilknumunesidir

İletişim Yayınları
Küc u k bir c ocukken Kafkasya dan kac ırılan ve I stanbul da zengin konaklara satılarak oradan oraya savrulan hayatı as k hu zu n ve ıstırapla yog rulmus Dilber in hika yesinin konu edildig i roman aynı zamanda sınıflı toplum yapısının c arpıklıg ını ve yarattıg ı hiyerars iyi de yansıtıyor Gu nu mu z okuyucusunun daha kolay anlayabilmesi ic in tam metinden sadeles tirilen bu basımda yer alan dipnotlar okurun yazarın du nyasını kavrayabilmesine yardımcı olurken do nemi meka nları olayları ve kis ileriyle bir bu tu n olarak go steriyor Sergu zes t do nem edebiyatının bas at temalarından biri olan esirlig i anlatan en bas arılı metinlerden biri Sergu zes t is te bu eser ki bizde edebi hika yenu vislig in ilk numunesidir TEVFI K FI KRET

İletişim Yayınları
İsmail Kayapınar ın çevrimyazısı notları ve önsözüyle Küc u k bir c ocukken Kafkasya dan kac ırılan ve I stanbul da zengin konaklara satılarak oradan oraya savrulan hayatı as k hu zu n ve ıstırapla yog rulmus Dilber in hika yesinin konu edildig i roman aynı zamanda sınıflı toplum yapısının c arpıklıg ını ve yarattıg ı hiyerars iyi de yansıtıyor Gu nu mu z okuyucusunun daha kolay anlayabilmesi ic in tam metinden sadeles tirilen bu basımda yer alan dipnotlar okurun yazarın du nyasını kavrayabilmesine yardımcı olurken do nemi meka nları olayları ve kis ileriyle bir bu tu n olarak go steriyor Sergu zes t do nem edebiyatının bas at temalarından biri olan esirlig i anlatan en bas arılı metinlerden biri Sergu zes t is te bu eser ki bizde edebi hika yenu vislig in ilk numunesidir TEVFI K FI KRET Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın

Turkuvaz Kitap
Genç esir Dilber in Kafkasya dan Mısır a uzanan zorlu macerasını konu edinen Sergu zeşt esaret sorunu odağında Osmanlı modernleşmesine ilişkin önemli ipuçları sunmakta

Zavallı çocuklar Sizin o mini mini elleriniz eski Asya vahşetinin kullandığı ve birkaç asırdan beri insanlığın zorbalığı altında inlediği esaret zincirlerini kırmak için değil belki kendiniz gibi küçük kuşları güzel çiçekleri okşamak içindir

İnkılap Kitabevi
Yazar 1860 1936 babası Abdurrahman Sami Paşa nın konağında özel öğrenim gördü Londra elçiliğinde katiplik yaptı 2 Adülhamit zamanında paris e kaçtı Jöntürkler arasında yer alarak Şuray ı Ümmet gazetesinde yazdı İstanbul da Madrid elçiliği yaptı TBMM vatana yararlı çalışmaları için kendisine aylık bağladı Tanzimat edebiyatının romantizmden gerçekçiliğe geçiş yolundaki ilk edebi örneklerini veren samipaşazade Sezai Osmanlı sosyal yaşayışındaki insan satışı ve cariyelikj konusunu ele alan sergüzeşt 1889 romanıyla tanındı ve üne kavuştu

Sahhaflar Kitap Sarayı
Sayfa Sayısı 248 Baskı Yılı 2008 Dili Türkçe Yayınevi Sahhaflar Kitap Sarayı

İLETİŞİM YAYINLARI
çev. İsmail Kayapınar
Samipas azade Sezai Sergu zes t te do neminin en bu yu k toplumsal gerc eklerinden biri olan esirlig in yakıcılıg ını tu m yo nleriyle anlatıyor Samipas azade Sezai nin Kafkasya da esir tu ccarları tarafından kac ırılan ve memleketinden uzaklara I stanbul a getirilen ku c u k Dilber in genc bir kadın olma su recinde yas adıg ı acıları konaklarda c ektig i zorlukları as ka dair hayal kırıklıklarını anlattıg ı Sergu zes t aynı zamanda o zgu rlu kc u fikirlerle tanıs maya bas layan Tanzimat aydınının esaret olgusuna yo nelttig i bir eles tiri olarak da o ne c ıkar Romanın 1888 yılında yapılan ilk baskısını 1924 yılında yayımlanan nu shayla kars ılas tırarak hazırlanan eles tirel basımda bu sayede hem yazarın hem de bahsedilen do nemlerin edebiyat anlayıs ındaki deg is im go sterilirken aynı zamanda dipnotlarla gu nu mu z okurunun metni ve metnin gec tig i zamanı daha detaylı bir bic imde anlamasının da imka nı yaratılıyor Samipas azade Sezai nin eserinin en bu yu k meziyeti tasvirlerinin fevkalade olmasıyla beraber fenn u hakikat dairesinden c ıkmamasıdır NAMIK KEMAL

Salkımsöğüt Yayınları
Sergüzeşt edebiyatımızda bütünüyle esaret temasını işleyen ilk romandır Sergüzeşt Samipaşazâde Sezai Bey in tek romanıdır Sergüzeşt kahramanı kadın olan ilk romanımızdır Sergüzeşt Batı da kölelik devam ederken cesarete baş kaldıran ilk romanıdır Sergüzeşt aynı zamanda trajik bir aşk öyküsünün romanıdır Sergüzeşt özgür doğup sonradan esir olanların hikayesidir Sergüzeşt aynı zamanda yeni oluşmaya başlayan Osmanlı burjuvasının panoramasıdır Sergüzeşt esareti vicdanlarda mahkum eden bir anlayışla kaleme alınmıştır Sergüzeşt bir insanlık suçunun hazin romanıdır

İlgi Kültür Sanat Yayınları
Tanzimat döneminde Kafkasya dan kaçırılarak Osmanlı topraklarına getirilen ve İstanbul da satılan Dilber in hikâyesini anlatıyor Sergüzeşt Kötü muamele gördüğü ilk evinden kaçsa da yakalayıp aynı yere getirirler onu Hayatı boyunca birkaç kez eşya gibi satılan Dilber in farklı evlerde başına gelenler tüm yoğun duygusuyla birlikte Samipaşazade Sezai nin usta kaleminden okura ulaşıyor

İlgi Kültür Sanat Yayıncılık
Tanzimat döneminde Kafkasya dan kaçırılarak Osmanlı topraklarına getirilen ve İstanbul da satılan Dilber in hikâyesini anlatıyor Sergüzeşt Kötü muamele gördüğü ilk evinden kaçsa da yakalayıp aynı yere getirirler onu Hayatı boyunca birkaç kez eşya gibi satılan Dilber in farklı evlerde başına gelenler tüm yoğun duygusuyla birlikte Samipaşazade Sezai nin usta kaleminden okura ulaşıyor

Say
Türk Edebiyatı nda modern anlamda kısa öykünün de kurucusu sayılan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt adlı romanında Tanzimat Dönemi nde Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul a getirilip satılan bir kızın yaşamını anlatır İlk satıldığı evin hanımı tarafından Dilber adı verilen kız hor görüldüğü ezildiği için evden kaçar ancak yeniden eski sahiplerine verilir yaşamı boyunca birkaç kez esir olarak satılır Farklı evlerde farklı yaşam biçimleri içinde Dilber in başından geçenlerin işlendiği Sergüzeşt Tanzimat Edebiyatı nın romantizmden gerçekçiliğe yöneldiği dönemde yazılmıştır Bu nedenle her iki akıma da has dil ve biçem özelliklerini yansıtır

Puslu Yayıncılık
Tanzimat Dönemi nin en önemli sosyal problemlerinden biri olan esirlik konusunu ele alan Sergüzeşt dönemin siyasi baskısına uğrayan ilk eserlerden biridir ki romana yazdığı ön sözde yazar Kapımdaki hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve Hüriyetine diyerek son vermiştim ifadesini kullanmıştır Sergüzeşt te Kafkasya dan İstanbul a getirilerek bir konağa satılan Dilber in yaşadıkları ve bir paşanın oğluyla olan aşkı anlatılmıştır Esaret altındaki bir aşkın özgürlüğü belki de bir ölümün ardında gizlidir

Sahhaflar Kitap Sarayı
Samipaşazade Sezai tarafından kaleme alınan Sergüzeşt Sahhaflar Kitap Sarayı eseri olarak okurlarla buluşuyor Sergüzeşt Samipaşazade Sezai Kitap Özeti Mukaddime 1305 senesinde Sergüzeşt in zuhurunu fevkalede bir surette hüsn i kabul eden müstakbilin o zamandan istikbali tenvire başlamış gençler idi Senin kadar veya senden geç olan o hem münevver hem münevverler daima yürüyen o fikir yolcuları pişva olarak Sergüzeşt her gün daha ziyade intişar ve buna rağmen sen her gün daha ziyade istitar ediyordun Cihan ı irfandan gördüğün bu telakkiye karşı hiç olmazsa beş on kitabın Sergüzeşt i takip edecekti Sergüzeşt bir vaat idi Vaadini niçin tutmadın Yayınevi Sahhaflar Kitap Sarayı Yazar Samipaşazade Sezai Sayfa 248 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı 2012 Barkod 9789756743492 Kategori Türk Edebiyatı

İletişim
Küçük bir çocukken Kafkasya dan kaçırılan ve İstanbul da zengin konaklara satılarak oradan oraya savrulan hayatı aşk hüzün ve ıstırapla yoğrulmuş Dilber in hikayesinin konu edildiği roman aynı zamanda sınıflı toplum yapısının çarpıklığını ve yarattığı hiyerarşiyi de yansıtıyor Günümüz okuyucusunun daha kolay anlayabilmesi için tam metinden sadeleştirilen bu basımda yer alan dipnotlar okurun yazarın dünyasını kavrayabilmesine yardımcı olurken dönemi mekanları olayları ve kişileriyle bir bütün olarak gösteriyor Sergüzeşt dönem edebiyatının başat temalarından biri olan esirliği anlatan en başarılı metinlerden biri Sergüzeşt işte bu eser ki bizde edebi hikayenüvisliğin ilk numunesidir TEVFİK FİKRET

İletişim Yayınları
Sergüzeşt Eleştirel Basım

Yalnız döku len gözyaşları acıdır Sen hiçbir derdini benden gizlemezken bu ıstırabının sebebini niçin saklıyorsun Memleketinde geçen bir şey mi hatırına geldi Yoksa çocukken validenin kucağında ağladığını mı hatırladın Sen kalbini bana da açmazsan burada hâline hanımlar mı acıyacak beyler mi ağlayacak

Katip Yayınları
Samipaşazade Sezai nin ölümsüz eseri Sergüzeşt Türk edebiyatının romantizmden realizme geçiş dönemini temsil eden kölelik kurumunun insani ve sosyal boyutlarını çarpıcı bir dille ele alan en önemli eserlerden biridir Roman Kafkasya dan kaçırılıp İstanbul da bir konağa cariye olarak satılan Dilber adındaki genç bir kızın trajik yaşam öyküsünü konu alır Dilber in yaşadığı acılar maruz kaldığı toplumsal baskı ve özgürlük arayışı dönemin konak hayatının perdeleri ardındaki haksızlıkları gözler önüne serer Sezai bu eserinde sadece bir cariyenin hikâyesini anlatmakla kalmaz aynı zamanda bir devrin vicdanını da sorgular

Can Yayınları
O devirde bir fikir ve kalp coşkusu bireylerden topluma toplumdan memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin suskun ve durgun cereyanların kaynaklarını ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda huzurlu bir köşe yoktu Bu hallerin karşısında ortamın etkisiyle geçirdiğim şiddetli yakıcı yıkıcı bir asabi hayat içinde yazı masamın önünde şiir ilhamının fikri ödüllendirip şereflendirmesini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek son vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan la birlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler haritalarla zenginleştirerek ve günümüz Türkçesine uyarlayarak yayımlıyoruz img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İthaki Yayınları
Artık kaçacak Artık firar edecek Fakat gecenin devlere özgü müthiş kocaman bir şekilde göğe yayılan siyah kanatlarının altı öyle bir küçük mahlûka sığınak olamaz Firar edecek Kendisince bilinmedik bir kuvvetin sevkiyle bir şey arayacak Osmanlı daki ilk demokratik ideallerin esaret altındaki bir cariye üzerinden dile getirildiği Sergüzeşt bir aşk ve hürriyet romanı Tanzimat sonrasının özgürlük fikirleriyle büyüyen Samipaşazade Sezai bu romanla hem siyasal hem de toplumsal yaşama damga vuran istibdadı lanetlemekle kalmaz toplumda kadına reva görülen yeri giderek belirginleşen sınıfsal ayrımları ve sözde aydınları da lanetler Memleketi Kafkasya da esir edilip köle olarak satılmak üzere İstanbul a getirilen Dilber zorlu esaret yıllarından ibaret çocukluğunu kalbindeki özgürlük aşkı yardımıyla güçbela atlatmışken gönlünü evin küçükbeyi Celal e kaptırır Evin hanımınca onaylanmayan bu aşkın önüne geçebilmek amacıyla Dilber yeniden esirciye satılır ve iki sevgili mecburen ayrılır Yeni esaretinde daha zorlu sınavlara maruz kalan Dilber in aklında ise sadece özgürlük ve aşkına kavuşacağı İstanbul a dönebilme umudu vardır Türk edebiyat tarihinin ilk büyük üslupçularından biri olarak görülen Samipaşazade nin çarpıcı romanı Sergüzeşt in yayımlanması sonrasında kovuşturmaya uğraması ve kendini sürgünde bulması âdeta kaderin elim bir şakası gibidir

Can Yayınları
Sergüzeşt Günümüz Türkçesiyle Kitap Açıklaması O devirde bir fikir ve kalp coşkusu bireylerden topluma toplumdan memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin suskun ve durgun cereyanların kaynaklarını ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda huzurlu bir köşe yoktu Bu hallerin karşısında ortamın etkisiyle geçirdiğim şiddetli yakıcı yıkıcı bir asabi hayat içinde yazı masamın önünde şiir ilhamının fikri ödüllendirip şereflendirmesini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek son vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan la birlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler haritalarla zenginleştirerek ve günümüz Türkçesine uyarlayarak yayımlıyoruz

İlgi Kültür Sanat Yayınları
Tanzimat döneminde Kafkasya dan kaçırılarak Osmanlı topraklarına getirilen ve İstanbul da satılan Dilber in hikâyesini anlatıyor Sergüzeşt Kötü muamele gördüğü ilk evinden kaçsa da yakalayıp aynı yere getirirler onu Hayatı boyunca birkaç kez eşya gibi satılan Dilber in farklı evlerde başına gelenler tüm yoğun duygusuyla birlikte Samipaşazade Sezai nin usta kaleminden okura ulaşıyor

Talep Yayıncılık
Samipaşazade Sezai nin Sergüzeşt romanı Türk edebiyatında realizmin öne çıktığı dönemlerde yazılmış toplumsal sorunları ele alan bir eserdir 1888 yılında yayımlanan bu roman Osmanlı toplumunda kölelik sisteminin getirdiği çarpıklıkları ve insan hayatları üzerindeki yıkıcı etkileri anlatır Romanın ana karakteri Dilber genç ve güzel bir Çerkes kızıdır Ailesi tarafından maddi zorluklar sebebiyle köle olarak çalıştırılır sonrasında İstanbul daki zengin bir ailenin evine hizmetçi olarak verilir Burada efendisi Kamran Bey in saplantılı aşkının hedefi haline gelir ve onun elinden kaçışının zorluklarıyla yüzleşmek zorunda kalır Sergüzeşt sadece bir köle kızın hikâyesiyle kalmayıp o dönemin toplumsal yapısını adaletsizliklerini ve bireylerin iç dünyalarındaki çatışmaları derinlemesine işler Samipaşazade Sezai eserde gerçekçi bir dil ve akıcı bir anlatım kullanarak dönemin sosyal meselelerine ışık tutar ve okuyucuyu etkileyici bir tarihî kurguya davet eder

Turkuvaz Kitap
Genç esir Dilber in Kafkasya dan Mısır a uzanan zorlu macerasını konu edinen Sergu zeşt esaret sorunu odağında Osmanlı modernleşmesine ilişkin önemli ipuçları sunmakta

Turkuvaz
Genç esir Dilber in Kafkasya dan Mısır a uzanan zorlu macerasını konu edinen Sergüzeşt esaret sorunu odağında Osmanlı modernleşmesine ilişkin önemli ipuçları sunmakta Tanıtım Bülteninden

İletişim Yayınları
Samipas azade Sezai nin Kafkasya da esir tu ccarları tarafından kac ırılan ve memleketinden uzaklara I stanbul a getirilen ku c u k Dilber in genc bir kadın olma su recinde yas adıg ı acıları konaklarda c ektig i zorlukları as ka dair hayal kırıklıklarını anlattıg ı Sergu zes t aynı zamanda o zgu rlu kc u fikirlerle tanıs maya bas layan Tanzimat aydınının esaret olgusuna yo nelttig i bir eles tiri olarak da o ne c ıkar Romanın 1888 yılında yapılan ilk baskısını 1924 yılında yayımlanan nu shayla kars ılas tırarak hazırlanan eles tirel basımda bu sayede hem yazarın hem de bahsedilen do nemlerin edebiyat anlayıs ındaki deg is im go sterilirken aynı zamanda dipnotlarla gu nu mu z okurunun metni ve metnin gec tig i zamanı daha detaylı bir bic imde anlamasının da imka nı yaratılıyor Samipas azade Sezai nin eserinin en bu yu k meziyeti tasvirlerinin fevkalade olmasıyla beraber fenn u hakikat dairesinden c ıkmamasıdır NAMIK KEMAL

Turkuvaz Kitap
Genç esir Dilber in Kafkasya dan Mısır a uzanan zorlu macerasını konu edinen Sergu zeşt esaret sorunu odağında Osmanlı modernleşmesine ilişkin önemli ipuçları sunmakta

Tanzimat Dönemi nin en önemli sosyal problemlerinden biri olan esirlik konusunu ele alan Sergüzeşt dönemin siyasi baskısına uğrayan ilk eserlerden biridir ki romana yazdığı ön sözde yazar Kapımdaki hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve Hüriyetine diyerek son vermiştim ifadesini kullanmıştır

METROPOL YAYINLARI
Samipaşazade Sezai Tanzimat sonrasında gelişen edebiyatımızın ikinci nesli olarak bilinen edebiyatçılar neslinin önemli isimlerinden birisidir Bir çok edebiyat araştırıcısı onu edebiyatımızın Halid Ziya Uşaklıgil den önce yetiştirdiği en büyük romancı ve hikayeci üslübuyla dikkat çeken bir söz ustası olarak değerlendirirler Sergüzeşt ise Samipaşazade Sezai nin edebi ününü sağlayan dönemi içinde ve sonrasında çok sevilmişi okunmuş ve etki etmiş bir romandır Bu eser Türk romanının gelişim süreci içerisinde de gerek işlediği konu gerek sanatlı üslubu ve gerekse kurgusu açısından ayrıcalıklı bir yerde durur İşlediği esaret teması vermek istediği özgürlük düşüncesi ve acıma duygusu sonraki mesillerin de bu romanda çok şey bulmalarını ve anlatılanların sıcaklığını nesilden nesile paylaşmalarını doğurmuştur

Akçağ Basım Yayım Pazarlama
Sergüzeşt yazarın işlediği esaret teması itibariyle önem arzeden bir romanıdır İlk defa yayımlandığı 1889 yılında II Abdülhamid dönemi şartları içinde esaret temasını işlediği için yazarının göz hapsinde tutulmasına sebep olur ve Sezai Bey 1901 yılında Paris e kaçar Bu roman yayımlanmadan önce romantizm tecrübesini yaşayan Türk romanı Sergüzeşt le realist tavrın örneğini sunar Sergüzeşt Sami Paşazade Sezai nin adını edebiyatımıza perçinlemiş bir romanıdır Gerek işlediği tema gerek yarattığı Dilber tipi gerek romantizmden realizme kayış tarzı ve üslubu ile edebiyat tarihimizdeki gerçek yerini almıştır Önsöz den

Akçağ Yayınları
img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Parana Yayınları
Sami Paşazade 1888 de yayınlanan Sergüzeşt romanında o yıllarda rağbet gören esaret konusunu işlemiş ve böylelikle esaretin gayri insani yönüne dikkat çekmeye çalışmıştır Roman Kafkasya dan kaçırıldıktan sonra bir mal gibi alınıp satılan oradan oraya sürüklenip horlanan bir genç kız olan Dilber en sonunda Asaf Paşa nın konağına satılmıştır O konakta eğitim görür hatta Fransızca öğrenir Avrupa da okumuş ressam iyi kalpli bir genç olan Celal Asaf Paşanın oğludur Dilber e aşık olur Annesi bu sevginin farkına varınca oğlunu bir esir parçasından kurtarmak ister roman Dilber i hakir gören zengin tabaka arasındaki çelişkiler üzerine kurulmuştur img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Can Yayınları
O devirde bir şûriş i fikir ve kalp efrattan cemiyete cemiyetten memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin sakit ve rakit cereyanların menabiini ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda bir kûşe i ârâmîde yoktu Bu hallere karşı tesir i muhitle geçirdiğim şedit yakıcı muharrip bir hayat ı asabi içinde yazıhanemin önünde mülhime i şiirin fikri taltif ve teşrifini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek nihayet vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan labirlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler ve haritalarla zenginleştirerek orijinal dilinedokunmadan yayımlıyoruz img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İnkılap Kitabevi
Sergüzeşt

Can Yayınları
Sergüzeşt Kitap Açıklaması O devirde bir şûriş i fikir ve kalp efrattan cemiyete cemiyetten memleketlere memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin sakit ve rakit cereyanların menabiini ihlal ediyordu Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda bir kûşe i ârâmîde yoktu Bu hallere karşı tesir i muhitle geçirdiğim şedit yakıcı muharrip bir hayat ı asabi içinde yazıhanemin önünde mülhime i şiirin fikri taltif ve teşrifini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm Çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve hürriyetine diyerek nihayet vermiştim Samipaşazade Sezai Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan labirlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te Kafkasya dan kaçırılarak İstanbul da zengin konaklarına satılan Dilber in acı macerasını anlatır Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar Sergüzeşt i açıklamalı notlar resimler ve haritalarla zenginleştirerek orijinal dilinedokunmadan yayımlıyoruz

Salkımsöğüt Yayınevi
Sergüzeşt edebiyatımızda bütünüyle esaret temasını işleyen ilk romandır Sergüzeşt Samipaşazâde Sezai Bey in tek romanıdır Sergüzeşt kahramanı kadın olan ilk romanımızdır Sergüzeşt Batı da kölelik devam ederken cesarete baş kaldıran ilk romanıdır Sergüzeşt aynı zamanda trajik bir aşk öyküsünün romanıdır Sergüzeşt özgür doğup sonradan esir olanların hikayesidir Sergüzeşt aynı zamanda yeni oluşmaya başlayan Osmanlı burjuvasının panoramasıdır Sergüzeşt esareti vicdanlarda mahkum eden bir anlayışla kaleme alınmıştır Sergüzeşt bir insanlık suçunun hazin romanıdır

Platanus Publishing
Yeni esirlerden ikisi henüz on altı veya on yedişer yaşında idi Kafkasya nın bu iki parlak yüzünün yanında üçüncü olarak tutulan kız ise yaklaşık olarak sekiz dokuz yaşlarında idi Küçük esirin saçlarıyla kaşlarının arası biraz yakınca ağzı gayet küçük beli yuvarlak omuzlarına oranla incecik hele o siyah gözlerde zekâ pırıltıları görülüyordu Bir üstadın kaleminden çıkmış vücut çizgileri var da sanki rengi verilmemiş gibi duruyordu Küçücük dudakları renksiz saçları bakımsızlıktan seyrek yolculuğun zor geçtiği ni belli eden yüzündeki renk uçmuş gözlerinin etrafı ince bir siyah dâire ile çevrilmiş bakışlarında kafesin içine konulmuş bir kuşun ara sıra göğe bakışını andırır tarzda bir hüzün taşıyordu Bu küçük kızın üzerinde önü ilikli bir Çerkez paltosu başında küçük bir eski kalpak vardı Sandallar sahile yanaştı ve kızlar bir eve getirildiler Eve geldiklerinde onları esircinin karısı karşıladı

Sayfa Sayısı

Talep Yayıncılık
Samipaşazade Sezainin Sergüzeşt romanı Türk edebiyatında realizmin öne çıktığı dönemlerde yazılmış toplumsal sorunları ele alan bir eserdir 1888 yılında yayımlanan bu roman Osmanlı toplumunda kölelik sisteminin getirdiği çarpıklıkları ve insan hayatları üzerindeki yıkıcı etkileri anlatır Romanın ana karakteri Dilber genç ve güzel bir Çerkes kızıdır Ailesi tarafından maddi zorluklar sebebiyle köle olarak çalıştırılır sonrasında İstanbuldaki zengin bir ailenin evine hizmetçi olarak verilir Burada efendisi Kamran Beyin saplantılı aşkının hedefi haline gelir ve onun elinden kaçışının zorluklarıyla yüzleşmek zorunda kalır Sergüzeşt sadece bir köle kızın hikâyesiyle kalmayıp o dönemin toplumsal yapısını adaletsizliklerini ve bireylerin iç dünyalarındaki çatışmaları derinlemesine işler Samipaşazade Sezai eserde gerçekçi bir dil ve akıcı bir anlatım kullanarak dönemin sosyal meselelerine ışık tutar ve okuyucuyu etkileyici bir tarihî kurguya davet eder

İletişim Yayınevi
Samipas azade Sezai Sergu zes t te do neminin en bu yu k toplumsal gerc eklerinden biri olan esirlig in yakıcılıg ını tu m yo nleriyle anlatıyor Samipas azade Sezai nin Kafkasya da esir tu ccarları tarafından kac ırılan ve memleketinden uzaklara I stanbul a getirilen ku c u k Dilber in genc bir kadın olma su recinde yas adıg ı acıları konaklarda c ektig i zorlukları as ka dair hayal kırıklıklarını anlattıg ı Sergu zes t aynı zamanda o zgu rlu kc u fikirlerle tanıs maya bas layan Tanzimat aydınının esaret olgusuna yo nelttig i bir eles tiri olarak da o ne c ıkar Romanın 1888 yılında yapılan ilk baskısını 1924 yılında yayımlanan nu shayla kars ılas tırarak hazırlanan eles tirel basımda bu sayede hem yazarın hem de bahsedilen do nemlerin edebiyat anlayıs ındaki deg is im go sterilirken aynı zamanda dipnotlarla gu nu mu zokurunun metni ve metnin gec tig i zamanı daha detaylı bir bic imde anlamasının da imka nı yaratılıyor Samipas azade Sezai nin eserinin en bu yu k meziyeti tasvirlerinin fevkalade olmasıyla beraber fenn u hakikat dairesinden c ıkmamasıdır NAMIK KEMAL

İletişim Yayınları
Küc u k bir c ocukken Kafkasya dan kac ırılan ve I stanbul da zengin konaklara satılarak oradan oraya savrulan hayatı as k hu zu n ve ıstırapla yog rulmus Dilber in hika yesinin konu edildig i roman aynı zamanda sınıflı toplum yapısının c arpıklıg ını ve yarattıg ı hiyerars iyi de yansıtıyor Gu nu mu z okuyucusunun daha kolay anlayabilmesi ic in tam metinden sadeles tirilen bu basımda yer alan dipnotlar okurun yazarın du nyasını kavrayabilmesine yardımcı olurken do nemi meka nları olayları ve kis ileriyle bir bu tu n olarak go steriyor Sergu zes t do nem edebiyatının bas at temalarından biri olan esirlig i anlatan en bas arılı metinlerden biri Sergu zes t is te bu eser ki bizde edebi hika yenu vislig in ilk numunesidir TEVFI K FI KRET img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İletişim Yayınevi
Samipas azade Sezai Sergu zes t te do neminin en bu yu k toplumsal gerc eklerinden biri olan esirlig in yakıcılıg ını tu m yo nleriyle anlatıyor Samipas azade Sezai nin Kafkasya da esir tu ccarları tarafından kac ırılan ve memleketinden uzaklara I stanbul a getirilen ku c u k Dilber in genc bir kadın olma su recinde yas adıg ı acıları konaklarda c ektig i zorlukları as ka dair hayal kırıklıklarını anlattıg ı Sergu zes t aynı zamanda o zgu rlu kc u fikirlerle tanıs maya bas layan Tanzimat aydınının esaret olgusuna yo nelttig i bir eles tiri olarak da o ne c ıkar Romanın 1888 yılında yapılan ilk baskısını 1924 yılında yayımlanan nu shayla kars ılas tırarak hazırlanan eles tirel basımda bu sayede hem yazarın hem de bahsedilen do nemlerin edebiyat anlayıs ındaki deg is im go sterilirken aynı zamanda dipnotlarla gu nu mu zokurunun metni ve metnin gec tig i zamanı daha detaylı bir bic imde anlamasının da imka nı yaratılıyor Samipas azade Sezai nin eserinin en bu yu k meziyeti tasvirlerinin fevkalade olmasıyla beraber fenn u hakikat dairesinden c ıkmamasıdır NAMIK KEMAL

İletişim Yayınları
İsmail Kayapınar ın çevrimyazısı notları ve önsözüyle Samipas azade Sezai Sergu zes t te do neminin en bu yu k toplumsal gerc eklerinden biri olan esirlig in yakıcılıg ını tu m yo nleriyle anlatıyor Samipas azade Sezai nin Kafkasya da esir tu ccarları tarafından kac ırılan ve memleketinden uzaklara I stanbul a getirilen ku c u k Dilber in genc bir kadın olma su recinde yas adıg ı acıları konaklarda c ektig i zorlukları as ka dair hayal kırıklıklarını anlattıg ı Sergu zes t aynı zamanda o zgu rlu kc u fikirlerle tanıs maya bas layan Tanzimat aydınının esaret olgusuna yo nelttig i bir eles tiri olarak da o ne c ıkar Romanın 1888 yılında yapılan ilk baskısını 1924 yılında yayımlanan nu shayla kars ılas tırarak hazırlanan eles tirel basımda bu sayede hem yazarın hem de bahsedilen do nemlerin edebiyat anlayıs ındaki deg is im go sterilirken aynı zamanda dipnotlarla gu nu mu zokurunun metni ve metnin gec tig i zamanı daha detaylı bir bic imde anlamasının da imka nı yaratılıyor Samipas azade Sezai nin eserinin en bu yu k meziyeti tasvirlerinin fevkalade olmasıyla beraber fenn u hakikat dairesinden c ıkmamasıdır NAMIK KEMAL Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın

Puslu
Tanzimat Dönemi nin en önemli sosyal problemlerinden biri olan esirlik konusunu ele alan Sergüzeşt dönemin siyasi baskısına uğrayan ilk eserlerden biridir ki romana yazdığı ön sözde yazar Kapımdaki hafiyelerin ayak seslerini penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm çünkü Sergüzeşt e esaret aleyhinde başlamış ve Hüriyetine diyerek son vermiştim ifadesini kullanmıştır Sergüzeşt te Kafkasya dan İstanbul a getirilerek bir konağa satılan Dilber in yaşadıkları ve bir paşanın oğluyla olan aşkı anlatılmıştır Esaret altındaki bir aşkın özgürlüğü belki de bir ölümün ardında gizlidir

Katip Yayınları
Samipaşazade Sezai nin ölümsüz eseri Sergüzeşt Türk edebiyatının romantizmden realizme geçiş dönemini temsil eden kölelik kurumunun insani ve sosyal boyutlarını çarpıcı bir dille ele alan en önemli eserlerden biridir Roman Kafkasya dan kaçırılıp İstanbul da bir konağa cariye olarak satılan Dilber adındaki genç bir kızın trajik yaşam öyküsünü konu alır Dilber in yaşadığı acılar maruz kaldığı toplumsal baskı ve özgürlük arayışı dönemin konak hayatının perdeleri ardındaki haksızlıkları gözler önüne serer Sezai bu eserinde sadece bir cariyenin hikâyesini anlatmakla kalmaz aynı zamanda bir devrin vicdanını da sorgular

İletişim Yayınları
Samipas azade Sezai nin Kafkasya da esir tu ccarları tarafından kac ırılan ve memleketinden uzaklara I stanbul a getirilen ku c u k Dilber in genc bir kadın olma su recinde yas adıg ı acıları konaklarda c ektig i zorlukları as ka dair hayal kırıklıklarını anlattıg ı Sergu zes t aynı zamanda o zgu rlu kc u fikirlerle tanıs maya bas layan Tanzimat aydınının esaret olgusuna yo nelttig i bir eles tiri olarak da o ne c ıkar Romanın 1888 yılında yapılan ilk baskısını 1924 yılında yayımlanan nu shayla kars ılas tırarak hazırlanan eles tirel basımda bu sayede hem yazarın hem de bahsedilen do nemlerin edebiyat anlayıs ındaki deg is im go sterilirken aynı zamanda dipnotlarla gu nu mu z okurunun metni ve metnin gec tig i zamanı daha detaylı bir bic imde anlamasının da imka nı yaratılıyor Samipas azade Sezai nin eserinin en bu yu k meziyeti tasvirlerinin fevkalade olmasıyla beraber fenn u hakikat dairesinden c ıkmamasıdır NAMIK KEMAL

İletişim
Samipaşazade Sezai Sergüzeşt te döneminin en büyük toplumsal gerçeklerinden biri olan esirliğin yakıcılığını tüm yönleriyle anlatıyor Samipaşazade Sezai nin Kafkasya da esir tüccarları tarafından kaçırılan ve memleketinden uzaklara İstanbul a getirilen küçük Dilber in genç bir kadın olma sürecinde yaşadığı acıları konaklarda çektiği zorlukları aşka dair hayal kırıklıklarını anlattığı Sergüzeşt aynı zamanda özgürlükçü fikirlerle tanışmaya başlayan Tanzimat aydınının esaret olgusuna yönelttiği bir eleştiri olarak da öne çıkar Romanın 1888 yılında yapılan ilk baskısını 1924 yılında yayımlanan nüshayla karşılaştırarak hazırlanan eleştirel basımda bu sayede hem yazarın hem de bahsedilen dönemlerin edebiyat anlayışındaki değişim gösterilirken aynı zamanda dipnotlarla günümüz okurunun metni ve metnin geçtiği zamanı daha detaylı bir biçimde anlamasının da imkanı yaratılıyor Samipaşazade Sezai nin eserinin en büyük meziyeti tasvirlerinin fevkalade olmasıyla beraber fenn ü hakikat dairesinden çıkmamasıdır NAMIK KEMAL

Talep Yayıncılık
Samipaşazade Sezai nin Sergüzeşt romanı Türk edebiyatında realizmin öne çıktığı dönemlerde yazılmış toplumsal sorunları ele alan bir eserdir 1888 yılında yayımlanan bu roman Osmanlı toplumunda kölelik sisteminin getirdiği çarpıklıkları ve insan hayatları üzerindeki yıkıcı etkileri anlatır Romanın ana karakteri Dilber genç ve güzel bir Çerkes kızıdır Ailesi tarafından maddi zorluklar sebebiyle köle olarak çalıştırılır sonrasında İstanbul daki zengin bir ailenin evine hizmetçi olarak verilir Burada efendisi Kamran Bey in saplantılı aşkının hedefi haline gelir ve onun elinden kaçışının zorluklarıyla yüzleşmek zorunda kalır Sergüzeşt sadece bir köle kızın hikâyesiyle kalmayıp o dönemin toplumsal yapısını adaletsizliklerini ve bireylerin iç dünyalarındaki çatışmaları derinlemesine işler Samipaşazade Sezai eserde gerçekçi bir dil ve akıcı bir anlatım kullanarak dönemin sosyal meselelerine ışık tutar ve okuyucuyu etkileyici bir tarihî kurguya davet eder

Sahhaflar Kitap Sarayı
Mukaddime 1305 senesinde Sergüzeşt in zuhurunu fevkalede bir surette hüsn i kabul eden müstakbilin o zamandan istikbali tenvire başlamış gençler idi Senin kadar veya senden geç olan o hem münevver hem münevverler daima yürüyen o fikir yolcuları pişva olarak Sergüzeşt her gün daha ziyade intişar ve buna rağmen sen her gün daha ziyade istitar ediyordun Cihan ı irfandan gördüğün bu telakkiye karşı hiç olmazsa beş on kitabın Sergüzeşt i takip edecekti Sergüzeşt bir vaat idi Vaadini niçin tutmadın

Elpida Yayıncılık
Osmanlı Devleti nin ilk eğitim bakanı AbdurrahmanSami Paşa nın oğlu olan Samipaşazade Sezai 1859 yılında İstanbul da dünyayageldi Doğduğu konak Ziya Paşa Ahmed Vefik Paşa ve Ali Suavi gibi devrinönemli fikir insanlarının da eğitim gördüğü bir kültür merkezi görevi gördü SamipaşazadeSezai konakta büyüdüğü yıllarda özel bir eğitim aldı Farsça Arapça Fransızca ve Almancayı etkili bir şekilde öğrendi İlerleyen yıllardaİngiltere nin başkenti Londra da görev yaptı ve burada da İngilizcesinigeliştirdi Abdülhak Hamit Tarhan ve Recaizade Mahmud Ekrem ile kurduğuyakın dostluklar dışında Namık Kemal le de sürekli olarak mektuplaştı 1888 yılında yazdığı Sergüzeşt TürkEdebiyatı nda romantizmden realizme geçişte öncü bir eser olarak kabul edildi Birpaşa oğlu ile bir cariyenin dönemin şartlarına göre imkânsız olarak kabuledilen aşkını anlattığı Sergüzeşt romanı Milli Eğitim Bakanlığınınortaöğretim kurumları için hazırlattığı 100 Temel Eser arasında da kendine yerbuldu Hem sınıf hem dekuşak çatışmasına değinen ve II Abdülhamit döneminde yazılan eser yayınlanmasının ardından yazarın göz hapsinde tutulmasına ve bu durumdan kaçmakiçin Fransa nın başkenti Paris e gitmesine sebep oldu

Gece Kitaplığı
Zavallı hafıza Günden güne yaşlandığını hissettiğimiz vücutlarımız şu toprak yığınının üzerindesürekli ayakta kalmaya çalışır durur Bir hüzünlü bakışı yıllarca unutmaz Bir sözü bir tebessümü yıllarca saklar Etrafında baş dönmesiniandırır bir hızla geçenhatıraları korur Bu duruma tahammülün yavaşyavaş bitmesiyle bize ümit veren gelecek de biter Hayatımıza yoldaş olan geçmiş unutuluş denizinde mahvolur O zaman öldürücü bir şekilde kanayan bir yara gibi bizi mezarın kapısında bırakarak hizmetini terk eder

Katip Yayınevi
Samipaşazade Sezai nin ölümsüz eseri Sergüzeşt Türk edebiyatının romantizmden realizme geçiş dönemini temsil eden kölelik kurumunun insani ve sosyal boyutlarını çarpıcı bir dille ele alan en önemli eserlerden biridir Roman Kafkasya dan kaçırılıp İstanbul da bir konağa cariye olarak satılan Dilber adındaki genç bir kızın trajik yaşam öyküsünü konu alır Dilber in yaşadığı acılar maruz kaldığı toplumsal baskı ve özgürlük arayışı dönemin konak hayatının perdeleri ardındaki haksızlıkları gözler önüne serer Sezai bu eserinde sadece bir cariyenin hikâyesini anlatmakla kalmaz aynı zamanda bir devrin vicdanını da sorgular

Elips Kitap
İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek Bu anlamda Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi öğrencilere velilere ve öğretmenlere kısacası kültür dünyamıza katkıda bulunacak herkese yararlı olacak niteliktedir

Elips Kitap
İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek Bu anlamda Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi öğrencilere velilere ve öğretmenlere kısacası kültür dünyamıza katkıda bulunacak herkese yararlı olacak niteliktedir

Sahhaflar Kitap Sarayı
Mukaddime 1305 senesinde Sergüzeşt in zuhurunu fevkalede bir surette hüsn i kabul eden müstakbilin o zamandan istikbali tenvire başlamış gençler idi Senin kadar veya senden geç olan o hem münevver hem münevverler daima yürüyen o fikir yolcuları pişva olarak Sergüzeşt her gün daha ziyade intişar ve buna rağmen sen her gün daha ziyade istitar ediyordun Cihan ı irfandan gördüğün bu telakkiye karşı hiç olmazsa beş on kitabın Sergüzeşt i takip edecekti Sergüzeşt bir vaat idi Vaadini niçin tutmadın

Elpida Yayıncılık
Osmanlı Devleti nin ilk eğitim bakanı AbdurrahmanSami Paşa nın oğlu olan Samipaşazade Sezai 1859 yılında İstanbul da dünyayageldi Doğduğu konak Ziya Paşa Ahmed Vefik Paşa ve Ali Suavi gibi devrinönemli fikir insanlarının da eğitim gördüğü bir kültür merkezi görevi gördü SamipaşazadeSezai konakta büyüdüğü yıllarda özel bir eğitim aldı Farsça Arapça Fransızca ve Almancayı etkili bir şekilde öğrendi İlerleyen yıllardaİngiltere nin başkenti Londra da görev yaptı ve burada da İngilizcesinigeliştirdi Abdülhak Hamit Tarhan ve Recaizade Mahmud Ekrem ile kurduğuyakın dostluklar dışında Namık Kemal le de sürekli olarak mektuplaştı 1888 yılında yazdığı Sergüzeşt TürkEdebiyatı nda romantizmden realizme geçişte öncü bir eser olarak kabul edildi Birpaşa oğlu ile bir cariyenin dönemin şartlarına göre imkânsız olarak kabuledilen aşkını anlattığı Sergüzeşt romanı Milli Eğitim Bakanlığınınortaöğretim kurumları için hazırlattığı 100 Temel Eser arasında da kendine yerbuldu Hem sınıf hem dekuşak çatışmasına değinen ve II Abdülhamit döneminde yazılan eser yayınlanmasının ardından yazarın göz hapsinde tutulmasına ve bu durumdan kaçmakiçin Fransa nın başkenti Paris e gitmesine sebep oldu

İletişim Yayınları
Samipas azade Sezai Sergu zes t te do neminin en bu yu k toplumsal gerc eklerinden biri olan esirlig in yakıcılıg ını tu m yo nleriyle anlatıyor Samipas azade Sezai nin Kafkasya da esir tu ccarları tarafından kac ırılan ve memleketinden uzaklara I stanbul a getirilen ku c u k Dilber in genc bir kadın olma su recinde yas adıg ı acıları konaklarda c ektig i zorlukları as ka dair hayal kırıklıklarını anlattıg ı Sergu zes t aynı zamanda o zgu rlu kc u fikirlerle tanıs maya bas layan Tanzimat aydınının esaret olgusuna yo nelttig i bir eles tiri olarak da o ne c ıkar Romanın 1888 yılında yapılan ilk baskısını 1924 yılında yayımlanan nu shayla kars ılas tırarak hazırlanan eles tirel basımda bu sayede hem yazarın hem de bahsedilen do nemlerin edebiyat anlayıs ındaki deg is im go sterilirken aynı zamanda dipnotlarla gu nu mu z okurunun metni ve metnin gec tig i zamanı daha detaylı bir bic imde anlamasının da imka nı yaratılıyor Samipas azade Sezai nin eserinin en bu yu k meziyeti tasvirlerinin fevkalade olmasıyla beraber fenn u hakikat dairesinden c ıkmamasıdır NAMIK KEMAL img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Elips Kitap
İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek Bu anlamda Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi öğrencilere velilere ve öğretmenlere kısacası kültür dünyamıza katkıda bulunacak herkese yararlı olacak niteliktedir

Elpida Yayıncılık
Osmanlı Devleti nin ilk eğitim bakanı AbdurrahmanSami Paşa nın oğlu olan Samipaşazade Sezai 1859 yılında İstanbul da dünyayageldi Doğduğu konak Ziya Paşa Ahmed Vefik Paşa ve Ali Suavi gibi devrinönemli fikir insanlarının da eğitim gördüğü bir kültür merkezi görevi gördü SamipaşazadeSezai konakta büyüdüğü yıllarda özel bir eğitim aldı Farsça Arapça Fransızca ve Almancayı etkili bir şekilde öğrendi İlerleyen yıllardaİngiltere nin başkenti Londra da görev yaptı ve burada da İngilizcesinigeliştirdi Abdülhak Hamit Tarhan ve Recaizade Mahmud Ekrem ile kurduğuyakın dostluklar dışında Namık Kemal le de sürekli olarak mektuplaştı 1888 yılında yazdığı Sergüzeşt TürkEdebiyatı nda romantizmden realizme geçişte öncü bir eser olarak kabul edildi Birpaşa oğlu ile bir cariyenin dönemin şartlarına göre imkânsız olarak kabuledilen aşkını anlattığı Sergüzeşt romanı Milli Eğitim Bakanlığınınortaöğretim kurumları için hazırlattığı 100 Temel Eser arasında da kendine yerbuldu Hem sınıf hem dekuşak çatışmasına değinen ve II Abdülhamit döneminde yazılan eser yayınlanmasının ardından yazarın göz hapsinde tutulmasına ve bu durumdan kaçmakiçin Fransa nın başkenti Paris e gitmesine sebep oldu

Talep Yayıncılık
Samipaşazade Sezai nin Sergüzeşt romanı Türk edebiyatında realizmin öne çıktığı dönemlerde yazılmış toplumsal sorunları ele alan bir eserdir 1888 yılında yayımlanan bu roman Osmanlı toplumunda kölelik sisteminin getirdiği çarpıklıkları ve insan hayatları üzerindeki yıkıcı etkileri anlatır Romanın ana karakteri Dilber genç ve güzel bir Çerkes kızıdır Ailesi tarafından maddi zorluklar sebebiyle köle olarak çalıştırılır sonrasında İstanbul daki zengin bir ailenin evine hizmetçi olarak verilir Burada efendisi Kamran Bey in saplantılı aşkının hedefi haline gelir ve onun elinden kaçışının zorluklarıyla yüzleşmek zorunda kalır Sergüzeşt sadece bir köle kızın hikâyesiyle kalmayıp o dönemin toplumsal yapısını adaletsizliklerini ve bireylerin iç dünyalarındaki çatışmaları derinlemesine işler Samipaşazade Sezai eserde gerçekçi bir dil ve akıcı bir anlatım kullanarak dönemin sosyal meselelerine ışık tutar ve okuyucuyu etkileyici bir tarihî kurguya davet eder

ELİPS KİTAP
Milli Eğitim Bakanlığınca Türk ve dünya edebiyatından 100 Temel Eser in belirlenmiş olmasını ülkemizdeki okuma oranını artırmaya yönelik bir çaba olarak görüyoruz Bir başlangıç olarak 100 temel Eser ümit vericidir eğer öğretim seviyesindeki gençlerimize bu eserleri okutmayı başarabilirsek okuyan toplum olma yolunda önemli bir adım atılmış olacaktır 100 Temel Eser in bir başka olumlu yönü de aynı eserleri okumuş o eserlerdeki dil varlığı ile duygu ve düşünce zenginliğini farketmiş bireylerin oluşturacağı bir toplum daha hoşgörülü daha paylaşımcı kültür seviyesi yüksek olacaktır Yayınevimiz 100 Temel Eser içinden Kutadgu Bilig ten Seçmeler Dede Korkut Hikâyeleri Yunus Emre Divanı ndan Seçmeler Mesnevi den Seçmeler Nasrettin Hoca Fıkralarından Seçmeleri Halk Şiirinden Seçmeler Evliya Çelebi Seyahatnamesi nden Seçmeler Kerem İle Aslı Sergüzeşt Çağlayanlar Ömer Seyfettin Hikâyelerinden Seçmeler Bize Göre Gülistan kitaplarını bir dizi olarak okuyucularına sunmaktadır Kültürümüzün kilometre taşları olan bu eserlerin gençlerimizin düşünce ve zevk olgunluğuna katkıda bulunacağına onlara ışık tutacağına inanıyoruz

Kurgan Edebiyat
Edebiyatımızın bütün klasik değerlerini okuyucularımızla buluşturmak istiyoruz Klasik eserler bir milletin varlık mühürleridir Silinmesi ya da unutulması birvatan toprağının kaybı kadar büyüktür Kurgan Edebiyat bu bilinçle hareket etmekte ve Türk edebiyatının definelerini gün yüzüne çıkarmak amacını samimiyetle taşımaktadır Kurgan Edebiyat bütün değerlerimizi olduğu gibi edebi mirasımızı da müzeleştirmekya da kütüphanelerimizin görünmez raflarına terk etmemek için onu bugüne uyarlayarak büyük bir kültürel hizmeti yerine getirdiğine inanmaktadır Kalabalığı millet yapan her şeyden önce onun edebiyatıdır Kurgan Edebiyat dostları milletimizin beyin ve gönül ürünlerini okuyucularla buluşturmaktan büyük onur duyar

Ötüken Neşriyat
Esaret Tanzimat roman ve hikâyesinde en çok işlenen konulardan biridir Hatta dönem edebiyatının duygusal çerçevesini neredeyse tek başına esaret çizer Sâmipaşazâde Sezâi de esaret aleyhindeki düşünceleriyle kendinden önce yazılanlardan daha derli toplu ve olgun bir bakış açısı geliştirdiği Sergüzeşt romanında kendi hayatından getirdiği birtakım gözlemleri de kullanır Elbette Sâmipaşazâde Sezâi esareti sadece romantik ve melankolik bir duygunun tezahürü olarak görmez Annesi Gülarayiş Hanım ın Kafkasya dan kaçırılmış bir Çerkes kızı oluşu babası Sâmi Bey in konağındaki esirlerin acıklı hallerine ve Vuslat adlı bir cariyenin veremden ölümüne şahit olması vb sebeplerle esareti insan hürriyetine karşı işlenen bir cinayet olarak gördüğü muhakkaktır Sergüzeşt te siyasî olarak hürriyet fikri kendine yer bulamamış olsa da şahsî hürriyet fikrinin önemsendiği görülmektedir Bu tercih şahsî hürriyete sahip olunmadan siyasî anlamda hürriyeti elde etmenin imkânsız oluşunu da ifade etmektedir Bazı konuların açıkça yazılamadığı ve siyasetten uzak durulması gereken buhranlı bir dönemde mutlaka çözülmesi gereken sosyal bir problem üzerinde durmanın yazara cazip geldiği söylenebilir Medenileşmenin medeni olmanın en belirgin vasıflarından biri insanın hürriyeti meselesidir Tanzimat Dönemi yazarları Batı medeniyetine baktıklarında bu büyük medeniyetin en önemli yapıcı unsurlarından biri olarak insan iradesini görür Bu noktada Sâmipaşazâde Sezâi nin de kadınların durumunu insan iradesi ve şahsi hürriyet bağlamında değerlendirdiği açıktır

Gece Kitaplığı
Samipaşazade Sezai tarafından kaleme alınan Sergüzeşt Gece Kitaplığı eseri olarak okurlarla buluşuyor Sergüzeşt Samipaşazade Sezai Kitap Özeti Zavallı hafıza Günden güne yaşlandığını hissettiğimiz vücutlarımız şu toprak yığınının üzerindesürekli ayakta kalmaya çalışır durur Bir hüzünlü bakışı yıllarca unutmaz Bir sözü bir tebessümü yıllarca saklar Etrafında baş dönmesiniandırır bir hızla geçenhatıraları korur Bu duruma tahammülün yavaşyavaş bitmesiyle bize ümit veren gelecek de biter Hayatımıza yoldaş olan geçmiş unutuluş denizinde mahvolur O zaman öldürücü bir şekilde kanayan bir yara gibi bizi mezarın kapısında bırakarak hizmetini terk eder Yayınevi Gece Kitaplığı Yazar Samipaşazade Sezai Sayfa 115 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2017 Barkod 9786051808482 Kategori Klasikler Roman

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı Murat Küçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz Samipaşazade Sezai 1859 1936 İstanbul da doğan Sezai nin çocukluk ve ilkgençlik yılları Maarif nazırlığı da yapmış olan babası Sami Paşa nın Taşkasap taki büyük konağında geçer Bu konak dönemin meşhur fikir adamlarına yazar ve şairlerine ev sahipliği yapan önemli bir buluşma noktasıdır Sezai burada pek çok yazar ve şairle tanışır Özel hocalardan Arapça Farsça ve Fransızca dersleri alır Gençlik yıllarında oldukça etkilendiği Namık Kemal ve yakın dostu Abdülhak Hamit in yenilikçi düşüncelerini benimseyen Sezai 1880 de Londra Sefareti ne ikinci kâtip olarak atanır Burada Batı edebiyatını özellikle Shakespeare in eserlerini inceleme imkânı bulur Londra da geçirdiği bu zaman onun düşünce dünyasını ve edebi ufkunu genişletir 1901 e kadar İstanbul da Hariciye Nezareti nde muavinlik görevini sürdürür İstanbul da geçirdiği 1886 1901 yıllarında Sergüzeşt i Küçük Şeyler i ve Rumûzü l Edeb i yayımlar İstanbul un alafranga dünyasına yönelik ilk köklü saptamalar onun eserlerinde belirir Sergüzeşt te esirlik ve özgürlük kavramlarını işlemesi hükümetin takip çemberine girmesine neden olur ve 1901 de Paris e kaçar burada Jön Türkler e katılır Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai nin seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

İş Bankası Kültür Yayınları
Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı MuratKüçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz

Gece Kitaplığı
Zavallı hafıza Günden güne yaşlandığını hissettiğimiz vücutlarımız şu toprak yığınının üzerindesürekli ayakta kalmaya çalışır durur Bir hüzünlü bakışı yıllarca unutmaz Bir sözü bir tebessümü yıllarca saklar Etrafında baş dönmesiniandırır bir hızla geçenhatıraları korur Bu duruma tahammülün yavaşyavaş bitmesiyle bize ümit veren gelecek de biter Hayatımıza yoldaş olan geçmiş unutuluş denizinde mahvolur O zaman öldürücü bir şekilde kanayan bir yara gibi bizi mezarın kapısında bırakarak hizmetini terk eder

İş Bankası Kültür Yayınları
Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı MuratKüçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz Tanıtım Bülteninden

Elpida Yayıncılık
Osmanlı Devleti nin ilk eğitim bakanı AbdurrahmanSami Paşa nın oğlu olan Samipaşazade Sezai 1859 yılında İstanbul da dünyayageldi Doğduğu konak Ziya Paşa Ahmed Vefik Paşa ve Ali Suavi gibi devrinönemli fikir insanlarının da eğitim gördüğü bir kültür merkezi görevi gördü SamipaşazadeSezai konakta büyüdüğü yıllarda özel bir eğitim aldı Farsça Arapça Fransızca ve Almancayı etkili bir şekilde öğrendi İlerleyen yıllardaİngiltere nin başkenti Londra da görev yaptı ve burada da İngilizcesinigeliştirdi Abdülhak Hamit Tarhan ve Recaizade Mahmud Ekrem ile kurduğuyakın dostluklar dışında Namık Kemal le de sürekli olarak mektuplaştı 1888 yılında yazdığı Sergüzeşt TürkEdebiyatı nda romantizmden realizme geçişte öncü bir eser olarak kabul edildi Birpaşa oğlu ile bir cariyenin dönemin şartlarına göre imkânsız olarak kabuledilen aşkını anlattığı Sergüzeşt romanı Milli Eğitim Bakanlığınınortaöğretim kurumları için hazırlattığı 100 Temel Eser arasında da kendine yerbuldu Hem sınıf hem dekuşak çatışmasına değinen ve II Abdülhamit döneminde yazılan eser yayınlanmasının ardından yazarın göz hapsinde tutulmasına ve bu durumdan kaçmakiçin Fransa nın başkenti Paris e gitmesine sebep oldu

Ötüken Neşriyat
Esaret Tanzimat roman ve hikâyesinde en çok işlenen konulardan biridir Hatta dönem edebiyatının duygusal çerçevesini neredeyse tek başına esaret çizer Sâmipaşazâde Sezâi de esaret aleyhindeki düşünceleriyle kendinden önce yazılanlardan daha derli toplu ve olgun bir bakış açısı geliştirdiği Sergüzeşt romanında kendi hayatından getirdiği birtakım gözlemleri de kullanır Elbette Sâmipaşazâde Sezâi esareti sadece romantik ve melankolik bir duygunun tezahürü olarak görmez Annesi Gülarayiş Hanım ın Kafkasya dan kaçırılmış bir Çerkes kızı oluşu babası Sâmi Bey in konağındaki esirlerin acıklı hallerine ve Vuslat adlı bir cariyenin veremden ölümüne şahit olması vb sebeplerle esareti insan hürriyetine karşı işlenen bir cinayet olarak gördüğü muhakkaktır Sergüzeşt te siyasî olarak hürriyet fikri kendine yer bulamamış olsa da şahsî hürriyet fikrinin önemsendiği görülmektedir Bu tercih şahsî hürriyete sahip olunmadan siyasî anlamda hürriyeti elde etmenin imkânsız oluşunu da ifade etmektedir Bazı konuların açıkça yazılamadığı ve siyasetten uzak durulması gereken buhranlı bir dönemde mutlaka çözülmesi gereken sosyal bir problem üzerinde durmanın yazara cazip geldiği söylenebilir Medenileşmenin medeni olmanın en belirgin vasıflarından biri insanın hürriyeti meselesidir Tanzimat Dönemi yazarları Batı medeniyetine baktıklarında bu büyük medeniyetin en önemli yapıcı unsurlarından biri olarak insan iradesini görür Bu noktada Sâmipaşazâde Sezâi nin de kadınların durumunu insan iradesi ve şahsi hürriyet bağlamında değerlendirdiği açıktır

KURGAN EDEBİYAT
1888 yılında yayımlanan Sergüzeşt hem Sami Paşazâde Sezâi nin hem de Türk edebiyatının önemli romanlarından biridir Özellikle genç okuyucuların hafızasına kazınan ve unutulmayan eserler arasında yer alan Sergüzeşt in konusu tüm insanlığın ortak sorunlarından olan esarettir Bilindiği gibi Osmanlı Devleti nin belli bir döneminde özellikle Kafkasya dan getirtilen küçük yaştaki Çerkez kızları cariye olarak satılıyordu Birçok Türk romanında bu sosyal yara çok farklı boyutlarda ele alınıp enine boyuna irdelenmiştir Yazarın annesinin bir Çerkez cariye oluşu ayrıca babasının da zengin konaklarında bulunması o çevrede gördüklerini gözlemlemesi eserin duygusal planını hazırlar Roman kahramanlarının en belirgin özellikleri sanatsal hüviyetleridir Sergüzeşt in erkek kahramanı ressam kadın kahramanı Dilber ise ruhu şiirle dolu saf ve masum bir kızdır Mehmet Kaplan bu imtizacı Romanın bütününe Celal Bey in ressamca bakışı ile Dilber in ince duyguları hâkimdir yargısıyla vurgular Romanın genel havasında her ne kadar romantik öge ağır bassa da aslında belirgin çizgi realist bir anlayıştır Çünkü yazar yakından tanık olduğu konak hayatını orta hâlli insanların hayatını kuvvetli ve realist sahnelerle süslemiştir Kurgan Edebiyat Yayınları Türk Klasikleri Dizisi nde yer alan bu tiyatro eseri bugünkü Türk okuyucularının anlayabilmesi ve değerinin daha çok fark edilebilmesi için üsluba dokunulmadan bazı kelime ve ibarelerde sadeleştirilmeye gidilmiştir

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı Murat Küçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz Samipaşazade Sezai 1859 1936 İstanbul da doğan Sezai nin çocukluk ve ilkgençlik yılları Maarif nazırlığı da yapmış olan babası Sami Paşa nın Taşkasap taki büyük konağında geçer Bu konak dönemin meşhur fikir adamlarına yazar ve şairlerine ev sahipliği yapan önemli bir buluşma noktasıdır Sezai burada pek çok yazar ve şairle tanışır Özel hocalardan Arapça Farsça ve Fransızca dersleri alır Gençlik yıllarında oldukça etkilendiği Namık Kemal ve yakın dostu Abdülhak Hamit in yenilikçi düşüncelerini benimseyen Sezai 1880 de Londra Sefareti ne ikinci kâtip olarak atanır Burada Batı edebiyatını özellikle Shakespeare in eserlerini inceleme imkânı bulur Londra da geçirdiği bu zaman onun düşünce dünyasını ve edebi ufkunu genişletir 1901 e kadar İstanbul da Hariciye Nezareti nde muavinlik görevini sürdürür İstanbul da geçirdiği 1886 1901 yıllarında Sergüzeşt i Küçük Şeyler i ve Rumûzü l Edeb i yayımlar İstanbul un alafranga dünyasına yönelik ilk köklü saptamalar onun eserlerinde belirir Sergüzeşt te esirlik ve özgürlük kavramlarını işlemesi hükümetin takip çemberine girmesine neden olur ve 1901 de Paris e kaçar burada Jön Türkler e katılır Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai nin seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı Murat Küçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz

İş Bankası Kültür Yayınları
Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı MuratKüçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz

Elips Kitap
İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek Bu anlamda Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi öğrencilere velilere ve öğretmenlere kısacası kültür dünyamıza katkıda bulunacak herkese yararlı olacak niteliktedir

İş Bankası Kültür Yayınları
Sergüzeşt Sert Kapak Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı Murat Küçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz Samipaşazade Sezai 1859 1936 İstanbul da doğan Sezai nin çocukluk ve ilkgençlik yılları Maarif nazırlığı da yapmış olan babası Sami Paşa nın Taşkasap taki büyük konağında geçer Bu konak dönemin meşhur fikir adamlarına yazar ve şairlerine ev sahipliği yapan önemli bir buluşma noktasıdır Sezai burada pek çok yazar ve şairle tanışır Özel hocalardan Arapça Farsça ve Fransızca dersleri alır Gençlik yıllarında oldukça etkilendiği Namık Kemal ve yakın dostu Abdülhak Hamit in yenilikçi düşüncelerini benimseyen Sezai 1880 de Londra Sefareti ne ikinci kâtip olarak atanır Burada Batı edebiyatını özellikle Shakespeare in eserlerini inceleme imkânı bulur Londra da geçirdiği bu zaman onun düşünce dünyasını ve edebi ufkunu genişletir 1901 e kadar İstanbul da Hariciye Nezareti nde muavinlik görevini sürdürür İstanbul da geçirdiği 1886 1901 yıllarında Sergüzeşt i Küçük Şeyler i ve Rumûzü l Edeb i yayımlar İstanbul un alafranga dünyasına yönelik ilk köklü saptamalar onun eserlerinde belirir Sergüzeşt te esirlik ve özgürlük kavramlarını işlemesi hükümetin takip çemberine girmesine neden olur ve 1901 de Paris e kaçar burada Jön Türkler e katılır Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai nin seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

Ötüken Neşriyat
Esaret Tanzimat roman ve hikâyesinde en çok işlenen konulardan biridir Hatta dönem edebiyatının duygusal çerçevesini neredeyse tek başına esaret çizer Sâmipaşazâde Sezâi de esaret aleyhindeki düşünceleriyle kendinden önce yazılanlardan daha derli toplu ve olgun bir bakış açısı geliştirdiği Sergüzeşt romanında kendi hayatından getirdiği birtakım gözlemleri de kullanır Elbette Sâmipaşazâde Sezâi esareti sadece romantik ve melankolik bir duygunun tezahürü olarak görmez Annesi Gülarayiş Hanım ın Kafkasya dan kaçırılmış bir Çerkes kızı oluşu babası Sâmi Bey in konağındaki esirlerin acıklı hallerine ve Vuslat adlı bir cariyenin veremden ölümüne şahit olması vb sebeplerle esareti insan hürriyetine karşı işlenen bir cinayet olarak gördüğü muhakkaktır Sergüzeşt te siyasî olarak hürriyet fikri kendine yer bulamamış olsa da şahsî hürriyet fikrinin önemsendiği görülmektedir Bu tercih şahsî hürriyete sahip olunmadan siyasî anlamda hürriyeti elde etmenin imkânsız oluşunu da ifade etmektedir Bazı konuların açıkça yazılamadığı ve siyasetten uzak durulması gereken buhranlı bir dönemde mutlaka çözülmesi gereken sosyal bir problem üzerinde durmanın yazara cazip geldiği söylenebilir Medenileşmenin medeni olmanın en belirgin vasıflarından biri insanın hürriyeti meselesidir Tanzimat Dönemi yazarları Batı medeniyetine baktıklarında bu büyük medeniyetin en önemli yapıcı unsurlarından biri olarak insan iradesini görür Bu noktada Sâmipaşazâde Sezâi nin de kadınların durumunu insan iradesi ve şahsi hürriyet bağlamında değerlendirdiği açıktır

Elpida Yayıncılık
Osmanlı Devleti nin ilk eğitim bakanı Abdurrahman Sami Paşa nın oğlu olan Samipaşazade Sezai 1859 yılında İstanbul da dünyaya geldi Doğduğu konak Ziya Paşa Ahmed Vefik Paşa ve Ali Suavi gibi devrin önemli fikir insanlarının da eğitim gördüğü bir kültür merkezi görevi gördü Samipaşazade Sezai konakta büyüdüğü yıllarda özel bir eğitim aldı Farsça Arapça Fransızca ve Almancayı etkili bir şekilde öğrendi İlerleyen yıllarda İngiltere nin başkenti Londra da görev yaptı ve burada da İngilizcesini geliştirdi Abdülhak Hamit Tarhan ve Recaizade Mahmud Ekrem ile kurduğu yakın dostluklar dışında Namık Kemal le de sürekli olarak mektuplaştı 1888 yılında yazdığı Sergüzeşt Türk Edebiyatı nda romantizmden realizme geçişte öncü bir eser olarak kabul edildi Bir paşa oğlu ile bir cariyenin dönemin şartlarına göre imkânsız olarak kabul edilen aşkını anlattığı Sergüzeşt romanı Milli Eğitim Bakanlığının ortaöğretim kurumları için hazırlattığı 100 Temel Eser arasında da kendine yer buldu Hem sınıf hem de kuşak çatışmasına değinen ve II Abdülhamit döneminde yazılan eser yayınlanmasının ardından yazarın göz hapsinde tutulmasına ve bu durumdan kaçmak için Fransa nın başkenti Paris e gitmesine sebep oldu

İş Bankası Kültür Yayınları
Samipaşazade Sezai tarafından kaleme alınan Sergüzeşt İş Bankası Kültür Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sergüzeşt Samipaşazade Sezai Kitap Özeti Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı Murat Küçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz Yayınevi İş Bankası Kültür Yayınları Yazar Samipaşazade Sezai Sayfa 112 Sayfa Kağıt 2 Hamur Ciltli Boyut 12 00x20 00 cm Basım Yılı Nisan 2022 Barkod 9786254290206 Kategori Klasikler

Ötüken Neşriyat
Esaret Tanzimat roman ve hikâyesinde en çok işlenen konulardan biridir Hatta dönem edebiyatının duygusal çerçevesini neredeyse tek başına esaret çizer Sâmipaşazâde Sezâi de esaret aleyhindeki düşünceleriyle kendinden önce yazılanlardan daha derli toplu ve olgun bir bakış açısı geliştirdiği Sergüzeşt romanında kendi hayatından getirdiği birtakım gözlemleri de kullanır Elbette Sâmipaşazâde Sezâi esareti sadece romantik ve melankolik bir duygunun tezahürü olarak görmez Annesi Gülarayiş Hanım ın Kafkasya dan kaçırılmış bir Çerkes kızı oluşu babası Sâmi Bey in konağındaki esirlerin acıklı hallerine ve Vuslat adlı bir cariyenin veremden ölümüne şahit olması vb sebeplerle esareti insan hürriyetine karşı işlenen bir cinayet olarak gördüğü muhakkaktır Sergüzeşt te siyasî olarak hürriyet fikri kendine yer bulamamış olsa da şahsî hürriyet fikrinin önemsendiği görülmektedir Bu tercih şahsî hürriyete sahip olunmadan siyasî anlamda hürriyeti elde etmenin imkânsız oluşunu da ifade etmektedir Bazı konuların açıkça yazılamadığı ve siyasetten uzak durulması gereken buhranlı bir dönemde mutlaka çözülmesi gereken sosyal bir problem üzerinde durmanın yazara cazip geldiği söylenebilir Medenileşmenin medeni olmanın en belirgin vasıflarından biri insanın hürriyeti meselesidir Tanzimat Dönemi yazarları Batı medeniyetine baktıklarında bu büyük medeniyetin en önemli yapıcı unsurlarından biri olarak insan iradesini görür Bu noktada Sâmipaşazâde Sezâi nin de kadınların durumunu insan iradesi ve şahsi hürriyet bağlamında değerlendirdiği açıktır

Ötüken Neşriyat
Esaret Tanzimat roman ve hikâyesinde en çok işlenen konulardan biridir Hatta dönem edebiyatının duygusal çerçevesini neredeyse tek başına esaret çizer Sâmipaşazâde Sezâi de esaret aleyhindeki düşünceleriyle kendinden önce yazılanlardan daha derli toplu ve olgun bir bakış açısı geliştirdiği Sergüzeşt romanında kendi hayatından getirdiği birtakım gözlemleri de kullanır Elbette Sâmipaşazâde Sezâi esareti sadece romantik ve melankolik bir duygunun tezahürü olarak görmez Annesi Gülarayiş Hanım ın Kafkasya dan kaçırılmış bir Çerkes kızı oluşu babası Sâmi Bey in konağındaki esirlerin acıklı hallerine ve Vuslat adlı bir cariyenin veremden ölümüne şahit olması vb sebeplerle esareti insan hürriyetine karşı işlenen bir cinayet olarak gördüğü muhakkaktır Sergüzeşt te siyasî olarak hürriyet fikri kendine yer bulamamış olsa da şahsî hürriyet fikrinin önemsendiği görülmektedir Bu tercih şahsî hürriyete sahip olunmadan siyasî anlamda hürriyeti elde etmenin imkânsız oluşunu da ifade etmektedir Bazı konuların açıkça yazılamadığı ve siyasetten uzak durulması gereken buhranlı bir dönemde mutlaka çözülmesi gereken sosyal bir problem üzerinde durmanın yazara cazip geldiği söylenebilir Medenileşmenin medeni olmanın en belirgin vasıflarından biri insanın hürriyeti meselesidir Tanzimat Dönemi yazarları Batı medeniyetine baktıklarında bu büyük medeniyetin en önemli yapıcı unsurlarından biri olarak insan iradesini görür Bu noktada Sâmipaşazâde Sezâi nin de kadınların durumunu insan iradesi ve şahsi hürriyet bağlamında değerlendirdiği açıktır

İş Bankası
Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı Murat Küçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz Samipaşazade Sezai 1859 1936 İstanbul da doğan Sezai nin çocukluk ve ilkgençlik yılları Maarif nazırlığı da yapmış olan babası Sami Paşa nın Taşkasap taki büyük konağında geçer Bu konak dönemin meşhur fikir adamlarına yazar ve şairlerine ev sahipliği yapan önemli bir buluşma noktasıdır Sezai burada pek çok yazar ve şairle tanışır Özel hocalardan Arapça Farsça ve Fransızca dersleri alır Gençlik yıllarında oldukça etkilendiği Namık Kemal ve yakın dostu Abdülhak Hamit in yenilikçi düşüncelerini benimseyen Sezai 1880 de Londra Sefareti ne ikinci kâtip olarak atanır Burada Batı edebiyatını özellikle Shakespeare in eserlerini inceleme imkânı bulur Londra da geçirdiği bu zaman onun düşünce dünyasını ve edebi ufkunu genişletir 1901 e kadar İstanbul da Hariciye Nezareti nde muavinlik görevini sürdürür İstanbul da geçirdiği 1886 1901 yıllarında Sergüzeşt i Küçük Şeyler i ve Rumûzü l Edeb i yayımlar İstanbul un alafranga dünyasına yönelik ilk köklü saptamalar onun eserlerinde belirir Sergüzeşt te esirlik ve özgürlük kavramlarını işlemesi hükümetin takip çemberine girmesine neden olur ve 1901 de Paris e kaçar burada Jön Türkler e katılır Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai nin seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

Ötüken Neşriyat
Esaret Tanzimat roman ve hikâyesinde en çok işlenen konulardan biridir Hatta dönem edebiyatının duygusal çerçevesini neredeyse tek başına esaret çizer Sâmipaşazâde Sezâi de esaret aleyhindeki düşünceleriyle kendinden önce yazılanlardan daha derli toplu ve olgun bir bakış açısı geliştirdiği Sergüzeşt romanında kendi hayatından getirdiği birtakım gözlemleri de kullanır Elbette Sâmipaşazâde Sezâi esareti sadece romantik ve melankolik bir duygunun tezahürü olarak görmez Annesi Gülarayiş Hanım ın Kafkasya dan kaçırılmış bir Çerkes kızı oluşu babası Sâmi Bey in konağındaki esirlerin acıklı hallerine ve Vuslat adlı bir cariyenin veremden ölümüne şahit olması vb sebeplerle esareti insan hürriyetine karşı işlenen bir cinayet olarak gördüğü muhakkaktır Sergüzeşt te siyasî olarak hürriyet fikri kendine yer bulamamış olsa da şahsî hürriyet fikrinin önemsendiği görülmektedir Bu tercih şahsî hürriyete sahip olunmadan siyasî anlamda hürriyeti elde etmenin imkânsız oluşunu da ifade etmektedir Bazı konuların açıkça yazılamadığı ve siyasetten uzak durulması gereken buhranlı bir dönemde mutlaka çözülmesi gereken sosyal bir problem üzerinde durmanın yazara cazip geldiği söylenebilir Medenileşmenin medeni olmanın en belirgin vasıflarından biri insanın hürriyeti meselesidir Tanzimat Dönemi yazarları Batı medeniyetine baktıklarında bu büyük medeniyetin en önemli yapıcı unsurlarından biri olarak insan iradesini görür Bu noktada Sâmipaşazâde Sezâi nin de kadınların durumunu insan iradesi ve şahsi hürriyet bağlamında değerlendirdiği açıktır

Ötüken
Esaret Tanzimat roman ve hikâyesinde en çok işlenen konulardan biridir Hatta dönem edebiyatının duygusal çerçevesini neredeyse tek başına esaret çizer Sâmipaşazâde Sezâi de esaret aleyhindeki düşünceleriyle kendinden önce yazılanlardan daha derli toplu ve olgun bir bakış açısı geliştirdiği Sergüzeşt romanında kendi hayatından getirdiği birtakım gözlemleri de kullanır Elbette Sâmipaşazâde Sezâi esareti sadece romantik ve melankolik bir duygunun tezahürü olarak görmez Annesi Gülarayiş Hanım ın Kafkasya dan kaçırılmış bir Çerkes kızı oluşu babası Sâmi Bey in konağındaki esirlerin acıklı hallerine ve Vuslat adlı bir cariyenin veremden ölümüne şahit olması vb sebeplerle esareti insan hürriyetine karşı işlenen bir cinayet olarak gördüğü muhakkaktır Sergüzeşt te siyasî olarak hürriyet fikri kendine yer bulamamış olsa da şahsî hürriyet fikrinin önemsendiği görülmektedir Bu tercih şahsî hürriyete sahip olunmadan siyasî anlamda hürriyeti elde etmenin imkânsız oluşunu da ifade etmektedir Bazı konuların açıkça yazılamadığı ve siyasetten uzak durulması gereken buhranlı bir dönemde mutlaka çözülmesi gereken sosyal bir problem üzerinde durmanın yazara cazip geldiği söylenebilir Medenileşmenin medeni olmanın en belirgin vasıflarından biri insanın hürriyeti meselesidir Tanzimat Dönemi yazarları Batı medeniyetine baktıklarında bu büyük medeniyetin en önemli yapıcı unsurlarından biri olarak insan iradesini görür Bu noktada Sâmipaşazâde Sezâi nin de kadınların durumunu insan iradesi ve şahsi hürriyet bağlamında değerlendirdiği açıktır

Elips Kitap
çev. Yasin Topaloğlu
img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Gece Kitaplığı Yayınları
Zavallı hafıza Günden güne yaşlandığını hissettiğimiz vücutlarımız şu toprak yığınının üzerindesürekli ayakta kalmaya çalışır durur Bir hüzünlü bakışı yıllarca unutmaz Bir sözü bir tebessümü yıllarca saklar Etrafında baş dönmesiniandırır bir hızla geçenhatıraları korur Bu duruma tahammülün yavaşyavaş bitmesiyle bize ümit veren gelecek de biter Hayatımıza yoldaş olan geçmiş unutuluş denizinde mahvolur O zaman öldürücü bir şekilde kanayan bir yara gibi bizi mezarın kapısında bırakarak hizmetini terk eder

Ötüken Neşriyat
Esaret Tanzimat roman ve hikâyesinde en çok işlenen konulardan biridir Hatta dönem edebiyatının duygusal çerçevesini neredeyse tek başına esaret çizer Sâmipaşazâde Sezâi de esaret aleyhindeki düşünceleriyle kendinden önce yazılanlardan daha derli toplu ve olgun bir bakış açısı geliştirdiği Sergüzeşt romanında kendi hayatından getirdiği birtakım gözlemleri de kullanır Elbette Sâmipaşazâde Sezâi esareti sadece romantik ve melankolik bir duygunun tezahürü olarak görmez Annesi Gülarayiş Hanım ın Kafkasya dan kaçırılmış bir Çerkes kızı oluşu babası Sâmi Bey in konağındaki esirlerin acıklı hallerine ve Vuslat adlı bir cariyenin veremden ölümüne şahit olması vb sebeplerle esareti insan hürriyetine karşı işlenen bir cinayet olarak gördüğü muhakkaktır Sergüzeşt te siyasî olarak hürriyet fikri kendine yer bulamamış olsa da şahsî hürriyet fikrinin önemsendiği görülmektedir Bu tercih şahsî hürriyete sahip olunmadan siyasî anlamda hürriyeti elde etmenin imkânsız oluşunu da ifade etmektedir Bazı konuların açıkça yazılamadığı ve siyasetten uzak durulması gereken buhranlı bir dönemde mutlaka çözülmesi gereken sosyal bir problem üzerinde durmanın yazara cazip geldiği söylenebilir Medenileşmenin medeni olmanın en belirgin vasıflarından biri insanın hürriyeti meselesidir Tanzimat Dönemi yazarları Batı medeniyetine baktıklarında bu büyük medeniyetin en önemli yapıcı unsurlarından biri olarak insan iradesini görür Bu noktada Sâmipaşazâde Sezâi nin de kadınların durumunu insan iradesi ve şahsi hürriyet bağlamında değerlendirdiği açıktır

Ötüken Neşriyat
Esaret Tanzimat roman ve hikâyesinde en çok işlenen konulardan biridir Hatta dönem edebiyatının duygusal çerçevesini neredeyse tek başına esaret çizer Sâmipaşazâde Sezâi de esaret aleyhindeki düşünceleriyle kendinden önce yazılanlardan daha derli toplu ve olgun bir bakış açısı geliştirdiği Sergüzeşt romanında kendi hayatından getirdiği birtakım gözlemleri de kullanır Elbette Sâmipaşazâde Sezâi esareti sadece romantik ve melankolik bir duygunun tezahürü olarak görmez Annesi Gülarayiş Hanım ın Kafkasya dan kaçırılmış bir Çerkes kızı oluşu babası Sâmi Bey in konağındaki esirlerin acıklı hallerine ve Vuslat adlı bir cariyenin veremden ölümüne şahit olması vb sebeplerle esareti insan hürriyetine karşı işlenen bir cinayet olarak gördüğü muhakkaktır Sergüzeşt te siyasî olarak hürriyet fikri kendine yer bulamamış olsa da şahsî hürriyet fikrinin önemsendiği görülmektedir Bu tercih şahsî hürriyete sahip olunmadan siyasî anlamda hürriyeti elde etmenin imkânsız oluşunu da ifade etmektedir Bazı konuların açıkça yazılamadığı ve siyasetten uzak durulması gereken buhranlı bir dönemde mutlaka çözülmesi gereken sosyal bir problem üzerinde durmanın yazara cazip geldiği söylenebilir Medenileşmenin medeni olmanın en belirgin vasıflarından biri insanın hürriyeti meselesidir Tanzimat Dönemi yazarları Batı medeniyetine baktıklarında bu büyük medeniyetin en önemli yapıcı unsurlarından biri olarak insan iradesini görür Bu noktada Sâmipaşazâde Sezâi nin de kadınların durumunu insan iradesi ve şahsi hürriyet bağlamında değerlendirdiği açıktır Tanıtım Bülteninden

İş Bankası Kültür Yayınları
çev. Salih Bora
Sergüzeşt i genç gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz Aldanmayacağınızı ümit ederiz Mizancı Murat Küçük Şeyler le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir Henüz çocuk yaşta Kafkasya dan getirilip İstanbul da satılan Dilber in macerasını XIX yüzyıl sonu Osmanlı sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar devrinin sosyo kültürel yapısına da ışık tutar Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt in yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz Samipaşazade Sezai 1859 1936 İstanbul da doğan Sezai nin çocukluk ve ilkgençlik yılları Maarif nazırlığı da yapmış olan babası Sami Paşa nın Taşkasap taki büyük konağında geçer Bu konak dönemin meşhur fikir adamlarına yazar ve şairlerine ev sahipliği yapan önemli bir buluşma noktasıdır Sezai burada pek çok yazar ve şairle tanışır Özel hocalardan Arapça Farsça ve Fransızca dersleri alır Gençlik yıllarında oldukça etkilendiği Namık Kemal ve yakın dostu Abdülhak Hamit in yenilikçi düşüncelerini benimseyen Sezai 1880 de Londra Sefareti ne ikinci kâtip olarak atanır Burada Batı edebiyatını özellikle Shakespeare in eserlerini inceleme imkânı bulur Londra da geçirdiği bu zaman onun düşünce dünyasını ve edebi ufkunu genişletir 1901 e kadar İstanbul da Hariciye Nezareti nde muavinlik görevini sürdürür İstanbul da geçirdiği 1886 1901 yıllarında Sergüzeşt i Küçük Şeyler i ve Rumûzü l Edeb i yayımlar İstanbul un alafranga dünyasına yönelik ilk köklü saptamalar onun eserlerinde belirir Sergüzeşt te esirlik ve özgürlük kavramlarını işlemesi hükümetin takip çemberine girmesine neden olur ve 1901 de Paris e kaçar burada Jön Türkler e katılır Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai nin seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Ötüken Neşriyat
Esaret Tanzimat roman ve hikâyesinde en çok işlenen konulardan biridir Hatta dönem edebiyatının duygusal çerçevesini neredeyse tek başına esaret çizer Sâmipaşazâde Sezâi de esaret aleyhindeki düşünceleriyle kendinden önce yazılanlardan daha derli toplu ve olgun bir bakış açısı geliştirdiği Sergüzeşt romanında kendi hayatından getirdiği birtakım gözlemleri de kullanır Elbette Sâmipaşazâde Sezâi esareti sadece romantik ve melankolik bir duygunun tezahürü olarak görmez Annesi Gülarayiş Hanım ın Kafkasya dan kaçırılmış bir Çerkes kızı oluşu babası Sâmi Bey in konağındaki esirlerin acıklı hallerine ve Vuslat adlı bir cariyenin veremden ölümüne şahit olması vb sebeplerle esareti insan hürriyetine karşı işlenen bir cinayet olarak gördüğü muhakkaktır Sergüzeşt te siyasî olarak hürriyet fikri kendine yer bulamamış olsa da şahsî hürriyet fikrinin önemsendiği görülmektedir Bu tercih şahsî hürriyete sahip olunmadan siyasî anlamda hürriyeti elde etmenin imkânsız oluşunu da ifade etmektedir Bazı konuların açıkça yazılamadığı ve siyasetten uzak durulması gereken buhranlı bir dönemde mutlaka çözülmesi gereken sosyal bir problem üzerinde durmanın yazara cazip geldiği söylenebilir Medenileşmenin medeni olmanın en belirgin vasıflarından biri insanın hürriyeti meselesidir Tanzimat Dönemi yazarları Batı medeniyetine baktıklarında bu büyük medeniyetin en önemli yapıcı unsurlarından biri olarak insan iradesini görür Bu noktada Sâmipaşazâde Sezâi nin de kadınların durumunu insan iradesi ve şahsi hürriyet bağlamında değerlendirdiği açıktır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Elips
İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek Bu anlamda Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi öğrencilere velilere ve öğretmenlere kısacası kültür dünyamıza katkıda bulunacak herkese yararlı olacak niteliktedir

Sahhaflar Kitap Sarayı
çev. Sarmusak, Adil
Mukaddime 1305 senesinde Sergüzeşt in zuhurunu fevkalede bir surette hüsn i kabul eden müstakbilin o zamandan istikbali tenvire başlamış gençler idi Senin kadar veya senden geç olan o hem münevver hem münevverler daima yürüyen o fikir yolcuları pişva olarak Sergüzeşt her gün daha ziyade intişar ve buna rağmen sen her gün daha ziyade istitar ediyordun Cihan ı irfandan gördüğün bu telakkiye karşı hiç olmazsa beş on kitabın Sergüzeşt i takip edecekti Sergüzeşt bir vaat idi Vaadini niçin tutmadın Kitabın İçinden

Kaldırım Yayınları
Kafkasya dan başlayarak Mısır a kadar uzanan bir esaret hikayesini anlatan Sergüzeşt Tanzimat dönemi düşünce sistemini ve kölelik kurumunu eleştiren bir üsluba sahiptir Romanın yazarı Samipaşazâde Sezai Dilber in hüzün dolu sergüzeştini sevgilisi Celâl Beyin Dilber e kavuşmak yaptıklarını her ağlayan insanı sevgilisi sanmasını ve Dilber in Mısır da kapatıldığı yerden kendisini içten içe seven harem ağası Cevher tarafından kurtarılmasını oldukça akıcı ve etkileyici bir üslupla anlatır Hayatı boyunca satılan ezilen oradan oraya bir eşya misali götürülen Dilber in hikayesiyle aslında insanın hayvan gibi alınıp satılamayacağı esir dahi olsa her insanın duyguları hayalleri ve en önemlisi de bir kalbi olduğu Osmanlının batılılaşmış burjuva sınıfının eleştirili esaret kurumuna bakış açısı ve yaşlı kuşakla genç kuşağın çatışması anlatılmaktadır

Papersense
çev. Kılıçaslan, Hacer
Sergüzeşt hürriyetin veyahut esaretin ne demek olduğunu ve bu topraklardaki karşılıklarının zamanla nasıl ve ne yönde değiştiğini düşünmemizi mümkün kılıyor Eser diğerlerinin algılarına riayet etmek ile insanın yüksek hisleri arasındaki sıkıntılı ilişkinin mahiyetini derinlemesine bir dil kuvvetiyle mütalaa etmekte ve bu suretle okuru hislerin anıların ve düşüncenin arasında deveran ettirmektedir

Bilge Kültür Sanat
çev. Sevim, Osman
Sergüzeşt romanında Türk okuyucunun ilgi duyduğu esaret konusu ele alınır Dilber Kafkasya dan Türkiye ye getirilmiş genç bir kızdır Halayık olarak çalıştığı konaklarda çeşitli zorluklarla karşılaşır Samipaşazâde Sezai Dilber in Kafkasya da başlayıp Mısır a kadar uzanan hüzün dolu sergüzeştini anlatır Sevgilisi Celâl Beyin Dilber e kavuşmak için önüne gelene onu sorması her ağlayan insanı sevgilisi sanması Mısır da kapatıldığı yerden kendisini içten içe seven harem ağası Cevher tarafından kurtarılması insanı etkileyici bir biçimde kaleme alınmıştır Türk okuyucusunun ilgisi sebebiyle birçok yayınevi tarafından basılan eser Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğrencilere okutulması tavsiye edilen 100 Temel Eser arasına da girmiştir Bu neşirde eserle ilgili özgün çalışmalara yer verilmiş ve 100 Temel Eser projesine ışık tutacak türden çalışmalara zemin hazırlanmıştır

Gece Kitaplığı
Zavallı hafıza Günden güne yaşlandığını hissettiğimiz vücutlarımız şu toprak yığınının üzerindesürekli ayakta kalmaya çalışır durur Bir hüzünlü bakışı yıllarca unutmaz Bir sözü bir tebessümü yıllarca saklar Etrafında baş dönmesiniandırır bir hızla geçenhatıraları korur Bu duruma tahammülün yavaşyavaş bitmesiyle bize ümit veren gelecek de biter Hayatımıza yoldaş olan geçmiş unutuluş denizinde mahvolur O zaman öldürücü bir şekilde kanayan bir yara gibi bizi mezarın kapısında bırakarak hizmetini terk eder

Maviçatı
Samipaşa Sezai 1860 1936 İstanbul da doğdu Çeşitli Ülkelerde büyükelçi olarak görevalmıştır Mesleği gereği Ingiliz ve Fransız Edabiyatlarını yakından öğrendi Önemli eseri olan sergüzeşt 1888 yılında yayınlandıgında işlediği tema nedeniyle saray ve çevresini oldukça rahatsız etmiştir Bir aşk romanı olan Sergüzeşt 1880yıllarının hayat tarzından ve günlük yaşantısından önemli kesitler sunarken esaret ve hürriyet kavramlarının bir kez daha sorgulanmasını ister bizden Sergüzeşt te esir çerkez kızı Dilber le zengin konağın sahibi Celal Beyarasında çok kısa bir zamanda başlayan ve biten aşkın izleri görülür Yazar insan ruhunun çaresizlik karşısında takındığı tavrın doğal davranışlarını güçlü bir duygusal düzlemde okuyucuya başarılı bir şekilde aktarmıştır O dönemde geçerli olan fedakarlık güven dürüstlük ve vatan sevgisi gibi kavramların sancılı göreceliğinin neden olduğu haksızlığa dikkat çeker Roman küçük esir bir kızın tertemiz aşkını tutkulu bir biçimde işlerken özellikle aşkın karşı konulmaz yüceliğini anlatması bakımından da tüm dikkatleri üzerinde topluyor

İstek Yayınları
çev. Kanar, Mehmet
Ürün Tanıtımı Sergüzeşt Samipaşazade Sezai nin acıklı bir aşk hikâyesi üzerinden kölelik ve özgürlük konularını işlediği romanıdır Yazar bu eserinde kölelik kurumunu Osmanlı burjuvazisini ve insanın kendisinin değil ait olduğu sosyal sınıfın önemsenmesini eleştirerek insanların eşit olduğu fikrini savunur Psikolojik analiz mekân anlatımı ve betimleme açısından güçlü bir roman olan Sergüzeşt Tanzimat dönemi edebiyatında romantizmden realizme geçişin en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir Yıldızlar karanlık içinde parladığı gibi fakirlik ve sefalet içinde de saflık ve ulvilikle parlayan ruhlar yok mudur Bir kalp sevmek için mutlak servete asalete mi muhtaçtır Bence en doğru ikbal ruhun göründüğü iki güzel göz en büyük servet kalbin duygularını gösteren gül renginde dudaklardan akseden tebessümdür Güzellikten büyük asalet kalp saflığından büyük servet mi olur

Nilüfer
Hayatı boyunca satılan ezilen oradan oraya fırlatılan bir taş misali görülen bir insan olarak duygu ve düşüncelerine değer verilmeyen bir esirin dramı konu edilir Yazar insanın hayvan gibi alınıp satılamayacağını esir dahi olsa her insanın duyguları hayalleri ve en önemlisi de bir kalbi olduğu gerçeğini ön plana çıkarır Romanda Osmanlının batılılaşmış burjuva sınıfının eleştirili esaret kurumuna bakış açısı ve yaşlı kuşakla genç kuşağın çatışması verilir Asaf paşa ve Zehra hanım sosyal münasebetlerde ve evlilikte zenginliği öne çıkarır Oğulları Celal ise zenginliğin önemli olmadığını asıl olanın güzellik namus olduğunu belirtir Günümüz genç kuşağının ilgi çeken bir yönünü ele alan eser o günkü toplumda da bugüne bilgi vermektedir Konusu gerçek hayattan alınmış bu romanda genel manada esir ticareti sosyal sınıflar arasındaki dengesizlik terbiye meselesi geleneklerin sosyal hayata tesirleri başlıca unsurlardır Ayrıca kader fikri Sergüzeşt romanında çok öne çıkmaktadır

Ema Kitap
Samipaşazâde Sezâi nin bu eserinin konusu esaret tir Evinden yurdundan annesinin sevgi dolu şefkatli kollarından acımasızca koparılarak esir pazarında satılan ve hayatı âdeta bir zindana dönen küçük Çerkez kızı Dilber in acı dolu hayatını konu alır Türk edebiyatında romantizmden realizme geçiş eseri olarak kabul edilir Roman halkı eğitmeyi köhnemiş kurumları ve düşünceleri değiştirmeyi amaçlayan Tanzimat dönemi düşünce sisteminin kölelik kurumuna yönelttiği toplumsal bir eleştiridir

YUVA YAYINLARI
Sami Paşazade Sezai nin 1888 de yayınlanan bu romanında esaret konusunun anlatıldığı kitabın kahramanı Kafkasya dan getirilip konaklarda halayık olarak çalıştırılan DİLBER dir Bu roman halkı eğitmeyi köhneleşmiş kurumlan ve düşünceleri değiştirmeyi amaçlayan tanzimat dönemi düşünce sisteminin kölelik kurumuna yönelttiği toplumsal bir eleştiridir Sergüzeşt eski dilde macera anlamına gelir Yayınevimiz günümüz türkçesi ile yayınlamıştır Milli Eğitim Bakanlığı nın yüz temel eser arasında yer almaktadır

MÜHÜR KİTAPLIĞI
Sâmipaşazâde Sezâi nin Sergüzeşt adlı romanı gerici ilkel feodal toplumsal ilişkilerin dayattığı zorunluluklar yüzünden yaşanamayan bir aşkın marazî hikâyesidir Sergüzeşt sevgiliyle yaşanma ihtimali olmayan umutsuz bir aşkın romanıdır uzunca söylemek gerekirse Sergüzeşt dönemin ve toplumsal sınıfların yarattığı insan doğasına aykırı gerici ve ötekileştirici toplumsal koşullar nedeniyle sevgiliyle murat alıp verilerek doyasıya yaşanması olasılık dâhilinde olmayan bir gönül macerasının romanıdır

KIRMIZI ÇATI YAYINLARI
Samipaşazâde Sezai nin özellikle de konusuyla öne çıkan Sergüzeşt romanının üslup ve roman sanatı açısından olduğu kadar evet yine konusu bakımından ayrıcalıklı bir önemi vardır Köleliğin tarihi neredeyse insanlığın tarihi kadar gerilere gider Pek çok milletin ve çoğu devletin geçmişinde kölelik vardır ve de çağlar boyunca savaşanlar birbirlerinden aldıkları esirleri kendi işlerinde kullanmışlardır Batı dan Doğu ya Afrika da Amerika ya kadar onlarca yüzlerce binlerce ve milyonlarca insan asırlar boyunca kölelik müessesinin tarif edilmesi zor çilesini yaşamıştır 17 Yüzyıl sonlarına gelindiğinde ise filozof ve yazarların vicdanlı kalemleri bu acılar müessesine karşı fikirleriyle mücadele yürütmeye başladı 19 Yüzyılda kölelik artık aktüel bir konudur ve işte Türkiye de bu konuyu içeren en dikkat çekici yapıtlardan biri elinizde tuttuğunuz bu roman olur

ARMONİ YAYINCILIK
Samipaşazade Sezai nin hacimce küçük ama içerdiği konu ve esaret kavramına getirdiği yorumla klasikler arasına girmeyi başarmış olan Sergüzeşt romanı hem yazıldığı 1880 li yılların havasını anlatması bakımından hem de Türk edebiyatında roman geleneğinin başlangıcı hakkında fikir vermesi bakımından önem taşımaktadır Sergüzeşt Evinden yurdundan annnesinin sevgiyle şevkatle sarıldığı sıcacık kollarının arasından acımasızca koparılarak alınan ve esir pazarında satılarak umut dolu aydınlık hayatı kapkara bir zindana dönüşen Çerkez kızı küçük Dilber in acıklı romanıdır Rusya dan haraket edip İstanbul da Tophane limanına yanaşan bir esir gemisinden indirilen küçük Dilber zengin bir ailenin yaşamakta olduğu konağın hanımı tarafından satın alınır Bu konak artık küçük Dilber in yeni zindanıdır Konağın taş yürekli kalbi nasır bağlamış hanımı ise küçük Dilber in zindancı başıdır Acı ve üzüntü dolu günler birbirini izlerken her an annesinin sevgi dolu göğsüne başanı dayayıp annesinin o ruh okşayıcı sesini dinleyerek uykuya daldığı fakat artık çok gerilerde kalan o güzel günlerini hatırlar ve ruh acıları içinde kıvranıp bu zindan hayatından nasıl kurtulacağını düşünerek ucunda ölüm bile olsa bir kurtuluş yolu göstermesi için Tanrı ya yakarır Ve ölüm aydınlıkta bile karanlık zindan hayatı yaşayan küçük Çerkes kızı Dilber için bir kurtuluş bir Hürriyet ifadesidir

ANTİK YAYINLARI
Rus şirketinin Batum dan gelen ticari vapuru Tophane önlerinde demirledi Vapurun gelmesini sandallarda sabırsızlıkla bekleyen birkaç kişi hemen güverteye atladı Bunlardan biri uzun boylu geniş omuzlu siyah seyrek bıyıklıydı etekleri ayaklarına kadar uzun beli gayet dar bir Çerkez paltosu giymişti Başında kendi milletine özgü bir kalpak elinde gümüş saplı bir kırbaç bulunan Çerkez e Hoşgeldiniz dedi cariyeler nerede Evinden ve yurdundan acımasızca koparılan küçük Çerkez kızı Dilber bir esir gemisine bindirilerek İstanbul a getirilir ve bir konağa satılır Bu konak küçük Dilber in yeni zindanıdır bundan böyle Hor görülen esir Dilber Asaf Paşa Konağı nın küçük beyi Celal e âşık olur Celal Bey de Dilber e âşıktır Fakat arada engeller vardır Bu iki genç âşık tüm engelleri aşıp kavuşabilecek midir

KİTAPZAMANI YAYINLARI
çev. Emre Erdoğan
O gece Çerkez o evde kaldı ve üç gün denenmek şartıyla üçünün de pazarlığı bitti Bu evde kızlar geceleri bir odaya toplanıp birbirleriyle konuşurlardı fakat çok gülmek Çerkezce konuşmak yasaktı ve bir müşteriye gidip de her ne sebepten olursa olsun beğenilmeyerek gelen esirlere on on beş kırbacın vurulması kaçınılmazdı Bu eve gelişlerinin üzerinden henüz birkaç hafta geçmişti ki bir sabah Hacı Ömer p küçük Çerkez esire Hadi kalk gideceğiz dedi Çocuk kendi yaşındaki çocuklara özgü bir hareketlerle hemen yerinden kalktı Koşarak beraber geldiği kızlardan birinin boynuna sarıldı Birbirlerine sarılıp ayrıldıkları zaman çocuğun gözlerinde o küçük ruhunun acı ifadesi olarak birkaç damla yaş gözüktü sonra aniden hayatın ıstırap yükünü omuzlarında hissetmeye başlayan adamlar gibi mini mini kaşlarını çatarak ciddî etkileyici düşünceli bir yüzle esircinin o iri ellerinden tutarak evden çıktılar

ALTINPOST YAYINLARI

ATHENA YAYINLARI
çev. İnan Köprücü

TUNA KİTABEVİ
Sami Paşazade Sezai Tanzimat döneminin siyaset ve fikir alanında isim yapmış bir şahsiyettir Realist anlayışla kaleme aldığı eserleri arasında en çok bilineni Sergüzeşt tir İlk defa 1889 yılında yayımlanan Sergüzeşt romanının kahramanı Dilber dir Eserde baştan sona Dilber in esareti sebebiyle yaşadığı hazin macera anlatılır

TİMAŞ YAYINLARI
Evinden ve yurdundan acımasızca koparılan küçük Çerkes kızı Dilber bir esir gemisine bindirilerek İstanbul a getirilir ve bir konağa satılır Bu konak artık küçük Dilber in yeni zindanıdır Samipaşazade 1881 de yayınlayan Sergüzeşt romanında o yıllarda rağbet gören esaret konusunu işlemiş ve esaretin insanlık dışı olduğunu gözler önüne sermeye çalışmıştır

BORDO SİYAH
Sâmipaşazâde Sezâi Sergüzeşt te küçük yaşta Kafkasya dan İstanbul a esir olarak getirilen Dilber in değişik konaklarda yaşadığı yürek burkan serüvenini anlatır Harputlu Mustafa Efendi nin konağında küçük bir hizmetçi kız olan Dilber Celâl Bey in önce oyalanacak bir köle sonra sevgili olarak gördüğü Dilber Mısırlı zenginin konağında ise odalık olmaktansa ölümü göze alan Dilber Bu türden bir anlatım yazınımızda ilktir Sergüzeşt Romanımızda gerçekçiliğe geçişin olgun bir örneği

ADEN YAYINEVİ
çev. Hanife Özpınar
Esir kızlardan ikisi on altı on yedişer yaşlarında Kafkasyanın nın iki parlak güzeliydi Üçüncüsü tahminen dokuz yaşında bir küçük esirdi Saçlarıyla kaşlarının arası biraz yakınca ağzı gayet küçük yuvarlak omuzlarına nispetle beli incecikti hele o siyah gözlerde zekâ pırıltısı sonsuz bir tatlılık gösteriyordu Usta bir el ile ölçülü çizgileri çizilmiş fakat rengi verilmemiş bir resim gibiydi Zira küçücük dudakları penk renksiz bakımsızlıktan saçları seyrek sefalet ve yol sıkıntılarının tesiriyle rengi uçuk gözlerinin etrafı ise ince bir siyah halka ile çevrilmişti Bakışında kafesin içine konulmuş bir kuşun ara sıra gökyüzüne bakışını andırır gizli bir hüzün ve üzüntü görülüyordu Bu küçük kızın üzerinde dar ve baştan ayağa kadar ilikli bir Çerkez paltosu başında da küçük eski bir kalpak vardı Sandallar sahile yanaşarak bu kızları bir eve götürdü Eve girdikleri zaman esircinin karısı onları karşılayarak Bu ikisi güzel Bu küçük kız hastalıklı bir şeye benziyor Bunu buraya ölsün diye mi getirdin dedi Hacı Ömer Bize de bunu bin liraya almadık ya Tam Yüksek Kaldırım daki Mustafa Efendi nin karısının istediği gibi bir küçük cevabını verdi Çerkez o gece Hacı Ömer in evinde kaldı Alıcıların beğenmesini sağlayarak üç gün içerisinde pazarlığı bitirdi

MAVİÇATI YAYINLARI
Samipaşa Sezai 1860 1936 İstanbulda doğdu Çeşitli Ülkelerde büyükelçi olarak görevalmıştır Mesleği gereği Ingiliz ve Fransız Edabiyatlarını yakından öğrendi Önemli eseri olan sergüzeşt 1888 yılında yayınlandıgında işlediği tema nedeniyle saray ve çevresini oldukça rahatsız etmiştir Bir aşk romanı olan Sergüzeşt 1880 yıllarının hayat tarzından ve günlük yaşantısından önemli kesitler sunarken esaret ve hürriyet kavramlarının bir kez daha sorgulanmasını ister bizden Sergüzeştte esir çerkez kızı Dilberle zengin konağın sahibi Celal Beyarasında çok kısa bir zamanda başlayan ve biten aşkın izleri görülür Yazar insan ruhunun çaresizlik karşısında takındığı tavrın doğal davranışlarını güçlü bir duygusal düzlemde okuyucuya başarılı bir şekilde aktarmıştır O dönemde geçerli olan fedakarlık güven dürüstlük ve vatan sevgisi gibi kavramların sancılı göreceliğinin neden olduğu haksızlığa dikkat çeker Roman küçük esir bir kızın tertemiz aşkını tutkulu bir biçimde işlerken özellikle aşkın karşı konulmaz yüceliğini anlatması bakımından da tüm dikkatleri üzerinde topluyor

MÜPTELA
çev. Demet Çakıcı
Çünkü seni seviyordum Zararı yok İlk gördüğüm zaman senin gözlerin kalbimde öldürücü yaralar açmıştı Zaten yaşayamazdım

BORDO SİYAH
1889 da yayımlanan Sergüzeşt hayat macerasına köle olarak başlamak zorunda kalan küçük ve masum Dilber in konaktan konağa bir mal gibi satılırken başına gelenleri ve acıklı sonunu anlatıyordu Esaret ve özgürlük temalarını işleyen ilk roman olan Sergüzeşt i dönemin hükümetiyle başını belaya sokma pahasına yayımlayan Sezai Bey in amacı belki de Dilber in kaderinden bir parça nasibini almış annesine olan minnet borcunu ödemekti

BORDO SİYAH
Sergüzeşt Kafkasya dan İstanbul a küçük yaşta zorla getirilen Dilber in hikayesidir Sezai Bey alınıp satıldığı yerlerde hep aşağılanma eziyet ve acımasızlıkla karşılaşan konaktan konağa kendisini sürükleyen esarete razı olmak zorunda kalan Dilber in yaşamını anlatır Harputlu Mustafa Efendi nin konağında küçük bir hizmetçi olan çocuk Dilber Âsaf Paşa nın konağında Celâl Bey in önce oyalanacak bir köle sonra sevgili gözüyle gördüğü genç kız Dilber Mısırlı zenginin konağındaysa odalık yapılmak istenen ama bunu kabul etmektense ölümü göze alan ruhça olgunlaşmış bir genç kız olan Dilber

ALTIN KİTAPLAR
Geçmişini yeterince algılayıp değerlendiremeyen toplumların geleceğe ilişkin açılımları da olamaz Geçmişin kültür birikimini özümsemeden günümüzün anlaşılması olanaksızdır Çağdaş yazarlarımızın yapıtlarını hakkıyla değerlendirebilmek geçmişte yaratılan yapıtların tanınıp özümsenmesine bağlıdır Kuşaklar arasındaki bağın sağlıklı bir biçimde kurulması kültür ve edebiyatın geleceğe taşınabilmesi için geçmiş ve şimdi arasında kopukluk olmaması gerekir Türk dilindeki gelişim ve değişim yüz yıl önce yazılan yapıtların genç kuşaklar tarafından anlaşılmasını olanaksızlaştırmıştır

ALTER YAYINCILIK

İLYA YAYINEVİ-İZMİR
Yazar çalışmalarında en çok Namık Kemal ve Victor Hugo nun etkisinde kalır Abdülhak Hamid e hayrandır Özellikle Hugo nun romantik hümanistliğinden etkilenerek çevresinin insanlarına ve konularına bakar İkinci Tanzimat kuşağının Servet i Fünûn a bağ olan yakınlıklarında özetlenebilecek olan Samipaşazade Sezai Çamlıca ve Adalar tasvirlerine ağırlık veren hikâye ve roman dekoru içinde acınası kederlere şefkatle eğilir ve gözlemden yola çıktığı konularda gerçekçi yönteme yaklaşır Hikâye ve roman kahramanlarına duygusal yakınlıklar besleyerek onlara acıdığını belli eden sözler söyleyerek ele aldığı konuyu kendi düşüncesine göre sonuçlandıran ana fikri açıkça belirleyerek anlatımda süse ve gösterişe önem vererek betimlemelerde aşırıya kaçarak ara sıra yerli yersiz açıklamalar yapıp bilgi vererek dengesiz bir roman yapısını sürdürür Bu özellikleriyle romantizmle realizmin bocalama noktasında görünür Sergüzeşt te özgürlük ve tutsaklık konuları işlendiğinden siyasal iktidarın baskısına uğrayan ilk romanlardan biridir

FİDE YAYINLARI
Daha 8 9 yaşlarındayken Kafkasya da esir alınarak İstanbul a getirilen Dilber olanca iç güzelliği iyi kalpliliğine rağmen hiç de hak etmediği muamelelere maruz kalan bahtsız bir genç kızdır Kör talihini tersine çevirecek olaylar ise insanların iki yüzlülüğü kibiri ve kötü kalpliliği yüzünden engellenir Türk Edebiyatının kilometre taşlarından olan Sergüzeşt her Türk gencinin mutlaka okuması gereken edebî bir değere sahiptir

MİTRA YAYINLARI
Sergüzeşt dokuz yaşında Kafkasya dan kaçırılıp esircilerin eline düşen Dilber in hüzünlü hikayesini anlatır Evinden uzak bir köle hayatı yaşayan Dilber değişik konaklarda yaşadığı serüvenlerden sonra Asaf Paşa nın konağına satılır Burada paşanın oğlu Celal ile tanışan genç halayık ve eğitimli ve iyi kalpli bu gence aşık olur Celal de Dilber in duygularını karşılıksız bırakmaz ancak bu aşkın farkında olan yalnızca onlar değildir Aynı zamanda köleliğe karşı toplumsal bir eleştiri niteliği de taşıyan roman Türk edebiyatında romantizmden realizme geçişin ilk eseri olarak kabul edilir

SALKIMSÖĞÜT YAYINLARI
Sergüzeşt edebiyatımızda bütünüyle esaret temasını işleyen ilk romandır Sergüzeşt Samipaşazade Sezai Bey in tek romanıdır Sergüzeşt kahramanı kadın olan ilk romanımızdır Sergüzeşt aynı zamanda trajik bir aşk öyküsünün romanıdır

ŞULE YAYINLARI
Mizaç yönünden romantik bir yapıya sahip olmasına rağmen realist anlayışın etkisinde kalan sami Paşazade Sezai Türk edebiyatında modern anlamda kısa öykünün kurucusu ve romantizmden realizme geçişin hazırlayıcısı sayılır Sami Paşazade 1888 de yayınlanan Sergüzeşt romanında o yıllarda rağbet gören esaret konusunu işlemiş ve böylelilkle esaretin gayriinsani yönüne dikkat çekmeye çalışmıştır Roman Kafkasya dan kaçırıldıktan sonra bir mal gibi alınıp satılan oradan oraya sürüklenip horlanan bir genç kız olan Dilber ile onu ezen hakir gören zengin tabaka arasındaki çelişkiler üzerine kurulmuştur

AKVARYUM YAYINEVİ
Samipaşazade Sezai nin bu eserinin konusu esaret tir Evinden yurdundan annesinin sevgi dolu şefkatli kollarından acımasızca koparılarak esir pazarında satılan ve hayatı adeta bir zindana dönen küçük Çerkez kızı Dilber in acı dolu hayatını konu alır

HALK KİTABEVİ
Kafkasya nın bir köyünde Dilber adında küçük bir kız esircilerin eline düşer İstanbul a getirilir Dokuz yaşındaki güzel kız Mustafa Efendi adında bir memura satılır Evin hanımı serttir kötü huyludur Dilber e çok cefa ederek bütün ağır işleri ona yüklenir gücünün üstünde çalışır öyleyken sık sık dövülmekten aşağılanmaktan kurtulamaz Mustafa Efendi Erzurum a bağlı bir ilçeye atanır Dilber i götürmek istemediğinden bir esirciye satar Dilber sıkıntılı yıllar geçirir Ona müzik okuma ev işleri öğretilir Ardından satılır Bir paşa konağına düşer Asaf Paşa nın ailesi görgülü ve bilgilidir Evde dengeli bir hava vardır Dilber burasını çok sever ilk kez rahat eder Ailenin oğlu Celal Avrupa da okumuş resim çalışmış kültürlü ve yakışıklı bir gençtir Dilber i model olarak kullanır iki genç zamanla birbirlerine yakınlık duyarlar Sevişirler Anne baba durumu sezince telaşa kapılırlar Oğullarının haberi olmadan kızı bir esirciye satarak konaktan uzaklaştırırlar Celal olup bitenleri öğrenince üzüntüden yatağa düşer

ANTİK YAYINLARI
Kafkasya dan kaçırılıp esir olarak İstanbul daki konaklara satılan hor görülen esir Dilber Asaf Paşa Konağı nın küçük beyi Celal e âşık olur Celal Bey de Dilber e âşıktır Fakat arada engeller vardır Bakalım bu iki genç âşık tüm engelleri aşıp kavuşabilecek midir Türk Edebiyatının ilk gerçekçi romanı olarak kendine yer edinen Sergüzeşt dramatik yapısıyla farklı bir serüvenin kapılarını aralıyor

ZAMBAK YAYINLARI
Esaret altında çekilen acılar ve acıların büyüttüğü bir sevgi Boğazın serin sularında başlayıp Nil in kollarında son bulan bir aşk hikayesi Türk Edebiyatının ilk romanlarından olan Sergüzeşt le Kafkaslarda başlayıp Mısır da biten hüzünlü bir aşkı ve aşkları bekleyen acı sonu bulacaksınız

Talep Yayıncılık
Samipaşazade Sezai nin Sergüzeşt romanı Türk edebiyatında realizmin öne çıktığı dönemlerde yazılmış toplumsal sorunları ele alan bir eserdir 1888 yılında yayımlanan bu roman Osmanlı toplumunda kölelik sisteminin getirdiği çarpıklıkları ve insan hayatları üzerindeki yıkıcı etkileri anlatır Romanın ana karakteri Dilber genç ve güzel bir Çerkes kızıdır Ailesi tarafından maddi zorluklar sebebiyle köle olarak çalıştırılır sonrasında İstanbul daki zengin bir ailenin evine hizmetçi olarak verilir Burada efendisi Kamran Bey in saplantılı aşkının hedefi haline gelir ve onun elinden kaçışının zorluklarıyla yüzleşmek zorunda kalır Sergüzeşt sadece bir köle kızın hikâyesiyle kalmayıp o dönemin toplumsal yapısını adaletsizliklerini ve bireylerin iç dünyalarındaki çatışmaları derinlemesine işler Samipaşazade Sezai eserde gerçekçi bir dil ve akıcı bir anlatım kullanarak dönemin sosyal meselelerine ışık tutar ve okuyucuyu etkileyici bir tarihî kurguya davet eder